logo
24 MAYIS 2026

Prof. Dr. Haydar Baş, birliğin tek kalesi

Prof. Dr. Haydar Baş'ın hayatının Türk milletinin hayatı olduğunu belirten hukukçu-yazar Hakan Güler, "Haydar Baş Bey, kadrosuyla birlikte devlet-millet bütünlüğümüz üzerinde oynanan oyunları engellemek, birlik ve beraberliği tesis etmek için her türlü imkânını seferber etmiştir" dedi

01.11.2016 00:00:00
 FETÖ'nün Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e yönelik taarruzlarına ilişkin anlatılacaklar oldukça uzundur. Bu konuda çok sınırlı olarak başlıklarını gündem ettiği Prof. Dr. Haydar Baş'ın 08.08.2016 tarihli Yeni Mesaj Gazetesindeki yazısını esas alarak aşağıdaki açıklamalarda bulunacağım. 

Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in, bugün bir terör örgütü olarak kabul edilen Fetullahçı yapılanma ile 20 yıldır tek başına ve yılmadan verdiği mücadeleye önce Allah, sonra Türk milleti şahittir.
Bu süreçte bir yandan, örgütün halkın arasında "kıskanıyorlar, haset ediyorlar" şeklinde çıkardığı fitne ile mücadelemiz gizlenmeye çalışılmış; diğer yandan yargıya ve orduya sızan hainler ile şahsının ve Prof. Dr. Haydar Baş Bey ile bağlantılı olduğu düşünülen her kişinin ve kurumun üzerine gidilmiştir.
Bazıları "biz ahmağız, anlamadık" dese de, dini ve milli bütünlüğümüze yönelik korkunç bir tehdit olan bu yapılanmayı 1998'den beri anlatan Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosunun FETÖ'den çekmediği kalmamıştır.
Prof. Dr. Haydar Baş hem 'derin devletin adamı, askerin adamı' yapılmış, hem de jandarma ile üzerine yıllarca gidilmiştir.
Hem 'devletin adamı' denilerek, hem dönem dönem 'irticai faaliyetleri nedeniyle' denilerek hayatı tahkikatlarda incelendi. Kısaca FETÖ'nün asıl düşmanı Prof. Dr. Haydar Baş desem abartmış olmayacağım.
Böyle akademik unvan tahkikatı dünyada görülmedi
Profesörlüğünün sahte olduğu iddiası ile başlayalım. Yıl 1999, Akçaabat savcılığına suç duyurusunda bulunulur. Suç duyurusunu o dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz yapar. Prof. Dr. Haydar Baş'ın profesörlük unvanını Türkiye'de kullanamayacağı iddia edilmektedir. Akçaabat Asliye Ceza Hâkimliği, 1999/196 no'lu kararıyla konunun kendilerini ilgilendirmediğini ifade eder. Dosya İstanbul Bakırköy Asliye Ceza Hâkimliği'ne havale edilir.
YÖK Başkanı, aynı konuda Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne de ihbarda bulunarak aynı gerekçe ile dava açılmasını ister. Ankara DGM Başsavcılığı, 2002/45 no'lu kararı ile görevsizlik vererek, evrakı Ankara Cumhuriyet Savcılığına gönderir.
YÖK işin peşini bırakmaz. Ankara Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığına aynı ihbarı yineler. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2002/32283 no'lu kararı ile bu iddialar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
YÖK'ün başlattığı bu mücadele İçişleri Bakanlığı müfettişlerince de devam edecek,  profesörlüğü hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacaktır.
Bir tarafta İçişleri Bakanlığı, diğer yanda YÖK ve bir başka tarafta DGM, bir yanda da yerel mahkeme? Profesörlük unvanı dört taraftan geniş bir tahkikata alınmıştır.
Dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş bir akademik unvan tahkikatıdır bu?
Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesi 1999/1380 kararında, Prof. Dr. Haydar Baş'ın profesörlük unvanını kullanmasının çok doğal bir yasal hak olduğuna hükmetmiştir.
28 Şubat sürecinin asıl mağduru
28 Şubat'ın akabinde dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in talimatı ile başlayan tahkikat süreci de çok sancılı bir dönemdir. Ecevit'in imzası ile başlayan tahkikatlarda dönemin İçişleri Bakanı Saadettin Tantan'ın imzası da vardı. Gerekçe, "Ülke genelinde faaliyet gösteren Haydar Baş grubunun mal ve para hareketlerinin takibi ile grupla irtibatlı olan vakıf, dernek, şirket vb. kuruluşların incelenmesi"ydi.
1998 senesinde Baş-Çelik, İlmi Araştırma Vakfı ve Meltem kolejlerini hedef alan incelemeler, daha sonra yüzlerce şirketi, binlerce kişiyi içine almıştır. 1 Nisan 1998'de Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in de ortakları arasında yer aldığı Baş-San Tesisleri'nin Akçaabat'taki fabrikasına hesap uzmanlarınca baskın düzenlendi. Aramalar Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 1998/25 no'lu kararına dayanılarak yapılsa da şirket merkezi Akçaabat'ta olduğu için arama kararının da Akçaabat mahkemelerinden alınması gerekiyordu. Yani ilk andan itibaren yapılan işler usulsüzce ve yasalara aykırı bir şekilde başlamıştı.
Birçok yere baskınlar düzenlendi
İş sadece Akçaabat'taki fabrika ile de sınırlı kalmamış, şirket ile alakası olmayan birçok yere baskınlar düzenlenmiştir. Usulsüz aramaların ve baskınların, Trabzon Vergi Mahkemesinin 1999/399 sayılı kararı ile yasalara aykırı olduğu tescillenmiştir.
Mülkiye başmüfettişi, Vakıflar Genel Müdürlüğü başmüfettişi, polis başmüfettişi ve vergi denetmenlerinden oluşan ekip ve bunların ekipleri, Türkiye'nin her vilayetinde Prof. Dr. Haydar Baş Bey ile ilgili gördükleri kurum ve şahısları incelemeye almışlardır.
İlmi Araştırmalar Vakfı'nın Türkiye genelindeki şubelerinin tamamına baskınlar düzenlenir. Bu vakıf, Haydar Baş Bey'in konuşmacı olarak katıldığı, "Birlik ve beraberliğin temel unsurları" isimli konferansları düzenleyen vakıftı. Vakıf binalarında Kur'an tespit edildiği, ibadet yapanlara rastlanıldığı, kömür deposunun bulunmadığı gibi isnatlar suç unsuru olarak dosyalarda yer almıştı. Vakıflarda yapılan aramalardan sonra Rize Valiliği, "Vakıflar milli birlik ve beraberliği temin için kuruldu" diyerek tokat gibi bir cevap vermiştir.
Çanakkale Valiliği, yasa dışı faaliyetlerin olmadığını; Denizli Valiliği, suç unsuruna rastlanmadığını, birliği temin için kurulduğunu; İstanbul Valiliği ise yasadışı bir durumun olmadığını karar altına aldı. Karacaören Kaymakamlığı, vakfın her şeyinin yasalara uygun olduğunu açıklamıştı.
Eğitim kurumları da hedef alındı
Aynı günlerde Haydar Baş Bey'in kurucusu olduğu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın istediği her şart yerine getirilerek açılan Meltem Kolejleri de saldırılardan nasibini almıştır. Kolejleri kapatmak için ellerinden geleni yapmışlardır. Merdivenlerin dar olduğundan, ezan sesinin okula geldiğinden, okulda Yeni Mesaj gazetesinin bulunduğundan bahisle bu okulların kapatılması istenmişti. Sadece İstanbul'da 5 kolej kapatılmış, binlerce öğrenci, öğretmen ve veli mağdur edilmiştir.
Haydar Baş Bey'i karalamaya, halkın nazarında küçük düşürmeye çalışanlar, sadece akademik unvanı ve kurumlarımla uğraşmamıştır.
Para ile tutulan bir kaleme yazdırdıkları son derece seviyesiz ve basit bir kitabı da küçük düşürmek için basmaya kalkmışlardır. Uydurma olaylarla hakaret, küfür ve iftiraların yer aldığı bu kitap müsveddesini yazan kişi İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2002/678 no'lu kararında tazminat ve İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinde şantaj suçlamaları ile cezaya mahkûm edilmiştir. Uydurma kitap, Milliyet gazetesinde bölümleri ile yayınlanmaya başlamış ancak o dönem Doğan Gurubu'nun yayın organı olan Milliyet gazetesinin iftira dolu yayınları hakkında Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesi yayın durdurma kararı akabinde de tazminata karar vermiştir.
Aynı süreçte BTP Ankara İl Başkanı İzzet Yaşar, gece baskını ile evinden alınış, işkencelere maruz bırakılmıştı. Serbest Sanayici İş Adamları Derneği, Mühendisler Cemiyeti, Tıbbiyeliler Cemiyeti baskına uğradı. Tıbbiyeliler Cemiyeti'nin İstanbul Şirinevler'deki merkezinde ilaç kutuları dahi aranmıştı. Sanayici ve İşadamları Derneği hakkında hazırlanan raporda, bu derneğin kurucuları arasında Mesaj TV'ye ortak olanların ve Yeni Mesaj gazetesinde yönetici olanların yer alması suç unsuru gibi gösterilmişti.
Prof. Baş hani askerin adamıydı!
Askerin adamı olduğu iddia edilen Haydar Baş Bey'e bir soruşturma da askerden gelmiştir. Bu nasıl sahiplenme ki, hiçbir seçimde onu desteklemezler, hakkında her türlü tahkikatı yaparlar, anlayamadık? Ankara İl Jandarma Komutanlığının Ankara Ticaret Odası Başkanlığına gönderdiği 8 Kasım 2006 tarihli belgede, "Ankara İl Jandarma Komutanlığınca yapılmakta olan bir tahkikata esas olmak üzere ekli listede bulunan şirket ve firmaların sahip ortak ve kimlik bilgileri ile şirket sicil kayıtları" istenmiştir. Bu şirketlerin bir kısmında Haydar Baş Bey ortak olup, diğerleri de onunla iş yapan firmalardı.
Aile mahremiyeti de dava konusu edilmiştir. Dünya hukuk tarihinde bir ilk olarak ailenin talebi olmadan evlatların annesinin kim olduğu dava konusu edilmiştir.
FETÖ'nün avukatı Murat Araç'ın şikâyeti ile Ankara Cum. Savcılığının 2005/34892 numaralı dosya açılmış ve bu dosyadan talep ile Ankara 27. Asliye Ceza Mah. 2015/128. Müt. sayılı dosyasından çocuklarının annesi için 'moleküler genetik inceleme' kararı verilmiştir.
Karar Anayasa ve tüm kanunlara açıkça aykırıdır.
Ankara Cumhuriyet Savcılığının yetkisiz olarak başlattığı bu soruşturma itirazımız üzerine Bakırköy Cumhuriyet Savcılığına 2006/13470 soruşturma numarası ile gönderilmiştir. Soruşturma sonucu Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinde 2007/150 esas sayılı dosya ile Haydar Baş Bey'in aleyhine dava açılmış ancak bu davadan 2008/45 karar numarası ile beraat etmiştir. Beraat kararı 06.03.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Dava görülürken FETÖ yanlısı medyada Haydar Baş Bey'in aleyhine yayınlar yapılmıştı. Beraat kararı üzerine FETÖ'nün avukatı Murat Araç aleyhine açtığımız tazminat davası kazanılmıştır. Murat Araç, Ankara Cumhuriyet Savcılığına Haydar Baş Bey'in aleyhine "Irak savaşı ile ilgili bir konuşması için halkı kin ve düşmanlığa teşvik isnadı" ile şikâyette bulunmuş, işbu şikâyet itirazımız üzerine takipsizlik ile sonuçlanmıştır.
30 bin sayfalık dava dosyaları
Din istismarcısı FETÖ'nün Haydar Baş Bey'e açtığı davalarda Ehl-i Beyt sevgisi ile ilgili konuşmaları aleyhinde delil gösterilmiştir. Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2013/446 esas ile açtıkları manevi tazminat davası itirazımız üzerine reddedilmiştir. Yine İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2013/506 esas ile açtıkları 'manevi tazminat' davası itirazımız üzerine reddedilmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcılığının 2013/134833 soruşturma numaralı dosya için itiraz ve savunmalarımız üzerine takipsizlik kararı verilmiştir.
Buraya tamamını almaya imkân olmayan 30 bin sayfalık dava dosyalarının hepsinden Prof. Dr. Haydar Baş beraat etmiş veya soruşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Kısaca hakkın karşısında bâtıl her zaman kaybetmiştir.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın hayatı Türk milletinin hayatıdır; birbirinden güç ve kuvvet almaktadır. Sayın Baş'ın verdiği mücadele Türk milletinin varlık yokluk mücadelesiyle birleşmiş ve bu mücadeleye göre şekillenmiş ve şekillenmektedir. Haydar Baş Bey arkadaşlarıyla birlikte milli ve manevi değerlerimiz üzerinde, devlet-millet bütünlüğümüz üzerinde oynanan oyunları engellemek, birlik ve beraberliği tesis etmek için her türlü imkânını seferber etmeyi, hukuk içerisinde kalmak kaydı ile gece gündüz hizmet etmeyi kendisine vazife bilerek çalışmaktadır.
Haydar Baş Bey'e yapılan saldırılar Türk milletinin başına çorap örüleceği sırada birden yoğun şekilde ortaya çıkmakta veya daha fazlalaşmaktadır, çünkü Sayın Baş milletinin etrafında aşılmaz bir kale gibi durmakta milletinin davasını savunmaktadır. Sayın Baş'a iftira atanlar ülkemize işgal planlayanların taşeronluğunu yapanlar ve bu ülkede milli bir direniş istemeyenler, bundan rahatsız olanlardır. Bunlar iftira atmakta, hukuka zerre kadar saygı duymamakta, hukukun üstünlüğüne değil kendilerinin gücüne inanmakta her zaman hukuku çiğnemekte suç işlemekte bir sakınca görmemektedir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere bâtıl her zaman hakkın karşısında yenilmeye hukuk ve adalet önünde hesap vermeye mahkûmdur.
(Bu metin, hukukçu-yazar Hakan Güler'in, İstanbul'da yapılan Milli ve Dini Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler Sempozyumu'ndaki sunumundan alınmıştır).

Adana'da 4.9 büyüklüğünde deprem

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

24.05.2026 10:24:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da 4.9 büyüklüğünde deprem
Adana'da 4.9 büyüklüğünde deprem
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

AFAD verilerine göre Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.26'da yerin 8.6 kilometre derinliğinde 4.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.



Deprem, Adana'nın merkez ilçelerinden de hissedildi. Panikleyen vatandaşların dışarı çıktığı görüldü.

Mirza ve Zeynep S. isimli kardeşler ise depremden dolayı korktuklarını söyledi.

Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı

Çanakkale'nin Biga ilçesinde Ankara'dan Çanakkale'ye gelen tur otobüsü ilçe girişinde kontrolden çıkarak tarlaya devrildi. Kazada yaralanan 46 kişi hastanelere kaldırıldı

24.05.2026 10:04:00 / Güncelleme: 24.05.2026 10:09:49
İHA
Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı
Çanakkale'de tur otobüsü devrildi: 46 yaralı
Kaza saat 06.25 sıralarında Biga ilçesi girişindeki Yıldıran mevkiinde meydana geldi. Ankara'dan Çanakkale'ye gelen ve Eskişehir'den yolcu alan, sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 AYD 067 plakalı tur otobüsü henüz belirlenemeyen bir nedenle yoldan çıkarak tarlaya devrildi.



İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi. Kazada 45 yolcu ve otobüs şoförü olmak üzere 46 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardında Biga ve Lapseki'deki hastanelere sevk edildi.



Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.



Polis kazayla ilgili inceleme başlattı. Kaza yapan otobüs dron ile görüntülendi.



Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı yaralıları hastanede ziyaret etti



Kaza yerine gelen Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, kazayla ilgili polislerden bilgi aldı. Ardından Kaymakam Kayabaşı hastanelere giderek yaralıları ziyaret edip, geçmiş olsun dileklerini iletti. Yaralıların durumları hakında da bilgi aldı.

CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı


 
 
CHP'den 2024'teki yerel seçimleri kazanan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.

23.05.2026 14:24:00 / Güncelleme: 23.05.2026 14:35:11
AA
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı
CHP'li belediye başkanı 'irtikap'tan tutuklandı

Çok sayıda müşteki şikayeti üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan başlatılan soruşturma kapsamında dün Antalya yolunda gözaltına alınan Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak, "irtikap" suçundan tutuklandı.
Albayrak'ın emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen Albayrak, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Olayın geçmişi

Müşteki E.Ö, 2023'te ruhsat aldığı inşaatı devam eden taşınmazının iskan işlerinin tamamlanması için kendisine babası H.Ö. aracılığıyla ulaşarak 2.5 milyon lira talep eden Albayrak'ın bunun karşılığında çek almayı kabul ettiğini, sonrasında inşaatına kısmi iskan aldığını beyan ederek Düzce Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuştu.
Ayrıca H.P'nin de aynı gerekçelerle inşaatının durdurulduğu ve çalışanı F.Ç. aracılığıyla Albayrak'ın kendisinden 1 milyon lira talep ettiğini ancak parayı vermediği için inşaat faaliyetlerinin devamına izin verilmediğine yönelik şikayeti ile benzer nitelikteki çok sayıda şikayet üzerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" suçundan soruşturma başlatılmıştı.
Belediye Başkanı Albayrak hakkında gözaltı kararı verilmiş, evinde ve belediye iştirakinde arama yapılmıştı.
Antalya'ya gittiği belirtilen Albayrak, dün Afyonkarahisar'da gözaltına alınarak Düzce'ye getirilmişti.

Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde CHP İlçe Başkanı Mehmet Eyyüp Demirböken, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

23.05.2026 11:57:00 / Güncelleme: 23.05.2026 11:59:10
İHA
Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı
Siverek CHP İlçe Başkanı gözaltına alındı
Edinilen bilgilere göre, Demirböken, sabah erken saatlerde polis ekiplerince evine düzenlenen operasyonla gözaltına alınarak emniyete götürüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in seçildiği 38. Olağan Kurultay'da "delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği" ve "rüşvet verildiği" iddialarına ilişkin olduğu iddia edildi.



Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiği, çok sayıda şüpheli hakkında gözaltı kararı bulunduğu öğrenildi. Operasyonların İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya'da gerçekleştirildiği, şüphelilere ait adreslerde arama ve el koyma işlemleri yapıldığı bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor


CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı çıkması ardından CHP lideri Özgür Özel yönetiminin parti banka hesaplarına erişimi kaldırıldı.

23.05.2026 11:10:00
Haber Merkezi
Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor
Parti hesaplarına erişimi de kaldırılıyor

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da 'mutlak butlan' kararı verdi. Mahkeme, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına, kurultay öncesinde görevde olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi üyelerinin tedbiren göreve dönmesine karar verdi. Özel ve Kılıçdaroğlu arasında dün yapılan telefon konuşmasında "en yakın zamanda kurultay yapılması" kararının alındığı öğrenildi. Ancak bu kararın ne zaman alınacağı belli değil zira Kılıçdaroğlu, kılıçtan da keskin bir anlayışla şimdiden partide dizginleri ele geçirmeye çalışıyor.

Miting ve toplantı yapması zorlaşacak

Öte yandan CHP'nin kullanmakta olduğu banka hesaplarına Özgür Özel yönetiminin erişimine engelleme getirildi. 2026 bütçe planlamasında 1.5 milyar TL'ye yakın Hazine yardımı alan CHP yönetiminin harcamalarını yönettiği hesapların erişimi Kılıçdaroğlu ve ekibine devredilecek. Bu gerçekleştiğinde Özgür Özel'in miting ve toplantı düzenleme kapasitesi de önemli ölçüde darbe almış olacak.

Yağışlar Muradiye Şelalesi'ni güzelleştirdi


 
Van'da etkili olan yağışlar, Muradiye Şelalesi'nin debisini artırdı.
 

23.05.2026 10:50:00
AA
Yağışlar Muradiye Şelalesi'ni güzelleştirdi
Yağışlar Muradiye Şelalesi'ni güzelleştirdi

Van'da etkili olan yağışlar, Muradiye Şelalesi'nin debisini artırdı.
Muradiye ilçesindeki Bendimahi Çayı üzerinde bulunan şelalenin debisi, yağışlar ve karların erimesiyle yükseldi.

Etkileyici manzarasıyla kent sakinlerinin yanı sıra çevre illerden gelenlerin de ilgisini çeken şelale, daha gür akmaya başladı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Akkuş, son 60 yılın en yağışlı kışını geçirdiklerini söyledi.

Yağışların bölgedeki bütün akarsu ve su kaynaklarını olumlu etkilediğini belirten Akkuş, şunları kaydetti: "Bunun en görünür yüzünü şu anda Muradiye Şelalesi'nde görüyoruz. Son yılların en coşkulu, en gürül gürül akan Muradiye Şelalesi karşımıza çıkıyor. Umut ediyoruz ki her yıl bu şekilde bol yağışlı olur ve havzadaki bütün şelaleler coşkuyla akar. Yağışlar inci kefalinin üreme göçüne de olumlu yansıyor. Geçen yıl akarsu debilerinin düşük olması nedeniyle sağlıklı bir göç yaşanmamıştı."

CHP'de hesap kitap zamanı

 
 
CHP'de istinafın mutlak butlan kararı sonrası dengeler alt üst oldu. Zaten hükümetin ve yargının sürekli baskı uyguladığı parti, şimdi de içten içe kaynıyor. Olağanüstü kurultay kararının suhuletle çıkması Kılıçdaroğlu'na bağlı.

23.05.2026 07:59:00
Haber Merkezi
CHP'de hesap kitap zamanı
CHP'de hesap kitap zamanı

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığı görevine geri getirilen, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti karşısında tek bir başarıya imza atamayan 77 yaşındaki Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında 22 Mayıs'ta bir telefon görüşmesi gerçekleştiğini açıkladı. Açıklamaya göre görüşmede Kılıçdaroğlu Özel'e 'partiyi en uygun zamanda kurultaya götüreceğini' söyledi. Ancak 'en uygun zaman' ne zaman? Gelen ilk bilgilere göre Kılıçdaroğlu, hiç de acele etmeyecek... İlçe, il kurultayları, yeni ekip oluşturma derken bu süreci mümkün mertebe uzatmak isteyecek!

Özel, Kılıçdaroğlu'na ne dedi?

Bu açıklamayı izleyen saatlerde Özgür Özel de Ankara'daki CHP Genel Merkezi önündeki mitingde telefon görüşmesine dair detayları paylaştı: "Ona dedim ki, 'Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu baba ocağının bahçesinde olan 80 yaşındaki teyzemi, 15 yaşında evladı görüyoruz musunuz? Türkiye'nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün 65 baro isyan ediyor, tüm siyasi partileri en sağdan en sola yan yana duruyor. Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir."

Kilidi açacak anahtar Parti Meclisi'nde

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın mahkeme kararıyla iptal edilmesiyle, Kemal Kılıçdaroğlu ile o dönemki yönetimin görevlerine iade edilmesi gündemde. Bu durumda, Kılıçdaroğlu ile birlikte 2020 yılında yapılan 37. Olağan Kurultay'daki Parti Meclisi (PM) ve Merkez Disiplin Kurulu üyelerinin görevlerine dönüş yolu açıldı.
Kılıçdaroğlu'nun göreve başlamasından sonra yeni yönetimin çalışabilmesi ve kararlarını hayata geçirmesi PM, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), delege ve meclis grubundaki dengelere bağlı.

İlerleyen süreçte dengelerin değişebileceği yorumları yapılsa da göreve iade edilecek karar organları kritik rol oynayacak.
Altmış üyeli PM üyelerinin salt çoğunluğu olan 31 üyenin oyuyla olağanüstü kurultay kararı alınabilliyor. CHP tüzüğü, yedek üyelerin göreve çağrılmasından sonra, PM'deki üye sayısı, 60 olan üye tam sayısının üçte ikisinin, yani 40'ın altına düşmesi halinde, genel başkanın 45 gün içinde olağanüstü kurultayı toplantıya çağırmasını hükme bağlıyor.
Kılıçdaroğlu'nun son Merkez Yönetim Kurulu'nda o zamanki parti tüzüğüne göre seçilmiş 60 üye bulunuyordu. Ancak bu süreçte PM üyelerinin önemli bir bölümü Özgür Özel yönetimine girdi, bazı isimler ise 38. Olağan Kurultay'da değişimcilerden yana tutum aldı.
Ahmet Akın, Onursal Adıgüzel, Muharrem Erkek'in de aralarında bulunduğu isimler, belediye başkanı seçildiler ve üyelikleri düştü.
O dönem listede yer alan Gökhan Günaydın, Ali Mahir Başarır, Murat Emir ise şu anda meclis grup başkanvekili.
Tekin Bingöl, Gülizar Biçer Karaca ise Meclis Başkanlık Divanı'nda görev aldıkları için üyelikleri düştü.
Yedek listede bulunan Mehmet Ali Çelebi'nin de aralarında bulunduğu bazı isimler ise partiden ayrıldı.


Kılıçdaroğlu daha güçlü gibi

Kılıçdaroğlu'na yakın kesimler yedeklerle birlikte üç dört üye farkla ağırlıkta görünüyor. Söz konusu PM üyeleri ile temasa geçen Özgür Özel yönetimi ise PM ağırlığının kendilerinde olduğunu savunuyor. Ancak bu konuda bir netlik yok. Özel ekibinin PM ağırlığında çoğunluğu sağlaması halinde, PM kararıyla olağanüstü kurultayı zorlaması bekleniyor.


Meclis'te Özgür Özel güçlü


TBMM Grubu'nda Özgür Özel'e destek veren milletvekili sayısı en az 80-90 civarında tahmin ediliyor. 15-20 dolayındaki milletvekilinin ise ya tutumu net değil ya da iki tarafa da mesafeli. 38. Olağan Kurultay'da Kılıçdaroğlu'na destek veren bazı isimler Özgür Özel'in yanında yer aldı. Oğuz Kaan Salıcı'nın da aralarında bulunduğu bazı isimler ise hem mutlak butlan kararını doğru bulmuyor, hem de partinin bölünmemesi için iki tarafın da uzlaşmaya varması gerektiğini savunuyor. Meclis grubu aynı zamanda cumhurbaşkanı adayını belirleme yetkisine sahip. Kılıçdaroğlu'nun Meclis grubu ve grup başkanvekilliği seçimi ile cumhurbaşkanı adayını belirlerken, Özel yönetimi ile uzlaşma aramak zorunda kalabileceği ifade ediliyor.

Giresun'da tır katliam yaptı


 
Giresun'da kırmızı ışıkta bekleyen araçlara arkadan çarpan tır, katliama yol açtı. Kazada 5 kişi öldü, 6 kişi yaralandı. Katil tır, kırmızı ışıkta bekleyen araçlar arasında bulunan tıra çarparak durabildi. 

23.05.2026 06:51:00 / Güncelleme: 23.05.2026 11:01:19
AA
Giresun'da tır katliam yaptı
Giresun'da tır katliam yaptı

 
Karadeniz Sahil Yolu Giresun Limanı mevkisinde 'katil ve canavar sürücü' Musa U. (59) idaresindeki 55 K 4065 plakalı tır, Ali Y'nin (43) kullandığı 34 PMS 61 ve Ferhat Y. (45) yönetimindeki 34 PNK 09 plakalı otomobil'e, araçların kırmızı ışıkta beklediği sırada aşırı hızla gelerek arkadan çarptı.







İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.







İkisi çocuk, 5 kişiyi katletti
 
Ekipler, sürücü Ali Y. ile beraberindeki Melek Y. (40), Hamza Y. (7), Hasan Y. (7) ve Sadem Yağmur Y'nin (15) hayatını kaybettiğini belirledi.







Yaralılar Ferhat Y. (45), Fatma Y, Sümeyye Y. (9), Eymen Y. (16), Rana Meltem Y. (20) ile katil tır sürücüsü Musa U. ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.

Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş


 
Bağımlılık, yalnızca madde kullanımından ibaret olmayan; bireyin ruhsal, duygusal ve sosyal yaşamını derinden etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olarak büyümeye devam ediyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel, dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını aktardı.

23.05.2026 01:30:00
MURAT ÇORBACI
Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş
Uyuşturucu bağımlılığı almş başını gitmiş

Son 10 yılda bağımlılık oranlarında ciddi artış gözleniyor. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bağımlılık davranışları yalnızca biyolojik değil; psikolojik, travmatik ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguluyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Kültegin Ögel; Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu'na göre dünya genelinde yaklaşık 316 milyon kişinin uyuşturucu madde kullandığını aktardı.

Prof. Dr. Ögel, Türkiye'deki tabloya da dikkat çekiyor. Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) verilerine göre bağımlılık nedeniyle tedavi başvuruları her yıl artış gösterirken, davranışsal bağımlılıklar, dijital bağımlılık ve madde kullanımına bağlı ruhsal sorunların giderek daha erken yaşlarda ortaya çıktığını belirtiyor.

Farklı terapiler var

Uzmanlara göre bağımlılık tedavisinde yalnızca fiziksel arınma yeterli olmuyor. Duyguların ifade edilmesi, travmaların işlenmesi ve bireyin kendisiyle yeniden sağlıklı bağ kurabilmesi tedavinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Bu noktada ise sanat terapisi, bağımlılık tedavisinde dikkat çeken destekleyici yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Beyza Selvi, bağımlılık sürecinin yalnızca madde kullanımından ibaret olmadığını, aynı zamanda yoğun duygusal çatışmalar ve baş etme güçlükleriyle ilişkili çok boyutlu bir süreç olduğunu belirtti. Selvi, sanat terapisinin özellikle sözel ifade konusunda zorlanan bireyler için önemli bir alan açtığını ifade ederek önemli noktanın altını çizdi: "Bağımlılık sürecindeki bireyler çoğu zaman ifade etmekte zorlandıkları yoğun duygular yaşayabiliyor. Sanat terapisi, bireyin duygu ve düşüncelerini resim, renk, şekil ve semboller aracılığıyla dışa vurmasını sağlayarak sözel olarak ulaşılması güç alanlara temas edebiliyor." 

Uzmanından gençlere kritik uyarı!


 
Gençlik denildiğinde aklımıza bitmeyen enerji ve hareketlilik geliyor. Peki gençlikteki enerji hiç azalmıyor mu? Bugün birçok genç "Nasıl olsa ileride toparlarım" düşüncesiyle uyku düzenini, beslenmesini, fiziksel aktivitesini ve stres yönetimini ihmal ediyor. 

23.05.2026 00:33:00 / Güncelleme: 23.05.2026 00:42:20
MURAT ÇORBACI
Uzmanından gençlere kritik uyarı!
Uzmanından gençlere kritik uyarı!

Gençlik denildiğinde aklımıza bitmeyen enerji ve hareketlilik geliyor. Peki gençlikteki enerji hiç azalmıyor mu? Bugün birçok genç "Nasıl olsa ileride toparlarım" düşüncesiyle uyku düzenini, beslenmesini, fiziksel aktivitesini ve stres yönetimini ihmal ediyor. Oysa modern longevity (uzun ve sağlıklı yaşam) yaklaşımı, biyolojik yaşlanmanın temellerinin çok daha erken yıllarda atıldığını gösteriyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, kas sağlığının yalnızca sporcular için değil, uzun ve sağlıklı yaşam açısından her birey için kritik olduğunu vurguladı. Dr. Ertürk, özellikle genç yaşta oluşturulan kas rezervinin ilerleyen yaşlarda büyük önem taşıdığını belirtiyor ve "İnsan vücudu yaklaşık 30'lu yaşlardan itibaren kas kaybetmeye başlayabiliyor. Bu nedenle gençlik döneminde oluşturulan güçlü kas yapısı; metabolik sağlığı, dengeyi, hareket kabiliyetini ve yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Bugün yapılan direnç egzersizleri, aslında gelecekteki hareket özgürlüğüne yapılan yatırım anlamına geliyor" ifadelerini kullanıyor.

Dr. Halil Ertürk, sağlıklı yaşamın temel taşlarını şöyle sıraladı:
1. Düzenli fiziksel aktivite: Düzenli hareket etmek, kalp-damar sağlığını desteklerken metabolizmanın daha verimli çalışmasına yardımcı oluyor.
2. Aerobik ve direnç egzersizleri: Aerobik egzersizler dayanıklılığı artırırken, direnç egzersizleri kas kütlesini koruyarak ilerleyen yaşlarda hareket kabiliyeti ve metabolik sağlığın sürdürülmesine katkı sağlıyor.

3. Kaliteli uyku: Yeterli ve kaliteli uyku, bedenin kendini onarmasını destekliyor; bağışıklık sistemi, hormon dengesi ve beyin sağlığı üzerinde doğrudan etkili oluyor.
4. Gerçek gıdaya dayalı dengeli beslenme: Sebze, meyve, kaliteli protein ve sağlıklı yağlardan oluşan dengeli beslenme modeli; inflamasyonu azaltarak metabolik sağlığın korunmasına yardımcı oluyor.

5. Stres yönetimi: Kronik stresin kontrol altına alınması, stres hormonlarının vücut üzerindeki yıpratıcı etkilerini azaltarak hem zihinsel hem fiziksel sağlığı destekliyor.
6. Tütün ürünleri, alkol ve toksik maruziyetlerden uzak durmak: Sigara, yoğun alkol tüketimi ve çevresel toksinlerden uzak durmak; hücre hasarını ve oksidatif stresi azaltarak sağlıklı yaş alma sürecine katkı sağlıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.