Soma'daki faciada ölen vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyoruz. Onlar ekmek parası kazanmak için çoluk çocuğuna helal lokma götürmek için evlerinden çıktılar; zor şartlar içinde para kazanmanın zorluğuna katlandılar. Ancak bir ihmale ya da bir kazaya kurban gittiler. Tekrar evlerine dönemediler; şehit oldular.Soma'da kaybolan canların hesabı mutlaka verilmeli ama bir yandan da milletimizin Soma'daki hüznü paylaşmasına, hukuk çerçevesinde yapılacak her türlü eyleme müsaade edilmeliydi. Ama maalesef iktidar sahipleri karşılarında oluşacak hiçbir muhalefete izin vermedikleri için en ufak ve en masumane eyleme dahi izin vermediler. Eylem yapanlara yine her zamanki gibi ya dayak, ya tazyikli su, ya da gözaltı, ya da disiplin cezasını layık gördüler.Değerli yazarlarımızdan Sabahattin Önkibar'ın makalesinde değindiği gibi yurdun hemen her yerinde bu tip hadiseler yaşandı. Sayın Önkibar makalesinin bir bölümünde şöyle diyor:"Değil Soma'ya Manisa'ya giriş-çıkışları yasakladı. Facianın acısını sokakta yansıtanları su ve gaz ile boğuyor. İstanbul'dan Ankara'ya bütün şehirlerde açık bir devlet terörü var. Bırakın ölenlere saygıyı, hüzünlenmek bile yasak. Liselerde bile Soma için etkinlik suç sebebi. Okul bahçesinde bedenleri ile Soma yazısını yazan ortaöğretim öğrencileri disipline sevk edildi."(Yeni Mesaj/19.05.2014)İktidar sahipleri ve başta Sayın Başbakan Soma'nın hüznünü yaşamanın da şeklini belirledi. Kendi belirlediğinin dışına çıkanlara da en ağır hakaretleri ve baskıcı davranışlarını devam ettirdi. Milletimizin kaç çocuk yapacağına, Suriye Devlet başkanının adının Esad değil de Esed olmasına, Mısır'da Mursi'ye destek verilmesine, Rabia işaretiyle eylemler yapılmasına; kendisinin karar verdiği gibi; Soma'nın yasının nasıl tutulacağını da kendisi karar verdi. Kendilerinin yüksek müsaadelerinin dışında kalan söz ve fiiller eylem olarak nitelendi ve yasaklandı. Liseli gençlerin yakalarına siyah kurdela bile takması, siyah tişört giymeleri hazmedilmedi. Gençlerin Soma'nın yasını tutmasına bile müsaade edilmedi. Evet, iktidar her zamanki gibi yine sapla samanı karıştırdı. Soma'daki hüznü paylaşmayı bile suç saydı.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Mescid-i Kubâ: İlk adımın bereketi / 28.09.2026
- Uhud: Umre yolculuğunda aşkın ve sadakatin durağı / 27.09.2026
- Vefanın sessiz durağı: Cennetül Baki mezarlığı / 26.09.2026
- Ravza’dan Kabr-i Şerif’e: Hürmetten vefaya / 25.09.2026
- Medine: Gönüllerin Peygamber Efendimize yolculuğu / 24.09.2026
- Yola çıkmadan önce yoldaşınızı seçmelisiniz / 23.09.2026
- Gönül dostlarıyla yolculuk güzel / 22.09.2026
- Kâbe’den döndük, gönülden dönemedik / 21.09.2026
- Zaferden emanete: 30 Ağustos'un bize bıraktığı sorumluluk / Zafere giden kutlu yol -12- / 17.09.2026
- Din ve vatan: Millî Mücadele'nin manevi cephesi / Zafere giden kutlu yol -11- / 16.09.2026
- Uhud: Umre yolculuğunda aşkın ve sadakatin durağı / 27.09.2026
- Vefanın sessiz durağı: Cennetül Baki mezarlığı / 26.09.2026
- Ravza’dan Kabr-i Şerif’e: Hürmetten vefaya / 25.09.2026
- Medine: Gönüllerin Peygamber Efendimize yolculuğu / 24.09.2026
- Yola çıkmadan önce yoldaşınızı seçmelisiniz / 23.09.2026
- Gönül dostlarıyla yolculuk güzel / 22.09.2026
- Kâbe’den döndük, gönülden dönemedik / 21.09.2026
- Zaferden emanete: 30 Ağustos'un bize bıraktığı sorumluluk / Zafere giden kutlu yol -12- / 17.09.2026
- Din ve vatan: Millî Mücadele'nin manevi cephesi / Zafere giden kutlu yol -11- / 16.09.2026























































