Samsun’un yeşil mirası: Salıpazarı
Salıpazarı, hem binlerce yıllık tarihiyle hem de el değmemiş doğasıyla Karadeniz’in keşfedilmeyi bekleyen en özel köşelerinden biridir
12.01.2026 00:01:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Samsun'un iç kesimlerinde, Canik Dağları'nın eteklerine yaslanmış olan Salıpazarı, hem binlerce yıllık tarihiyle hem de el değmemiş doğasıyla Karadeniz'in keşfedilmeyi bekleyen en özel köşelerinden biridir.
Adını her hafta kurulan tarihi pazarından alan bu ilçe, bugün arkeolojik buluntuları ve gastronomi kültürüyle dikkat çekmektedir.
Kuruluş ve Tarihçe: Tunç Çağı'ndan Günümüze

Salıpazarı'nın tarihi, sanılanın aksine çok daha eskilere, MÖ 3000'li yıllara yani Tunç Çağı'na kadar uzanmaktadır. Bölgede yapılan araştırmalar, buranın çok eski bir yerleşim odağı olduğunu kanıtlamaktadır.
İsim Hikayesi: İlçe, çevredeki köylülerin ürettikleri ürünleri satmak için her Salı günü toplandığı bir ticaret merkezi olması nedeniyle "Salıpazarı" adını almıştır.
İdari Yapı: 1973 yılında belediye teşkilatına kavuşan yerleşim, 1987 yılında ise Çarşamba ilçesinden ayrılarak resmi olarak ilçe statüsüne geçmiştir.
Türklerin İzleri: İlçede bulunan Runik Türkçe yazıtlar, Türklerin Anadolu'ya Malazgirt'ten çok daha önce, Peçenek ve Kıpçak boyları vasıtasıyla ulaştığının en önemli kanıtlarından biri olarak kabul edilir.
Tarihi Eserler: Kayalara Kazınmış Bir Geçmiş

Salıpazarı, tarih meraklıları için gizemli yapılarla doludur. Bölge özellikle antik çağ kalıntıları ve ahşap mimarisiyle ön plana çıkar.
Garpu Kalesi: Konakören Mahallesi sınırlarında yer alan kale, dik bir kaya kütlesi üzerine inşa edilmiştir. Savunma amaçlı kullanılan bu yapı, bölgenin antik dönemdeki stratejik önemini gösterir.
Kaya Mezarları ve Yazıtlar: Yeşilköy ve Gökçeli bölgelerinde bulunan kaya mezarları, Demir Çağı mimarisinin izlerini taşır. Bu mezarların çevresindeki kayalara işlenmiş tamgalar ve yazılar, tarihçiler için büyük önem arz etmektedir.
Ahşap Camiler: Karadeniz'e özgü "çantı" tekniğiyle, hiç çivi kullanılmadan inşa edilen Huma ve Cevizli camileri, Türk-İslam mimarisinin zarif örnekleri olarak günümüze ulaşmıştır.
Doğal Güzellikler: Şelaleler ve Kanyonlar Diyarı

Doğa turizmi açısından Salıpazarı, Samsun'un en zengin noktalarından biridir. Yüksek debili akarsuları ve sarp vadileri büyüleyici manzaralar sunar.
Karacaören Şelalesi: Yeşil bir örtünün arasından dökülen sularıyla ilçenin en popüler doğal alanıdır. Çevresindeki mesire alanları, hafta sonları doğaseverlerin akınına uğrar.
Albak Kanyonu: Sarp kayalıklar arasından akan deresiyle trekking ve doğa fotoğrafçılığı için eşsiz bir rotadır.
Kınalık Ormanları: Bölgenin "akciğerleri" sayılan bu ormanlar, bitki çeşitliliği ve temiz havasıyla huzur arayanların rotasındadır.
Mutfak Kültürü: Çerkes ve Karadeniz Harmanı
Salıpazarı mutfağı, bölgedeki kültürel çeşitliliğin bir yansımasıdır. Yerli halk ile bölgeye yerleşen Çerkes ve Kafkas göçmenlerinin mutfak gelenekleri burada iç içe geçmiştir.
Çerkes Tavuğu ve Pastası: İlçedeki Çerkes nüfusun etkisiyle bu lezzetler sofraların baş köşesinde yer alır.
Bileki Ekmeği: Mısır ununun özel taş kalıplarda (bileki) ağır ağır pişirilmesiyle yapılan bu ekmek, bölgenin en karakteristik gıdasıdır.
Kestane Balı: Salıpazarı ormanlarından elde edilen ve tıbbi değeri yüksek olan kestane balı, ilçenin en önemli ekonomik değerlerinden biridir.
Yöresel Ot Yemekleri: Kaldırayak, ısırgan ve kara lahana gibi bölgeye has otlarla yapılan yemekler, geleneksel Karadeniz mutfağını temsil eder.
Adını her hafta kurulan tarihi pazarından alan bu ilçe, bugün arkeolojik buluntuları ve gastronomi kültürüyle dikkat çekmektedir.
Kuruluş ve Tarihçe: Tunç Çağı'ndan Günümüze

Salıpazarı'nın tarihi, sanılanın aksine çok daha eskilere, MÖ 3000'li yıllara yani Tunç Çağı'na kadar uzanmaktadır. Bölgede yapılan araştırmalar, buranın çok eski bir yerleşim odağı olduğunu kanıtlamaktadır.
İsim Hikayesi: İlçe, çevredeki köylülerin ürettikleri ürünleri satmak için her Salı günü toplandığı bir ticaret merkezi olması nedeniyle "Salıpazarı" adını almıştır.
İdari Yapı: 1973 yılında belediye teşkilatına kavuşan yerleşim, 1987 yılında ise Çarşamba ilçesinden ayrılarak resmi olarak ilçe statüsüne geçmiştir.
Türklerin İzleri: İlçede bulunan Runik Türkçe yazıtlar, Türklerin Anadolu'ya Malazgirt'ten çok daha önce, Peçenek ve Kıpçak boyları vasıtasıyla ulaştığının en önemli kanıtlarından biri olarak kabul edilir.
Tarihi Eserler: Kayalara Kazınmış Bir Geçmiş

Salıpazarı, tarih meraklıları için gizemli yapılarla doludur. Bölge özellikle antik çağ kalıntıları ve ahşap mimarisiyle ön plana çıkar.
Garpu Kalesi: Konakören Mahallesi sınırlarında yer alan kale, dik bir kaya kütlesi üzerine inşa edilmiştir. Savunma amaçlı kullanılan bu yapı, bölgenin antik dönemdeki stratejik önemini gösterir.
Kaya Mezarları ve Yazıtlar: Yeşilköy ve Gökçeli bölgelerinde bulunan kaya mezarları, Demir Çağı mimarisinin izlerini taşır. Bu mezarların çevresindeki kayalara işlenmiş tamgalar ve yazılar, tarihçiler için büyük önem arz etmektedir.
Ahşap Camiler: Karadeniz'e özgü "çantı" tekniğiyle, hiç çivi kullanılmadan inşa edilen Huma ve Cevizli camileri, Türk-İslam mimarisinin zarif örnekleri olarak günümüze ulaşmıştır.
Doğal Güzellikler: Şelaleler ve Kanyonlar Diyarı

Doğa turizmi açısından Salıpazarı, Samsun'un en zengin noktalarından biridir. Yüksek debili akarsuları ve sarp vadileri büyüleyici manzaralar sunar.
Karacaören Şelalesi: Yeşil bir örtünün arasından dökülen sularıyla ilçenin en popüler doğal alanıdır. Çevresindeki mesire alanları, hafta sonları doğaseverlerin akınına uğrar.
Albak Kanyonu: Sarp kayalıklar arasından akan deresiyle trekking ve doğa fotoğrafçılığı için eşsiz bir rotadır.
Kınalık Ormanları: Bölgenin "akciğerleri" sayılan bu ormanlar, bitki çeşitliliği ve temiz havasıyla huzur arayanların rotasındadır.
Mutfak Kültürü: Çerkes ve Karadeniz Harmanı
Salıpazarı mutfağı, bölgedeki kültürel çeşitliliğin bir yansımasıdır. Yerli halk ile bölgeye yerleşen Çerkes ve Kafkas göçmenlerinin mutfak gelenekleri burada iç içe geçmiştir.
Çerkes Tavuğu ve Pastası: İlçedeki Çerkes nüfusun etkisiyle bu lezzetler sofraların baş köşesinde yer alır.
Bileki Ekmeği: Mısır ununun özel taş kalıplarda (bileki) ağır ağır pişirilmesiyle yapılan bu ekmek, bölgenin en karakteristik gıdasıdır.
Kestane Balı: Salıpazarı ormanlarından elde edilen ve tıbbi değeri yüksek olan kestane balı, ilçenin en önemli ekonomik değerlerinden biridir.
Yöresel Ot Yemekleri: Kaldırayak, ısırgan ve kara lahana gibi bölgeye has otlarla yapılan yemekler, geleneksel Karadeniz mutfağını temsil eder.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.






















































































