‘Sen yalnız dünya için yaratılmış değilsin’
Peygamber (s.a.v) Efendimiz’in şu hadîs-i şerifi, içinde yaşadığımız âlem için büyük mânalar taşır: “Hastaları ziyaret ediniz. Cenaze törenlerinde hazır bulunmaya gayret ediniz. Çünkü bunlar bu âlemin ötesinde bir başka âlemin varlığını hatırlatır
20.05.2025 00:10:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Peygamber (s.a.v) Efendimiz'in şu hadîs-i şerifi, içinde yaşadığımız âlem için büyük mânalar taşır: "Hastaları ziyaret ediniz. Cenaze törenlerinde hazır bulunmaya gayret ediniz. Çünkü bunlar bu âlemin ötesinde bir başka âlemin varlığını hatırlatır."
Peygamber (s.a.v) Efendimiz, bu kelâmı ile "Âhireti düşününüz" demek istiyor.
Hâlbuki siz ondan kaçmaktasınız. Önünüzde peşin serilen şeyleri bekliyorsunuz. Ve önünüzde hazır olan şeylerle avunmak sevdasındasınız.
Yakında her şeyle aranız açılacak, ayrılacaksınız. Bu ayrılış size danışılmadan yapılacak. Sizi ferahlandıran cümle eşya yürüyüp gidecek, giderken sizden izin de almayacak.
Göçtüğünüz âlemde yorulacaksınız. Yüzünüze bakan olmayacak, öbür âlemin güçlükleri sizi yoracak. Ferah yüzü göremeyeceksiniz. Bunların sebebi, öbür âlemi hatıra getirmediğiniz oldu.
Ey zavallı, uyan! Çünkü sen yalnız dünya için yaratılmış değilsin. Asıl yaratılış sebebin öbür âlemdir.
Ey gafil, sana lazım olanı ara. Sana öbür âlem lazımdır. Hâlbuki bütün gayretini bu âleme harcadın.
Şehvet ve lezzet seni yıktı. Paranı gizli tuttun. Duygularını oyuncaklara verdin. Hâlbuki ölüm, "İşlerim sıkıştı, yakında başına çökeceğim" diyor.
Asıl anılacak ise öbür âlemi anlatan şeydir. Ölüm alâmetleri, çeşitli şekilde sana göründü; sen hiçbirini anlamak istemedin.
Saçların ağardı, korktun, kopardın veya beyazlanan saçlarını siyaha boyadın. Bunları şimdi yaparsın ama ecel geldiği zaman ne yapacaksın?
Ölüm meleği; yardımcıları ile başına çöktüğü zaman hangi gücünle onları atman kabil olur? Onları yolcu etmen kabil oldu diyelim, tükenen rızkını nasıl telâfi edeceksin?
Boş hevesleri bir yana at. Dünya çalışmak üzerine kurulmuştur. Çalışan kazanır. Ücretini bol alır. Çalışmadığın takdirde sana bir şey vermezler. Bu dünya, çalışmak, sabırlı olmak dünyasıdır. Bu âlem, insanı yorar, rahat öbür âlemde başlar.
İman sahibi bu âlemde nefsini yorar. Şüphesiz öbür dünyanın iyiliği de ona gelir. Ama sen onun gibi yapmadın. Acele ettin. Burada rahat aradın. Tevbe etmedin.
Bugün, yarın derken, hataları uzattın gitti. "Hele bir daha keyif çatayım, sonra bırakırım" dedin; fakat aradan yıllar geçti. Ama sen ne uyandın ne de hataları bırakabildin. Ömrün de bitti, tükendi; pişman da oldun, ama iş işten geçti.
Her ne zaman ki, uyanıp öğüt tutup tasdik ettiysen olmadı. O nasıl uyanış ve nasıl öğüt tutuş bilmem; bir türlü olmuyor.
Yazık, ömür duvarın çatladı; belki de yıkılmak üzere. Ey aldanmış, hayat duvarın yıkılmak üzere.
Bunu sen harabeye çevirdin. Aslını değiştirdin. Perişan oldun. Hâlini değiştirdin, öbür âlemi iste.
Ayakların istikameti öbür dünyaya dönsün. Ayak deyince toprağa bastığın ayak aklına gelmesin, öbür âleme ileten ayak, iyi iş tutmaktır. Onları yap. Dünya mallarını öbür âleme sal. Oraya gittiğin zaman fazlası ile bulursun.
Ey dünyanın aldattığı adam! Ve ondan başka hiçbir şeyle meşgul olmayan kimse! Kervanı bırakıp hizmetçilerle meşgul olan adam, yazık sana; öbür âlemin işleri böyle görülmez.
Onu ararken kalbini buraya vermek yakışık almaz. Dünyalık işleri at. Atarsan kalbine öbür âlemin nasıl yerleştiğini görürsün. Dünya ırak olup kalbini âhiret sevgisi istilâ edince Hak yakınlığı sana sesini duyurur.
O ses gelince âhiret de yolcu olur. O da giderse, eski hâllerini arama; Hak yakınlığını ara, O'nu bulursan kalp sağlığını bulursun, iç âlemin o kez temizlenir." (Abdülkadir Geylani Hazretleri Fethur'r Rabbani eserinden)
Peygamber (s.a.v) Efendimiz, bu kelâmı ile "Âhireti düşününüz" demek istiyor.
Hâlbuki siz ondan kaçmaktasınız. Önünüzde peşin serilen şeyleri bekliyorsunuz. Ve önünüzde hazır olan şeylerle avunmak sevdasındasınız.
Yakında her şeyle aranız açılacak, ayrılacaksınız. Bu ayrılış size danışılmadan yapılacak. Sizi ferahlandıran cümle eşya yürüyüp gidecek, giderken sizden izin de almayacak.
Göçtüğünüz âlemde yorulacaksınız. Yüzünüze bakan olmayacak, öbür âlemin güçlükleri sizi yoracak. Ferah yüzü göremeyeceksiniz. Bunların sebebi, öbür âlemi hatıra getirmediğiniz oldu.
Ey zavallı, uyan! Çünkü sen yalnız dünya için yaratılmış değilsin. Asıl yaratılış sebebin öbür âlemdir.
Ey gafil, sana lazım olanı ara. Sana öbür âlem lazımdır. Hâlbuki bütün gayretini bu âleme harcadın.
Şehvet ve lezzet seni yıktı. Paranı gizli tuttun. Duygularını oyuncaklara verdin. Hâlbuki ölüm, "İşlerim sıkıştı, yakında başına çökeceğim" diyor.
Asıl anılacak ise öbür âlemi anlatan şeydir. Ölüm alâmetleri, çeşitli şekilde sana göründü; sen hiçbirini anlamak istemedin.
Saçların ağardı, korktun, kopardın veya beyazlanan saçlarını siyaha boyadın. Bunları şimdi yaparsın ama ecel geldiği zaman ne yapacaksın?
Ölüm meleği; yardımcıları ile başına çöktüğü zaman hangi gücünle onları atman kabil olur? Onları yolcu etmen kabil oldu diyelim, tükenen rızkını nasıl telâfi edeceksin?
Boş hevesleri bir yana at. Dünya çalışmak üzerine kurulmuştur. Çalışan kazanır. Ücretini bol alır. Çalışmadığın takdirde sana bir şey vermezler. Bu dünya, çalışmak, sabırlı olmak dünyasıdır. Bu âlem, insanı yorar, rahat öbür âlemde başlar.
İman sahibi bu âlemde nefsini yorar. Şüphesiz öbür dünyanın iyiliği de ona gelir. Ama sen onun gibi yapmadın. Acele ettin. Burada rahat aradın. Tevbe etmedin.
Bugün, yarın derken, hataları uzattın gitti. "Hele bir daha keyif çatayım, sonra bırakırım" dedin; fakat aradan yıllar geçti. Ama sen ne uyandın ne de hataları bırakabildin. Ömrün de bitti, tükendi; pişman da oldun, ama iş işten geçti.
Her ne zaman ki, uyanıp öğüt tutup tasdik ettiysen olmadı. O nasıl uyanış ve nasıl öğüt tutuş bilmem; bir türlü olmuyor.
Yazık, ömür duvarın çatladı; belki de yıkılmak üzere. Ey aldanmış, hayat duvarın yıkılmak üzere.
Bunu sen harabeye çevirdin. Aslını değiştirdin. Perişan oldun. Hâlini değiştirdin, öbür âlemi iste.
Ayakların istikameti öbür dünyaya dönsün. Ayak deyince toprağa bastığın ayak aklına gelmesin, öbür âleme ileten ayak, iyi iş tutmaktır. Onları yap. Dünya mallarını öbür âleme sal. Oraya gittiğin zaman fazlası ile bulursun.
Ey dünyanın aldattığı adam! Ve ondan başka hiçbir şeyle meşgul olmayan kimse! Kervanı bırakıp hizmetçilerle meşgul olan adam, yazık sana; öbür âlemin işleri böyle görülmez.
Onu ararken kalbini buraya vermek yakışık almaz. Dünyalık işleri at. Atarsan kalbine öbür âlemin nasıl yerleştiğini görürsün. Dünya ırak olup kalbini âhiret sevgisi istilâ edince Hak yakınlığı sana sesini duyurur.
O ses gelince âhiret de yolcu olur. O da giderse, eski hâllerini arama; Hak yakınlığını ara, O'nu bulursan kalp sağlığını bulursun, iç âlemin o kez temizlenir." (Abdülkadir Geylani Hazretleri Fethur'r Rabbani eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.























































































