logo
28 EYLÜL 2026

"Pusuda bekleyenler var"

Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, "Son iki sezonun şampiyonu olmamızdan da kaynaklı, karşımıza oyuncular daha farklı bir motivasyonla çıkıyorlar" ifadelerini kullandı

31.10.2017 00:00:00
 
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, UEFA Şampiyonlar Ligi G Grubu 4. haftasında yarın Monaco'yu yenerek, hem bu kulvarda unvanların sahibi olmak hem de taraftarlarını sevindirmek istediklerini belirtti.

Anadolu Ajansı (AA) Spor Masası'nın konuğu olan Fikret Orman, Vodefone Park'ta AA Spor Haberleri Yayın Yönetmenliği yönetici ve editörlerinin sorularını yanıtladı.

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde yarın Monaco ile oynayacakları müsabakaya değinen Orman, "Ülkem ve kulübüm adına önemli bir maç. Gruptaki 3 maçımızda 3 galibiyet aldık. Dördüncüyü de almak istiyoruz." dedi. Monaco müsabakasını galip tamamlamaları halinde UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Türk takımlarının başarı grafiğiyle ilgili birçok unvana da sahip olacaklarını aktaran siyah-beyazlı kulübün başkanı, şunları söyledi: "Grup etabında ilk defa 12 puana ulaşan takım olarak, bir unvan elde edeceğiz. Üst üste 4 maç kazanarak yine bir başka unvanın sahibi olacağız. Şampiyonlar Ligi zorlu bir kulvar. Kulüpler para kazanıyor, oyuncularına dağıtıyor. Oyuncular için de motivasyon kaynağı. Yine futbolcular için bir vitrin. Dünya çapında kendilerini gösterebilmek için önemli bir yer. Beşiktaş'ın oturmuş bir teknik kadrosu, oyuncu yapısı, muhteşem taraftarı ve çok güzel bir stadı var. İnşallah yarın Allah bize insanlarımızı sevindirmeyi nasip etsin."

Orman, Şampiyonlar Ligi'nde karşılaştıkları rakiplerin gücüyle ilgili küçümseyici yorumlar yapılmasıyla ilgili olarak, "Futbolda herkes yorum yapar. Bazısı objektif yorum olur, bazısı küçümseyici yorumlar olur. Maalesef bunlar var. Bizim açımızdan bunun üzerine söylenecek çok şey yok. Onlar kötü olsunlar da biz tüm maçları kazanalım. Allah da nasip etsin, gidebildiğimiz yere kadar gidelim. Herkes her şeyi görüyor." ifadelerini kullandı.

"Köprünün altından çok sular akacak"

Fikret Orman, Galatasaray'ın lider durumda bulunduğu Süper Lig'de uzun bir sürecin olduğunu aktararak, "Süper Lig'de köprünün altından çok sular akacak." diye konuştu. Puan farklarının suni olduğu yönündeki yorumların hatırlatılması üzerine Orman, "Ben, rakiplerim hakkında yorum yapmak istemem. Galatasaray, son maçını kaybetse de şu anda bizim 5 puan önümüzde. Demek ki bugüne kadar bize göre daha başarılı bir grafik çizmişler. Önümüzde uzun bir süreç var. Kış dönemi gelecek, sakatlıklar olacak, kupa maçları oynanacak. Yine ekonomik durum bunun içinde önemli. Oyuncuların paralarını alması, takım içinde huzuru etkileyen şeyler. Daha mayıs ayına kadar zaman var." değerlendirmesinde bulundu.

Fikstürle ilgili yorum yapmak istemediğini anlatan başkan Orman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bazen şans sizinle olur, bazen olmaz. Bazen rakibin iniş dönemine denk gelir maçınız, tam tersine yükseliş döneminde de karşılaşabilirsiniz. Bunlar şansla alakalı. Zaten sıralamaya baktığınızda da farklar çok yakın. Galatasaray, altındaki takımlarla puan olarak yaklaştı. İlk 10 sıradaki takım birbirine yakın. Üst üste 2 maç kaybetsen, 10. olabilirsin veya iki maç kazansan lider olabilirsin. Rekabet güzel, puan kayıplarını kimse istemese de olması güzel. Rekabet olsun. Dünyada da ligimiz izlensin. Ligin değeri yukarı çıksın. Bunun herkese getireceği faydalar var. Ben ligdeki rekabetten mutluyum."

"Süper Lig'de karşımıza farklı bir motivasyonla çıkılıyor"

Fikret Orman, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde alınan başarılı sonuçların aksine Süper Lig'de henüz istenen seviyede olunamaması konusunda, "Beşiktaş bir vitrin kulüp. Maçları dünyada takip ediliyor. Son iki sezonun şampiyonu olmamızdan da kaynaklı, karşımıza oyuncular daha farklı bir motivasyonla çıkıyorlar. Hocaları da aynı şekilde." şeklinde konuştu.

Ligde oynadıkları takımların çoğunlukla savunma yaptıklarını vurgulayan başkan Orman, "Şikayet ettiğimden söylemiyorum. Tabii ki kaybetmemek için, kontrataklarla kazanabilmek için bunu yapacaklar. Bizim bunları da aşmamız lazım. Burada oynamak için değil de oyunu bozmak için mücadele ediliyor." açıklamasında bulundu. Ayrıca maçlarda oyunun çok durmasından yakınan Orman, "Türkiye'de hakemlerimiz, pırlanta gibi insanlar. Bu durumda biz kulüp yöneticilerinin de suçu var. Hakemler çok konuşulur ve her mevzu televizyon önünde milimetresine göre tartışılır hale gelince, onlar da hata yapmamak için oyunu çok durduruyorlar. Bu sefer de maç oynanmıyor. Bunlar dezavantajlı durumlar. Türkiye ligi çok zevkli bir lig. Daha da iyi olacak inşallah." şeklinde görüş belirtti.

"Futbola zarar verir"

Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulunun (PFDK) futbolcuları Caner Erkin'e verdiği 6 maç cezayla ilgili, "Yanlış hesap Bağdat'tan döner, derler. Düzeltsinler." dedi. PFDK'nın Caner'e verdiği cezanın Tahkim Kurulu tarafından indirilmesini beklediklerini belirten Orman, "Tartışıldıkça cılkı çıkıyor. Caner mevzusu bütün kamuoyunun önünde oldu. Böyle konularla alakalı, 'Çocuk şunu söylemek istemedi, şöyle hareketler yapıldı' diye savunmalara geçilir. Biz tam zıttını yaptık. 'Bu görüntüler bizi rahatsız etti.' dedik. Yakışmadı. Oyuncuma da yakışmadı. 'Bunun cezasını Beşiktaş en ağır disiplin içeriğiyle verecektir.' dedim. Oyuncum da çıktı açıklama yaptı. 'Sinirlerime hakim olamadım, kamuoyundan, hakemlerden taraftarlardan özür diliyorum.' dedi. Bu normalin dışında yapılan bir hareket. Bunu cezalandırırmış gibi böyle bir karar verdiler. Daha kötüsü disiplin yönetmeliğini değiştirdiler." diye konuştu.

Görüntülere göre ceza verilmesinin futbola zarar vereceğini düşündüğünü anlatan Orman, "Burada mutlak hakim, hakemler, yardımcıları ve gözlemcilerdir. Başka otorite koyarsanız hakemin otoritesini elinden alırsınız. Taraftarım da 'Hadi x kulübüne de rakibimize de ceza verin.' diyor. İsim zikretmiyorum ki olay gerilmesin, çözüm bulunsun. Onlara da ceza verilmesi doğru değildir. Yanlış hesap Bağdat'tan döner, derler. Düzeltsinler. Hukuk neyse ona göre karar versinler. Kamuoyuna göre karar verilemez. Alınan kararlar kamu ilkesine göre veriliyor. Türk sporunu daha iyileştireceğiniz kararlar varsa kamuoyu tepkisi olmadan verelim. Bunun için çalıştay düzenleyin. Oradan çıkan ortak fikre göre hareket edilir. Kamuoyu baskısına göre değil. Futbol herkese lazım." ifadelerini kullandı.

Fikret Orman, "Düzelteceklerine inanıyorum, federasyon bunu düzeltmezse başına daha çok işler açacaktır." sözleriyle ilgili ise şu açıklamayı yaptı: "Ben Tahkim Kurulundaki kişilerden bir tanesini bile tanımam. Söylediğim sözden kastım, bu tip olaylar futbolun içinde devam edecek. Anlık şeyler, kızgınlıklar dünyanın her yerinde var. En ufak bir şey aramaya çalıştığınızda farklı yerlere gidilir. Her seferinde birilerine ceza vermekle futbolun seviyesini azaltırsınız. Fenerbahçe-Kayserispor maçında dün son saniyede gol atmışlar, sonradan seyrettim. Antrenör sevinçte yere düşmüş, birbirlerine sarılmışlar. Bunlara güzel gözle bakmak lazım. 'Tahrik etti, ceza verelim.' anlayışıyla olay farklı rotaya gider. Ceza onanırsa da ne yapabiliriz ki? yapacak bir şey yok. Bazen tepkiyi göstermek için 'Dünyayı ayağa kaldırırız.' dedim, 45 gün ceza verdiler."

"Ligi bu hakemlere oynayacağız"

Fikret Orman, hakemlerin çok fazla eleştirilmesiyle ilgili ise şöyle konuştu: "Biz bu ligi önceki senelerde olduğu gibi yine bu hakemlere bitireceğiz. Hakemleri çıkartma yetkisine sahip değiliz. Bu arkadaşlarla ligi devam ettireceğiz. Bunları kötülemekle bir yere varamayız. Hakemler de bazen gördüğüne göre değil de kamuoyuna göre maçı yönetiyor. Futbol kültürü Türkiye'de çok oturmadı. Bir kulübün yöneticisi şahsımla ilgili, ahlaksızca açıklamalar yaptı. İngiltere'de, İtalya'da böyle açıklamalar yaparlar mı, hayır. Maalesef bu seyirciyi de kaçırıyor. Hakemler genç arkadaşlar. Tecrübeliler de var. Çoğu genç çocuklar. Hatalar yapıyorlar, art niyetli olduklarına inanmıyorum. Hakemlerle alakalı pozisyon pozisyon girmeyiz. Bazı şeyler söylüyoruz, düzen böyle olduğu için. Yoksa camiayı savunmamış pozisyonda kalıyoruz."

Video Yardım Hakem (VAR) sisteminin kademeli olarak uygulanması gerektiğini vurgulayan Orman, "Deneyerek yapmak lazım. En çok konuşulan konu ofsayt mevzusu. İlk 6 ay sadece ofsayta bakılabilir, sonra penaltı konusu. İkinci altı ayda da bu devreye girebilir. Hepsini bir anda uygulamaya sokarsak, içinden yine kötüyü seçeceğiz, dezavantajları var diyerek sistemi komple atma noktasına getireceğiz. Olmayacak bir şey değil. Destekliyorum bu sistemi ancak hepsinin aynı günde başlaması sistemi öldürür." değerlendirmesinde bulundu.

"Göksel Gümüşdağ bırakmamalıydı"

Fikret Orman, Kulüpler Birliği Vakfını kulüp başkanı olmayan birisinin yönetmesi gerektiğini dile getirdi. İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü Başkanı Göksel Gümüşdağ'ın Kulüpler Birliği Vakfı'ndaki başkanlık görevini bırakmaması gerektiğini ancak bunu anlayışla karşıladığını vurgulayan Orman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Göksel Gümüşdağ'ın hem kulüp başkanlığı, hem belediyedeki görevi, hem de kendi işleri var. Dursun (Özbek) Bey geldi şimdi. Dursun Bey'in daha icraatsal bir şeyini görmedim. Tenkit etmeyi doğru bulmam. Kulüpler Birliği bir gücü elinde tutmak için elde bulunan bir yer değil. Bazı zaman kulüp başkanlığı yapıp bazen de Kulüpler Birliğini yönetmek zordur. Kamuoyunda saygınlığı olan, kulüp başkanı olmayan biri Kulüpler Birliğinin başkanlığını yapması daha faydalı olabilir. Kulüpler Birliği, sadece yayın birliğini artırmak ve onu pay etmek değildir. Futbolun marka değeri yukarı çıkmadığı sürece daha kötüye gideriz."

Fransız temsilcisi Paris Saint Germain'in (PSG) Kylian Mbappe'yi Monaco'dan yüksek bir bonservis bedeliyle transfer ettiğini anımsatan Fikret Orman, şunları kaydetti: "19-20 yaşında bir çocuk 180 milyon avroya transfer oldu. Barcelona'da Borussia Dortmund'dan Dembele'yi 100 milyon avrolara aldı. Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor, Bursaspor bir tane böyle oyuncu satsa sıkıntılarının yüzde 50'sini, bazıları yüzde 100'ünü çözer. Devlet bize arazi versini aramaktansa futbolun değerini artırmak lazım. Mbappe, Türkiye'de aynı performansla oynamış olsa, PSG 180 milyon avro verir mi? Türkiye'de futbolun marka değeri buna müsait değil."

"Yabancı sayısı kademeli insin"

Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, yabancı oyuncu sayısını indirmekle Türk futbolundaki sorunların çözülemeyeceğini söyledi. Yabancı futbolcu kuralının iki sene önce değiştirildiğini hatırlatan Orman, "Buna bir tek sayı açısından bakarsak doğru yere gidemeyiz. Bu bir matematik formülü değil. Türkiye'de hepimiz sokakta top oynadık. Türkiye eskiden daha yaygın bir toplumdu, artık şehir toplumu haline geldi. Türkiye nüfusunun yüzde 55'i 17 şehirde yaşıyor. Bu şehirlerin hepsinde trafik var. Bu nedenle kimse çocuğunu spora göndermek istemiyor. Avrupa ise banliyö toplumudur, her yerde spor yapma imkanı vardır. Biz büyük statlar ve tesisler yapıyoruz ama çocukların gidebileceği noktalarda değil. Onun için bu işi okullarda başlatmamız ve buna büyük bir program olarak bakmamız lazım." diye konuştu.

Fikret Orman, yabancı futbolcu sayısında yapılan artışın elde ettikleri başarıda pay sahibi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: "Beşiktaş'ın bu seviyede başarı kazanmasında yabancı sınırlamasının yukarı çıkmasının payı vardır. Beşiktaş, ay-yıldızıyla ülkeyi temsil ediyor. Bu taraftan baktığınız zaman doğru. Milli takım açısından baktığınızda kısmen yanlış görülebilir. Asla dar çerçevede bakmayalım. Lig arası geliyor. Ben federasyon başkanımıza da söyledim, bir çalıştay yapılsın. Buna insanlar katılsın ve fikirlerini söylesinler. Almanya gibi bunu başarmış ülkeler var. Bu konuda bir program yapalım. Konu indirmekse o da kademeli olarak insin. Bir tek indirmeyle sonuca ulaşacağımızı sanıyorsak, aldanıyoruz."

"Şenol Güneş'in iki takımı beraber çalıştırmasına karşıyım"

Fikret Orman, Fatih Terim'in ayrılmasından sonra A Milli Takım'ın başına geçmesi için teknik direktörleri Şenol Güneş'e yapılan teklifle ilgili olarak şöyle konuştu: "Bu milli takım, bizim milli takımız. Şenol hoca bu milli takımın teknik direktörlüğünü yapmış ve dünya üçüncülüğü getirmiş bir kişi. Şenol hocanın da benim de istememem diye bir şey söz konusu değil. Kendi işlerimize organize olmamız lazım. Birinci sorumluluğumuz kendi kulübümüzü ve ülkemizi iyi temsil edebilmek. Buna göre stratejimizi yapmış vaziyetteyiz. Fatih Terim hoca bırakmamış olsa Şenol hocaya ihtiyaç olur muydu, yok. Biz şimdi onların ihtiyaçlarına göre kendimizi organize edecek değiliz ki. Benim hocam çok düzgün, inanılmaz çalışkan ve prensipli bir insan. Bir işe konsantrasyonu müthiştir, 2-3 iş olduğu zaman ilgisi dağılır. Bundan ben de hocam da milli takım da zarar görür. İki takımı beraber çalıştırmasına da karşıyım. Hocam milli takımı çok iyi götürür. Beşiktaş'ı çok iyi götürüyor. Ancak ikisine biz de hocam da konsantre olamaz."

Beşiktaş Kulübü Başkanı Orman, "Şenol Güneş son 4 maçta görev alsaydı, milli takım 2018 Dünya Kupası'na gider miydi?" şeklindeki soruya, "Öyle bir şey demek çok büyük haksızlık olur. Lucescu da çok kıymetli bir hoca. Dünyada önemli başarılar yaşamış bir hoca. Fatih hoca da çok başarılı bir hocamız. Şenol hocanın elinde sihirli değnek yok. Böyle bir değnek hiçbirimizin elinde yok. Yani öyle bir şey olsaydı, şu ana kadar yaptığımız 10 maçta 30 puanımız olurdu." yanıtını verdi. Şenol Güneş ile sezon başında 2 yıllık yeni sözleşme imzaladıklarını hatırlatan Orman, "Benim görev sürem 2019 yılının mayıs ayında bitiyor. Şenol hoca ile de o tarihe kadar sözleşmemiz var. O zamana kadar beraber çalışacağız. Bu 2019'dan sonra çalışmayacağımız anlamına gelmiyor. Onu da o günün şartları içinde konuşacağız." ifadelerini kullandı.

"Amatör branşlarda sürdürebilirlik zor"

Fikret Orman, Beşiktaş'ın bir spor kulübü olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Beşiktaş bir futbol kulübü değil, bir spor kulübü. Beşiktaş'ın içinde birçok branş var. Futbol tarafında artık belli bir dengeye oturdu. Geçen sene kar ettik, bu sene de karlılıkla bitireceğiz. Futbol artık harcadığından daha fazla gelir elde edecek bir pozisyona geldi. Fakat amatör şubeler tarafında biz de rakiplerimiz de ciddi zarar ediyoruz. Bunlar taşınabilir durumu geçti. Türk sporuna hizmet etmek amacıyla yapıyoruz ama faizle para alıp, ödeme konusunda büyük sıkıntılar içine girdik. Yasal bir düzenleme gelmediği taktirde amatör branşlarda sürdürebilirlik zor. Hatta imkansız duruma geliyor. Bunu da zaten Gençlik ve Spor Bakanımıza ve Maliye Bakanımıza ifade ettim. Oralarda bir düzenleme yapılması lazım yoksa radikal kararlar almak zorundayız."

Orman, kulüp borcu konusunda açıkladıkları rakamların eski divan kurulu başkanları Yalçın Karadeniz'in paylaştığı rakamlarla uyuşmamasıyla ilgili olarak da "Yalçın Bey artık divan başkanımız değil. Beşiktaş'ın divan kurulunda değişiklik oldu ve Tevfik Yamantürk geldi. Borçlar konusunda denetleme ve yönetim kurulu arasında rakamsal bir fark yok. Pek detaya girmek istemiyorum, hatalar yapıldı. Bazı zaman insanların hırsları zekalarının önüne geçer. Yalçın Bey de bizim ağabeyimizdir, babamın dostudur. Biz o mevzuyu kapattık." şeklinde görüş belirtti.

"Beşiktaş denetleniyor"

Beşiktaş'ın şirket olarak şeffaf yönetildiğini belirten Orman, derneğin ve şirketin genel kurul, denetleme kurulu ve İçişleri Bakanlığı ve bağımsız şirket tarafından denetlendiğini kaydetti. Kulübün Vodafone Park'ın yapımı ve borçlarıyla alakalı değerlendirmede bulunan siyah-beyazlı kulübün başkanı, şöyle konuştu: "Gizli bir şey yok, mümkün de değil. Bırakın stadyum gibi büyük bir yatırımı, 1 lirayı bile saklayabileceğiniz bir muhasebe sistemi yok. Çok şeffaf bir kurumuz. Stada ne harcandığı, divan kurullarında ve genel kurullarda anlatılıyor. Sponsorluklardan elde edilen gelirler de ortadadır. Bunun üzerine çok fazla gelip de bir laf üzerinden başka yerlere çekilmesine müsaade etmem. Bizim bütün evraklarımız halkın önündedir. Beşiktaş'ın sponsorlukları da bellidir. Vodafone ile 10+5 sene stadyum isim hakkı sponsorluk anlaşmamız var. Senelik 7 milyon dolar civarındadır. Bir süre sonra 9 milyona çıkıyor. DenizBank ile 5 senelik, yılda 5 milyon liraya mukabil eden bir anlaşmadır. Spor Toto Teşkilatı ile senelik 5 milyon liradan 10 senelik anlaşma yaptık. Adaletli olarak bakacak olursak biz ve Fenerbahçe hariç bütün statları devlet yapmış durumda. Bunun haricinde her şeyimizle devlete bağlı bir kulübüz. Bu stat da Beşiktaş Kulübünün değil. Arazi hazinenin, üstündeki de Spor Genel Müdürlüğünün malı. Biz de bir kamu görevlisiyiz. Burası, kamu yararına bir dernek. Kanun, 'kamu yararına dernekler malı kamu malıdır' diyor. Burasının haricinde tapusu Beşiktaş'ın üstüne olan Süleyman Seba Tesisleri, Beşiktaş plazaları da kamu malıdır."

"Beşiktaş kötü gitsin diye pusuda bekleyenler var"

Fikret Orman, siyah-beyazlı kulübün kötü gitmesi için pusuda bekleyenlerin olduğunu ve bunların içinde Beşiktaşlıların da bulunduğunu iddia etti. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören'in başkanlığı döneminde kulübe verdiği 100 milyon lirayla ilgili açıklamalarda bulunan Fikret Orman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir şey iyi gitmeye başladığında bizde aşağı çekme durumu oluyor. İlk geldiğimiz üç sene neler çektiğimizi biliyoruz. O süreç öncesinde Yıldırım başkan döneminde işler yürüyordu. O dönemde Fenerbahçe şampiyon oldu. Galatasaray 2 kez şampiyon oldu. Kimse ses etmedi. Şimdi işler rayına girmeye başlayınca bir yere refere etmeye çalışıyorlar. Bu şahsımızda da oluyor. Bir gün bizi siyasetçi yapıyorlar, diğer gün FETÖ'cü yapmaya çalışıyorlar. Maalesef böyle bir durumdayız. Toplumumuzda maalesef böyle bir şey var. Hatta saha skorları ve kulübün grafiğinin aşağı inmesi için pusuda bekleyen insanlar var. Daha üzücüsü bunların içinde Beşiktaşlılar da var. Kötü gitsin de ortaya çıkalım diye bekliyorlar."

Demirören'in kulüpten alacağını istemediğini, kendilerinin de ödemeyi teklif etmediklerinin altını çizen Orman, şunları kaydetti: "Yıldırım Demirören Beşiktaş'a para vermiş. Bize vermedi. Gelmeden önce de 'ben gelirsem bu kadar para koyacağım' diye taahhüt etmiş. Gelince de taahhütlerini yerine getirmiş. Gittikten sonra bununla ilgili girişimlerde bulunduk. Bunun bir kısmını çizmek istedik. Sonra kendi iradesiyle 'federasyon başkanı olduğum sürece bu parayı konuşmayacağım' dedi. Orada duruyor. Biz de 'federasyon başkanlığı hayırlı olsun. Olabildiğince uzun sürsün, dursun' diyoruz. Bunu da espri olsun diye söylüyorum. Yoksa parasını talep etti de biz ödemiyoruz gibi bir durum söz konusu değil. Yıldırım Bey, bir gün gelip de 'benim paramı ödeyin' demedi. Biz de ödemek istemediğimiz için 'senin paranı ödeyelim' demedik. Bunun üzerinden Beşiktaş'a ayar vermeye alışıyorlar. 3 Temmuz'un üzerinden 7 sene geçti. Hala 3 Temmuz'dan medet ummak doğru şeyler değil. Beşiktaş'ta işini iyi yapan bir yönetim kurulu var. Şeffaf bir kurumuz. Her şey açıktır."


Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor


 
Taylandlı atlet Puripol Boonson, erkekler 100 metre kategorisinde 9.90'lık derecesiyle Japonya'da düzenlenen şampiyonada Asya Oyunları rekoru kırdı.
 

26.09.2026 07:06:00 / Güncelleme: 26.09.2026 07:14:52
Yaşar Cebesoy
 
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor

Japonya'nın Aiçi eyaleti ile Nagoya kentinin ev sahipliğinde düzenlenen 20. Asya Oyunları devam ediyor. Organizasyonun altıncı gününde Nagoya City Mizuho Park Atletizm Stadı'nda erkekler ve kadınlar 100 metre finalleri gerçekleştirildi. Final yarışında Taylandlı atlet Puripol Boonson ile Çinli atlet Yucie Çen, Asya Oyunları rekoru kırarak altın madalya kazandı. Boonson 9.90, en 11.06 koştu.

Asya'daki en iyi derece

Boonson, yarı finade de 9.91 koşmuştu. 9.90'lık derece aynı zamanda bir Asyalı tarafından elde edilen en hızlı ikinci 100 metre derecesi... Çinli Su Bingtian, 2021'de düzenlenen Tokyo Olimpiyatları'nda 9.83'lük dereceyle Asya rekoru kırmıştı. Aynı yarışta olimpiyat şampiyonu olan İtalyan atlet Marcell Jacobs da 9.80 ile Avrupa rekoru kırmıştı. Afrika rekoru ise 9.77 ile Kenyalı atlet Omanyala'ya ait... Kırılış tarihi yine 2021... Dünya rekoru ise 9.58 ile Usain Bolt'a ait... Bolt, bu efsanevi dereceyi 2009'da Berlin'de yapmıştı.

İkincilik ve üçüncülük Ummanlı kardeşlerin

Asya Oyunları'nda 100 metre erkeklerde Ummanlı kardeşler Ali El Beluşi ve Melham El Beluşi, sırasıyla ikinci ve üçüncü olarak kişisel en iyi derecelerini elde ederek dikkat çekici bir aile zaferine imza attı. Ali, 10.04; Melham, 10.11 koştu.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men

Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde

22.09.2026 22:21:00
Haber Merkezi
 
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde. Arjantin'de Icardi'nin ehliyetine el konulurken, İngiltere'de Trabzonspor'un yeni yıldızı Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı ve para cezası verildi.

Icardi'ye 2029'a kadar trafikten men

Arjantin'de Mauro Icardi hakkında dikkat çeken bir trafik yaptırımı uygulandı.

Buenos Aires Eyalet Ulaştırma Bakanlığı, Icardi'nin araç kullanırken görüntülendiği bir videoyu yayımladı. Bakanlık açıklamasında, futbolcunun süresi dolmuş ehliyetle araç kullandığı, araçta bulunan China Suarez'in emniyet kemerini çıkardığı ve Icardi'nin seyir halindeyken pencereden dışarı sarktığı belirtildi.

Açıklamaya göre Icardi'nin ehliyetine tedbir amacıyla el konuldu. Futbolcunun yeniden ehliyet alabilmesi için araç kullanmaya uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekiyor.

Arjantin basınında yer alan haberlere göre ise Icardi hakkında uygulanan trafikten men kararının 2029 yılına kadar geçerli olduğu öne sürüldü.

Salah'a 6 ay direksiyon yasağı

Sezon başında Süper Lig devi Trabzonspor'a transfer olan Mohamed Salah ise İngiltere'de hız sınırını aşması nedeniyle mahkeme tarafından cezalandırıldı.

Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı verilirken, ayrıca 660 sterlin para cezası uygulandı.

Mahkeme kararında Salah'ın ayrıca 120 sterlin mahkeme masrafı ve 264 sterlin mağdur ek ücreti ödemesine hükmedildi.

Salah'ın daha önce de trafik ihlali nedeniyle ceza aldığı ortaya çıktı. Mısırlı yıldız, 2022 yılında Stockport'ta hız sınırını aşması nedeniyle 200 sterlin para cezasına çarptırılmış ve ehliyetine 3 ceza puanı işlenmişti.

İki yıldız, iki farklı yaptırım

Icardi hakkında açıklanan yaptırım, ehliyetin tedbiren alınması ve yeniden ehliyet için sürüş uygunluğunun değerlendirilmesini içerirken, Salah hakkında mahkeme tarafından 6 aylık araç kullanma yasağı uygulanması dikkat çekti.

Bir tarafta 2029'a kadar uzandığı bildirilen men kararı, diğer tarafta 6 aylık direksiyon yasağı...
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.