logo
24 HAZİRAN 2026

'Rejim güçleriyle eşgüdüm içerisinde olmak durumundayız'

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, PKK/PYD/ YPG tehdidinin ortadan kaldırılması, mültecilerin BM parametreleri çerçevesinde ülkelerine güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde dönmelerini sağlayacak bir zeminin Suriye tarafından hazırlanması ve bununla ilgili güvencelerin verilmesi gerektiğini ifade ederek "Bunun için sahada tabii ki rejim güçleriyle, İran'la, Rusya'yla bir koordinasyon, bir eşgüdüm içerisinde olmak durumundayız." değerlendirmesini yaptı

04.01.2023 07:00:00
'Rejim güçleriyle eşgüdüm içerisinde olmak durumundayız'
'Rejim güçleriyle eşgüdüm içerisinde olmak durumundayız'

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yarın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ardından da Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ile telefonda görüşeceğini bildirdi.

Kalın, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Geçen yıla ilişkin değerlendirmeleri sorulan Kalın, 2022'nin "normalleşme" yılı olduğunu belirterek sorunlu olunan birçok ülkeyle bir normalleşme sürecinin başlatıldığını anlattı. 2022'nin dış politikada ve uluslararası stratejide büyük güç mücadelesinin geri döndüğü bir yıl olduğunu da ifade eden Kalın, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sadece Rusya'yla Ukrayna arasında yaşanmadığını, büyük bir güç savaşı olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin NATO üyesi ve Batı ittifakı içerisinde kendini konumlandırmış bir ülke olarak son 10-15 yılda çok önemli yeni açılımlar yaptığına dikkati çeken Kalın, şöyle konuştu:

"Ukrayna savaşında biliyorsunuz baştan beri gerçek manada tarafları bir araya getiren tek barış ve müzakere masası Türkiye'de kuruldu. İlki Antalya'da daha sonra İstanbul'da. Maalesef arkası gelmedi ama biliyorsunuz Cumhurbaşkanı'mız, müteaddit kereler iki lideri bir araya getirme çağrısında bulundu ve bu çağrımızı da yenilemeye devam ediyoruz, edeceğiz bundan sonra da. Nitekim yarın Cumhurbaşkanı'mızın Sayın Putin'le bir telefon görüşmesi olacak, ardından Sayın Zelenski ile bir telefon görüşmesi olacak. Yani iki tarafla da bu yoğun diplomasiyi sürdürmeye devam ediyoruz. Zaten ilgili bakanlarımız, Dışişleri Bakanımız, Savunma Bakanımız, İstihbarat Başkanımız, bizler de diğer arkadaşlarımızla muhataplarıyla iki tarafta da görüşmeye devam ediyorlar. Bunu bu etkinlikte ve kapsamda yapabilen tek ülke şu anda Türkiye."

Kalın, son birkaç gündür Ukrayna'daki farklı cephelerde çatışmaların şiddetinin arttığını ve karşılıklı çok ciddi kayıplar olduğunu dile getirerek "Tam böyle işte 'Ocak, şubat girdi, yılbaşı geçti bir şey olur, belki bir duraklama dönemi olur.' deniyordu ama yani genel gidişat görülen o ki özellikle Zelenski'nin, Washington ziyaretinden sonra bu eskalasyonun, bu artışın, tırmanışın devam edeceği yönünde. Bu tabii bizi de çok derinden endişelendiriyor çünkü Ukrayna'da yaşanan çatışmalar, Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşın yayılması ve derinleşmesi riski çok fazla." diye konuştu.

Kalın, Kovid-19 salgın döneminin herkes için olduğu gibi Türkiye'nin de dayanıklılığının, sınırlarının zorlandığı ve sınandığı bir dönem olduğuna işaret ederek salgının başından itibaren Türkiye'nin insan güvenliği, gıda güvenliği, biyogüvenlik ve siber güvenlik konularında önemli tedbirler alındığını aktardı.

- "2023 yeni sınamalarla geldi önümüzde yeni imtihanlar, yeni zorluklar var"

Genel olarak 2022'nin bu büyük güç mücadelesinin ve zorlu rekabetin tekrar ülke gündemine oturduğu bir yıl olduğunu belirten Kalın, "Biz Türkiye eksenli dış politikayı biraz daha derinleştirerek, biraz daha sahaya yaygınlaştırarak bir yılı geride bıraktık. Ama tabii 2023 yeni sınamalarla geldi önümüzde yeni imtihanlar, yeni zorluklar var. Zaten önemli olan da bunlara karşı dayanıklı olabilecek kapasiteleri geliştirmektir." dedi.

Kalın, Türkiye Yüzyılı'na ilişkin de "Önümüzdeki 10, 20, 30 yıllık bir perspektifle baktığımızda Türkiye Yüzyılı hem Cumhuriyet'imizin 100'üncü yılında geldiğimiz noktayı hem de bundan sonra gitmek istediğimiz yeri tanımlayan ana çerçeveyi ifade ediyor." diye konuştu.

Bundan sonra, 2023, 2053, 2071 hedeflerinde ilerlemeye devam edeceklerini vurgulayan Kalın, 10-15 yıl önce Türkiye için "mümkün değil" denilen şeylerin artık, sıradan olduğunu anlattı. Kalın, bunlara örnek olarak, savunma sanayisi, otomotiv sektörü, telekomünikasyon, enerji alanında yapılanları anımsattı. Türkiye'nin bu alanlarda kendini bugünlere ve yarınlara hazırlayan adımları atmaya devam ettiğini bildirdi.

Kalın, Moskova'da Suriye konusunda yapılan toplantıyla ilgili, Türkiye açısından, masadan somut sonuçlar elde edilip edilmediğine ilişkin soru üzerine, bunun ilk toplantı olduğunu, devamının geleceğini belirtti.

Türkiye'nin Suriye konusundaki temel perspektiflerinin BM kararı çerçevesinde, anayasal sürecin ve siyasi müzakerelerin devam ettirilmesi yönünde olduğunu anlatan Kalın, Suriye ilgili temel kaygılarının, savaşın devam etmesi, terör saldırılarının Türkiye'ye karşı bir tehdit oluşturması ve insani krizin derinleşmesi olduğunu söyledi.

Kalın, PKK/PYD/ YPG tehdidinin ortadan kaldırılması, mültecilerin BM parametreleri çerçevesinde ülkelerine güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde dönmelerini sağlayacak bir zeminin Suriye tarafından hazırlanması ve bununla ilgili güvencelerin verilmesi gerektiğini ifade ederek "Bunun için sahada tabii ki rejim güçleriyle, İran'la, Rusya'yla bir koordinasyon, bir eşgüdüm içerisinde olmak durumundayız." değerlendirmesini yaptı.

- "Terörle mücadele ve mülteciler konusunda rahatlıkla adım atabiliriz"

İbrahim Kalın, Moskova'da Suriye konusunda yapılan toplantının ardından rejimin adım atmaya hazır olup olmadığına ilişkin soru üzerine, "Milli Savunma Bakanı'mızın ve İstihbarat Başkanı'mızın 28 Aralık'ta Moskova'da yaptığı görüşmede bu yönde olumlu adımlar, işaretler, mesajlar alındı. Bunlar tabii sahada çalışılacak, somutlaşacak, bunlar bir karara, taahhütte dönüşecek, ancak ondan sonra bu süreç başlayabilir." yanıtını verdi.

İlk defa 11 yıl sonra bu konularla ilgili bir temas kurduklarını aktaran Kalın, "Bunun hayırlı neticeler vermesi rejimin bundan sonra atacağı adımlara, taşıdığı niyete, sahip olduğu perspektife bağlı. Eğer bunları bizim iyi niyetimizle birleştirir ve bir kararlılığa dönüştürürse Rusya ile de sıkı bir koordinasyon içerisinde biz terörle mücadele ve mülteciler konusunda rahatlıkla adım atabiliriz." diye konuştu.

İkinci toplantının yeri ve zamanına ilişkin henüz bir tarih belirlenmediğini söyleyen Kalın, Milli Savunma Bakanı ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı'nın, Rus ve Suriyeli mevkidaşlarıyla yaptığı toplantının devamı mahiyetinde bazı toplantılar olabileceğine işaret ederek Dışişleri Bakanı'nın bir toplantısı olacağını ama onun takviminin de henüz belli olmadığını dile getirdi.

Kalın, gelecek aylarda bu alanda yeni toplantılar, görüşmeler olabileceğine dikkati çekti.

- "Bugüne kadar Suriye muhaliflerini hiç yüzüstü bırakmadık"

"Suriye'deki muhaliflerden bir grup, bugün Ankara'da çeşitli görüşmeler yaptı. Türkiye'nin bu adımlarını muhalifler nasıl değerlendiriyor'" sorusu üzerine Kalın, muhalifleri baştan beri desteklediklerini, desteklemeye de devam ettiklerini söyledi.

Bugüne kadar Suriye muhaliflerini hiç yüzüstü bırakmadıklarını, bugün Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun muhaliflerle yaptığı toplantının onlara tekrar bu güveni vermek için olduğunu aktaran Kalın, "Bütün bunların nasıl seyredeceği rejimin bundan sonraki tavrına bağlı. Türkiye bir el uzattı, bu eli havada bırakmamalarını ümit ediyoruz, bırakmayacaklarını düşünüyoruz. İlk toplantı bu yönde atılmış çok olumlu bir adımdı. Arkasını da bu şekilde getirirsek, hem bizim için hem Suriye halkı için hem de bölge barışı için iyi neticeler verecek bir sürecin içine girmemiz söz konusu olur." dedi.

- "Katar'daki el sıkışma 1,5 yıldır devam eden bir sürecin önemli aşamalarından birisiydi"

Kalın, Mısır ile ilişkilerde son duruma ilişkin soruya, "Katar'daki el sıkışma 1,5 yıldır devam eden bir sürecin önemli aşamalarından birisiydi. Tabii liderlerin el sıkışması önemli. O sisteme de verilmiş önemli bir mesaj. Ben bundan sonra hızlanacağını ümit ediyorum, bekliyorum, kanaatim de o yönde." yanıtını verdi.

Bakanlıkların Mısır ile temaslarının devam ettiğini belirten Kalın, "Bunlar bir büyükelçi atanması noktasına da gelir, liderler düzeyinde başka adımların atılması düzeyine de gelebilir. Biz, bu yönde olumlu bir tutum içerisinde olmaya devam edeceğiz." dedi.

Kalın, "İran'da devam eden olayları nasıl değerlendiriyorsunuz' Özellikle Güney Azerbaycan etkisi açısından düşünüldüğünde sizce olayların daha büyüme potansiyeli var mı'" sorusu üzerine, İran'da yaşanan olayların üzüntü ve endişe verici olduğunu dile getirerek olayların temel hak ve hürriyetleri koruma altına alan bir yapıya doğru evrilmesi temennisinde bulundu.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin Türkiye ziyaretinin yakın bir tarihe ertelendiğini belirten Kalın, tarihin henüz belli olmadığını, gelecek haftalar içerisinde bu ziyaretin gerçekleşebileceğini ifade etti.

"Zaman zaman İran'ın Ermenistan yanlısı bazı açıklamaları Azerbaycan tarafını üzdüğü gibi bizi de üzüyor." diyen Kalın, bölgenin barış ve istikrarı için Türkiye, Azerbaycan, İran, Ermenistan ve Gürcistan'ın birbiriyle uyum içerisinde hareket etmesi, birbirine açık ve net olması gerektiğine işaret etti.

- "Terör belasına karşı somut adımlar atmanızı bekliyoruz"

İbrahim Kalın, İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

"Bunu anlayışla karşılıyoruz. Ama biz de diyoruz ki 'Bakın siz ne kadar NATO'ya üye olmak istiyorsanız, biz de yıllardır uğraştığımız bu terör belasına karşı somut adımlar atmanızı bekliyoruz.' Çünkü NATO bir turizm örgütü değildir, NATO uluslararası kültür örgütü değildir, NATO bir güvenlik ittifakıdır. Dolayısıyla burada bütün üyelerin güvenliği garanti altına alınmadan NATO ittifakının misyonunu gerçekleştirmesi mümkün değildir."

- "Bunun Yunanistan için ağır sonuçları olur"

Kalın, "Girit Adası'nda karasuların 12 mile çıkartılması iddiası söz konusu. Bu olursa Türkiye'nin cevabı ne olur'" sorusunu, "Değil 12 mil, 6, 7, 8, 9 bile yapsalar bunu kabul etmemiz asla mümkün değildir, söz konusu değildir. Bunun Yunanistan için de ağır sonuçları olur. Böyle bir yola başvurmamalarını bekliyoruz. Bu yönde adım atarlarsa bunu asla karşılıksız bırakmayız." şeklinde yanıtladı.

İsrail'de yeni hükümetin kurulmasına ilişkin açıklamalarda bulunan Kalın, yeni hükümetin izleyeceği politikalara bakacaklarına dikkati çekerek "Açıkçası ben kendi adıma bu hükümetin yerleşimci politikalarını destekleyecek olmasından büyük endişe duyuyorum." dedi. AA

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.