logo
24 HAZİRAN 2026

Siyaset de millet de artık ayıkmalı

23.10.2005 00:00:00
Müzakere çerçeve belgesi ile birlikte AB sürecinin Türkiye coğrafyasının, vatanın bölünmesi, parçalanması demek olduğunun iyice anlaşıldığını söyleyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, "Türk siyasetinin artık ayıkması lazım. Ayıkmazsa bunun faturasını millet öder. Onun için milletin de ayıkması lazım" dedi 

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Haftanın Sohbeti'nin bugün yayınlayacağımız bölümünde 3 Ekim ile birlikte gündeme gelen müzakere olayını değerlendirdi. Prof. Dr. Haydar Baş, bu sürecin Türkiye coğrafyasının parçalanmasını öngördüğünü belirtti. AB'nin Türkiye'yi hazmetme şartıHocam, biz AB'ye gireceğiz. Olayı sadece ekonomik ve siyasi anlamda değişiklikler zannediyoruz. Ama gördüğümüz kadarıyla tam dinin merkeziyle de oynuyorlar. En büyük operasyon alanlarından biri de din. Prof. Dr. Haydar Baş- AB'nin şartı da dinimizden vazgeçeceksinizdir. Dinlerarası Diyalog da maalesef bu işin merkezine oturtulmuştur. Dinlerarası Diyalog ne demek? Bunu siz onların bilmediğini mi zannediyorsunuz. Dinlerarası Diyalog Müslümanın Hıristiyanlaştırılmasıdır. Olayın aslı budur. Hadi Dinlerarası Diyalog diyorlar; bir tane Hıristiyanın Müslüman olduğunu gösterebiliyorlar mı? Ama yüzlerce, binlerce Müslümanı maalesef Hıristiyan etmişlerdir. Siz orada dininizi dahi anlatamıyorsunuz. Sadece anlatılan Hıristiyanlık dinine kafa sallamaktan öteye geçemiyorsunuz. AB bunu diyor. "Tek taraflı dini anlatacağım. Sen de bunu hazmedeceksin. Eğer sen bunu hazmetmetsen ben de seni hazmetmem." Orada şimdi bir yeni şart koydular; AB'nin Türkleri hazmetmesi şartı... Nasıl hazmedecek? Sen onun dinini, örfünü, adetlerini, geleneklerini hazmettiğin zaman, yani iyi bir Hıristiyan olduğun zaman "ben de seni hazmederim, diyor. Müslüman kaldığın sürece ben seni hazmedemem. Midemde taş gibi oturursun" demek istiyor, sana.Fransa Cumhurbaşkanı Chirac, "AB'ye girecekseniz kültür devrimi yapın. Kültürünüzü değiştirin" diyor. "Medeniyetinizi değiştirin" diyor.Prof. Dr. Haydar Baş- İşte demek istediği bu. İktidarın telakkileri milletten çok farklıMuhterem Hocam, 200-250 yıldan beri oynanan oyun halen devam ediyor. Bu anlamda bu oyunlar bundan sonra da devam edecek. Peki bu çerçeve içerisinde Türkiye'yi yönetenlere aslında büyük bir görev düşüyor. Siz yaptığınız konuşmalarda, açıklamalarda iktidara yönelik olarak ciddi uyarılarda, eleştirilerde bulunuyorsunuz. Avrupa'nın kültürümüzü ve medeniyetimizi değiştirmeye çalıştığını her defasında dle getiriyorsunuz. Bu anlattığınız oyunlara iktidarın yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?Prof. Dr. Haydar Baş- Sayın iktidar dini telakkisinden Türk milletinin medeniyetini ve kültürünü algılamasına kadar her şeyi farklı farklı zeminler üzerinde oturtmaya başlamıştır. Halbuki bizim millet olarak oturduğumuz temeller bellidir. Siyasetimiz bellidir. Medeniyetimiz bellidir. Kültürümüz bellidir. Dinimiz bellidir. Dikkat ederseniz Milli Eğitim de dahil olmak üzere her şey farklı zemine oturtulup Türk kimliği ile oynanmaktadır. Yarın bir bakacaksınız ki evet bunun adı Türk olacak ama kendisini bütün dünyaya özleten, örnek olan Türk olmayacak. Türk olacak diyorum, belki de bunu da kabul etmeyecek. "Türklüğü de kabul etmiyorum" diyebilirler. Mesela Milli Eğitimde öyle telakkiler var ki şaşırırsınız. Bendeniz 1970'li yıllarda liselerde Din Dersi öğretmenliği yaptım. O yıllarda bizim bulunduğumuz okullarda mescitler vardı. Mesela Trabzon Lisemizde mescit vardı. Oraya öğrencilerimizle beraber inerdik. Biz onlara namazın nasıl kılındığını gösterirdik. Öğrencilerden de tek tek bunu isterdik. Namaz öyle kılınır, Cum'a böyle kılınır, bayram şöyle kılınır, cenaze namazı böyle kılınır diye hem öğretirdik, hem de karşılığında çocuklardan bunu isterdik. O günün şartlarında diyebilirim ki liselerde yetişen öğrencilerimiz İmam Hatip orta seviyesinde dini bilgiye sahip olurlardı. Dine saygıları sonsuzdu. Şu anda yerinde uygulama tamamen kaldırıldı. Mesela namaz surelerinin ezberlenmesi yasak edildi. Bu nea biçim din öğretimi? Sana Konfüçyizmi, Hinduizmi anlatıyor.Bir de eşitlik getirildi.Prof. Dr. Haydar Baş- Eşitlikten ziyade ortada İslam diye bir şey yok. Anlatılan İslam değil ki. İslam'ı anlatsa tamam. Diyeceksin, "İslam'ı anlatıyor. Bunun yanında şu din hakkında da bilgi veriyor." İslam anlatılmıyor. Kısaca böyle bir zeminde hedef kitle Türk milletinin kimliğidir. Dolayısıyla bu iktidar döneminde yapılanlar hiç bir zaman Türk milletinin menfaatine, lehine olamaz. Bunu böyle bilmiş olalım.Projesi, tezleri olmayanların AB mahkumiyetiMuhterem Hocam, AB konusu uzun zamandan beri Türkiye gündemini hep meşgul ediyor. Bu sürece baktığımızda sizin dışınızdaki liderler, partiler, AB'ye hep evet diyorlar. Oysa siz ilk günden beri AB'ye karşı bir duruş ortaya koyuyorsunuz. Acaba bunun sebebi nedir? Prof. Dr. Haydar Baş- AB'ye bizim dışımızdaki arkadaşlamızın evet demesinin tek sebebi var. Ben bir misalden yola çıkarak bunu anlatayım. Sizin ber hastanız var. Bu hastanın tedavisi için de kabul edelim ki piyasada on tane hastane var.  Bu hastanelerden birinin doktorları hastalığın teşhisini, tedavisini %100 doğru yapıyor. Ve %100 de netice alıyorsunuz. Diğer dokuz hastanenin bu hastalıkla ilgili sadece isimleri var. Hekimleri ne teşhis edebiliyorlar, ne de tedavi edebiliyorlar. Siz gidip de diğer dokuz hastane ile işinizi görmek ister misiniz? Bu mümkün değildir. Aynen olay bunun gibidir. AB konusunda tedavi mantığı olan, Avrupa'nın düşüncesi, tarzı, ekonomisinin dışında bir yöntemi, programı, projesi olan bir hastanemiz maalesef yok. Veya bir liderimiz, veya bir siyasi teşekkülümüz yok. "AB bunu diyor, ben de bunu diyorum" diyen maalesef bir tane yok. Kendisinin bir programı olmayınca da maalesef o tarafa ram oluyor. IMF'de de durum böyle. Niçin IMF programlarına bizim siyasilerimiz evet diyorlar. IMF'ye alternatif olarak bir proje, bir program üretemedikleri için evet diyorlar. Aksi takdirde gırtlağına kadar borca batmış, insanların huzurunu, refahını, mutluluğunu, ekonomisini ne ile temin edecek? Elinde bir plan, bir prograüm, bir proje yok ki... Zaten hayır demeleri bu manada mümkün değil. Çünkü dediğim gibi bir planı, programı, projeleri yok.Bize gelince; bizim gerek IMF programlarına karşı, gerekse AB düşüncesine karşı ciddi program ve projelerimiz var. Bizim iddiamız, biz AB'nin, IMF düşüncesinin çok fevkinde, üstünde imkanlara sahip olduğumuzdur. Bu manada Allah nasip ederse önümüzdeki günlerde Milli İktisat Kongresi ifa edeceğiz. Bu kongreye dünya genelinde tanınmış iktisatçı profesör, ilim adamı arkadaşlarımız katılacaklar. Hatta çoğu da reylerini bize gönderdiler. Hakikaten fevkalade nitelikte. Biz de düşünüp ortaya koyduğumuz tezi deklare edeceğiz. Bizimki başlıbaşına bir tez. Onun inceliğini, onun güzelliğini, onun büyüklüğünü görüyoruz. Özetle, hiç bir liderin gerek AB gerekse IMF'nin görüşleri karşısında alternatif bir tezi, projesi, programı yoktur. O münasebetle karşı çıkmaları hiç mümkün değildir. bir derviş gibi teslim olmaya mecburdurlar. Bize gelince, Allah'ın izniyle köklü düşüncelerimiz, projelerimiz ve programımız vardır. Değil AB'ye ram olmak Avrupa'yı kendimize ram etme durumunda inşaallah bu millet olacaktır. Bunda hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Herkes Türk milletine muhtaç olacaktır. Milletim, endişe etmeden bizi takip etmeye, demek istediklerimiz anlamaya, bilhassa öğrenmeye gayret etsin, istirhamında ve ricasında bulunuyorum. İsrail desteğinin perde arkasıHocam, AB'ye giden yolda Türkiye'yi zerre kadar sevmeyen ülkeler Türkiye'yi desteklediklerini söylüyorlar. Dün karşı olanlar "Bugün Türkiye'nin yanındayız" diyorlar. ABD de 3 Ekim'den önce Türkiye için devreye giriyor. En son M. Ali Birand bir yazı yazdı. Sözümüzona Avusturya ile Türkiye arasındaki kriz esnasında İsrail'in, Türkiye lehine kulis yaptığı, Türkiye'nin AB'ye girmesi için birtakım çalışmalar yaptığını yazdı. İsrail neden Türkiye'nin AB'ye girmesini istiyor? Prof. Dr. Haydar Baş- ABD için de bu normaldir, İsrail için de normaldir. ABD'nin bizim lehimize devreye girmesi ABD'nin Türk milleti ve devletini kabul ettiği, sevdiğinden dolayı değildir. İsrail'in devreye girmiş olması Türk milletini kabul edip tasdik etmiş olmasından değildir. Ortada şöyle bir şey var: İmparatorluk döneminden sonra Osmanlının tasarruf ettiği bu coğrafyada henüz ikinci bir devlet varlığı görülemiyor. Bu bölgede bir otorite zafiyeti sözkonusu. Tabii burada en güçlü aday gene Türk milletidir ve de Türk devletidir. Bu bölgede hesabı olanlar, Osmanlının boşalttığı coğrafyada hesabı olanlar elbette ki Türk milletinin palazlanmasını, güçlenmesini istemeyeceklerdir. Bunun için de elbette Türk milleti AB'ye dahil oldu mu bu coğrafya ile hiç bir alakası, ilgisi kalmaz. ABD'nin isteyiş sebeplerinden bir tanesi budur ki onun bir başka nedeni de var. Türkiye ile yakın bir hukuk geliştirerek AB'yi Türkiye ile kontrol etmek isteme diye bir başka arzusu var. Ama İsrail'inki daha farklı. İsrail diyor ki; "Eğer Türkiye bu birlik içerisinde yok olmazsa bu coğrafyada en hakim unsur olacak. O zaman benim Arz-ı Mev'ud ideallerim gerçekleşemeyecek. Türkiye'nin başına akıllı, memleketini, milliyetini seven bir insan geçtiği zaman bizim düşlerimiz hep boşa gidecek. O halde biz bunları burada destekleyelim." Madem AB bu kadar mükemmeldir niye İsrail orada yer almak istemiyor? Hadi, "Ben de AB'nin bir unsuru olmak istiyorum" dediği gün onu AB almak mecburiyetinde kalacaktır. Ama onun hesabı Osmanlının hinterlandındadır, coğrafyasındadır. Hesabı Arz-ı Mev'ud arazileridir. Dolayısıyla elbette ki İsrail, Türkiye buraya girsin diye önünün açılmasını ister. Girdiği zaman önü tamamen açılacaktır. Bu nedenledir. Yoksa bizim dostumuzdur, arkadaşımızdır, kardeşimizdir; bundan dolayı değil. Olması da hiç mümkün değil.

Türkiye Yugoslavyalaştırılmak isteniyorO zaman İsrail, Türkiye için AB'nin ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. Var olma değil, yok olma projesi olduğunu çok iyi biliyor. Bunu görenlerden biri de Almanya'nın eski Dışişleri Bakını Hans Dietrich Genscher'in gazetelere yansıyan bir sözü var. "Yugoslavya'da Srıplarla, Boşnaklarla, Hırvatlar arasında böyle bir sorun vardı. Biz bu sorunu yeni bir modelle, Yugoslavya'yı yediye bölerek halettik. Türkiye'nin de Kürtlerle ve diğer etnik unsurlarla sorunlarını bunu örnek alarak çözmeleri lazım" diyor. Bunu söyleyen devletin en tepesindeki adam Türkiye'ye geliyor, iftar sofralarında ağırlanıyor. Türkiye için Yugoslavya projesini öneren bu Almanya. Dostluk bu mudur? Almanya ve Avrupa'nın Türkiye için düşündüklerini bu kadar açıkça ifade ettikleri platformda Ankara bu olayları göremiyor mu?Prof. Dr. Haydar Baş- Görüp görmediğini niyetlerine bakarak söylememiz lazım. Onların niyetlerini de ancak Allah bilir. Ama AB sürecinde uygulanmak istenen proje, Türkiye Cumhuriyetinin, laik demokratik cumhuriyetimizin parçalanması, Türk vatanının bölünmesidir. Amerika'nın isteği budur. AB'nin isteği budur. İsrail'in isteği budur.  Türkiye'nin bunu bilmemesine artık siz buna gaflet deyin, kasıt deyin, cehalet deyin, o da sizin takdirinize kalmış. Ama AB sürecinde bildiğim tek şey Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve vatanın parçalanması olayıdır. Başka bir şey değildir. Aynen Yugoslavya gibi yapmaya çalışıyorlar. Şimdi adam gelse orduları ile kapına dayansa onu düşman diye ilan edeceksin. Ama o birliğe girmek için "şunu şunu yap" dese "adamın gerek şartları" diyeceksin. Olay budur.n Hocam, AB ile müzakere süreci başladı. Bu belgenin muhtevası nedir? Bizden neler isteniyor? Bu gerçekten bir müzakere midir? Yoksa biz icbar mı söz konusudur?Prof. Dr. Haydar Baş- Şu ana kadar anlattıklarım işin mahiyetini ortaya koymuştur. Bunun üzerinde durmaya gerek yok. AB süreci Türk milletinin, Türkiye coğrafyasının, vatanının bölünmesi, parçalanmasıdır. Müzakere şartları baştan sona kadar bunu ifade ediyor. Aksi takdirde seni ben hazmedemem diyor. Adam sonuçta ben seni burada kabul etsem bile sana dolaşım hakkı vermiyorum, diyor. Yani senin işçin gidip de herhangi bir Avrupa ülkesinde iş bulamayacak. Senin ürünlerin hiçbir Avrupa ülkesinde pazarlanamayacak. Bunun adı daha nedir? Parçalanmak değil de nedir? Hülasa Türk siyasetinin ayıkması lazım. Ayıkmazsa bunun faturasını millet öder. Onun için milletin ayıkması lazım. Bu konuda ilgilileri ayıkmaya davet ediyorum.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.