HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 19 AĞUSTOS 2022, CUMA

Türk Milleti'ne açık mektup

11.06.2011 00:00:00
Bu mektubu, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" sınırları içerisinde yaşayan askerinden siviline, kadınından erkeğine, işçisinden memuruna, köylüsünden kentlisine; tahsili, makamı, mesleği, memleketi, siyasi görüşü ne olursa olsun bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına yazıyorum?Sözlerime; ülkemizin içinde bulunduğu vahim şartlardan bahsederek başlamak istiyorum?Türkiye'nin içindebulunduğu olumsuz tabloKabul etsek de etmesek de; duyduklarımıza, gördüklerimize, okuduklarımıza inansak da inanmasak da, "Cennet Vatanımız Türkiye"miz bugün tarihinin en zor ve karanlık günlerini yaşamaktadır. Az veya çok, bu gerçeği hepimiz biliyoruz.İç politikası Avrupa Birliği'ne, dış politikası ABD'ye, ekonomi politikaları IMF ve Dünya Bankası'na endekslenmiş bulunan Türkiye; gelinen noktada ulusal bağımsızlık ve egemenlik ilkesinden uzaklaşmış, uluslararası küresel şirketlerin ülkemiz üzerindeki nüfuz politikaları sonucunda sosyal, siyasi, ekonomik kriz ve çıkmazların pençesine sürüklenmiştir?Yarınlarımızyabancılara satıldıMevcut AKP iktidarınca ve ondan önceki hükümetlerin çıkardıkları kanunlarla en önemli kamu kurum ve kuruluşlarımız "özelleştirme" adı altında ya kısmen ya da tüm hisseleri ecnebilere satılmıştır.TELEKOM,TÜPRAŞ,POAŞ,PETKİM,ERDEMİR,ET VE BALIK KURUMU,TEKEL, SÜMERBANK,SEKA,DÖKTAŞ,TÜGSAŞ,ETİ BAKIR-GÜMÜŞ-ALÜMİNYUM,KIBRIS TÜRK HAVA YOLLARI,DEMİRDÖKÜM? Ve daha yüzlerce kurum ve bu kurumlara bağlı işletmeler, taşınmaz varlıklar, limanlar, iş hanları, madenler, rafineri, fabrika, depo, baraj, tersane alanı ve arsalar yok pahasına haraç mezat özelleştirilmiştir. (Detaylı bilgilere Başbakanlık Özelleştirme Dairesi Başkanlığı resmi web sitesinden ulaşabilirsiniz).Keza bankalar da, kısmen veya tamamı özelleştirilerek uluslararası şirket ve holdinglere bırakılmıştır:Finansbank Yunan'a,Oyakbank Hollandalı'ya,Denizbank Belçika'ya,Türkiye Finans Kuveytli'ye,TEB Fransızlara,Cbank İsrail'e,MNG Bank Lübnanlılara?Daha sayayım mı?..Turkcell'in yarısı Finli ve Rus'un,Beymen'in yarısı Amerikalı'nın,Enerjisa'nın yarısı Avusturyalı'nın,Garanti'nin yarısı Amerikalı'nın,Eczacıbaşı İlaç Çek'in,İzocam Fransız'ın,TGRT Fox Amerikalı'nın,Süper FM Kanadalı'nın? Banka batıranları, trilyonlara varan hortumlamaları, hortumlanan milli servetin kimlere ve nerelere gittiğini anlatmaya kalksak herhalde ciltler dolusu kitaplar yazmamız gerekecek?AB ve IMF eksenli yasalar Türk milletini tükettiÇıkartılan "Şeker Yasası", "Tütün Yasası", "Maden Yasası", "Petrol Yasası", "Kamu İhale Yasası", Uluslararası Tahdit, Tahkim kanun ve kısıtlamalarıyla yerli sanayi bitmiş, tarım ve hayvancılık tükenmiş, işsizlik, yoksulluk, ümitsizlik, güvensizlik artmış, verilen tavizlerle eğitim, sağlık ve adalet mekanizmaları kangrenleşmiştir? "Zina Yasası" gibi kanunlarla Türk aile yapısı ve yeni yetişen nesiller gayrı meşru ilişkilerin çukuruna itilmiş, "Domuz Eti Yasası" ile haram-helal anlayışımız yerle bir edilmiştir.Milletimiz, bölünmenineşiğine getirildiYıllardan beri, Vatikan başta olmak üzere Batılı misyoner teşkilatlar tarafından sistemli ve organizeli biçimde yapılan propagandalarla ve inkültürasyon faaliyetleriyle Türk-İslam medeniyeti baltalanmış; "Küreselleşme", "Dinlerarası Diyalog", "Medeniyetler İttifakı", "Demokratik Açılım", "Büyük Ortadoğu Projesi" gibi dış kaynaklı oyun ve projelerle aziz milletimiz maalesef bölünmenin eşiğine getirilmiştir.Bütün bu olumsuz şartlardan daha tehlikelisi, son yıllarda dış güçler tarafından Türkiye'de devlet-millet, asker sivil çatışması yaratılmış, yüce milletimiz kasıtlı olarak etnik köken ayrışmasına maruz bırakılmıştır.Haksız suçlamalar,uluslararası politik baskılar, ve dayatmalar...Kıbrıs Meselesi, Ruhban Okulu, Ekümenik Patrikhane, Ermeni Soykırım İddiaları, PKK Terörü, Pontus Rum ve İsrail merkezli Arz-ı Mev'ud idealleri karşısında Türkiye Cumhuriyeti Devleti haksız suçlamaların, uluslararası politik baskıların ve dayatmaların mahkûmu haline getirilmiştir? Topraklarımızda bu olumsuz tablo yaşanırken; Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında, komşularımızda ve bölgemizde yaşanan zulüm, kan ve gözyaşlarının boyutlarını anlatmaya bilmiyorum, kelimeler ve bu makalenin hacmi kifayet eder mi?BOP kapsamında TürkiyeIrak? Filistin? Afganistan? Libya? Mısır? Tunus? Suriye? Ve sırada diğer İslam ülkeleri? Ha unutmadan söyleyelim, ABD'nin Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi haritasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti de yer alıyor? ***Şu satırlar, Türkiye'nin gerek içerde ve gerekse bölgesinde yaşadığı acı fotoğrafın özetini dahi anlatmaya yetmez. Lakin ben, buradan; zerre kadar iman, izan, vicdan, insaf duygusu, zerre kadar vatan, millet sevgisi ve Allah korkusu taşıyan herkese seslenmek istiyorum:BİRLİK İSTEYENLER...Lazıyla, Çerkeziyle, Boşnağıyla, Arabıyla, Kürdüyle Türküyle aziz milletimiz "Müslüman-Türk Kimliği" çatısı altında kardeştir, birdir, beraberdir. Allah'ı birdir, Peygamber'i birdir, Kitabı birdir, tarihi birdir, geleneği-göreneği birdir, Kıblesi birdir. Ve; bu milleti bölmek isteyenler elbet de kalleştir? Ancak, bizi bölmek isteyenlere ne kadar "kalleş" desek, sokaklarda avazımız çıktığı kadar "kalleşler" diye bağırsak, kendimizi yerden yere vursak da bu bağırmalar hiçbir şeyi değiştirmiyor, kalleşlik ortadan kalkmıyor. Ve, kalleşler ortalıkta cirit atıyor..!TERÖR KURBANLARI...Türkiye teröre yıllardan beri binlerce şehit ve gazi verdi, onbinlerce aileye ateş düştü. Yürekler yandı, ciğerlerimiz parçalandı, gözlerden kanlı yaşlar aktı. Sokaklara döküldük "Kahrolsun PKK" diye bağırdık çağırdık, "şehitler ölmez vatan bölünmez" sloganlarıyla teröre lanetler yağdırdık. Ancak bu yanmalar, yakılmalar, feryatlar, sloganlar hiçbir şeyi değiştirmedi? Terör kahrolmadı? Terör, siyasal kimlikle varlığını sürdürüyor, teröristler elini kolunu sallayarak şehirlerde kan dökmeye devam ediyor, terörist başı hala başüstünde tutuluyor. Ve birileri bu milletin gözünün içine baka baka "Askerlik yan gelip yatma yeri değil" diyebiliyor?"SATAMAZLAR" DİYENLER...En stratejik cumhuriyet kazanımlarımızın özelleştirilerek yabancılara satıldığını görüyor, bu duruma tepki gösteriyoruz. Kızıyoruz, öfkeleniyoruz, "olmaz; satamazlar" diye köpürüyoruz ama nafile? O öfke, o kızgınlık, o tepki, tabiri yerindeyse bir anlık deşarj olmaktan başka hiçbir anlam ifade etmiyor. Çünkü değişen bir şey yok. Sadece kuru bir laf ve lakırdıdan ibaret kalıyor bu halk tepkileri. Ve, birileri milletin malını "Babalar gibi satmaya" devam ediyor?OTURDU?U YERDE A?LAYIP SIZLAYANLAR...Irak'ta, Filistin'de, Afganistan'da; son günlerde ise Libya, Mısır, Tunus ve Suriye'de yaşanan katliamlara, Haçlı ordularınca öldürülen masum insanlara, çocuklara, müslüman kadınların kirletilen namuslarına, yakılan yıkılan ocaklara üzülüyor, oturduğumuz yerde, masabaşlarında katliam görüntülerine bakıp bakıp ağlıyoruz? Olmuyor, çıkıyoruz sokaklara "Kahrolsun ABD", "Kahrolsun İsrail" diye lanet ediyoruz. Lakin anlık bu tepkiler bir süre sonra sönüyor ve gerçek demokratik tepkiler ortaya konulamıyor. Ve birileri o haçlı ordularına "Eş Başkanlık" desteği vermeye devam ediyorSOKAKLARA DÖKÜLÜP BA?IRIP ÇA?IRANLAR...Türk tarım ve hayvancılığı AB Uyum Yasaları ve IMF talepleri doğrultusunda çıkartılan kanun ve kısıtlamalarla bitmiş durumda. Çiftçi, ürettiği ürününün karşılığını alamadan zarar ediyor, bağını bahçesini elden çıkarıyor. Esnaf tek tek kepenk kapatıyor. Emekli ve memur açlık sınırının altında yaşıyor. Çiftçi feryat ediyor? Bütün bu tablolar karşısında vatandaşlarımızın tepkisi: Ya ağlayıp sızlanmak, ya kendi iç psikolojisine dönüp susmak, ya da sokaklara döküp bağırıp çağırmak oluyor?ÇÖZÜM SEÇİM SANDI?IAncak bilinmelidir ki, olumsuzluklar karşısında gerçek-reel demokratik tepkiler ağlayıp sızlamakla veya içimize atıp susmakla olmuyor. Yapılan yanlışların yanlış olduğunu kabul etmek yanlışlıkları çözmüyor, icraat lazım. Kafamızda ve gönlümüzde oluşan kararı hayata geçirmemiz, fiiliyata dökmemiz lazım. Ülkemizin ve milletimizin içinde bulunduğu vahim şartlardan kurtulmasının tek yolu seçim sandığından geçmektedir.HESAP SORMA VAKTİMilletimize ve memleketimize yönelik haksızlıklar karşısında duyduğumuz öfke, döktüğümüz gözyaşları, yaşadığımız psikolojik acılar, savurduğumuz sloganlar ve sokaklarda bağırıp çağırmalar; eğer seçim sandığında gerçek demokratik tepki olarak fiiliyata dökülmezse hiçbir anlam ve hiçbir kıymet arz etmediği gibi; yaşanılan olumluzluklar da ortadan kalkmaz. Demokratik tepkimizi sandık başında göstereceğiz. Onurlu, dürüst, vatanperver davranacağız ve devletimizin, milletimizin birlik ve selameti için, "Cennet Vatanımız Türkiyemizi" bu hale getirenlerden hesap soracağız.DEMOKRAT PARTİ İKTİDARI ŞARTTIRBunun da yegane adresi; Bağımsız Türkiye Partisi ile milli mutabakat ittifakı kuran Demokrat Parti'dir. Kıymetli ilim, fikir ve siyaset adamı Sayın Prof. Dr. Haydar Baş beyle birlikte büyük bir sinerji yakalayan Demokrat Parti'nin bu seçimlerde iktidar olması, değilse güçlü bir muhalefet olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girmesi şarttır.İŞ AŞ HAYDAR BAŞZira, Prof. Dr. Haydar Baş beyin "Milli Ekonomi Modeli" ve "Sosyal Devlet-Milli Devlet" tezleri Türkiye'yi içinde bulunduğu kuşatılmışlıktan kurtaracak ve layık olduğu tarihi kudret ve asaletine kavuşturacak yegane projelerdir. O halde "İş, aş Haydar Baş" diyorsak; "Ne AB, ne ABD tam bağımsız Türkiye" diyorsak, "Ampulü geç, Kıratı seç" deyip Demokrat Parti'yi iktidara taşımalıyız.
 
Oğuz Köroğlu / diğer yazıları
- Nereden geldiğini unutma ki Nereye gideceğini unutmayasın / 22.01.2012
- İmam Hüseyin'in şehadetine ağlamak / 06.12.2011
- "Ben Kerbelâ şehidiyim" / 05.12.2011
- İmam Hüseyin'in kıyamı ve şehadeti / 04.12.2011
- İmam Hüseyin'in kıyamı ve şehadeti / 02.12.2011
- Türk Milleti'ne açık mektup / 11.06.2011
- Milli Ekonomi Modeli mutlaka meclise girmeli / 10.06.2011
- Prof. Dr. Haydar Baş'ın projeleri iktidar olmalıdır / 09.06.2011
- Baba devlete giden yol: Milli Ekonomi Modeli / 08.06.2011
- Küresel oyunları bozacak tek lider: Prof. Dr. Haydar Baş / 04.06.2011
- Regâib Gecesi ve Üç ayların fazileti / 02.06.2011
- Prof. Dr. Haydar Baş bir kez daha haklı çıktı / 27.05.2011
- Prof. Dr. Haydar Baş: "Avrupa Birliği köleliktir" demişti / 26.05.2011
- Prof. Baş'a göre Müslüman-Türk genci modeli / 25.05.2011
- Prof. Baş: "Bu milleti ayırmaya çalışanlar kalleştir" / 24.05.2011
- İnsanlığa adanmış bir ömür: Prof. Dr. Haydar Baş / 23.05.2011
- Milli Ekonomi Modeli'ni tanıyalım / 29.04.2011
- Tam bağımsızlık için: "Ampulü geç, Kırat'ı seç" / 28.04.2011
- TARİH TEKERRÜRDEN İBARET / 23.04.2011
- BORÇ ALAN BUYRUK DA ALIR / 22.04.2011
- Osmanlı'da devlet içinde devlet! / 21.04.2011
- Osmanlı'yı soyan şapkalı beyler! / 20.04.2011
- Çöküşün ayak sesleri geliyor / 19.04.2011
- Osmanlı'yı Galata bankerleri mi yıktı? / 18.04.2011
- Yönünü arayanlara işte rehber kitap / 16.04.2011
- Osman Gazi'nin oğluna vasiyeti / 04.02.2011
- Millî uyanışımızda en yüce rol Müslüman-Türk kadınının / 27.01.2011
- İmam Ali'den (kv) altın öğütler / 15.12.2010
- Aşura bereketine adım adım / 14.12.2010
- "Men, bende-i Kur'anem..." / 12.12.2010
- Antep'e "Gazilik" şerefi kazandıran destan -1-Türk Milleti esir yaşamaz! / 02.12.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -5- / 10.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -4- / 09.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -3- / 08.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -2- / 07.09.2010
- Peygamberin gölgesinde Müslüman-Türkün Medine müdafaası -1- / 06.09.2010
- "Kendin yanacaksan bile, evladını yakma..." / 13.07.2010
- "Kendin yanacaksan bile, evladını yakma..." / 12.07.2010
- İnsan için devlet modeli -2- / 10.06.2010
- İnsan için devlet modeli -1- / 09.06.2010
- Bizans diriltilince mi' Rum kilisesinin 'Kin Kapısı' ne zaman açılacak, / 08.05.2010
- 189 yıldır açılmayan bir kilise kapısının arkasında yatan gerçek / 07.05.2010
- Ermeni İddialarının Muhatabı, "Bağımsız Mahkemelerdir" / 24.04.2010
- Bayraklı Baba'ya gideniniz var mı? / 26.02.2010
- Tarih sahnesinde kalabilmek için / 24.01.2010
- Kur'an hafızlığının fazileti / 21.11.2009
- Oğuz Kağan'ın duası / 09.10.2009
- Osman Gazi'nin vasiyeti / 30.09.2009
- Türk Milletinin can simidi Prof. Dr. Haydar Baş / 14.09.2009
- Vefalı bir nesil olabilmek / 12.08.2009
- Beratımızı isteyelim / 05.08.2009
- Berat gecesine doğru / 04.08.2009
- Müslüman-Türk kimliği modelimiz / 01.08.2009
- İlahî adalet / 29.07.2009
- Prof. Dr. Haydar Baş'tan gençliğe mesaj / 28.07.2009
- Dünü olmayanın yarını olmaz / 21.07.2009
- Sakın terk-î edepten... / 10.07.2009
- Medenî olmayan medeniyet kuramaz / 03.07.2009
- Milli hissi hakim kılmak / 01.07.2009
- Bozkır'ın goncagülü Ali Tay / 05.06.2009
- Saltuknâme'yi okuyanınız var mı? / 18.05.2009
- Gafleti çok olanın devleti yok olur / 17.05.2009
- Birlik dâvâmız / 15.05.2009
- Çatalca inşallah "Şengül"er / 22.03.2009
- Milli eğitimin amacı / 21.03.2009
- Bugün 18 Mart; dağ, taş şühedâ kokuyor... / 18.03.2009
- Kudadgu Bilig'te 'Devlet Baba' / 15.03.2009
- Birlik dâvâmız / 09.03.2009
- Ahmed er-Rifâî'den hikmetli sözler / 08.03.2009
- Yarın mübarek Mevlid Kandili / 07.03.2009
- Bir annenin kızına öğütleri / 22.01.2009
- Prof. Dr. Haydar Baş'tan müminlere hitâbe / 16.05.2008
- Misyonerlik faaliyetlerinin nihaî hedefi / 15.05.2008
- İçimizdeki hazine Prof. Dr. Haydar Baş / 08.05.2008
- İşe önce kendimizden başlamak / 06.05.2008
- Saltuknâme'yi okuyanınız var mı? / 17.12.2007
- Kazanmak zor, kaybetmek kolaydır / 12.12.2007
- Allah'a tevekkül / 16.10.2007
- İlahî adalet / 22.08.2007
- Eli zincirli, ayağı prangalı milletler..! / 13.08.2007
- Gafleti çok olanın devleti yok olur / 09.08.2007
- Hz. Mevlana'da zikir sırrı / 08.08.2007
- Aziziye kahramanı çiçeği burnunda bir gelin / 05.08.2007
- Ayıkla pirincin beyaz taşını! / 31.07.2007
- Vatana mersiye... / 30.07.2007
- Bâtıl isteyu haktan ayrılmanın bedeli..! / 29.07.2007
- Nemelâzım be abi...! / 27.07.2007
- Kânunî'den mektup var / 26.07.2007
- Hayırlısı olmadı ey milletim, hiç olmadı..! / 25.07.2007
- Kara Fatmalar Haydar Baş'ın safında / 27.05.2007
- Osmanlı'yı Osmanlı yapan sır / 02.04.2007
- Milli Ekonomi Modeli'nin Zaferi / 01.04.2007
- Milli hissi hakim kılmak / 31.03.2007
- Kurbanın olam Şah-ı Resûl / 30.03.2007
- Türk Milleti titre ve kendine gel! / 28.03.2007
- Dünü olmayanın yarını olmaz / 27.03.2007
- Çanakkale'yi geçilmez kılan yüksek ruh / 19.03.2007
- Çağdaş egemenlik mi, çağdaş esaret mi? / 26.02.2007
- BTP Kongresinde Millî Mücadele ruhu canlandı / 19.02.2007
- Sıra Türk topraklarına mı geldi? / 10.02.2007
- Millet "Hızır"ını buldu: "Yetiş ya Haydar Baş" / 09.02.2007
- Kim bu işbirlikçiler? / 07.02.2007
- Türk-İslam medeniyetinde âhîlik / 04.02.2007
- Türk evladının devlet babası: Prof. Dr. Haydar BAŞ / 29.01.2007
- Aşûra gününün faziletleri / 28.01.2007
- Millî birliği koruma zarureti / 22.01.2007
- Milli benliğin millet hayatındaki yeri / 18.01.2007
- Müslüman-Türk Kimliği Modeli şart / 17.01.2007
- Oğuz Kağan'ın Türk Milleti'ne duası / 16.01.2007
- Elimde kalem, önümde şehit toprağı / 18.03.2006
- Akif'in millete hediyesi / 12.03.2006
- Ermeniler Ermenileri öldürdü / 21.06.2005
- Bir bayrak rüzgar bekliyor / 09.01.2005
- Bağımsızlığın can damarı / 07.01.2005
- Alp Er Tunga öldü mü? / 06.01.2005
- Ermeni yalanına tokat gibi cevap / 25.12.2004
- Bâki kalan gökkubbemizde hoş bir sadâ: Buhurîzade Itri / 20.12.2004
- Genç Osman'sın ulusun / 18.12.2004
- Hangi film sergileniyor? / 03.12.2004
- Fener'in suç yaftası / 01.12.2004

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

11.06.2010, 11.06.2009, 11.06.2008, 11.06.2007, 11.06.2006, 11.06.2005, 11.06.2004, 11.06.2003, 11.06.2002, 11.06.2001, 11.06.2000, 11.06.1999, 11.06.1998, 11.06.1997, 11.06.1996, 11.06.1995, 11.06.1994, 11.06.1993, 11.06.1992


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.