logo
17 ŞUBAT 2026


Saadete ermişlerin bahçesi ve Fuzuli

22.06.2023 00:00:00

Ehli Beyt ile ilgili yazılanlar içinde Fuzuli hazretlerinin yazdıklarını ayrı bir yere koymak gerekir. Çünkü o Bağdat'ın yanık yürekli çocuğu olarak bir Al-i Aba aşığıydı. Ehl-i Beyt'in yoluna gözyaşıyla kalemini, sahifeleri sulayarak Kerbela'nın yiğitlerine sevdalı olan gönüllere, Kerbela'da akıtılan mazlum kanından fazla gözyaşı döktürmüştür. Ehl-i Beyt'e olan sevdası, aşkı o kadar derin ve büyük ki bu derdini "Saadete Ermişlerin Bahçesi" adlı bir eserde mükemmel bir şekilde, hikmetlerle dolu bir kalp derinliği ile kaleme almış. Yüz yıllardır Ehl-i Beyt aşkını yaşatan ve yeni gönüllere konarak, dokunarak Ehl-i Beyt sevdasını kalplere nakş eden mükemmel bir eser.
Okuyanlar tekrar tekrar okumalı, çünkü insan okumayınca unutabiliyor. Hayatın içindeki mücadele, kargaşa bizi o kadar çok meşgul ediyor ki, bazen kendini bile unutabiliyorsun. Ama okuyunca hatırlıyorsun. Ne oldu, nerden geldik, niye yaratıldık, hangi amaca hizmet ettiğini, hedeflerini, ideallerini hatırlıyorsun. Okumak insana, Kerbela'nın bitmediğini ve safını hatırlatır. Hz. Hüseyin'in peşinden gidenlerden mi, yoksa onun yolunu kesenlerden mi olduğunu hatırlıyorsun. Okumak iyidir. Özellikle hikmet ehlinin kaleme aldığı böylesi muhteşem eserleri okumak insanı mayalar, ayık tutar. Okumayanlara da özellikle tavsiye ediyorum, hemen okusunlar.
Okuduğum 1981 baskısı. Bir eğitimci, aynı zamanda milli boksör olan Orhan hocamdan okumak için aldığım bu kitabın satın alınış öyküsü de çok güzel. Orhan Hoca, bana şöyle anlattı: Ehl-i Bayt sevdalısı olan rahmetli babası okuma yazmayı askerde öğreniyor. Okumayı öğrenir öğrenmez ilk aldığı ve okuduğu kitap da "Saadete Ermişlerin Bahçesi" (Hadkatüssuada ) bu eseri rahmetli amcamız adeta başucu kitabı yapıyor, onlarca sefer okuyor.. Bütün evlatlarına da bu kitaptan öğrendiklerini anlatarak onlara Ehl-i Beyt'i, Resulullah'ı, Fatıma annemizi, İmam Ali'yi, İmam Hasan'ı, İmam Hüseyin ve diğer kutlu imamların sevgisini aşılıyor. Amcamız rahmetli olunca kitabı Orhan Hocaya veriyor. Allah rahmet eylesin, Bu vesile ile kitabı yazandan, alandan, okuyanlardan, emeği geçenlerden Allah razı olsun. Allah bizleri Ehl-i Beyt'i gerçek anlamda tanıyanlardan ve onların hoşnutluğunu kazanarak, onların sevgiyle ömrümüzü tamamlayanlardan eylesin.
Fuzuli Hazretleri "Saadete Ermişlerin Bahçesi"indeki (Hadkatüssuada ) mükemmel anlatımıyla Kerbela hadisesini sinemografik bir anlatımıyla okuyucuya adeta hadiseleri yaşatıyor.
Hani insan bazen içinden geçirmiyor değil, keşke ben de o kutlu kervanın bir parçası olaydım. Resulullah Beytullah'ta ibadet ederken üzerine deve işkembesi atıldığında Resulullah'a ilk yardıma koşan Fatıma annemin yanında ben de olsaydım da ona yardım etseydim. Veya nasipsiz, taş yürekli Kunfuz, Fatıma annemin evinin kapısını yakmak için odun toplarken o nasipsizlere, zalimlere karşı çıkıp, Fatıma annemin yanında olsaydım, onu korusaydım. Veya Uhud'da Resulullah'ı terk eden koca koca sahabelere rağmen, Fatıma annem ile İmam Ali'nin Resulullah'ın etrafında onu korumak için pervane olduklarında yanlarında bir pervanede ben olsaydım. Eminim Ehl-i Beyt sevdalısı her mümin bu duygu ve düşünceyi taşır ve bu hasretini özellikle her Muharremde gözyaşlarıyla sulayarak dindirmeye çalışır. Çünkü "Kişi sevdiği ile beraberdir" hükmü gereğince biz Ehl-i Beyt'in çektiklerini, dertlerini hissedersek, davalarına ortak olursak umulur ki onların hoşnutluğunu kazanırız.
Aynı eserde Fuzuli hazretleri anlatıyor; Horasan Valisi olan Amr bin Leys'in çok güçlü bir ordusu vardı. Bu durum vezirleri tarafından kendisine hatırlatılınca, Amr bin Leys kendini hayvanından yere atarak toprağa yüzünü sürüp hıçkıra, hıçkıra ağladı. Devlet erkânı onun bu haline hayret ederek sordular; Ey hükümdarımız sizin kadar güçlü biri yok, çok şükür memlekette çok mamur, çok güçlü askeriniz var, düşmanlarınızı perişan ettiniz. Bu halde sizin çok mutlu olmanız gerekirken bu üzüntü, gam, keder nedendir? 
Amr bin Leys cevap verdi:
-Ey dostlarım! Ben bu askeri, böyle harbe hazır gördükçe aklıma Kerbela vakası gelir. Üzüntümün ve gamımın sebebi; neden bu askerle o gün mazlum İmam Hüseyin'e yardım etmeğe muvaffak olamadım ve melun YezİT'in askerlerini dağıtıp saadete nail olamadım.
Rivayet edilir ki; Amr bin Leys, dünyadan göçtükten sonra, rüyada kendisini gördüler. Başında muhteşem bir taç, sırtında kıymetli hil'at, altında rüzgâr gibi koşan bir at vardı. Huzurunda ay yüzlü hizmetçiler emirlerini bekliyorlardı.
Sordular:
-Ya Emir! Bugünkü bu mesut halin hangi ibadetinin eseridir?
Amr bin Leys cevap verdi:
- Bu ikramlar, Kerbela şehitlerine yardım için asker hazırlamağa muvaffak olmadığımı hatırıma getirerek bu duruma olan üzüntümün karşılığıdır.
Bu olay gösteriyor ki şehitler sultanına yardım edebilmek arzusu da tıpkı onlarla aynı safta mücadele etmek gibidir ve bununda çok büyük nimetlere erişmeğe vesile olacağı açıktır. Ehl-i Beyt'e muhalefet etmekte çok büyük azaplara ve cezalara sebeptir.
Bu çağda Hz. Hüseyin duruşu gösterebilmek, Ehl-i Beyt'in manasını yaşamak, Ehl-i Beyt'in gemisinde olmak, tevhidin merkezinin Ehl-i Beyt olduğunu bilmek ne büyük şereftir.
"Al-i aba" âşıkları  "Saadete Ermişlerin Bahçesi" adlı eserin sahifelerinin içinde kendilerini sevdikleriyle bu bahçede salına salına dolaşırken bulacaktır.
Fuzuli, bütün ömrü boyunca çeşitli dünya nimetlerine hep sırtını çevirerek yaşadı. Onun tek gıdası "aşk"tan ibaretti. Değişmeyen temel ilkesi; âşık, ancak canını cananına feda eden kimse, idi. 
Allah Fuzuli hazretlerine rahmet eylesin, Allah bizleri Ehl-i Beyt'in ve yarenlerinin şefaatine erdirsin.
 

 
 
Ergül Güner / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.