HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 HAZİRAN 2021, PAZAR

Ramazana veda ederken

11.05.2021 00:00:00
'Ramazana veda ederken' seslendirme dosyası:

Bir Ramazan ayını daha tamamlamak üzereyiz. Çevremizden "Eski Ramazanlar artık yok" sitayişlerini duyuyoruz. Hakikaten eski Ramazanlar aranır halde.

Eski Ramazanlara göre ibadet edenler çok azaldı. Nüfus artmasına rağmen, eskiden camiler Teravih namazlarında dolar taşardı. Şimdi bir elin parmakları kadar cemaat oluyor.

Eskiden de Ramazan eğlenceleri olur, sokaklar sabah ezanına kadar cıvıl cıvıl aydınlanırdı. Ancak bunlar Teravih namazı vaktinden sonraya bırakılırdı.

Namazlar cemaatle eda edilir, camilerde, lokallerde ve hatta evlerde dini sohbetler yapılır, vaaz ve nasihatler edilir, ondan sonra eğlenceye geçilirdi. Şimdi ise Teravih saatleri ile aynı zamana denk gelen eğlenceler adeta Ramazanı eğlence havasına sokmakta. 

Eski Ramazanlarda oruca hürmet edilir, tutmayanlar dahi başkalarının yanında yememeye dikkat ederdi. Artık sokaklarda o hürmeti göremiyoruz.  Kısaca bugün özlediğimiz Ramazanları yitirdik. 

Tüm bu güzellikler sanki katledildi. Ilımlı İslam ile dejenere edildi. Ve bizler bir medeniyetin çöküşünü yaşıyoruz. 

Dinin iki vasfı mevcuttur: Birincisi, bizleri Allah'a taşır. İkincisi, insanlar arasındaki hukuki, ahlaki nizamı tanzim eder.  

Maalesef, bu özellikler yerini ideolojik bir temele bıraktı. Siyasal mantıkla dini kurallar, kavramlar şekillenmekte, buna bağlı olarak gelişen ahlaki yapı tartışılmaktadır. 

Din artık ibadetten uzak bir kulvara girmiştir.  

İbadetten uzak bu kulvar, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünde Ehl-i Beyt'e sırtını dönüş şeklinde kendini göstermişti.

Ehl-i Beyt'i reddediş, devletin iliklerine kadar işlemiş, din hayatının yok olmasına ve Batı etkisine açık hale gelmesine neden olmuştur. 

O tarihteki gaflet ve ihmaller, günümüzde Müslüman kimliği yok ederek tanınmaz hale getiren icraatlar ile devam etmiştir. Hatta eğitim - öğretimde bu anlayış teşvik edilip, insanlar Allah'tan, Resûlullah'tan (s.a.v), manevi bağlarından koparılma noktasına taşınmıştır. 

Günümüzde din idrakinde, hayata geçiş tarzında ve yaşayışında müthiş bir değişim yapılmıştır. Neticede beklenen gaye Allah'a kulluk değil, nefislere kölelik tarzına bürünmüştür. İcraatlarda söz sahibi olanların inancından şüphemiz olmamakla beraber milletin getirildiği bu tabloda her birinin sorumluluk sahibi olduğu kesindir.

Ayağımızın altından kayacak koltuğun kaygısı ile değil de, Allah'a hesap vereceğimiz endişesi ile sorumluluklarımızı yerine getirerek, milletimizi hak ve hakikat yoluna taşımak gerekmez mi? 

Biz, elbette devlet dine müdahale etsin demiyoruz. Ancak din hürriyeti adı altında açılan yolun dinle alakası kalmamıştır ve bizi bu acı akıbete taşımıştır.

Laik Türkiye Cumhuriyeti devletinde, din özgürlüğü ve ibadet yapma hakkı anayasal güvencededir. Bu manada din hürriyeti adı altında icraatlar ile açılan yol ne hazin tecelli ki, Müslüman kimliği bu noktaya geriletmiştir. 

Allah'a vuslat yolu unutturulmuştur. Yapılan yanlışın terk edilmesi, en azından geleneksel yaşantılara dönülerek dini hayatımızın ihyası gerekmektedir.

Toplumu dini nizama kavuşturmak yerine, kendi iç tabiatımızda Allah'ın emirlerini hayata geçirmek, Müslüman kimliğe dönüşümüz için yeterlidir. 

İslam'ı iç tabiatımızda hâkim unsur haline getirebilirsek, toplumun özlediği Allah rızası istikametinde bir topluluk haline geleceğiz. Derin çöküşümüzün uyanışı zor değildir. Hz. Peygamber, "Her insanın kalbinden Allah'a bir yol gider" buyuruyor. 

Kendimize dönmek, iç tabiatımızdan bulduğumuz yolla Allah ile Allah'a yürümek çaremizdir. Bu çare, yok olurken bir anda Müslüman kimliği ile tekrar dirilmemizin yoludur.

 
Prof. Dr. Haydar Baş / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.