logo
22 MAYIS 2026

Rabbin, hakkıyla görendir...

08.04.2010 00:00:00
Allahü Teala, insanlara kendi cinsinden peygamberler göndermiştir. Ayet-i kerimede şöyle buyrulur: "De ki: Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik (İsra: 95).

 

İnsanların kendi cinsinden olan bir rehbere uymaları yaratılış itibarıyla daha kolaydır. Yoksa, kitapta bildirilen kuralların uygulanması konusunda tezada düşer, inkara giderlerdi. Ancak, bu rehberlere uymak konusunda nefsi olarak zorluk da vardır. Kendi cinsinden, kendisi gibi birine uymak nefse ağır gelir ki bu kibir hastalığı nedeniyledir. Zaten imtihanın ilk adımı da bunu aşmaktır. İçinde hastalık olanlar: "Dediler ki: Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda, pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya" (Furkan: 7). İnsan üstü bir varlığa uymak başlangıçta daha kolay görünmesine rağmen,  iş emirleri uygulamaya gelince, "bizim gücümüz ve fıtratımız uygun değil" bahanesi ileri sürülecekti. Bu nedenle Allah (c.c.): "Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin hakkıyla görendir" (Furkan: 20) buyurmaktadır. Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, Allah'ı (c.c.) bilmek, O'na kul olmak, imtihanı kazanmak ancak ve ancak gönderilen peygambere, rehbere uymakla mümkün. Demek ki, Allah Rasulü (s.a.v)'i ve O'nun sünnetini esas almayan bir Kur'an algılayışı yanlıştır. O'ndan gördüğümüz gibi yapmak esastır. Ashabın uygulaması bu olmuş, O'nun bütün sözleri, hal ve tavırları esas alınmıştır. Ashabın "ben bu ayeti böyle anlıyorum" dediği vâki olmamış, ancak, Allah Rasulü (s.a.v.) böyle anlattı veya yaptı şeklinde rivayette bulunmuşlardır. "Canlı Kur'an"a uymayan, Kur'an'a ters düşer, kendi aklı, kendi yorumu, kendi anlayışı yine kendi dini olur. Allah (c.c.) mutlak adalet sahibidir ve ilk insanın imtihanı da son insanın imtihanı da, şekli değişik de olsa, aslında aynıdır. Son peygamber gelip, peygamberlik kapısı kapandığına göre, insanların canlı rehberleri kim olacaktır? Allah Rasulü (s.a.v.) bu konuda ashabını işaret etmiş; "Onlar gökteki yıldızlar gibidirler, hangisine uyarsanız hidayete erersiniz" buyurmuştur.

Rüşvet iddiası davasında karar çıktı

Antalya'da denetime gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla tutuksuz yargılanan eski Antalya SGK İl Müdürü Selim E. ile SGK iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin davasında karar çıktı

22.05.2026 15:50:00
İhlas Haber Ajansı
Rüşvet iddiası davasında karar çıktı
Rüşvet iddiası davasında karar çıktı
Antalya'da denetime gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla tutuksuz yargılanan eski Antalya SGK İl Müdürü Selim E. ile SGK iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin davasında karar çıktı. Mahkeme heyeti, rüşvet suçunun teşebbüs aşamasında kaldığını dikkate alarak 3 sanık hakkında takdiri indirimle 2 yıl 11 ay hapis cezasına hükmetti.

Önceki celsede tahliye kararı verilmişti

Davanın önceki duruşmasında Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıklamış, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında "rüşvete teşebbüs" suçundan ceza uygulanması yönünde görüş bildirmişti. Mütalaanın ardından mahkeme heyeti, tüm delillerin toplanmış olmasını dikkate alarak tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar vermişti.

Sanıklar beraat talep etti

Mütalaaya karşı savunmaların alındığı duruşmada söz verilen sanık Murat Ayhan B., suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Hiçbir şekilde rüşvet almadım, rüşvet anlaşması yapmadım. Suçsuz olduğumu biliyorum, beraatimi istiyorum" dedi. Sanık Erdoğan Ö. ise kamu görevini yerine getirirken menfaat çatışması bulunan kişilerin oluşturduğu sürecin içerisinde kaldığını savunarak, "Kamu görevimi yerine getirirken menfaat çatışması olan kişiler tarafından oluşturulan çatışmanın içerisinde kendimi buldum. Kimseyle rüşvet anlaşması yapmadım. Tapeler incelendiğinde herhangi bir konuşmam bulunmamaktadır. Beraatimi istiyorum" ifadelerini kullandı. Sanık Selim E. de savunmasında, "Suçsuzum, beraatimi istiyorum" diyerek beraat talebinde bulundu.

3 sanığa 2 yıl 11 ay hapis cezası

Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin "rüşvet almak" ve "rüşvete aracılık etmek" suçları kapsamında cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, sanıklar hakkında önce 7 yıl hapis cezası verdi. Rüşvet suçunun tamamlanmayıp teşebbüs aşamasında kaldığını dikkate alan mahkeme, cezayı 3 yıl 6 aya indirdi. Ardından sanıklar hakkında takdiri indirim uygulayan heyet, 2 yıl 11 ay hapis cezasına hükmetti.

Mahkeme ayrıca kamu görevlisi olan Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.'nin 1 yıl 5 ay 16 gün süreyle kamu görevinden uzaklaştırılmasına karar verdi. Karara karşı istinaf yolunun açık olduğu belirtildi.

Gurbetçi sezonu erken başladı

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Kurban Bayramı tatili için Türkiye'ye gelişleri başladı. Gurbetçiler, uzun yolculukların ardından Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yurda giriş yapmanın mutluluğunu yaşadı

22.05.2026 11:26:00 / Güncelleme: 22.05.2026 11:31:07
Anadolu Ajansı
Gurbetçi sezonu erken başladı
Gurbetçi sezonu erken başladı

Avrupa'nın farklı ülkelerinden yola çıkan gurbetçiler, sınır kapısındaki işlemlerinin ardından memleketlerine gitmek üzere yola çıktı.

Kurban Bayramı dolayısıyla bu yıl gurbetçi sezonunun erken başladığı gözlendi.

Almanya'dan ailesiyle birlikte gelen Arkın Fil, Kurban Bayramı'nın yanı sıra yeğeninin düğünü için Türkiye'ye geldiklerini söyledi.

Tatili İstanbul'da geçireceklerini belirten Fil, "Bu bayram bizim için çifte bayram. Hem yeğenimin düğünü hem de Kurban Bayramı var. Bayramı sevdiklerimizle birlikte geçireceğiz. Henüz sınır kapısını geçmeden bayrağı görünce büyük bir gurur yaşıyoruz. Her gurbetçinin gözü yaşarıyor diyebiliriz. Özlem içerisindeyiz, vatanımızı seviyoruz." diye konuştu.

Avusturya'dan gelen Kenan Eyvazo da Kurban Bayramı tatili için Türkiye'ye geldiğini dile getirerek, bayramı Kayseri'de geçireceğini anlattı.

Türkiye'yi çok özlediğini belirten Eyvazo, "Vatanımız dünyada bir numara. Kayseri de öyle biliyorsunuz, sucuğumuz, pastırmamız, mantımız ağzınıza layık. Torunlarım var, akrabalarımız var, onları göreceğim." ifadelerini kullandı.

Bayram boyunca akraba ziyaretleri yapacağını söyleyen Eyvazo, tüm İslam aleminin Kurban Bayramı'nı kutladı. 

YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), faaliyet izni kaldırılan İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri ile üniversitede görev yapan idari ve akademik personelin herhangi bir mağduriyet yaşamaması adına gerekli işlemlerin yerine getirileceğini bildirdi

22.05.2026 11:23:00 / Güncelleme: 22.05.2026 15:14:02
Anadolu Ajansı
YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama
YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama

YÖK'ten yapılan açıklamada, İstanbul Bilgi Üniversitesinin kurucu vakfına mahkemece kayyım atanması üzerine, üniversitenin faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararı'nın bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Yükseköğretim Kurulu, öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi hususunda gerekli tedbirleri ivedilikle almaktadır. Öğrencilerimizin yanı sıra üniversitemizde görev yapan idari ve akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yerine getirilecektir. Konuyla ilgili detaylı açıklamalar önümüzdeki günlerde yapılacak olup, kıymetli öğrencilerimizin, ailelerinin ve yükseköğretim camiasının süreçle ilgili doğru ve güncel bilgileri yalnızca Yükseköğretim Kurulunun resmi iletişim kanallarından takip etmelerini önemle rica ederiz." 

MHP Genel Başkanı Bahçeli'den "mutlak butlan" açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı köklü kurumu incitmemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir" ifadesini kullandı

22.05.2026 11:20:00
AA
MHP Genel Başkanı Bahçeli'den "mutlak butlan" açıklaması
MHP Genel Başkanı Bahçeli'den "mutlak butlan" açıklaması
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı köklü kurumu incitmemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir" ifadesini kullandı.

Bahçeli, "mutlak butlan" davasında çıkan karara ilişkin CNN Türk'e açıklama yaptı.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesinin CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında, "mutlak butlan" kararı verdiğini hatırlatan Bahçeli, "Bu karar, söz konusu kurultayın baştan itibaren hukuken geçersiz sayılması anlamına gelmektedir. Mahkeme ayrıca bu kurultay sonrasında yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu süreçte alınan kararların da hükümsüz olduğuna hükmetmiştir." açıklamasında bulundu.

Bahçeli, karar kapsamında Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin de tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verildiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

"Mahkeme, kurultay öncesindeki yönetimin, yani Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemki parti organlarının, karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmesine hükmetmiştir. Kararın YSK'ye, ilgili seçim kurullarına ve Ankara Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın en önemli sonucu, CHP'de hukuki ve fiili yönetim yetkisi konusunda ciddi bir belirsizlik yaratmasıdır. Karar taraflara tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz başvurusu yapılabilecektir. Nitekim, gerekli itirazın yapıldığı açıklanmıştır. Kamuoyunun bildiği üzere 4-5 Kasım 2023 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38. Olağan Kurultayı gerçekleşmiş, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel Cumhuriyet Halk Partisinde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girmişlerdir. Sayın Özgür Özel'in Genel Başkan olarak seçildiği kurultay, usulsüzlük iddialarıyla ve iptal talebiyle bazı CHP delegeleri tarafından mahkemeye taşınmıştır. 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi söz konusu kurultaya dair usulsüzlük iddialarının sübut bulduğu gerekçesiyle mutlak butlan kararına hükmetmiş; karar kesinleşinceye kadar Özgür Özel ve yönetimi tedbiren görevinden uzaklaştırılmış, eski genel başkan sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi karar kesinleşinceye kadar göreve iade edilmiştir."

"Geldiğimiz noktada haklılığımız ortaya çıkmıştır"
Partisinin 5 Mayıs'taki TBMM Grup Toplantısı sonrasında CHP'nin "mutlak butlan" davası hakkında görüşlerini soran gazetecilere, "CHP, Cumhuriyet'in kurulduğu günden bu yana var olan en önemli siyasi bir kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veya farklı amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz." yanıtını verdiğini hatırlatan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geldiğimiz noktada haklılığımız ortaya çıkmıştır. Bize göre meseleyi soğukkanlılıkla, hukuka uygun hareket etmekle, sorumluluk bilinciyle değerlendirmek, CHP'nin tarihi ve kurumsal kimliğini geleceğe taşıma iradesiyle hareket etmek en sağlıklı yol olacaktır. Bilindiği gibi CHP Kurultayı'nda Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel Cumhuriyet Halk Partisi'nde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girdiler. O günkü şartlarda kongrede CHP delegelerinin iradesinin Sayın Özgür Özel'den yana olduğu seçim kurulu tarafından ilan edilmiş ve Sayın Özel CHP Genel Başkanı seçilmiştir. Kongrenin ardından ise delegeler üzerinde yapılan usulsüzlükler nedeniyle kongrenin iptal edilmesi yönünde dava açılmıştır. Kongrenin yok sayılması talebiyle açılan dava, 21 Mayıs günü neticelenmiş ve söz konusu büyük kongre, iddia olunan usulsüzlüklerin sübut bulduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Mahkeme kararıyla, iddia olunduğu gibi Sayın Kılıçdaroğlu'nun haksızlığa uğradığı kabul edilmiş, mahkeme kararıyla tescil edilmiştir. Bu noktada yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışlar boşunadır ve de gereksizdir.

Direnmek yerine, Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır. Bunun için öncelikle tarafların sağduyu ile CHP ortak paydasında buluşmak, parçalanmamak, ufalanmamak ve savrulmamak iradesi ile hareket etmesi gerekmektedir. Etrafımızın ateş çemberi olduğu bir ahvalde aynı zamanda da 'Terörsüz Türkiye' iradesinin vücut bulduğu iklimde toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemek elzemdir. CHP farklı amaçlarla kullanılmaya müsait hale getirilmemeli, o halde bırakılmamalıdır. Bu çerçevede CHP'de ortak akıl egemen hale gelmelidir."

Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu süreçte sorumluluk üstlenmesi gerektiğine vurgu yapan Bahçeli, "Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP'nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir. Bu sonuç hem CHP'nin hem de ülkemizin yararına olacaktır. Aynı zamanda da bu tarihi sorumlulukla Sayın Kılıçdaroğlu hem CHP kurumsal kimliğinin hem de CHP'ye gönül vermiş vatandaşlarımızın gönlünde müstesna bir yer edinecektir." değerlendirmesinde bulundu.

"Telafisi imkansız yaralar açabilecektir"
Devlet Bahçeli, Türk siyasetinde kurumsallaşmanın, toplumsal istikrarın, siyasi uzlaşmanın ve milli dayanışmanın en önemli parçası olduğuna vurgu yaparak, "Etrafımızın ateş çemberiyle sarıldığı bu atmosferde siyasi kaosa sebebiyet verecek güç kavgaları, hizip çatışmaları, parçalanmalar, ufalanmalar hem siyasete hem de demokrasinin güçlenmesine sekte vuracaktır. CHP üzerinden bu yollara girişilmesi ise telafisi imkansız yaralar açabilecektir." ifadesini kullandı.

Geçmişte yaşanan bu tür olayların yarattığı travmaların Türk siyasi hafızasında saklı olduğunu belirten Bahçeli, şöyle devam etti:

"Bu bağlamda, Sayın Kılıçdaroğlu'nun alacağı bu karar, istikrar ve CHP'nin birlikteliği açısından daha hayırlı olacaktır. Karar sonrası Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve Sayın Özgür Özel'in yaptığı açıklamalar birlik çerçevesindedir. Ancak bunun CHP ortak iradesine dönüştürülmesi bu çabaları yapıcı kılacaktır. Temennimiz kalabalıklar oluşturarak karşılıklı meydan okumalar yerine her iki genel başkanın bir araya gelerek kanunların, parti tüzüğünün ve mahkeme kararının verdiği imkan çerçevesinde gerekli fedakarlıkları göstermek suretiyle CHP menfaatlerini esas alan ortak bir yol bulmalarıdır. Bunu da geciktirmeden, toplumsal veya parti içi bir karışıklığa yol açmadan yapmalarıdır. Unutulmamalı ki; CHP'nin kurumsal kimliğine, mirasına ve tabanına karşı ihanet noktasına evrilebilecek bir tavır CHP'ye hizmet etmiş insanlar için ağır bir yük olacaktır. Bu aşamada tek yol uzlaşmak; uzlaşmanın temel unsuru da tahriklerden kaçınmak, feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket etmektir."

Bahçeli, Türkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olduğuna vurgu yaparak, "Türkiye, güçlü bir siyasi kültüre sahiptir. Anayasamıza göre yargı tarafsız ve bağımsızdır. Türkiye hepimizindir. Bu anlayışla, kurallar ve kurumlar çerçevesinde, sağduyuyla, birlik ve dayanışmayla hareket edilmesi ve CHP'nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacaktır." diye konuştu.

Sahte çürük raporu operasyonunda 38 tutuklama

Şanlıurfa merkezli 7 ilde düzenlenen sahte çürük raporu operasyonunda adliyeye sevk edilen 44 şüpheliden 38'i tutuklandı

22.05.2026 10:58:00
İhlas Haber Ajansı
Sahte çürük raporu operasyonunda 38 tutuklama
Sahte çürük raporu operasyonunda 38 tutuklama
Şanlıurfa merkezli 7 ilde düzenlenen sahte çürük raporu operasyonunda adliyeye sevk edilen 44 şüpheliden 38'i tutuklandı.

Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (KOM) ve JASAT ekipleri tarafından Şanlıurfa merkezli 7 ilde sahte çürük raporu operasyonu düzenlendi.



Askerlik görevinden kaçmak için sahte çürük raporu alan ve düzenleyenlere yönelik operasyon Şanlıurfa merkezli Gaziantep, Muğla, İstanbul, Trabzon, Mersin ve Kahramanmaraş'ta eşzamanlı yapıldı. Operasyonda 44 zanlı gözaltına alındı.

Adliyeye sevk edilen zanlılardan 38'i tutuklanarak cezaevine gönderilirken 6 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı

Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 şüpheli daha tutuklandı

22.05.2026 08:00:00
AA
Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı
Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "rüşvet almak" ve "mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından gözaltına alınan 3 şüphelinin daha emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüpheliler Cevdet Çalı, Bülent Karakaş ve İlker Uluer tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi.

Sulh ceza hakimliği şüphelilerin tutuklanmasına karar verdi.

Başsavcılığın açıklaması

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturma yürütüldüğü belirtilmişti.

Açıklamada, soruşturma kapsamında, "rüşvet almak" ve "mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından aralarında eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı ile Beşiktaş Belediyesi Meclis Üyesinin de bulunduğu 5 şüphelinin gözaltına alındığı ifade edilmişti.

Şüphelilerin ikametlerinde ve makam odalarında gerçekleştirilen aramalarda, kullanımlarında bulunan çok sayıda dijital materyale ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 90 bin dolar ve 5 bin avroya el konulduğu belirtilmişti.

Açıklamada şüphelilerin isimleri şöyle sıralanmıştı:

"Eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Cevdet Çalı, Beşiktaş Belediyesi Personel Hizmetleri Yöneticisi Bülent Karakaş, Sarbel Organizasyon Büro İşçisi Özlem Demir Karakaş, Eski Beşiktaş Belediyesi CHP Meclis Üyesi Oylum Işık, Beşiktaş Belediyesi CHP Meclis Üyesi İlker Uluer."

Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen şüpheliler Nazire Oylum Işık ve Özlem Demir Karakaş tutuklanmıştı. 

Dörtyol'da sağanak yağışta yollar göle dönerken, hayvan pazarını sel vurdu

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde etkili olan yağışlı havayla birlikte caddeler göle dönerken hayvan pazarını su bastı. Hayvanlarını can havliyle kurtaran esnaf, bazı hayvanların sel sularında telef olduğunu söyledi

22.05.2026 07:30:00
İHA
Dörtyol'da sağanak yağışta yollar göle dönerken, hayvan pazarını sel vurdu
Dörtyol'da sağanak yağışta yollar göle dönerken, hayvan pazarını sel vurdu
Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay'ın kıyı ilçelerinde, akşam saatlerinde şiddetli yağış etkili oldu. Dörtyol ilçesinde yağışla birlikte caddeler göle döndü ve Kurban Bayramı için kurulan hayvan pazarını su bastı.

Su basan pazardaki hayvanlar, üreticiler tarafından kurtarıldı. Bölgede yağışların yıkıma ve afete yol açtığını ifade eden Utku Kartal, kent genelinde yağışın aralıklarla etkili olduğunu söyledi.



Hayvanların ve yemlerin telef olduğunu belirten bir üretici, "Burası Dörtyol hayvan pazarı. Yağışla birlikte hayvanlarımız ve yemlerimiz telef oldu. Hayvanlarımıza verecek yemimiz bile kalmadı ve mağdur durumdayız" dedi. Derenin taşmasıyla çadırların su içinde kaldığını ifade eden Mehmet Yılmaz ise "Dere taştı, çadırlarımız su içerisinde. Hayvanlarımızı kendi imkanlarımızla kurtardık. Zararımız, ziyanımız sabah belli olacak" dedi.

Yaralı Küresel Sumud Filosu aktivistleri İstanbul'da tedavi altına alındı

İsrail'in uluslararası sularda alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu'nda yer alan yaralı aktivistler tedavi edilmek üzere hastaneye kaldırıldı

22.05.2026 06:00:00
AA
Yaralı Küresel Sumud Filosu aktivistleri İstanbul'da tedavi altına alındı
Yaralı Küresel Sumud Filosu aktivistleri İstanbul'da tedavi altına alındı

Türk Hava Yollarına (THY) ait 3 uçakla İstanbul Havalimanı'na getirilen aktivistlerden bazılarının yaralı olduğu belirlendi.

Uygulanan şiddet nedeniyle kaburgalarında kırık ve çatlak oluşan, elektroşok işkencesi sebebiyle vücutlarında yaralar meydana gelen aktivistler, tedavi edilmek üzere ambulanslarla Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne götürüldü.

Diğer aktivistler ise sağlık muayenesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Yaralanan aktivistlere ilişkin detaylı raporun Adli Tıp Kurumu'nda yapılacak incelemenin ardından hazırlanacağı öğrenildi.

Öte yandan, İsrail askerlerinin plastik mermisiyle bacağından yaralanan ve İsrail'deki hastanelerde tedavi edilmeyi reddeden aktivistlerden Mecid Bağçivan da aynı hastaneye kaldırıldı.

Dışişleri Bakanlığı: Küresel Sumud Filosu'ndaki 422 insani yardım gönüllüsünü ülkemize getirdik

Dışişleri Bakanlığı, Küresel Sumud Filosu'nda bulunan 85 Türk vatandaşı ile 41 ülkeden 337'si yabancı olmak üzere 422 insani yardım gönüllüsünün Türkiye'ye getirildiğini bildirdi.

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, "Küresel Sumud Filosu'nda bulunan, 85 vatandaşımız ile 41 ülkeden 337'si yabancı olmak üzere, toplam 422 insani yardım gönüllüsünü Bakanlığımızın eş güdümünde ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızın katkılarıyla, Türk Hava Yolları (THY) tarafından tahsis edilen 3 uçakla bir kez daha ivedilikle ve salimen ülkemize getirdik." ifadesine yer verildi.

Paylaşımda, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel'in Türk vatandaşlarını İstanbul Havalimanı'nda karşıladığı belirtilerek, Özel'in her zaman ve her yerde vatandaşların yanında olmaya kararlılıkla devam edileceğini vurguladığı kaydedildi.

Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?

Son dönemlerde Türkiye, iklimsel salınımların ve fiziksel çevre müdahalelerinin kesişim kümesinde oldukça ağır sel ve taşkın felaketleriyle karşı karşıya kalmaktadır

21.05.2026 18:30:00
Hasan Gündoğdu
Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?
Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?
Yakın geçmişte tecrübe edilen aşırı kuraklık evrelerinin hemen ardından gelen ve geniş coğrafi alanları etkisi altına alan şiddetli taşkınlar, bu olayların yalnızca sıradan birer meteorolojik şanssızlık olmadığını göstermektedir.

Ülkemizde yaşanan ani sel baskınlarının ve nehir taşkınlarının arkasında, küresel dinamiklerden yerel mühendislik hatalarına kadar uzanan çok katmanlı sebepler yer almaktadır.






1. Atmosferik dengesizlik ve iklim krizinin yağış rejimine etkisi

Sel felaketlerinin birincil tetikleyicisi, küresel iklim değişikliğinin Akdeniz Havzası'ndaki yağış desenlerini radikal bir biçimde bozmuş olmasıdır.

Atmosferdeki sera gazı birikimi küresel sıcaklıkları artırırken, bu durum buharlaşma oranlarını yükseltmekte ve havada çok daha fazla nem birikmesine yol açmaktadır.

• Blok yağışlar (bulut patlamaları): Eskiden birkaç aya yayılan yağış miktarı, günümüzde "konvektif (yükselim) yağışlar" şeklinde birkaç saat içinde ve çok dar bir alana düşmektedir. Toprak, bu kadar kısa sürede bu denli yüksek hacimli suyu ememediği için yağış doğrudan yüzey akışına geçmektedir.

• Ani sıcaklık dalgalanmaları ve kar erimesi: Özellikle kış ve ilkbahar geçişlerinde, yüksek kesimlerdeki yoğun kar örtüsü ani sıcaklık artışları ya da ılık yağmurların etkisiyle hızla erimektedir. Bu durum, nehir debilerini bir anda normalin katlarca üzerine çıkararak havzalarda taşmalara yol açmaktadır.






2. Antropojenik müdahaleler ve arazi kullanım hataları

Doğal drenaj sistemlerinin insan eliyle (antropojenik) bozulması, teknik olarak yönetilebilir durumdaki büyük yağışların bile yıkıcı birer afete dönüşmesinin temel nedenidir.

• Dere yataklarının işgali ve yapılaşma: Türkiye'deki en büyük kronik sorunlardan biri, akarsu ve dere yataklarının imara açılması, bu alanlara konut, sanayi tesisi veya yol inşa edilmesidir. Suyun doğal yayılım ve tahliye yolları daraltıldığında, nehirler kendi yataklarından taşarak en yakın yerleşim birimlerini hızla su altında bırakmaktadır.

• Ormansızlaşma ve bitki örtüsünün kaybı: Yamaçlardaki ağaçların kesilmesi ve orman alanlarının tahribi, toprağın üst tabakasının sünger görevi görmesini engeller. Ağaç kökleri suyu tutamadığında ve gövdeler suyun hızını kesemediğinde, yamaçlardan aşağı akan su sadece sel değil, beraberinde çamur ve kaya kütlelerini de taşıyan heyelanlı taşkınlar üretir.

• Havza üzerindeki fiziki yapılar (HES ve köprüler): Özellikle Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde, vadiler boyunca inşa edilen köprülerin, menfezlerin veya Hidroelektrik Santrali (HES) yapılarının hidrolik kapasite hesapları bazen yetersiz kalmaktadır. Yukarı havzalardan sürüklenen ağaç, kütük ve rüsubat (tortu) bu dar geçişleri tıkamakta, yapay barajlar oluşturarak ani ve patlamalı taşkın dalgalarına zemin hazırlamaktadır.






3. Şehirleşme modeli, betonlaşma ve altyapı yetersizliği

Kent merkezlerinde yaşanan ve "şehir seli" (urban flash flood) olarak adlandırılan fenomen, tamamen modern şehircilik politikalarının bir yan ürünüdür.

• Geçirimsiz yüzeylerin artışı: Şehirlerin beton, asfalt ve parke taşlarıyla kaplanması, toprağın gökyüzüyle olan bağını koparmaktadır. Yağan yağmurun toprakla buluşup yeraltına sızabileceği "yeşil altyapı" alanları azaldıkça, düşen her damla su yüzeyde birikerek caddeleri yapay nehirlere dönüştürmektedir.

• Drenaj ve şebeke entegrasyonu sorunları: Pek çok metropol ve ilçede yağmur suyu toplama hatları ile kanalizasyon sistemleri ya birleşiktir ya da mevcut şehir nüfusu ile yağış şiddetine oranla çok geride kalmıştır. Mazgalların ve tahliye kanallarının yetersizliği, suyun tahliyesini imkansız kılmaktadır.






Türkiye'deki sel ve taşkın olaylarının kronikleşmesi, meteorolojik anomalilerin, su yönetimindeki çok parçalı koordinasyon eksikliğinin ve doğanın taşıma kapasitesini göz ardı eden yerleşim tercihlerinin bir sonucudur.

Selleri engellemek, iklim kriziyle makro düzeyde mücadele etmenin yanı sıra, mikrodan başlayarak dere yataklarını özgür bırakmayı, şehirlerde yeşil geçirgen yüzeyleri artırmayı ve havza bazlı entegre bir su yönetim planını tavizsiz uygulamayı zorunlu kılmaktadır.






CHP kurultay davasında mutlak butlan kararı çıktı

Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.

21.05.2026 17:35:00 / Güncelleme: 21.05.2026 17:54:58
Haber Merkezi
CHP kurultay davasında mutlak butlan kararı çıktı
CHP kurultay davasında mutlak butlan kararı çıktı
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı iptal edildi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin istinafa taşınan kurultay davasıyla ilgili mutlak butlan kararı çıktı.
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, bir önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin ise görevi devralmasına karar verdi. CHP, Ankara İl Örgütü'nü genel merkeze çağırdı.
 
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) kurultay davasına yönelik mutlak butlan kararı çıktı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi kararının tedbirli olarak alındığı belirtildi. CHP'nin eski Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve yönetiminin göreve devamına karar verildi. Buna göre, mevcut parti yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılacak.
 
Mutlak butlan kararı sonrası CHP yönetimi Ankara İl Örgütü'nü genel merkeze çağırdı.


Ayrıntılar geliyor...

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.