HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

Şeytanlaşmış insanlar

03.07.2012 00:00:00
Bireyin, toplumun tekâmülünde, madden ve manen yücelmesinde en büyük engel; İblis ve avaneleridir. Hangi dalda, hangi konuda, nerede olursa olsun takvaya, ahlağa, imana mutabık iyi, güzel ve hayırlı bir iş var, orada şeytanın parmağını muhakkak görürüz. Zira şeytanın işi budur ve şeytan doğası gereği yapılan güzellikleri bozmaya çalışacaktır. Şeytanın işi bu olduğundan şeytan görevini yapıyor söyleyip bunu tabii karşılamak gerekir.
Kur'an-ı Kerim'de, Hz. Peygamberin hadis-i şeriflerinde ve Ehl-i Beyt imamlarının nurani kelamlarında şeytan anlatılırken şeytana ait sıfatlar, özellikler zikredilir. Bu sıfatlar ve özellikler için tuzağa düşmesinler diye insanlara uyarılar yapılır. İblis, insanlardan ve cinlerden olan askerlerinde bulunan ve tamamı olumsuz olan sıfat ve özelliklerin tamamı, fert ve toplumun zarar görmesini hedefler. Bu özelliklerden biri veya birkaçı ferdin veya toplumun kalbine yerleştiği zaman ferdi ve toplumu bozmaya kâfi gelecektir.
Kuran-ı Kerim şeytanı insana açık bir düşman olarak tanımlamıştır. İnsana bir tek düşman olarak şeytan fazlasıyla yeter! Ancak, bu noktada dikkat olunmayan ve gözden kaçan bir gerçek var. O da şeytana has olan sıfatların bazı insanlara sirayet ederek o insanların adeta şeytanlaşmasıdır. Allah'ın  "şeyatin-el ins ve-l cin" "İnsanlardan ve cinlerden olan şeytanlar" nitelemesi de bundandır.
Yaşadığımız koşullara, siyasal, sosyal, ferdi, ailevi yönlere bakıldığı zaman günümüzdeki insanların söz, fiil ve kabullerine baktığımızda Kur'an'da sayılan bu şeytani özelliklerin genelde birçoklarında çok güçlü bir şekilde yaşandığını ve hayatı tamamen kuşattığını dehşetle görmek mümkündür. Bu duruma hayatın her alanında birçok örnek göstermek söz konusudur.
Mesela, uzmanlık, bilgelik, ehillik alanında bir insan veya toplum uzmanı, bilgeyi, ehil olanı gördüğü ve bildiği halde tercihini uzman, ehil ve bilge olmayandan yana kullanıyorsa bunun iki nedeni olabilir; Ya gaflet veya çıkar. Gaflette olanı uyandırmak mümkündür ama çıkarı ilke ve hedef edinen şeytanın atına binip şeytanlaşarak, nefsi ilah edindiğinden dolayı bilge, ehil, uzman olmayanı iş bilene tercih edeni yola getirmek deveyi iğne deliğinden geçirmek gibi bir şeydir.
İnsan ehil, muhlis, samimi, iş bilir olanı bildiği halde tercihini ondan yana kullanmıyor ise aklını ve imanını gözden geçirmelidir. Hz. Peygamber efendimizden sonra Müslümanlar tercihlerini Hz. Ali ve Ehl-i Beyt imamlarından yana kullanmadıkları için birçok bedeller ödediler. O gün samimi Müslümanlar hakkın tarafında bulunanların safında yer alanların sayısı az olduğu için gevşemediler, sarsılmadılar, haktan ve haklıdan yana tavır koyarak asla taviz vermediler. Zira hak bir kişi batıl, haksız, yanlış milyonlar olsa bile hak, hak olmaktan çıkmaz, batıl ve yanlış da doğru ve hak olmaz. Samimi bir Müslüman hadiseye bu basiretle bakmalıdır. Hakkın adamı olmalıdır.
Mesela, kibir, kin, nefret, haset, hırs, tamah, şehvet, bencillik, ukalalık, sinsice hareket etmek, yalan, hakka batıl batıla hak elbisesi büründürmek, doğruyu eğri eğriyi doru görmek, doğrulara karşı çıkmak şeytani özelliklerin başında gelir.
Yaşam şekli bu sıfatlara göre şekillenenler şeytanlaşmış insan durumuna düşerler.
Şeytanın bir özelliği de "hazımsızlık ve taassup"dur. Şeytan kendinden olmayanları iftira kampanyaları ile dışlar. Kişi güzeli ve doğru olanı yapsa da şeytan yine ona karşı çıkar. Bu onun kimyasında vardır. Bu gün ne yazık ki söz ettiğimiz şeytanın bu tutumunu bazı insanlar dini alanlarda ve ülkemizin geleceğini yakından ilgilendiren hayati konularda yapmaktadırlar.
Bu düşünce tarzına göre hareket eden insanların bu konuda şeytanın peşine nasıl takıldıklarını hayretle görmekteyiz. Bu özellikler kimde olursa olsun, onlar şeytan safında yerini almış, şeytanlaşmış olduklarını bilmelidirler. Söylenenlerin muhatabı kendimiz de olabiliriz, çevremiz de, yaşadığımız toplum da!
İçinde bulunduğumuz kuruluş da, desteklediğimiz siyasi parti de!
Şeytanlaşmak istemeyen herkesin üzerine düşen hisseyi alması ve ona göre yönünü belirtmesi gerekir.
 
Mehdi Aksu / diğer yazıları
- Eleştiri nedir ve nasıl olmalıdır? / 03.12.2012
- Maruf’a davet terk edilince değerler yozlaşır / 02.12.2012
- Hayırlı ümmetin önemli özelliği / 28.11.2012
- Marufa davet etmenin yöntemleri / 27.11.2012
- Marufa emretme ve münkerden nehyetme / 25.11.2012
- Bu mudur Ehl-i Beyt sevgisi / 22.11.2012
- İmam Hüseyin ve sünnet kavramı / 21.11.2012
- Muharrem aylarında genelde konuşulmayanlar / 20.11.2012
- İmam Hüseyin’i anlayabildik mi? / 19.11.2012
- Sönmeyen ebedi aşkın Hüseyin / 17.11.2012
- Hz. Hüseyin’in faziletlerinden / 16.11.2012
- “Biz” olmanın gerekleri / 14.11.2012
- Biz!-II / 13.11.2012
- Biz!-I / 12.11.2012
- Ehl-i Beyt’in yüce makamı / 06.11.2012
- Marifet-i Ehl-i Beyt / 05.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-II / 02.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-I / 01.11.2012
- Marifet-i İmam / 31.10.2012
- Tanıma (marifet) / 30.10.2012
- Mürekkebi döken değil, içendir ehil / 29.10.2012
- Anlayış meselesi / 23.10.2012
- Velayet hadislerinden... / 20.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 18.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-II / 16.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-I / 15.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-VI / 13.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-V / 12.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-IV / 11.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-III / 09.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-II / 08.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-I / 06.10.2012
- Rivayetlerde On İki İmamın isimleri / 05.10.2012
- Kaynaklara göre On İki İmam hadisleri / 04.10.2012
- İmamete dair / 03.10.2012
- Zillet bizden uzaktır / 30.09.2012
- Kutsallara saldıran canilere sessiz kalma / 28.09.2012
- Zalim ne anlar masumiyetten / 27.09.2012
- İnkarı mümkün olmayan Gadir-i Hum / 26.09.2012
- Nur ve nar'ın furkanı / 25.09.2012
- Mevla kelimesinin anlamı / 24.09.2012
- İki kanıt / 23.09.2012
- Gelin canlar bir olalım / 20.09.2012
- Ehl-i Beyt sevgisinin faydası nedir? / 19.09.2012
- Allah için sevmenin önemi / 18.09.2012
- Sevgi ve nefret ilkelere göre olmalı / 17.09.2012
- Ehl-i Beyt'i tanıma ve tevhid / 15.09.2012
- Hz. Musa görüntüsünde firavunluk yapanlar / 14.09.2012
- Akıl mı, aşk mı? / 12.09.2012
- Dikkat! Zamanlardan fitne zamanı / 10.09.2012
- Ehl-i Beyt / 09.09.2012
- İcmal gençliği / 06.09.2012
- Barış Günü ve Suriye olayları / 05.09.2012
- Neden cahil kaldık? / 04.09.2012
- Ruhun gıdası ilahi reçetelerde aranmalıdır / 03.09.2012
- İnsan eğitiminde namazın rolü / 02.09.2012
- Maun Suresi ve müslümanların durumu / 01.09.2012
- Kişiler ve olayları analiz terazisi / 31.08.2012
- Akıl cevheri / 30.08.2012
- En şüca insan kimdir? / 29.08.2012
- Büyük cihadın ve küçük cihadın farklılıkları / 28.08.2012
- Neden cahil kaldık? / 27.08.2012
- Kimdir Müslüman? / 22.08.2012
- Midesi için yaşayanlar / 18.08.2012
- Seyr-i Sülukun alemdeki etkinliği / 17.08.2012
- Melekler kimlere nazil olur? / 16.08.2012
- İlim-iman farkı ve insanın tekamülü / 14.08.2012
- Nefis tezkiyesinin yapılmamasının zararları / 13.08.2012
- Emek ve hizmete kadirşinas olmak / 09.08.2012
- Dört kanun / 08.08.2012
- Hidayete vesile olmanın fazileti / 07.08.2012
- Öğretmenler ve öğretenlerin değeri / 06.08.2012
- İlme önem verebildik mi? / 05.08.2012
- Ortak akıl, saadet ve güzellik getirir / 04.08.2012
- Ortak akıl ve istişare / 03.08.2012
- Suriye olayları ve Arakan'da yaşanan vahşet / 30.07.2012
- Ekseni kayan birlik ve Suriye meselesi / 29.07.2012
- Suriye olaylarının analizi ve Müslümanların durumu / 28.07.2012
- Hayır konuşmayan, hayır bulamaz / 27.07.2012
- Hakkı haykırmak ilkeli olanların işidir / 26.07.2012
- Dalkavukluk alçaklıktır / 24.07.2012
- Ehl-i Beyt nimetine nankör olmanın ağır bedelleri / 23.07.2012
- İlim ve özgür ortam / 21.07.2012
- Çanakkale ruhu / 18.07.2012
- Gençlik ve önemi / 17.07.2012
- Gençlerin eğitiminin önemi / 16.07.2012
- Gençlik çağı kazanım dönemidir / 14.07.2012
- Vurdumduymazlık faciası / 13.07.2012
- Burjuvazi ile yozlaşan Müslümanlar / 12.07.2012
- Gösteriş budalası olmanın şekilleri / 10.07.2012
- Adam-adamcık / 09.07.2012
- Nehcü'l-Belağa'ya göre insan sınıfları / 07.07.2012
- Akıp giden ömürler / 06.07.2012
- Müslüman, kendisine kimleri model edinmelidir? / 05.07.2012
- Yanlışa tavır / 04.07.2012
- Şeytanlaşmış insanlar / 03.07.2012
- Allah'ın sevdiğini herkes sever mi? / 01.07.2012
- Allah'ı mı, halkı mı razı etmek? Hangisi kolay? / 30.06.2012
- Değerlerimizden ödün vermemeliyiz / 28.06.2012
- Medya ve Ehl-i Beyt programları / 28.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları ve bardağa dolu tarafından bakmak / 26.06.2012
- Değerlerinden ödün veren toplum gerilemeye mahkumdur / 25.06.2012
- Sığ düşünceler / 23.06.2012
- Vahdeti ilke edinenler / 22.06.2012
- Vahdetsizlik toplumların ecelini getirir / 20.06.2012
- Vahdeti ihlal edenin tevhidi bozulur / 19.06.2012
- Vahdet olgusuna göre yaşamanın önemi / 18.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları birliğimize hizmet ediyor / 17.06.2012
- Hedefsizlik faciası / 14.06.2012
- Terör fitneden kaynaklanır / 12.06.2012
- Fitne: Değerleri öldüren zehirin adı / 11.06.2012
- Fitne / 09.06.2012
- Din tüccarlarına karşı vazifelerimiz / 08.06.2012
- Din tüccarları / 07.06.2012
- Hz. Peygamberin, ümmeti adına korkuları / 06.06.2012
- Nur ile zulmetin savaşı / 05.06.2012
- Allah adına aldatan din tüccarları / 04.06.2012
- İnsan sretindeki şeytanlar / 03.06.2012
- İblis'in avlanma yöntemleri / 02.06.2012
- Hakka karşı batılın mücadele tarzı / 01.06.2012
- Bitmeyen Hak ve batıl mücadelesi / 31.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-2 / 30.05.2012
- Tarih Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-1 / 29.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-6 / 28.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-5 / 25.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-4 / 24.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-3 / 22.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-2 / 21.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-1 Halka hizmet Hakka hizmet midir? / 19.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-III / 18.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-II / 15.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-1 / 14.05.2012
- Köleler ve özgürler-2 / 13.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu’nun önemi / 12.05.2012
- Köleler ve Özgürler - 1 / 09.05.2012
- Hedef gösterme, hedef gösterilme-2 / 08.05.2012
- Hedef gösterme ve gösterilme-I / 07.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 2 / 05.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 1 / 03.05.2012
- Kuran ve Ehli Beyt beraberliği / 01.05.2012
- Vah haset edene, ah haset edilene! / 29.04.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

03.07.2011, 03.07.2010, 03.07.2009, 03.07.2008, 03.07.2007, 03.07.2006, 03.07.2005, 03.07.2004, 03.07.2003, 03.07.2002, 03.07.2001, 03.07.2000, 03.07.1999, 03.07.1998, 03.07.1997, 03.07.1996, 03.07.1995, 03.07.1994, 03.07.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.