logo
10 TEMMUZ 2026

Şekerli içecekler kanser sabıkalısı çıktı

Son yıllarda yapılan araştırmalar, şekerli içeceklerin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini giderek daha fazla ortaya koyuyor

04.05.2025 15:57:00
Ahmet Turan Yiğit
 
Şekerli içecekler kanser sabıkalısı çıktı
Şekerli içecekler kanser sabıkalısı çıktı
Son yıllarda yapılan araştırmalar, şekerli içeceklerin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini giderek daha fazla ortaya koyuyor. Diş çürüğü ve obezite gibi bilinen risklerin yanı sıra, yeni bir çalışma, bu içeceklerin ağız kanseri riskini de artırabileceğini öne sürüyor. Bu bulgu, şeker tüketiminin sağlığımız üzerindeki etkilerini yeniden değerlendirmemiz gerektiğini vurguluyor.

162 bin kadını kapsayan geniş çaplı bir araştırmada, günde bir veya daha fazla şekerli içecek tüketen kadınların, ayda birden az tüketenlere göre ağız kanserine yakalanma olasılığının 4.87 kat daha fazla olduğu tespit edildi. 30 yıllık bir dönemde yapılan bu çalışma, şekerli içecek tüketimi ile ağız kanseri riski arasında güçlü bir ilişki olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, bu ilişkinin sigara veya alkol tüketiminden bağımsız olduğunu, yani şekerli içeceklerin kendi başlarına bir risk faktörü olabileceğini vurguluyorlar.

Elbette, bu çalışma doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmuyor. Araştırmacılar, çalışma kapsamında hesaba katılmayan diğer faktörlerin de olabileceğini belirtiyorlar. Ancak, bu kadar güçlü bir ilişki, şekerli içecek tüketiminin ağız kanseri riskini artırabileceği yönünde önemli bir uyarı niteliğinde. Daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulsa da, bulgular şeker tüketimini sınırlamanın önemini bir kez daha vurguluyor.

Ağız kanseri, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Düzenli diş hekimi kontrolleri, ağızda oluşan anormallikleri erken tespit etmede önemli rol oynar. Ayrıca, sigara ve alkol kullanımından kaçınmak, sağlıklı bir beslenme düzeni benimsemek ve şekerli içecek tüketimini sınırlamak, ağız kanseri riskini azaltmada etkili stratejilerdir. Özellikle gençler arasında ağız kanseri vakalarındaki artış, şekerli içecek tüketiminin bu artışta rol oynayabileceği ihtimalini kuvvetlendiriyor.

Bu çalışma, şekerli içeceklerin ağız kanseri riskiyle ilişkili olduğunu gösteren önemli bir veri sunuyor. Her ne kadar daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulsa da, bulgular şekerli içecek tüketimini sınırlamanın önemini vurguluyor. Sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek ve düzenli kontrollerle, ağız kanseri riskini azaltmak mümkündür.

Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda piyasa değeri 1 milyar 37 milyon lira olan 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

10.07.2026 10:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda piyasa değeri 1 milyar 37 milyon lira olan 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 1 milyar 37 milyon Türk lirası olan toplam 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Bakanlık tarafından operasyona ilişkin yapılan açıklamaya göre, Türkiye'ye giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen tır risk kriterleri doğrultusunda X-Ray tarama sistemine sevk edildi. Araçta gerçekleştirilen detaylı arama ve kontroller neticesinde, 450 paket içerisinde toplam daralı ağırlığı 526 kilogram 327 gram olan ve esrar olduğu değerlendirilen uyuşturucu madde ele geçirildi.



Yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen bir başka tır da, şüpheli bulunarak detaylı aramaya alındı. Yapılan arama ve kontrollerde 530 paket içerisinde toplam daralı ağırlığı 626 kilogram 944 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.

2 operasyonda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar 37 milyon lira olduğu ifade edilen açıklamada olaylarda kullanılan ve el konulan tırların toplam piyasa değerinin 6,5 milyon Türk lirası olduğu belirtildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Olaylarla ilgili tahkikatlar, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde devam etmektedir. Ticaret Bakanlığı olarak; toplum sağlığını, gençlerimizi ve ülkemizin güvenliğini tehdit eden her türlü kaçakçılık faaliyetiyle mücadelemiz, gelişmiş teknolojik altyapımız, güçlü risk analiz sistemlerimiz ve Gümrükler Muhafaza ekiplerimizin kararlı çalışmalarıyla aralıksız devam etmektedir."

Ankara'da uyuşturucu operasyonu: 119 gözaltı

Ankara'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ve sosyal medya üzerinden uyuşturucu kullanımını özendiren paylaşımlar yaptıkları belirlenen 119 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

10.07.2026 10:17:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'da uyuşturucu operasyonu: 119 gözaltı
Ankara'da uyuşturucu operasyonu: 119 gözaltı
Ankara'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ve sosyal medya üzerinden uyuşturucu kullanımını özendiren paylaşımlar yaptıkları belirlenen 119 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonda 63 şüpheli yakalanırken, çok sayıda uyuşturucu madde, silah ve suçtan elde edildiği değerlendirilen para ele geçirildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Başsavcılık koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen istihbari ve teknik çalışmalar sonucunda, uyuşturucu madde ticareti yaptıkları ve sosyal medya üzerinden uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren yayınlar yaptıkları tespit edilen 119 şüpheli hakkında gözaltı ile ikametlerinde arama ve el koyma kararı verildi.

Operasyon kapsamında 63 şüpheli gözaltına alınırken, 26 şüphelinin farklı suçlardan cezaevinde bulunduğu belirlendi. Firari durumdaki 30 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.

Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 88,20 gram metamfetamin, 57,90 gram bonzai, 12,10 gram esrar, 209 adet sentetik ecza, uyuşturucudan elde edildiği değerlendirilen 38 bin TL ile 250 euro, 1 adet hassas terazi, 2 adet esrar öğütücü aparat, 3 adet uyuşturucu kullanma aparatı, 1 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet şarjör, 28 adet tabanca fişeği, 1 adet kuru sıkı tabanca ile bir miktar uyuşturucu madde paketleme materyali ele geçirildi.

Soruşturmanın çok yönlü sürdüğü bildirildi.

NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı

Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen zirvede, ittifak liderlerine sunulan resmi gala yemeği Türk mutfağının köklü mirasını çağdaş gastronomi anlayışıyla buluşturdu

09.07.2026 16:25:00
İhlas Haber Ajansı
 
NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı
NATO Zirvesi'nin yemeği Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı
Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, ittifak liderleri için 7 Temmuz 2026 Salı akşamı verilen resmi gala yemeği iki Michelin yıldızlı Şef Fatih Tutak tarafından hazırlandı.

İttifakın 32 üye ülkesinin liderleri, davetli devlet başkanları ve üst düzey heyetlerin ağırlandığı zirvede; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin de aralarında bulunduğu liderlere Türk mutfağının köklü mirasını yansıtan özel bir gala menüsü sunuldu.

Sunulan menü, Anadolu'nun bölgesel ürün çeşitliliğini, yerel üreticilerle kurulan iş birliklerini ve Türk mutfağının köklü hafızasını merkeze aldı. Geleneksel Türk lezzetleri, çağdaş teknikler ve zarif sunumlarla yeniden yorumlanarak konuklara takdim edildi.

Türk mutfağını liderler masasında temsil etmek

Türk mutfağını uluslararası alanda temsil etmeyi kariyerinin merkezine alan Şef Fatih Tutak, 36. NATO Liderler Zirvesi'nin resmi gala yemeğinde Türkiye'nin gastronomi mirasını dünya liderleriyle buluşturdu. Haftalar süren hazırlık sürecinin ardından oluşturulan menü, geleneksel Türk mutfağının karakterini çağdaş bir teknik anlayışla bir araya getirdi. Ürün seçiminden tabakların kurgusuna kadar her aşamayı bizzat yöneten Tutak, menüyü mevsimsellik, yerel üretim ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda hazırladı.

Menüde kullanılan ürünlerin önemli bir bölümü Türkiye'nin farklı bölgelerindeki üreticilerden tedarik edildi. Böylece gala yemeği, yalnızca resmî bir davet menüsü olmanın ötesine geçerek Türkiye'nin ürün çeşitliliğini, mutfak kültürünü ve üretici emeğini temsil eden bir gastronomi anlatısına dönüştü.

Gala Menüsü: Taş fırında pide, Trabzon tereyağı, Hizan kara kovan balı, zeytinyağlı sebze bayıldı, yanık Denizli yoğurdu, deniz levreği, tarama, Urla sakız enginarı, Tokat asma yaprağı, kuzu göbeği mantarlı firik bulguru, dana kaburga tandır, yanık Trabzon tereyağı, patlıcan, mantı, tütsülenmiş ayaş domates salçası, milk baklava, Antep fıstığı köpüğü, bergamot, Maraş dondurması.

Şef Fatih Tutak, gala yemeğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

"Böylesine özel bir sofrada Türk mutfağını temsil etmek bizim için büyük bir onurdu. Bu menüde Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen ürünleri, üretici emeğini ve mutfak hafızamızı çağdaş bir dille anlatmak istedik. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu önemli buluşmanın bir parçası olmak bizim için çok değerliydi."

Hüseyin Baş: 'Türkiye kendi masasını kurmalı'

7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılan NATO Liderler Zirvesi'ni değerlendiren BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, hükümetin Trump üzerinden diplomatik zafer algısı oluşturacağını belirterek, Türkiye'nin başkalarının masasında yer kapmak yerine, kendi bağımsız masasını kurması gerektiğini vurguladı

09.07.2026 14:40:00 / Güncelleme: 09.07.2026 14:45:26
Haber Merkezi
 
Hüseyin Baş: 'Türkiye kendi masasını kurmalı'
Hüseyin Baş: 'Türkiye kendi masasını kurmalı'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş NATO zirvesi üzerine değerlendirmeler yaptı.

Hükümetin Trump'ın gelişi üzerinden bir diplomatik zafer fotoğrafı vermeye çalışacağını belirten BTP lideri, "Oysa dış politikada asıl mesele, kameraların önündeki tokalaşma değil, kameraların arkasında Türkiye adına alınan kararlardır. Türkiye ev sahibi olabilir. Ama Türkiye masanın sahibi mi?" ifadelerini kullandı.

Hüseyin Baş, "Ülkemizin ihtiyacı, bir gün Washington'dan, bir gün Moskova'dan gelecek işarete göre pozisyon alan bir dış politika değildir. Ülkemizin ihtiyacı, başkalarının kurduğu masalarda yer kapmaya çalışan bir dış politika da değildir. Türkiye'nin ihtiyacı, kendi masasını kurabilen, kendi kararını alabilen ve bağımsızlığından ödün vermeyen bir dış politika anlayışıdır" dedi.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım şöyle:

"Hünkar İskelesi Antlaşması'nın yıl dönümü…"

"Bugün Hünkar İskelesi Antlaşması'nın yıl dönümüydü. 1833'te Osmanlı, Mehmet Ali Paşa isyanının oluşturduğu tehdidi bertaraf etmek için Rusya ile Hünkar İskelesi Antlaşması'nı imzaladı.

Ancak bu antlaşma yalnızca bir güvenlik anlaşması olarak kalmadı. Boğazlar gibi devletin en stratejik meselelerinden biri, Osmanlı'nın tek başına karar verebildiği bir alan olmaktan çıkıp büyük güçlerin pazarlık konusu haline geldi.

"Günü kurtarmak için verilen tavizler, zamanla bağımsızlığı ve devletin temel çıkarlarını tehlikeye atar"

Tarih bize şunu gösteriyor: Günü kurtarmak için yapılan kısa vadeli hesaplar uğruna bağımsızlıktan verilen ödünler, başlangıçta küçük dahi olsa zamanla devletin en hayati meselelerini bile başka devletlerin pazarlık konusuna dönüştürebilir.  Tesadüf o ki, iki hafta sonra yine Temmuz ayı içinde hem Lozan Antlaşması'nın hem de Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin yıl dönümlerini idrak edeceğiz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde cephede kazanılan Kurtuluş Savaşı, Lozan'da tüm kapitülasyonları tarihe gömdü ve boğazlar konusundaki egemenliğimiz Montrö ile de taçlandırıldı. Yani tarih bize sadece zayıflığın bedelini değil, bağımsızlık iradesinin neleri geri alabileceğini de gösteriyor.

"Türkiye ev sahibi olabilir. Ama Türkiye masanın sahibi mi?"

Bugün de benzer bir soruyla karşı karşıyayız. Hükümet muhtemelen Trump'ın gelişi üzerinden bir diplomatik zafer fotoğrafı vermeye çalışacak. Oysa dış politikada asıl mesele, kameraların önündeki tokalaşma değil, kameraların arkasında Türkiye adına alınan kararlardır. Türkiye ev sahibi olabilir. Ama Türkiye masanın sahibi mi? Ülkemizin ihtiyacı, bir gün Washington'dan, bir gün Moskova'dan gelecek işarete göre pozisyon alan bir dış politika değildir. Ülkemizin ihtiyacı, başkalarının kurduğu masalarda yer kapmaya çalışan bir dış politika da değildir. Türkiye'nin ihtiyacı, kendi masasını kurabilen, kendi kararını alabilen ve bağımsızlığından ödün vermeyen bir dış politika anlayışıdır. Bağımsız Türkiye Partisi'nin ortaya koyduğu irade de tam olarak budur."


Milli Savunma Bakanlığı, 2026 yılının ikinci yarısında bedelli askerlik ücretinin 472 bin 653 lira 60 kuruş olarak belirlendiğini duyurdu

Milli Savunma Bakanlığı, 2026 yılının ikinci yarısında bedelli askerlik ücretinin 472 bin 653 lira 60 kuruş olarak belirlendiğini, başvuruların ise 7 Temmuz itibarıyla başladığını duyurdu

09.07.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
 Milli Savunma Bakanlığı, 2026 yılının ikinci yarısında bedelli askerlik ücretinin 472 bin 653 lira 60 kuruş olarak belirlendiğini duyurdu
 Milli Savunma Bakanlığı, 2026 yılının ikinci yarısında bedelli askerlik ücretinin 472 bin 653 lira 60 kuruş olarak belirlendiğini duyurdu
Milli Savunma Bakanlığı, 2026 yılının ikinci yarısında bedelli askerlik ücretinin 472 bin 653 lira 60 kuruş olarak belirlendiğini, başvuruların ise 7 Temmuz itibarıyla başladığını duyurdu.
Memur maaş zam oranlarının belli olmasıyla birlikte bedelli askerliğe gelen artış da belirlendi. Bedelli askerlik ücretine ilişkin beklenen resmi açıklama MSB tarafından yapıldı.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, "Buna göre bedelli askerlik tutarı 2026 yılının ikinci altı ayı için 472 bin 653 lira 60 kuruş olmuştur. 7 Temmuz 2026 tarihinden itibaren bedelli askerlik müracaat işlemleri başlamıştır" dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar

Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda ve dijital platformlarda kişisel verilerin korunması için yeni bir adım attı. 81 ile gönderilen 10 maddelik resmi yazıyla, internet sitelerinden sosyal medya hesaplarına kadar tüm paylaşımlar mercek altına alındı

09.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar
Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğrenci, veli, öğretmen ve personelin dijital güvenliğini sağlamak amacıyla radikal kararlar aldı. Merkez ve taşra teşkilatları ile tüm eğitim kurumlarına gönderilen resmi yazıyla, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında çok sıkı tedbirlerin hayata geçirilmesi istendi. Yeni kurallara göre, görev ve hizmet sınırlarını aşan, gereğinden fazla veri toplama dönemine tamamen kilit vuruluyor.

Yeni dönemin en dikkat çekici kuralı, geçmişe dönük dijital temizlik kararı oldu. Okul, kurum ve birimlere ait internet siteleri ile sosyal medya hesapları baştan aşağı gözden geçirilecek. Bu platformlarda daha önce yayımlanmış olan ve kişisel veri içeren her türlü liste, belge, fotoğraf, video, duyuru ve dosya kamuya açık erişimden derhal kaldırılacak.

Bakanlığın kesin yasağıyla birlikte artık okul sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında öğrenci sınıf listeleri, öğrenci numaraları, T.C. kimlik numaraları, sınav listeleri, devamsızlık ve başarı bilgileri paylaşılmayacak. Aynı şekilde sağlık ve disiplin bilgileri, veli bilgileri, personel iletişim bilgileri ile öğrenci ve personele ait fotoğraf ve videolar da kamuya açık şekilde yayımlanamayacak. Duyuru ve paylaşımlarda sadece kişisel veri içermeyen yeni yöntemler tercih edilecek.

Eğitim öğretim faaliyetleri sırasında fotoğraf ve video çekimi yapılması gereken zorunlu durumlarda ise kurallar tamamen değişti. Çekim ve paylaşım yapılmadan önce, bu işlemin amacı, paylaşılacağı ortam, verinin saklanma süresi ve bu görsellere kimlerin erişebileceği önceden net bir şekilde belirlenmek zorunda olacak. Özellikle öğrencilere ait görüntülerin paylaşımında maksimum hassasiyet gösterilecek.

Bakanlık, siber güvenliği tehdit eden unsurlara karşı da çok sert yaptırımlar getirdi. MEB sistemlerine erişim sağlayan kullanıcı adı, parola ve doğrulama kodları hiçbir şekilde üçüncü taraflarla paylaşılmayacak. Sistem üzerinden yetkisiz şekilde toplu veri alma, veri aktarma amacıyla kullanılan bot, makro, otomasyon araçları, tarayıcı eklentileri ve yetkisiz üçüncü parti yazılımlar tamamen yasaklandı. Bu kuralları ihlal eden, şifresini paylaşan veya yetkisiz yazılım kullanan personel hakkında idari ve hukuki süreçler anında işletilecek.

Herhangi bir kişisel veri ihlali, yanlış kişiye veri gönderimi, şüpheli yazılım kullanımı veya web sitesinde veri yayımlanması durumunda, durumun vakit kaybetmeksizin okul yöneticisine ve bağlı bulunulan birime bildirilmesi gerekecek. Sürecin sorunsuz yürütülmesi için okul yöneticileri, öğretmenler ve ilgili personel, Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden kişisel verilerin korunması ve bilgi güvenliği farkındalık eğitimlerine katılmaya teşvik edilecek.

Erdoğan’dan liderlere sıra dışı hediye

Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Zirvesi'nde geleneksel kültürel hediyelerin dışına çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanına üzerlerinde isimlerinin yazılı olduğu özel üretim yerli revolver ve mühimmat takdim etti. Dünya basınının manşetlerine taşınan sıra dışı hediye, ülkelerin yerel mevzuatları nedeniyle "diplomatik gümrük" krizine de yol açtı

09.07.2026 12:39:00
Haber Merkezi
 
Erdoğan’dan liderlere sıra dışı hediye
Erdoğan’dan liderlere sıra dışı hediye
Ankara'da Beştepe ev sahipliğinde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, askeri ve siyasi kararlarının yanı sıra liderler onuruna verilen akşam yemeği sonrasındaki hediyeleşme töreniyle diplomasi tarihine geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katılan 32 üye ülkenin devlet ve hükümet başkanına Türkiye'nin yerli savunma sanayisinin önemli simgelerinden olan, özel işçilikle hazırlanmış Sarsılmaz SR 38 model revolver (toplu tabanca) hediye etti.

İsme özel silah, mermi ve ihracat belgesi

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki akşam yemeğinin ardından takdim edilen hediyeler, bildirilenden çok daha kapsamlı bir set olarak liderlere ulaştırıldı.

Her bir revolverin gövdesine ilgili liderin ismi el işçiliğiyle özel olarak kazındı. Şık kutularda sunulan tabancaların yanında bir kutu gerçek mermi ve özel temizlik kiti yer aldı. Gümrük ve taşıma süreçlerinde aksama yaşanmaması adına, silahların her biri için özel hazırlanmış ihracat belgeleri ve Cumhurbaşkanlığı muafiyet mektubu paketlere eklendi.

Batılı liderler ülkelerinin "silah kanunlarına" takıldı

Erdoğan'ın bu dikkat çeken hamlesi, uluslararası basının gündem maddelerinden biri haline geldi. Silahların gerçek mühimmatla ateşlenebilir yapıda olması, birçok müttefik ülkenin katı iç güvenlik ve silah ithalat yasalarını harekete geçirdi

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İngiliz yasaları gereği ateşli silahı ülkeye sokamayacağı için hediye Ankara'daki İngiltere Büyükelçiliği'ne bırakıldı.

Kanada Başbakanı Mark Carney'e verilen silahın, Kanada Kraliyet Atlı Polisi'ne (RCMP) teslim edilerek ateşlenemez hale getirileceği ve müzede sergileneceği duyuruldu.

Almanya Şansölye Friedrich Merz'in silahı, resmi devlet hediyeleri envanterine kaydedilmek üzere geçici olarak Ankara Büyükelçiliği'ne teslim edildi.

Avrupa Birliği'nden Ursula von der Leyen ve Antonio Costa'ya verilen silahlar güvenlik ekiplerince incelemeye alınırken, hediyelerin değer sınırı konusu gündeme geldi.

Silahın yanında kitap da verildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderler için hazırlattığı pakette sadece yerli silahlar yer almadı. Recep Tayyip Erdoğan Vakfı tarafından hazırlanan "The Politics of Courage: Erdoğan and the Rise of Türkiye" (Cesaretin Politikası: Erdoğan ve Türkiye'nin Yükselişi) adlı İngilizce biyografik ve siyasi çalışma da liderlere sunuldu.

Kitabın içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ıslak imzasını taşıyan, milletle kurulan hayallerden ve bırakılan mirastan bahseden mektup da yer aldı.

Diplomasi kulislerinde nasıl yorumlandı?

NATO zirvelerinde genellikle sembolik kültürel hediyeler sunulurken, doğrudan yerli ve modern bir ateşli silahın seçilmesi uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından Türkiye'nin "kendi kendine yeten savunma sanayisi gücünü ve caydırıcılığını" müttefiklere doğrudan gösterme hamlesi olarak yorumlandı.

Aziz İhsan Aktaş davasının 47. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davanın 47. duruşması başladı

 

09.07.2026 12:25:00
Anadolu Ajansı
 
Aziz İhsan Aktaş davasının 47. duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş davasının 47. duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, aralarında görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da bulunduğu 6 tutuklu sanık ile 10 tutuksuz sanık katıldı.

Bir kısım sanık avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada, bazı sanıkların yakınları da izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, sanık avukatlarının beyanlarının alınmasıyla sürüyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören" 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan

Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.

Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraatiyle, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor. 

Flash Haber TV'nin sahibi hakkında tahliye kararı

Pozitifbank, Payfix Ödeme Kuruluşu ve Flash Haber TV'nin sahibi Erkan Kork'un da aralarında bulunduğu 55 sanığın yargılandığı yasa dışı bahis davasının görülmesine devam edildi. Ara kararını açıklayan mahkeme Erkan Kork'un tahliyesine hükmetti

09.07.2026 11:33:00
İhlas Haber Ajansı
 
Flash Haber TV'nin sahibi hakkında tahliye kararı
Flash Haber TV'nin sahibi hakkında tahliye kararı
Pozitifbank Payfix Ödeme Kuruluşu ve Göktuğ Multimedya Yayıncılık Anonim Şirketi bünyesinde yer alan Flash Haber Tv'nin sahibi Erkan Kork dahil 55 sanığın yargılandığı yasadışı bahis davasının görülmesine devam edildi. Önceki celsede tutuklu sanıklar Hülya Turan, Arzu Tepe ve Hamza Kork tahliye edilmişti. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanıkların bir kısmı ile taraf avukatları salonda hazır bulundu. Tutuklu sanık Erkan Kork ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

"Şirketimiz mevzuata uygun faaliyet gösterdi"

Savunmasına daha önce ayrıntılı beyanda bulunduğunu belirterek başlayan Erkan Kork, bu kez farklı yönlerden açıklama yapmak istediğini söyledi.

Kork, "Bugün burada hakkında konuşulan şirket, faaliyete geçtiği ilk günden itibaren mevzuata uygun işlemiş, insan kaynağına ve teknik altyapıya ciddi katkılarda bulunmuştur. Payfix'in kuruluşundan itibaren hedefim güçlü bir kurumsal yapı oluşturmaktı. Şirketim için her zaman en iyi insanları almaya ve teknik altyapıyı güçlendirmeye çalıştım. Her yıl yöneticilerimiz ve çalışanlarımız için eğitimler düzenledik" dedi.

"Bizim için önemli olan doğru olanı yapmaktı"

Şirketin ödeme sistemlerine ilişkin de konuşan Kork, "Payfix'e Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından FAST ödeme sistemi yetkisi verilmiştir. Müşterilerimize daha fazla imkan sağlayacak olmamıza rağmen risk almamak adına FAST işlemlerini ve günlük işlem limitlerini sınırlandırdık. Bizim için önemli olan daha fazla işlem yapmak değil, doğru olanı yapmaktı. Payfix'te yönetim anlayışımız hiçbir zaman 'yapamıyorsak yapalım' anlayışı olmadı. Ben hiçbir zaman mevzuatın bana yüklediği yükümlülüklere asgari düzeyde uymadım, her zaman daha fazlasını yaptım" ifadelerini kullandı.

"Adaletli yargılanmak istiyorum"

IBAN dolandırıcılığıyla mücadele konusunda da savcılığa çok sayıda başvuruda bulunduklarını öne süren Kork, "Biz sadece Payfix'i korumadık, aynı zamanda tüm sektörün yaşadığı mağduriyetlerle savaştık. IBAN dolandırıcılığı konularıyla ilgili savcılığa birçok başvuruda bulunduk. Yargılanmaktan hiçbir zaman kaçmadım ancak adaletli yargılanmak isterim. Beraat edeceğime eminim ama bunun için 16 ay hapis mi yatmam lazımdı' Benim haricimde tutuklu ya da ev hapsinde sanık kalmadı. Mahkemede savunma yapan tüm sanıkların söylemlerine katılıyorum. Hiçbir sanığın ne benimle ne Payfix'le ne de diğer şirketlerimle ilgili aleyhime bir beyanı bulunmamaktadır. Sayın hakim, sizden adalet ve tutuksuz yargılanma talep ediyorum" diyerek tahliyesini istedi.

Mahkeme tahliyeye hükmetti

Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanık Erkan Kork'un tahliyesine karar verdi.

Nüfusumuz alarm veriyor

TÜİK, "Dünya Nüfus Günü 2026" bültenini yayımladı. Verilere göre Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla 194 ülke arasında 18. sırada yer alırken; doğurganlık hızı, çocuk ve genç nüfus oranlarında küresel ortalamanın gerisinde kaldı

09.07.2026 11:23:00
Haber Merkezi
 
Nüfusumuz alarm veriyor
Nüfusumuz alarm veriyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Birleşmiş Milletler (BM) nüfus tahminlerini temel alarak hazırladığı Dünya Nüfus Günü 2026 raporunu yayımladı. Rapor, Türkiye'nin demografik yapısındaki hızlı yaşlanmayı ve nüfus yenilenme eşiğindeki düşüşü gözler önüne serdi. Ülkedeki çocuk ve genç nüfus oranları ile kadın başına düşen doğurganlık hızı, net bir şekilde dünya ortalamasının altında kaldı.


Doğurganlık hızında kritik gerileme


Küresel ölçekte nüfus dinamiklerini sarsan en çarpıcı veri doğurganlık hızında yaşandı. TÜİK verilerine göre, dünya geneli doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk iken Türkiye'nin doğurganlık hızı kadın başına 1,42 çocuk olarak hesaplandı.

Türkiye'nin toplam doğurganlık hızı, hem küresel ortalamanın hem de nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,10 eşiğinin çok altında gerçekleşti. Türkiye bu oranla dünya ortalamasını yakalayamasa da birçok Avrupa Birliği (AB) ülkesinin üzerinde yer aldı.


Çocuk ve genç nüfus oranları alarm veriyor


Yıllarca "genç ve dinamik nüfusuyla" övünen Türkiye'de, genç kuşakların toplam nüfus içindeki payı eriyor. Dünya ve Türkiye kıyaslamasında öne çıkan oranlar şu şekilde paylaşıldı:

Çocuk Nüfus Oranı (0-14 Yaş): Dünya genelinde bu oran yüzde 29,3 iken, Türkiye'de yüzde 24,8 seviyesinde kaldı.

Genç Nüfus Oranı (15-24 Yaş): Dünya ortalaması yüzde 15,6 olarak ölçülürken, Türkiye yüzde 14,8 ile bu eşiğin altında konumlandı.

Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranları dünya ortalamasının altında kalsa da AB üyesi 27 ülkenin tamamından daha yüksek bir performans göstermeye devam etti.


Yaşlı nüfus oranı ilk kez dünya ortalamasını geçti


Gençleşme hızının yavaşlamasına paralel olarak, Türkiye'deki yaşlı nüfus da (65 yaş ve üzeri) hızla tırmanışa geçti. Dünya genelinde yaşlı nüfus oranı yüzde 10,4 olarak hesaplanırken, Türkiye'de bu oran yüzde 11,1'e yükselerek dünya ortalamasını geride bıraktı.


Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada


BM verilerine göre, dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı.

Dünyanın en kalabalık ülkesi 1 milyar 463 milyon kişiyle Hindistan oldu. Hindistan'ı 1 milyar 416 milyonla Çin, 347 milyonla ABD takip etti.

Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yüzde 1,0'ını oluşturarak 194 ülke arasında 18. sırada yer aldı.


Doğuşta beklenen yaşam süresi dünyayı geçti


Rapordaki olumlu göstergelerden biri ise yaşam süresi oldu. Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi, küresel ortalamanın üzerinde seyretti. Erkeklerde dünya ortalaması 70,9 yıl iken Türkiye'de 75,5 yıl; kadınlarda ise dünya ortalaması 76,2 yıl iken Türkiye'de 80,7 yıl olarak kayıtlara geçti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.