logo
24 TEMMUZ 2026

Rum'un 'hayır'ından Erdoğan memnun

26.04.2004 00:00:00
 
Rumların Annan Planı'nı reddetmesiyle büyük riskle yüzleşmekten kurtulan Başbakan Erdoğan, dün partililere hitaben yaptığı konuşmada, bu sonuçların Kıbrıs için olumlu neticeler doğurduğuna inandığını belirttiAKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, parti genel merkezinde düzenlenen il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, Kıbrıs'ta yapılan referandum ve Kıbrıs konusu üzerinde durdu. Erdoğan, "hiçbir milletin, ülkesini, milletini ucuza kaptırmanın alçaklığını yaşamayacağını" belirterek, "Bu böyle biline' dedi."Sonuç bizinm için olumlu"Erdoğan, bu sonuçların Kıbrıs için olumlu neticeler doğurduğuna inandığını belirterek, şöyle konuştu: "Burada bir gerçeğin de altını çizmek istiyorum. Yaklaşık 1-1.5 aydır bu konu çok konuşuldu, bizler bu konuda çok çalışmalar yaptık. Bu yola iyi niyetle çıktık. Samimiydik, bu samimiyetimizin neticesini de yine ben inanıyorum ki olumlu bir şekilde aldık. Referandum sonuçlarına saygı göstermekle birlikte, beklentinin dışında, bundan farklı bir sonucun ortaya çıkması yönünde bir netice beklediğimizi de açıkça ifade etmek istiyorum. Bunu gizlemenin bir anlamı yok. Ada'da yaşayan her iki halk da Ada'da kalıcı ve adil bir barışa zemin hazırlasın, Annan Planı'na da 'evet' desin, bunu isterdik. Ama bu olmadı. Bu noktada Kıbrıs Türk halkının iyi niyetli ve barıştan yana tavrının, bütün dünya tarafından hakkaniyet çerçevesinde değerlendirileceğinden hiç kuşku duymuyorum. Son Annan Planı ile ilgili müzakerelerin başından sonuna kadar Türk tarafının Kıbrıs'ta çözüm isteyen, yapıcı ve aktif taraf olduğu su götürmez bir gerçektir. Bu tavrımızın, meselenin yıllara dayalı, alışılmış dengelerini değiştirdiği ve yıllar yılı -buranın altını çiziyorum- çözümden kaçan taraf olmakla suçlanan Türk tarafının imajını tamamen değiştirdiği dünya kamuoyunun ortak fikridir."Başbakan AB'den jest bekliyorErdoğan, AB ile müzakerelerin doğrudan şartı olmayan bu önemli konuda Türk tarafı olarak atılan pozitif adımların Türkiye hanesine yeni artı puanlar yazdırmasını beklediklerini vurgulayarak, AB'nin sahip olduğu öz değerler açısından Türkiye'nin son dönemde ortaya koyduğu yaklaşımın, daha önceki dönemlerle farkını netleştirmenin bir şart ve yükümlülük haline geldiğini söyledi.

Rauf Denktaş'a teşekkür yok

Bu beklentilerin AB zemininde hak ettiği karşılığı bulacağına inançlarının tam olduğunu dile getiren Erdoğan, Kıbrıs müzakerelerinde emeği geçen Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Dışişleri bürokratları, KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ve KKTC Dışişleri yetkililerine teşekkür etti.

New York sürecinin başlamasında KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ında katkısı olduğuna işaret eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Fakat bir gerçeği söylemeden de edemeyeceğim. Lütfen bu yanlış anlaşılmasın, hiçbir zaman kişisel bazı sıkıntıların kaynağı Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olmamıştır. Bunu böyle gösterme gayreti içinde olanlar olmuştur. Biz hiçbir zaman karalama kampanyası içine girmedik. Öyle zannediyorum ki çok partili dönemi kapsayan son 50 yılda özellikle Türkiye'nin diplomaside yaşadığı en başarılı olay olarak bunu gösterecektir. Peki bu süreç bitti mi? Netice alındı mı? Hayır. Bu süreç devam ediyor. Biz şu ana kadar nasıl Kıbrıslı kardeşlerimizin yanında olduysak, bundan sonra dayanında olacağız. Yalnız bırakmadık, bırakmayacağız."

Erdoğan'ın beklentileri

Başbakan Erdoğan, konuşmasında bundan sonraki beklentilerini de şöyle özetldi: "Türkiye'yi ve KKTC'yi, uluslararası camia nezdinde, pozitif taraf haline getirmiştir. Ben referandum ile birlikte açılan yeni sayfanın olumlu sonuçlar getireceğine inanıyorum. Bir şeyin altını da çizmem gerekiyor. Ada'da yeni ortaya çıkan bu durum sebebiyle inanıyorum ki Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, bir fırsatı kaçırmıştır. Ben yine inanıyorum ki, artık Ada'da yeni bir durum ortaya çıkmıştır. Uluslararası camia, artık bunu gerektiği şekliyle değerlendirecek ve bugüne kadar uluslararası bütün aktivitelerde, bütün insani, insan hakları açısından, hukukun üstünlüğü açısından tecrit ve dışlama politikasının uygulandığı KKTC'ye karşı bu politikalar son bulacaktır. Türkiye'nin başbakanı olarak her durumda ve her şart altında Kıbrıslı kardeşlerimizin yanında olacağımızı ve davalarını, davamız bileceğimizi bir kere daha ifade ediyorum. Buradan, seslenerek bir şeyi daha rica ediyorum: Birliğinizi, beraberliğinizi bozmayınız. O birlik, size güç katacaktır. Bu bir referandumdu, oldu ve bitti."

Zihin okuma teknolojisinde büyük kırılma

Bilim kurgu filmleri bir kez daha gerçek oldu; nöroteknoloji ve yapay zekânın ortaklığıyla geliştirilen yeni bir beyin-bilgisayar arayüzü, insanların sadece içinden geçirdiği cümleleri hiçbir cerrahi müdahale olmaksızın yüzde 92 doğrulukla ekrana yansıtmayı başardı

24.07.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
 
Zihin okuma teknolojisinde büyük kırılma
Zihin okuma teknolojisinde büyük kırılma
Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir nöroteknoloji enstitüsü ile yapay zekâ araştırma laboratuvarının ortak yürüttüğü çalışma, tıp ve teknoloji dünyasında yeni bir çağın kapısını araladı. Geliştirilen "SynapText" adlı giyilebilir başlık, gelişmiş fMRI ve EEG sensörlerini bir arada kullanarak beyindeki kan akışını ve elektriksel dalgalanmaları saniyede binlerce kez analiz ediyor. Sistemin arkasındaki özel dil modeli (LLM) ise bu karmaşık sinyalleri işleyerek, kişinin sadece zihninden geçirdiği kelimeleri ve tam cümleleri gerçek zamanlı olarak bilgisayar ekranına yazılı metin olarak döküyor.

Geçmişte benzer teknolojiler sadece kelime kelime veya çok ilkel düzeyde tahminler yürütebilirken, bu yeni model bağlamsal analizi sayesinde devrik cümleleri düzeltebiliyor, kişinin vurgulamak istediği duygusal tonu dahi metne yansıtabiliyor.

İlk etapta ALS ve felçli hastalara umut olacak

Proje lideri Dr. Elena Rostova, düzenlediği basın toplantısında teknolojinin öncelikli kullanım alanının sağlık sektörü olacağını vurguladı. Rostova, "Bu teknoloji, ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz), ileri derece felç veya konuşma yetisini tamamen kaybetmiş bireyler için dış dünyayla yeniden bağ kurma aracı olacak.

Deneylerimize katılan ve 10 yıldır hiç konuşamamış bir hastamız, sadece düşünerek ailesine ilk kez 'Sizi çok seviyorum' mesajını iletti. Bu an, insanlık tarihi için bir dönüm noktasıdır" sözleriyle çalışmanın duygusal ve tıbbi önemini aktardı.

Zihin mahremiyeti tehlikede mi?

Teknolojinin sunduğu bu muazzam imkanlar, beraberinde çok ciddi etik tartışmaları da getirdi. Hukukçular ve siber güvenlik uzmanları, "düşünce özgürlüğü" ve "zihin mahremiyeti" kavramlarının tehlikeye girebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Bir insanın rızası olmadan düşüncelerinin okunup okunamayacağı veya bu verilerin reklam şirketlerinin, hükümetlerin eline geçmesi durumunda nasıl bir dünya düzeni oluşacağı şimdiden tartışılmaya başlandı.

Geliştirici ekip ise bu endişelere karşılık, sistemin kişinin odaklanmış bir "onay ve niyet" mekanizması olmadan çalışmadığını, yani istem dışı veya rastgele geçen arka plan düşüncelerini tamamen filtrelediğini belirterek kamuoyunu rahatlatmaya çalıştı. Yazılımın önümüzdeki iki yıl içinde klinik onay süreçlerini tamamlayarak dünya çapındaki hastanelerde kullanıma sunulması hedefleniyor.

Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi

24 Temmuz 1923'te İsviçre'nin Leman Gölü kıyısındaki Lozan kentinde imzalanan barış antlaşması, yalnızca Kurtuluş Savaşı'nın askerî safhasını noktalamadı; Osmanlı İmparatorluğu'nun enkazı üzerinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası alandaki "tapu senedi" oldu. Lozan Barış Antlaşması, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde sahada zaferden zafere koşan Türk milletinin diplomasideki en büyük zaferidir

24.07.2026 11:29:00 / Güncelleme: 24.07.2026 14:30:44
Hasan Gündoğdu
 
Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi
Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi
Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesi ve ardından gelen Mudanya Ateşkes Antlaşması, Batılı devletleri Ankara hükûmetiyle masaya oturmaya zorladı. Konferans, 20 Kasım 1922'de başladı. Türkiye'yi İsmet Paşa (İnönü) başkanlığındaki heyet temsil ediyordu.

Ankara'nın diplomatik heyete verdiği iki ana kırmızı çizgi vardı:

* Kapitülasyonların kesin olarak kaldırılması
* Ermeni yurdu iddialarının reddedilmesi ve tam bağımsızlıktan taviz verilmemesi.

Ancak emperyalist güçlerin Osmanlı dönemi ayrıcalıklarını koruma arzusu, görüşmeleri tıkadı. Özellikle ekonomik bağımsızlık, Osmanlı borçları ve kapitülasyonlar konularındaki çetin tartışmalar nedeniyle 4 Şubat 1923'te konferans kesintiye uğradı. İsmet Paşa'nın "Çok kan döktük, çok acı çektik; her medeni millet gibi özgürlük ve bağımsızlık istiyoruz" çıkışı bu döneme damga vurdu.

Görüşmelere verilen iki aylık arada Türkiye ekonomisine yön vermek adına İzmir İktisat Kongresi toplandı. Nisanda yeniden başlayan müzakereler, Türk tarafının kararlı duruşu sayesinde 24 Temmuz 1923'te tarihi bir zaferle sonuçlandı.

Türkiye masadan ne kazandı?

Lozan, Sevr Antlaşması ile yapılmak istenen paylaşım planını tamamen tarihe gömdü. Türkiye'nin diplomatik masada elde ettiği kritik kazanımlar:

Ekonomik tam bağımsızlık ve borçlar

Kapitülasyonlar kaldırıldı: Osmanlı'nın belini büken ve yabancı devletlere verilen tüm adli, mali ve ticari ayrıcalıklara son verildi.

Osmanlı borçları: Borçlar, Osmanlı'dan ayrılan devletler arasında makul oranlarda paylaştırıldı. Türkiye kendi payına düşeni Türk Lirası ve Fransız Frangı üzerinden taksitlendirerek ödedi.

Düyun-u Umumiye: Yabancıların Osmanlı gelirlerine el koyduğu idare tamamen feshedildi.

Sınırlar ve toprak bütünlüğü

Suriye ve Yunanistan sınırı: Batı sınırı Meriç Nehri olarak belirlendi. Savaş tazminatı olarak Yunanistan'dan Karaağaç alındı.

Ege Adaları: Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan Adaları Türkiye'de kaldı.

İstanbul'un tahliyesi: İtilaf Devletleri'nin işgal altındaki İstanbul'u antlaşmanın onayından kısa süre sonra tamamen boşaltması kararlaştırıldı.

Hukuki ve toplumsal egemenlik

Azınlıklar meselesi: Gayrimüslimler dışındaki tüm unsurlar Türk vatandaşı sayıldı. Böylece yabancı devletlerin "azınlık hakları" bahanesiyle iç işlerimize karışmasının önüne geçildi.

Nüfus mübadelesi: İstanbul'daki Rumlar ile Batı Trakya'daki Türkler hariç tutularak Türkiye ve Yunanistan arasında zorunlu nüfus değişimi kararlaştırıldı.

Çözümü sonraya bırakılan çetrefilli başlıklar

Lozan bir zafer antlaşması olsa da dönemin jeopolitik şartları gereği bazı maddeler geçici çözümlere kavuşturuldu:

Boğazlar statüsü: Boğazlar bölgesi silahsızlandırıldı ve yönetimi başkanı Türk olan uluslararası bir komisyona bırakıldı. (Bu durum 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tamamen Türkiye lehiyle çözüldü).

Musul sorunu: İngiltere ile yürütülen sınır görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı için konu konferanstan sonraya bırakıldı.

Hatay sınırı: 1921 Ankara Antlaşması sınırı korundu, Hatay sınır dışında kaldı. (1939'da Anavatana katıldı).

Bir Cumhuriyetin hukuki temeli

Lozan Barış Antlaşması, I. Dünya Savaşı sonrasında imzalanıp geçerliliğini ve hukuki meşruiyetini günümüzde de koruyan tek barış antlaşmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarını uluslararası hukuk nezdinde tescilleyen antlaşma, ilan edilecek olan yeni Cumhuriyet'in de sarsılmaz temeli olmuştur, Türkiye Cumhuriyeti devletinin tapu senetidir.

'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP Derneği soruşturmasında hareketli günler yaşanıyor. Aralarında Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 28 kişinin tutuklandığı süreçte, deprem döneminde derneğe destek veren ve bağış çağrısı yapan çok sayıda gazeteci, sanatçı ve ekran yüzü adliyeye çağrılıyor. Son olarak aralarında Fatih Altaylı, Şahan Gökbakar ve Hazal Kaya'nın da bulunduğu 6 ünlü isim daha ifadeye davet edildi

23.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor
'AHBAP' soruşturması dalga dalga büyüyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen incelemeler kapsamında bugün 6 yeni ismin daha ifadesine başvurulacağı duyuruldu. Savcılığın talimatıyla adliyeye davet edilen yeni isimler şunlar oldu:

• Fatih Altaylı (YouTube Yayıncısı / Gazeteci)

• Şahan Gökbakar (Komedyen)

• Ruşen Çakır (Medyascope Yayın Yönetmeni)

• Hazal Kaya (Oyuncu)

• Özlem Gürses (YouTube Yayıncısı / Gazeteci)

• Fatih Koparan (Sosyal Medya Fenomeni)

Söz konusu isimlerin önümüzdeki günlerde Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na giderek savcılığa beyanda bulunmaları bekleniyor.

Adliyeye giden ilk isim Fatih Portakal oldu: "Pişmanım"

Soruşturmanın bir önceki dalgasında ifadeye çağrılan ünlü gazeteci Fatih Portakal, bugün Çağlayan Adliyesi'ne gelerek "tanık" sıfatıyla ifade verdi. Adliye çıkışında samimi açıklamalarda bulunan Portakal, deprem dönemindeki yönlendirmelerinden dolayı kendisini suçlu hissettiğini belirtti.

Fatih Portakal savcılık ifadesinde ve sonrasındaki açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"6 Şubat 2023 tarihlerindeki o zor şartlarda baktığımda evet, iyi bir dernek olarak görülüyordu. Ancak bugüne gelip baktığımızda ne yazık ki ortaya çıkan tablo çok üzücü. Bu derneğe yapılacak olan bağışlarla ilgili bu derece güven duyduğum için geldiğimiz aşamada pişmanım. Kendime kızıyorum, belki o dönem daha fazla sorgulayabilirdik. İyi niyetimizi sömürdüler."

Portakal ayrıca, dernek kurucusu Haluk Levent ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını ve kendisinin derneğe doğrudan bir bağışta bulunmadığını da sözlerine ekledi.

İlk gruptan kimler ifadeye çağrılmıştı?

Dün başlayan adli hareketlilikte, kamuoyunun yakından tanıdığı 5 ünlü ismin daha bilgi sahibi/tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasına karar verilmişti:

• Ece Üner (Gazeteci / Sunucu)

• Gökhan Özoğuz (Müzisyen)

• Öykü Serter (Sunucu)

• Feyza Altun (Avukat)

• Fatih Portakal (Gazeteci)

Bu isimlerin, 2023 yılındaki büyük deprem felaketinin ardından AHBAP Derneği aracılığıyla yürütülen yardım toplama ve halkı yönlendirme süreçlerindeki rolleri, dernekle bir bağlarının ya da ticari ilişkilerinin olup olmadığı irdeleniyor.

Ünlüler neden ifadeye çağrılıyor?

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve MASAK raporları doğrultusunda başlatılan ana soruşturmada, AHBAP Derneği çatısı altında "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" iddiaları inceleniyor.

Ana suçlamalar ve iddialar ise şöyle:

6 Şubat depremlerinin ardından toplanan yüz milyonlarca liralık bağışların, dernek amacı doğrultusunda kullanılmak yerine bazı yöneticilerin şahsi hesaplarına aktarıldığı öne sürülüyor.

MASAK raporlarında, toplanan yardımlardan ciddi tutarların yasal ve yasa dışı şans oyunları/bahis hesaplarına aktarılarak kaybedildiği, bu paralarla zincirleme tapu devirleri yapılarak mal varlığı aklandığı iddiaları yer alıyor.

Dernek kurucusu Haluk Levent ve Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur dahil olmak üzere toplam 28 şüpheli geçtiğimiz günlerde tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, derneğin mal varlıklarına ise tedbiren el konulmuştu.

Savcılık, kamuoyunda yüksek takipçili ve güvenilir olan bu gazeteci ve sanatçıların, halkı bu yapıya bağış yapmaya teşvik ederken ellerinde bir bilgi olup olmadığını veya süreçte organize bir yönlendirmenin parçası haline getirilip getirilmediklerini anlamak amacıyla ifadelerine başvuruyor.

MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi

MHP lideri Devlet Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi

23.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi
MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi
MHP lideri Devlet Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi.

Özgür Özel ve arkadaşlarının CHP'den ayrılarak kuracağı yeni parti için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den sürpriz bir açıklama geldi.

Bahçeli "CHP içinden yeni bir parti çıkıyor. Yeni partiye milletvekili sayısı oranından hazine yardımından pay aktarılmalıdır" dedi.

ÖSYM'den Dikey Geçiş Sınavı'na giren adaylara uyarı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Dikey Geçiş Sınavı'na (2026-DGS) giren adaylara, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerinde kullanılmasını istedikleri eğitim bilgilerini kontrol etmeleri ve bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz'a kadar onaylamaları gerektiği uyarısında bulundu

23.07.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
ÖSYM'den Dikey Geçiş Sınavı'na giren adaylara uyarı
ÖSYM'den Dikey Geçiş Sınavı'na giren adaylara uyarı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, 2026 Dikey Geçiş Sınavı'na (2026-DGS) giren adaylara, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerinde kullanılmasını istedikleri eğitim bilgilerini kontrol etmeleri ve bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz'a kadar onaylamaları gerektiği uyarısında bulundu.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruda, DGS değerlendirme işlemlerinde, adayların ön lisans seviyesindeki eğitim bilgilerinin kullanıldığı belirtilerek, "2026-DGS'ye başvuran adayların 23-31 Temmuz 2026 arasında Aday İşlemleri Sistemi'nde (AİS) bulunan 'https://ais.osym.gov.tr/DGS/2026/1/BasvuruEgitimGuncelle' adresinden, değerlendirme ve yerleştirme işlemlerinde kullanılmasını istedikleri eğitim bilgilerini kontrol etmeleri ve bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz 2026 saat 23.59'a kadar onaylamaları gerekmektedir" ifadelerine yer verildi.

Duyuruda, eğitim bilgilerinde eksiklik veya hata olduğunu düşünen adayların, mezun oldukları ya da olacakları yükseköğretim kurumlarıyla görüşerek eğitim bilgilerini 31 Temmuz'a kadar YÖKSİS üzerinden düzelttirmeleri ve bu bilgileri onaylamaları gerektiği bildirildi.

Eğitim bilgisi YÖKSİS'e eklenemeyecek durumdaki adayların ise eğitim bilgilerini Kamu Kurumları İşletim Sistemi (KKİS) üzerinden okullarına işlettirmelerinin ardından "https://ais.osym.gov.tr/DGS/2026/1/BasvuruEgitimGuncelle" adresinden bu eğitim bilgilerini seçerek 31 Temmuz'a kadar onaylamaları gerektiği vurgulanan duyuruda, şunlar kaydedildi:

"Adayların bireysel olarak veya yükseköğretim kurumlarının doğrudan merkezimize yapacakları değişiklik veya düzeltme talepleri kabul edilmeyecektir. Eğitim bilgisi kontrol, seçme ve onaylama işlemleri 31 Temmuz 2026 saat 23.59'a kadar sona erecek olup, adayların bu tarihler arasında yapmış olduğu son seçim dikkate alınacak ve bu eğitim bilgisine göre değerlendirme işlemleri yapılacaktır.

2026-DGS'ye başvuran tüm adayların eğitim bilgisi seçme işlemini gerçekleştirmesi gerekmektedir. Eğitim bilgisi kontrol, seçme ve onaylama işlemleri 31 Temmuz 2026 saat 23.59'da sona erecek olup, bu tarihler arasında yapılan son seçim önem arz etmektedir. ÖBP'ye ilişkin işlemlerin yapıldığı tarihte adayın aktif olan tek bir eğitim bilgisi varsa, bu eğitim bilgisi kullanılacaktır. Bu tarihte adayın birden fazla eğitim bilgisi varsa başvuruda seçmiş olduğu eğitim bilgisi, bu eğitim bilgileri arasında ise adayın bu eğitim bilgisi kullanılacaktır (Onay işlemi yapan veya yapmayan tüm adaylar için başvuruda kullanılan eğitim bilgisinin son eğitim bilgileri arasında olup olmadığının anlaşılmasında, ön lisans alan bilgisi, okul kodu kullanılacaktır.) Adayın başvuruda kullandığı eğitim bilgisi bu tarihte aktif eğitim bilgileri arasında bulunmuyor ise adayın en son mezun olduğu eğitim bilgisi kullanılacaktır."

TBMM’de kabul edildi: Ehliyete yeni düzenleme

TBMM’de kabul edilen düzenlemeyle ilk kez ehliyet alanlar ve ehliyeti yeniden verilenler 2 yıl boyunca aday sürücü sayılacak; ağır ihlal, alkol ve yüksek ceza puanı durumunda ehliyet iptal edilecek.
 

23.07.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
TBMM’de kabul edildi: Ehliyete yeni düzenleme
TBMM’de kabul edildi: Ehliyete yeni düzenleme
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk 7 maddesi kabul edildi.

Kabul edilen düzenlemelerden biriyle aday sürücülere ilişkin kurallar yeniden belirlendi.

Buna göre, ilk kez sürücü belgesi alanlar ile ehliyeti iptal edildikten sonra yeniden ehliyet almaya hak kazananlar, belgeyi aldıkları tarihten itibaren 2 yıl boyunca aday sürücü statüsünde olacak.

Bu 2 yıllık süre içinde; 
Sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren bir trafik ihlali yapılması,
75 ceza puanının aşılması,
Araç türüne bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü araç kullanılması,
Dönüş kuralları, yayalara ilk geçiş hakkı verilmesi veya emniyet kemeri gibi koruyucu sistemlerin kullanılması zorunluluğuna ilişkin kuralların 3 kez ihlal edilmesi durumunda aday sürücü belgesi iptal edilecek.
Ehliyeti iptal edilen aday sürücüler, yeniden ehliyet alabilmek için sürücü kursuna tekrar kayıt yaptırmak ve sınavları başarıyla geçerek sürücü sertifikası almak zorunda olacak.

Bunun yanı sıra, kursa başlayabilmeleri için;
Psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinden geçerek sürücülüğe engel bir durumlarının bulunmadığını belgelemeleri,
Trafik cezalarının tamamını ödemeleri,
Varsa ehliyet iptali veya geçici geri alma nedeniyle öngörülen bekleme süresini tamamlamaları gerekecek.
Aday sürücü belgesinin iptal işlemleri, trafik zabıtası tarafından gerçekleştirilecek.

Aziz İhsan Aktaş davasının 55. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş davasına ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 55. duruşması başladı.

 

23.07.2026 11:43:00
Anadolu Ajansı
 
Aziz İhsan Aktaş davasının 55. duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş davasının 55. duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, 2'si tutuklu 5 sanık katıldı. Bir kısım tutuksuz sanıklar ve avukatları da farklı şehirlerden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya bağlandı.

Bazı sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu.

Duruşma, sanık ve avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya ilişkin beyanlarının alınmasıyla sürüyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören" 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan

Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.

Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraatiyle, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor. 

Malatya'nın Akçadağ ilçesinde saat 10.26'da 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

Malatya'nın Akçadağ ilçesinde saat 10.26'da 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

23.07.2026 11:41:00
AA
 
Malatya'nın Akçadağ ilçesinde saat 10.26'da 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi
Malatya'nın Akçadağ ilçesinde saat 10.26'da 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi
Malatya'nın Akçadağ ilçesinde saat 10.26'da 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 10.26'da, merkez üssü Akçadağ olan 4,1 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin yerin 11,46 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

Ardahan'da iki araç çarpıştı: 3 ölü

Ardahan'da hafif ticari araç ile SUV tipi aracın çarpışması sonucu 3 kişi öldü, 3 kişi yaralandı

23.07.2026 11:40:00
Anadolu Ajansı
 
Ardahan'da iki araç çarpıştı: 3 ölü
Ardahan'da iki araç çarpıştı: 3 ölü

Sürücülerinin ismi öğrenilemeyen, 16 ZZ 970 plakalı hafif ticari araç ile 75 AAL 209 plakalı SUV tipi araç, Ardahan-Ardanuç kara yolunun Yalnızçam mevkisinde çarpıştı.

Yoldan geçenlerin ihbarı üzerine bölgeye, sağlık, jandarma, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi.

Kazada araçlardaki 3 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.

Yaralılar ambulanslarla Ardahan Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. 

CHP'li başkan istifa etti: 'Bağımsız devam edeceğim'

Giresun'un Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, CHP içinde son dönemde yaşanan gelişmeler nedeniyle "demokratik zeminin ve sağlıklı istişare kültürünün yeterince korunamadığını" belirtti. Karadere, yeni bir demokratik zemin oluşuncaya kadar görevini bağımsız olarak sürdüreceğini duyurdu

23.07.2026 11:00:00
Haber Merkezi
 
CHP'li başkan istifa etti: 'Bağımsız devam edeceğim'
CHP'li başkan istifa etti: 'Bağımsız devam edeceğim'
Giresun'un Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, kamuoyuyla paylaştığı yazılı açıklamada, siyasi partilerin toplum ve memlekete daha iyi hizmet edebilmek adına proje ve hizmet yarışı içinde olması gerektiğini ifade etti. Farklı siyasi görüşlerin doğal olduğunu ancak ortak paydanın yaşanılan şehre ve insanlara hizmet etmek olduğunu vurgulayan Karadere, bu anlayış doğrultusunda CHP üyeliğinden ayrılma kararı aldığını bildirdi.

Karadere, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan gelişmeler nedeniyle demokratik zeminin ve sağlıklı istişare kültürünün yeterince korunamadığını üzülerek gözlemlemekteyim.

Benim anlayışıma göre siyasi partiler; toplumumuza, memleketimize ve milletimize daha iyi hizmet edebilmek adına proje ve hizmet yarışı içerisinde olması gereken yapılardır. Farklı siyasi görüşler olabilir; ancak hepimizin ortak paydası yaşadığımız şehre ve insanımıza hizmet etmektir. İşte bu ortak payda, siyasetin üzerinde tutulması gereken en önemli değerdir.

Bu anlayış ve Espiye'mize hizmet etme sorumluluğunun gereği olarak, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ederek, yeni bir demokratik zemin oluşana dek görevime bağımsız Espiye Belediye Başkanı olarak devam etme kararı aldığımı kamuoyunun bilgisine saygıyla sunuyorum.

Espiye Belediye Başkanı olarak görevimi ortak istişare, adalet ve herkes için hizmet anlayışıyla yürütmeye devam edeceğim. Bu yeni dönemde de eskiden olduğu gibi kapımız herkese açık olacak. Espiye'miz için söyleyecek sözü, üretecek fikri ve katkısı olan herkesle bir araya gelmeye, istişare etmeye ve ortak akılla hareket etmeye devam edeceğiz. Çünkü bizim için asıl olan siyasi kimlikler değil; Espiye'mizin geleceği ve hemşehrilerimize en iyi hizmeti sunmaktır.

Bu vesileyle, bugüne kadar birlikte çalışma imkânı bulduğum Cumhuriyet Halk Partisi teşkilatına, yol arkadaşlarıma ve desteklerini esirgemeyen tüm hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Bundan sonraki süreçte de hiçbir ayrım gözetmeden, birlik ve beraberlik içerisinde, tek gayemiz olan Espiye'mize hizmet etmek için hep birlikte var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.