logo
25 HAZİRAN 2026

Robot süpürgelerde casusluk tehlikesi: Asıl tehlike 4-5 yıl sonra başlayacak

Akıllı ev teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte güvenlik tartışmaları da büyüyor. İspanya'da bir yazılım mühendisinin yaptığı çalışma sonucu yaklaşık 7 bin robot süpürgenin canlı kamera görüntülerine ve konum bilgilerine erişilebildiğinin ortaya çıkması, "Robot süpürgeler casus mu oldu'" sorusunu gündeme taşıdı

10.03.2026 13:43:00
İHA
Robot süpürgelerde casusluk tehlikesi: Asıl tehlike 4-5 yıl sonra başlayacak
Robot süpürgelerde casusluk tehlikesi: Asıl tehlike 4-5 yıl sonra başlayacak
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, internet bağlantısı, kamera ve mikrofon barındıran tüm cihazların potansiyel güvenlik riski taşıdığını söyledi.






İspanyol bir yazılım mühendisinin tersine mühendislik yöntemi kullanarak geliştirdiği özel yazılım aracılığıyla binlerce robot süpürgenin kamera sistemine erişim sağladığı iddia edildi. Mühendisin iyi niyetli bir şekilde açığı firmaya bildirdiği ve güvenlik açığının kapatıldığı belirtilirken, olay akıllı ev cihazlarının güvenliğini yeniden gündeme getirdi.






"Yüzde 100 dijital güvenlik diye bir şey yok"

Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, son dönemde evlerde robot süpürge kullanımının hızla arttığını belirterek, özellikle yazılım güncellemesi olmayan ve güvenlik denetimi zayıf cihazların ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.

Kırık, "Teknoloji gelişti ve evlerde robot süpürgeler yaygınlaştı. Ancak özellikle merdiven altı üretim, yazılımı güncel olmayan ve ağ güvenliği zayıf cihazlar ciddi risk barındırıyor. Dijital ortamda zaten yüzde 100 güvenlik mümkün değilken, bu cihazlara uzaktan müdahale edilmesi ya da güvenlik açıklarının tespit edilmesiyle dışarıdan erişim sağlanabilir. Bu sadece robot süpürgeler için değil, evde kullanılan tüm akıllı cihazlar ve bebek kameraları için de geçerli" dedi.






"7 bin evin kamerasına erişim sağlandı"

İspanyol yazılım mühendisinin oyun konsolu kumandasıyla robot süpürgeyi kontrol etmeye çalıştığını ve tersine mühendislik yöntemi kullandığını aktaran Kırık, "Geliştirdiği yazılım aracılığıyla yaklaşık 7 bin robot süpürgenin canlı kamera görüntülerine erişim sağladı. Düşünün ki o evlerde insanlar en rahat halleriyle bulunuyor. Ev en mahrem alanımız. Bu durum, akıllı cihazların adeta bir casus gibi çalışabileceğini ortaya koydu" ifadelerini kullandı.

Kırık, bir yıl önce bazı robot süpürgelerin uzaktan müdahale ile küfür ve hakaret içerikli sesler çıkardığının ortaya çıktığını hatırlatarak, bunun yazılımsal açıkların ne denli ciddi olabileceğini gösterdiğini söyledi.

"Beyaz şapkalı hacker" olarak tanımlanan iyi niyetli güvenlik araştırmacılarının açıkları firmalara bildirdiğini belirten Kırık, "Ancak ya bu kişi iyi niyetli olmasaydı' Özellikle robot süpürgeler yatak odalarında da kullanılabiliyor. Bu da insanların en özel alanlarının bile yetkisiz şekilde izlenebileceği anlamına geliyor" diye konuştu.






"Asıl tehlike 4-5 yıl sonra başlayacak"

Akıllı ev sistemlerinin hızla yaygınlaştığını vurgulayan Kırık, "Akıllı buzdolapları, televizyonlar, çamaşır makineleri, telefonlar tüm nesneler birbirine bağlanacak. Asıl büyük risk önümüzdeki 4-5 yıl içinde daha da büyüyecek. İçinde kamera, mikrofon, internet ve bulut sistemi olan her teknoloji dış müdahaleye açıktır" dedi.
Vatandaşlara da uyarılarda bulunan Kırık, kullanılmadığı zamanlarda cihaz kameralarının kapatılması ya da devre dışı bırakılması gerektiğini belirterek, "Nasıl ki bilgisayar ve telefon kameralarını bantla kapatıyorsak, benzer önlemler düşünülmeli. Teknoloji kolaylık sağlıyor ama her zaman bir risk barındırır. Ülkelerin de bu ürünleri ithal ederken yazılım denetimlerini ve lisans kontrollerini sıkı şekilde yapması gerekir" şeklinde konuştu.

Uzmanlar, temizlik için alınan masum bir robot süpürgenin dahi siber saldırı ya da yazılım açığı nedeniyle 7/24 kayıt yapabilecek bir gözetleme cihazına dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.






Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.