Nisa suresi 105. ayet böyle bitiyor.
Attığı her adımda, sarf ettiği he kelamda kılı kırk yaran son elçi son peygamber Allah tarafından böyle uyarılıyor.
“Sakın hainlere dava vekili olma.”
“Sakın hainlerin avukatı olma.”
Elbette ki bu ikaz peygamberin şahsında bizleredir, ümmet–i Muhammed’edir.
Yeryüzünün hangi yüzünde yaşarsa yaşasın Müslümanlık iddiasındaki her fert, Hz. Muhammed aleyhisselama ümmet olma iddiasındaki herkes bu uyarının mutlak muhatabıdır.
“Elhak biz sana bihakkın kitab indirdik ki insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği vechile hükmedesin; hâinlere müdafaa vekili olma” (Nisa: 105)
Biz sadece hatırlatıyoruz.
Yaşadıkları coğrafyada küresel tefecilerin, haçlı Siyonist işgalcilerin yardakçılığını yapan, onların işlerini kolaylaştıran, sırası geldikçe de onların savunuculuğunu yapan arkadaşlara sadece hatırlatıyoruz; inandığınızı iddia ettiğiniz Kerim kitapta bu ve benzeri uyarılar var.
Gezegenimizin hemen her tarafında masum ve mazlum kanı akıttıkları tescillenmiş olan devletler var ve onlara avukatlık yapan sözüm ona Müslümanlar var.
Dünyanın dört bir tarafında “kitabına uydurulmuş” soygunlar yapan, aç insanların lokmalarını talan eden şebekeler var ve bunların soygun ve vurgunlarını kolaylaştıran güya Müslümanlar var.
Yaşadıkları ülkelerde küresel tefecilerin, küresel eşkıyaların destekleri ile söz sahibi olup, iktidar sahibi olup da iktidarlarını o zalimlerin emrine veren yöneticiler var.
Zalimlere, vurguncu ve soygunculara yardakçılık yapanlar var, yardakçıların yardakçıları, avukatların avukatları var.
Bu arkadaşlara diyoruz ki, eğer Müslümanlık iddiasında iseniz bu yaptıklarınız, yalancıları ve talancıları ve dahi onların yerel yardakçılarını alkışlamanız, desteklemeniz yüce İslam’ın ilkeleri ile kesinlikle bağdaşmaz.
Anlatırsanız dinleriz, yazarsanız okuruz, uyarırsanız dikkate alırız ama siz de kardeşçe uyarıları dikkate alın lütfen.
Yüce rabbimiz, âlemlere rahmet olarak, uyarıcı, müjdeleyici ve davetçi olarak gönderdiği son elçisini uyarıyor, onun şahsında bizleri uyarıyor:
“Sakın hainlerin müdafaa vekili olma.”
Attığı her adımda, sarf ettiği he kelamda kılı kırk yaran son elçi son peygamber Allah tarafından böyle uyarılıyor.
“Sakın hainlere dava vekili olma.”
“Sakın hainlerin avukatı olma.”
Elbette ki bu ikaz peygamberin şahsında bizleredir, ümmet–i Muhammed’edir.
Yeryüzünün hangi yüzünde yaşarsa yaşasın Müslümanlık iddiasındaki her fert, Hz. Muhammed aleyhisselama ümmet olma iddiasındaki herkes bu uyarının mutlak muhatabıdır.
“Elhak biz sana bihakkın kitab indirdik ki insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği vechile hükmedesin; hâinlere müdafaa vekili olma” (Nisa: 105)
Biz sadece hatırlatıyoruz.
Yaşadıkları coğrafyada küresel tefecilerin, haçlı Siyonist işgalcilerin yardakçılığını yapan, onların işlerini kolaylaştıran, sırası geldikçe de onların savunuculuğunu yapan arkadaşlara sadece hatırlatıyoruz; inandığınızı iddia ettiğiniz Kerim kitapta bu ve benzeri uyarılar var.
Gezegenimizin hemen her tarafında masum ve mazlum kanı akıttıkları tescillenmiş olan devletler var ve onlara avukatlık yapan sözüm ona Müslümanlar var.
Dünyanın dört bir tarafında “kitabına uydurulmuş” soygunlar yapan, aç insanların lokmalarını talan eden şebekeler var ve bunların soygun ve vurgunlarını kolaylaştıran güya Müslümanlar var.
Yaşadıkları ülkelerde küresel tefecilerin, küresel eşkıyaların destekleri ile söz sahibi olup, iktidar sahibi olup da iktidarlarını o zalimlerin emrine veren yöneticiler var.
Zalimlere, vurguncu ve soygunculara yardakçılık yapanlar var, yardakçıların yardakçıları, avukatların avukatları var.
Bu arkadaşlara diyoruz ki, eğer Müslümanlık iddiasında iseniz bu yaptıklarınız, yalancıları ve talancıları ve dahi onların yerel yardakçılarını alkışlamanız, desteklemeniz yüce İslam’ın ilkeleri ile kesinlikle bağdaşmaz.
Anlatırsanız dinleriz, yazarsanız okuruz, uyarırsanız dikkate alırız ama siz de kardeşçe uyarıları dikkate alın lütfen.
Yüce rabbimiz, âlemlere rahmet olarak, uyarıcı, müjdeleyici ve davetçi olarak gönderdiği son elçisini uyarıyor, onun şahsında bizleri uyarıyor:
“Sakın hainlerin müdafaa vekili olma.”
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026
- Vicdan rafa kalkmışsa çalı çam olur çalılık orman olur… / 07.04.2026
- Yamuk bizden ise kaldır halıyı bizden değil ise çam yap çalıyı / 06.04.2026
- Haydutluğun hüküm sürdüğü devirlerden geçiyoruz / 03.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026
- Vicdan rafa kalkmışsa çalı çam olur çalılık orman olur… / 07.04.2026
- Yamuk bizden ise kaldır halıyı bizden değil ise çam yap çalıyı / 06.04.2026
- Haydutluğun hüküm sürdüğü devirlerden geçiyoruz / 03.04.2026



























































