HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 19 AĞUSTOS 2022, CUMA

Prof. Dr. Haydar Baş: "Avrupa Birliği köleliktir" demişti

26.05.2011 00:00:00
Prof. Dr. Haydar Baş'ın çeyrek asırdır üzerinde durduğu konulardan bir diğeri Avrupa Birliği (AB) meselesi. Türkiye'nin AB üyeliğinin çokça gündem edildiği 1980'li yıllarda siyasi, akademik ve iş dünyasının kesin gözüyle baktığı üyeliğimiz ile ilgili olarak, yalnızca Sayın Prof. Dr. Haydar Baş farklı bir yorumda bulunmuş ve "Avrupa Birliği topluluğu bizi aralarına kabul etmeyecektir" tezini savunmuştur.Gelinen noktada bu tezin hayat bulması, Sn. Baş'ın görüşlerindeki haklılığın ve gerçekliğin boyutlarını şaşırtıcı olarak gözler önüne sermiştir. Zira, "Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu" adıyla kurulan AB'ye 1959-1963 yıllarında katılım başvurusunda bulunan Türkiye Cuhuriyeti Devleti yaklaşık 50 yıldır AB kapılarında beklemektedir? Ocak 1987 (24 yıl önce)"Bakınız, biz senelerden beri Ortak Pazar'a girmek istiyoruz. Ortak Pazar'a girmek istememize rağmen, çeşitli müracatlarımız, çeşitli defalarda değerlendirilmiş ve fakat her defasında bir sebep ile bizi bu Pazar'ın içerisine almamışlardır" (Prof. Dr. Haydar Baş, Almanya-Berlin).Ocak 1990 (21 yıl önce)"Müttefikimiz diye kabul ettiğimiz Batı, kendi dünyasına maalesef bizi  kabul etmedi. AB topluluğuna almadı ve almak istemiyor" (Prof. Dr. Haydar Baş).1990'lı yıllara kadar çeşitli bahanelerle oyalanan AB maceramız, uyum sürecinin ardından farklı bir mecraya dönüşür ve bu tarihten sonra AB'ye kayıtsız şartsız bir teslimiyet başlar. Bu hedef ve anlayışa karşı çıkan tek isim, Prof. Dr. Haydar Baş'tan başkası değildir:Haziran 1997 (14 yıl önce);"Alınan karaların tamamen ardında şart cevap olması lazım. Biz bu şartla buna evet diyoruz. Yarın Avrupa Birliği'ne seni almaz, bugün sana o gerekçeyle beraber birtakım imzalar attırır. Gerek Ege'de, gerek Kıbrıs'ta, gerek Güneydoğu'da birçok haklarından vazgeçersin ve de daha geriye dönüşün de olmaz." (Prof. Dr. Haydar Baş, İstanbul)."Şu anda bizim, bu medeniyetin müntesibi gibi gösterilmemizin asıl sebebi, onların esaretlerini kabul etmemizdir. Yani onların esiri olmamızdır. Köleliktir bu; kültür köleliğidir, fikir köleliğidir, ahlak köleliğidir, düşünce, şahsiyet köleliğidir. Benliğimizden kopmamızdır. Bu benlikten koptuğun zaman, zaten senin adın Türk olmaz, Müslüman-Türk hele hiç olmaz. Şimdi böyle bir zillete evet diyorsak biz, burada bu ittifakta olalım, hayır bu olamaz diyorsak bu ittfakta olmamız hiç mümkün değildir. Bu bizim için de böyledir, onlar için de böyledir. Şimdi durum bu olmasına rağmen; dikkat edersek ne yaptık, hiç bunlar düşünülmeden, nasıl bir siyasi irade ki bizim 20 sene sonramızı 50 sene sonramızı düşünmeden bütün bunların altına, bu Birlik'te olacağız diye gelişigüzel şart koymadan imza atıyor" (Prof. Dr. Haydar Baş)."Gümrük Birliği'ne dahil olmak Türkiye'nin aleyhinedir"90'lı yılların başında ülkemizdeki politikacılar ve aydınlar, Gümrük Birliği'ne girişimizi bir zafer olarak kutlarken; sadece Prof. Dr. Haydar Baş aksi yönde bir açıklama yapmış, "AB'ye girmeden, Gümrük Birliği'ne dahil olmak Türkiye'nin aleyhinedir" demişti. Ve neticede de aleyhimize oldu. Türkiye'nin davulla zurnayla karşıladığı, AB'nin kapısından girişin ilk adımı olarak nitelendirdiği Gümrük Birliği, Türkiye'ye yarardan çok zarar getirdi. Her yıl 20 milyar doların üstünde dış ticaret açığı veren ülkemiz, 90'lı yıllardan başlayarak 2006 yılı sonuna kadar toplam 279,8 milyar dolar dış ticaret açığı verdi. Bu rakam, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde verilen toplam dış ticaret açığının yüzde 70,1'ini oluşturdu."Türkiye'yi çok ucuza satın alıyoruz"Prof. Dr. Baş'a kulak verelim:"Bilindiği gibi Türkiye 1995'te Gümrük Birliği'ne girdi. Gümrük Birliği ile Türkiye, tarihte mallarına yeni pazarlar bulmak uğruna savaşlar çıkaran Avrupa için bedava bir pazar haline gelmiş oluyordu. Bu sebepten olacak ki bazı Avrupalı parlamenterler Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne girişi hususunda "Türkiye'yi çok ucuza satın alıyoruz" ifadelerini kullanmıştı."Gümrük Birliği, Türkiye içinkötü bir hediye..."AP üyesi D. John Bendit, "Gümrük Birliği Türkiye için kötü bir hediye. Türkiye ekonomik alanda güçlük çekecek, politik birliğin nimetlerinden de yararlanamayacak" sözleri ile bu durumu ortaya koyuyordu. Netice olarak Türkiye AB'ye alınmadan Gümrük Birliği'ne girmekle siyasi karar mekanizmalarında yer almadığı bir ülkeler topluluğuna tek taraflı bir şekilde ekonomik ve ticari olarak kapılarını açmış, ucuz ve büyük bir pazar haline gelmiş oluyordu. Bu durum ülkemizin ekonomik ve ticari yönden kalkınması bir yana, daha da kötüye gitmesine zemin hazırlamıştır. Hiç bir konuda Türkiye'ye dürüst davranmayan Avrupa, Gümrük Birliği konusunda da antlaşmanın Türkiye yararına işleyecek olan tarafını olabildiğince etkisiz hale getirmeye çalışmış ve bunda başarılı da olmuştur." (Prof. Dr. Haydar Baş, Yeni Mesaj Gazetesi, 04.06.2008)
 
Oğuz Köroğlu / diğer yazıları
- Nereden geldiğini unutma ki Nereye gideceğini unutmayasın / 22.01.2012
- İmam Hüseyin'in şehadetine ağlamak / 06.12.2011
- "Ben Kerbelâ şehidiyim" / 05.12.2011
- İmam Hüseyin'in kıyamı ve şehadeti / 04.12.2011
- İmam Hüseyin'in kıyamı ve şehadeti / 02.12.2011
- Türk Milleti'ne açık mektup / 11.06.2011
- Milli Ekonomi Modeli mutlaka meclise girmeli / 10.06.2011
- Prof. Dr. Haydar Baş'ın projeleri iktidar olmalıdır / 09.06.2011
- Baba devlete giden yol: Milli Ekonomi Modeli / 08.06.2011
- Küresel oyunları bozacak tek lider: Prof. Dr. Haydar Baş / 04.06.2011
- Regâib Gecesi ve Üç ayların fazileti / 02.06.2011
- Prof. Dr. Haydar Baş bir kez daha haklı çıktı / 27.05.2011
- Prof. Dr. Haydar Baş: "Avrupa Birliği köleliktir" demişti / 26.05.2011
- Prof. Baş'a göre Müslüman-Türk genci modeli / 25.05.2011
- Prof. Baş: "Bu milleti ayırmaya çalışanlar kalleştir" / 24.05.2011
- İnsanlığa adanmış bir ömür: Prof. Dr. Haydar Baş / 23.05.2011
- Milli Ekonomi Modeli'ni tanıyalım / 29.04.2011
- Tam bağımsızlık için: "Ampulü geç, Kırat'ı seç" / 28.04.2011
- TARİH TEKERRÜRDEN İBARET / 23.04.2011
- BORÇ ALAN BUYRUK DA ALIR / 22.04.2011
- Osmanlı'da devlet içinde devlet! / 21.04.2011
- Osmanlı'yı soyan şapkalı beyler! / 20.04.2011
- Çöküşün ayak sesleri geliyor / 19.04.2011
- Osmanlı'yı Galata bankerleri mi yıktı? / 18.04.2011
- Yönünü arayanlara işte rehber kitap / 16.04.2011
- Osman Gazi'nin oğluna vasiyeti / 04.02.2011
- Millî uyanışımızda en yüce rol Müslüman-Türk kadınının / 27.01.2011
- İmam Ali'den (kv) altın öğütler / 15.12.2010
- Aşura bereketine adım adım / 14.12.2010
- "Men, bende-i Kur'anem..." / 12.12.2010
- Antep'e "Gazilik" şerefi kazandıran destan -1-Türk Milleti esir yaşamaz! / 02.12.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -5- / 10.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -4- / 09.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -3- / 08.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -2- / 07.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -1- / 06.09.2010
- "Kendin yanacaksan bile, evladını yakma..." / 13.07.2010
- "Kendin yanacaksan bile, evladını yakma..." / 12.07.2010
- İnsan için devlet modeli -2- / 10.06.2010
- İnsan için devlet modeli -1- / 09.06.2010
- Bizans diriltilince mi' Rum kilisesinin 'Kin Kapısı' ne zaman açılacak, / 08.05.2010
- 189 yıldır açılmayan bir kilise kapısının arkasında yatan gerçek / 07.05.2010
- Ermeni İddialarının Muhatabı, "Bağımsız Mahkemelerdir" / 24.04.2010
- Bayraklı Baba'ya gideniniz var mı? / 26.02.2010
- Tarih sahnesinde kalabilmek için / 24.01.2010
- Kur'an hafızlığının fazileti / 21.11.2009
- Oğuz Kağan'ın duası / 09.10.2009
- Osman Gazi'nin vasiyeti / 30.09.2009
- Türk Milletinin can simidi Prof. Dr. Haydar Baş / 14.09.2009
- Vefalı bir nesil olabilmek / 12.08.2009
- Beratımızı isteyelim / 05.08.2009
- Berat gecesine doğru / 04.08.2009
- Müslüman-Türk kimliği modelimiz / 01.08.2009
- İlahî adalet / 29.07.2009
- Prof. Dr. Haydar Baş'tan gençliğe mesaj / 28.07.2009
- Dünü olmayanın yarını olmaz / 21.07.2009
- Sakın terk-î edepten... / 10.07.2009
- Medenî olmayan medeniyet kuramaz / 03.07.2009
- Milli hissi hakim kılmak / 01.07.2009
- Bozkır'ın goncagülü Ali Tay / 05.06.2009
- Saltuknâme'yi okuyanınız var mı? / 18.05.2009
- Gafleti çok olanın devleti yok olur / 17.05.2009
- Birlik dâvâmız / 15.05.2009
- Çatalca inşallah "Şengül"er / 22.03.2009
- Milli eğitimin amacı / 21.03.2009
- Bugün 18 Mart; dağ, taş şühedâ kokuyor... / 18.03.2009
- Kudadgu Bilig'te 'Devlet Baba' / 15.03.2009
- Birlik dâvâmız / 09.03.2009
- Ahmed er-Rifâî'den hikmetli sözler / 08.03.2009
- Yarın mübarek Mevlid Kandili / 07.03.2009
- Bir annenin kızına öğütleri / 22.01.2009
- Prof. Dr. Haydar Baş'tan müminlere hitâbe / 16.05.2008
- Misyonerlik faaliyetlerinin nihaî hedefi / 15.05.2008
- İçimizdeki hazine Prof. Dr. Haydar Baş / 08.05.2008
- İşe önce kendimizden başlamak / 06.05.2008
- Saltuknâme'yi okuyanınız var mı? / 17.12.2007
- Kazanmak zor, kaybetmek kolaydır / 12.12.2007
- Allah'a tevekkül / 16.10.2007
- İlahî adalet / 22.08.2007
- Eli zincirli, ayağı prangalı milletler..! / 13.08.2007
- Gafleti çok olanın devleti yok olur / 09.08.2007
- Hz. Mevlana'da zikir sırrı / 08.08.2007
- Aziziye kahramanı çiçeği burnunda bir gelin / 05.08.2007
- Ayıkla pirincin beyaz taşını! / 31.07.2007
- Vatana mersiye... / 30.07.2007
- Bâtıl isteyu haktan ayrılmanın bedeli..! / 29.07.2007
- Nemelâzım be abi...! / 27.07.2007
- Kânunî'den mektup var / 26.07.2007
- Hayırlısı olmadı ey milletim, hiç olmadı..! / 25.07.2007
- Kara Fatmalar Haydar Baş'ın safında / 27.05.2007
- Osmanlı'yı Osmanlı yapan sır / 02.04.2007
- Milli Ekonomi Modeli'nin Zaferi / 01.04.2007
- Milli hissi hakim kılmak / 31.03.2007
- Kurbanın olam Şah-ı Resûl / 30.03.2007
- Türk Milleti titre ve kendine gel! / 28.03.2007
- Dünü olmayanın yarını olmaz / 27.03.2007
- Çanakkale'yi geçilmez kılan yüksek ruh / 19.03.2007
- Çağdaş egemenlik mi, çağdaş esaret mi? / 26.02.2007
- BTP Kongresinde Millî Mücadele ruhu canlandı / 19.02.2007
- Sıra Türk topraklarına mı geldi? / 10.02.2007
- Millet "Hızır"ını buldu: "Yetiş ya Haydar Baş" / 09.02.2007
- Kim bu işbirlikçiler? / 07.02.2007
- Türk-İslam medeniyetinde âhîlik / 04.02.2007
- Türk evladının devlet babası: Prof. Dr. Haydar BAŞ / 29.01.2007
- Aşûra gününün faziletleri / 28.01.2007
- Millî birliği koruma zarureti / 22.01.2007
- Milli benliğin millet hayatındaki yeri / 18.01.2007
- Müslüman-Türk Kimliği Modeli şart / 17.01.2007
- Oğuz Kağan'ın Türk Milleti'ne duası / 16.01.2007
- Elimde kalem, önümde şehit toprağı / 18.03.2006
- Akif'in millete hediyesi / 12.03.2006
- Ermeniler Ermenileri öldürdü / 21.06.2005
- Bir bayrak rüzgar bekliyor / 09.01.2005
- Bağımsızlığın can damarı / 07.01.2005
- Alp Er Tunga öldü mü? / 06.01.2005
- Ermeni yalanına tokat gibi cevap / 25.12.2004
- Bâki kalan gökkubbemizde hoş bir sadâ: Buhurîzade Itri / 20.12.2004
- Genç Osman'sın ulusun / 18.12.2004
- Hangi film sergileniyor? / 03.12.2004
- Fener'in suç yaftası / 01.12.2004

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

26.05.2010, 26.05.2009, 26.05.2008, 26.05.2007, 26.05.2006, 26.05.2005, 26.05.2004, 26.05.2003, 26.05.2002, 26.05.2001, 26.05.2000, 26.05.1999, 26.05.1998, 26.05.1997, 26.05.1996, 26.05.1995, 26.05.1994, 26.05.1993, 26.05.1992
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.