logo
08 AĞUSTOS 2026

Resulullah ve Ehl-i Beyt’ini sevmek -2-

İmam Câfer Ehl-i Beyt’i sevmek konusunda şöyle diyor:

18.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Resulullah ve Ehl-i Beyt’ini sevmek -2-
Resulullah ve Ehl-i Beyt’ini sevmek -2-
İmam Câfer Ehl-i Beyt'i sevmek konusunda şöyle diyor:

"Biz Ehli Beyt öyle bir topluluğuz ki, Allah, insanlara bize itaat etmelerini farz kılmıştır. Bize ganimetten pay verilir.

Biz, ilimde rasihun (derinleşen) kimseleriz. Bizler kıskanılan kimseleriz ki, bizim hakkımızda şöyle buyurulmuştur: "Yoksa Allah lütfundan onlara verdi diye insanlar onları kıskanıyorlar mı?"  







Buraya kadar bu ilkenin -Hz. Resulullah (s.a.v.) ve Ehl-i Beyt'ini sevmenin- delillerini gördük; şimdi şöyle bir soruyla karşılaşmaktayız:

1- Resulullah (s.a.v.) ve Ehl-i Beyt'ini sevmenin ümmete ne yararı var?

2- Resulûllah (s.a.v.) ve Ehl-i Beyt'ini sevmenin yolu nedir?







İlk soru hakkında hatırlatmak gerekir ki, fazilet ve kemâl sahibi bir kişiyi sevmek, bizzat kemâle doğru çıkmak için bir merdivendir.

İnsan birini cân-ı gönülden ve samimi olarak severse, kendisini ona benzetmeye, onun sevdiği şeyleri yapmaya ve onu rahatsız eden şeylerden kaçınmaya çalışır.

İnsanın böyle bir ruha sahip olması değişim kaynağı olup, sürekli itaat yolunu izlemesine ve günahtan sakınmasında neden olur.

Dilde sevgisini belirtip amelde sevgililerine karşı gelenler gerçek sevgiye sahip değillerdir.







Nitekim İmam Câfer Sâdık'a (a.s.) isnat edilen iki beyitte bu noktaya işaret edilmiştir:

"Seviyorum diyorsun, oysa isyan ediyorsun Allah'a,

Hayret vericidir bu iş, and olsun öz canıma

Sevgin gerçekse eğer, itaat edersin O'na

Çünkü seven bir er, itaat eder cananına." 







Hz. Resulullah (s.a.v.) ve Ehl-i Beyt'ine sevgi beslemenin bazı semereleri anlaşıldıktan sonra, şimdi sevgiyi nasıl ortaya koymak gerekir, ona bakalım:

Kesinlikle maksat, amele hiçbir yansıması olmayan kalbî bir sevgi değildir; aksine maksat, insanın söz ve davranışlarında uygun bir yansıması olan sevgidir.

Şüphesiz Resulullah (s.a.v.) ve Ehl-i Beyt'ini sevmenin yansımalarından biri, yukarıda değindiğimiz gibi amelde onları izlemektedir.







Ancak asıl bahis konusu bu derûnî hâletin diğer yansımalarındadır ve o da özetle şudur:

Halkın gözünde sevgi belirtisi ve kişilere değer verilme vesilesi sayılan her türlü söz ve davranış, bu kuralın içine girer; ancak saygının haram vesilelerle değil, meşru şeylerle olması şarttır.

Dolayısıyla, Hz. Resulullah (s.a.v.) ve Ehl-i Beyt'ini her zaman -özellikle doğum veya vefat yıldönümlerinde- anmak, onlara sevgi göstermenin, makam ve mevkilerini yüceltmenin yollarından biridir.







İşte bu nedenle Hz. Resulullah'ı (s.a.v.) doğum gününde anmak Müslümanlar arasında sürekli bir sünnet (gelenek) hâlindedir.

Esasen, insanın değer verdiklerini kaybetmesi nedeniyle yas meclisleri düzenlenmesi, Hz. Resulullah'ın (s.a.v.) temelini Uhud Savaşı'nda attığı bir iştir; Ensâr kadınlarının Uhud şehitleri için ağladıklarını öğrenince, değerli amcası Hamza'yı hatırlayarak şöyle buyurdu: "Ama Hamza'ya ağlayan kimse yok." 







Müslümanlar Hz. Resulullah'ın (s.a.v.), amcası Hamza için yas merasimi düzenlenmesini istediğini hissedince, kadınlarına, bir meclis düzenleyerek Resulullah'ın (s.a.v.) amcasına matem tutmalarını söylediler.

Bunun üzerine -şehitler efendisi Hamza için- matem merasimi düzenlediler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu duyarlılıklarından dolayı onlara teşekkür ederek haklarında dua edip, "Allah Ensâra merhamet etsin" buyurdu. Daha sonra Ensârın ileri gelenlerine, kadınlarına evlerine dönmelerini söylemelerini buyurdu."  (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.