HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 HAZİRAN 2021, SALI

Silah olmadan da

08.10.2005 00:00:00
"At, Avrat, Silah" Türkler'in vazgeçilmez üçlemesi. Savaşçı bir millet olduğumuz, savaş meydanlarında atlarla sınır boylarına akınlar düzenleyerek fetihler yaptığımız için ata büyük önem verdik.Namus ve şerefimizin bekçiliğini yapan,ocağımızın filizlenmesini sağlayan, bizi iyi kötü günde yalnız bırakmayan avratlarımıza  sahip çıktık.Yerinde ve zamanında çıkarmasını da sokmasını da bildiğimiz silahımızı  hiçbir zaman yanımızdan eksik etmedik.Atlarımız, bir zamanlar akınlar tertiplediğimiz, bugün  girmeye can attığımız Avrupa'nın telkinleriyle kasap vitrinlerinde yerini almaya başlayacak gibi.Avratlarımızla eski münasebetlerimiz, sıcak diyaloglarımız kesildi gibi.Ama silahla ilişiğimiz, alakamız, ona olan yoğun ilgimiz asla kesilmedi.Türk milletinin karakterine yansıyan mertlik, doğruluk, yiğitlik ve açık sözlülük gibi meziyetler,  yerini belimizdeki tabancaya bırakmış vaziyette.Belinde silah sokmak, arada onu çevreye göstermek, olur olmaz zamanlarda havaya ateş etmek yiğitlik, mertlik zannediliyor.Karadeniz insanının gelenek haline getirdiği silaha sahip olma alışkanlığı , bugün kendi değerlerinden çıkmış yoz kültürün bir parçası halini almış durumda.Belli kişi ve kurumların sahip olmaz, belli yerlerde belli amaçlarda taşınması gereken silah bugün asli amacından sapmış gayri ahlaki bir seviyeye indirilmiştir.Seyyar  satıcılar arasındaki silahlı kavgalarda çevreden geçen insanlar vuruluyor,  düğünlerde açılan ateşlerde gelin ya da damat öldürülüyor, asker yolcu etmelerde çekilen tetik komşu çocuklarının canını  alıyor,kahvehanede taş çalmalarda, işyerinde birbirini çekememezliklerde, otobüslerde yer tartışmalarında, sokakta birbirine yan bakmalarda silah hiç eksik olmuyor.Kimin ne maksatla aldığı ve nasıl aldığı bilinmeden mantar gibi çoğalan silahlar,  kültürümüzün en önemli sorunlarından biri olmuş,  toplu kıyım aleti halini almıştır.İlkokuldaki çocukların beline kadar inen silah kuşanma çılgınlığı aynı zamanda yaşamakta olduğumuz hayatın ne derece iğrençleştiğinin de göstergesi.Külhanbeyi tavırlar satmanın,  mahalle aralarında poz kıvırmanın, birilerine posta koymaların cesaretini veren silah, aslında hakkını tam kullanamamanın, hukukunu nasıl savunacağını bilememenin, acziyetin, korkaklığın, asosyal olmanın, insanlara değer vermemenin, bulunduğu yerin değerini küçük görmenin bir sonucu.Sorduğunuzda "Bıyık bırakmak gibi,  silah bulundurmak da erkeğin doğasındandır" cevabını alırsınız. Bu soruyu şu şekilde devam ettirmek de icabeder : "Jilet bulunmadan ya da silah icat edilmeden önce erkeklik yok muydu?"Silahla erkekliğin, babayiğitliğin ,mertliğin hiçbir alakası yoktur. Mertlik, karşıdaki insanı ucundan ateş çıkan bir metal parçasıyla yere yıkmak mıdır?Yiğitlik, masum insanları görgüsüz hareket ve davranışlarla vurmak mıdır?Erkeklik bu kadar basit midir? Bunun aksini söyleyenler ne derece erkektir?Karşısındaki kişiyi dinlemek, onun görüşlerine katlanmak, anlaşmazlıkları sulh yoluyla çözmeye gayret etmek, diğer insanların hakkını en az kendi hakkın  kadar korumak ve kollamaktır erkeklik...Bunun dışında yapılanlar ise eğitimsizlik, görgüsüzlük ve terbiyesizliktir.Herhangi bir  meydanında oturup şöyle çevrenizi bir süzseniz ve insanları tip ve davranışlarına göre  hangi kişide silah bulunduğunu tahmin etmeye çalışsanız,  zannediyorum kafanızda  belli tip ve karakterdeki insanlarda silah bulunma ihtimalini rahatlıkla söyleyebilirsiniz. Tuhaf ama durum bu.
 
Cevat Kışlalı / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.