logo
09 NİSAN 2026

Sanayi kuruluşlarına korona uyarısı

Balıkesir Valisi Hasan Şıldak, 6 ilçede yüksek bir korona vakası artışı ile karşı karşıya olduklarını belirterek, "Sanayi kuruluşlarına departman kapatma uygulanabilir, üretim gözden geçirilebilir" dedi

08.03.2021 20:42:00
Sanayi kuruluşlarına korona uyarısı
Sanayi kuruluşlarına korona uyarısı
Balıkesir Valisi Hasan Şıldak, bazı resmi kurum ve kuruluşları ziyaret etmek üzere geldiği Bandırma ilçesinde pandemi süreci ve artan vakalarla ilgili açıklamalarda bulundu. Vali Şıldak, bazı sanayi tesislerinde yüksek sayıda vaka çıkışları yaşandığını ifade ederek, "Bazı sanayi tesislerimizde, kuruluşlarda yüksek sayıda ve aniden gelişen vaka çıkışları yaşanıyor. Bundan sonraki süreçte sanayi tesislerimizdeki bu çıkışlara daha etkili şekilde anında müdahale edeceğiz. Buralarda her türlü tedbiri alacağız. Gerekirse buralarda departman kapatma, üretimin gözden geçirilmesi ve her türlü tedbiri Hıfzıssıhha Kurullarımız vasıtasıyla almayı planlıyoruz. Sanayi kuruluşlarımıza, bütün işletmelerimize bir kez daha çağrı yapıyorum. Tedbirlerimizi, orada uygulanması gereken kurallarımızı en hassas şekilde gözden geçirip planlayalım, insanlarımızın sağlığını tehlikeye atmayalım" dedi.
Vali Şıldak, geçtiğimiz pazartesi gününden bu yana "yeni kontrollü normalleşme" sürecini yaşadıklarını ifade ederek, "Ülkemizde geçtiğimiz pazartesi gününden itibaren Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında yapılan kabine toplantısından sonra açıklanmış olan yeni kontrollü normalleşme sürecini hep birlikte yaşıyoruz. 2 Mart tarihinden itibaren de yeni bir dönem olarak 'dinamik denetim modeli' uygulamaya geçirildi. Bu dönemde ilimiz nasıl bir durum sergilemektedir, seyri nasıl gitmektedir konusunda biz de yakından bir takip gerçekleştiriyoruz. Burada Kaymakamımız, Sağlık ve Güvenlik Birimlerimiz uygulamaları en iyi şekilde ortaya koymaya çalışıyorlar. Biz de bütün Balıkesir genelinde tedbirlerimizi planlıyoruz. Ben iki hafta önce de buradaydım. Hem bir asayiş, güvenlik hem de pandemi değerlendirme toplantısı yapmıştık" dedi.

"Güney Marmara'da 6 ilçemiz çok daha yüksek bir vaka artışı ile karşı karşıya"

Vali Şıldak, Bandırma'nın da dahil olduğu 6 ilçede yüksek vaka artışları ve mutasyonlu virüs yayılması görüldüğünü vurgulayarak, "Bandırma tabii en büyük ilçemiz olması ve kuzey ilçelerimizin merkezi konumunda bir nitelik taşıması, güçlü sanayi yapısı ve bir liman şehri olması hasebiyle virüsle mücadele konusunda baştan beri dikkatle izlediğimiz bir noktada bulunuyor. Son 3 haftadır ilimizde genel bir vaka sayısı yükselişi ile karşı karşıyayız. Ancak bu bölgemiz Bandırma merkezli kuzey ilçelerimiz, Güney Marmara olarak adlandırdığımız 6 ilçemiz çok daha yüksek bir vaka artışı ile karşı karşıya kaldı. Bunun bazı sebepleri var. Hem burada bir mutasyonlu virüs yayılımı söz konusu hem bazı sanayi tesislerimizde, toplu çalışma yapılan birimlerde, sanayi kuruluşlarında çıkan vaka sayısının mutasyon etkisi ile çok daha hızlı yayılması suretiyle hızlı bir genişleme oldu. Başka ilçelerimize de hastalık taşındı. Bir de tabii Balıkesir'de öncesi süreçte vaka sayılarının kontrollü olarak yükselmesi, pik yaşamamızın önlenmiş olması, sürdürdüğümüz etkili mücadele sayesinde aşı çalışmalarına kadar pandemi sürecinin başarıyla yürütülmüş olması neticesinde halkımızdaki bağışıklık düzeyinin alt seviyelerde kalmış olması yeni bir yükselişi tetikledi. Bütün bunlar bir araya gelince Bandırma başta olmak üzere Gönen, Susurluk, Erdek ve Manyas ilçelerimizde son iki haftada kayda değer bir artış olduğunu görüyoruz ve bu artış halen devam ediyor. Bununla ilgili dinamik denetim modeli kapsamında bütün denetimlerimizi, alan çalışmalarımızı arttırmış durumdayız. En başta sanayi tesislerimiz olmak üzere bütün işletmeler, iş yerleri, ticari müesseseler, cadde ve sokaklar, meydanlar, yeme içme tesisleri tam bir denetim baskısı ve kontrolü altında tutuluyor. Vatandaşlarımıza çağrılarımızı çok sık olarak yapıyoruz. Güvenlik birimlerimiz, polis, jandarma ve zabıtamız, esnaf odalarımızın, ticaret odalarımızın oluşturduğu denetim ekipleri, Sanayi Teknoloji Müdürlüğü bünyesinde kurduğumuz sanayi tesislerimizin kontrolüne ilişkin ekiplerimiz marifetiyle bu ilçelerimizde çok yoğun denetim gerçekleştiriyoruz" dedi.

65 yaş üstüne "Aşı olun" çağrısı

Balıkesir Valisi Hasan Şıldak, 65 yaş üstü vatandaşlardan halen aşı olmayanların olduğunu ifade ederek, aşı stoklarının mevcut olduğunu ve bu yaş grubunda başvuran her vatandaşa aşı yapılmakta olduğunu vurguladı. Vali Hasan Şıldak, "Artık bu noktadan sonra aşının bütün halkımıza uygulanmasını bekliyoruz. Bu noktada şu çağrıyı da yapmak istiyorum. Sağlık Bakanlığımızın planlamasına göre 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız aşılanabiliyor. Halen bazı vatandaşlarımızın randevu almadığını ve aşı olmadığını görüyoruz. Bu yaş grubundaki bütün vatandaşlarımız bir an önce istirham ediyoruz aşılansınlar. Aşı randevularını kolaylıkla alabilirler. Aşılamalarını yapıyoruz. Aşı stoğumuz mevcut. Her başvuranın aşısı planlı şekilde yapılacak. Bandırma'da ve çevre ilçelerde yaşayan vatandaşlarımız çok daha dikkatli olsunlar. Bu tedbirleri, bu yapılan denetim ve planlamaları dikkate alarak, uyarılara kulak vererek en titiz şekilde bu kontrollü dönemi geçirmemiz lazım. Mutasyonlu virüs daha hızlı yayılıyor. Daha çok kişiye bulaşıyor. İyileşme süresi daha fazla vakit alıyor. Bütün bunları göz önüne alarak Bandırma ve civar ilçelere yayılmış olan bu genişlemeyi durduralım. El birliğiyle durduralım. Devlet kurumları olarak en iyi şekilde uyumlu bir çalışma ile vatandaşlarımıza sesleniyoruz tekrar. Bu denetimlerimizin amacı farkındalık oluşturmak ve vatandaşlarımızı uyarmaktır. Asla amacımız ceza uygulamak, esnafımızı daha da sıkıntıya sokmak değil. Gerek sokaktaki, caddelerdeki vatandaşlarımızın, gerekse iş yerlerindeki esnafımızdan son kez rica ediyoruz. Biraz daha duyarlı olup sabretmeye devam etmek gerekiyor. İlimiz son gruplandırmaya göre kırmızı grupta. Ne zaman ki kırmızıdan turuncuya, maviye doğru bir hareket yaparsak iş yerlerimiz, okullarımız tam olarak açılabilecek. Aksi takdirde bu şekilde kontrollü bir hayata devam etmek zorunda kalacağız. Biz bunu istemiyoruz. Bütün odalarımız, meslek kuruluşlarımız, yerel yönetimlerimiz birlikte hareket ederek vatandaşlarımızın bir an önce rahatlamasını istiyoruz. Sağlık Müdürlüğümüz, Emniyet Müdürlüğümüz, Jandarma Komutanlığımız, kaymakamlıklarımızın büyük çabası var. Bu süreci bütün personelimiz sahada Balıkesir genelinde 4 bin personelle, Bandırma ilçemizde de 500 personelle kaymakamımızın koordinasyonunda denetim yapıyoruz. Vatandaşlarımızdan ricamız şudur. Dikkat edelim, mutasyonlu virüs bizi yormasın. İnsanımızın canına mal olmasın, hastanelerimize kimse başvurmak zorunda kalmasın, en sağlıklı şekilde bu süreci atlatalım. Hastanemizde herhangi bir yatak sorunumuz, hizmet yetersizliği söz konusu değildir. Ama biz hiçbir vatandaşımızın bu hastalığa yakalanmasını, hele hele hastaneye, acil servise başvurmasını istemeyiz" dedi.

"Sanayi kuruluşlarına departman kapatma uygulanabilir, üretim gözden geçirilebilir"

Vali Şıldak, bazı sanayi tesislerinde yüksek sayıda vaka çıkışları yaşandığını ifade ederek, "Bazı sanayi tesislerimizde, kuruluşlarda yüksek sayıda ve aniden gelişen vaka çıkışları yaşanıyor. Bundan sonraki süreçte sanayi tesislerimizdeki bu çıkışlara daha etkili şekilde anında müdahale edeceğiz. Buralarda her türlü tedbiri alacağız. Gerekirse buralarda departman kapatma, üretimin gözden geçirilmesi ve her türlü tedbiri Hıfzıssıhha Kurullarımız vasıtasıyla almayı planlıyoruz. Sanayi kuruluşlarımıza, bütün işletmelerimize bir kez daha çağrı yapıyorum. Tedbirlerimizi orada uygulanması gereken kurallarımızı en hassas şekilde gözden geçirip, planlayalım, insanlarımızın sağlığını tehlikeye atmayalım. Uygulamalarımız İçişleri Bakanlığımız tarafından bize verilen talimatların uygulanması ile sınırlı kalıyor. Yapılması gereken de budur. Bütün ülke genelinde bir koordinasyon sağlanmazsa farklı uygulamalar ortaya çıkabilir. Bizim tabi ildeki gidişata göre ilgili Bakanlıklarla istişare ederek, danışarak yeni kararlar alma ihtimalimiz var. Vaka sayılarındaki düşüşü sağlayamazsak, durduramazsak bu yönde de adımlar atacağız. Şu an mevcut uygulamada olan kural ve tedbirlerin yeterli olduğunu düşünüyoruz. Yeter ki vatandaşlarımız bunlara uysun ve riayet etsin. Filyasyon ekibimiz bir eve ya da iş yerine gittiği zaman vaka çıkmış hastanın öncesinde kaç kişi ile irtibatı var bunu tespit edemezsek hastalığı önleyemiyoruz. Maalesef son günlerde vatandaşlarımızın bu konudaki bilgileri tam ve doğru olarak sağlık birimlerimize aktarmadığını görüyoruz. Bu bizi üzmektedir. Hastalığı kontrol altına almak konusunda buna ihtiyacımız var. Bunun hem adli hem de idari olarak müeyyidesi de var. Para cezası ve adli işlem yönünde herhangi bir cezai işlemle karşılaşmaması için vatandaşlarımızın her şeyden önce de insanlarımızın sağlığını düşünerek bu konuda doğru bilgileri paylaşmalarını, hekimlerimize bilgileri vermelerini istirham ediyoruz. Hastalığın en çok yayıldığı yerlerden biri de ev ziyaretleri. Bu maalesef bütün ilçelerimizde ve köylerimizde bu şekilde. Evlere yapılan ziyaretlerin durdurulmasını, akraba, eş dost ziyaretleri, gün yapılması, mevlit okutulması, nişan merasimi gibi tüm bunların bir süre daha yapılmamasını rica ediyoruz. Çok önemli altını çiziyorum. Bundan dolayı çok fazla yayılım olduğunu ne yazık ki biliyoruz" diye konuştu.İHA

İBB davasının 19. duruşması sona erdi

92'si tutuklu 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 19. duruşmasında, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanlığını yapan tutuklu sanık Necati Özkan'ın savunması alınmaya başlandı

09.04.2026 19:36:00
AA
İBB davasının 19. duruşması sona erdi
İBB davasının 19. duruşması sona erdi

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Melih Geçek'in avukatının beyanı alındı.

Daha sonra söz alan duruşma savcısı, davanın tutuksuz sanıklarından İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner hakkında, iddianamedeki 13. eylemde bulunan "İBB Hanem" uygulamasında yer alan vatandaş verilerinin sızdırıldığı iddiasına ilişkin, "kişisel verilerin kaydedilmesi" ve "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçlarından suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesini talep etti.

Daha sonra sanık kürsüsüne gelen Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanlığını yapan tutuklu sanık Necati Özkan, kimlik tespitinde, iletişimci olduğunu ama bu davada siyasi danışman olarak yargılandığını belirtti.

Özkan, 387 gündür bugünü beklediğini, ilk defa kendisini ifade edecek bir ortamda olduğunu kaydederek, "Sabrınızı talep ediyorum. 387 gündür suçsuz, günahsız, delilsiz ve ispatsız şekilde bugünü bekliyorum. Soruşturmaya 826 kişiyi dahil edilmiş. 407 kişi iddianameye girmiş. Bu 407 kişiden sadece 37 kişiyi tanıyorum. 37 kişiden 3'ünü gazeteci olduğum için, 5'ini seçilmiş siyasetçi olduğu için, 6 kişiyi ise iş dünyasından. Geriye 23 kişi kalıyor, İBB'deler. Geri kalan kimseyi tanımıyorum, hayatımda görmedim." savunmasını yaptı.

İddianamede kendisine "suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak", "rüşvete aracılık etmek" ve "kişisel verilerin kaydedilmesi" suçlarının isnat edildiğini belirten Özkan, şunları kaydetti:

"Benim İBB'de herhangi bir titrim, unvanım, sorumluluğum yok. Beylikdüzü'nde de İBB iştiraklerinde de olmadı. İBB'nin ya da iştiraklerinin tek bir ihalesine girmişliğim yok. Yaptığım yegane iş Sayın Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyasına dışarıdan yardım etmek. Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediyesi ile İBB seçim kampanyalarını yürüttüm. İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı için partisinin içinde yarışa girdi. O kampanyanın hazırlıklarına başlamıştık. Arkasından başımıza geleni biliyorsunuz. Bütün bu çalıştığım süre boyunca yaptığım işi CHP'ye yaptım."

Kendisi hakkında "casusluk" davası açıldığını belirten Özkan, 11 Mayıs'ta bu konuyla ilgili hakim karşısına çıkacağını söyledi.

Özkan, "İddianameden şunu anlıyoruz, Ekrem İmamoğlu 2014 yılında örgüt kurmuş. Böyle bir örgütün olabilmesi için organik bağların somut delille kanıtlanması lazım. Bana soruşturmanın hiçbir aşamasında örgüte üye olmakla ilgili tek bir soru sorulmadı." ifadelerini kullandı.

Necati Özkan, üzerine atılı "örgüt üyeliği" suçlamasını reddetti.

Duruşma, Özkan'ın savunmasının alınmasına devam edilmek üzere 13 Nisan Pazartesi gününe ertelendi. 

Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı


 
Türkiye genelinde etkili olan yağışların ardından Atatürk Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı. 

09.04.2026 19:22:00
AA
Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı
Atatürk Barajı'nda doluluk zirveye çıktı

Türkiye genelinde etkili olan yağışların ardından Atatürk Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90'ın üzerine çıktı. Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) kalbi konumunda ve Türkiye'nin en büyüğü özelliğini taşıyan Atatürk Barajı, hidroelektrik santraliyle elektrik üretimine katkı sağlarken, aynı zamanda başta Adıyaman ve Şanlıurfa olmak üzere bölgedeki tarım arazilerinin sulanmasında kritik rol üstleniyor. Kış aylarında yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ile ilkbaharda görülen sağanaklar, barajı besleyen su kaynaklarını önemli ölçüde artırdı.

Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Akça, "Devlet Su İşlerinden aldığımız bilgiler doğrultusunda Atatürk Barajı'nda su seviyesi yüzde 90'ın üzerinde. Bu, son 20-30 yılın en yüksek yağış ve doluluk seviyesine işaret ediyor. Sahada da bunu net şekilde gözlemleyebiliyoruz. Normalde su seviyesi düştüğünde kıyılarda kuru katman oluşur ancak şu an bu katman görülmüyor. Su seviyesi bitki örtüsüne kadar ulaşmış durumda."

Barajdaki doluluğun enerji üretiminin yanı sıra tarımsal üretim açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Akça, "Atatürk Barajı yalnızca enerji üretimi açısından değil, aynı zamanda gıda üretiminin de bel kemiği konumunda. Mevcut doluluk seviyesini bu açıdan oldukça olumlu değerlendiriyoruz" dedi. İklim değişikliğinin etkilerine dikkati çeken Akça, "Yağış rejiminde ciddi dengesizlikler yaşanabiliyor. Bazı dönemlerde kuraklık, bazı dönemlerde ise aşırı yağış görülüyor. Bu nedenle mevcut doluluğa güvenerek suyu kontrolsüz kullanmamak gerekiyor" ifadelerini kullandı.

D vitamini düzeyi ile Alzheimer arasında bağlantı var


 
 
Uluslararası araştırmada, orta yaşlarda daha yüksek D vitamini düzeyine sahip olmanın, ilerleyen yıllarda Alzheimer hastalığıyla ilişkili bulguların daha düşük seviyelerde görülmesiyle bağlantılı olabileceği belirtildi.

09.04.2026 18:02:00
Haber Merkezi/AA
D vitamini düzeyi ile Alzheimer arasında bağlantı var
D vitamini düzeyi ile Alzheimer arasında bağlantı var

Uluslararası araştırmada, orta yaşlarda daha yüksek D vitamini düzeyine sahip olmanın, ilerleyen yıllarda Alzheimer hastalığıyla ilişkili bulguların daha düşük seviyelerde görülmesiyle bağlantılı olabileceği belirtildi. İrlanda'daki Galway Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası çalışmada, D vitamini düzeylerinin beyin sağlığı üzerinde sanılandan daha önemli rol oynayabileceği vurgulandı.

Araştırma kapsamında, ortalama 39 yaşında ve demans belirtisi bulunmayan 793 yetişkinin kanındaki D vitamini değerleri ölçüldü. Yaklaşık 16 yıl sonra katılımcıların beyin taramaları yapılarak Alzheimer ile ilişkili tau ve amiloid beta protein düzeyleri incelendi.

Çalışmada, orta yaşta daha yüksek D vitamini seviyelerine sahip bireylerde, ilerleyen yıllarda Alzheimer ile bağlantılı biyobelirteçlerin daha düşük düzeylerde görülebileceği belirlendi. Araştırmanın yazarlarından Martin David Mulligan, yüksek D vitamini seviyelerinin beyinde tau birikimine karşı koruyucu olabileceğine işaret etti. En etkili D vitamini kaynağı ise güneş...

Uşak'taki soruşturma Bornova'ya sıçradı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'la ilişkili olduğu iddia edilen kişinin, İzmir Bornova Belediyesinde işe alınmasıyla ilgili soruşturmada aralarında Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin de bulunduğu 4 kişi gözaltına alındı

09.04.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Uşak'taki soruşturma Bornova'ya sıçradı
Uşak'taki soruşturma Bornova'ya sıçradı
"Rüşvet, yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma" suçlarından tutuklanan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın sevgilisine iş veren Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve beraberinde 3 kişi, "Nitelikli Dolandırıcılık" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından gözaltına alındı.  

Uşak Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, İzmir Bornova Belediyesi'nde "Sevgili kontenjanı" üzerinde işe alınan 'Aslıhan Aksoy' isimli kişinin burada fiilen çalışmadan maaş aldığı iddiaları üzerine 1 Nisan'da adli süreç başlatılmıştı.

Bornova Belediyesi'nde Aslıhan Aksoy'un "bankamatik memuru olarak çalıştırıldığına ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, 22 Eylül 2025 tarihinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi olarak SGK kaydı bulunduğu ancak fiilen görev yapmadığı belirlendi.

SGK Uzmanlık Raporu doğrultusunda Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ile birlikte Bornova Belediyesinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi A.A, Bornova Belediyesi Personel A.Ş Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Müdürü P.K, Bornova Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür V. İ.A,'in SGK Uzmanlık Raporunda sorumluluğu bulundukları tespit edildi. Şüpheliler, "Nitelikli Dolandırıcılık" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltına alındı.

CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İzmir'deki kooperatif soruşturması kapsamında Ankara'da gözaltına alındı

09.04.2026 10:16:00 / Güncelleme: 09.04.2026 10:43:38
Haber Merkezi
CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı
CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı
CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İzmir'de yürütülen kooperatif soruşturması kapsamında bugün Ankara'da gözaltına alındı. Erkol, Ankara'daki emniyet işlemlerinin ardından İzmir'e sevk edilecek.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinasyonunda devam eden soruşturma, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş. üzerinden yürütülen kentsel dönüşüm projeleri ve konut yapı kooperatiflerindeki usulsüzlük iddialarını kapsıyor. Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi'ne yönelik son operasyon dalgasında Erkol'un yanı sıra kooperatif üyelerinden Ayşe Cansu Ayhan ve Pakize Kavak da gözaltına alındı. Şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.

Soruşturma, kooperatifler aracılığıyla kamu zararına yol açıldığı, inşaat süreçlerindeki finansal hareketler ve yönetimsel kararlarla ilgili usulsüzlükler iddialarına dayanıyor. Emniyet kaynakları, belgelerin ve ilk ifadelerin incelenmesiyle soruşturmanın yeni halkalarla genişleyebileceğini ve önümüzdeki saatlerde ek gözaltı kararları çıkabileceğini belirtiyor.

Bu gelişme, 2025 yılında başlayan ve eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile birçok isim ve Ümit Erkol'un oğlu Fırat Erkol'un da yer aldığı geniş kapsamlı "kooperatif davası"nın devamı niteliğinde. Soruşturmada nitelikli dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalar ön planda yer alıyor.
 

İBB davasının 18'inci duruşması devam ediyor

92'si tutuklu 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 18'inci duruşmasında sanıkların savunmaları alınıyor

08.04.2026 13:50:00 / Güncelleme: 08.04.2026 14:24:54
AA
İBB davasının 18'inci duruşması devam ediyor
İBB davasının 18'inci duruşması devam ediyor

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, CHP'nin bilgi işlem sorumlusu tutuklu sanık Orhan Gazi Erdoğan savunma yaptı.

Sanık Erdoğan, görevinin partinin dijital altyapısını geliştirmek ve kullanıcıların hizmetine sunmak olduğunu belirterek, "YSK'nin siyasi portalına ulaşma yetkim vardır. Görevlerimden biri partinin talep ettiği listeleri indirip partinin sistemine aktarmak ve kullanımına açmaktır. Her partide vardır bu sistem ve hepsi kullanır." dedi.

Hangi okulda hangi sandığın kurulacağı, kesinleşmiş seçim sonuçları ve karşılaştırmalara ilişkin değerlendirmeleri il ve ilçe başkanlıklarına ilettiklerini aktaran Erdoğan, savcılık sorgusunda da kimsenin kişisel verisini ve sandık verilerini göndermediğini söylediğini anlattı.

Olmayan bir veriyi gönderdiği iddiasıyla 6 aydır tutuklu bulunduğunu belirten Erdoğan, "İBB Hanem" ile herhangi bir belgede ya da birinin ifadesinde adının geçmediğini, hiç var olmamış bir uygulamada, hiç var olmamış bir listeyi gönderdiği iddiasıyla yargılandığını savundu.

Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın "İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı olan sanık Naim Erol Özgüner'in ifadesi var. Özgüner ifadesinde, '2013 yılında CHP Genel Merkezinde çalışan Orhan Gazi Erdoğan'dan son seçim verisini talep ettim. Bana verdi, verileri.' ifadesinde ne demek istiyor'" sorusu üzerine Erdoğan, "Neden böyle dediğine dair bir bilgim yok. Bizde sandık bilgisi yok. Seçmenin adı soyadı ve adresi vardı." ifadelerini kullandı.

Başkan Aylan, "Bu verileri diğer belediyelerle de paylaşır mısınız'" sorusuna sanık Erdoğan, "Örneğin, aday adayı mahallede çalışma yapacak. Seçim sonuçlarını görmek istiyor. Kaynak olarak paylaşıyoruz. Siyasi partiyiz. Dosya kapsamında verilen bir veri değil." dedi.

Sanık Ulaş Yılmaz'ın savunması

İBB Sosyal Medya Danışmanı tutuklu sanık Ulaş Yılmaz da hakkındaki suçlamaları reddederek, "Ben burada olmayı hak etmiyorum. 6 aydır ailemden, işimden uzak kalmam haksızlıktır. Suçlu olduğumu gösterecek tek bir delil yoktur. Ciddi bir hatanın veya kastın mağduruyum. Ben herhangi bir veriyi hukuksuz şekilde elde etmedim, yaymadım. Hiçbir örgüte üye değilim. Çıkar amaçlı hiçbir faaliyette bulunmadım. Çalıştığım kurumun legal işleri dışında kimseden emir almadım." beyanında bulundu.

Kendisiyle ilgili hiçbir delilin iddianamede yer almadığını belirten sanık Yılmaz, Kadıköy Belediyesinde işe başladığını, iletişimci olduğunu ve yazılımcı olmadığını söyledi.

"İstanbul Senin" uygulamasında çalışmadığını dile getiren Yılmaz, "İstanbul Hanem'i burada öğrendim. İddianamede, 'İstanbul Senin' uygulamasıyla elde ettiğim verileri, örgüt yöneticilerine gönderdiğim yazıyor. Hiçbir yere erişimim yok. En yetkili kişiye nasıl veri gönderebilirim. Dosyada benim uygulamaya erişimim olduğunun delili yok." şeklinde savunma yaptı.

Duruşmaya ara verildi. 

Samsun'da yabancı uyruklu 2 DEAŞ şüphelisi gözaltına alındı

Samsun'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda Irak ve Suriye uyruklu 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

08.04.2026 11:07:00
İhlas Haber Ajansı
Samsun'da yabancı uyruklu 2 DEAŞ şüphelisi gözaltına alındı
Samsun'da yabancı uyruklu 2 DEAŞ şüphelisi gözaltına alındı
Samsun'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda Irak ve Suriye uyruklu 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekiplerince, terör örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve yapılanmalarının engellenmesine yönelik çalışma yapıldı. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda harekete geçen ekipler, belirlenen adreslere eş zamanlı baskın yaptı.



Operasyonda, Irak uyruklu S.M.S.E.H. (39) İlkadım ilçesi Kadıköy Mahallesi'nde, Suriye uyruklu M.M.Z. (25) ise Kazımkarabekir Mahallesi'nde yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin, geçmiş dönemde Irak ve Suriye'de örgütle bağlantılı faaliyetlerde bulundukları ve Türkiye'de de bu faaliyetleri sürdürdükleri ileri sürüldü. Jandarmadaki sorgulamaları tamamlanan 2 şüpheli, işlemlerinin ardından Samsun Adliyesine sevk edildi.

Çorum'da 4 büyüklüğünde deprem

Çorum'un Bayat ilçesinde 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

08.04.2026 11:01:00
İhlas Haber Ajansı
Çorum'da 4 büyüklüğünde deprem
Çorum'da 4 büyüklüğünde deprem
Çorum'un Bayat ilçesinde 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan (AFAD) yapılan açıklamaya göre, saat 10.20'de merkez üssü Çorum'un Bayat ilçesi olan 4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

11.01 kilometre derinlikte meydana gelen deprem bölgede hissedildi.

Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

Osmaniye'de etkili olan sağanakta Bülbül Deresi'nin taşması sonucu selde sürüklenen araçta hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

08.04.2026 01:32:00 / Güncelleme: 08.04.2026 06:36:16
AA
Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi
Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

Kadirli ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanakta ilçe merkezinden geçen Bülbül Deresi'nin taşması sonucu sel sularına kapılan otomobilde hayatını kaybeden 2 kişinin cenazeleri, bulundukları yerden ekiplerin çalışmasıyla çıkarıldı.

Sudan çıkartılan araçta hayatını kaybedenlerin Hüseyin Kul ile Fatih Anbarcıoğlu (69) olduğu tespit edildi.

Cenazeler, yapılan incelemenin ardından Kadirli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.



Öte yandan, ekiplerin taşkından etkilenen alanlarda su tahliye işlemleri ve temizlik çalışmaları devam ediyor.

Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanakta Bülbül Deresi'nin taşması sonucu bazı araçlar akıntıya kapılmış, bazıları da sular altında kalmıştı. Selde sürüklenen bir araçtaki 2 kişi hayatını kaybetmişti. 

Temelde çarpışan inançlardır

Muhterem Hocam! Tarihten bugüne milletler arasında kargalar hep süregelmiştir: Bu kavgaların menşei nedir ve bu kavgalar biter mi?

08.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Temelde çarpışan inançlardır
Temelde çarpışan inançlardır
Muhterem Hocam! Tarihten bugüne milletler arasında kargalar hep süregelmiştir: Bu kavgaların menşei nedir ve bu kavgalar biter mi?

"Kabul etsek de etmesek de kavgaların temelinde yatan asıl ölçü inançtır, dindir. Bunu siz yok edemezsiniz. Sen yok edersen silinen sen olursun.

Şu anda dikkat ederseniz ille de Avrupa Birliği'nde olmak isteyen bizlerden bir takım tavizler istiyorlar.



Ama kendilerinden hiçbir şey vermiyorlar. "Benim gibi olursan, benimle beraber varsın" diyor. "Seni, olduğun gibi kabul ediyorum" demiyor. O halde, açık ve net konuşuyorum, böyle bir birliktelik bize lazım değildir.

Saraybosna



Hatırlarsanız son Bosna savaşında NATO gücü geldi, bu bölgeye asker koydu. Srebrenica'ya asker koydu. Srebrenica'daki askerler Hollandalıydı. Sırplar geldiler ve dediler ki; "Biz burada birtakım icraatlar da bulunacağız. Siz de ses çıkartmayacaksınız."

Bunu NATO'ya söyledi. 8 bin insanı diri diri toprağa gömdüler. Adamların sesi çıkmadı. Bunlar müseccel olaylar. Parçası, bu kadar büyük bir zulmü bu derece himaye eden, koruyan topluluğun acaba bütünü ondan farklı mıdır? Değildir. O halde burada mücadele eden akaitlerdir, inançlardır.

Kıbrıs

Her zaman ifade etmeye çalışıyorum. l974'te Kıbrıs çıkarmamızda, orada Türklerin zulme uğradığını bilmeyen Batılı hiçbir devlet yoktu. Hepsi, "zulmediliyor, yanlış işler yapılıyor, Rumların yaptıkları insanlığa sığmaz" diyordu.

Bunu diyenlerin başında Amerikalılar da, Batının tamamı da vardı. Bu nereye kadar devam etti. Türk askeri, Kıbrıs'a çıkana kadar. Bu çıkarma olduktan sonra neticesi o kadar enteresan oldu ki hepsi birden bize sırtını çevirdi. Niye? Kıbrıs'a asker çıkardığımız için. Peki, sen, "Rumlar yanlış yapıyor" demiyor muydun? Diyordun.

Şimdi şu çelişkiye bakın. Bir yandan; Rum yanlış yapıyor, masum, savunmasız kadınları, çocukları katlediyor diyorsun ve bütün bunlara mani olmuyorsun, bir yandan da benim yaptığım insani hareketin yanında bulunmuyorsun.

Neden?



Çünkü Yunan, Rumlar, Batının şımarık çocuğu olduğundan, mutlaka onun yanında olacaktır. Sen, yüzde bin değil, yüzde elli bin de haklı olsan senin yanında olmayacaktır.

Şimdi sanki o insanlar gitmiş, yerine çok farklı insanlar gelmiş havası estiriliyor. Nasıl bizim aydınımız, bizim siyasimiz bunu düşünebilir, böyle bir gafletin içinde nasıl bulunabilir?

Şunu asla unutmayalım

Şunu asla unutmayalım. Eğer bir milletin idarecileri, bürokratları, aydınları, yaptıkları hareketlerin mahiyetini bilmezse, o millet yok olmaya mahkumdur.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bölmek isteyenler, bir yandan da yaptıklarının hak dava olduğunu dünyaya ilan ediyorlar. Şimdi sen gel de; "Toplumlardaki hakim güç akaitler, itikatlar değildir" de.

Bu, kendi nefsini kandırmaktan başka bir şey olmaz. Toplumlar, kendi akaitlerini, inançlarını devam ettirebilmek için, siyasi, iktisadi, hukuki ve de fiili savaşlarda o inançların etrafında olurlar. Hiç kimse bunun aksini savunmaya kalkışmasın." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri)
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.