Dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcama tutarı yani açlık sınırı 30.143 TL olurken, yoksulluk sınırı ise 98.188 TL oldu.
Ayrıca buna ilave olarak bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 39.123 tl olarak belirlendi.
Emekli-Sen'e göre Türkiye'deki emeklilerin yaklaşık yarısı ev sahibi ve mevcut emekli maaşları büyük şehirlerde kira ödemeye yetmiyor.
Emekli aylıklarının yıllar içinde bu kadar düşük seviyelere inmesinin asıl nedeni, iktidarın 2008'de yaptığı bir yasal değişiklik.
Emekliye başka hangi kazıklar atıldı?
Aylık bağlama oranı düşürüldü: Bu oran bir kişinin emekli aylığını, çalışma hayatındaki ortalama maaşına endeksliyor. Eskiden yüzde 70 ve üstünde olan bu oran, şimdilerde yüzde 50'nin altına indirildi.
Büyümeden alınan pay sınırlandı: Eskiden her yıl aylıklar hesaplanırken enflasyona ek olarak ekonominin büyümesinin payı da ekleniyordu. Artık ekonomik büyümenin tamamı değil, yüzde 30'u emekli maaşlarına yansıtılıyor.
Uzun çalışmanın etkisi azaltıldı: Eskiden prim gün sayısını doldurduktan sonra çalışmaya devam eden birinin emekli aylığı yükseliyordu. Yeni hesaplamayla bu engellendi.
Emekli-Sen'e göre 2000'li yılların başında en düşük emekli aylığı, asgari ücretin 1,3 katına yakındı.
Bu oran yıllar boyunca azaldıktan sonra 2016'da en düşük emekli aylığı asgari ücretin altında kaldı ve 2026'da ise, asgari ücretin yüzde 70'ine kadar indi.
OECD, raporunda Türkiye'deki 65 yaş üzeri nüfusta harcanabilir gelir adaletsizliğinin "çok yüksek" olduğunu belirtiyor.
En son 2025 yılında yayımlanan raporda incelenen 38 ülke içinde Türkiye en fazla eşitsizliğin olduğu beşinci ülke.
OECD ayrıca Türkiye'de enflasyonun yüksek olması nedeniyle artırılan emekli aylıklarının sonraki aylarda yetersiz kaldığına dikkat çekiyor.
Bizi kıskanan Avrupa ülkelerinde emeklilerin aldığı maaşın 4'te bir tutarı ile rahatlıkla kira ödemesi yapılabiliyor.
Geçen 2025 yılı için bazı Avrupa ülkelerinde emeklilere verilen aylık maaşa bir bakalım:
Lüksemburg – 2734 Euro
Hollanda – 2003 Euro
Belçika – 1717 Euro
Almanya – 1552 Euro
Fransa – 1485 Euro
Yunanistan – 1026 Euro
2026 Türkiye – 377 Euro
Peki, milletin vekili olan milletvekillerinin maaşı ne kadar oldu? 273 bin 196 TL.
Asil olanları, yani milletin emeklileri ne kadar alıyor? 20 bin TL.
En düşük konut kirası ne kadar? 20 bin TL.
Devletin tek gelir kaynağı ne kaldı? Vergiler.
Vergilerinde %65'lik kısmını da, dolaylı vergiler oluşturuyor.
Bu arada, 2025 bütçesinde sosyal güvenlik kalemine 1 trilyon 822 milyar lira başlangıç ödeneği konulmasına rağmen, harcanan tutar 1 trilyon 540 milyar lirada kaldı.
Yani 282 milyar liralık devasa bir kaynak, bütçede "sosyal güvenlik" adı altında yer almasına rağmen harcanmadı.
Bir başka gerçekte şu, "Muafiyet", "istisna" ve "indirim" adı altında devletin bu yıl şirketlerden almaktan vazgeçtiği vergi geliri en az 2,1 trilyon lira. Toplam vergi gelirlerinin yüzde 16'sına denk gelen bu tutar, patronların kasasına yasal yollarla bırakılan devasa bir kamu kaynağı demek.
2,1 trilyon liralık vergi kıyağı şirketlere tanınmasaydı, her bir emekliye bugün 10 bin liradan fazla seyyanen zam yapılabilirdi.
Sonuç: Mevcut ekonomik sistemle ve bunun dışında ekonomiye dair hiçbir fikri ve bakış açısı kalmamış olan siyasi anlayışlarla bir santim bile yol almak, asla mümkün olamayacaktır.
Türkiye asla çözümsüz ve kaynaksız değildir.
Türk milletinin enseyi karartmak yerine şapkasını önüne koyup ve asla duygusal davranmayıp, bugüne kadar oy verdiği partileri baştan aşağı sorgulaması gerekir.
Oy verirken veya herhangi bir partiye üye olurken aranması gereken temel kriter, o partinin seçimlerde aldığı oy veya üye sayısı asla olmamalıdır.
Aranması gereken ve evrensel ölçekte doğru olan kriter, oy vereceğin partinin ekonomiye dair herhangi bir modelinin olup olmadığıdır.
Bugün elinizi vicdanınıza koyarak ve Allah'a hesap vereceğinize inanarak kendinize sorun.
Hangi partinin "Milli Ekonomi Modeli" adında ve dünya çapında bir tezi var.
Yazın google'ye, yanıtını da kararı da kendiniz verin.
Emeklilerin de, Türkiye'nin de tek bir kurtuluşu vardır.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli" tezinin hayata geçirilmesidir.
O bakımdan BTP, partilerden bir parti değildir.
Ayrıca buna ilave olarak bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 39.123 tl olarak belirlendi.
Emekli-Sen'e göre Türkiye'deki emeklilerin yaklaşık yarısı ev sahibi ve mevcut emekli maaşları büyük şehirlerde kira ödemeye yetmiyor.
Emekli aylıklarının yıllar içinde bu kadar düşük seviyelere inmesinin asıl nedeni, iktidarın 2008'de yaptığı bir yasal değişiklik.
Emekliye başka hangi kazıklar atıldı?
Aylık bağlama oranı düşürüldü: Bu oran bir kişinin emekli aylığını, çalışma hayatındaki ortalama maaşına endeksliyor. Eskiden yüzde 70 ve üstünde olan bu oran, şimdilerde yüzde 50'nin altına indirildi.
Büyümeden alınan pay sınırlandı: Eskiden her yıl aylıklar hesaplanırken enflasyona ek olarak ekonominin büyümesinin payı da ekleniyordu. Artık ekonomik büyümenin tamamı değil, yüzde 30'u emekli maaşlarına yansıtılıyor.
Uzun çalışmanın etkisi azaltıldı: Eskiden prim gün sayısını doldurduktan sonra çalışmaya devam eden birinin emekli aylığı yükseliyordu. Yeni hesaplamayla bu engellendi.
Emekli-Sen'e göre 2000'li yılların başında en düşük emekli aylığı, asgari ücretin 1,3 katına yakındı.
Bu oran yıllar boyunca azaldıktan sonra 2016'da en düşük emekli aylığı asgari ücretin altında kaldı ve 2026'da ise, asgari ücretin yüzde 70'ine kadar indi.
OECD, raporunda Türkiye'deki 65 yaş üzeri nüfusta harcanabilir gelir adaletsizliğinin "çok yüksek" olduğunu belirtiyor.
En son 2025 yılında yayımlanan raporda incelenen 38 ülke içinde Türkiye en fazla eşitsizliğin olduğu beşinci ülke.
OECD ayrıca Türkiye'de enflasyonun yüksek olması nedeniyle artırılan emekli aylıklarının sonraki aylarda yetersiz kaldığına dikkat çekiyor.
Bizi kıskanan Avrupa ülkelerinde emeklilerin aldığı maaşın 4'te bir tutarı ile rahatlıkla kira ödemesi yapılabiliyor.
Geçen 2025 yılı için bazı Avrupa ülkelerinde emeklilere verilen aylık maaşa bir bakalım:
Lüksemburg – 2734 Euro
Hollanda – 2003 Euro
Belçika – 1717 Euro
Almanya – 1552 Euro
Fransa – 1485 Euro
Yunanistan – 1026 Euro
2026 Türkiye – 377 Euro
Peki, milletin vekili olan milletvekillerinin maaşı ne kadar oldu? 273 bin 196 TL.
Asil olanları, yani milletin emeklileri ne kadar alıyor? 20 bin TL.
En düşük konut kirası ne kadar? 20 bin TL.
Devletin tek gelir kaynağı ne kaldı? Vergiler.
Vergilerinde %65'lik kısmını da, dolaylı vergiler oluşturuyor.
Bu arada, 2025 bütçesinde sosyal güvenlik kalemine 1 trilyon 822 milyar lira başlangıç ödeneği konulmasına rağmen, harcanan tutar 1 trilyon 540 milyar lirada kaldı.
Yani 282 milyar liralık devasa bir kaynak, bütçede "sosyal güvenlik" adı altında yer almasına rağmen harcanmadı.
Bir başka gerçekte şu, "Muafiyet", "istisna" ve "indirim" adı altında devletin bu yıl şirketlerden almaktan vazgeçtiği vergi geliri en az 2,1 trilyon lira. Toplam vergi gelirlerinin yüzde 16'sına denk gelen bu tutar, patronların kasasına yasal yollarla bırakılan devasa bir kamu kaynağı demek.
2,1 trilyon liralık vergi kıyağı şirketlere tanınmasaydı, her bir emekliye bugün 10 bin liradan fazla seyyanen zam yapılabilirdi.
Sonuç: Mevcut ekonomik sistemle ve bunun dışında ekonomiye dair hiçbir fikri ve bakış açısı kalmamış olan siyasi anlayışlarla bir santim bile yol almak, asla mümkün olamayacaktır.
Türkiye asla çözümsüz ve kaynaksız değildir.
Türk milletinin enseyi karartmak yerine şapkasını önüne koyup ve asla duygusal davranmayıp, bugüne kadar oy verdiği partileri baştan aşağı sorgulaması gerekir.
Oy verirken veya herhangi bir partiye üye olurken aranması gereken temel kriter, o partinin seçimlerde aldığı oy veya üye sayısı asla olmamalıdır.
Aranması gereken ve evrensel ölçekte doğru olan kriter, oy vereceğin partinin ekonomiye dair herhangi bir modelinin olup olmadığıdır.
Bugün elinizi vicdanınıza koyarak ve Allah'a hesap vereceğinize inanarak kendinize sorun.
Hangi partinin "Milli Ekonomi Modeli" adında ve dünya çapında bir tezi var.
Yazın google'ye, yanıtını da kararı da kendiniz verin.
Emeklilerin de, Türkiye'nin de tek bir kurtuluşu vardır.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli" tezinin hayata geçirilmesidir.
O bakımdan BTP, partilerden bir parti değildir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Hacı Gaydan / diğer yazıları
- Emeklinin de, Türkiye’nin de tek bir kurtuluşu var: ‘MEM’ / 26.01.2026
- Dünyanın hayranlık duyduğu tek lider: ATATÜRK / 20.01.2026
- Askeri hastaneler acilen açılmalı / 19.01.2026
- Grönland’ın ilk sahipleri Türklerdir Bay Trump! / 18.01.2026
- NATO’ya uşaklık ve eşeklik etmek! / 13.01.2026
- ‘Etnik grup’ vurgusu, CIA projesi! / 12.01.2026
- Gücün yoksa yatak odandan alırlar! / 06.01.2026
- Hedef Çin değil, Türkiye’dir! / 05.01.2026
- Türk milleti bu gerçeği anladığı gün… / 02.01.2026
- Dünyanın sahibi Türklerdir / 30.12.2025
- Dünyanın hayranlık duyduğu tek lider: ATATÜRK / 20.01.2026
- Askeri hastaneler acilen açılmalı / 19.01.2026
- Grönland’ın ilk sahipleri Türklerdir Bay Trump! / 18.01.2026
- NATO’ya uşaklık ve eşeklik etmek! / 13.01.2026
- ‘Etnik grup’ vurgusu, CIA projesi! / 12.01.2026
- Gücün yoksa yatak odandan alırlar! / 06.01.2026
- Hedef Çin değil, Türkiye’dir! / 05.01.2026
- Türk milleti bu gerçeği anladığı gün… / 02.01.2026
- Dünyanın sahibi Türklerdir / 30.12.2025



























































































