Cevap kadar açık, o kadar ortada ama yeni polemiğimiz: Suriye'de kim kazandı, sorusunun cevapları.
Sayın iktidarımız ve ufak ortağı kendinden emin, vakarlı bir şekilde Suriye'de gerçekleşen olaylara sert ve net ifadelerle üstü kapalı 'bizim dediğimiz oldu, biz kazandık' mesajı veriyorlar.
Yandaş medya bu mesajı anında zafere dönüştürüp, iktidarın Suriye politikasını eleştirenlere karşı, eleştiri ötesi cümlelerle bir şeyler yapmaya, ispatlamaya gayret ediyorlar.
Sahi Suriye'de kim kazandı? Dahası neyi kazandı?
SDG mi? HTŞ-Şara mı? ÖSO, Nusra ve diğerleri mi? Kim bunlar? Müslüman kanı dökmekten başka ne yaptılar? Neyi kazandılar?
Kimin kazandığını yazayım mı?
Esad devrildikten sonra İsrail, Suriye'ye 1000'den fazla hava, 400'den fazlada kara saldırısı gerçekleştirdi.
Özellikle kendi sınırındaki Dera, Kuneytra ve Şam yakınlarına kadar yaklaşık en az 800 km² alanı (Gazze'nin 2 katında büyük alanı) işgal etti ve Suriye topraklarına 19 askeri üs kurdu.
Suriye'deki hava üslerini, radar sistemlerini, askeri ve lojistik fabrikalarını, merkezlerini, çeşitli silah depolarını, istihbarat tesislerini, kıyı bölgelerindeki donanması ve üslerini ve de altyapı tesislerini yok etti.
Evet, Suriye'de kim kazandı?
Hala cevabı bulamadın mı? Biraz daha kopya vereyim. 636 yılına kadar bugünkü Suriye coğrafyasına hükmeden Roma İmparatorluğu'ydu.
Yermük Savaşı ile Suriye, İslam toprağı oldu. Bu topraklara Emeviler, Abbasîler, Hamdaniler, Fatımiler, Büyük Selçuklular hükmettiler.
İlk Haçlı seferi (1096) ile kaybedilen bu topraklar Selahattin Eyyübi ile tekrar fethedildi. Eyyübiler, Memluklular ve 1918'e kadar 500 yıl Osmanlı hakimiyeti altında kaldı.
1920'de 3 yıl sürecek bir Suriye Arap Krallığı kuruldu. 1923'ten 1946'ya kadar Fransız mandası oldular.
Suriye, 2. Dünya savaşından sonra (1946) tam bağımsızlığını kazandı. 8 Aralık 2024'de Esad'ın devrilişi ile Suriye Devleti sona ermiştir.
Dikkat ettiniz mi? 2 bin küsur tarih diliminde Yahudiler bu bölgeye bırak hükümran olmayı hiç girememişler.
Nasıl girdiler?
Trump ne demişti? "Erdoğan'ı çok iyi tanıyorum. Çok sert, çok zeki ve ne yaptığını çok iyi biliyor. Bir gün ona dedim ki: 'Biliyor musun? 2000 yıldır kimsenin yapamadığını yaptın, Suriye sınırını kontrol altına aldın. Kimse bunu başaramamıştı.'
'SDG bitti' diyorlar
Yok, arkadaşlar! Biten filan yok. Sadece ABD ve İsrail verdikleri rolü geçici olarak geri aldılar.
Çünkü hedef İran ve ABD, Suriye'de iki başlılık istemiyorlar. Dahası Türk Milletinin, SDG başlığında tepkisini çekmemek, planlanan İran harekatında milletimizi, karşısına almak istemeyen Haçlı-Siyonist zihniyet, SDG'yi 'yenildi' gösteriyor.
Böylece müttefik, stratejik ortak AKP iktidarı hem iç politikada eli güçleniyor hem de milletimizin tansiyonu düşürülüyor.
Diğer taraftan SDG'nin bitmesinin istenmediğinin bizzat Dışişleri Bakanı Hakan Fidan açıkladı.
Sayın Fidan: 'Örgütün yok olmayla karşı karşıya kalmadan kendini dönüştürmesi gerekiyor. Türkiye'nin makul sesi burada her zaman için barışçıl yolla, legaliteyi benimseyeceği bir yola evrilmesi yönünde oldu' dedi.
Bir diğer nokta medyada, Suriye hapishanelerinde tutulan IŞID-DEAŞ militanları ve SDG militanlarının, Barzanilerin kontrolündeki Irak'ın kuzeyine nakledildikleri ve İran'da kullanılacakları ifade ediliyor.
Fazla kafa yormaya da gerek yok! Ahmet Şara, ABD isteği dışında bir duruş gösterebilir mi?
Aynı şekilde SDG, ABD isteği dışında bir duruş gösterebilir mi? İkisine de hayır. E! Kim kazandı o zaman?
Hala inanmıyor musunuz?
Emekli bir ABD Ordusu yarbayı, yazar ve yorumcu olan Ralph Peters'ın 2006 yılında ABD ordusunun dergisi Armed Forces Journal'da yayımlanan 'Kanlı Sınırlar: Daha İyi Bir Ortadoğu Nasıl Görünürdü?' başlıklı makalesinde bölge hakkındaki görüşlerini ifade ediyor ve bir harita ortaya koyuyordu.
O haritada:
Irak, Türkiye, İran ve Suriye'deki Kürt bölgelerini kapsayan Bağımsız Kürdistan kurulması
Irak'ın üçe bölünmesi (Kürt, Şii ve Sünni devletler).
Suudi Arabistan'ın küçültülmesi, doğu petrol bölgelerinin ayrılması.
İran'ın parçalanması (Azeri, Beluç, Kürt vb. bölgeleri).
Pakistan'dan Belucistan'ın ayrılması.
Türkiye'nin doğu ve güneydoğusunun büyük kısmının 'Büyük Kürdistan'a katılması.
Ürdün'ün küçülmesi, Filistin-Gazze paylaşılması. Yemen ve Körfez'de yeni düzenlemeler vs.
Şimdi!
BOP ortada. Bu harita neredeyse fiiliyata geçmiş durumda. ABD veİsrail sonraki adımlarını hiç saklamadan açıklıyorlar.
Ama ülkemiz siyaseti ve medyası Suriye'de kim kazandı, kim kaybettiğini tartışıyor!
Hep beraber kaybediyoruz. Oldu mu?
Sayın iktidarımız ve ufak ortağı kendinden emin, vakarlı bir şekilde Suriye'de gerçekleşen olaylara sert ve net ifadelerle üstü kapalı 'bizim dediğimiz oldu, biz kazandık' mesajı veriyorlar.
Yandaş medya bu mesajı anında zafere dönüştürüp, iktidarın Suriye politikasını eleştirenlere karşı, eleştiri ötesi cümlelerle bir şeyler yapmaya, ispatlamaya gayret ediyorlar.
Sahi Suriye'de kim kazandı? Dahası neyi kazandı?
SDG mi? HTŞ-Şara mı? ÖSO, Nusra ve diğerleri mi? Kim bunlar? Müslüman kanı dökmekten başka ne yaptılar? Neyi kazandılar?
Kimin kazandığını yazayım mı?
Esad devrildikten sonra İsrail, Suriye'ye 1000'den fazla hava, 400'den fazlada kara saldırısı gerçekleştirdi.
Özellikle kendi sınırındaki Dera, Kuneytra ve Şam yakınlarına kadar yaklaşık en az 800 km² alanı (Gazze'nin 2 katında büyük alanı) işgal etti ve Suriye topraklarına 19 askeri üs kurdu.
Suriye'deki hava üslerini, radar sistemlerini, askeri ve lojistik fabrikalarını, merkezlerini, çeşitli silah depolarını, istihbarat tesislerini, kıyı bölgelerindeki donanması ve üslerini ve de altyapı tesislerini yok etti.
Evet, Suriye'de kim kazandı?
Hala cevabı bulamadın mı? Biraz daha kopya vereyim. 636 yılına kadar bugünkü Suriye coğrafyasına hükmeden Roma İmparatorluğu'ydu.
Yermük Savaşı ile Suriye, İslam toprağı oldu. Bu topraklara Emeviler, Abbasîler, Hamdaniler, Fatımiler, Büyük Selçuklular hükmettiler.
İlk Haçlı seferi (1096) ile kaybedilen bu topraklar Selahattin Eyyübi ile tekrar fethedildi. Eyyübiler, Memluklular ve 1918'e kadar 500 yıl Osmanlı hakimiyeti altında kaldı.
1920'de 3 yıl sürecek bir Suriye Arap Krallığı kuruldu. 1923'ten 1946'ya kadar Fransız mandası oldular.
Suriye, 2. Dünya savaşından sonra (1946) tam bağımsızlığını kazandı. 8 Aralık 2024'de Esad'ın devrilişi ile Suriye Devleti sona ermiştir.
Dikkat ettiniz mi? 2 bin küsur tarih diliminde Yahudiler bu bölgeye bırak hükümran olmayı hiç girememişler.
Nasıl girdiler?
Trump ne demişti? "Erdoğan'ı çok iyi tanıyorum. Çok sert, çok zeki ve ne yaptığını çok iyi biliyor. Bir gün ona dedim ki: 'Biliyor musun? 2000 yıldır kimsenin yapamadığını yaptın, Suriye sınırını kontrol altına aldın. Kimse bunu başaramamıştı.'
'SDG bitti' diyorlar
Yok, arkadaşlar! Biten filan yok. Sadece ABD ve İsrail verdikleri rolü geçici olarak geri aldılar.
Çünkü hedef İran ve ABD, Suriye'de iki başlılık istemiyorlar. Dahası Türk Milletinin, SDG başlığında tepkisini çekmemek, planlanan İran harekatında milletimizi, karşısına almak istemeyen Haçlı-Siyonist zihniyet, SDG'yi 'yenildi' gösteriyor.
Böylece müttefik, stratejik ortak AKP iktidarı hem iç politikada eli güçleniyor hem de milletimizin tansiyonu düşürülüyor.
Diğer taraftan SDG'nin bitmesinin istenmediğinin bizzat Dışişleri Bakanı Hakan Fidan açıkladı.
Sayın Fidan: 'Örgütün yok olmayla karşı karşıya kalmadan kendini dönüştürmesi gerekiyor. Türkiye'nin makul sesi burada her zaman için barışçıl yolla, legaliteyi benimseyeceği bir yola evrilmesi yönünde oldu' dedi.
Bir diğer nokta medyada, Suriye hapishanelerinde tutulan IŞID-DEAŞ militanları ve SDG militanlarının, Barzanilerin kontrolündeki Irak'ın kuzeyine nakledildikleri ve İran'da kullanılacakları ifade ediliyor.
Fazla kafa yormaya da gerek yok! Ahmet Şara, ABD isteği dışında bir duruş gösterebilir mi?
Aynı şekilde SDG, ABD isteği dışında bir duruş gösterebilir mi? İkisine de hayır. E! Kim kazandı o zaman?
Hala inanmıyor musunuz?
Emekli bir ABD Ordusu yarbayı, yazar ve yorumcu olan Ralph Peters'ın 2006 yılında ABD ordusunun dergisi Armed Forces Journal'da yayımlanan 'Kanlı Sınırlar: Daha İyi Bir Ortadoğu Nasıl Görünürdü?' başlıklı makalesinde bölge hakkındaki görüşlerini ifade ediyor ve bir harita ortaya koyuyordu.
O haritada:
Irak, Türkiye, İran ve Suriye'deki Kürt bölgelerini kapsayan Bağımsız Kürdistan kurulması
Irak'ın üçe bölünmesi (Kürt, Şii ve Sünni devletler).
Suudi Arabistan'ın küçültülmesi, doğu petrol bölgelerinin ayrılması.
İran'ın parçalanması (Azeri, Beluç, Kürt vb. bölgeleri).
Pakistan'dan Belucistan'ın ayrılması.
Türkiye'nin doğu ve güneydoğusunun büyük kısmının 'Büyük Kürdistan'a katılması.
Ürdün'ün küçülmesi, Filistin-Gazze paylaşılması. Yemen ve Körfez'de yeni düzenlemeler vs.
Şimdi!
BOP ortada. Bu harita neredeyse fiiliyata geçmiş durumda. ABD veİsrail sonraki adımlarını hiç saklamadan açıklıyorlar.
Ama ülkemiz siyaseti ve medyası Suriye'de kim kazandı, kim kaybettiğini tartışıyor!
Hep beraber kaybediyoruz. Oldu mu?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Kralın elma hikayesi ve AKP iktidarı / 27.01.2026
- Suriye’de kim kazandı? / 26.01.2026
- Namus sadece CHP’de aranmamalı / 25.01.2026
- Kürt sorunu var mı, yok mu? / 24.01.2026
- ABD ile yürüyen doğruya ulaşamaz / 23.01.2026
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- Hakan Fidan ‘uyandık’ diyor / 19.01.2026
- PKK’yı bitirmek yerine büyüttüler / 18.01.2026
- Hepsi emeklilerin yanında / 17.01.2026
- Suriye’de kim kazandı? / 26.01.2026
- Namus sadece CHP’de aranmamalı / 25.01.2026
- Kürt sorunu var mı, yok mu? / 24.01.2026
- ABD ile yürüyen doğruya ulaşamaz / 23.01.2026
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- Hakan Fidan ‘uyandık’ diyor / 19.01.2026
- PKK’yı bitirmek yerine büyüttüler / 18.01.2026
- Hepsi emeklilerin yanında / 17.01.2026


























































































