logo
24 HAZİRAN 2026

Prof. Dr. Haydar Baş, birliğin tek kalesi

Prof. Dr. Haydar Baş'ın hayatının Türk milletinin hayatı olduğunu belirten hukukçu-yazar Hakan Güler, "Haydar Baş Bey, kadrosuyla birlikte devlet-millet bütünlüğümüz üzerinde oynanan oyunları engellemek, birlik ve beraberliği tesis etmek için her türlü imkânını seferber etmiştir" dedi

01.11.2016 00:00:00
 FETÖ'nün Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e yönelik taarruzlarına ilişkin anlatılacaklar oldukça uzundur. Bu konuda çok sınırlı olarak başlıklarını gündem ettiği Prof. Dr. Haydar Baş'ın 08.08.2016 tarihli Yeni Mesaj Gazetesindeki yazısını esas alarak aşağıdaki açıklamalarda bulunacağım. 

Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in, bugün bir terör örgütü olarak kabul edilen Fetullahçı yapılanma ile 20 yıldır tek başına ve yılmadan verdiği mücadeleye önce Allah, sonra Türk milleti şahittir.
Bu süreçte bir yandan, örgütün halkın arasında "kıskanıyorlar, haset ediyorlar" şeklinde çıkardığı fitne ile mücadelemiz gizlenmeye çalışılmış; diğer yandan yargıya ve orduya sızan hainler ile şahsının ve Prof. Dr. Haydar Baş Bey ile bağlantılı olduğu düşünülen her kişinin ve kurumun üzerine gidilmiştir.
Bazıları "biz ahmağız, anlamadık" dese de, dini ve milli bütünlüğümüze yönelik korkunç bir tehdit olan bu yapılanmayı 1998'den beri anlatan Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosunun FETÖ'den çekmediği kalmamıştır.
Prof. Dr. Haydar Baş hem 'derin devletin adamı, askerin adamı' yapılmış, hem de jandarma ile üzerine yıllarca gidilmiştir.
Hem 'devletin adamı' denilerek, hem dönem dönem 'irticai faaliyetleri nedeniyle' denilerek hayatı tahkikatlarda incelendi. Kısaca FETÖ'nün asıl düşmanı Prof. Dr. Haydar Baş desem abartmış olmayacağım.
Böyle akademik unvan tahkikatı dünyada görülmedi
Profesörlüğünün sahte olduğu iddiası ile başlayalım. Yıl 1999, Akçaabat savcılığına suç duyurusunda bulunulur. Suç duyurusunu o dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz yapar. Prof. Dr. Haydar Baş'ın profesörlük unvanını Türkiye'de kullanamayacağı iddia edilmektedir. Akçaabat Asliye Ceza Hâkimliği, 1999/196 no'lu kararıyla konunun kendilerini ilgilendirmediğini ifade eder. Dosya İstanbul Bakırköy Asliye Ceza Hâkimliği'ne havale edilir.
YÖK Başkanı, aynı konuda Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne de ihbarda bulunarak aynı gerekçe ile dava açılmasını ister. Ankara DGM Başsavcılığı, 2002/45 no'lu kararı ile görevsizlik vererek, evrakı Ankara Cumhuriyet Savcılığına gönderir.
YÖK işin peşini bırakmaz. Ankara Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığına aynı ihbarı yineler. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2002/32283 no'lu kararı ile bu iddialar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
YÖK'ün başlattığı bu mücadele İçişleri Bakanlığı müfettişlerince de devam edecek,  profesörlüğü hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacaktır.
Bir tarafta İçişleri Bakanlığı, diğer yanda YÖK ve bir başka tarafta DGM, bir yanda da yerel mahkeme? Profesörlük unvanı dört taraftan geniş bir tahkikata alınmıştır.
Dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş bir akademik unvan tahkikatıdır bu?
Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesi 1999/1380 kararında, Prof. Dr. Haydar Baş'ın profesörlük unvanını kullanmasının çok doğal bir yasal hak olduğuna hükmetmiştir.
28 Şubat sürecinin asıl mağduru
28 Şubat'ın akabinde dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in talimatı ile başlayan tahkikat süreci de çok sancılı bir dönemdir. Ecevit'in imzası ile başlayan tahkikatlarda dönemin İçişleri Bakanı Saadettin Tantan'ın imzası da vardı. Gerekçe, "Ülke genelinde faaliyet gösteren Haydar Baş grubunun mal ve para hareketlerinin takibi ile grupla irtibatlı olan vakıf, dernek, şirket vb. kuruluşların incelenmesi"ydi.
1998 senesinde Baş-Çelik, İlmi Araştırma Vakfı ve Meltem kolejlerini hedef alan incelemeler, daha sonra yüzlerce şirketi, binlerce kişiyi içine almıştır. 1 Nisan 1998'de Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in de ortakları arasında yer aldığı Baş-San Tesisleri'nin Akçaabat'taki fabrikasına hesap uzmanlarınca baskın düzenlendi. Aramalar Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 1998/25 no'lu kararına dayanılarak yapılsa da şirket merkezi Akçaabat'ta olduğu için arama kararının da Akçaabat mahkemelerinden alınması gerekiyordu. Yani ilk andan itibaren yapılan işler usulsüzce ve yasalara aykırı bir şekilde başlamıştı.
Birçok yere baskınlar düzenlendi
İş sadece Akçaabat'taki fabrika ile de sınırlı kalmamış, şirket ile alakası olmayan birçok yere baskınlar düzenlenmiştir. Usulsüz aramaların ve baskınların, Trabzon Vergi Mahkemesinin 1999/399 sayılı kararı ile yasalara aykırı olduğu tescillenmiştir.
Mülkiye başmüfettişi, Vakıflar Genel Müdürlüğü başmüfettişi, polis başmüfettişi ve vergi denetmenlerinden oluşan ekip ve bunların ekipleri, Türkiye'nin her vilayetinde Prof. Dr. Haydar Baş Bey ile ilgili gördükleri kurum ve şahısları incelemeye almışlardır.
İlmi Araştırmalar Vakfı'nın Türkiye genelindeki şubelerinin tamamına baskınlar düzenlenir. Bu vakıf, Haydar Baş Bey'in konuşmacı olarak katıldığı, "Birlik ve beraberliğin temel unsurları" isimli konferansları düzenleyen vakıftı. Vakıf binalarında Kur'an tespit edildiği, ibadet yapanlara rastlanıldığı, kömür deposunun bulunmadığı gibi isnatlar suç unsuru olarak dosyalarda yer almıştı. Vakıflarda yapılan aramalardan sonra Rize Valiliği, "Vakıflar milli birlik ve beraberliği temin için kuruldu" diyerek tokat gibi bir cevap vermiştir.
Çanakkale Valiliği, yasa dışı faaliyetlerin olmadığını; Denizli Valiliği, suç unsuruna rastlanmadığını, birliği temin için kurulduğunu; İstanbul Valiliği ise yasadışı bir durumun olmadığını karar altına aldı. Karacaören Kaymakamlığı, vakfın her şeyinin yasalara uygun olduğunu açıklamıştı.
Eğitim kurumları da hedef alındı
Aynı günlerde Haydar Baş Bey'in kurucusu olduğu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın istediği her şart yerine getirilerek açılan Meltem Kolejleri de saldırılardan nasibini almıştır. Kolejleri kapatmak için ellerinden geleni yapmışlardır. Merdivenlerin dar olduğundan, ezan sesinin okula geldiğinden, okulda Yeni Mesaj gazetesinin bulunduğundan bahisle bu okulların kapatılması istenmişti. Sadece İstanbul'da 5 kolej kapatılmış, binlerce öğrenci, öğretmen ve veli mağdur edilmiştir.
Haydar Baş Bey'i karalamaya, halkın nazarında küçük düşürmeye çalışanlar, sadece akademik unvanı ve kurumlarımla uğraşmamıştır.
Para ile tutulan bir kaleme yazdırdıkları son derece seviyesiz ve basit bir kitabı da küçük düşürmek için basmaya kalkmışlardır. Uydurma olaylarla hakaret, küfür ve iftiraların yer aldığı bu kitap müsveddesini yazan kişi İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2002/678 no'lu kararında tazminat ve İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinde şantaj suçlamaları ile cezaya mahkûm edilmiştir. Uydurma kitap, Milliyet gazetesinde bölümleri ile yayınlanmaya başlamış ancak o dönem Doğan Gurubu'nun yayın organı olan Milliyet gazetesinin iftira dolu yayınları hakkında Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesi yayın durdurma kararı akabinde de tazminata karar vermiştir.
Aynı süreçte BTP Ankara İl Başkanı İzzet Yaşar, gece baskını ile evinden alınış, işkencelere maruz bırakılmıştı. Serbest Sanayici İş Adamları Derneği, Mühendisler Cemiyeti, Tıbbiyeliler Cemiyeti baskına uğradı. Tıbbiyeliler Cemiyeti'nin İstanbul Şirinevler'deki merkezinde ilaç kutuları dahi aranmıştı. Sanayici ve İşadamları Derneği hakkında hazırlanan raporda, bu derneğin kurucuları arasında Mesaj TV'ye ortak olanların ve Yeni Mesaj gazetesinde yönetici olanların yer alması suç unsuru gibi gösterilmişti.
Prof. Baş hani askerin adamıydı!
Askerin adamı olduğu iddia edilen Haydar Baş Bey'e bir soruşturma da askerden gelmiştir. Bu nasıl sahiplenme ki, hiçbir seçimde onu desteklemezler, hakkında her türlü tahkikatı yaparlar, anlayamadık? Ankara İl Jandarma Komutanlığının Ankara Ticaret Odası Başkanlığına gönderdiği 8 Kasım 2006 tarihli belgede, "Ankara İl Jandarma Komutanlığınca yapılmakta olan bir tahkikata esas olmak üzere ekli listede bulunan şirket ve firmaların sahip ortak ve kimlik bilgileri ile şirket sicil kayıtları" istenmiştir. Bu şirketlerin bir kısmında Haydar Baş Bey ortak olup, diğerleri de onunla iş yapan firmalardı.
Aile mahremiyeti de dava konusu edilmiştir. Dünya hukuk tarihinde bir ilk olarak ailenin talebi olmadan evlatların annesinin kim olduğu dava konusu edilmiştir.
FETÖ'nün avukatı Murat Araç'ın şikâyeti ile Ankara Cum. Savcılığının 2005/34892 numaralı dosya açılmış ve bu dosyadan talep ile Ankara 27. Asliye Ceza Mah. 2015/128. Müt. sayılı dosyasından çocuklarının annesi için 'moleküler genetik inceleme' kararı verilmiştir.
Karar Anayasa ve tüm kanunlara açıkça aykırıdır.
Ankara Cumhuriyet Savcılığının yetkisiz olarak başlattığı bu soruşturma itirazımız üzerine Bakırköy Cumhuriyet Savcılığına 2006/13470 soruşturma numarası ile gönderilmiştir. Soruşturma sonucu Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinde 2007/150 esas sayılı dosya ile Haydar Baş Bey'in aleyhine dava açılmış ancak bu davadan 2008/45 karar numarası ile beraat etmiştir. Beraat kararı 06.03.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Dava görülürken FETÖ yanlısı medyada Haydar Baş Bey'in aleyhine yayınlar yapılmıştı. Beraat kararı üzerine FETÖ'nün avukatı Murat Araç aleyhine açtığımız tazminat davası kazanılmıştır. Murat Araç, Ankara Cumhuriyet Savcılığına Haydar Baş Bey'in aleyhine "Irak savaşı ile ilgili bir konuşması için halkı kin ve düşmanlığa teşvik isnadı" ile şikâyette bulunmuş, işbu şikâyet itirazımız üzerine takipsizlik ile sonuçlanmıştır.
30 bin sayfalık dava dosyaları
Din istismarcısı FETÖ'nün Haydar Baş Bey'e açtığı davalarda Ehl-i Beyt sevgisi ile ilgili konuşmaları aleyhinde delil gösterilmiştir. Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2013/446 esas ile açtıkları manevi tazminat davası itirazımız üzerine reddedilmiştir. Yine İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2013/506 esas ile açtıkları 'manevi tazminat' davası itirazımız üzerine reddedilmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcılığının 2013/134833 soruşturma numaralı dosya için itiraz ve savunmalarımız üzerine takipsizlik kararı verilmiştir.
Buraya tamamını almaya imkân olmayan 30 bin sayfalık dava dosyalarının hepsinden Prof. Dr. Haydar Baş beraat etmiş veya soruşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Kısaca hakkın karşısında bâtıl her zaman kaybetmiştir.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın hayatı Türk milletinin hayatıdır; birbirinden güç ve kuvvet almaktadır. Sayın Baş'ın verdiği mücadele Türk milletinin varlık yokluk mücadelesiyle birleşmiş ve bu mücadeleye göre şekillenmiş ve şekillenmektedir. Haydar Baş Bey arkadaşlarıyla birlikte milli ve manevi değerlerimiz üzerinde, devlet-millet bütünlüğümüz üzerinde oynanan oyunları engellemek, birlik ve beraberliği tesis etmek için her türlü imkânını seferber etmeyi, hukuk içerisinde kalmak kaydı ile gece gündüz hizmet etmeyi kendisine vazife bilerek çalışmaktadır.
Haydar Baş Bey'e yapılan saldırılar Türk milletinin başına çorap örüleceği sırada birden yoğun şekilde ortaya çıkmakta veya daha fazlalaşmaktadır, çünkü Sayın Baş milletinin etrafında aşılmaz bir kale gibi durmakta milletinin davasını savunmaktadır. Sayın Baş'a iftira atanlar ülkemize işgal planlayanların taşeronluğunu yapanlar ve bu ülkede milli bir direniş istemeyenler, bundan rahatsız olanlardır. Bunlar iftira atmakta, hukuka zerre kadar saygı duymamakta, hukukun üstünlüğüne değil kendilerinin gücüne inanmakta her zaman hukuku çiğnemekte suç işlemekte bir sakınca görmemektedir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere bâtıl her zaman hakkın karşısında yenilmeye hukuk ve adalet önünde hesap vermeye mahkûmdur.
(Bu metin, hukukçu-yazar Hakan Güler'in, İstanbul'da yapılan Milli ve Dini Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler Sempozyumu'ndaki sunumundan alınmıştır).

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.