logo
25 ŞUBAT 2026


Şırnak'a askeri sevkıyat sürüyor

25.02.2009 00:00:00
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), terör örgütü PKK'ya yönelik yürüttüğü operasyonlar aralıksız devam ederken bahar aylarına yaklaşılması nedeni ile sınır birliklerine mühimmat ve asker sevkıyatı sürüyor.

 

TSK'nın, terör örgütüne yönelik operasyonları kapsamında Şırnak şehir merkezinden dün sabah saatlerinde geçen kapalı konteynırlar, tam teçhizatlı, özel üniformalı askerlerin bulunduğu sivil otobüsler ve zırhlı personel taşıyıcıların yüklendiği askeri TIR'lar sınır bölgelerine nakledildi.

Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi

Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
 

25.02.2026 00:19:00
Ahmet Turan Yiğit
Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, ABD-İran gerilimini değerlendirirken meselenin yalnızca İran-İsrail ekseninde okunamayacağını, asıl mücadelenin küresel güç dengesi üzerinden şekillendiğini ifade etti. Yavuz'a göre Amerika Birleşik Devletleri'nin son dönemde artan sert söylem ve askeri hazırlıkları, yalnızca ABD Başkanı Donald Trump'ın kişisel tutumundan kaynaklanmıyor. ABD'nin içinde bulunduğu yapısal kriz ve küresel güç kaybı endişesi, Washington yönetimini daha agresif bir stratejiye yöneltiyor. ABD Ulusal Güvenlik Strateji belgelerinde Çin'in açık biçimde "rakip" olarak tanımlandığını hatırlatan Yavuz, Washington'un dünyayı yeni jeopolitik etki alanlarına ayırarak Avrupa ve Ortadoğu'da yük paylaşımına yöneldiğini belirtti.
İran'ın nükleer programının ABD tarafından bir tehdit unsuru olarak gösterildiğini söyleyen Yavuz, Washington'un bunu aynı zamanda müdahale gerekçesi olarak kullandığını dile getirdi. İran ise nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğunu savunuyor.
Yavuz'a göre İran'a yönelik baskının arkasında asıl olarak ABD-Çin rekabeti bulunuyor. İran'ın Çin için önemli bir enerji tedarikçisi olduğuna dikkat çeken Yavuz, "İran'a yönelik hamle, dolaylı olarak Çin'e yöneliktir" değerlendirmesinde bulundu.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un konuşmasını izleyin:

"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi

"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi

25.02.2026 00:12:00
Ahmet Turan Yiğit
"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi
"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi
Emin Şirin'den ABD, Avrupa, Çin ve Ortadoğu Üzerine Çarpıcı Analiz geldi. Emin Şirin, küresel güç dengeleri üzerinden Türkiye'nin ekonomi ve savunma alanında nasıl bir strateji izlemesi gerektiğini kapsamlı şekilde değerlendirdi.
Dünya ekonomisinin yaklaşık 110 trilyon dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Şirin; %24 ile Amerika Birleşik Devletleri'nin, %18 ile Avrupa Birliği'nin, %17 ile Çin'in payına dikkat çekti.
Emin Şirin, askeri açıdan büyük güç olarak görülen Rusya'nın ise dünya ekonomisindeki payının yalnızca %2 civarında olduğunu vurguladı.

Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Edirne'de Hamit Sedefçi botla bahçesinden tahliye edildi

Edirne'de etkili olan sağanak yağışların ardından nehir debilerinin yükselmesiyle taşkın riski artarken, eski Edirne Belediye Başkanı Hamit Sedefçi de mahsur kalan isimler arasında yer aldı

24.02.2026 13:17:00 / Güncelleme: 24.02.2026 13:20:14
İHA
Edirne'de Hamit Sedefçi botla bahçesinden tahliye edildi
Edirne'de Hamit Sedefçi botla bahçesinden tahliye edildi
Taşkın sularının yükselmesi sonucu bahçesi suyla dolan Sedefçi, bölgeye sevk edilen ekipler tarafından botla evinin bahçesinden alınarak güvenli bölgeye alındı. O anlar çevrede bulunan vatandaşlar tarafından da görüntülendi.



Sağlık durumu iyi

Tahliyenin ardından açıklamalarda bulunan Sedefçi, sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti. Evinde makineye bağlı olarak oksijen cihazı kullandığını ifade eden Sedefçi, "Oksijen makinam jeneratöre bağlı çalışıyor. Jeneratörde sıkıntı yaşanınca belediyeyi arayarak gelip beni almalarını istedim" dedi.



Devlet Su İşleri'nin kanal çalışmalarına tepki

Son dönemde Devlet Su İşleri tarafından bölgede yapılan kanal çalışmasına da tepki gösteren Sedefçi, taşkın yaşanmayacağı yönünde kendilerine güvence verildiğini söyledi.
Sedefçi, "Taşkın olmayacak denildi, biz de orada kalmaya başladık. Ancak yapılan kanal hatalarla dolu. Eğimi hatalı yaptılar, zemin hatalı. Beton olması gereken yerleri kumla doldurdular. Hata üstüne hata var. Bakın bugün bot ile buraya geldim" ifadelerini kullandı.



Bölgede önlemler sürüyor

Yetkililer, özellikle nehir kenarlarında ve alçak kesimlerde yaşayan vatandaşların dikkatli olması konusunda uyarılarda bulunurken, bölgedeki su seviyesinin yakından takip edildiği bildirildi. Tahliye ve güvenlik önlemleri ise sürüyor.

Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde çocuk gürültüsü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu kırılmış, kucağındaki 14 aylık kızının ise kafatası çatlamıştı. Olay günüyle ilgili güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı

24.02.2026 13:11:00
İhlas Haber Ajansı
Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı
Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı
Çınarcık'a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak balkon kapaması nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.'nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra'nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Selvet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi.
Güvenlik kamerası görüntüsü çıktı
Öte yandan, güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, jandarma geldikten sonra taraflar arasında tartışma çıkıyor. Selvet E.'nin yumruk salladığı baba, sonrasında yukarı sokağa çıkıyor. Yukarı sokakta ise kadınlar arasında arbede yaşanıyor. Bu sırada Şener E. ise kamera açısında olmayan anda iddiaya göre baba ve kızını yaralıyor.

MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon

Milli İstihbarat Teşkilatı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen operasyonda, örgütün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapılanmasındaki kritik ismi yakalandı. Hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan arama kararı bulunan ve İçişleri Bakanlığınca hazırlanan Terörden Arananlar listesinde yer alan FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın "müdürü" Bedrettin Günebakmaz sorguya alındı

24.02.2026 12:19:00 / Güncelleme: 24.02.2026 12:59:05
İHA
MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon
MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapılanmasına yönelik soruşturmada çok önemli bir operasyona imza atıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstihbarat Şube Müdürlüğü koordinesinde, Fetullahçı Terör Örgütü'nden (FETÖ) arananların yakalanmasına yönelik çalışma yürütüldü.

Örgüte yönelik yürütülen çalışmalarda, FETÖ/PDY kapsamında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan aranması olan ve İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Terör Arananlar Listesinde Sarı kategoride yer alan Bedrettin Günebakmaz'ın İstanbul'da saklandığı bilgisine ulaşıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mahrem yapılanmasında sözde "müdür" konumunda bulunan Günebakmaz hakkında yapılan teknik, fiziki takibin sonunda FETÖ üyelerince kullanılan kripto haberleşme uygulaması Bylock kullanan, Bank Asya'da hesap artışı ile örgütün yurt dışı yapılanmasında kaydı olduğu belirlenen ve hakkında Gölcük'te askerlerle ilgilenen kimya öğretmeni olduğu şeklinde beyanlar bulunan Günebakmaz, Üsküdar'da düzenlenen operasyonda gözaltına alındı.



Adres içerisinde yapılan arama ve incelemelerde ise şüphelinin kendini farklı biri olarak tanıtarak kira kontratı yaptığı, elektrik, su, doğal gaz abonelikleri başkaları adına açtırdığı ortaya çıkarılırken dışarı çıkması gerektiğinde kendini gizlemek ve kameralara yakalanmamak için çok sayıda şapka, bere ve gözlük bulundurduğu tespit edildi.

Örgütün sözde müdürü konumundaki kritik ismi, işlemleri için İstanbul TEM Şubeye götürüldü.

Türkiye bu noktaya nasıl geldi?

İçişleri Bakanlığı: "75 ilde düzenlenen operasyonlar sonucu, 958 kilo uyuşturucu madde ve 1 milyon 263 bin 58 adet uyuşturucu hap ele geçirildi"

24.02.2026 11:17:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye bu noktaya nasıl geldi?
Türkiye bu noktaya nasıl geldi?
İçişleri Bakanlığı, 75 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik geniş çaplı gerçekleştirilen operasyonlar sonucu 958 kilogram uyuşturucu madde ve 1 milyon 263 bin 58 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini duyurdu.

Bakanlık, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:



"75 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polisimiz tarafından son 10 gündür düzenlenen operasyonlarımızda; 958 kilogram uyuşturucu madde ve 1 milyon 263 bin 58 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Bin 699 şüpheli yakalandı, 888'i tutuklandı.



246'sı hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı, diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince Gaziantep, Adana, İstanbul, Antalya, İzmir, Ankara, Mersin, Konya, Giresun, Samsun, Manisa, Şanlıurfa, Bursa, Diyarbakır, Kocaeli, Denizli, Hatay, Tekirdağ, Balıkesir, Batman, Zonguldak, Uşak, Kırklareli, Eskişehir, Kahramanmaraş, Nevşehir, Sivas, Malatya, Sakarya, Osmaniye, Muğla, Adıyaman, Siirt, Elazığ, Erzurum, Afyonkarahisar, Van, Çanakkale, Aydın, Kayseri, Trabzon, Aksaray, Kastamonu, Niğde, Yalova, Çorum, Düzce, Amasya, Kilis, Yozgat, Bolu, Kırıkkale, Edirne, Kırşehir, Şırnak, Tokat, Ağrı, Bingöl, Isparta, Rize, Mardin, Ordu, Iğdır, Karabük, Bilecik, Karaman, Kars, Burdur, Erzincan, Hakkari, Kütahya, Muş, Sinop, Tunceli ve Bartın'da 2 bin 500 ekip, 6 bin 325 personel, 17 hava aracı ve 38 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi. Vatandaşlarımızın bilmesini isterim ki; zehir tacirleriyle mücadelemiz amansız sürüyor, sürmeye de devam edecek. Emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem

Akdeniz'de saat 09.28'de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

24.02.2026 11:14:00 / Güncelleme: 24.02.2026 11:51:03
Anadolu Ajansı
Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem
Akdeniz'de 4 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Akdeniz olan 4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Antalya'nın Kaş ilçesine 145,52 kilometre uzaklıkta olan depremin, 19,27 kilometre derinlikte meydana geldiği tespit edildi.

Antalya Valiliğinden yapılan açıklamada, deprem sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi'ne herhangi bir olumsuz ihbarın ulaşmadığı bildirildi.

Açıklamada, ilgili kurumlarla yapılan görüşmelerde olumsuz bir durum tespitinin yapılmadığı kaydedildi.
 

Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı

Eyüpsultan'da 2024 yılında Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği kazayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un da aralarında bulunduğu 5 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

24.02.2026 07:14:00
AA
Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Özer Aci, Şükriye Aci, Pervin Aci ile Ezgi Hilal Büyük "müşteki", Hasan Topal, İbrahim Gümüş, Süleyman Keçici ve Tahsin Arslan "mağdur", Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Berna Öcalgiray ise "şüpheli" sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, 1 Mart 2024'te şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un oğlu olan ve yaşı küçük olması nedeniyle cumhuriyet başsavcılığının 2024/56530 soruşturma numaralı dosyasında "hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan ayrı soruşturma yürütülen Timur Cihantimur'un, kullanımında olan araç ile trafik kazası yaptığı belirtildi.

Kaza sonucunda Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan'ın yaralandığı aktarıldı.

İddianamede, ifadeleri alınan bilgi sahiplerinin, olay günü Timur Cihantimur'un kullandığı araçla seyir halinde olduklarını, aracı hızlı kullandığını, kazanın ardından olay yerinden ayrıldıklarını, Timur'un sürekli telefonla konuştuğunu ve sonrasında yaşananları görmediklerini söyledikleri ifade edildi.

Şüpheli Cihantimur'un öncelikle şoförü olan şüpheli Adem Kızıltepe ile irtibata geçtiği, sonrasında annesi Eylem Tok ile irtibat kurduğu belirtilen iddianamede, şüpheli Tok'un kaza haberini aldığında yanında şüpheli Ayşe Ceren Saltoğlu'nun bulunduğu kaydedildi.

İddianamede, Tok'un eski eşi şüpheli Bülent Cihantimur'a haber verdiği, böylelikle şüphelilerin kaza gerçekleştikten sonra kazadan haberlerinin olduğu aktarıldı.

Şüpheliler fikir ve eylem birliği içinde hareket etti

İddianamede, şüpheli Tok ve şüpheli Saltoğlu'nun birlikte hareket ederek, Timur Cihantimur'u olay yerinden alarak Tok'a ait ikamete götürdükleri anlatıldı.

Kazada yaralanan İbrahim Gümüş'e ait cep telefonunun olay yerinde bilgi sahibi Z.H. tarafından alındığı, daha sonra K.A. aracılığıyla Kemer Country sitesinin duvarına bırakıldığı ve site güvenliği tarafından muhafaza altına alındığı, bu durumun kamera kayıtlarıyla sabit olduğu belirtilen iddianamede, şüpheliler Adem Kızıltepe, Eylem Tok ve Berna Öcalgiray'ın, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçunun delili niteliğindeki telefonu almak amacıyla siteye gittikleri aktarıldı.

İddianamede, güvenlik amiri tarafından telefonun Öcalgiray'a teslim edildiğinin kamera görüntüleri ve bilirkişi raporuyla doğrulandığı, her ne kadar Öcalgiray telefonu almadığını savunsa da mevcut delillerin bu beyanla çeliştiği, telefonun daha sonra şüpheli Adem Kızıltepe tarafından kolluk görevlilerine teslim edildiği, bu kapsamda şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek delili ele geçirdiklerinin değerlendirildiği ve savunmalarına itibar edilmediği ifade edildi.

Olay gecesi bahse konu telefon şüpheliler tarafından alındıktan sonra, Timur Cihantimur'un bulunduğu eve şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin gittiği aktarılan iddianamede, Timur Cihantimur'ın annesi ve babasının bir süre bu ev içerisinde kaldıkları, şüpheli Saltoğlu ve Kızıltepe'nin evin dışarısında bekledikleri daha sonra ise Bülent Cihantimur'a ait araç ile Timur Cihantimur ve babasının yola çıktıları belirtildi.

İddianamede, şüpheliler Tok ve Saltoğlu'nun bu aracı takip ettiği, bir süre sonra Bülent Cihantimur'un aracının yolda durduğu, kendilerini takip eden Ayşe Ceren Saltoğlu'nun kullanımındaki araca Timur Cihantimur'un bindiği, bu esnada valizin de şüpheli Bülent Cihantimur'un aracından Saltoğlu'nun aracına aktarıldığı anlatıldı.

Bülent Cihantimur'un aracının havalimanı istikametinde kaldığı aktarılan iddianamede, dosya içerisinde mevcut görüntü izleme tutanaklarında, havaalanına Timur Cihantimur, Eylem Tok ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun birlikte gittiklerinin görüldüğü kaydedildi.

İddianamede, Eylem Tok ile Timur Cihantimur'un havalimanı noktasından geçiş yaptıktan sonra Mısır'a uçtukları ve dönmedikleri ifade edildi.

Suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladılar

Somut olayda öncül suçun "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" olduğu belirtilen iddianamede, bu suçun trafik kazası sonucunda meydana geldiği, trafik kazalarında en önemli delillerden birinin alkol testi, birinin de şüpheli ifadesi olduğu, olayda yaralanan mağdurlardan bir tanesinin cep telefonunun da bu suçun delili olduğu kaydedildi.

İddianamede, şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin yaşı küçük Timur Cihantimur'u alkol testi yapılmadan ve ifadesi alınmadan yurt dışına çıkarttıkları, şüpheliler Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Berna Öcalgiray'ın, kazada yaralanan mağdur İbrahim Gümüş'e ait olan, kaza anında olay yerinde bulunan ve suçun delili olan telefonu gizledikleri, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işledikleri vurgulandı.

Şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun, Timur Cihantimur'un kaza yaptığını ve yurt dışına çıkacağını en başından itibaren bildikleri vurgulanan iddianamede, ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, böylelikle suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladıkları ifade edildi.

İddianamede, yaşı küçük Timur Cihantimur ve şüpheli Eylem Tok'un olay gecesi uçak ile Mısır'a, Mısır'dan da Amerika Birleşik Devletleri'ne geçtikleri, olayın üzerinden yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen dönmedikleri, böylelikle şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı "suçluyu kayırma" suçunu işledikleri belirtildi.

Şüpheli Eylem Tok hakkında İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı ile tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldığı ve henüz yakalanmadığının görüldüğü kaydedilen iddianamede, şüpheli Tok'un yurt dışında olması nedeniyle hakkında kırmızı bülten formu düzenlendiği bildirildi.

Hazırlanan iddianamede, şüpheliler Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 10'ar yıla, Berna Öcalgiray'ın ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?


 
Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor.

24.02.2026 01:41:00
MURAT ÇORBACI
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?

Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1'inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, zorbalık karşısında uzun açıklama yapmanın ya da tartışmaya girmenin çoğu kez işe yaramadığına işaret ederek, "Aksine zorbanın ilgisini artırır. Kararlı bir beden dili ve göz temasıyla 'Bunu istemiyorum', 'Dur' ya da 'Bana böyle seslenmeni istemiyorum' gibi kısa ve net cümleyle sınır koymak, oradan uzaklaşıp bir yetişkine (öğretmen, okul idaresi) başvurmak ve aileye anlatmak en etkili yöntemdir. Yardım istemenin 'şikayet' değil, güvenlik talebi olduğu çocuğa öğretilmelidir" dedi. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak "Zorbalık sadece mağdur ve zorba arasında değildir; izleyiciler de sürecin parçasıdır" derken, sözlerine şöyle devam ediyor: "Çocuğunuza şunu öğretin: "Birine yapılan haksızlığa sessiz kalmak, o davranışı güçlendirebilir. Oysa, zorbalığa maruz kalan arkadaşının yanına oturmak, öğretmene haber vermek, "Bence sana yapılan bu davranış doğru değil" demek bile zorbalığı azaltabilir."

Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıraladı:
• Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış
• Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu
• Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi
• Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim
• Uyku düzeninde bozulma
• Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe
• Ders başarısında düşüş.


Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle dedi: "En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu 'kötü' olarak etiketlememektir. 'Sen kötüsün' değil, 'Bu yaptığın kabul edilemez' denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır."

Almanlar artık Alanya'da ölüyor


 
Alanya'da yerleşik Alman evinde ölü bulundu. İlçede yaşayanların yüzde 10'unu yabancılar oluşturuyor. Almanlar, Ruslar ve Ukraynalıların ardından 3. sırada geliyor. İlçede 78 ülkeden insan ikamet ediyor!

24.02.2026 01:23:00
ÖNDER YILMAZ
 Almanlar artık Alanya'da ölüyor
 Almanlar artık Alanya'da ölüyor

Antalya'nın Alanya ilçesinde yaşayan 78 yaşındaki Alman uyruklu kişi, evinde ölü bulundu.
Cumhuriyet Mahallesi'nde ikamet eden Wolfgang Brendel'den (78) haber alamayan arkadaşları, eve gittiklerinde kapının açılmaması üzerine durumu İlçe Emniyet Müdürlüğüne bildirdi.

Eve çilingir yardımıyla giren polis ekibi, Brendel'ı salonda hareketsiz halde buldu.
Sağlık ekibinin yaptığı incelemede hayatını kaybettiği belirlenen Brendel'in cenazesi Alanya Belediye Mezarlığı'nın morguna götürüldü.

Nüfusun yüzde 10'u yabancı

Alanya'da yaklaşık 36 bin 500 yabancı yaşıyor. Yaşamak için Türkiye'yi tercih eden yabancı uyrukluların en yoğun olduğu kentlerden birisi Alanya'da ilçe nüfusunun yüzde 10'unu 78 ülkeden yerleşik yabancı oluşturuyor. 36 bin 465 yerleşik yabancı ülke vatandaşı arasında ilk sırada 11 bin 720 ile Rus vatandaşları bulunurken, ikinci sırada 5 bin 52 ile Ukrayna, üçüncü sırada 3 bin 902 ile Alman, dördüncü sırada ise 2 bin 421 ile Kazakistan vatandaşları yer alıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.