logo
01 HAZİRAN 2026

Şehir turu pahalıya patladı

Gürcistan'ın iki sporcusu madalya aldıktan sonra yasağa rağmen şehir turu yaptıkları için ülkelerine gönderildi. Fransız boksör Mourad Aliev ise rakibine diskalifiyeyle yenilme kararını veren hakeme tepki gösterdi, 30 dakika ringden ayrılmadı

01.08.2021 11:40:00
Şehir turu pahalıya patladı
Şehir turu pahalıya patladı
2020 Tokyo Olimpiyatları'nda gümüş madalya kazanan Gürcistan'dan Vazha Margvelashvili ile Lasha Shavdatuashvili, yasak olmasına rağmen şehir turu yaptıkları için ülkelerine gönderildiler.

Tokyo Olimpiyat Komitesinden yapılan açıklamaya göre, judoda gümüş madalya kazanan Gürcü sporcular, karşılaşmalar bittikten sonra şehir merkezine gitti.

Kovid-19 tedbirleri kapsamında şehre çıkması yasak olan sporcular kuralları çiğnedikleri için ülkelerine geri gönderildi. Gürcistan Büyükelçiliği de konuyla ilgili yaptığı açıklamada, sporcuların davranışından dolayı özür diledi.

Fransız boksör diskalifiye edilmesine tepki gösterdi
Fransız boksör Mourad Aliev, Büyük Britanyalı Frazer Clarke'a diskalifiyeyle elendiği maçta hakeme tepki göstermek için yaklaşık 30 dakika ringden çıkmadı.

+91 kiloda ilk raundu kazanan Aliev, ikinci raundun sonuna doğru hakem tarafından diskalifiye edildi. Bu karara uzun süre tepki gösteren Fransız boksör, ringden yaklaşık yarım saat boyunca ayrılmayarak karara tepkisini ortaya koydu.

Gana'dan 29 yıl sonra madalya
Gana, 29 yıl sonra ilk olimpiyat madalyasını garantiledi.

Boksta erkekler 57 kiloda yarı finale çıkan Ganalı Samuel Takyi, olimpiyat madalyasını garantileyerek ülkesinin tarihine geçti.

Gana, 2020 Tokyo'dan önce son olimpiyat madalyasını 1992 Barselona'da elde etmişti.

Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü

Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz’ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı

01.06.2026 13:25:00
Haber Merkezi
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz'ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı! Milli futbolcu sadece fiziksel idman yapmıyor... evinde, deplasman yolculuklarında ve soyunma odasında kimsenin bilmediği gizli bir ajandaya oyunun kitabını yazıyor.






Son dönemde hem Galatasaray formasıyla kazandığı şampiyonluklarda hem de A Milli Takım'daki performansıyla Avrupa devlerinin radarına giren Barış Alper Yılmaz, başarısının tesadüf olmadığını kanıtlayan sıra dışı bir yöntemi hayata geçirdi. Fiziksel gücü ve hızıyla sahada fırtınalar estiren milli yıldızın, zihinsel hazırlık konusunda da Türk futbolunda eşine az rastlanır bir profesyonelliğe imza attığı ortaya çıktı.






HER ŞEY GÜNLÜKLE BAŞLADI

Barış Alper Yılmaz'ın her müsabaka öncesinde adeta bir ritüel haline getirdiği not tutma alışkanlığı, mental hazırlığının temelini oluşturuyor. Başarılı futbolcu, maça çıkmadan önce zihnini tamamen temizlemek ve odağını artırmak için özel bir günlük tutuyor.

- Ben bazen not tutuyorum. Mesela; maça gitmeden önce ne yapmam gerektiğini, nasıl bir yolculuk var, o gün antrenmanda tam olarak ne yaptım gibi detayları tek tek günlük tutar gibi yazıyorum.






KENDİ KENDİNİN MUHASEBESİ

Bu yöntem sayesinde deplasman yolculuklarının yorgunluğunu ve maç önü stresini minimuma indiren Barış Alper, sahaya adım atmadan önce ne yapacağını zihninde bitirmiş oluyor.

Milli futbolcunun asıl fark yaratan yönü ise son düdük çaldıktan sonra başlıyor. Maçın skoru ne olursa olsun, soyunma odasında veya eve dönüş yolunda eline kağıdı kalemi alan Barış Alper, kendi kendinin antrenörü oluyor. Maçın tarihini ve skorunu not ederek başladığı analizinde, sahadaki her saniyenin muhasebesini yapıyor.






ÖZ YANSITMA UYGULAMASI YAPIYOR

Özeleştiri mekanizmasını nasıl çalıştırdığını anlatan başarılı kanat oyuncusu, "Sonra da maç sonrası neleri yapamadım, neleri doğru yaptım, neleri daha iyi yapabilirim gibi notlar alıyorum. Skoru ve tarihi de mutlaka yazıyorum" diyerek, modern futbolun en çok ihtiyaç duyduğu "öz-yansıtma" yöntemini nasıl uyguladığını gözler önüne seriyor.






KENDİ KENDİNİN ANALİZCİSİ

Avrupa'nın elit sporcularının psikolojik destek kliniğinde öğrendiği bu yöntemi kendi iç disipliniyle harmanlayan Barış Alper Yılmaz, idman performansı ile maç performansını bu defter sayesinde birleştiriyor. İdmanda eksik kaldığı yönleri maça çıkmadan önce defterine bakarak hatırlayan yıldız isim, bir sonraki 90 dakikada aynı hataları tekrarlamayarak gelişimini somut bir şekilde hızlandırıyor.

Transfer piyasasında adı dev kulüplerle anılan ve saha içindeki güçlü karakteriyle parmak ısırtan Barış Alper'in bu gizli ajandası, genç futbolcu adayları için de tam bir ders niteliğinde.

Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış

Ademola Lookman krizinin perde arkasından tarihe geçecek bir seçim krizi çıktı! İddialara göre Sadettin Saran ve ekibinin 40 milyon Euro’luk dev paketle bitirme noktasına getirdiği transfer, Fenerbahçe başkan adayının 'Haziran'da onlar yok, ben başkan olacağım' çıkışıyla bir anda kördüğüme döndü

01.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış
Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış
Ademola Lookman krizinin perde arkasından tarihe geçecek bir seçim krizi çıktı! İddialara göre Sadettin Saran ve ekibinin 40 milyon Euro'luk dev paketle bitirme noktasına getirdiği transfer, Fenerbahçe başkan adayının 'Haziran'da onlar yok, ben başkan olacağım' çıkışıyla bir anda kördüğüme döndü. İtalyan kulübü Atalanta'nın bu çift başlılık sonrası panikleyerek katı bir şekilde 'banka teminat mektubu' talep etmesi üzerine transfer çıkmaza girdi.

Fenerbahçe camiası, Ademola Lookman transferinin neden gerçekleşmediğini tartışırken, perde arkasından tam bir "seçim" krizi çıktı. İddialara göre o dönemde aday olmayı düşünen ancak resmi olarak seçim olmadığı için adaylığını açıklamayan bir ismin bir itirafı tüm krizi çorap söküğü gibi çözdü.






LOOKMAN İLE HANGİ SIFATLA GÖRÜŞTÜ

"Ben Lookman ile kışın görüştüm. Artık gündemimizde değil" açıklamasıyla yeniden alevlenen sürecin, kulüpler arasındaki finansal güven ve adayın hamlesiyle çıkmaza girdiği iddia edildi.

Transfer piyasasında büyük ses getiren süreçte, Atletico Madrid, Lookman için Atalanta ile 35 milyon Euro+5 milyon Euro bonus olmak üzere toplam 40 milyon Euro karşılığında anlaştı.






MURAT SALAR'IN AÇIKLAMASI VARDI

Oyuncu ile yıllık bonuslar dahil 9 milyon Euro maaş üzerinden el sıkışıldı. O dönemde Fenerbahçe'nin de radarına giren bu dev transferin neden gerçekleşmediğine dair en net açıklama ise Murat Salar'dan geldi:

- Atalanta kulübü teminat mektubu istedi. Fenerbahçe Kulübü, tarihi boyunca teminat mektubu vermemiştir ve teminat mektubu almamıştır. Biz bunu hakaret kabul ettik. Hangi bankanın itibarı, 120 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü'nden daha değerlidir?






ÖNCE BANKA TEMİNATI SORUNU YOKTU

Atalanta başta talep etmediği banka teminat mektubu konusunda neden bir anda bu kadar katılaştı? Kulüp kulislerinde konuşulan iddialar, transferin sportif değil, siyasi bir krize kurban gittiğini gösteriyor. İddialara göre süreç şu şekilde gelişti:

Sadettin Saran ve ekibi, Lookman transferi için devredeyken 35 milyon Euro'luk bonservis bedelini uzun vadeye yaymak istedi. Atalanta yönetimi ilk etapta buna sıcak baktı ve teminat talep etmedi.






BANKA TEMİNATI GÜNDEME GELDİ

Saran ile Lookman arasındaki görüşmeler sürerken, Fenerbahçe başkanlığına aday olmayı planlayan bir isim devreye girdi. Bu isim, hem Atalanta hem de Lookman cephesiyle "Haziran'daki seçimde başkan ben olacağım" diyerek görüşmeler yaptı.

Adayın bu hamlesi ve kulüpteki seçim belirsizliği Atalanta cephesinde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. İtalyanlar, Saran yönetimine "Bir aday, Haziran'dan sonra sizin olmayacağınızı söylüyor. Eğer yönetim değişirse uzun vadeli bu ödemeleri yeni gelen başkan ödemezse ne olacak?" sorusunu yönelterek masaya acil kodlu "banka teminatı" şartını koydu.






İTALYANLAR MASADAN KALKTI

Fenerbahçe'nin kurumsal ilkeleri gereği banka teminatı vermeyi reddetmesi, Atalanta'nın ise seçim belirsizliği nedeniyle bu güvenceden geri adım atmaması üzerine köprüler tamamen atıldı. Taksitlendirme ve ödeme planında ortak nokta bulamayan İtalyan ekibi masadan kalktı.

Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan

Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam 'genç yetenek avcısı' unvanına sahip

01.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Hem kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hem de Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam elindeki kadrolardan maksimum verim alarak 'genç yetenek avcısı' unvanını kazandı. Modern 3-4-2-1 sistemiyle taktiksel bir devrim vaat eden İtalyan çalıştırıcı için soru işaretleri de var.






Yeni sezon öncesi teknik direktör arayışlarını yürüten Beşiktaş yönetiminin rotasını bu kez de Raffaele Palladino'ya çevirdiği iddia edildi. Dedikodulara bakılacak olursa Atalanta'dan ayrılması beklenen 41 yaşındaki çalıştırıcıyla siyah-beyazlı yönetim ciddi şekilde ilgileniyor.






MAKSİMUM VERİM ALAN TEKNİK ADAM

Monza'daki başarılı çıkışının ardından Fiorentina ve Atalanta'da görev yapan Palladino, Coverciano patentli modern İtalyan ekolünün en dikkat çeken temsilcilerinden biri.






Modern 3-4-2-1 dizilişiyle takımını sahaya süren genç teknik adam; agresif şok pres, yüksek atletizm ve kanat beklerinin çift yönlü dominasyonuna dayalı bir oyun tercih ediyor.

Kulüp projelerine sadakati ve elindeki malzemeden maksimum verim almasıyla tanınan Palladino, bütçe disiplini içinde genç oyuncuları parlatma konusunda Serie A'nın en başarılı isimleri arasında.






HAYATINDA HİÇ YURT DIŞINA ÇIKMADI

Palladino ismi taktiksel modernizmiyle heyecan yaratsa da, Beşiktaş cephesinde bu tercihe dair bazı soru işaretleri de tartışılıyor.

Kariyerinde İtalya dışına hiç çıkmamış olan 41 yaşındaki hocanın, İstanbul'daki şampiyonluk baskısına ve kaotik medya atmosferine nasıl reaksiyon vereceği en büyük merak konusu.






TÜRKİYE'DEKİ BASKIYI KALDIRABİLİR Mİ?

İtalyan basınında, Palladino'nun takımlarının hedefe giden kritik virajlarda zaman zaman stres yönetimi sorunları yaşadığına dair eleştiriler yer alıyor.

Türkiye Ligi'nin sert yapısı ve Beşiktaş'ın mevcut kadrosunun üçlü savunma esnekliğine ne kadar sürede uyum sağlayabileceği, bu olası transferin önündeki en büyük risk analizi olarak değerlendiriliyor.

Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun

Fenerbahçe'de başkan adaylığını açıklayarak seçim sürecine damga vuran Hakan Safi’nin, "İki milli futbolcuyla anlaştık" müjdesinin ardındaki dev isimler sızdı. Sarı-lacivertli camiada heyecan yaratan "yüksek vizyon" projesinin merkezinde, A Milli Takım’ın dünyaca ünlü kaptanı Hakan Çalhanoğlu ile Avrupa futbolunun gelecekteki en büyük yetenekleri arasında gösterilen genç yıldız Can Uzun’un yer aldığı iddia edildi

01.06.2026 12:23:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun
Fenerbahçe'ye iki milli: Hakan Çalhanoğlu ve Can Uzun
Fenerbahçe başkan adaylığını açıklayan Hakan Safi, camiada heyecan yaratan iddialı transfer açıklamalarıyla gündeme damga vurdu. Seçim çalışmalarına hız kesmeden devam eden Safi, taraftarları heyecanlandıracak müjdeyi vererek, "İki tane milli oyuncuyla anlaştık, onları da yakında açıklayacağız" dedi.






SALİH ÖZCAN VE ZEKİ ÇELİK

Bu açıklamaların ardından kulisler hareketlenirken, akıllara gelen ilk isimler ve transfer listesinin perde arkası netleşmeye başladı. Safi'nin "anlaştık" dediği gizemli milli oyuncular için spor kamuoyunda ibre, sözleşmeleri sona eren iki yıldıza döndü. Sağ bek arayışındaki Fenerbahçe için milli savunmacı Zeki Çelik ve orta sahaya dinamizm katması beklenen Salih Özcan, kulislerde konuşulan ilk iki isim olarak öne çıkıyor.






4 GENÇTEN 1'İ YA DA 2'Sİ

Hakan Safi'nin her fırsatta vurguladığı "yüksek vizyonlu kulüp yapısı" ve gençleşme operasyonu doğrultusunda, Avrupa'da ve ligimizde parlayan genç yetenekler de listeye dahil edildi. Safi'nin listesinde olduğu konuşulan ve geleceğe yatırım gözüyle bakılan o isimler:

- Deniz Gül
- Can Uzun
- Aral Şimşir
- Yusuf Akçiçek






ÇALHANOĞLU VE BERKE ÖZER

Fenerbahçe'nin mevcut kadro yapısı ve acil ihtiyaçları düşünüldüğünde ise taraftarların ve otoritelerin beklentisi çok daha büyük isimler üzerinde yoğunlaşıyor.

Takımın lider oyuncu ve yaratıcı orta saha eksikliğini gidermek adına A Milli Takım'ın kaptanı Hakan Çalhanoğlu ismi yüksek sesle konuşulmaya başlandı.






Öte yandan Ederson'u istemeyen Hakan Safi'nin Fransa Ligi'nde sezonun en iyisi seçilen Berke Özer'i de acil ihtiyaçlar listesine eklediği düşünülüyor.

Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?

Galatasaray’ın yıldızı Victor Osimhen hakkında Nijerya Milli Takımı Teknik Direktörü Eric Chelle’nin yaptığı "Kulüp değiştirmek üzere" açıklaması gündeme bomba gibi düştü. Real Madrid’de Florentino Perez’in başkanlık yarışındaki güçlü rakibi Enrique Riquelme’nin seçim vaadi olarak Osimhen ile el sıkıştığı iddiası yeniden gündeme geldi
 

01.06.2026 12:07:00
Haber Merkezi
Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?
Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?
Yıldız oyuncunun sözleşmesinde Avrupa'nın üst düzey 5-6 kulübünden teklif gelmesi durumunda 100 milyon Euro'luk serbest kalma maddesi olduğu iddiası camiayı şok etti.

Galatasaray taraftarı golcüleri Victor Osimhen'in takımdan ayrılacağı ile ilgili Nijerya Milli Takım teknik direktörünün ortaya attığı iddiaların şokun yaşıyor. Resmi açıklama ve Real Madrid'deki başkanlık seçim süreci, sarı-kırmızılı taraftarlaın en büyük korkularını gerçeğe dönüştürebilir.






NİJERYA MİLLİ TAKIM HOCASI ATEŞİ YAKTI

Nijerya Milli Takımı Teknik Direktörü Eric Chelle, Osimhen'in neden kadroda yer almadığına dair net konuşarak transfer ateşini yaktı:

- İki oyuncumuz eksik; Lookman ve Osimhen. Osimhen belki de kulüp değiştirmek üzere; bu yüzden kadroda yer almadı. Çünkü oynarsa ve yüzde 100 formda olmazsa bu iyi olmaz.

Teknik direktörün bu sözleri, yıldız oyuncunun şu günlerde çok ciddi bir transfer görüşmesinin tam merkezinde olduğunu açıkça gözler önüne serdi.






REAL MADRİD'İN SEÇİM GÜNDEMİNDE

7 Haziran'da yapılacak olan Real Madrid başkanlık seçimlerinde, mevcut efsane başkan Florentino Lopez'in rakibi olan Enrique Riquelme, seçim kozu olarak Victor Osimhen'i belirledi. İspanyol basınına sızan iddialara göre; Riquelme, Osimhen ve menajeriyle her konuda anlaşmaya vardı. Seçimi kazanması halinde "100 milyon Euro hazır" diyerek bu transferi bitireceğinin sözünü verdi.






100 MİLYON EURO'LUK SÖZ VAR MI?

Sarı-kırmızılı taraftarları tedirgin eden ise Galatasaray yönetiminin Osimhen'i ikna ederken verdiği iddia edilen bir söz oldu.

İddialara göre Galatasaray yönetimi, Osimhen'i kadrosuna katarken oyuncuya bir söz verdi. Eğer Real Madrid gibi Avrupa'nın en üst düzey 5-6 kulübünden birinden teklif gelirse, 100 milyon Euro bonservis bedeli karşılığında transferine zorluk çıkarılmayacağı taahhüt edildi.

Nijerya Teknik Direktörü Eric Chelle'nin bahsettiği "kulüp değiştirme" sürecinin, tam olarak Real Madrid adayı Riquelme ile yürütülen bu resmi temaslar olduğu konuşuluyor.






Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak

Aziz Yıldırım'ın üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi 
 

01.06.2026 11:50:00 / Güncelleme: 01.06.2026 12:44:47
Haber Merkezi
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Aziz Yıldırım'ın başkanlık koltuğuna yürürken üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi. Eğer beklendiği gibi bu "kare as" kurulursa camia, sahada fanteziyi ve bol gollü maceraları bir kenara bırakıp, rakipleri fiziksel olarak ezen, 90 dakika disiplinden kopmayan pragmatik bir başarı makinesini izlemeye hazır olmalı.






Fenerbahçe camiasında seçim rüzgarları eserken, başkan adayı Aziz Yıldırım'ın açıklamaları ve transfer kulislerinden sızan isimler radikal bir felsefe değişimine işaet ediyor. Kulislerde forvet için yükselen Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile teknik direktörlük için Aykut Kocaman'ın isimlerinin yükselmesi 2026-27 sezonunun taktiksel şifrelerini vermeye başladı.






GÖZE HOŞ GELMEYECEK FUTBOL

Eğer Aziz Yıldırım seçimi kazanır, Aykut Kocaman kulübeye geçer ve bu dev forvet ikilisi transfer edilirse; yeni sezonda Fenerbahçe'nin "göze hoş gelen, çılgın, bol gollü ve macera dolu" bir futbol oynamayacağı iddiasına zemin hazırladı.

Aykut Kocaman'ın katı oyun disiplini ile Muriqi ve Guirassy'nin karakteristik özellikleri bir araya geldiğinde ortaya çıkacak muhtemel saha içi karakteri şu şekilde özetlenebilir:






SAVUNMA EN UÇTA BAŞLAYACAK

- Yeni sezonda Fenerbahçe, Türkiye liginin fiziksel olarak en yırtıcı takımı olmaya aday. Guirassy ve Muriqi'in ön alandaki pres gücü, savunmanın en uçtan başlamasını sağlayacak.

- Muriqi'in sırtı dönük oyunu ve hava hakimiyeti, Guirassy'nin ise bitiriciliği ve bağlantı kalitesi rakip stoperler için kabusa dönüşecek. İkili mücadelelerde yıkılmayan bir Fenerbahçe izleyeceğiz.






- Kocaman'ın vazgeçilmez kuralı bu sezonda da değişmeyecek. 90 dakika boyunca taktiksel disiplinden kopmayan, kompakt mesafesini kaybetmeyen ve önceliği "gol yememek" olan bir takım sahada olacak.

- Set oyununun tıkandığı anlarda, iki dev kuleyle duran top organizasyonları ve kazanılan toplarla yapılacak kusursuz geçiş hücumları en büyük skor silahı haline gelecek.






ROMANTİK BİR FUTBOL OLMAYACAK

Kadıköy'de tribünler daima hücum eden, coşkulu ve tabelayı her an değiştirebilen "romantik" bir futbolu arzuluyor. Ancak Kocaman ve Yıldırım ortaklığının vadettiği şey romantizm değil, soğukkanlı bir matematik futbol.






Günün sonunda, 2026-27 model bu takım belki her maç 4-5 gol atmayacak, belki izleyenlere her saniye büyük bir futbol ziyafeti sunmayacak; ancak sahaya çıktığında yıkılması neredeyse imkansız, ligin en zor gol yiyen ve tabelayı almasını bilen takımı olacak. Fenerbahçe camiası için estetiğin yerini tamamen "mutlak başarıya" bırakacağı yeni bir dönem, hemen eşikte bekliyor.

UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü

Fenerbahçe’de kapıya dayanan UEFA cezası ile ilgili başkan adayı Hakan Safi, faturayı Eylül ayındaki gayrimenkul yetkilerini reddettiren Aziz Yıldırım ve muhalefete kesti

01.06.2026 10:39:00
Haber Merkezi
UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü
UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü
Fenerbahçe'de kapıya dayanan UEFA cezası ile ilgili başkan adayı Hakan Safi, faturayı Eylül ayındaki gayrimenkul yetkilerini reddettiren Aziz Yıldırım ve muhalefete kesti.

Yıldırım cephesinden ise "Mourinho ve transferlerin ağır maliyetini B planı yapmadan ucu açık yetkilere bağlayan yönetim suçludur" yanıtı gecikmedi. Asıl büyük kavga ise UEFA yaptırımları masaya yatırıldığında çıkacak gibi duruyor!

Fenerbahçe gelecek hafta sonu yeni başkanını seçecek. Aynı zamanda bu hafta içinde çok konuşulan UEFA cezasının resmiyet kazanması da bekleniyor. 10-15 milyon Euro'luk finansal limit aşımı cezası gündemde. Camiada kulübü bu cezayla karşı karşıya bırakan süreçle ilgili karşılıklı suçlamalar peş peşe gelmeye devam ediyor. Başkan adaylarından Hakan Safi faturayı rakibi Aziz Yıldırım'a kesti.







HAKAN SAFİ'NİN SERT SÖZLERİ

- Fenerbahçe geçtiğimiz sezon içerisinde kaynak girişini doğru zamana yetiştiremediği için UEFA harcama limitini aştı ve bir cezayla karşı karşıya kaldı. Peki Fenerbahçe kulübü kaynak girişini neden zamanında yetiştirmedi? Bunu da sanırım hatırlatmak gerekiyor.







- Geçtiğimiz Eylül ayında kongrede 11,12 ve 13. maddeler oy çokluğuyla reddedildi. Fenerbahçe Spor Kulübü halihazırdaki projelerini hayata geçirmek için bir mali kongre daha düzenlemek zorunda kaldı ve kulübe yapılacak kaynak girişi gecikti.

- O gün, seçim stratejisi nedeniyle, bu maddeleri onaylatmam diyenler bugün bu cezanın sorumluluğunu da taşımalı diye düşünüyorum. Kongre üyelerinin de bu konuda doğru bilgilendirilmesi çok önemli.







20 EYLÜL'DEKİ GENEL KURUL

Safi'nin gündeme getirdiği ve mali kayıtların doğruladığı süreç 20 Eylül 2025 tarihindeki Olağanüstü Genel Kurul'a dayanıyor. O dönem mevcut yönetim; Ataşehir Kayışdağı ve Küçükbakkalköy'deki mülkler başta olmak üzere kulüp taşınmazları üzerinde kiralama, satış ve proje ortaklığı geliştirebilmek adına genel kuruldan geniş yetkiler talep etti (11, 12 ve 13. maddeler).







AZİZ YILDIRIM REDDİ SAĞLADI

Ancak Aziz Yıldırım'ın başını çektiği muhalif kanat "ucu açık ve denetimsiz yetki verilmemesi" yüzünden bu maddeleri oy çokluğuyla reddetti. Yönetim, tıkanıklığı aşmak için Ekim 2025'te yeniden bir mali kongre düzenledi. Bu iki kongre arasında yaşanan 1 aylık idari rötar, kulübün kasasına girmesi planlanan sıcak paranın UEFA'nın bütçe denetleme takvimine yetişmemesine yol açtı.







DİREKT ETKİSİ DE YOK

UEFA bütçe dengesinin bozulmasındaki tek etken "gelirlerin gecikmesi" değil. Jose Mourinho ile imzalanan yüksek bütçeli sözleşme ve ardından kadroya dahil edilen Kerem Aktürkoğlu'nun bonservis ve maaş yükleri... futbol takımı harcamalarını tavan yapması. UEFA, gelir-gider dengesindeki bu radikal sapmayı ve limit aşımını affetmeyerek para cezası kesmesi bekleniyor.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.

Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri

Aziz Yıldırım’ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı

01.06.2026 10:12:00
Haber Merkezi
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aykut Kocaman'ın artıları ve eksileri
Aziz Yıldırım'ın "Aykut Kocaman" çıkışı Fenerbahçe camiasında deprem etkisi yarattı. Sosyal medyadaki "Seçimi kaybeder" tepkilerine rest çeken Yıldırım'ın "Pozitif ve negatif yönlerine bakacağız" sözlerinin ardından, deneyimli teknik adamın artıları ve eksileri gazetemiz tarafından masaya yatırıldı.

Fenerbahçe'de yaklaşan başkanlık seçimi öncesi iddialı aday Aziz Yıldırım, A Spor'da çıktığı canlı yayında "Aykut Kocaman neden iyi, neden kötü? Bunları bana bir söyleyin" dedi. Trakya turnesinde kongre üyeleriyle buluşan başkan adayı Aziz Yıldırım, Kocaman'ı da şu şekilde savunmuştu:







- "Sosyal medyada 'Aykut hocayı açıklarsa seçimi kaybeder' yazıyorlarmış. Kaybedersek kaybederiz, hiç önemli değil! Aykut hocayı değerlendirirken hangi yönüyle pozitif, hangi yönüyle negatif ona bakacağız. Yaptıklarını unutuyorsunuz. Mourinho geldi de ne oldu sanki?" ifadelerini kullandı.

Bir taraftarın "Alex'i bitirdi" tepkisine de "O göndermedi, ben gönderdim!" sözleriyle sert çıkan Yıldırım'ın bu hamlesi, gözleri yeniden deneyimli teknik adama çevirdi.







İŞTE KOCAMAN'IN ARTILARI

Peki, Aziz Yıldırım'ın işaret ettiği o terazide neler var? Gazetemiz, Aykut Kocaman'ın pozitif ve negatif yönlerini, artıları ve eksileriyle tek tek derledi:

- Üst Düzey Taktik ve Sistem Sadakati

Aykut Kocaman tam bir sistem mimarıdır. Takımlarında "bireysel yeteneklerin parlamasından" ziyade, "takım savunması ve saha geometrisi" ön plandadır.

- Savunma Güvenliği ve "Yenilmesi Zor" Takımlar

Onun çalıştırdığı takımlar ligin en az gol yiyen, rakibe en az pozisyon veren yapıya bürünür. Savunma güvenliğini sağlama almadan körü körüne hücumu düşünmez. Bu pragmatik yaklaşım, özellikle uzun lig maratonlarında ve kupa kulvarlarında takımlarını her zaman yarışın içinde tutar.







- İstikrar, Analiz ve Veri Bilimi

Türk futboluna analitik yaklaşımı, koşu mesafelerini ve fiziksel testleri getiren öncü isimlerden biridir. Duygularla veya taraftar baskısıyla değil, tamamen bilimsel verilerle hareket eder.

- Kriz Yönetimi ve Karakter

Fenerbahçe'nin en zor günlerinde (3 Temmuz süreci) kulübün adeta saha içi ve saha dışı lideri haline gelmiş, duruşundan taviz vermemiştir. Polemiklerden uzak, sakin, saygılı ve ağırbaşlı profiliyle kulüplerin kurumsal yapısını koruma altına alır.







İŞTE NEGATİF YÖNLERİ

- Hücumda "Yaratıcılığı" ve Riski Sınırlaması

Aykut Kocaman futbolu çok mekanik ve geometrik görür. Bu yüzden yetenekli, doğaçlama oynayan, risk alan "yaratıcı 10 numara" profilleriyle (Alex, Valbuena gibi) kariyeri boyunca sorunu yaşamıştır.

- Seyir Zevki Düşük, "Temkinli" Futbol

Onun oyun anlayışında öncelik risk almamaktır. Topa sahip olma oranını çok sever ancak bu sahip olma durumu genellikle dikine, coşkulu bir oyunla değil; yan ve geriye doğru sabırlı paslarla gerçekleşir.







- Esneklik Eksikliği ve Geç Hamleler

Oyun içinde işler kötü gittiğinde "B Planı" üretme konusunda zayıf olduğu savunulur. Maçın gidişatına göre radikal bir sistem değişikliğine gitmek yerine, mevcut şablonun içinde kalmayı tercih eder.

- Büyük Takım Refleksleriyle Doku Uyuşmazlığı

Anadolu takımlarında başarı getiren bu "kontrollü ve sabırlı" oyun tarzı, Fenerbahçe gibi genetiğinde "sürekli hücum, coşku ve baskı" olan dev camialarda taraftarla kimyasının uyuşmamasına yol açar.

Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro

Fenerbahçe’de seçim öncesi adayların kongre üyelerini ikna etmek için sarıldığı "yıldız transferi" vaatleri, ortaya astronomik bir fatura çıkardı

31.05.2026 18:14:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro
Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro
Fenerbahçe'de seçim öncesi adayların kongre üyelerini ikna etmek için sarıldığı "yıldız transferi" vaatleri, ortaya astronomik bir fatura çıkardı.

Taraftara hayal ettirilen "Uzay Takımı"nın sadece yıllık net maaş yükü 128.2 milyon Euro'yu buluyor. Bonservis bedelleri ve imza paraları da eklendiğinde sürdürülemez bir mali uçuruma dönüşen bu dev operasyon, "Kongreyi kazanmak için her yol mübah mı?" sorusunu akıllara getiriyor.







Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi adayların kongre seçmenini ve taraftarları ikna etmek için kullandığı anahtar kelime "transfer".

Vizyon projeleri, mali disiplin ya da altyapı yatırımları unutulurken adaylara yalnızca hangi yıldızları getirecekleri soruluyor. Onlar da her gün dünya futbolunun elit isimlerini bol keseden telaffuz ediyor.







İLK 11'İN MAAŞLARI 128 MİLYON EURO

Ancak ortada dolaşan isimleri alt alta yazdığımızda yüz milyonlarca Euro'luk operasyonların gerektiği, "Uzay Takımı" ortaya çıkıyor

İşte taraftara hayal ettirilen 11'in yıllık maaşları:

-Ederson (11 milyon Euro)
-Semedo (4.2 milyon Euro)
-Kim (12 milyon Euro)
-Skriniar (8 milyon Euro)
-Robertson (5 milyon Euro)
-Leao (15 milyon Euro)
-Kante (17 milyon Euro)
-Guendouzi (6 milyon Euro)
-Salah (20 milyon Euro)
-Guirassy (15 milyon Euro)
-Sörloth (15 milyon Euro) 

Yukarıdaki 11'in yıllık net maaş toplamı tam 128.2 milyon Euro!







BİR DE BONSERVİS BEDELLERİ VAR

Vergiler ve bonuslar hariç olan bu tutar, Fenerbahçe'nin mevcut bütçelerini katbekat aşıyor. İmza paraları ve kulüplerine ödenmesi gereken bonservis bedelleri ise işin bir diğer ürkütücü boyutu. Sözleşmesi bitecek oyuncularda dahi astronomik imza paraları konuşulurken, bonservisi elinde olmayan isimlerin maliyetleri şu şekilde öngörülüyor:

-Rafael Leão: 50 - 60 Milyon €
-Serhou Guirassy: 40 Milyon €
-Alexander Sörloth: 40 Milyon €
-Kim Min-jae: 30 - 35 Milyon €
-Mohamed Salah: Bedelsiz (Yüksek İmza Parası)
-Andrew Robertson: Bedelsiz (Yüksek İmza Parası)







BEKLENTİLERİN ALTINDA EZİLEBİLİRLER

Fenerbahçe kongre üyelerinin oyunu toplamak adına yaratılan bu transfer rüzgarı, camiada büyük bir heyecan yaratsa da işin ekonomi tarafı bu tablo için "sürdürülemez" diyor.







Adayların sadece isimler üzerinden yürüttüğü bu seçim kampanyası, "Kongreyi kazanmak için her yol mübah mı?" sorusunu akıllara getirirken, seçilecek yeni yönetimin bu beklentilerin altında ezilip ezilmeyeceği ise büyük bir merak konusu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.