logo
22 MAYIS 2026

Psikopatlar yakalandı

24.10.2006 00:00:00
Sakarya, Bursa, İzmit, Mersin ve Gölbaşı'nda 7 kişiyi öldüren seri katiller, yakalandı. İki psikopatın ifadeleri sonucunda korkunç cinayetler bir bir aydınlanırken, sadece 'zevk olsun' diye öldürdüklerini açıklamaları tüyleri bir kez daha diken diken etti.

 

Türkiye'nin çeşitli illerinde cinayet işleyen ve Ankara'da yakalanan Mehmet K. ile Yiğit B'nin sorgularında, işledikleri 7 cinayet ve 2 yaralama olayı aydınlatıldı. Gölbaşı İlçe Jandarma Komutanlığında sorgulamaları devam eden ve 7 cinayet ile 2 yaralama olayını itiraf eden zanlılardan Mehmet K'nin cinayetten, diğer zanlı Yiğit B'nin de çeşitli hırsızlık suçlarından sabıkasının olduğu öğrenildi.İlçe Jandarma Komutanlığına girişlerinde niye öldürdüklerinin sorulması üzerine, zanlılardan Yiğit B, ''Zevk için'' karşılığını verdi. Zanlıların Adli Tıp Kurumuna girişlerinde görüntü alan bazı basın mensuplarına, zanlılardan Yiğit B'nin tekme attığı da görüldü.Önce üniversite öğrencisini katlettilerYetkililerden alınan bilgiye göre, Mehmet K. (24) ve Yiğit B. (29), ilk olarak 20 Ekimde, Bursa-Yalova kara yolunun Ovaakça beldesi yakınlarında, Bahtenur Öztürk'e ait kestane şekeri satış mağazasına müşteri gibi girip, iş yerinde tezgahtarlık yapan Dumlupınar Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Muhasebe Bölümü son sınıf öğrencisi Hüseyin Çalışkan'ı silah zoruyla etkisiz hale getirerek kasadaki paraları almak istedi. Kendilerine direnen Çalışkan'a pompalı tüfekle ateş edip öldüren zanlılar, kasadaki parayı ve Çalışkan'a ait cep telefonunu alarak olay yerinden kaçtı.Çalışkan'ın üniversiteden mezun olması için 1-2 dersin sınavlarına girmesi gerektiği, okula devam zorunluluğu bulunmadığı için çalışarak ailesine katkıda bulunduğu öğrenildi.

Aradan saatler geçti, 2 masumu daha öldürdülerBursa'daki olaydan yaklaşık 5 saat sonra, 21 Ekimde, İzmit'te, D-100 kara yolu üzerindeki bir pişmaniye dükkanına giren zanlılar, iş yeri çalışanı Fatih Kılıç'ı (21) pompalı tüfekle gözünden vurarak öldürdüler.Aynı gün, Sakarya'nın Hendek ilçesindeki bir akaryakıt istasyonunda iş yeri çalışanı Mehmet Çakır'ı da öldüren zanlılar, benzin istasyonunun karşısındaki arazide hayvan otlatırken olayı gören çoban Dursun Dere'yi fark ettiler. Zanlılar, Dere'yi de ateş ederek yaraladı. Zanlılardan Mehmet K'nin kullandığı 54 HP 185 otomobil, 22 Ekimde Hatay'da Erzin-Dörtyol kara yolunda yanmış bulundu.

Psikopatlar benzin istasyonunda...Zanlılar, önceki gece saat 01.00 sıralarında Ankara-Konya yolunun 8. kilometresindeki bir benzin istasyonunda Enver Aycık (27) ile Necati Yücel'i (26), pompalı tüfekle başlarına 6'şar el ateş ederek öldürdü. Gece benzin istasyonunda 3 kişinin nöbetçi olarak çalıştığı, öldürülen İskenderunlu Aycık'ın benzinlikteki markette çalışan hemşehrisi Nedim Omuzlubozlu'ya bayram ziyaretine geldiği, sabah birlikte İskenderun'a gidecekleri öğrenildi. Omuzlubozlu'nun olay öncesinde marketi arkadaşı Aycık'a devrederek tıraş olmak için istasyondan ayrıldığı, bu sırada benzin istasyonuna gelen zanlıların yaklaşık 500 YTL'yi gasp ettiği, Aycık ile Yücel'i kafalarına pompalı tüfekle yakın mesafeden ateş ederek öldürdükleri belirtildi. Benzinlikte çalışan Recep Aypek'in ise bir odada uyuduğu için olaydan kurtulduğu öğrenildi.

Kızılcahamam'da yakalandılarCinayet sonrası olay yerine gelen jandarma ekiplerinin araştırması sonucu, zanlıların ilk olarak Gölbaşı'nda cinayetin işlendiği petrol istasyonunun 200 metre gerisindeki bir başka benzin istasyonuna girdikleri, ancak güvenlik kamerasını fark ederek buradan ayrıldıkları kaydedildi. Kamera kayıtlarından, zanlıların 33 NZ 802 plakalı otomobili kullandıkları tespit edildi.Jandarma ekipleri, çalışmaları sonucu aracın Kızılcahamam yakınlarında olduğunu belirledi. Güvenlik ekiplerinin kendilerini takip ettiğini anlayan zanlılar, aracı yakarak yaya olarak kaçmaya çalıştı. Ekipler, zanlıları yakaladı.Zanlıların üst aramasında esrar, uyuşturucu hap, pompalı tüfek, ruhsatsız tabanca, kullandıkları araçlara ait ruhsatlar, gasp ettikleri 865 YTL para ile 3 cep telefonu ele geçirildi.

Mersin ve Adana'da da cinayet işlemişlerGölbaşı İlçe Jandarma Komutanlığında zanlıların sorgusuna Gölbaşı Cumhuriyet Savcısı da katıldı. Zanlılar, Ankara Adli Tıp Kurumundan gelen doktor tarafından sağlık kontrolünden geçirildi. Zanlıların ifadeleri sonucu, Mersin ve Adana'da da cinayet olaylarına karıştıkları belirlendi. İddiaya göre, zanlılar dün Mersin'in Erdemli ilçesine bağlı Tömük beldesindeki Eczacılar Sitesi karşısında büfe işleten Özkan Köse'yi (26), iş yerinde dövdükten sonra bıçaklayarak öldürdüler. Köse'nin 3 bin YTL ve 80 Avrosunun gasp edildiği belirlendi.Zanlılar, önceki akşam saatlerinde de TEM otoyolunun 57. kilometresinde, Pozantı-Çamalan mevkisinde Bekir Ciritçi'yi (40) başından tabancayla vurarak öldürdüler, 33 NZ 802 plakalı otomobilini gasp ettiler. Bu arada, zanlıların 19 Ekimde Bursa'nın Gemlik ilçesi Balıkpazarı'nda Melih Süren'i yaraladıkları tespit edildi.Yetkililer, olaylarla ilgili üçüncü kişinin arandığını kaydettiler.Zanlıların başka olaylara karışıp karışmadıklarının araştırıldığı ve cinayetlerin işlendiği illerden olayları araştıran güvenlik ekiplerinin sorguya katılmak üzere Ankara'ya gelmek için yola çıktıkları öğrenildi.'ZEVK İÇİN ÖLDÜRDÜK'Türkiye'nin çeşitli illerinde cinayet işleyen ve Ankara'da yakalanan Mehmet K. ile Yiğit B, Keçiören'deki Adli Tıp Kurumu başkanlığında sağlık kontrolünden geçirildiler.Gölbaşı İlçe Jandarma Komutanlığında sorgulanan ve 7 cinayet ile 2 yaralama olayını gerçekleştirdiklerini itiraf eden zanlılar, jandarma eşliğinde saat 20.00'de getirildikleri Adli Tıp Kurumunda 15 dakika süren sağlık kontrollerinin ardından, Gölbaşı İlçe Jandarma Komutanlığına geri götürüldüler. İlçe Jandarma Komutanlığına girişlerinde niye öldürdüklerinin sorulması üzerine, zanlılardan Yiğit B, ''Zevk için'' karşılığını verdi. Zanlıların Adli Tıp Kurumuna girişlerinde görüntü alan bazı basın mensuplarına, zanlılardan Yiğit B'nin tekme attığı da görüldü.Sabıkalı çıktılarTürkiye'nin çeşitli illerinde cinayet işleyen ve dün Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde yakalanan zanlılardan Mehmet K'nin cinayetten, Yiğit B'nin de hırsızlıktan sabıkasının olduğu bildirildi. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Gölbaşı İlçe Jandarma Komutanlığında sorgulamaları devam eden ve 7 cinayet ile 2 yaralama olayını itiraf eden zanlılardan Mehmet K'nin cinayetten, diğer zanlı Yiğit B'nin de çeşitli hırsızlık suçlarından sabıkasının olduğu öğrenildi.'Af'tan yararlanarak çıkmışlarSakarya'nın Akyazı ilçesinde yaşayan evli ve 2 çocuk babası olan Mehmet K'nin 14 yaşındayken cinayet işlediği ve 1996 yılında girdiği cezaevinden, 1999 yılında Cezaları Erteleme ve Şartla Salıverilme Yasası'ndan yararlanarak çıktığı belirtildi.Bursa'nın Gemlik ilçesinde yaşayan ve yaklaşık 18 ayrı hırsızlık suçundan sabıkası olduğu belirtilen Yiğit B'nin, ayrıca 3 ayrı olaydan da polis tarafından arandığı kaydedildi.Her iki zanlının da ortaokul mezunu olduğu, uyuşturucu madde kullandıkları, vücutlarının çeşitli yerlerinde jilet izleri olduğunu belirten yetkililer, bu kişilerin yaklaşık 20 gün önce ''bir arkadaş ortamında'' tanıştıklarını itiraf ettikleri bildirildi.

Amaçsız yere cinayetZanlıların, cinayetleri ''amaçsız yere'' işlediklerini söyledikleri iddia edildi. Cinayet işlemeden önce hap alarak, birbirlerine işledikleri cinayetleri anlatan zanlıların, daha sonra anlattıkları olayların etkisinde kalarak, birbirlerine 'nazire olsun' diye 'cinayet öyle işlenmez böyle işlenir' diyerek olayları peş peşe gerçekleştirdikleri öne sürüldü.

İzleri belli olmasın diye araçları yaktılarZanlıların, cinayet işledikten sonra gasp ettikleri otomobillerle sürekli hareket halinde oldukları ve parmak izleri belli olmasın diye de araçları yaktıkları, ardından yeni araç gasp ettikleri öğrenildi. Mehmet K. ve Yiğit B'nin ilk işledikleri 20 Ekimdeki cinayetin ardından Kızılcahamam'da gece jandarma ekiplerince yakalanana kadar güvenlik güçlerince hiç durdurulmadıklarını öne sürdükleri de bildirildi.

Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?

Son dönemlerde Türkiye, iklimsel salınımların ve fiziksel çevre müdahalelerinin kesişim kümesinde oldukça ağır sel ve taşkın felaketleriyle karşı karşıya kalmaktadır

21.05.2026 18:30:00
Hasan Gündoğdu
Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?
Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?
Yakın geçmişte tecrübe edilen aşırı kuraklık evrelerinin hemen ardından gelen ve geniş coğrafi alanları etkisi altına alan şiddetli taşkınlar, bu olayların yalnızca sıradan birer meteorolojik şanssızlık olmadığını göstermektedir.

Ülkemizde yaşanan ani sel baskınlarının ve nehir taşkınlarının arkasında, küresel dinamiklerden yerel mühendislik hatalarına kadar uzanan çok katmanlı sebepler yer almaktadır.






1. Atmosferik dengesizlik ve iklim krizinin yağış rejimine etkisi

Sel felaketlerinin birincil tetikleyicisi, küresel iklim değişikliğinin Akdeniz Havzası'ndaki yağış desenlerini radikal bir biçimde bozmuş olmasıdır.

Atmosferdeki sera gazı birikimi küresel sıcaklıkları artırırken, bu durum buharlaşma oranlarını yükseltmekte ve havada çok daha fazla nem birikmesine yol açmaktadır.

• Blok yağışlar (bulut patlamaları): Eskiden birkaç aya yayılan yağış miktarı, günümüzde "konvektif (yükselim) yağışlar" şeklinde birkaç saat içinde ve çok dar bir alana düşmektedir. Toprak, bu kadar kısa sürede bu denli yüksek hacimli suyu ememediği için yağış doğrudan yüzey akışına geçmektedir.

• Ani sıcaklık dalgalanmaları ve kar erimesi: Özellikle kış ve ilkbahar geçişlerinde, yüksek kesimlerdeki yoğun kar örtüsü ani sıcaklık artışları ya da ılık yağmurların etkisiyle hızla erimektedir. Bu durum, nehir debilerini bir anda normalin katlarca üzerine çıkararak havzalarda taşmalara yol açmaktadır.






2. Antropojenik müdahaleler ve arazi kullanım hataları

Doğal drenaj sistemlerinin insan eliyle (antropojenik) bozulması, teknik olarak yönetilebilir durumdaki büyük yağışların bile yıkıcı birer afete dönüşmesinin temel nedenidir.

• Dere yataklarının işgali ve yapılaşma: Türkiye'deki en büyük kronik sorunlardan biri, akarsu ve dere yataklarının imara açılması, bu alanlara konut, sanayi tesisi veya yol inşa edilmesidir. Suyun doğal yayılım ve tahliye yolları daraltıldığında, nehirler kendi yataklarından taşarak en yakın yerleşim birimlerini hızla su altında bırakmaktadır.

• Ormansızlaşma ve bitki örtüsünün kaybı: Yamaçlardaki ağaçların kesilmesi ve orman alanlarının tahribi, toprağın üst tabakasının sünger görevi görmesini engeller. Ağaç kökleri suyu tutamadığında ve gövdeler suyun hızını kesemediğinde, yamaçlardan aşağı akan su sadece sel değil, beraberinde çamur ve kaya kütlelerini de taşıyan heyelanlı taşkınlar üretir.

• Havza üzerindeki fiziki yapılar (HES ve köprüler): Özellikle Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde, vadiler boyunca inşa edilen köprülerin, menfezlerin veya Hidroelektrik Santrali (HES) yapılarının hidrolik kapasite hesapları bazen yetersiz kalmaktadır. Yukarı havzalardan sürüklenen ağaç, kütük ve rüsubat (tortu) bu dar geçişleri tıkamakta, yapay barajlar oluşturarak ani ve patlamalı taşkın dalgalarına zemin hazırlamaktadır.






3. Şehirleşme modeli, betonlaşma ve altyapı yetersizliği

Kent merkezlerinde yaşanan ve "şehir seli" (urban flash flood) olarak adlandırılan fenomen, tamamen modern şehircilik politikalarının bir yan ürünüdür.

• Geçirimsiz yüzeylerin artışı: Şehirlerin beton, asfalt ve parke taşlarıyla kaplanması, toprağın gökyüzüyle olan bağını koparmaktadır. Yağan yağmurun toprakla buluşup yeraltına sızabileceği "yeşil altyapı" alanları azaldıkça, düşen her damla su yüzeyde birikerek caddeleri yapay nehirlere dönüştürmektedir.

• Drenaj ve şebeke entegrasyonu sorunları: Pek çok metropol ve ilçede yağmur suyu toplama hatları ile kanalizasyon sistemleri ya birleşiktir ya da mevcut şehir nüfusu ile yağış şiddetine oranla çok geride kalmıştır. Mazgalların ve tahliye kanallarının yetersizliği, suyun tahliyesini imkansız kılmaktadır.






Türkiye'deki sel ve taşkın olaylarının kronikleşmesi, meteorolojik anomalilerin, su yönetimindeki çok parçalı koordinasyon eksikliğinin ve doğanın taşıma kapasitesini göz ardı eden yerleşim tercihlerinin bir sonucudur.

Selleri engellemek, iklim kriziyle makro düzeyde mücadele etmenin yanı sıra, mikrodan başlayarak dere yataklarını özgür bırakmayı, şehirlerde yeşil geçirgen yüzeyleri artırmayı ve havza bazlı entegre bir su yönetim planını tavizsiz uygulamayı zorunlu kılmaktadır.






Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz

Dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna’ya aktarılmasını ‘terörün finansmanı’ olarak nitelendiren Zaharova, ABD'nin Ukrayna'daki biyolojik laboratuvarları denetleme kararını da bir ‘itiraf’ olarak değerlendirdi

21.05.2026 16:40:00
Haber Merkezi
Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz
Moskova’dan Batı’ya uyarı: Rus varlıklarını Kiev’e vererek terörü finanse etmiş olursunuz
Dondurulan Rus varlıklarının Ukrayna'ya aktarılmasını 'terörün finansmanı' olarak nitelendiren Zaharova, ABD'nin Ukrayna'daki biyolojik laboratuvarları denetleme kararını da bir 'itiraf' olarak değerlendirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, haftalık basın toplantısında Batı dünyasını ve Kiev yönetimini hedef alan sert açıklamalarda bulundu.

'Rus varlıklarını Ukrayna'ya vermek terör finansmanıdır'
Zaharova, Batı'da dondurulan Rus varlıklarının doğrudan veya dolaylı olarak Ukrayna ordusuna veya devlet kurumlarına aktarılmasının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu kaydetti:
"Kiev rejimine finansal destek sağlamak amacıyla Rus varlıklarının kullanılması, uluslararası terörle mücadele sözleşmelerine göre doğrudan 'terörün finansmanı' olarak kabul edilmelidir. Moskova, bu hamleler karşısında uğradığı tüm zararın tazmin edilmesini talep edecektir."
Bu durumun BM Şartı'ndaki "devletlerin egemen eşitliği" ilkesini çiğnediğini hatırlatan sözcü, Kiev'in Rus sivillere yönelik saldırılarını da hatırlattı.

ABD'nin biyolojik laboratuvar itirafı
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard'ın, Ukrayna'dakiler de dahil olmak üzere 120'den fazla denizaşırı biyolojik laboratuvarı denetleyeceklerini açıklamasını da değerlendiren Rus diplomat, bu adımı Rusya'nın yıllardır dile getirdiği endişelerin haklılığını kanıtlayan bir gelişme olarak gördüklerini söyledi:
"Meğer dezenformasyon değilmiş:" Zaharova, geçmişte Rusya'nın bu laboratuvarlarla ilgili uyarılarına "dezenformasyon" diyen Batı'nın şimdi geri adım attığını vurguladı.
Takipçi olacağız: Rusya'nın, ABD'nin sınırları dışındaki (özellikle Rusya sınırına yakın bölgelerdeki) askeri-biyolojik faaliyetlerini Biyolojik Silahlar Sözleşmesi (BTO) başta olmak üzere uluslararası platformlarda sorgulamaya devam edeceğini vurguladı.

Zaharova'nın basın brifinginden öne çıkan diğer kritik mesajlar:
Ukrayna lideri Zelenskiy, "kanlı bir gaspçıya" dönüştü ve çatışmayı tırmandırmaya devam ediyor.
Sarmat kıtalararası balistik füze testleri tamamen planlı bir faaliyet.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) etkinliklerine katılmamayı alışkanlık haline getirmesi birliğin işleyişine zarar vermeyecek.
Transdinyester sakinlerine Rus vatandaşlığı verilmesini kolaylaştıran kararname, Ukrayna ve Moldova'nın düşüncesiz adımlarına karşı bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Yoğun bakıma kaldırılan Haluk Levent’in sağlık durumuyla ilgili AHBAP’tan açıklama

Ünlü sanatçı Haluk Levent, Eskişehir konserinin ardından rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Levent’e mide kanaması teşhisi konulurken, sanatçının yoğun bakımda gözetim altında tutulduğu öğrenildi. AHBAP Derneği, Levent’in sağlık durumunun kontrol altında olduğunu açıkladı

21.05.2026 16:00:00
Haber Merkezi
Yoğun bakıma kaldırılan Haluk Levent’in sağlık durumuyla ilgili AHBAP’tan açıklama
Yoğun bakıma kaldırılan Haluk Levent’in sağlık durumuyla ilgili AHBAP’tan açıklama
Ünlü sanatçı Haluk Levent, Eskişehir konserinin ardından rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Levent'e mide kanaması teşhisi konulurken, sanatçının yoğun bakımda gözetim altında tutulduğu öğrenildi. AHBAP Derneği, Levent'in sağlık durumunun kontrol altında olduğunu açıkladı.

"Elfida", "Yollarda Bulurum Seni" ve "Aşkın Mapushane" gibi şarkılarla tanınan sanatçı Haluk Levent, Eskişehir'de düzenlenen Kültür Yolu Festivali kapsamında sahne aldı.
Konserin ardından AFAD ile gerçekleştireceği toplantı için yola çıkan Levent'in rahatsızlandığı öğrenildi.
Fenalaşan sanatçı, ilk müdahalenin ardından Ankara'daki Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı.

Mide kanaması teşhisi konuldu
57 yaşındaki sanatçının hastanede yapılan kontrollerinde mide kanaması geçirdiği belirlendi.
Doktorların ilk müdahalesinin ardından Haluk Levent'in yoğun bakıma alındığı ve tedavisinin burada sürdüğü bildirildi.
Sanatçının sağlık durumunun yakından takip edildiği öğrenildi.

AHBAP Derneği'nden resmi açıklama geldi
Haluk Levent'in genel başkanlığını yaptığı AHBAP Derneği, sosyal medyada yer alan iddiaların ardından sanatçının sağlık durumuna ilişkin açıklama yaptı.
Dernek tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"Genel başkanımız Haluk Levent'in sağlık durumuyla ilgili çeşitli haberler ve paylaşımlar gündeme gelmektedir. Sürecin takip edildiğini ve sağlık durumunun kontrol altında olduğunu sizlerle paylaşmak isteriz. Tarafımıza ulaşan net ve güncel bilgiler doğrultusunda sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz. Şu an için resmî kaynaklar dışındaki paylaşımlara karşı dikkatli olunmasını rica eder, genel başkanımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz."

Tokat'ta 15 bin kişi güvenli alanlara tahliye edildi

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Tokat'ta ön görülen sel ve taşkınlar öncesi 15 bin kişinin güvenli bölgelere nakledildiğini söyledi

21.05.2026 13:43:00 / Güncelleme: 21.05.2026 13:46:24
İHA
Tokat'ta 15 bin kişi güvenli alanlara tahliye edildi
Tokat'ta 15 bin kişi güvenli alanlara tahliye edildi
AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Yeşilırmak'ta su seviyesinin ve debisinin atması sonucu ön görülen taşkın ve sel öncesi alınan tedbirleri yerinde inceledi. AFAD Tokat İl Müdürlüğü'nde ilgili birim amirleriyle de toplantı yapan Pehlivan, toplantı sonrası yaptığı açıklamada önleyici tedbirler kapsamında 15 bin kişinin güvenli bölgelere nakledildiğini söyledi. Pehlivan, bölgede bulunan barajlardaki doluluk oranının maksimum seviyelere ulaştığını hatırlatarak, "Meydana gelen taşkınlar ve barajlarda doluluk oranının maksimum seviyeye ulaşmasıyla birlikte oluşan risklere ve buna istinaden alınan tedbirlere, önlemlere, risk azaltma çalışmalarına ve ihale çalışmalarına ilişkin bu toplantıyı gerçekleştirdik. Bütün afetlerde olduğu gibi burada sadece müdahale değil, müdahale çalışmalarıyla risk azaltma çalışmaları eşgüdüm içerisinde gerçekleştirildi" dedi.

Ön görülen taşkınlarla ilgili alınan tedbirlere değinen Pehlivan, "Bu sene özellikle kış mevsimi ve bahar mevsimi yağışları, yağmurları bol şekilde aldığımız bir mevsim oldu. Tabii bunun öncelikle şükrünü yaşıyoruz. Bunun öncesinde kurak aylar, yıllar yaşadık. Elbette bu nimetin birtakım yan etkileri de olabiliyor. Bize düşen elbette tedbirleri almak ve uygulamak. Tokat özelinde de bu anlamda bir yandan müdahaleyle ilgili ekipler sahada çalışırken, bir yandan da işte ÇEDAŞ Köprüsü'nde kontrolü yıkım DSİ'nin bilimsel verileri ışığında gerçekleştirilirdi. Devamında yeni sanayi sitesinde yine sıkıntı oluşturabilecek bir köprünün yıkımı gerçekleştirildi. Yine DSİ Müdürlüğümüz tarafından bütün nedir boyunca, özellikle de Turhal ilçesinde tahkimatlar gerçekleştirilirdi" diye konuştu.

15 bin kişi güvenli bölgelere nakledildi

Pehlivan, 15 bin kişinin güvenli bölgelere taşındığını belirterek, "Malumunuz Almus Barajı yüzde 100 doldu. Dolusavaktan su atmaya başladı. Bununla birlikte Kılıçkaya Barajı da Kelkit Vadisi'nde suyun artmasına neden odu. Dolayısıyla Tokat'ımızın hemen hemen bütün ilçelerinde bir yandan tahkimatlar, tahliyeler yapıldı, bir yandan da müdahaleler gerçekleştirildi. 4 binin üzerinde hanenin tahliyesi gerçekleştirildi. Yaklaşık 15 bin vatandaşımız güvenli bölgelere alındı. Bu konuda vatandaşlarımıza da teşekkür ediyoruz, anlayış gösterdiler. Biz kamu misafirhanelerini sayın valimizin talimatlarıyla açmıştık. Orada bine yakın vatandaşımızı misafir ettik. Zarar tespiti, hasar tespitini çevrecilik ekipleri tarafından gerçekleştiriyoruz. Elektrikle ilgili yine çalışmalar, tahliye konusunda jandarmamız, trafik konusunda emniyetimiz topyekûn bir çalışma gerçekleştiriyor" ifadelerini kullandı.

Kütahyalı'nın cezaevi değişti: Gerekçe hamile eş iddiası

Adana merkezli 21 ilde düzenlenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yasa dışı bahis, bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik operasyonda yakalanarak tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı, Adana Kürkçüler E Tipi Cezaevi'nden İstanbul Maltepe Cezaevi'ne nakledildi. Nakil kararının gerekçesi olarak eşinin hamile olması gösterildiği iddia edildi

21.05.2026 13:04:00
İHA
Kütahyalı'nın cezaevi değişti: Gerekçe hamile eş iddiası
Kütahyalı'nın cezaevi değişti: Gerekçe hamile eş iddiası
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'yasa dışı bahis', 'bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık', 'rüşvet' ve 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçlarına yönelik Adana merkezli 21 ilde 14 Mayıs günü şafak vakti operasyon düzenlendi.

Operasyonda aralarında örgüt lideri Selahattin A.U. ve gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın da bulunduğu 161 şüpheli gözaltına alındı.

7 şüpheli emniyetteki sorgusunun ardından savcılık tarafından serbest bırakılırken, 154 şüpheli adliyeye sevk edildi Hakim karşısına çıkan Kütahyalı'nın da aralarında bulunduğu toplam 135 şüpheli tutuklanmıştı. 9 kişi ise adli kontrol şartıyla yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

"Kütahyalı'nın cezaevi değiştirildi"

Yasa dışı bahis soruşturması kapsamında tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı, ilk olarak Adana Kürkçüler E Tipi Cezaevi'ne yerleştirilmişti.

Kütahyalı'nın daha sonra İstanbul'daki Maltepe Cezaevi'ne nakledildiği, bu kararın gerekçesi olarak ise eşinin hamile olmasının gösterildiği öne sürüldü.

İBB davasında 41. gün ailelerin gözü tahliye için Silivri'de

İBB davasının 41. gün duruşması Silivri’de devam ediyor. Mahkeme heyetinin tutukluluk incelemesi yapması beklenirken, bayram öncesi son oturumda bazı sanıklar için tahliye kararı çıkabileceği belirtiliyor.
 

21.05.2026 12:52:00
Haber Merkezi
İBB davasında 41. gün ailelerin gözü tahliye için Silivri'de
İBB davasında 41. gün ailelerin gözü tahliye için Silivri'de
Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu, 77'si tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı davanın duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde bulunan 1 No'lu duruşma salonunda görülüyor.

Çok sayıda sanık yakını ile CHP'linin takip ettiği duruşmada tutuklu sanıklar, alkış ve sloganlar eşliğinde salona getirildi. Ekrem İmamoğlu'nun salona girişinde "Cumhurbaşkanı İmamoğlu", İnan Güney için ise "Beyoğlu seninle gurur duyuyor" sloganları atıldı.

TAHLİYE KARARI VERİLEBİLİR
Sonrasında, duruşma savcısının mütalaasını açıklamasının ardından, avukatların itirazlarına rağmen mahkeme heyetinin dosya üzerinden tutukluluk incelemesi yapması bekleniyor. Bayram öncesi yapılan bu son oturumda, bazı tutuklu sanıklar hakkında tahliye kararı verilebilir.

"EN AZ 13 KİŞİ SERBEST BIRAKILMALI"
Tutuklu Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, dünkü (20 Mayıs) celsedeki hesaplamasında, yaptığı hesaplamalara göre en az 13 sanığın haksız bir ceza verilmesi durumunda dahi cezaevinde geçirecekleri süreyi tamamladıklarını belirterek, dosyadaki tüm tutukluların serbest bırakılması gerektiğini savundu.

Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor

Çarlık Rusyası'nın, stratejik açıdan önemli gördüğü Kafkaslar'dan Çerkes halkını sürgün etmesinin üzerinden 162 yıl geçti

21.05.2026 12:25:00
AA
Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor
Çerkes sürgününün üzerinden 162 yıl geçmesine rağmen acıları unutulmuyor
Rusya'nın Karadeniz sahiline inme politikasının gereği olarak Kuzey Kafkasya'yı ele geçirme amacıyla 1556'da başlattığı Kafkas-Rus Çarlığı Savaşı, 308 yıl sürdü.

Çerkesleri yok ederek Kafkas Dağları'nın iç kesimlerine ilerleyen Ruslar, teslim olan Çerkesleri ya Çarlık ordusuna katılmaya ya da göç etmeye zorladı.

Çerkes toplulukları, 21 Mayıs 1864'ten itibaren başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere, dünyanın çeşitli bölgelerine sürgüne mecbur kaldı.

Resmi olmayan rakamlara göre 1,5 milyona yakın Çerkes bir ay içinde sürgün edildi. Yol şartları, salgın hastalıklar ve açlık gibi nedenlerden ötürü yaklaşık 500 bin Çerkes hayatını kaybetti.

Sürgüne tabi tutulanlar Anapa, Novorossiysk, Gelincik, Soçi ile Adler gibi Karadeniz limanlarından gemilere bindirilerek gönderildi.

Çerkeslerin birçoğu Anadolu'da Ordu, Samsun, Tokat, Amasya, Sinop, Yozgat, Düzce, Adapazarı ve Kocaeli'de iskan edildi, bir kısmı ise Suriye ve Filistin başta olmak üzere Orta Doğu'ya yerleştirildi. Sürgün edilen Çerkesler zamanla yerli halka karıştı.

Osmanlı İmparatorluğu'na sürgün edilemeyen Çerkesler ise Orta Laba ve Orta Kuban nehirleri bölgesindeki Rus Kazak köylerine yerleştirildi.

Rus Çarlığı'nın çok önceden planladığı "Çerkes halkını öz vatanlarından sürgün etme operasyonu", adım adım gerçekleştirilen bir eylem olarak değerlendiriliyor.

Osmanlı topraklarına bile ulaşamadan binlerce kişinin öldüğü bu sürgün, "tarihin en acı olaylarından biri" olarak nitelendiriliyor.

İnsanlık tarihine kara leke olarak geçen Çerkes sürgünü, her yıl Türkiye'de yaşayan Çerkesler tarafından gözyaşı ve hüzünle anılıyor.

Türkiye'deki Çerkesler, sürgünü anmak için çeşitli etkinlikler düzenliyor. Deniz kenarında "Nart ateşi" yakıp çevresinde "mezar taşı nöbeti" tutulan anma törenleri, "Sürgün Andı"nın okunmasıyla sona eriyor.

Sakarya'da silahlı kavga: 2 ölü

Sakarya'da çıkan silahlı kavgada 2 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Jandarma ekipleri, olayla ilgili L.M. A.Y. ve E.Ş'yi gözaltına aldı 

 

21.05.2026 10:50:00 / Güncelleme: 21.05.2026 14:23:30
Anadolu Ajansı
Sakarya'da silahlı kavga: 2 ölü
Sakarya'da silahlı kavga: 2 ölü

Sakarya'nın Hendek ilçesinde çıkan silahlı kavgada 2 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.

Hicriye Mahallesi'ndeki otelin eğlence merkezinde gece saatlerinde, işletme sahipleri Cavit Yılmaz (62) ve A.Y. (52) ile müşteriler L.M. (52), M.S. (55), Ufuk Sezer (26) ve E.Ş. (34) arasında tartışma çıktı.

Tartışmanın büyümesi üzerine taraflar silahla birbirine ateş etti.

Olayda Cavit Yılmaz, Ufuk Sezer ile M.S. yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

Sağlık görevlilerince ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılan yaralılardan Yılmaz ve Sezer, hayatını kaybetti. M.S'nin sağlık durumunun ise ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

Jandarma ekipleri, olayla ilgili L.M. A.Y. ve E.Ş'yi gözaltına aldı. 

Ünlülere yönelik yeni uyuşturucu operasyonu

Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında 25 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. 16 kişi şu ana kadar gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler arasında Mabel Matiz, Feyza Civelek, Onur Tuna ve Berkay Şahin de var

21.05.2026 10:42:00
Anadolu Ajansı
Ünlülere yönelik yeni uyuşturucu operasyonu
Ünlülere yönelik yeni uyuşturucu operasyonu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştıran, yer temin eden ve kullananlara yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınanların sayısı 16'ya yükseldi.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, toplum sağlığını ve güvenliğini tehdit eden uyuşturucuyla mücadele kapsamında Başsavcılığın yürüttüğü soruşturmalarda kolluk güçlerince yakın zamanda gerçekleştirilen ve kamuoyuna da yansıyan operasyonlarla bir yandan yurt dışından ülkeye deniz yoluyla sokulmak istenen yüksek miktardaki kokainin karaya inmeden ele geçirildiği, diğer yandan uyuşturucu madde imalat yerlerinin tespit edilerek İstanbul'un farklı ilçelerinde birçok uyuşturucu madde satıcısının tutuklandığı, ele geçirilen uyuşturucu maddeye ve suç teşkil eden diğer eşyaya el konulduğu belirtildi.

Uyuşturucu madde ticaretini ve imalatını yapan şüphelilere yönelik olduğu gibi uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştıran, yer temin eden ve kullanan kişilere yönelik başka bir soruşturma yürütüldüğü kaydedilen açıklamada, elde edilen deliller çerçevesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığına 25 zanlı hakkında gözaltı, arama, biyolojik inceleme yaptırılması ve ifade alınmasına yönelik talimat verildiği bildirildi.

Açıklamada, bu kapsamda İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, İstanbul'un Beşiktaş, Sarıyer, Beyoğlu, Kağıthane ve Üsküdar ilçelerinde 24 farklı adres ile Muğla'da bir adrese yönelik operasyon düzenlendiği duyuruldu.

Operasyonda Mabel Matiz (Fatih Karaca), Feyza Civelek, Volkan Bahçekapılı, Onur Tuna, Osman Haktan Canevi, Aslıhan Turanlı, Kübra İmren Siyahdemir, Mehmet Rahşan, Cansu Tekin, Özgür Deniz Cellat, Tarık Tunca Bakır, Aycan Yağcı, Tuğçe Postoğlu, Eda Dora, Berkay Şahin ve Hanzade Gürkanlar'ın "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" ve "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma" suçlarından gözaltına alındığı kaydedildi.

Adreslerde yapılan aramalarda ise 3 turuncu kapsül içerisinde sarılı vaziyete esrar olduğu değerlendirilen madde, 8 extacy olduğu değerlendirilen renkli haplar, içerisinde likit esrar olduğu değerlendirilen 2 elektronik sigara, üzerinde superior blend 99 ibareli içerisinde kenevir madde olduğu değerlendirilen 3 renkli şekerleme, yeşil renk kap içerisinde metamfetamin olduğu değerlendirilen daralı ağırlığı 15 gram olan beyaz renk madde, hassas terazi, bir boş şırınga ve 20 içi boş kilit poşet ele geçirildiği belirtildi.
 

Hakkari'de temel kazısı yapılan alan çevresinde çatlakların oluşması üzerine 6 bina tahliye edildi

Hakkari'de temel kazısı yapılan alan çevresinde meydana gelen çatlaklar nedeniyle 6 bina tedbir amaçlı boşaltıldı

21.05.2026 07:30:00
AA
Hakkari'de temel kazısı yapılan alan çevresinde çatlakların oluşması üzerine 6 bina tahliye edildi
Hakkari'de temel kazısı yapılan alan çevresinde çatlakların oluşması üzerine 6 bina tahliye edildi

Pehlivan Mahallesi'nde temel kazısının yapıldığı alanın bitişiğindeki ve yakınındaki bazı bina ve iş yerlerinin önünde, yolda ve kaldırımda çatlaklar, bir eczanede de hasar oluştu.

Durumu fark eden vatandaşların haber vermesi üzerine bölgeye AFAD, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.



Buradaki 6 binayı tedbir amacıyla tahliye eden ekipler, çatlakların ve hasarın oluştuğu noktalarda inceleme yaptı.

Belediye ekipleri, incelemelerin ardından söz konusu binaları ve bazı iş yerlerini mühürledi. Tahliye edilen vatandaşlar, ekiplerce öğretmenevi ve misafirhanelere yerleştirildi.



Vali Yardımcısı Burak Gürbüz, AFAD İl Müdürü Erhan Kanat ve Belediye Başkan Yardımcısı Hamit Zibek de bölgeye gelerek incelemelerde bulundu. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.