HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

Ruh, Yüce Sahibini arıyor

28.11.2007 00:00:00
Nefis, derken bunun ruhun bir farklı tanımlaması olarak da ifade edebiliriz. Öyleyse ruh nedir? Ruh neyi arıyor? Gayesi  nedir? Bu gayede karşılaştığı engellerden birisi olarak da nefsi arzuların aşılması noktasında yapılması gerekenler nelerdir?

İşin merkezi de ruhtur. Yani ifadeye, şu anda anlatmaya çalıştığımız husus da ruh cevheridir. Hz. Adem'in yaratılışından bahisle Rabb'ımız, "Ona kendi ruhumdan üflediğim zaman" (Hicr; 15/29-Sâd; 38/72) buyuruyor. Bu ayet-i kerimede görülüyor ki, insandaki ruh dediğimiz cevher, nefha-i ilahidir. Yani insandaki benlik gelişigüzel bir benlik değildir. Hasletlerini Cenab-ı Hakk'tan alan, Allah'a ait olan bir benliktir. Bunu siz isteseniz de yok edemezsiniz. O, Allah'tan gelmiştir. İnsanın bu tarafı, bu cevheri önünde, yine insana mani olan hâller var. "Ruh-i hayvan" dedik ya; bir taraf insanı Allah'a yüceltirken, diğer taraf da beşeriyete, hayvaniyete doğru iter. Bunda da çeşitli nükteler, hikmetler var. Zira insanoğlunun sadece Allah'a yücelen bir tarafı olmuş olsaydı, "insan" denen varlığa gerek olmaması lazımdı. Çünkü melek var. Aynı vazifeyi gören bir başka varlık daha niye olsun? Bir başka cihetle, sadece ahlak-ı zemime tarafı ile de yükümlü bulunmuş olsaydı ona da gerek yoktu. O tarafta da hayvan var. O halde diyoruz ki: "İnsanoğlu ne hayvan ne de melektir. İkisinin arası, ortası bir varlıktır." Onu melekleştiren hasletler de onda mevcut, hayvanlaştıran hasletler de mevcut. İşte terbiye dediğimiz şey; hayvani tarafi Rahmani tarafa tebdil ettirme cehdidir, gayretidir. Bu bir mücahede halidir. Bu hali insan hayatına geçirerek o makama, o rütbeye, o sıfata ve o hâle sahip olması lazımdır. Ahlaklı insan, erdemli insan, kamil insan denilen de işte bu insandır.İnsanoğlu tabiat sahnesine geldiği andan bu tarafa ve hatta kıyamete kadar işte o erdemi, kemali elde etmekle mükelleftir. Onun da en önemli özelliği kulluktur. Zaten insanın dünyaya geliş maksadı Allah'ı bilmek, Allah'ı tanımak, yani ubudiyettir. Nitekim Allah'ı tanımanın, kul olmanın maksadını da ayet-i kerime şöyle tavsif ediyor: " O (Allah), hanginizin daha güzel iş (amel) yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı..." (Mülk sûresi, ayet: 2). İnsanoğlu adeta bir yarış halindedir. Bir imtihan, bir deneme içindedir. Allah böyle murat etti. "Niye bunu murat etti?" demekle mükellef değilsiniz. Denileni yapmakla mükellefsiniz. İşte insanoğlunun kul olması, bu denenmede, mükellefiyet hudutları içerisinde bulunan amelleri sıhhatli, salih bir tarzda yapmasıdır.

 

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

28.11.2006, 28.11.2005, 28.11.2004, 28.11.2003, 28.11.2002, 28.11.2001, 28.11.2000, 28.11.1999, 28.11.1998, 28.11.1997, 28.11.1996, 28.11.1995, 28.11.1994, 28.11.1993, 28.11.1992, 28.11.1991, 28.11.1990, 28.11.1989, 28.11.1988
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.