Türk Dil Kurumu'na göre bir grup tarafından örgütlü bir biçimde silah zoruyla baskı kurularak veya seçim dışındaki demokratik usulleri kötüye kullanarak bir ülkedeki mevcut hükümeti devirerek iktidarı ele geçirmek darbe olarak adlandırılıyor.
Bu tanıma göre Türkiye'de en azından 15 gün içinde darbe yapılacağına dair bir işaret görünmüyor. Böyle bir işaret var da biz görmüyorsak, lütfen haber verin de hazırlıksız yakalanmayalım…
14 Mayıs'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleriyle ilgili hükümetten öyle açıklamalar geliyor ki, demokratik tercihini belirlemesi için milletin önüne 11 gün sonra konulacak şeyin sanki sandık değilmiş de Pandora'nın kutusuymuş zannediyorsunuz.
Bu nasıl bir sandık ki içinde hem demokrasi hem de darbe aynı anda bulunabiliyor.
Böyle şey mi olur demeyin, iktidara göre öyle.
Zira sandıktan kendileri çıkarsa bunun adına demokrasi diyecekler, sandıktan kendileri çıkmazsa bunun adı 'siyasi darbe' olacak. Açıklamaları bu netlikte…
İktidarı ne pahasına olursa olsun kaybetmemek amacıyla seçim çalışması yapan iktidardaki siyasilerden gelen açıklamalara göre 14 Mayıs'ta kurulacak sandıklardan kendileri kazanmış olarak çıkarlarsa sorun yok, ancak aksi olursa bunu 'siyasi darbe' olarak adlandırıyorlar.
Malumunuz, geçen hafta yaptığı bir konuşmada İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin, halkın sokağa dökülmesi karşısında başarısız olduğunu hatırlatarek, "15 Temmuz onların fiili darbe girişimiydi. 14 Mayıs da Batı'nın siyasi darbe girişimidir, bu kadar açık ve nettir" ifadelerini kullanmıştı.
AKP'li Binali Yıldırım da geçen ay, "Bu seçim işgalcilere karşı istiklal mücadelesi seçimidir" demişti. Sanırsınız sandık kurulları Yunan ve İngilizlerden oluşuyor…
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum ise hafta başında "14 Mayıs'ta iktidar değişikliği Türkiye'nin tam bağımsızlığına darbe olur" cümlesini kurdu.
Alt kademedeki bu isimlerin açıklamaları bizleri şaşırtmıyor, zira biliyoruz ki balık baştan kokuyor…
Üç gün önce Ankara'da açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Benim milletim Kandil'den aldığı destekle cumhurbaşkanı olana bu ülkeyi teslim etmez" demişti.
Hepimiz biliyoruz ki Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nu kastederek bu ifadeleri kullanıyor. Dikkat ederseniz Erdoğan, 'milletim Kandil'den destek alanlara oy vermez' demiyor. Ne diyor? 'milletim Kandil'den aldığı destekle cumhurbaşkanı olana bu ülkeyi teslim etmez' diyor.
Şimdi 14 Mayıs'ta hâlihazırda iktidarda bulunanların istemedikleri bir sonuç sandıktan çıkarsa, iktidar cephesinden gelen yukarıdaki sözleri 'yanlış' algılayan insanlar sokağa dökülürse bunun hesabını kim verecektir?
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024

































































































