logo
21 TEMMUZ 2026

Sigara ve yanlış beslenme

31.07.2005 00:00:00
 
Son yıllarda büyük bir artış gösteren kanser hastalığı ile ilgili bilgiler veren Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Emin Tamer Elkıran, son yıllarda kansere bağlı ölümlerin, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerden sonra ikinci sırada yer aldığını söyledi. Elkıran, "Kanser, belirli bir doku veya organdaki anormal hücrelerin kontrolsüz bir biçimde bölünmesi ve çoğalması ile oluşan bir hastalıktır. Kanser, erken tanısı ve tedavisi mümkün bir hastalıktır. Erken tanı konulamadığı veya uygun şekilde tedavi edilmediği zaman diğer organlara yayılabilmekte. Son yıllarda kansere bağlı ölümler ise kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sıraya yükselmiştir" dedi. Başlıca sebep sigaraKanser hastalıklarının birçok sebebinin bulunabildiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Elkıran, bu sebepler içerisinde en önemli yerin ise sigaraya ait olduğunu söyledi. Elkıran, "Kanser gelişiminde birçok etken suçlanmıştır. Bu etkenlerin başında sigara tüketimi geliyor. Sigara tütününü çiğnemenin ve nargile içmenin veya sigara dumanına maruz kalmanın başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kansere neden olduğu kanıtlanmıştır. Bunun yanı sıra, sigara ile birlikte alkol alınmasının da kanser riskini arttırdığı bilinmektedir. Beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak, sindirim sistemi kanserleri başta olmak üzere, çeşitli kanserlerin insidansında belirgin artış olmaktadır" diye konuştu. Kanser bulaşıcı değildirKanser hastalıklarının bulaşıcı bir hastalık olmadığına dikkat çeken Elkıran, "Kanser hastalıkları bulaşıcı hastalıklar değillerdir ve hemen hemen her organda görülmektedir. Ancak bazı organlarda daha çok dikkati çekmektedir. Ölüm oranı en fazla olan kanser, akciğer kanseridir. Sigara içenlerde daha sık görülür. Meme kanseri, elle tanımı yapılabildiğinden tedavi ve iyileşme oranı en çok olan kanser türüdür. Sindirim sistemi, mide ve kalın bağırsak kanserleri, önemli organ kanserleridir" şeklinde konuştu. Kanserin belirtileriOnkoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Emin Tamer Elkıran, kanser hastalıklarının belirti ve bulgularının geliştiği organlara göre değişiklik arzettiğini belirterek, bazen hiçbir belirti ve bulgunun ortaya çıkmadığını söyledi. Elkıran, "Kanserin birçok belirtisi ve bulgusu olup, bunlar kanserin geliştiği organa göre değişmektedir. Hatta bazen hiçbir belirti ve bulgu vermeden de ortaya çıkabilir. Ancak en sık karşılaşılan belirtiler, kilo kaybı, ciltte uzun süreli iyileşmeyen yaralar, uzun süren ses kısıklığı, öksürük ve daha önceden varolan öksürük karakterindeki değişme, kanlı balgam, benlerde büyüme ve renk değişikliği olması, yutkunma zorluğu, beklenmeyen kanamalar, meme veya başka bir organda ele gelen şişlik, dışkılama ve idrar alışkanlıklarındaki değişikliklerdir. Bu bulgular, her zaman kanser demek değildir. Fakat kanserde erken tanı, tedavi şansını artırdığı için mutlaka gecikmeden bir doktora başvurmalıdır" dedi. Düzenli kontrol şartÖzellikle kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinde kişinin kendi kendine muayenesinin şart olduğuna dikkat çeken Elkıran, düzenli aralıklarla doktor muayeneleri ve taramalar ile kanserin erken tanısının konulabildiğini belirtti. Böylece kanserin daha erken teşhis edildiği için tedavi şansının da aynı doğrultuda arttığını vurgulayan Elkıran, hiç şikayeti olmayan kişilerin bile düzenli doktor kontrollerini yaptırmaları gerektiğini söyledi.

Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada tanık olarak dinlenen G.İ'nin savcılık ifadesine ulaşıldı

21.07.2026 18:20:00 / Güncelleme: 21.07.2026 20:50:32
AA
 
Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"
Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"

Doku'nun sınıf arkadaşı G.İ, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadesinde, Gülistan Doku ile 2018 yılında Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü'nde öğrenim görmeye başladıklarını anlattı.

Doku ile Atatürk Mahallesi'nde bulunan farklı binalardaki yurtlarda kaldığını belirten G.İ, "Gülistan Doku adaletli, merhametli, neşeli çok iyi bir kızdı. Siyasetle ilgisi yoktu. Okuluna gelip giderdi. Son dönemlerde KPSS'ye hazırlanıyordu. Bunun için kitaplar almıştı. Hedefleri ve hayalleri vardı. Asla intihar edecek bir kız değildi. Okul dışındaki zamanlarda kafelerde, restoranlarda garson olarak çalışırdı." beyanında bulundu.

G.İ, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov'un kıskançlık nedeniyle genç kızı kısıtladığını iddia ederek, şunları kaydetti:

"Mesela Gülistan'la biz stajdan çıktıktan sonra bir yere gitmek istediğimizde Zeinal'a sorardı. Ancak Zeinal gitmesine izin vermezdi. Hiçbir yere gitmesine izin vermiyordu. Tartışmaları da genellikle bu sebeple oluyordu. Çok ayrılıp barışıyorlardı ancak Gülistan Doku kaybolmadan bir gün önce yani 4 Ocak 2020 günü Zeinal'ın evine neden gitti ben de anlam veremedim. Çünkü o tarihe kadar ilk defa çok uzun süredir ayrılardı. Hatırladığım kadarıyla Aralık 2019 ortalarından itibaren hiç irtibatları olmadı. Ancak Zeinal ile Gülistan'ın kaybından sonra görüştüğümde bana 'ne yaptıysa o kendisine bunu yaptı, her şey onun yüzünden oldu, annemle babam da kavga etti' demişti. O dönem Gülistan'ın derdine düştüğümüz için Zeinal'a kendisine ne yaptığını, neden her şeyin onun yüzünden olduğunu sormak aklıma gelmedi. Sonrasında da herkes Zeinal'dan şüphelendiği için onunla bir daha diyaloğa girmedim."

Doku'yu hastaneye götürmüş

Şüpheli Mustafa Türkay Sonal ve Umut Altaş'ı tanımadığını savunan G.İ, şunları söyledi:

"Gülistan kaybolmadan önceki haftalarda çok üzgün, bitkin, solgun ve çaresiz görünüyordu. Çok zayıflamıştı. Hatta tarihini hatırlamıyorum ancak 2019 aralık ayında bir gün Gülistan çok hastaydı, ayakta duramıyordu ve çok mide bulantısı vardı. Bana kendisini hastaneye götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben kendisini hastaneye götürdüm. Hastaneye giderken de 'kusacağım' diyordu, kendini zor tutuyordu. Karın ağrısı da vardı. Ancak doktorun odasına beni almadılar, kendisi girdi. Gülistan yatış istedi ancak doktor bunu kabul etmemiş. Neyi olduğunu sorduğumda bana hiçbir şey söylemedi. Başı dönüyordu, midesi bulanıyordu, karnı ağrıyordu ve çok solgun görünüyordu. Ben Gülistan'a neyin var diye sorduğumda cevap vermedi. O günden birkaç gün sonra Gülistan tekrar hastaneye gittiyse bundan benim haberim yoktur. Ondan sonraki günler hatırladığım kadarıyla biraz daha iyi görünüyordu. Ancak bitkinlik, solgunluk hali devam ediyordu ve yemekhanede yemek yediğimiz zamanlar 'yediğim şeyler kokuyor gibi midemi bulandırıyor' diyordu. İştahsızdı. Çok az yiyip bırakıyordu."

Gebelik testi yaptırdığından haberi olmamış

Gülistan Doku'nun gebelik testi yaptırdığından haberi olmadığını öne süren G.İ, "Hamile olup olmadığından da şüphelenmedim. Ancak 2019'un kış ayında mide bulantısı, karın ağrısı, kusma ve baş dönmesi yaşayıp onu hastaneye götürdüğümde Zeinal ile uzun süredir ayrı olduklarını bildiğim için hamile olacağına dair ihtimal vermedim." bilgilerini verdi.

Doku soruşturması kapsamında bugün Tunceli ve Erzurum cumhuriyet başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda Elazığ, Malatya, Ankara, İstanbul ve Tunceli'de eş zamanlı operasyonlar düzenlenmiş, aralarında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel ile Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi, 3 doktor, 1 hemşire, 1 bilgi işlem görevlisi, 5 veri giriş personeli, 1 iş insanı ve 2 güvenlik korucusu gözaltına alınmıştı.

12 zanlı tutuklanmıştı

Üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı. 

DABİS artık İŞKUR Mobil'de

Öğrenciler ve veliler tercihlerini artık iş gücü piyasası verileriyle destekleyebilecek

21.07.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
DABİS artık İŞKUR Mobil'de
DABİS artık İŞKUR Mobil'de
Lise ve üniversite tercih döneminde gençlerin eğitim ve kariyerlerine ilişkin daha bilinçli kararlar verebilmelerini desteklemek amacıyla Danışman Bilgi Sistemi (DABİS), İŞKUR Mobil uygulaması üzerinden öğrenci ve velilerin erişimine açıldı.

LGS'ye giren yaklaşık 1 milyon ve YKS'ye giren yaklaşık 2.5 milyon olmak üzere toplamda 3.5 milyon genci ilgilendiren süreçte, veriye dayalı kariyer rehberliği hizmetlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. DABİS'in İŞKUR Mobil uygulamasına taşınmasıyla birlikte öğrenciler, veliler ve mezunlar mesleki alanlar ile üniversite bölümlerine ilişkin iş gücü piyasası göstergelerine doğrudan erişebilecek.

DABİS tercih döneminde öğrencilerin okul ve bölüm seçimine katkı sunuyor

İŞKUR İş ve Meslek Danışmanları ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı rehber öğretmenler aracılığıyla sunulan DABİS sayesinde kullanıcılar, mesleki alanlar ve üniversite bölümleri hakkında kapsamlı bilgi edinebilecek. Sistem, eğitim tercihlerini yalnızca mevcut eğitim seçenekleri üzerinden değil, mezuniyet sonrasında karşılaşılabilecek iş gücü piyasası koşulları dikkate alınarak değerlendirmeye imkân sağlayan güvenilir bir kariyer rehberliği altyapısı sunuyor. DABİS'in İŞKUR Mobil uygulaması üzerinden erişime açılmasıyla veriye dayalı kariyer rehberliği hizmetleri daha kapsayıcı ve erişilebilir hâle getirildi.

Mesleki alanlar ile ön lisans ve lisans programlarından mezun olan kişilerin eğitimden çalışma hayatına geçiş süreçlerini farklı yönleriyle ortaya koyan DABİS, kapsamlı bir kariyer bilgi sistemi niteliği taşıyor.

Sistemde;

• İş bulma süresi,

• Ücret dağılımı,

• Ortalama çalışılan işyeri sayısı,

• İstihdam oranı,

• Girişimcilik oranı,

• Girişim yaşam süresi,

• Akademide çalışma oranı,

• Sektör bazında dağılım

gibi mesleki alanı tercih edecekler için 14 gösterge, üniversite bölümü tercih edecekler için 15 gösterge yer alıyor. 

Kullanıcılar sistem üzerinden farklı mesleki alanları, üniversiteleri ve bölümleri karşılaştırabiliyor; böylece tercih etmeyi düşündükleri alanlara ilişkin istihdam, ücret, iş bulma, kariyerde ilerleme ve girişimcilik görünümünü bütüncül biçimde inceleyebiliyor.

DABİS'te yer alan farklı birçok gösterge, mesleki alanları ve bölümleri tanıma fırsatı sunuyor

DABİS'te sunulan göstergeler; Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) ve Millî Eğitim Bakanlığından (MEB) alınan lise ve üniversite mezun bilgileri ile Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) alınan 2010-2024 yılları arasındaki çalışan bilgilerinin anonimleştirilerek eşleştirilmesiyle oluşturulan mikro veri setlerinin analizine dayanıyor. Bu kapsamda farklı kurumlardan elde edilen eğitim, sosyal güvenlik ve istihdam verileri belirli metodolojik kurallar çerçevesinde bir araya getirilerek iş gücü piyasası göstergeleri oluşturuluyor.

Meslek lisesi ve yükseköğretim mezunlarına ilişkin göstergeler, mezunların yalnızca bir işe girip girmediğini değil, çalışma hayatındaki devamlılıklarını ve mesleki hareketliliklerini de ortaya koyuyor. Mesleki alan ve üniversite bölüm bazında hesaplanan istihdam oranı göstergesiyle mezunların güncel yıl içerisindeki istihdam oranları görülebilirken, mesleki alan bazındaki bölgesel istihdam oranı göstergesiyle de mezunların eğitim aldıkları ilde istihdam edilme durumları incelenebiliyor.

İlk iş bulma süresi de tercih sürecinde gençlerin en fazla merak ettiği başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. DABİS'te mezunların ilk işlerine ne kadar sürede yerleştikleri ayrıntılı biçimde gösteriliyor. Bu kapsamda, mezuniyetten önceki altı ay içinde çalışmaya başlayanlar ile mezuniyet sonrasındaki ilk altı ayda, altı-on iki ay arasında ve on iki aydan daha uzun sürede iş bulanlar ayrı ayrı değerlendiriliyor. Böylece öğrenciler, tercih etmeyi planladıkları mesleki alan veya üniversite bölümünden mezun olan kişilerin çalışma hayatına ne kadar sürede geçiş yaptığını karşılaştırmalı olarak inceleyebiliyor.

Yükseköğretim mezunlarına ilişkin göstergeler üniversite ve bölüm bazında hesaplanıyor. Sistem, ön lisans ve lisans programlarından mezun olanların iş gücü piyasasındaki durumunu çok boyutlu olarak ortaya koyuyor. Üniversite mezunlarının girişimcilik durumu da sistemde ayrı bir gösterge olarak yer alıyor. Mezuniyetten önceki altı ay ile mezuniyet sonrasındaki çalışma yaşamında kendi girişimini kuran mezunların oranları bölüm ve üniversite bazında hesaplanıyor. Bunun yanı sıra mezunların kariyerleri boyunca kaç farklı iş yerinde çalıştıkları ve girdikleri bir işte ortalama ne kadar süre kaldıkları da kullanıcıların incelemesine sunuluyor.

DABİS üzerinden üniversite mezunlarının bir işten ayrıldıktan sonra yeni bir işe geçiş süreleri, kurdukları girişimlerin faaliyetlerini ne kadar süre devam ettirdiği, çalıştıkları sektörler ve işletme büyüklükleri de incelenebiliyor. Böylece bir bölümün mezunlarının yalnızca işe girme oranı değil, çalışma hayatında hangi sektörlerde ve hangi ölçeklerdeki işletmelerde yoğunlaştığı da görülebiliyor.

Mezuniyet sonrası çalışma hayatına ilişkin bir öngörü sağlıyor

DABİS, gençlerin yerine tercih yapan bir sistem olma özelliği taşımıyor. Sistemde yer alan göstergeler tek başına kesin bir iş veya ücret garantisi sunmuyor. Geçmiş dönemlerde mezun olan kişilere ait toplulaştırılmış veriler üzerinden genel bir iş gücü piyasası görünümü sunan sistem, ekonomik koşulların, bireysel yetkinliklerin, yabancı dil bilgisinin, iş deneyiminin, yaşanılan bölgenin ve kişisel tercihlerin mezuniyet sonrasındaki kariyer sonuçlarını etkileyebileceği gerçeğini de göz önünde bulunduruyor.

DABİS, öğrencilerin yalnızca "Hangi bölümü kazanabilirim?" sorusuna değil, "Bu alandan mezun olduğumda beni nasıl bir çalışma hayatı bekleyebilir?" sorusuna da cevap bulmalarına katkı sağlıyor. Kullanıcılar, tercih etmeyi düşündükleri mesleki alan veya üniversite bölümüne ilişkin mezunların iş bulma sürelerini, çalışma devamlılıklarını, ücret dağılımlarını, girişimcilik eğilimlerini ve yoğun olarak çalıştıkları sektörleri karşılaştırabiliyor. Böylece eğitim tercihleri daha fazla veriye dayalı ve daha bilinçli şekilde yapılabiliyor.

Dijital hizmetlerin yanı sıra yüz yüze kariyer danışmanlığı hizmetleri de kesintisiz şekilde devam ediyor. İŞKUR İl Müdürlükleri ve Hizmet Merkezlerinde görev yapan İş ve Meslek Danışmanları, tercih döneminde öğrencilere ve velilere bireysel kariyer danışmanlığı hizmeti sunmayı sürdürüyor.

2020 yılından bu yana Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda uygulanan DABİS platformu, 2025 yılı Temmuz ayında İŞKUR'a devredildi. Devir sürecinin ardından sistem, 81 ilde görev yapan İŞKUR İş ve Meslek Danışmanları ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı rehber öğretmenler tarafından aktif olarak kullanılmaya devam ediyor. İŞKUR Mobil uygulamasıyla birlikte bu hizmet artık yalnızca danışmanlar ve rehber öğretmenler aracılığıyla değil, öğrenciler, veliler ve mezunlar tarafından da doğrudan erişilebilir hâle geldi.

DABİS ile veriye dayalı kariyer rehberliği hizmetlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması, tercih süreçlerinde doğru ve güvenilir bilgiye erişimin artırılması ve gençlerin eğitim ile çalışma hayatına ilişkin kararlarını iş gücü piyasası verileri ışığında desteklemeleri amaçlanıyor.

Peki, öğrenci ve veliler sisteme nasıl erişebilecek?

Kullanıcıların sisteme erişim için öncelikle IOS ve Android marketlerden İŞKUR Mobil uygulamasını indirmeleri ve profil oluşturduktan sonra Danışman Bilgi Sistemi'ne girerek mesleki alanlar için Ortaöğretim, üniversite bölümleri için Yükseköğretim sekmelerini seçmeleri gerekiyor.

Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı

Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2025'te aile mahkemelerinde görülen davaların temizleme oranı yüzde 102,1 olarak gerçekleşti

 

21.07.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı
Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı

Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün boşanma, nafaka, velayet, ayrılık ve evlenmenin iptali davalarına ilişkin 2016 ile 2025 yılları arasındaki istatistik verilerini açıkladı.

Buna göre, 2025'te ilk derece mahkemelerine 309 bin 479 boşanma davası geldi. Boşanma davalarında 2025'te verilen karar sayısı, yıl içinde açılan dosya sayısını geçti. 2016'da yüzde 92,9 olan temizleme oranı, geçen yıllardan devreden davalara ilişkin kararlarla birlikte yüzde 102,1'e ulaştı.

Evlenmenin iptali davalarında ise 2025'te 349 yeni dava açıldı. Dosya temizleme oranı da yüzde 120,1 olarak kayıtlara geçti.

Yıl içinde açılan davadan fazla dosyada karar verildi

Müdürlüğün 10 yıllık verilerine göre, nafaka davalarında yüzde 88 olan dosya temizleme oranı, 2025'te yüzde 108,2'ye yükseldi.

Velayet davalarında ise 2016'da yüzde 68,8 olan dosya temizleme oranı, 2025'te 103,3'e çıktı.

Aynı dönemde evlenmenin iptali davalarında temizleme oranı yüzde 112,7'den yüzde 120,1'e, ayrılık davalarında ise yüzde 79,1'den yüzde 106,8'e yükseldi.

Veriler, 2025'te boşanma ve boşanmayla ilişkili davalarda mahkemelere yıl içinde gelen dosya sayısından daha fazla dosyanın karara bağlandığını ortaya koydu.

Trafik ışıklarında bekleyen araca çarptı: 2 ölü, 2 yaralı

Adana'nın Pozantı ilçesinde, otomobilin trafik ışıklarında bekleyen araca çarpması sonucu 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı

 

21.07.2026 10:36:00
Anadolu Ajansı
 
Trafik ışıklarında bekleyen araca çarptı: 2 ölü, 2 yaralı
Trafik ışıklarında bekleyen araca çarptı: 2 ölü, 2 yaralı

Metehan Sargın (24) idaresindeki 01 BAP 820 plakalı otomobil, D-750 kara yolunda trafik ışıklarında bekleyen Kemal Ege'nin kullandığı 34 VT 6666 plakalı otomobile çarptı.

İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Kazada sürücü Sargın öldü, diğer araçtaki Caner Ege, Kemal Ege ve Emre Çakmakcı yaralandı.

Üç yaralı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla 80. Yıl Pozantı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Sürücü Sargın'ın araçta sıkışan cansız bedeni, itfaiye ekiplerince çıkarılarak hastane morguna kaldırıldı.

Yaralılardan Caner Ege ise sevk edildiği Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin


 
 
Çocukların fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişiminde önemli rol oynayan spor, her yaşta kazanılması gereken en değerli alışkanlıklar arasında yer alıyor.
 

21.07.2026 08:24:00
MURAT ÇORBACI
 
Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin
Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Erman Çilsal, çocukların erken yaşta keyif alacakları spor branşlarına yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, "Ancak bazı doğumsal ya da sonradan gelişen kalp hastalıkları, özellikle yoğun fiziksel aktivite sırasında ilk belirtilerini verebilir. Çoğu zaman 'normal yorgunluk', 'kondisyonsuzluk' veya 'büyüme çağının etkisi' olarak düşünülen bazı yakınmalar, aslında önemli bir kalp sorununun erken habercisi olabilir. Özellikle futbol, basketbol, yüzme ve atletizm gibi yoğun efor gerektiren branşlarda belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir" diye konuştu. Doç. Dr. Çilsal, spor yapan çocuklarda ailelerin dikkat etmesi gereken 4 önemli sinyali anlattı.

Koşarken göğüs ağrısı oluyorsa!

Her göğüs ağrısı kalp sebepli değildir ancak egzersizle ortaya çıkan, tekrarlayan ve çocuğun oyunu bırakmasına neden olan ağrılar çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Koşarken, merdiven çıkarken, maç sırasında veya yoğun antrenmanda gelişen göğüs ağrısı; kalp kası hastalıkları, doğumsal koroner damar anomalileri ya da ritim bozukluklarının belirtisi olabilir.

Spor sırasında bayıldıysa! 

Çocuklarda görülen bayılmalar çoğu zaman iyi huylu nedenlere bağlı gelişebilse de spor veya egzersiz sırasında yaşanan bilinç kaybı dikkatle araştırılması gereken önemli bir belirtidir. Özellikle koşarken, yarışırken veya ani efor sırasında gelişen bayılmalar; ciddi ritim bozuklukları, kalp kası hastalıkları veya bazı doğumsal kalp problemleriyle ilişkili olabilir. Açlık, yorgunluk ya da tansiyon düşüklüğü akla gelebilse de spor sırasında gelişen bayılma ileri değerlendirme gerektirir.

Yaşıtlarından çabuk yoruluyorsa!

Spor sırasında yaşıtlarına göre belirgin şekilde çabuk yorulan, oyundan erken çıkmak isteyen veya nefes nefese kalan çocuklarda durum yalnızca kondisyon eksikliği olmayabilir. Özellikle düzenli spor yapmasına rağmen performans düşüklüğü yaşayan çocuklarda, bazı doğumsal kalp sorunları ya da kalbin çalışma kapasitesini etkileyen hastalıklar araştırılmalıdır.

Spor esnasında çarpıntı ortaya çıkıyorsa!

Spor sırasında kalp hızının artması doğal bir durumdur. Ancak ani başlayan, çok hızlı hissedilen, düzensiz veya rahatsızlık veren çarpıntılar normal kabul edilmez. Çarpıntıya baş dönmesi, göz kararması, halsizlik veya göğüs rahatsızlığı eşlik ediyorsa ritim bozukluğu açısından ileri inceleme yapılmalıdır. Özellikle egzersiz sırasında başlayan çarpıntılar dikkatle değerlendirilmelidir. 

Ailede genç yaşta ani ölüm varsa kontrol şart!

"Aile öyküsü bazen belirtiden daha değerlidir" diyen Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Erman Çilsal şöyle konuştu: "Bazı kalıtsal kalp hastalıkları çocukluk döneminde belirti vermeden ilerleyebilir. Özellikle ailede genç yaşta açıklanamayan ani ölüm, ciddi ritim bozukluğu, kardiyomiyopati veya genetik kalp hastalığı öyküsü varsa çocuk mutlaka detaylı kardiyolojik değerlendirmeden geçirilmelidir. Doğru tarama ile çocuklar güvenle spor yapabilir. Şikayet tarifleyen her çocuğun sporu bırakması gerekmez. Önemli olan, doğru değerlendirme sonrasında güvenli sınırların belirlenmesidir. Özellikle futbol, basketbol, yüzme ve atletizm gibi yoğun efor gerektiren branşlarda bu belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir."

Ahbap soruşturmasında ikinci dalga

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu 9 şüpheli tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

21.07.2026 08:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ahbap soruşturmasında ikinci dalga
Ahbap soruşturmasında ikinci dalga
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu 9 şüpheli tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 10 şüphelinin sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı. Hakimlik, Oğuzhan Uğur, Ersin Gökgün, Muharrem Karataş, Gülgün Öztürk, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Suzan Düşküner Mintaş, Fatih Eke ve Emir Taşar'ın tutuklanmasına karar verdi. Soruşturma kapsamında hakkında adli kontrol talep edilen Özgür Ömer Güner hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

Oğuzhan Uğur, savcılık tarafından "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. Nöbetçi hakimlikte işlemleri biten Oğuzhan Uğur dahil 8 kişi tutuklanırken, ilk dalgada tutuklanan Ece Güner'in kardeşi Özgür Ömer Güner adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakıldı.

2026-YKS'de 2 soru iptal edildi


 
ÖSYM, "21 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri'nin Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 20 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verilmiş olup Matematik Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 23 numaralı soru ise yargı kararı gereği iptal edilerek değerlendirme işlemleri yapılmıştır" açıklamasını yaptı.
 

21.07.2026 07:14:00 / Güncelleme: 21.07.2026 07:52:41
HABER MERKEZİ/AA
 
 2026-YKS'de 2 soru iptal edildi
 2026-YKS'de 2 soru iptal edildi

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (2026-YKS) 2 sorunun iptal edilerek değerlendirme işlemlerinin yapıldığını bildirdi.



ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruda, şu ifadeler kullanıldı: "20-21 Haziran 2026 tarihlerinde uygulanan 2026-YKS'nın madde analizleri incelenmiş, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlanmış, itirazlar bilimsel açıdan değerlendirilmiş ve 21 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri'nin Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 20 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verilmiş olup Matematik Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 23 numaralı soru ise yargı kararı gereği iptal edilerek değerlendirme işlemleri yapılmıştır."

 

Çekirgelerin gizemi çözüldü

İstanbul’un birçok ilçesinde pencerelere ve balkonlara kadar gelen dev çekirgeler mega kentte büyük paniğe neden oldu. Balkanlar üzerinden geldiği iddia edilen ve boyları antenleriyle birlikte 20 santimetreyi bulan çekirgelerle ilgili gerçek, bilim insanları tarafından açıklandı. Uzmanlar, "İstila algısı gerçeği yansıtmıyor, bu canlılar ekosisteme faydalı ancak kesinlikle çıplak elle dokunmayın" uyarısında bulundu

20.07.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Çekirgelerin gizemi çözüldü
Çekirgelerin gizemi çözüldü
İstanbul'un özellikle Silivri, Çatalca, Arnavutköy, Beykoz, Maltepe ve Esenyurt gibi tarım ile yeşil alanlara komşu olan ilçelerinde son günlerde olağan dışı bir hareketlilik yaşanıyor. Akşam saatlerinde pencerelerini açan vatandaşlar, normalden kat kat büyük çekirgelerle karşılaşınca durumu sosyal medyaya taşıdı.

Kısa sürede yayılan görüntülerde dev canlıların yüksek katlardaki dairelerin camlarında ve duvarlarında saatlerce hareketsiz durduğu anlar kaydedildi. Halk arasında "Balkanlar'dan gelen istilacı sürü" korkusu tırmanırken, beklenen bilimsel açıklama İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa bünyesindeki uzmanlardan geldi.

Gizemli türün adı: Beyaz yüzlü çalı çekirgesi

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı Dr. Ergün Bacak, megakenti saran türün büyük bölümünün "beyaz yüzlü çalı çekirgesi" (Decticus albifrons) olduğunu belirtti. Bu türün erginlerinin 5-6 santimetre gövde uzunluğuna, güçlü bacaklara ve devasa antenlere sahip olduğunu ifade eden Bacak, korkulacak bir durum olmadığını şu sözlerle açıkladı:

"Bu tür, tarım alanlarını kurutan çöl çekirgeleri gibi yıkıcı ve istilacı bir karakterde değildir. Her eve yalnızca bir veya iki birey giriyor. Sosyal medyanın çarpan etkisiyle sanki şehri milyonlarca çekirge basmış gibi yanlış bir 'istila' algısı oluştu, durum kesinlikle böyle değil."

Beslenmek için değil, ışık için geliyorlar

Çekirgelerin evlerin içine kadar girmesinin arkasındaki ana nedenin besin arayışı olmadığı ortaya çıktı. Uzmanların açıklamalarına göre, gece aktif olan bu canlılar normal şartlarda yönlerini bulmak için ay ve yıldız ışıklarını takip ediyor. Ancak hızla büyüyen şehirleşme sebebiyle doğal habitatları daralan canlılar, evlerden yayılan güçlü yapay ışık kaynaklarına yönelerek pencerelere çarpıyor ve açık buldukları alanlardan içeri süzülüyor.

Ayrıca sıcak havaların etkisiyle Trakya ve Marmara genelinde yaşanan hasat dönemi de bu canlıların hareketliliğini artıran diğer önemli faktörler arasında yer alıyor.

"Ekosisteme katkı sağlıyor, öldürmeyin"

Görülen dev çekirgelerin bitkilerle beslenmesinin yanı sıra diğer küçük böcekleri ve hatta kendi türünün zayıf bireylerini de tüketebildiği bildirildi. İnsan sağlığı için herhangi bir hastalık riski taşımayan ve tarım ürünlerini yok etmeyen bu canlıların, ekosistemdeki popülasyon dengesini koruyan faydalı yaratıklar olduğunun altı çizildi.

Uzmanlar, bu tür canlıların popülasyonlarının her 5-6 yılda bir doğal bir döngüyle zirve noktasına ulaştığını aktardı. Yaşanan bu yoğunluğun birkaç hafta içerisinde kendiliğinden azalarak son bulacağı tahmin ediliyor.

Kritik uyarı: "Çıplak elle dokunmayın"

Vatandaşların panik yapmamasını isteyen uzmanlar, evde veya balkonda bu çekirgelerle karşılaşıldığında hayati bir hataya düşülmemesi konusunda uyardı:

Isırma Riski: Bu canlılar insanlara doğrudan saldırmaz ancak çıplak elle yakalanmaya çalışıldığında kendilerini savunma içgüdüsüyle güçlü çeneleriyle ısırabilirler.

Doğru Tahliye Yöntemi: Evinize giren çekirgeyi öldürmek ya da elinizle kavramak yerine, üzerine bir kavanoz veya geniş plastik bir kap kapatarak hapsetmeniz öneriliyor. Ardından altından bir kağıt yardımıyla kaldırarak en yakın yeşil alana zarar vermeden bırakabilirsiniz.

İlaçlama Yapmayın: Yaşam alanlarında gereksiz kimyasal ilaç kullanımından kaçınılması, hem evdeki bireylerin sağlığı hem de çevre dengesi için büyük önem taşıyor.

İşte 2026’nın en çok iş bulan bölümleri

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından düzenlenen 2026 YKS için nefesler tutuldu. Sınav maratonunu geride bırakan milyonlarca üniversite adayı, geleceklerini şekillendirecek puanları ve başarı sıralamalarını öğrenmek için gün sayıyor. Sonuçların ilan edilmesiyle birlikte başlayacak zorlu tercih sürecinde, iş bulma imkanı en yüksek olan ve geleceğe yön veren bölümler adayların ilk hedefi olacak

20.07.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
İşte 2026’nın en çok iş bulan bölümleri
İşte 2026’nın en çok iş bulan bölümleri
Üniversite kapılarını aralamak isteyen adayların uykusuz gecelerle ve yoğun çalışmalarla geride bıraktığı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) maratonunda en kritik viraja girildi. 20 Haziran'da Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran'da ise Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve Yabancı Dil Testi (YDT) oturumlarına katılan milyonlarca öğrenci, ÖSYM'nin dijital sonuç ekranına kilitlenmiş durumda.

Peki, YKS sonuçları ne zaman ilan edilecek? İstihdam oranları ve iş bulma hızıyla 2026 yılına damga vuran en avantajlı üniversite bölümleri hangileri? İşte adaylara rehberlik edecek detaylar...


YKS 2026 sonuçları ne zaman açıklanacak?


ÖSYM'nin resmi sınav takvimine göre, 2026 YKS sonuçları 22 Temmuz 2026 Çarşamba günü adayların erişimine açılacak. Son yıllarda optik formların okunması ve değerlendirme işlemlerinin hızlanması nedeniyle sonuçların 1-2 gün öne çekilme ihtimali konuşulsa da resmiyet kazanan son tarih 22 Temmuz olarak masadaki yerini koruyor.

Adaylara herhangi bir basılı sonuç belgesi gönderilmeyecek. Öğrenciler; TYT, AYT ve YDT puanları ile Türkiye geneli başarı sıralamalarını T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle birlikte ÖSYM Sonuç Açıklama Sistemi adresi üzerinden öğrenebilecekler.


Tercih döneminin yıldızları: En kolay ve en hızlı iş bulan bölümler


Sonuçların ilan edilmesinin ardından başlayacak tercih sürecinde, sadece popülerlik değil, mezuniyet sonrası istihdam olanakları da hayati önem taşıyor. Güncel iş gücü piyasası verileri, dijital dönüşüm ve sağlık odaklı mesleklerin açık ara önde olduğunu gösteriyor. İşte 2026 yılı itibarıyla en çok iş imkanı sunan öne çıkmış alanlar:

1. Dijital Çağın Mimarları: Yapay Zeka ve Yazılım Dünyası

Teknolojinin hız kesmeden büyümesi, bilgisayar tabanlı meslekleri listenin en üst sırasına taşıyor.

• Yapay Zeka ve Veri Bilimi Mühendisliği: Şirketlerin dijital dönüşüm süreçleri, makine öğrenmesi uzmanları ve veri analistlerine olan talebi rekor seviyeye çıkardı.

• Yazılım ve Bilgisayar Mühendisliği: Mezunların en geç 1 ila 3 ay içerisinde iş bulabildiği bu alanlar, küresel çapta uzaktan (remote) çalışma esnekliği ve yüksek kazanç potansiyeliyle ilk sırada.

• Siber Güvenlik Mühendisliği: Bilgi güvenliğinin kritik hale gelmesiyle birlikte, kamu ve özel sektörde en çok aranan uzmanlıklar arasında yer alıyor.

2. Sağlık Sektöründe Yükselen Trendler

Sağlık sektörü, geleneksel gücünü korurken bazı spesifik alanlarda istihdam oranlarını %90'ın üzerine çıkarmış durumda.

• Dil ve Konuşma Terapisi: Son yılların en hızlı istihdam sağlayan bölümlerinden biri olan bu alanda, mezunlar ortalama 2,2 ay gibi kısa bir sürede iş hayatına atılabiliyor.

• Tıp ve Diş Hekimliği: Kamuda doğrudan atama imkanı ve özel sektördeki yüksek klinik talebiyle kalıcı popülaritesini koruyor.

3. Mühendislik ve İş Dünyasının "En Hızlıları"

Üretim, yönetim ve endüstriyel kontrol süreçlerinde yabancı dil entegrasyonu sunan programlar fark yaratıyor.

• İşletme (Almanca) ve İşletme Mühendisliği: Küresel şirketlerin yönetim kadrolarında en hızlı istihdam edilen mezun gruplarını oluşturuyor.

• Matematik ve Kontrol Mühendisliği: Algoritmik düşünme yapısına sahip mezunlar, finans sektöründen savunma sanayiine kadar çok geniş bir iş yelpazesine sahip.


Uzmanlardan adaylara kritik uyarı


Eğitim uzmanları, sonuçlar açıklandıktan sonra adayların sadece taban puanlara odaklanmaması gerektiğini vurguluyor. Kontenjan değişiklikleri, üniversitelerin sanayi iş birlikleri ve bölümlerin akreditasyon durumları tercih listesi hazırlanırken mutlaka incelenmeli. Adaylar, tercih döneminde YÖK Atlas Tercih Sihirbazı platformunu kullanarak geçmiş yılların başarı sıralamalarını detaylıca analiz edebilirler.

BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, kalıcı çözümün Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini esas alan adil bir anlayışla mümkün olduğunu vurgulayarak, "Kıbrıs davası dış güçlerin projeleriyle şekillendirilemez" dedi

20.07.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
BTP lideri Hüseyin Baş: 'Kıbrıs, Türkiye'nin milli davasıdır'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş  Kıbrıs Barış Harekatının 52. yıl dönümünü kutladı.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan BTP lideri, "Kıbrıs Barış Harekâtı, yalnızca bir askeri operasyon değil; Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, garantörlük hakkının ve mazlumun yanında olma kararlılığının tarihe vurduğu mührün adıdır" dedi.

Hüseyin Baş'ın mesajı şöyle:

"Kıbrıs Barış Harekâtı, yalnızca bir askeri operasyon değil; Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, garantörlük hakkının ve mazlumun yanında olma kararlılığının tarihe vurduğu mührün adıdır.

20 Temmuz 1974'te Mehmetçik, Kıbrıs'a savaş değil; barış, güvenlik ve umut götürmüştür. Bugün Kıbrıs Türkü kendi toprağında özgürce yaşayabiliyorsa, bunun temelinde o tarihi irade vardır.

Kıbrıs meselesi dün olduğu gibi bugün de Türkiye'nin milli davasıdır. Bu dava; uluslararası baskılarla, günübirlik hesaplarla veya dış güçlerin projeleriyle şekillendirilemez. Kalıcı çözüm; Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve siyasi iradesini esas alan adil bir anlayışla mümkündür.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda, güçlü, tam bağımsız ve kendi kararlarını kendi veren bir Türkiye; Doğu Akdeniz'de de barışın ve istikrarın en büyük teminatıdır.

Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yıl dönümünü gururla kutluyor; aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor, Kıbrıs Türk halkının Barış ve Özgürlük Bayramı'nı yürekten kutluyorum."


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.