logo
10 AĞUSTOS 2026

Robot süpürgelerde casusluk tehlikesi: Asıl tehlike 4-5 yıl sonra başlayacak

Akıllı ev teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte güvenlik tartışmaları da büyüyor. İspanya'da bir yazılım mühendisinin yaptığı çalışma sonucu yaklaşık 7 bin robot süpürgenin canlı kamera görüntülerine ve konum bilgilerine erişilebildiğinin ortaya çıkması, "Robot süpürgeler casus mu oldu'" sorusunu gündeme taşıdı

10.03.2026 13:43:00
İHA
 
Robot süpürgelerde casusluk tehlikesi: Asıl tehlike 4-5 yıl sonra başlayacak
Robot süpürgelerde casusluk tehlikesi: Asıl tehlike 4-5 yıl sonra başlayacak
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, internet bağlantısı, kamera ve mikrofon barındıran tüm cihazların potansiyel güvenlik riski taşıdığını söyledi.






İspanyol bir yazılım mühendisinin tersine mühendislik yöntemi kullanarak geliştirdiği özel yazılım aracılığıyla binlerce robot süpürgenin kamera sistemine erişim sağladığı iddia edildi. Mühendisin iyi niyetli bir şekilde açığı firmaya bildirdiği ve güvenlik açığının kapatıldığı belirtilirken, olay akıllı ev cihazlarının güvenliğini yeniden gündeme getirdi.






"Yüzde 100 dijital güvenlik diye bir şey yok"

Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, son dönemde evlerde robot süpürge kullanımının hızla arttığını belirterek, özellikle yazılım güncellemesi olmayan ve güvenlik denetimi zayıf cihazların ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.

Kırık, "Teknoloji gelişti ve evlerde robot süpürgeler yaygınlaştı. Ancak özellikle merdiven altı üretim, yazılımı güncel olmayan ve ağ güvenliği zayıf cihazlar ciddi risk barındırıyor. Dijital ortamda zaten yüzde 100 güvenlik mümkün değilken, bu cihazlara uzaktan müdahale edilmesi ya da güvenlik açıklarının tespit edilmesiyle dışarıdan erişim sağlanabilir. Bu sadece robot süpürgeler için değil, evde kullanılan tüm akıllı cihazlar ve bebek kameraları için de geçerli" dedi.






"7 bin evin kamerasına erişim sağlandı"

İspanyol yazılım mühendisinin oyun konsolu kumandasıyla robot süpürgeyi kontrol etmeye çalıştığını ve tersine mühendislik yöntemi kullandığını aktaran Kırık, "Geliştirdiği yazılım aracılığıyla yaklaşık 7 bin robot süpürgenin canlı kamera görüntülerine erişim sağladı. Düşünün ki o evlerde insanlar en rahat halleriyle bulunuyor. Ev en mahrem alanımız. Bu durum, akıllı cihazların adeta bir casus gibi çalışabileceğini ortaya koydu" ifadelerini kullandı.

Kırık, bir yıl önce bazı robot süpürgelerin uzaktan müdahale ile küfür ve hakaret içerikli sesler çıkardığının ortaya çıktığını hatırlatarak, bunun yazılımsal açıkların ne denli ciddi olabileceğini gösterdiğini söyledi.

"Beyaz şapkalı hacker" olarak tanımlanan iyi niyetli güvenlik araştırmacılarının açıkları firmalara bildirdiğini belirten Kırık, "Ancak ya bu kişi iyi niyetli olmasaydı' Özellikle robot süpürgeler yatak odalarında da kullanılabiliyor. Bu da insanların en özel alanlarının bile yetkisiz şekilde izlenebileceği anlamına geliyor" diye konuştu.






"Asıl tehlike 4-5 yıl sonra başlayacak"

Akıllı ev sistemlerinin hızla yaygınlaştığını vurgulayan Kırık, "Akıllı buzdolapları, televizyonlar, çamaşır makineleri, telefonlar tüm nesneler birbirine bağlanacak. Asıl büyük risk önümüzdeki 4-5 yıl içinde daha da büyüyecek. İçinde kamera, mikrofon, internet ve bulut sistemi olan her teknoloji dış müdahaleye açıktır" dedi.
Vatandaşlara da uyarılarda bulunan Kırık, kullanılmadığı zamanlarda cihaz kameralarının kapatılması ya da devre dışı bırakılması gerektiğini belirterek, "Nasıl ki bilgisayar ve telefon kameralarını bantla kapatıyorsak, benzer önlemler düşünülmeli. Teknoloji kolaylık sağlıyor ama her zaman bir risk barındırır. Ülkelerin de bu ürünleri ithal ederken yazılım denetimlerini ve lisans kontrollerini sıkı şekilde yapması gerekir" şeklinde konuştu.

Uzmanlar, temizlik için alınan masum bir robot süpürgenin dahi siber saldırı ya da yazılım açığı nedeniyle 7/24 kayıt yapabilecek bir gözetleme cihazına dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.






Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.