logo
23 AĞUSTOS 2026

Rum basını yazdı:

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi basını, İsraillilerin arazi ve gayrimenkul alımlarının artması, okul, ibadethane ve işletmeler gibi topluluğa yönelik altyapıların da çoğalmasıyla birlikte adadaki İsrail varlığının kalıcı bir yerleşime dönüşebileceği endişesini gündeme getirdi

23.08.2026 10:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rum basını yazdı:
Rum basını yazdı:
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi basını, İsraillilerin arazi ve gayrimenkul alımlarının artması, okul, ibadethane ve işletmeler gibi topluluğa yönelik altyapıların da çoğalmasıyla birlikte adadaki İsrail varlığının kalıcı bir yerleşime dönüşebileceği endişesini gündeme getirdi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) İsrail vatandaşlarının arazi ve gayrimenkul alımlarındaki hızlı artış Rum kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Kathimerini gazetesi İsraillilerin adadaki varlığının artık yalnızca ekonomik yatırımlarla açıklanamayacağı yönündeki endişelere dikkat çekti. Gazetenin araştırmasında, İsraillilerin özellikle Larnaka, Limasol ve Baf'ta önde gelen yabancı gayrimenkul alıcıları arasında yer aldığı belirtilirken, İsrailli ve Yahudi topluluğunun ihtiyaçlarına yönelik okullar, ibadethaneler, işletmeler ve diğer altyapıların ortaya çıkmasının "yerleşim ve daha kalıcı bir varlık" tartışmasını beraberinde getirdiği ifade edildi.

"Ne kadar toprak el değiştiriyor'"

Rum tarafındaki tartışmanın merkezinde İsrailli kişi ve şirketlerin gerçekleştirdiği arazi ve gayrimenkul alımları yer aldı. İsrail kaynaklı yatırımların belirli bölgelerde yoğunlaşması üzerine "Ne kadar toprak el değiştiriyor'" ve "Hangi kritik bölgeler satılıyor'" sorularının gündeme geldiği belirtildi. İsrailli yatırımcıların yüksek alım gücüyle gerçekleştirdiği konut ve arazi alımlarının, Güney Kıbrıs'taki konut piyasası üzerindeki baskıyı artırdığı yönündeki endişeler de dile getirildi.

Larnaka, Limasol Ve Baf'ta İsrailli varlığı



Kathimerini'nin gündeme taşıdığı tartışmada, İsraillilerin Larnaka, Limasol ve Baf'ta önemli yabancı alıcı gruplarından biri haline geldiği kaydedildi. Özellikle Larnaka'nın İsrailli varlığındaki değişimin en belirgin şekilde gözlemlendiği bölgelerden biri olduğu ifade edildi. Gayrimenkul yatırımlarının yanı sıra İsrailli ve Yahudi topluluğuna yönelik sosyal, ticari ve dini altyapının genişlemesi de dikkat çekilen başlıklar arasında yer aldı.
Okullar, ibadet yerleri ve işletmeler açıldı

Araştırmada, Yahudi topluluğunun ihtiyaçlarına yönelik okullar, ibadet yerleri, işletmelerin açılması ve çeşitli altyapıların kurulmasının, İsrailli varlığının artık yalnızca yatırım veya turizm amacıyla açıklanamayacağı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdiği aktarıldı.
Bu gelişmelerin "yerleşim ve daha büyük kalıcılık" niteliği kazandığı yönündeki tartışmalara dikkat çekilirken, bazı bölgelerde zaman içerisinde kendi sosyal ve ekonomik altyapısına sahip toplulukların ortaya çıkabileceği ve bölgelerin mevcut karakterinin değişebileceği endişesi dile getirildi.

"Yumuşak yerleşim" tartışması

Güney Kıbrıs'ta yaşanan gelişmelerin "İsrailli nüfus" ve "yumuşak yerleşim" gibi ifadeler üzerinden ele alındığı belirtildi. Bu nitelemelerin kolay genellemelere ve abartılara yol açmaması gerektiğine dikkat çekilirken, İsrail kaynaklı arazi ve gayrimenkul alımlarına ilişkin endişelerin de doğrudan antisemitizm tartışmasına indirgenmemesi gerektiği ifade edildi. Tartışmanın İsraillilerin etnik veya dini kimliğinden ziyade arazi mülkiyetindeki yoğunlaşma, konut piyasası üzerindeki baskı ve bazı bölgelerde meydana gelebilecek toplumsal değişim üzerinden yürütülmesi gerektiği kaydedildi.

İsrailli iş insanlarına "ayrıcalık" eleştirisi

Rum tarafındaki tartışmalarda İsrailli iş insanlarına ayrıcalıklı muamele yapıldığı yönündeki eleştiriler de gündeme geldi. İsrail sermayesinin Güney Kıbrıs'a sağladığı ekonomik katkının yanında, yoğun gayrimenkul alımlarının yerel halk üzerindeki etkilerinin ve belirli bölgelerde mülkiyetin yabancıların elinde yoğunlaşmasının uzun vadeli sonuçlarının da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Sorumluluk Rum yönetimine yüklendi

Araştırmada asıl sorumluluğun Rum yönetiminde olduğu belirtilerek, yabancı yatırımların yalnızca ekonomik kazanç üzerinden değerlendirilmesi eleştirildi. Rum yönetiminin yatırımları değerlendirirken arazi yoğunlaşmasını, konut piyasası üzerindeki baskıyı ve toplumsal yapıda meydana gelebilecek değişiklikleri de hesaba katması gerektiği ifade edildi. Mevcut durumun bu şekilde devam etmesi halinde İsrail ile Güney Kıbrıs arasındaki ilişkilerin toplumdaki kabulünün de zarar görebileceği uyarısı yapıldı.
Rum basınında gündeme gelen tartışmalar, İsraillilerin Güney Kıbrıs'taki varlığının hangi noktada ekonomik yatırımdan daha kalıcı bir yapıya dönüştüğü ve artan arazi ile konut alımlarının adanın gelecekteki mülkiyet ve toplumsal yapısını nasıl etkileyeceği sorularını yeniden gündeme taşıdı.

Öğrenciye bir darbe de yurtlardan!

Üniversite öğrencilerinin barınma çilesi bu yıl boyut değiştirdi. Yüksek oda fiyatlarıyla sarsılan öğrencilere, şimdi de yurt yönetimlerinin "gizli" masraf kalemleri darbe vuruyor

23.08.2026 11:15:00
Haber Merkezi
 
Öğrenciye bir darbe de yurtlardan!
Öğrenciye bir darbe de yurtlardan!
Üniversite öğrencilerinin barınma çilesi bu yıl boyut değiştirdi. Yüksek oda fiyatlarıyla sarsılan öğrencilere, şimdi de yurt yönetimlerinin "gizli" masraf kalemleri darbe vuruyor. Birçok yurtta oda ücretine dahil olan yemek ve çamaşır hizmetleri artık ekstra ücrete tabi tutuluyor.

Üniversitelerin açılmasına kısa bir süre kala, ailelerin ve öğrencilerin en büyük kabusu haline gelen barınma krizi yeni bir evreye geçti.

Geçen yıla oranla katlanan yurt fiyatlarının şokunu atlatamayan öğrenciler, kapıdan içeri adım attıklarında acı bir sürprizle karşılaşıyor. Artık sadece "başını sokacak bir oda" satın alabildiklerini belirten öğrenciler, en temel insani ihtiyaçlar için bile her ay ucu açık faturalar ödemek zorunda kalıyor.

"Kullandığın Kadar Öde" Dönemi



Geçmiş yıllarda oda fiyatının içinde standart olarak sunulan sabah kahvaltısı ve akşam yemeği hizmeti, bu yıl birçok özel ve vakıf yurdunda sistemden çıkarıldı. "Maliyet artışı" gerekçesiyle "kullandığın kadar öde" ya da "kartlı yemek" sistemine geçen yurtlar, öğrencileri kampüs dışındaki pahalı restoranlara ya da sağlıksız hazır gıdalara mahkum ediyor. Öğrenciler, sadece beslenme için aylık oda kirasının yarısı kadar ek bir bütçe ayırmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.

Çamaşır Yıkamak Bile Lüks Oldu

Faturayı kabartan bir diğer gizli kalem ise çamaşırhaneler oldu. Daha önce ücretsiz ya da sembolik jetonlarla dönen çamaşır yıkama ve kurutma makineleri, artık seans başına ücretlendiriliyor.

Bir öğrencinin haftalık çamaşır, kurutma ve deterjan masrafı aylık bazda ciddi bir yüke dönüşmüş durumda. Bazı yurtlarda ise odalardaki buzdolabı ve klimalar için elektrik kotası konulduğu, kotayı aşan öğrencilere ay sonunda "enerji aşım faturası" kesildiği iddia ediliyor.

Öğrencileri Ne Bekliyor?

Bu ek masraflarla birlikte aylık gideri tahmin edilen bütçenin çok üzerine çıkan binlerce öğrenci, daha şimdiden kayıt dondurarak memleketine dönmeyi düşünüyor.

Yurt yemekhanesindeki pahalı menüleri alamayan öğrenciler, öğün atlayarak bütçe dengelemeye çalışacak. Bu durum ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.

Yurtların ağır mali şartlarından kaçan öğrenciler, birkaç kişi birleşerek standardı çok düşük, güvenli olmayan bodrum katı evlere çıkmak zorunda kalacak.

"Sadece Dört Duvar Satın Alıyoruz"

Sosyal medyada duruma tepki gösteren bir üniversite öğrencisi, yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle özetliyor: "Yurt ücretini ailem borç harç ödedi. Ancak buraya geldiğimde çamaşırın paralı, yemeğin ekstra olduğunu öğrendim. Biz yurttan hizmet değil, sadece dört duvar satın alıyoruz. Bu gidişle okulu bırakmak zorunda kalacağım."

İstanbul'da sıcak hava etkili oldu: Park ve sahiller doldu taştı

İstanbul'da sıcak hava etkili olunca hafta sonunu fırsat bilen vatandaşlar, park ve sahillere akın etti. Beşiktaş sahilinde vatandaşlardan bazıları kendini boğazın serin sularına bırakırken bazıları ise kitap okuyarak ve güneşlenerek vakit geçirdi

22.08.2026 16:35:00 / Güncelleme: 22.08.2026 16:38:22
İHA
 
İstanbul'da sıcak hava etkili oldu: Park ve sahiller doldu taştı
İstanbul'da sıcak hava etkili oldu: Park ve sahiller doldu taştı
İstanbul'da günlerdir etkili olan sıcak hava hafta sonunda da etkisini sürdürünce havadan bunalan vatandaşlar soluğu park ve sahillerde aldı. Mega kentte sıcak yaz günlerinde vatandaşların en uğrak noktalarından biri yine Beşiktaş'ta bulunan Bebek ve Arnavutköy sahili oldu.

Bebek Sahili'nde yürüyüş yapan ve banklarda oturan vatandaşların yanı sıra, bazıları da denize girip serinlemeye çalıştı.



Yine Bebek'ten Arnavutköy'e uzanan sahil hattında kimi vatandaşlar Boğaz'ın esintisinden faydalanırken, bazıları kıyıda oturup manzara eşliğinde kitap okudu.

Öte yandan, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden alınan son verilere göre İstanbul'da birkaç gündür etkili olan sıcak havanın yeni haftada da etkisini sürdürmesi bekleniyor.

100’den fazla madenci gözaltına alındı

Aylardır ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı ve sigorta alacakları için Ankara'da eylem başlatan Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerine polis müdahale etti. Aralarında sendika temsilcilerinin de bulunduğu 100'den fazla madenci gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı ve soluğu yeniden bakanlık önünde aldı. İşçiler, "Garantör olan devlet sözünü tutana kadar buradayız" dedi

21.08.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
100’den fazla madenci gözaltına alındı
100’den fazla madenci gözaltına alındı
Ankara, maden işçilerinin hak arama mücadelesiyle hareketli günler geçirmeye devam ediyor. Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Elazığ Eti Gümüş işletmelerinde çalışan yüzlerce işçi, uzun süredir alamadıkları maaş, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve eksik yatırılan sigorta primleri için seslerini duyurmaya çalışıyor.

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde yürütülen eylemlerin 11. gününde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde toplanan işçilere kolluk kuvvetleri sert müdahalede bulundu. Müdahale sırasında 100'ün üzerinde madenci ve sendika uzmanı yaka paça gözaltına alınırken, sahada görev yapan basın mensupları da darp edildi.

Geceyi nezarethanede geçiren işçiler yeniden bakanlık önünde

Eylemin 11. gününde akşam saatlerinde yaşanan büyük arbedenin ardından geceyi nezarethanede geçiren işçiler ve Bağımsız Maden-İş örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, sabah saatlerinde serbest bırakıldı. Yaşanan gözaltılar madencileri yıldırmaya yetmedi. İşçiler serbest kalır kalmaz, eylemlerinin 12. gününde bir kez daha Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde toplanarak oturma eylemine ve nöbete devam etti. Madenciler, maruz kaldıkları baskılara "Hırsızlar dışarıda, madenci içeride!" sloganlarıyla tepki gösterdi.

"Şirket bir işçinin hakkını ödemek için diğerini mağdur ediyor"

Holding tarafından sosyal medyada yapılan "Ödemeler eksiksiz tamamlanıyor" yönündeki açıklamalara işçilerden ve sendikadan yalanlama geldi. Bağımsız Maden-İş yetkilileri, Doruk ve Eti Gümüş işçilerinin alacaklarının sadece çok küçük bir kısmının yatırıldığını deşifre etti. Üstelik bu ufak ödemenin yapılabilmesi için holdinge bağlı Yozgat Rasih ve İhsan Madencilik işçilerinin maaşlarının yatırılmadığı iddia edildi.

Rasih ve İhsan madeninde çalışan işçilerin bu ayla birlikte tam 4,5 aydır maaş alamadığı belirtildi. Sendika, şirketin adeta "bir işçinin hakkını gasp ederek diğerine pay ettiğini" vurguladı.

İşçilerin bu süreçte karşılanmasını istediği temel talepler arasında aylardır ödenmeyen net maaşlar, kıdem ve ihbar tazminatları, eksik yatırılan sigorta primleri ile bakanlığın verdiği garantörlük sözünün tutulması yer alıyor. 12. gününe giren eylemde, 100'den fazla işçinin gözaltına alınmasının ardından Ankara Valiliği 15 günlük bir yasak kararı ilan etse de işçiler 24 saat kesintisiz nöbet tutmaya kararlı görünüyor.

Bürokrasiye ve bakanlığa sert tepki: 'Garantör nerede?'

Serbest bırakılmasının ardından açıklamalarda bulunan sendika örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, Çalışma Bakanlığı ile Enerji Bakanlığı'nın gözü önünde periyodik ve sistematik olarak işçi haklarının gasp edildiğini ifade etti.

Devlet yetkililerinin holdingleri koruduğunu savunan Aksu, "Madenci burada, garantör olan bakan nerede? Bürokrasinin, valilerin ve yargıçların holdinglerin hışmından korktuğu bir sistemle karşı karşıyayız. Kimseye zararımız yok, hakkımız verilene kadar bu kapıdan ayrılmayacağız" diyerek tepkisini dile getirdi.

Ankara Valiliği'nin eylemlerin yoğun insan sirkülasyonu yarattığı gerekçesiyle aldığı yasak kararına ve kolluk kuvvetlerinin abluka nedeniyle getirdiği kumanya-battaniye engeline rağmen madenciler geri adım atmayacaklarını ilan etti. Siyasi partilerden ve demokratik kitle örgütlerinden de destek alan maden işçileri, talepleri eksiksiz karşılanana kadar Enerji Bakanlığı binası önünde 24 saat baret vurarak bekleyişini sürdürecek.

Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde denizden peş peşe çıkarılan 2'si kadın 3 cesedin kimlikleri belirlendi. Hayatını kaybedenlerin aynı aileden kardeşler olduğu ortaya çıkarken, kayıp olan dördüncü kardeş ise yürütülen arama çalışmaları sonucunda sağ olarak ulaşıldı

21.08.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı
Sahilde bulunan cesetlerde darp izine rastlanmadı
Kocaeli'nin Darıca ilçesi Yeni Mahallesi sahil şeridinde dün öğleden sonra yaşanan ve tüm kenti yasa boğan olayla ilgili kahreden detaylar netleşmeye başladı. Edinilen bilgilere göre, Şehit Cevher Dudayev Parkı mevkisinde denizde hareketsiz duran kişileri gören vatandaşlar durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis, sağlık, itfaiye ve Sahil Güvenlik ekibi sevk edildi.

Bir saat arayla 3 cansız beden çıkarıldı

Sahile ulaşan ekipler, ilk etapta denizden kıyafetleri üzerinde olan iki kadının cansız bedenini karaya çıkardı. Bu olaydan yaklaşık bir saat sonra, aynı bölgede kıyıya vuran bir erkek cesedi daha tespit edilerek sudan alındı. Üzerlerinden kimlik çıkmayan cenazeler, savcılık incelemesinin ardından kesin ölüm nedenlerinin tespiti ve kimliklendirme işlemleri için Gebze Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Acı sır çözüldü: Üçü de kardeş

Emniyet kaynaklarından edinilen son bilgilere göre, adli tıp morgunda yapılan incelemelerde hayatını kaybedenlerin Gülşah Sakar (24), Muhammed Ali Sakar (17) ve Belinay Sakar (15) isimli kardeşler olduğu belirlendi. Bir süredir kendilerinden haber alınamayan kardeşlerin günlük kıyafetleriyle denizde bulunması dikkat çekti.

İlk incelemede darp veya boğuşma izi yok

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ve adli tıp uzmanlarının cenazeler üzerinde yaptığı ilk incelemelerde, kardeşlerin vücutlarında herhangi bir kesici-delici alet yarası, darp veya boğuşma izine rastlanmadı. Ölümün boğulma kaynaklı olup olmadığı ya da arkasında başka bir neden bulunup bulunmadığı adli tıp raporunun ardından netlik kazanacak.

Kayıp olan dördüncü kardeş sağ bulundu

Olayın ardından ailenin bir çocuğunun daha kayıp olduğu ve kendisinden haber alınamadığı bilgisi üzerine ekipler alarma geçti. Denizde ve sahil şeridinde gece saatlerinde hava koşulları nedeniyle ara verilen arama çalışmaları, yürütülen teknik takip ve alan taramasıyla birleştirildi.

Yapılan titiz çalışmalar neticesinde, kayıp olan dördüncü kardeş Bilgenur Sakar, deniz dışında tamamen farklı bir noktada sağ olarak bulundu. Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen Bilgenur Sakar'ın, olayın gizemini çözmek adına ifadesine başvurulacağı bildirildi.

Soruşturma çok yönlü devam ediyor

Cumhuriyet Savcılığı ve Kocaeli Emniyeti, olayın bir toplu intihar mı, kaza mı yoksa cinayet mi olduğunu aydınlatmak için çok yönlü bir soruşturma yürütüyor. Kardeşlerin bölgeye geliş güzergahları, denize giriş anları ve olay öncesinde kimlerle iletişimde oldukları sahil şeridindeki tüm MOBESE ve güvenlik kameraları incelenerek tek tek tespit ediliyor.

Emniyet birimlerinin ilerleyen saatlerde olayın detaylarına ilişkin resmi bir açıklama yapması bekleniyor.

Antalya Havalimanı'nda kadın cinayeti

Antalya Havalimanı 2. Dış Hatlar Terminali yolcu indirme bölümündeki peronda emekli polis memuru H.D., havalimanındaki bir mağazada satış danışmanı olarak çalışan Elina Ş'yi (38) beylik tabancası ile vurdu

21.08.2026 16:51:00
İHA
 
Antalya Havalimanı'nda kadın cinayeti
Antalya Havalimanı'nda kadın cinayeti
Antalya Havalimanı 2'nci Terminal otoparkında emekli polis memuru, görev yaptığı dönemden tanıdığı kadını beylik silahı ile vurarak öldürdü. Şahsın olaydan önce kadının evine de gittiği ortaya çıktı.

Olay, sabah saatlerinde Fraport TAV Antalya Havalimanı 2'nci Terminal otoparkında meydana geldi. Emekli polis memuru H.D. (51), henüz bilinmeyen bir nedenle aralarında yaşanan sorun nedeniyle, havalimanında görev yaptığı dönemden arkadaşlıkları bulunan Gürcistan uyruklu Elina Ş. ile görüşmek üzere evine gitti. Kadını evinde bulamayan şahıs, çalıştığı Antalya Havalimanı 2'nci Terminal'e geldi.

Otopark kısmında Elina Ş. ile bir araya gelen H.D., burada çıkan tartışmanın ardından beylik tabancası ile 2 çocuk annesi Elina Ş.'ye ateş etti. H.D., havalimanındaki görevli polis memurları tarafından suç aleti ile birlikte yakalandı. Başına isabet eden kurşun ile ağır yaralanan Elina Ş., olay yerine gelen ambulansla ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılırken tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Bunun üzerine Olay Yeri İnceleme Ekibi, Antalya Havalimanı 2'nci Terminal önünde inceleme yaptı

Kadının cenazesi otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. 

Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce YENİ Parti'ye katıldı. Ünlüce, "Ayrılık da sevdaya dahil" ifadelerini kullandı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce YENİ Parti'ye katıldı. Ünlüce, "Ayrılık da sevdaya dahil" ifadelerini kullandı

21.08.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
 Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce YENİ Parti'ye katıldı. Ünlüce, "Ayrılık da sevdaya dahil" ifadelerini kullandı
 Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce YENİ Parti'ye katıldı. Ünlüce, "Ayrılık da sevdaya dahil" ifadelerini kullandı
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldığını duyurdu.
X hesabından paylaşım yapan Ünlüce, şu ifadeleri kullandı:
"Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında paylaştığımız emek, kurduğumuz dostluklar ve verdiğimiz mücadeleyi her zaman saygıyla hatırlayacağım. Şairin dediği gibi 'ayrılık da sevdaya dahil.'
Dün olduğu gibi bugün de tek gayem; Yeni Parti çatısı altında kimseyi ötekileştirmeden, dayanışma ve adaletle 'hep birlikle' güzel bir gelecek inşa etmek olacak. Hiçbir zaman değişmeyecek bir şey var: Gücümü her zaman olduğu gibi siz hemşehrilerimden alarak, şehrime ve vatanıma layıkıyla hizmet etmeyi sürdüreceğim."
Bugün itibarı ile Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyorum ve Yeni Parti'ye katılıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında paylaştığımız emek, kurduğumuz dostluklar ve verdiğimiz mücadeleyi her zaman saygıyla hatırlayacağım. Şairin dediği gibi "ayrılık da sevdaya…

Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca "“Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi

Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca "“Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi

21.08.2026 10:53:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca "“Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi
 Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca "“Forza” ve “Yalı” taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi
Adalet Bakanı Akın Gürlek İstanbul ve İzmir'deki operasyonlarla suçluların yakalandığını açıkladı. Gürlek ayrıca ""Forza" ve "Yalı" taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir" dedi. Akın Gürlek operasyona dair detayları sosyal medya hesabından paylaştı.

İstanbul'da turistleri soyanlar yakalandı
İstanbul ve İzmir'de bugün gerçekleştirilen iki önemli operasyon, bu mücadeledeki kararlılığımızın somut göstergesidir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen soruşturmada; çoğunluğu yabancı uyruklu 32 şüphelinin turistik bölgelerindeki tramvay, durak ve yaya geçitlerinde gruplar halinde hareket ederek özellikle yabancı turistleri "sıkıştırma ve perdeleme" yöntemiyle hedef aldığı organize hırsızlık yapılanması çözülmüştür. Örgütün 25 ayrı hırsızlık eylemi tespit edilmiş; günde yaklaşık 10 eylem gerçekleştirerek 400 bin TL civarında suç geliri elde ettiği tespit edilmiştir. Yapılanmanın faaliyetlerinin sonlandırılması amacıyla İstanbul'da 35 ayrı adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir.

Forza ve Yalı taraftar grubuna operasyon
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İzmir İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen diğer soruşturmada ise "Forza" ve "Yalı" taraftar grupları içerisinde faaliyet gösteren iki organize suç yapılanması deşifre edilmiştir. 19 Eylül 2025'te Emircan Övüç'ün ateşli silahla öldürülmesinin ardından derinleştirilen soruşturmada, iki grup arasında yaklaşık 8 ay içerisinde 8 ayrı şiddet eylemi meydana geldiği tespit edilmiştir. Toplam 59 örgüt mensubunun tespit edildiği soruşturmada, 27 kişinin cezaevinde bulunduğu belirlenmiş; 32 aktif şüpheliye yönelik İzmir merkezli 4 ilde 39 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 28 şüpheli yakalanmış ve örgüt yöneticileri gözaltına alınmıştır. Firari 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmektedir.

Bakan Gürlek tek tek açıkladı
Aramalarda silahlar, mühimmat, uyuşturucu hap ve çeşitli suç unsurları ele geçirilmiştir. Kimse İstanbul'un turizm hareketliliğini hırsızlık için, taraftar kimliğini ve spor tribünlerini de silahlı hesaplaşmalar için güvenli alan olarak göremez. İçişleri Bakanlığımız ve güvenlik güçlerimizle güçlü koordinasyon içerisinde, suç örgütlerinin yöneticilerinin, üyelerinin, bağlantılarının ve suçtan elde ettikleri gelirlerin üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz. Soruşturmaları titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımıza; İstanbul ve İzmir İl Emniyet Müdürlüklerimize ve operasyonlarda görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Şehirlerimizin huzuruna kasteden hiçbir suç örgütüne geçit vermeyeceğiz.

TÜVTÜRK'ten araç sahiplerine muayene öncesi tavsiyeler

TÜVTÜRK, araç sahiplerine muayene tarihlerini geciktirmemeleri ve muayene öncesinde araçlarının temel güvenlik unsurlarını gözden geçirmeleri uyarısında bulundu

 

21.08.2026 10:33:00
Anadolu Ajansı
 
TÜVTÜRK'ten araç sahiplerine muayene öncesi tavsiyeler
TÜVTÜRK'ten araç sahiplerine muayene öncesi tavsiyeler

Şirketten yapılan açıklamaya göre, periyodik muayene, araç ve trafik güvenliğinin temel unsurlarından biri olarak önem taşıyor.

Muayene sırasında, araç ve trafik güvenliğini doğrudan etkileyen teknik unsurlar incelenerek araçlardaki eksikliklerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması sağlanıyor. Araç sahiplerinin muayene öncesinde yapabilecekleri basit kontroller de olası eksikliklerin önceden fark edilmesine yardımcı oluyor.

Lastiklerin hava basıncı ve genel durumu, aydınlatma sistemleri, cam ve aynalar ile silecekler muayene öncesinde araç sahiplerinin gözden geçirebileceği başlıca noktalar arasında yer alıyor.

Fren sisteminde olağan dışı ses, titreşim veya çekme gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi, gösterge panelindeki arıza ve ikaz ışıklarının dikkate alınması gerekiyor.

İlk yardım çantası, yangın söndürme tüpü ve üçgen reflektör gibi araçta bulunması gereken ekipmanların mevzuata uygun şekilde araçta bulundurulması da muayene öncesi hazırlığın önemli parçasını oluşturuyor.

Geri vites lambasının işlevini yerine getirmemesi sık tespit edilen kusurlar arasında

TÜVTÜRK'ün bir yıllık muayene verilerine göre, sık karşılaşılan kusurlar arasında özellikle aydınlatma ve fren sistemlerine ilişkin eksiklikler öne çıkıyor.

Arka servis freni değerlerindeki dengesizlikler ve park freninin yetersizliği gibi fren sistemi sorunlarının yanı sıra kısa hüzmeli far ayarının bozuk olması, fren lambalarının kısmen ya da tamamen yanmaması ve geri vites lambasının işlevini yerine getirmemesi sık tespit edilen kusurlar arasında yer alıyor.

Araçlarda geçerli egzoz gazı emisyon ölçümünün bulunmaması da karşılaşılan önemli eksikliklerden biri olarak göze çarpıyor. Sonradan takılan ve standartlara uygun olmayan LED ampuller ise sürüş güvenliğini olumsuz etkileyebilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor.

Araç muayenelerinde lastikler, fren sistemi, aydınlatma ve görüş şartlarını etkileyen ekipmanlara ilişkin uygunsuzluklarla karşılaşılabiliyor. Günlük kullanım sırasında fark edilmeyen ya da önemsenmeyen teknik sorunlar, sürüş güvenliği açısından risk oluşturabiliyor.

TÜVTÜRK, söz konusu nedenle araçların bakım ve kontrollerinin yalnızca muayene dönemlerinde değil, düzenli olarak yapılmasını ve tespit edilen teknik sorunların ihmal edilmemesini tavsiye ediyor.

Araç muayene randevuları, şirketin resmi internet sitesi, çağrı merkezi, istasyon kioskları veya e-devlet üzerinden ücretsiz alınabiliyor.

Çankırı'da 4,2 büyüklüğünde deprem

Çankırı'nın Ilgaz ilçesinde saat 05.06'da 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi

21.08.2026 05:52:00
AA
 
Çankırı'da 4,2 büyüklüğünde deprem
Çankırı'da 4,2 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 05.06'da, merkez üssü Ilgaz olan 4,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin yerin 12,01 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

 

Özel yurt fiyatları uçuşa geçti

ÖSYM'nin YKS yerleştirme sonuçlarını açıklamasının ardından yüz binlerce genç için üniversite kayıt heyecanı başlarken, megakent İstanbul'u kazanan öğrencileri ve ailelerini ciddi bir barınma telaşı sardı. En ucuz özel yurt odasının 25 bin TL'den kapı açtığı, kiralık evlerde ise ortalama bedelin 45 bin TL'ye dayandığı İstanbul'da ailelerin bütçeleri bu yıl her zamankinden daha fazla zorlanacak

20.08.2026 21:00:00
Eyüp Kabil
 
Özel yurt fiyatları uçuşa geçti
Özel yurt fiyatları uçuşa geçti
İstanbul genelinde 2026-2027 eğitim-öğretim dönemi için özel yurt fiyatlarında, oda tipine ve ilçenin konumuna göre çok keskin bir fiyat artışı yaşanıyor. Geçtiğimiz dönem aylık 17 bin TL ile 58 bin TL arasında seyreden fiyatlar, bu yıl 25 bin TL ile 76 bin TL bandına tırmanmış durumda.

Beşiktaş, üniversitelere ve merkezi alanlara yakınlığı nedeniyle fiyatların en yüksek olduğu ilçe konumunda. İlçede yurt ücretleri aylık 36 bin TL'den başlıyor ve tek kişilik konforlu odalarda 76 bin TL'ye kadar yükseliyor.

İstanbul'un en canlı ve popüler öğrenci lokasyonlarından olan Şişli ve Kadıköy'de özel yurt fiyatları aylık 25 bin TL ile 50 bin TL (Kadıköy'de 30 bin TL'den başlayarak) arasında değişiyor.

Tarihi yarımadada yer alan ve birçok kampüse ev sahipliği yapan Fatih'te oda fiyatları 30 bin TL ile 40 bin TL arasında alıcı buluyor.

Nispeten daha uygun fiyatlı alternatif arayanlar için Avcılar'da aylık özel yurt fiyatları 20 bin TL ile 40 bin TL arasındayken, Esenyurt'ta 15 bin TL ile 32 bin TL arasında oda bulmak mümkün oluyor.

Oda kapasiteleri arttıkça (4-6 kişilik odalar) maliyet düşse de, öğrencilerin mahremiyet ve rahat çalışma alanı gibi nedenlerle en çok talep ettiği tek kişilik odaların ortalama fiyatı 44 bin TL ile 46 bin TL seviyelerinde seyrediyor.

Ortalama kira 45 bin TL

Yurt fiyatlarındaki fahiş artışlar nedeniyle arkadaşlarıyla birleşip eve çıkmayı planlayan öğrencileri de emlak piyasasında ağır bir tablo karşılıyor. Güncel emlak analizlerine göre İstanbul genelindeki kiralık daire ilanlarının ortanca değeri aylık 45 bin TL seviyesine ulaşarak Türkiye ortalamasını ikiye katladı.

Kadıköy, İstanbul'un en yüksek ortalama kirasına sahip ilçelerinden biri olarak öne çıkıyor, bu bölgede ortalama kiralar 56 bin TL sınırında.

Sarıyer, Beşiktaş, Şişli gibi merkezi ilçelerde yeni binalarda 2+1 dairelerin aylık kiraları çoğunlukla 50-70 bin TL civarında seyrediyor.

Megakentin en düşük ortalama kirasına sahip ilçesi olan Esenyurt'ta bile ortalama kira bedelleri 25 bin TL'den başlıyor.

Öğrenciler için bir eve çıkmanın maliyeti sadece kirayla da sınırlı kalmıyor. Bir kira peşinat, iki kira depozito, emlakçı komisyonu ve eşya masrafları eklendiğinde ilk ay yapılması gereken toplu ödeme ailelerin omuzlarına çok büyük bir finansal yük bindiriyor.

KYK ve İBB yurtları

Mali yükün bu denli ağırlaşması, öğrencileri devlet yurtlarına ve yerel yönetimlerin sunduğu sosyal imkanlara yönlendiriyor. Aylık ücretleri çok daha ekonomik olan KYK yurtları, bütçesini dengelemek zorunda olan ailelerin ilk başvuru noktası durumunda.

Bunun yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), bu yıl toplam 16 yükseköğretim yurdu ve 6 binden fazla yatak kapasitesiyle kapılarını öğrencilere açtı. İBB yurtlarında sabah kahvaltısı ve akşam yemeği dahil günlük konaklama bedeli sadece 128 TL olarak uygulanıyor. Şartları karşılayan öğrenciler için son başvurular 25 Ağustos saat 23.59'a kadar İBB Yurt Başvuru Portalı adresi üzerinden alınmaya devam edecek.

Ailelerin bütçesi alarm veriyor

İstanbul'da asgari ücret veya ortalama bir memur/işçi maaşıyla geçinen ailelerin, çocuklarının sadece barınma masrafını dahi tek başına karşılaması neredeyse imkansız hale geldi. Uzmanlar, ailelerin yaşadıkları bu ekonomik stresi öğrencilere yansıtmaması ve alternatif burs, yarı zamanlı çalışma veya paylaşımlı ev gibi opsiyonları soğukkanlılıkla değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor.

Üniversiteyi yeni kazanan Asya Gültekin, yaşadığı kaygıyı şu sözlerle özetliyor: "Eve mi çıksam yurtta mı kalsam büyük bir ikilem içindeyim. Fiyatlar her geçen yıl korkunç bir seviyeye ulaşıyor, öğrenci olarak İstanbul'da ayakta kalmak gerçekten çok zor."

YKS tercih maratonu bitti ancak İstanbul'u kazanan binlerce genç ve ailesi için asıl zorlu sınav, yani "ekonomik barınma sınavı" yeni başlıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.