logo
16 EYLÜL 2026

Sarhoş iki pilot tutuklandı

Amerikan United Airlines Havayoları’nın 2 pilotu, uçuş öncesi sarhoş oldukları gerekçesiyle tutuklandı. Salı günü hakim karşısına çakacak olan pilotların 2 yıl hapis cezasıyla yargılanmaları bekleniyor. United Airlines firmasının 2 pilotu daha sarhoşken uçuş gerçekleştirdikleri gerekçesiyle 2017 yılında tutuklanmıştı
 

04.08.2019 00:00:00
 
Sarhoş iki pilot tutuklandı
Sarhoş iki pilot tutuklandı
Amerikan United Airlines Havayoları'nın 2 pilotu, uçuş öncesi sarhoş oldukları gerekçesiyle tutuklandı. Amerikalı United Airlines Havayoları'nın 2 pilotunun, İskoçya'nın Paisley şehrinde polis tarafından gözaltına alındıktan sonra tutuklandığı bildirildi. Pilotların, İskoçya'nın Glasgow Havalimanı'ndan ABD'nin New Jersey Newark Uluslararası Havalimanı'na planlanan uçuş öncesi aşırı alkolü oldukları gerekçesiyle tutuklandığı açıklandı. 
 
Polisin dikkati sayesinde ortaya çıktı 
 
United Airlines Havayollarına ait uçağın pilotlarının uçuş öncesi geldikleri havalimanında yaptıkları dengesiz hareketler, polisin dikkatinden kaçmadı. Alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olmalarından şüphelenilmesi üzerine gözaltına alınan pilotların tutuklandığı resmen açıklandı. Pilotların tutuklanmasıyla İskoçya'nın Glasgow kentinden ABD'nin New Jersey eyaletine gerçekleştirilmesi planlanan saat 09.00 kalkışlı ve UA162 sefer sayılı uçuşun iptal edildiği bildirildi. 
 
Olayla ilgili olarak İskoçya polisi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada 61 ve 45 yaşlarında iki erkek pilotun tutuklandığını ve pilotların Salı günü Demiryolları ve Ulaştırma Güvenliği Yasası uyarınca hakim karşısına çıkacaklarını duyurdu.

Glasgow Havalimanı'ndan ABD'ye kalkması beklenen uçağın mürettebatı hakkında 'sarhoş olduklarından şüphelenildiği yönünde' ihbar alındığı açıklandı. İlgili kanun, alkol veya uyuşturucu etkisi altında olduğu tespit edilen havacılık personeline 2 yıla kadar hapis cezası veya para cezası verilmesini öngörüyor. 
 
Havayolu şirketinden 'üzgünüz' açıklaması 
 
United Airlines Havayollarından yapılan açıklamada, "İskoçya'nın Glasgow kentinden ABD'nin New Jersey Newark Uluslararası Havaalanına gerçekleştirilmesi planlanan UA162 sefer sayılı uçuşumuzun mürettebat eksikliği nedeniyle iptal edildiği için üzgünüz" denildi.

Yolcuların ve mürettebatın güvenliğinin "her zaman öncelikli" olduğunu belirten şirket, "Tüm çalışanlarımızı en yüksek standartlarda tutuyoruz ve alkol konusunda tolerans göstermeyen katı bir politikamız bulunuyor. Bu pilotlar görevden hemen alındı ve yerel makamlarla tamamen işbirliği içindeyiz" açıklamasında bulunarak pilotların sorumsuz davranışlarına müsamaha gösterilmeyeceğini duyurdu. 
 
Bu olay ilk değil
 
Glasgow Havalimanı'nda, United Airlines firmasının 2 pilotu daha sarhoşken uçuş gerçekleştirdikleri gerekçesiyle 2017 yılında tutuklanmıştı. Glasgow Havalimanı'ndan 27 Ağustos 2016 tarihinde gerçekleştirecekleri uçuş öncesi tutuklanan 35 yaşındaki Kaptan Pilot Paul Grebenc 10 ay hapse mahkum edilirken, 45 yaşındaki meslektaşı Carlos Roberto Licona ise 15 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. DIŞ HABERLER
 

İşçiler dışarıdan sipariş verdikleri yemekten zehirlendi

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde faaliyet gösteren fabrikada çalışan 20 işçi, dışarıdan yedikleri yemekten zehirlenerek hastaneye kaldırıldı

16.09.2026 14:00:00 / Güncelleme: 16.09.2026 14:02:24
İHA
 
İşçiler dışarıdan sipariş verdikleri yemekten zehirlendi
İşçiler dışarıdan sipariş verdikleri yemekten zehirlendi
Edinilen bilgilere göre, Gölbaşı ilçesine bağlı Çelik köyündeki Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir fabrikada çalışan 20 işçi, dışarıdan sipariş verdikleri tantunileri yedikten bir süre sonra fenalaştı.

Mide bulantısı, kusma ve halsizlik şikayetleri üzerine fabrikaya çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi.



Olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan işçiler, Gölbaşı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Hastanede tedavi altına alınan işçilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Konuyla ilgili soruşturma başlatıldı.

Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi

16.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi
Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, "Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var" dedi.

Bahçeli, Erdoğan'ın 2018 ve 2023 seçimlerini kazanmasına atıf yaparak açıklamasını "üç hilal" üzerinden sürdürdü:

"Sayın Cumhurbaşkanı üç hilalin ikisini tamamladı. 2018 ve 2023 seçimlerini kazandı, şimdi geriye üç hilalin üçüncü hilali kaldı. İnşallah üçüncüyü de tamamlayacak."

İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'da uyuşturucu tacirlerine yönelik art arda operasyonlar; Son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu madde ele geçirildi: 46 gözaltı

16.09.2026 13:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da uyuşturucu tacirlerine yönelik 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında yapılan operasyonlarda toplam 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde, 922 bin adet uyuşturucu-uyarıcı hap, 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi ele geçirilirken, toplam 46 şüpheli yakalandı.

Son 9 ayda yapılan operasyonlarda ise toplamda 11 ton 891 kilo 39 gram uyuşturucu madde ve 25 milyon 946 bin 472 adet uyuşturucu-uyarıcı hap ele geçirildiği, yakalanan 6 bin 422 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği kaydedildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce uyuşturucu madde ticareti suçuna yönelik yeni bir çalışma yaptı. 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında ulusal ve uluslararası düzeyde uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen şahısların yakalanmasına yönelik Avcılar, Bayrampaşa, Beykoz, Esenyurt, Kağıthane, Küçükçekmece, Silivri, Sultangazi ve Üsküdar ilçelerinde operasyonlar gerçekleştirildi.



Düzenlenen operasyonlarda; 151 kilo 700 gram metamfetamin, 716 kilo 100 gram skunk, 552 kilo 772 gram pregabalin, 16 kilo 552 gram kokain, 850 bin adet sentetik ecza, 72 bin adet extacy hap, 134 kilo 50 gram katkı maddesi ele geçirildi. Toplam 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde, 922 bin adet uyuşturucu-uyarıcı hap, 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi ele geçirildi.

Ayrıca Beyoğlu ve Gaziosmanpaşa ilçelerinde faaliyet gösteren sokak satıcılarına yönelik eş zamanlı gerçekleştirilen operasyon kapsamında 14 şüpheli, tüm operasyonlarda toplam 46 şüpheli yakalandı. 41 şüpheli çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. 5 şüphelinin ise işlemlerine devam edildiğini öğrenildi.

01 Ocak 2026 tarihi itibariyle "Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" ile mücadele kapsamında, İstanbul genelinde toplamda 11 ton 891 kilo 39 gram uyuşturucu madde ve 25 milyon 946 bin 472 adet uyuşturucu - uyarıcı hap ele geçirildiği, yakalanan 6 bin 422 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi. Öte yandan son iki ayda yapılan operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucular emniyette sergilendi.

İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, yaptığı açıklamada uyuşturucuya topyekun savaş açtıklarını dün gece Esenyurt'ta yapılan operasyonlara değinerek çalışmaların devam edeceğini söyledi.

"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinin bazı bölümlerinde FETÖ propagandası yapıldığı iddiaları üzerine sahnelerin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildi

16.09.2026 13:41:00
İHA
 
"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı
"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisine FETÖ iddiaları üzerine incelenme kararı
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda, "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinde yer alan "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin vatan haini olarak gösterilmesinin ardından öldürülmesi, bazı sahnelerde "FG" harf grubunu taşıyan araç plakalarına yer verilmesi ve dizinin belirli bölümlerinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lehine propaganda, örtülü mesaj, örgütsel talimat veya yönlendirme niteliğinde içeriklerin bulunduğu iddiaları üzerine inceleme kararı verildi.

Söz konusu iddialar, alanında uzman kişilerce oluşturulan bilirkişilerce incelenecek.

Bilirkişi heyetince söz konusu iddiaların açıklığa kavuşturulması için çalışma yürütülüyor.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi

16.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı’nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı’da “villa” yapıldığı iddiasına açıklık getirdi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazeteci Nagehan Alçı'nın geçen hafta kendisiyle yaptığı röportajın ardından gündeme gelen Abdullah Öcalan için İmralı'da "villa" yapıldığı iddiasına açıklık getirdi.

Alçı, 11 Eylül'de Bahçeli ile yaptığı görüşmenin ardından, Öcalan için İmralı Adası'nda önünde bahçesi bulunan ve normal yaşam koşullarına uygun bir ev inşa edildiğini, Öcalan'ın ise "statü" talebi nedeniyle bu eve geçmediğini aktarmıştı.

Bahçeli bu kez gazeteci Ceyhun Bozkurt'a yaptığı açıklamada, Alçı'nın sözlerinden "villa" yorumu çıkarıldığını belirterek iddiayı reddetti. Bahçeli, İmralı'da 250 metrekarelik bir konut yapıldığını söyledi.

Bahçeli, "Hanımefendinin (Nagehan Alçı) aktardıklarından birileri villa yorumu çıkardılar, 'villa' diye bir şey yok" İfadelerini kullandı.

Bahçeli, söz konusu yapının neden yapıldığına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

"250 metrekare bir konut yapıldı. Zaten etrafı denizle çevrili, Öcalan'ın yaşı da ilerledi, orada görüşmelerini yapsın, vereceği mesajları aktarsın, bu imkanlar sağlanmalı, sağlanacaktır."

İmralı sürecine ilişkin mesajlarını da yineleyen Bahçeli, daha önce gündeme getirdiği "Barış süreci siyasallaşma koordinatörlüğü" önerisinin geçerli olduğunu söyledi.

MİT koordinesindeki "siber casusluk" operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde, Siber Güvenlik Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığının siber casuslara yönelik operasyonunda "Aydo Yazılım" şirketinin sahibi ve çalışanlarının da aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı

16.09.2026 10:00:00
AA
 
MİT koordinesindeki "siber casusluk" operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı
MİT koordinesindeki "siber casusluk" operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgilere göre, siber casuslara yönelik MİT'in koordinesinde, Siber Güvenlik Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığının ortak çalışmalarıyla sendikalara yazılım hizmeti sağlayan Ankara merkezli "Aydo Yazılım" adlı şirkete operasyon düzenlendi.

Operasyonda, şirket sahibi ile çalışanlarından oluşan 5 şüpheli gözaltına alındı.

Ev ve iş yerlerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda bilgisayar, cep telefonu ve dijital materyale el konuldu.

Sendika yazılımlarında sorgu arayüzü tespit edildi

MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, "Aydo Yazılım" tarafından geliştirilen bazı sendika yazılımlarına, sendika üyesi olmayan üçüncü kişilere ait bilgilere erişilmesine imkan sağlayan, özel bir sorgu arayüzü eklendiği tespit edildi.

Yapılan incelemelerde, geçmiş dönemlerde çeşitli kaynaklardan internet ortamına sızdırılan veri setlerinin söz konusu sistem üzerinden sorgulanabildiği belirlendi.

Kişilere ait T.C. kimlik numarası üzerinden yapılan sorgulamalarla, kimlik ve nüfus bilgilerine ulaşılabildiği, sistemin arka planındaki veri tabanlarında ise çok daha geniş kapsamlı kişisel verilerin bulunduğu saptandı.

Sorgu sisteminin, sendikalara üye eklenmesi sırasında üyelik bilgilerinin tamamlanmasında kullanıldığı belirlenirken, veri tabanlarında 18 yaşından küçük kişilere ait kayıtların da bulunduğu ortaya çıkarıldı. Bunun üzerine geniş kapsamlı veri havuzunun hangi amaçlarla kullanıldığına yönelik incelemeler de derinleştirildi.

Sistem kayıtlarında "NVİ" ibaresi

Sunucular üzerinde yapılan incelemelerde, kişisel bilgilerin tutulduğu sistem kayıtlarında "NVİ" ibaresinin sistematik biçimde kullanıldığı, bu kullanımın, verilerin Nüfus ve Vatandaşlık İşleri kaynaklı olduğu izlenimi oluşturduğu belirlendi.

Ancak elde edilen teknik bulgular sonucu söz konusu verilerin doğrudan Nüfus ve Vatandaşlık İşleri sistemlerinden temin edilmediği saptandı.

"KVKK danışmanlığı" adı altında veri sorgusu

Soruşturma kapsamında, Aydo Yazılım'ın "Clock&Wise" adı altında kurum ve kuruluşlara Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında danışmanlık hizmeti de verdiği tespit edildi.

Şirketin, bir taraftan kişisel verilerin korunmasına yönelik danışmanlık hizmeti verirken diğer taraftan sendika yazılımlarında kişisel bilgilerin sorgulanmasına imkan sağladığı ortaya çıkarıldı.

Söz konusu sistemin hangi sendikalar tarafından ne ölçüde kullanıldığı ve elde edilen verilerin hangi amaçlarla işlendiğine yönelik incelemeler sürüyor.

Dijital materyallerden elde edilecek yeni bulgular doğrultusunda soruşturmanın genişletilebileceği öngörülüyor. 

Obezite ameliyatlarına dair kritik sorular


 
Obezite, vücutta sağlığı bozacak ölçüde yağ birikmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2022 yılı verilerine göre, dünyada 1 milyardan fazla kişi obeziteyle yaşıyor. Yetişkinlerde obezite sıklığı ise 1990 yılından bu yana 2 kattan fazla artmış durumda. 
 

15.09.2026 15:09:00
Murat Çorbacı
 
Obezite ameliyatlarına dair kritik sorular
Obezite ameliyatlarına dair kritik sorular

Türkiye'de de obezite tablosu dikkat çekici boyutlarda. TURDEP-II çalışmasında yetişkinlerde obezite sıklığı yaklaşık yüzde 35; kadınlarda yüzde 44, erkeklerde ise yüzde 27 olarak belirlendi. Yani, ülkemizde her 3 kişiden 1'i obeziteyle mücadele ediyor. Obezite yalnızca kişinin kilosunu ve dış görünüşünü etkilemiyor; tip 2 diyabetten yüksek tansiyona, uyku apnesinden kalp-damar hastalıklarına, eklem sorunlarından karaciğer yağlanmasına kadar pek çok sağlık problemine neden olabiliyor. Obezite aynı zamanda 13 farklı kanser türüne de zemin hazırlayabiliyor. Son yıllarda obezitenin hızla yaygınlaşmasına paralel olarak obezite cerrahisine gösterilen ilgi de artıyor. Ancak cerrahinin estetik amaçlı bir zayıflama ameliyatı olmadığını vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Sümer, "Tedavinin amacı yalnızca tartıdaki rakamı düşürmek değil; obeziteye eşlik eden hastalıkları kontrol altına almak, kişinin sağlığını ve yaşam kalitesini iyileştirmektir. Ameliyat tedavinin sonu değil, sağlıklı beslenme, hareket ve düzenli takiple sürdürülmesi gereken yeni bir dönemin başlangıcıdır" dedi. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Sümer, obezite cerrahisi hakkında en çok merak edilen 9 soruyu cevapladı.

Obezite cerrahisi kimlere uygulanabilir?

Günümüzde "metabolik ve bariatrik cerrahi" olarak da adlandırılan obezite cerrahisi, yalnızca mide hacmini küçültmeyi amaçlayan bir işlem değil. Cerrahi sonrasında iştah, tokluk, bağırsak hormonları ve metabolizma üzerinde de değişiklikler oluşuyor. Yaşam tarzı değişiklikleri ve tıbbi tedaviye rağmen yeterli sonuç alınamayan, vücut kitle indeksi 40 kg/m² ve üzerinde olan kişilerde cerrahi yöntem gündeme gelebiliyor. Vücut kitle indeksi 35-39.9 kg/m² arasında olanlarda ise obeziteye bağlı önemli sağlık sorunlarının bulunması cerrahi seçeneğinin değerlendirilmesini gerektirebiliyor. Vücut kitle indeksi 30-34.9 kg/m² arasında olup uygun tedaviye rağmen tip 2 diyabeti kontrol altına alınamayan seçilmiş hastalarda da metabolik cerrahiden yararlanılabiliyor. Ameliyat kararının sadece kişinin kilosuna bakılarak verilemeyeceğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Sümer, "Hastanın genel sağlık durumu, obeziteye eşlik eden hastalıkları ve daha önce uygulanan tedaviler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Obezite cerrahisi fazla kilosu olan herkese uygulanabilecek standart bir yöntem değildir" diye konuştu.

Obezite cerrahisi yalnızca kilo vermeyi mi sağlıyor?

Obezite cerrahisinin etkisi tartıdaki değişimle sınırlı kalmıyor. Cerrahide temel hedef; kişinin sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde kilo vermesinin yanı sıra obeziteye bağlı hastalıkların etkisini ve erken ölüm riskini azaltmak oluyor. Ameliyatın ardından tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, uyku apnesi, kan yağlarındaki bozukluklar ve karaciğer yağlanması gibi obeziteyle ilişkili birçok sağlık sorununda belirgin düzelme görülebiliyor. Bazı tip 2 diyabet hastalarında kan şekeri daha kolay kontrol altına alınabiliyor ve kullanılan ilaçlar doktor gözetiminde azaltılabiliyor. Özellikle tip 2 diyabet süresi kısa ve pankreas rezervi daha iyi olan hastalarda daha başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. "Ancak ameliyatın diyabeti kesin olarak ortadan kaldırdığı düşünülmemelidir" uyarısında bulunan Prof. Dr. Aziz Sümer,  hastalık yıllar içinde yeniden ortaya çıkabildiği için cerrahi sonrasında da metabolik takibin düzenli olarak sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.

Obezite cerrahisi kanser riskini azaltıyor mu?

Obezite; menopoz sonrası meme, rahim içi ve yumurtalık kanserlerinin yanı sıra kalın bağırsak, yemek borusu, midenin giriş bölgesi, karaciğer, safra kesesi, pankreas, böbrek ve tiroit kanserleri dâhil olmak üzere 13 farklı kansere zemin hazırlayabiliyor. Yağ dokusundaki artışın östrojen düzeyleri, insülin direnci ve kronik inflamasyon üzerinde oluşturduğu etkilerle kanser gelişimine  uygun bir ortam hazırlayabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Aziz Sümer, cerrahinin sağladığı kalıcı kilo kaybı ve metabolik iyileşmenin, obeziteyle ilişkili bazı kanserlerin gelişme riskini azalttığını belirtiyor. Prof. Dr. Aziz Sümer, obeziteyle ilgili yaklaşık 30 bin kişinin değerlendirildiği SPLENDID çalışmasına ilişkin de şu verileri paylaşıyor: "10 yıl içinde obeziteyle ilişkili kanser gelişme oranı bariatrik cerrahi uygulanan hastalarda yüzde 2.9, ameliyat olmayanlarda ise yüzde 4.9 olarak belirlendi. Cerrahi yönteme başvurulan grupta obeziteyle ilişkili kanser riskinin yaklaşık yüzde 32, kanserden ölüm riskinin de yaklaşık yüzde 48 daha düşük olduğu bildirildi. Kadınlarda yapılan bir başka çalışmada ise cerrahi sonrasında meme kanserinde yüzde 49, yumurtalık kanserinde yüzde 53 ve rahim içi kanserinde yüzde 67 oranında daha düşük risk saptandı."

En sık başvurulan obezite cerrahisi yöntemi hangisi?

Dünyada en sık uygulanan yöntem, halk arasında "tüp mide" olarak bilinen sleeve gastrektomi ameliyatıdır. Bu yöntemde midenin büyük bir bölümü çıkarılarak daha küçük ve tüp biçiminde bir mide oluşturuluyor. Böylece yenilebilecek gıda miktarı azalırken açlık ve tokluk mekanizmalarında da değişiklik meydana geliyor. Bir diğer önemli yöntem olan gastrik bypass ameliyatında ise mide küçültülüyor ve gıdaların bağırsaktan geçiş yolu değiştiriliyor. Her yöntemin avantajları ve dezavantajları farklı olduğu için her hasta açısından en doğru seçeneğin belirlenmesi büyük önem taşıyor.

Hangi yöntemin uygulanacağına nasıl karar veriliyor?

Obezite cerrahisinde herkese aynı ameliyatın uygulanmasının doğru bir yaklaşım olmayacağını aktaran Prof. Dr. Aziz Sümer, "Yöntem belirlenirken hastanın kilosu ve vücut kitle indeksinin yanı sıra yaşı, tip 2 diyabetinin bulunup bulunmadığı, diyabetin süresi, reflü hastalığı, yeme alışkanlıkları, kullandığı ilaçlar ve daha önce geçirdiği ameliyatlar değerlendirilir. Örneğin ciddi reflü sorunu bulunan bazı hastalarda tüp mide yerine gastrik bypass daha uygun olabilir. Diyabetin ön planda olduğu hastalarda ise metabolik etkisi daha güçlü bypass yöntemleri tercih edilir. Ameliyattan önce hastanın genel cerrahın yanı sıra endokrinoloji uzmanı, diyetisyen ve gerektiğinde psikiyatri ya da psikoloji uzmanından oluşan multidisipliner bir ekip tarafından değerlendirilmesi önem taşır. Uzun dönemli başarının temelini, doğru hastaya uygun ameliyatın seçilmesi oluşturur" dedi.

Obezite cerrahisinden sonra ne kadar kilo veriliyor?

En hızlı kilo kaybı genellikle ameliyatı takip eden ilk 6-12 ay içinde gerçekleşiyor. Kilo verme süreci 12-18 aya kadar devam edebiliyor. Başlangıç kilosu, uygulanan ameliyat yöntemi, yaş, metabolik durum, beslenme düzeni ve fiziksel aktivite seviyesi, sonucu doğrudan etkiliyor. İlk 12-18 ayda kişinin fazla kilosunun yüzde 50-80'ini vermesi hedeflenebiliyor. Bununla birlikte cerrahinin başarısı yalnızca kaybedilen kilo üzerinden değerlendirilmiyor. Obeziteye eşlik eden hastalıklardaki düzelme, hareket kapasitesinin artması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması ve elde edilen sonucun uzun dönemde korunabilmesi de başarının önemli ölçütleri arasında yer alıyor.

Obezite cerrahisi riskli bir yöntem mi?

Her cerrahi girişimde olduğu gibi obezite cerrahisinde de bazı riskler bulunuyor. Erken dönemde kanama, kaçak, enfeksiyon ve damar içinde pıhtı oluşumu; uzun dönemde ise reflü, safra taşı, fıtık ve vitamin-mineral eksiklikleri gelişebiliyor. Ancak cerrahi teknikler ile anestezi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde, uygun donanıma sahip merkezlerde ve deneyimli ekipler tarafından gerçekleştirilen ameliyatlarda bu riskler önemli ölçüde azalıyor. Karar aşamasında yalnızca ameliyatın olası riskleri değil, tedavi edilmeyen ileri obezitenin yıllar içerisinde yol açabileceği diyabet, kalp-damar hastalıkları, kanser ve erken ölüm riski de dikkate alınıyor. Bu nedenle hastaya özel yarar-risk değerlendirmesinin yapılması gerekiyor.

Ameliyattan sonra yeniden kilo alınabilir mi?

Obezite kronik bir hastalık olduğu için ameliyattan yıllar sonra bir miktar kilo geri alınabiliyor. Özellikle yüksek kalorili ve şekerli içecekler tüketmek, sık atıştırmak, kontrolsüz alkol kullanmak, hareketsiz kalmak ve eski beslenme alışkanlıklarına dönmek kilo alımını kolaylaştırıyor. Bu nedenle dengeli bir beslenme düzeni, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı uyku alışkanlığı, obezite ameliyatından sonra yaşamın bir parçası olmalı. Ameliyat sonrası hasta takibinin önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Aziz Sümer, "Ameliyatın ardından demir, B12 vitamini, folat, D vitamini ve kalsiyum başta olmak üzere çeşitli vitamin ve mineral eksiklikleri gelişebilir. Kontrollerde sadece kilo değil; kan değerleri, kas ve kemik sağlığı, beslenme durumu, diyabet ile tansiyon gibi hastalıkların seyri de dikkate alınır. Kilo yeniden yükselmeye başladığında erken müdahale edilmesi önemlidir. Obezite cerrahisi tek başına bir mucize değil, hastayla sağlık ekibinin uzun yıllar birlikte yürüttüğü kapsamlı bir tedavidir" dedi.

Zayıflama iğneleri obezite cerrahisinin yerini alabilir mi?

Obezite ilaçları, obezite tedavisinde önemli seçenekler arasında yer alıyor. Ancak mevcut bilimsel veriler, bu ilaçların obezite cerrahisini tamamen ortadan kaldıracağını göstermiyor. Özellikle ileri derecede obezitesi ve buna eşlik eden ciddi metabolik hastalıkları bulunan uygun hastalarda cerrahi, uzun dönemli kilo kaybı açısından güçlü tedavi seçeneklerinden biri olmayı sürdürüyor. İlaç ve cerrahi yöntemin birbirinin rakibi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aziz Sümer, "Yeni nesil ilaçlardan ameliyat öncesinde kilo kaybını desteklemek, ameliyat riskinin azaltılmasına yardımcı olmak veya ameliyat sonrasında yetersiz kilo kaybı ve yeniden kilo alma durumlarında yararlanılabilir. Tedavinin; yaşam tarzı değişiklikleri, ilaçlar ve gerektiğinde cerrahinin birlikte ya da birbirini takip edecek şekilde kullanıldığı, kişiye özel ve multidisipliner bir yaklaşımla planlanması gerekir" dedi.

Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede

İzmir'in Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet ve usulsüzlük operasyonunda gözaltına alınan, aralarında belediye personeli ve müteahhitlerin de bulunduğu 47 şüpheli, adliyeye sevk edildi

15.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede
Seferihisar Belediyesine yönelik operasyonda 47 şüpheli adliyede

Seferihisar Belediyesinde inşaat ve imar işlemlerinde usulsüzlük karşılığı rüşvet alındığı ve verildiği, belediye bünyesindeki ihalelerde ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığına yönelik tespitler üzerine düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, Seferihisar Adliyesi'ne sevk edildi.

Hakkında gözaltı kararı bulunan 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Operasyon hakkında

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, belediyede inşaat ve imar işlemlerinde usulsüzlük karşılığı rüşvet alındığı ve verildiği, belediye bünyesindeki ihalelerde ve doğrudan teminlerde usulsüzlük yapıldığına yönelik tespitler üzerine, aralarında belediye personeli ve müteahhitlerin de bulunduğu 48 zanlının yakalanması için 11 Eylül'de operasyon düzenlemişti.

Ticaret Bakanlığından okul alışverişi uyarısı

Ticaret Bakanlığı, kırtasiye alışverişlerinin güvenli ürünlerle ve güvenilir satış noktalarından yapılmasının çocukların sağlığını korumak ve tüketici haklarını güvence altına almak için büyük önem taşıdığını bildirdi

15.09.2026 10:15:00
Anadolu Ajansı
 
Ticaret Bakanlığından okul alışverişi uyarısı
Ticaret Bakanlığından okul alışverişi uyarısı

Ticaret Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamada, güvenli okul alışverişinin bilinçli tercihle başladığı ifade edildi.

Yeni eğitim öğretim yılıyla birlikte çocuklar için yeni bir dönemin başladığı vurgulanan açıklamada, "Bu dönemde kırtasiye alışverişlerimizi güvenli ürünlerden ve güvenilir satış noktalarından yana yapmak, çocuklarımızın sağlığını korumak ve tüketici haklarımızı güvence altına almak açısından büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada, çocukların sağlığı ve güvenliği için güvenilir satış noktalarının tercih edilmesi, ürünlerde üretici-ithalatçı bilgisi, kullanım talimatı, yaş uyarıları ve gerekli işaretlerin bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekilerek, alışverişlerde belge ve fişlerin alınmasının, şüpheli, kaynağı ve bilgileri belli olmayan ürünlerden uzak durulmasının önem taşıdığı kaydedildi.

Güvenli ürünün bilinçli tüketiciyle buluştuğunun unutulmaması gerektiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Ticaret Bakanlığı olarak çocuklarımızın sağlığını ve tüketicilerimizin haklarını korumak için denetimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Yeni eğitim öğretim yılında tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, velilerimizi güvenli ve bilinçli alışveriş yapmaya davet ediyoruz."

Matematik öğretmeninin gizemli ölümü


 
Yalova'da kayıp öğretmenin cansız bedeni İznik Gölü'nde bulundu. Ölümle ilgili soruşturma başlatıldı.

15.09.2026 06:32:00
AA
 
Matematik öğretmeninin gizemli ölümü
Matematik öğretmeninin gizemli ölümü

Yalova'da matematik öğretmeni olarak görev yapan ve kendisinden haber alınamayan kişinin cesedi İznik Gölü'nde bulundu.
Yalova Abdülhamid Han Ortaokulu'nda matematik öğretmeni olan İlhan Algınkaplan (43), eğitim döneminin ilk ders günü okuldan çıktıktan sonra annesini arayıp gezeceğini söyledi. Babasına ait 77 DH 455 plakalı otomobille İznik Gölü kıyısına gelen Algınkaplan'dan bir daha haber alınamadı. Yakınlarının ihbarı üzerine arama çalışması başlatıldı. Algınkaplan'ın kullandığı otomobilin İznik Gölü Orhangazi sahilinde bulunması üzerine arama çalışmaları bu bölgede yoğunlaştı.

Jandarma buldu

Bölgeye gelen AFAD ekipleri termal dron ile havadan, polis dalgıç ekipleri de İznik Gölü'nde arama yaptı. İznik Gölü Jandarma Asayiş Bot Komutanlığı da gölde arama çalışması gerçekleştirdi.

Polis dalgıç ekipleri, sahilden 50 metre açıkta öğretmenin cansız bedenini buldu. Algınkaplan'ın cesedi, sudan çıkartılarak ambulansla Orhangazi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Anne Hatice ile baba Sadettin Algınkaplan da oğullarının cenazesinin sudan çıkarıldığı anlarda gözyaşlarına hakim olamadı.
Sadettin Algınkaplan, yaptığı açıklamada, oğlunun sabah okula gittiğini, okuldan çıktıktan sonra annesini arayıp biraz gezeceğini söylediğini aktardı.

Yanında başkası var mıydı?

Algınkaplan, saat 11.00'den beri oğlundan haber alamadıklarını belirterek, "Sonra merak ettik. O bizden ayrı yaşıyor. Yedek anahtar vardı. Evine gittik, evde de yok. En son İznik Gölü civarında olduğunu öğrendik. Biz de onun üzerine arabaya atladık, geldik. Otomobili görünce jandarmayı aradık, jandarma geldi. Az ilerde eşyalarını buldular. Telefonu, arabanın anahtarı oradaydı. Denizin kenarında terliklerini gösterdiler. Oradan denize girmiş yani görünen o. Yalnız mı geldi? Yanında başkası var mıydı? Onu bilmiyoruz yani. Çünkü bir daha haber alamadık" diye konuştu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.