logo
10 ŞUBAT 2026

Resûlullah'ın (s.a.v.) dilinden Ehl-i Beyt

15.11.2011 00:00:00


Alemlerin Rabbi olan Allah'a sonsuz hamd ü sena? Alemlerin yüzüsuyu hürmetine yaratıldığı Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)'e sayısız salat ve selam? Hz. Resûlullah'ın pâk Ehl-i Beyt'ine gönüller dolusu selam?

Alemlerin Rabbi olan Allah'a sonsuz hamd ü sena? Alemlerin yüzüsuyu hürmetine yaratıldığı Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)'e sayısız salat ve selam? Hz. Resûlullah'ın pâk Ehl-i Beyt'ine gönüller dolusu selam? İslam'ın ilk gününden bugüne ve kıyamete değin bu sevda ile yanıp tutuşan Âl-i Âba aşığı mü'minlere selam..Ehl-i Beyt'in diriltici, birleştirici ve kaynaştırıcı nefesini doyasıya hissettiğimiz bu iklimde, sözün güzelini, Alemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.v.)'in mübarek nübüvvet pınarından kana kana içmek üzere tebliğimi sunmak istiyorum.Peygamber (s.a.v.) Efendimizin üvey oğlu Ömer b. Ebi Seleme der ki: "Ahzab Suresi 33. ayet-i celilesi Ümmü Seleme'nin evinde nazil oldu. Peygamber aleyhisselam Fatıma'yı, Hasan'ı, Hüseyin'i çağırdı. Onlara, bir örtü örttü. O sırada Ali, arkada, geride bulunuyordu. Onu da bir başka örtü ile örttü. Sonra da 'Allah'ım, bunlar benim Ehl-i Beyt'imdir. Bunlardan günah kirini gider, tertemiz yap' diyerek dua etti.Ümmi Seleme, 'Ya Nebiyyallah! Ben de onlarla birlikte miyim?' diye sordu. Hz. Resûlullah (s.a.v.) ona 'sen yerindesin ve bana hayırlısın!' buyurdu." (Tirmizi-Sünen c. 5, s. 663)İbn-u Abbas (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz buyurdular ki; 'Nimetleriyle bizi beslediği için Allah'ı (c.c.) sevin. Beni de Allah sevgisi için sevin. Ehl-i Beyt'imi de benim için sevin." (Tirmizi, Menakib, 3792)Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve âlih vasiyetinde şöyle buyuruyor "Biz Ehl-i Beyt'i sevmeye önem verin. Zira hiç şüphesiz, bizi sevdiği hâlde ölen birisi bizim şefaatimiz ile cennete girecektir. Canım elinde olana Allah'a and olsun ki, bizim hakkımızı tanımadan, hiçbir kula, yaptığı amel fayda vermez." (Mecma'uz-Zevaid, Heysemî, c.9, s. 172; İhya'ul-Meyyit, Suyutî, Hadis: 18).Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve âlih vasiyetinde şöyle buyuruyor: "(Ey Peygamber) De ki: Ben, onun (risaletin tebliği) karşılığı olarak, sizden yakınlarımı sevmekten başka hiçbir ücret ve mükâfat istemiyorum" ayeti nazil olduğu vakit, Müslümanlar, "Ey Allah'ın Resulü, sevgileri bize vacip olan akrabaların kimdir?" diye sorduklarında buyurdu ki: "Ali, Fatıma ve iki çocukları (Hasan ve Hüseyin) dır." Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve âlih vasiyetinde şöyle buyuruyor: "Her şeyin bir temeli vardır; dinin temeli de biz Ehl-i Beyt'i sevmektir." (Lisan'ül-Mizan, c. 5, s. 380; Kenz'ül-Ummal, c. 13, s. 645 Hadis: 37631; ed-Dürr'ül-Mensur, c. 7, s. 350)Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve âlih vasiyetinde şöyle buyuruyor "Kim Âl-i Muhammed'in (Peygamber'in Ehl-i Beyti'nin) sevgisi üzere ölürse, şehit olarak ölmüştür. Şunu bilin ki, kim Âl-i Muhammed'in sevgisi üzere ölürse, (günahları) bağışlanmış bir hâlde ölür. Bilin ki, Âl-i Muhammed'in sevgisi üzere ölen, tevbe etmiş bir şekilde ölmüştür. Şunu bilin ki, Âl-i Muhammed'in sevgisi üzere ölen, imanı kâmilleşen bir mü'min olarak ölmüştür. Bilin ki, Âl-i Muhammed'in sevgisi üzere ölen kimseyi, (önce) ölüm meleği, sonra da Münker ve Nekir cennet ile müjdeler. Bilin ki, Âl-i Muhammed'in sevgisi üzere ölen kimse, bir gelinin kocasının evine uğurlandığı gibi cennete doğru uğurlanır. Bilin ki, Âl-i Muhammed'in sevgisi üzere ölen kimse için kabrinde cennete doğru iki kapı açılır. Bilin ki, kim Âl-i Muhammed'in sevgisi üzere ölürse, Allah onun kabrini rahmet meleklerinin ziyaret yeri yapar. Bilin ki, Âl-i Muhammed'in sevgisi üzere ölen kimse, Resûlullah'ın Sünneti ve hak cemaatinin çizgisinde ölmüştür. Bilin ki, kim Âl-i Muhammed'in buğzu ve düşmanlığı üzere ölürse, kıyamet günü alnına, 'Allah'ın rahmetinden umudu kesilmiştir!' diye yazılı olarak haşredilir. Şunu iyice bilin ki, Âl-i Muhammed'in düşmanlığı üzere ölen bir kimse, kâfir olarak ölmüştür. Şunu da bilin ki, Âl-i Muhammed'in buğzu ve düşmanlığı üzere ölen kimse, hiçbir zaman cennet kokusunu almayacaktır." (Tefsir'ül-Keşşaf, Zemahşerî, c. 4, s. 220; Tefsir-i Kebir, Fahreddin Razî, c. 7, s. 405; Nur'ul-Ebsar, s. 104-105; Yenabi'ul-Mevedde, Eski İstanbul baskısı, s. 27-263-369; Feraid'üs-Simtayn, c. 2, s. 255, Hadis: 524).

"Ehl-i Beyt'in önüme geçmeyin"Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve âlih vasiyetinde şöyle buyuruyor: "Kur'an ve Ehl-i Beyt'ine işaret ederek, "O ikisinden öne geçmeyin; yoksa helâk olursunuz; onlardan geri kalmayın, yoksa helâk olursunuz; onlara (Ehl-i Beyt'e) bir şey öğretmeye de kalkışmayın; zira onlar sizden daha bilgilidirler." (es-Savaik'ul-Muhrika, s.148; Mecma'uz-Zevaid, c. 9, s. 163; ed-Dürr'ül-Mensur, Suyutî, c. 2, s. 60; Kenz'ül-Ummal, Muttaki Hindî, c. 1, Hadis: 958; Üsd'ül-Gabe, c. 3, s. 137; Yenabi'ul-Mevedde, Eski İstanbul baskısı, s. 37-296).Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve âlih vasiyetinde şöyle buyuruyor: "Benim Ehl-i Beyt'imi kendi aranızda, vücuttaki baş ve baştaki iki göz gibi kabul edin; baş, gözler olmadan yolunu bulamaz." (Mecma'uz-Zevaid, Heysemî, c. 9, s. 172; el-Fusul'ül-Mühimme, İbn Sabbağ Malikî, s. 8; Raşfet'üs-Sadi, s. 91; eş-Şeref'ül-Müebbed, s.31; İs'af-ür Rağibin, s. 110).Hz. Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz buyurmuştur ki: "Biz nübüvvet ağacının meyvesi ve risalet madeninin Ehl-i Beyt'iyiz; mahlûkat içerisinde benden başka Ehl-i Beyt'imden üstün olan birisi yoktur." (İhkak'ul-Hak, c. 9, s. 378) "Hakîkaten Allah, kızım Fâtıma'yı ve onun evlâtlarını ve onları sevenleri ateşten uzaklaştırmıştır." (el-Müttakî el-Hindî, Kenz'ül-Ummâl, c. 6, s. 219).Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve âlih şöyle buyurmuştur: "Kim, benim hayatımla hayatta olmak, ölümümle ölmek ve Rabb'imin diktiği Adn cennetinde sakin olmak istiyorsa, benden sonra Ali'yi ve onu seveni sevsin ve benden sonra Ehl-i Beyt'ime uysun; onlar benim ıtretimdir, benim tiynetimden yaratılmışlar; benim anlayış ve ilmimle rızıklanmışlardır. O halde, vay ümmetimden onların faziletlerini yalanlayanların ve benim onlarla olan yakınlığımı kesenlerin haline; Allah (c.c.), benim şefaatimi onlara ulaştırmayacaktır." (Şerh-u İbn-i Ebi'l Hadid, c. 9, s. 170/12; Hilyet-ul Evliyâ, c. 1, s. 86; Kenz'ul Ummal, c. 12, s. 103/24198; Kifayet-ut Talib, s.214; Mecma-uz Zevaid, c. 9, s. 108; Tercemet-u Emirulmüminin min Tarih-i Medinet-i Dimaşk, c. 2, s. 95).  Hz. Resûlullah (s.a.v.) Hz. Ali'ye (a.s) işaret ederek şöyle buyurmuştur: "Bu, bana ilk iman eden ve kıyamet günü ilk benimle tokalaşacak olandır. Bu, en büyük Sıddıktır. Bu, ümme(tin Faruk'udur. Hak ile batılı birbirinden ayırır ve bu mü'minlerin önderidir." (Kenz-ül Ümmal c. 6 s. 156 hadis no: 2608; Mecme-üz Zevaid, c. 9, s. 102, Kifayet-üt Talib Genci Şafii'nin s. 187; Tarih-i Dimeşk c. 1, s. 87, Ali bin Ebu Talib bölümü; Üsd-ül ?abe, c. 5, s. 287).

Allah'ın Sevgilisinden bize ağır emanetHz. Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz buyurmuştur ki: "Şüphesiz, (âhirete) çağrılıp gitmem yakındır. Size iki büyük ve hukuku ağır emanet bırakıyorum. Birisi, Aziz ve Celil olan Allah'ın kitabı Kur'an. Diğeri de gözümün nuru Ehl-i Beyt'imdir. Allah'ın kitabı Kur'an; semadan yeryüzüne uzatılmış (ilâhî ve nuranî) bir iptir. Lâtif ve Habir olan (her şeyi bilen Rabbim) bana bildirdi ki: Kur'an'la Ehl-i Beyt'im (âhirette) Havz-ı Kevser'in başında bana gelene kadar birbirinden ayrılmayacak. Öyleyse, sizler (size emanet ettiğim) bu iki şeyde bana nasıl halef olduğunuza (benden sonra onlara nasıl davrandığınıza) iyi bakınız; onların hakkını korumaya dikkat ediniz!" (Ahmed, Müsned, 111, 17, V, 182;Tabarânî, el-Mu'cemu'1-Kebir, V, 154, No:4922, 4923; Bkz. Tirmizî, Menâkıb, 32, No: 3788).Hz. Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz buyurmuştur ki: "Sizin en hayırlınız, benden sonra Ehl-i Beyt'ime karşı en hayırlı davranan kimselerdir." (Hâkim, Müstedrek, III, 311; Ebû Ya'lâ, Müsned, No: 5924)."Allah'a yemin ederim ki, bana ve Ehl-i Beyt'ime buğzeden ve bizi kızdıran kimse, muhakkak cehenneme girer." (Hâkim, Müstedrek, III, 150; İbn-u Hıbbân, el-İhsân, XV, 435, No: 6978)."Ehl-i Beyt'im Nuh'un gemisi gibidir; ona binen kurtulur; uzak duran boğulup helâk olur." (Hâkim, Müstedrek, III, 151; Ahmed, Müsned, III, 157; Tabarânî, el-Kebîr, No:2636-2638)."Rabbim bana, Ehl-i Beyt'im içinde kim Allah'ın birliğini ve benim peygamberliğimi kabul ederse ona azap etmeyeceğini vaad etti." (Hâkim, Müstedrek, III, 150).Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve âlih buyuruyor ki: "Ben sizin aranızda iki paha biçilmez emanet bırakıyorum; bu ikisine sarılacak olursanız benden sonra asla sapmazsınız. Bunlardan birisi diğerinden daha büyüktür. Onlar, gökten yeryüzüne sarkmış sağlam ip olan Allah'ın Kitabı ve Itretim Ehl-i Beyt'imdir. Bu ikisi Kevser havuzunun başında bana ulaşıncaya kadar birbirinden ayrılmazlar; benden sonra bunlara nasıl davranacağınıza bakın."Bu hadis, bu şekilde ve diğer lafızlarla anlamı mütevatir olarak şu kaynaklarda tahriç edilmiştir: Sahih-i Müslim, c. 4, 1873/2408 ve c. 5, s. 663/3786 ve 3788; Müstedrek -Hakim-, c. 3, s. 148; Müsned-i Ahmed, c. 3, s. 14, 17, 26, 59 ve c. 4, s. 371 ve c. 5, s. 182, 189; Fezail-us Sahabe -Ahmed b. Hanbel-, c. 2, s. 603/1035; Hasais -Nesaî-, s. 21; Mesabih-us Sünne, c. 4, s. 185/4800 ve s. 190/4816; Mecma-uz Zevaid, c. 9, s. 163-164; Câmi-us Sağir -Siyutî-, c. 1, s. 244/1608; es-Savaik-ul Muhrika -İbn-i Hacer-, s. 75 ve 89; Hasais-ul Kubra -Siyutî-, c. 2, s. 266; Tefsir-ud Durr-ul Mensur -Siyutî-, c. 2, s. 60; Tefsir-ur Razi, c. 8, s. 163; Hilyet-ul Evliya, c. 1, s. 355; Sünen-i Beyhaki, c. 2, s. 146 ve c. 7, s. 30; Usd-ul Gabe, c. 2, s. 13; Tarih-u Bağdad, c. 8, s. 442; Mu'cem-ul Kebir -Taberanî-, c. 3, s. 201/3052.

Onlar Nuh'un gemisi gibidirResul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve âlih buyurmuştur ki: "Sizin aranızda Ehl-i Beyt'imin misali (konumu) Nuh'un gemisi gibidir; ona binen kurtuldu ve ondan ayrılan ise boğuldu." (Müstedrek -Hakim-, c. 2, s. 266, Câmi-us Sağir -Siyutî-, c. 2, s. 533/8162; Ruh-ul Meani -Alusî-, c. 25, s. 32; Tefsir-u İbn-i Kesir, s. 123; Tarih-u Beğdad, c. 12, s. 91, Hilyet-ul Evliya, c. 4, s. 306; Savaik-ul Muhrika, s. 184 ve 234; Mecma-uz Zevaid, c. 9, s. 168, Zehair-ul Ukba, s. 120, Kifayet-ut Talib, s. 378, Nur-ul Ebsar, s. 104).Yine Resûlullah sallallahu aleyhi ve âlih şöyle buyuruyor: "Yıldızlar, yeryüzündekilere boğulmaktan güvencedir. Ehl-i Beyt'im de ümmetime ihtilafa düşmekten güvencedir; dolayısıyla, Arap kabilesinden birisi Ehl-i Beyt'ime muhalefet edecek olursa ihtilafa düşer ve İblis'in partisi olur." (Müstedrek-ul Hakim, c. 3, s. 149 ve Sahih-u Müstedrek-il Hakim, Hasais-ul Kubra -Siyutî-, c. 2, s. 266; Fezail-us Sahabe -Ahmed b. Hanbel-, c. 3, s.671/1145; es-Savaik-ul Muhrika, s. 111 ve 140; Zehair-ul Ukba, s.17; Kenz-ul Ummal, c. 12, s. 96/34155 ve s.101/34188 ve s. 102/34189; Câmi-us Sağir -Siyutî-,c. 2, s. 680/9313; Mecma-uz Zevaid, c. 9, s. 174; Feyz-ul Kadir, c. 6, s.297). Hz.Resûlullah sallallahu aleyhi ve âlih Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin aleyhimasselam'a hitaben şöyle buyurmuştur: "Ben sizinle savaşanla savaş halindeyim ve sizinle barış içinde olanla barış içerisindeyim." (Sünen-i Tirmizî, c.5, s.699/3870; Müstedrek-ul Hakim, c.3, s.149; Sünen-i İbn-i Mâce, c.1, s.52/145; Müsned-i Ahmed, c.c.2, s.142; Usd-ul Gabe, c.7, s.225; Mecma-uz Zevaid, c.9, s.169; Mesabih-us Sünne, c.4, s.190; Savaik-ul Muhrika, s.187; er-Rıyaz-un Nezire, c.3, s.154; Şevahid-ut Tenzil, c.2, s.27; Menakıb-i Harezmî, s.91; Mu'cem-ul Kebir -Taberani-, c.3, s.30/2619; Kenz-ul Ummal, c.6, s.216; Sünen-i İbn-i Habban, c.7, s.102).Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve âlih bir gün Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin'le (aleyhisselam) oturduğu bir sırada buyurmuştur ki: "Allah'ım! Bunlar benim Ehl-i Beyt'imdir. Allah'ım! Onlarla düşman olana düşman ol; onlarla dost olana dost ol." (Tarih-ul Kebir -Buhari-, c.2, s.69-70; Müsned-i Ebi Ye'lâ, c.12, s.383/6951; Mecma-uz Zevaid, c.9, s.166-167 ve demiştir ki: Bunun senedi güzeldir).Hz. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve âlih buyurmuştur ki: "Sizin aranızda Ehl-i Beyt'imin misali İsrailoğulları'ndaki Hıtta kapısı gibidir; kim o kapıdan içeri girmişse bağışlanmıştır." (Mu'cem-ul Evset -Taberanî-, c.6, s.147/5870, yine Mucem-us Sağir -Taberanî-,c.2, s.22; Savaik-ul Muhrika -İbn-i Hacer-, s.152; Kifayet-ut Talib, s.378; Mecma-uz Zevaid, c.9, s.168).Yine Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve âlih şöyle buyurmuştur: "Biz Ehl-i Beytle hiç kimse mukayese edilmez." (Firdevs-id Deylemî, c.4, s.283/6838; Zehair-ul Ukba, s.17; Kenz-ul Ummal, c.6, s.218; Kunuz-ul Hakaik -Abdurrauf Menavî-, s.153, Beyrut-Dar-u Kutub-il İlmiyye; Feraid-us Simtayn, c.1, s.45).Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve âlih vasiyetinde şöyle buyuruyor: "Ehl-i Beyt'im konusunda sizi Allah'a and veriyorum." (Mu'cem-ul Kebir, c.5, s.183/5027; Kenz-ul Ummal, c.13, s.640/37619; İhkak-ul Hak -Nurullah Hüseynî Tusterî-, c.9, s.434). Hz. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve âlih buyuruyor ki: "Kim ecelinin mübarek olmasını ve Allah Teala'nın, bahşettiği şeyle onu faydalandırmasını istiyorsa, benden sonra Ehl-i Beyt'ime iyi davransın." (Kenz-ul Ummal, c.12, s.99/34171). "Allah ve melekleri devamlı Peygamber'e salât ediyor; ey müminler siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin." Ahzab suresi 56. ayeti nazil olunca, Ashab'tan bazıları, Resûlullah (s.a.v.) Efendimize gelerek, "Yâ Resûlallah! Size nasıl selâm vereceğimizi biliyoruz, fakat size, Ehl-i Beyt'inize nasıl salât okuyalım?" diye sordular. Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Şöyle deyin: Allahım! Efendimiz Muhammed'e ve onun âline (ailesine ve zürriyetine) salât et. Peygamberin İbrahim'e ve âline salât ettiğin gibi. Allahım! Efendimiz Muhammed'e ve onun âline (ailesine ve zürriyetine) bereket ihsan et, onları mübarek kıl. Peygamberin İbrâhim'e ve âline bereket verdiğin gibi." (Buhârî, Ehâdisü'l-Enbiyâ, 10; Müslim, Salat, 65-69). Bu ayet ve hadislerden hareketle İmam Şafiî (ra.h), namazın son oturuşunda Efendimize salât okumayı namazın farzlarından saymıştır. Getirilecek salâtın en kısasının, tercih edilen görüşe göre "Allahümme salli alâ Muhahemmedin ve âlihi" olduğu belirtilmiştir. (Şirbînî, Muğni'l-Muhtâc, I, 270 (Beyrut, 1997. Tahriçli Baskı); Zuhaylî, el-Fıkhu'l-Islâmî ve Edilletühû, I, 670). Yukarıda geçen sözle bu kasdedilmiştir.

MİT Büyük Operasyonu Kimlere Yaptı? Gazeteci Fatih Ergin Anlattı

Türkiye’nin milli güvenliğini yakından ilgilendiren kontrolsüz göçün ve vatandaşlık süreçlerindeki aksaklıkların casusluk faaliyetleri için nasıl bir zemin hazırladığını tüm çıplaklığıyla Gazeteci Fatih Ergin gözler önüne serdi

10.02.2026 17:40:00
Ahmet Turan Yiğit
MİT Büyük Operasyonu Kimlere Yaptı? Gazeteci Fatih Ergin Anlattı
MİT Büyük Operasyonu Kimlere Yaptı? Gazeteci Fatih Ergin Anlattı
Türkiye'nin milli güvenliğini yakından ilgilendiren kontrolsüz göçün ve vatandaşlık süreçlerindeki aksaklıkların casusluk faaliyetleri için nasıl bir zemin hazırladığını tüm çıplaklığıyla Gazeteci Fatih Ergin gözler önüne serdi. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın son yıllarda Mossad'a indirdiği darbeler çok önemli olduğunu belirten Ergin, henüz deşifre edilememiş "uyuyan hücrelerin" riskinin büyük olduğunu açıkladı.

Gazeteci Fatih Ergin'in konuşmasını izleyin:

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan Mesut Özaslan ve Keçiören Olayı Analizi

AKP Ayakta Kalma Mücadelesinde Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Mesut Özaslan ve Keçiören Olayını Yorumladı 

10.02.2026 16:51:00
Ahmet Turan Yiğit
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan Mesut Özaslan ve Keçiören Olayı Analizi
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan Mesut Özaslan ve Keçiören Olayı Analizi
Türk siyasetinde "transfer" tartışmaları ve etik değerlerin kaybı gündemin ilk sırasına yerleşti. Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, son günlerde yaşanan siyasi geçişleri ve Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özaslan'ın tavrını analiz etti. Siyasetin geldiği noktayı "değerler krizi" olarak nitelendiren Yavuz, Mansur Yavaş'ın tepkisinden sistemin yanlışlarına kadar pek çok kritik noktaya parmak bastı.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un konuşmasını izleyin:

İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor


 
İstanbul'a su sağlayan barajlarda doluluk oranı yüzde 36.3'e çıktı. 
 

10.02.2026 15:14:00
ÖNDER YILMAZ
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor
İstanbul'da barajlar yavaş yavaş doluyor

İstanbul'a su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı, yağışların ardından yükselişini sürdürerek yüzde 36.3'e çıktı.
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, 7 Aralık'ta yüzde 17.12 seviyelerine kadar düşen barajlardaki doluluk oranı, son günlerdeki yağışlarla yükselişini sürdürdü.
Doluluk yılbaşından 10 Şubat'a kadar yüzde 17.53 oranında arttı. Bu kapsamda kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 36.3 olarak kaydedildi. Doluluk oranı 31 Ocak'ta yüzde 28.24 idi. Böylece son 10 günde yüzde 8'lik bir artış sağlandı. Bu oranın devam etmesi halinde Şubat ayı sonunda barajlardaki doluluk oranının yüzde 50'yi aşması bekleniyor.

Su tüketimi fazla

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken su miktarı 10 Şubat itibarıyla 315 milyon 331 bin metreküp olarak kaydedildi. İstanbul'da kış aylarında günde ortalama 3 milyon metreküp su tüketiliyor. Yazın turizmin etkisiyle tüketim 3.5 milyon metreküpü aşabiliyor. Mevcut su megakente 105 gün yeter!

Bu sene sıkıntı geçmiş değil

Barajlardaki doluluk oranı artmasına rağmen bu oran, son 10 yılın aynı dönemine göre en düşük ikinci seviye oldu. Doluluk oranı 10 Şubat 2023'te yüzde 32.13 idi. Geçen yıl 10 Şubat'ta ise yüzde 55.91... Bu yıl doluluk oranı, geçen yıla göre yüzde 19.6 geride bulunuyor. Bu tablo megakentin bu yıl hala daha su stresinden sıyrılamadığını ortaya koyuyor.

Ankara'da dehşete düşüren olay

Cezaevinden izinli çıkan şahıs eşini, kızını ve annesini öldürdükten sonra intihar etti. Şahsın 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenildi

10.02.2026 14:43:00
İHA
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz (35), annesi Azize Cengiz (57) ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'in (8) ardından aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i (28) tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti. Olaya tanık olan komşu: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş" dedi.

Olay, dün akşam Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi 384'üncü Sokak'ta meydana geldi. Cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz, annesi ve kızının yaşadığı eve geldi. Burada bilinmeyen nedenle tartıştığı annesi ile yanında kalan ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'i arabada tabanca ile vurdu.

Recep Cengiz, daha sonra annesi ve kızının cansız bedenlerini bagaja koyarak aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'in evine gitti. Kurye kılığında kapıyı eşine açtıran Recep Cengiz, boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i tabanca ile öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti.

Ayrıca Recep Cengiz'in silahla tehdit, dolandırıcılık ve hakaret suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenilirken, şahsın eşini öldürdüğü binada güvenlik kameralarına takılmamak için elektrik tesisatına zarar verdiği ileri sürüldü. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

"Adam, daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış"

Olayın gerçekleştiği binada yönetici olan Nizamettin Karagöz, Recep Cengiz ile Beyzanur Uçan Cengiz'in yeni evlendiğini ve Beyzanur Uçan Cengiz'in ayrılmak için dilekçe verdiğini öne sürerek, "Adam daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış. Eşinden uzaklaştırma almış. Eşi cezaevinden çıktığını bahsetti. 6-7 ay önce evlenmişler.

Anlaşamamışlar. Kadın ayrılmak için dilekçe vermiş. Adam da bunu kabullenmedi herhalde. Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş. Buraya da kurye kılığında gelmiş. Eşini de burada vurmuş. Kadın 2-3 sene önce de burada oturdu. Gitti geldi, yine oturdu. Çok memnunduk, çok iyi insandı" diye konuştu.

İzmir'de güvercin kümesinde 124 tabanca ele geçirildi

İzmir'in Karabağlar ilçesinde polis ekipleri tarafından bir ikamete düzenlenen operasyonda, güvercin kümesine gizlenmiş 124 adet ruhsatsız tabanca ve çok sayıda silah parçası ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı

10.02.2026 10:35:00
İhlas Haber Ajansı
İzmir'de güvercin kümesinde 124 tabanca ele geçirildi
İzmir'de güvercin kümesinde 124 tabanca ele geçirildi
İzmir'in Karabağlar ilçesinde polis ekipleri tarafından bir ikamete düzenlenen operasyonda, güvercin kümesine gizlenmiş 124 adet ruhsatsız tabanca ve çok sayıda silah parçası ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı.

Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, bireysel silahlanmaya karşı yürütülen çalışmalar çerçevesinde, bir şahsın ruhsatsız tabanca satışı yaptığı bilgisine ulaştı.

[31]

İstihbari çalışmaların ardından harekete geçen ekipler, belirlenen adrese operasyon düzenledi. İkametin giriş katında bulunan güvercin kümesinde yapılan aramalarda; 124 adet ruhsatsız tabanca, 76 adet tabanca sürgüsü, 28 adet tabanca namlusu ile 39 adet icra mili ve yayı ele geçirildi.

Operasyon kapsamında U.K. (41), A.K. (41) ve E.Y.K. (19) yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler emniyetteki işlemleri sürüyor.

Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor


 
Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. 

10.02.2026 00:21:00
AA
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor

Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. Balkaya Dağları eteklerindeki sarp kayalıklarda kar ve yağmurdan beslenen üç şelale, son günlerde karların erimesiyle yeniden akmaya başladı.

Metrelerce yükseklikten akan şelaleler, kayaların arasından süzülen görüntüsüyle seyirlik manzaralar oluşturuyor. İlçenin yüksek kesimlerinde oluşan sis tabakası ve şelaleler, dronla görüntülendi.

Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4 tutuklu sanığın tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti

09.02.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz
Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Ankara 57'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedildi.

Mahkemenin tahliye kararının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, verilen tahliye kararına itiraz etti.

Gözaltına alınan İmamoğlu'nun korumasına adli kontrol

Ekrem İmamoğlu'nun koruması B.K. hakkında, "yolsuzluk" soruşturmasına ilişkin adli kontrol kararı verildi

 

09.02.2026 15:24:00
Anadolu Ajansı
Gözaltına alınan İmamoğlu'nun korumasına adli kontrol
Gözaltına alınan İmamoğlu'nun korumasına adli kontrol

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun koruması B.K. hakkında, "yolsuzluk" soruşturmasına ilişkin adli kontrol kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca İBB'ye yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 7 Şubat'ta gözaltına alınan B.K'nin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheli, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Savcılıkta ifade veren B.K, yurt dışı çıkış yasağı ve imza şeklindeki adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Hakimlik, B.K. hakkında adli kontrol kararı verdi.

Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a çalıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınan Mehmet Budak Derya ile Veysel Kerimoğlu adliyeye sevk edildi

 

09.02.2026 12:04:00
Anadolu Ajansı
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

Bir süredir takip altında olan ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün ortak operasyonu sonucu yakalanan Derya ve Kerimoğlu'nun İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi yerleşkesindeki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen 2 şüpheli, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

MİT tarafından bir süredir takip altında olan şirket sahibi Mehmet Budak Derya, yanında çalışan Veysel Kerimoğlu'nun İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a bilgi aktarımı yaptığı belirlenmişti.

Derya'nın, Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini artırdığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirerek topladıkları bilgileri İsrail servisine aktardığı tespit edilmişti.

İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdüren Derya'nın bu süreçte "Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael" kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdiği anlaşılmıştı.

İsrail servisi ile kriptolu bir haberleşme sistemiyle iletişim kuran Derya'nın, Mossad mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden SIM kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına ilettiği belirlenmişti.

Derya'nın Mossad görevlileri ile ocak ayında yaptığı son görüşmede paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, internet sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaların ele alındığı tespit edilmişti.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından Derya ve Kerimoğlu, MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İstanbul'da 6 Şubat'ta gözaltına alınmıştı.

Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı

Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı

08.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı.



İl Emniyet Müdürlüğü, Kırıkhan Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Kırıkhan ilçesinde bir araç durduruldu.

Durdurulan araçta narko köpek eşliğinde yapılan aramada, zeytinyağı tenekeleri içerisinde gizlenmiş halde toplam 15 kilo 772 gram ağırlığında captagon hap bulundu.



Olayla ilgili olarak K.K. ve A.K. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.