logo
08 AĞUSTOS 2026

Sömürgecilik -3-

Bugün gelişmiş ülkelerden hiçbirisi, Milli Devlet olmanın özelliklerinden vazgeçmemekte, ulusal çıkarlarını globalizmin şartları içinde dahi muhafaza etmeye çalışmaktadırlar

15.06.2026 00:06:00
Haber Merkezi
 
Sömürgecilik -3-
Sömürgecilik -3-
Bugün gelişmiş ülkelerden hiçbirisi, Milli Devlet olmanın özelliklerinden vazgeçmemekte, ulusal çıkarlarını globalizmin şartları içinde dahi muhafaza etmeye çalışmaktadırlar.

En büyük küreselleşme taraftarı ABD, bunun en açık örneğidir. Nitekim 12 Temmuz 2000 tarihinde ABD'de yayınlanan bir raporda, Birleşik Devletlerin ulusal çıkarları 4 kategoriye ayrılıyordu. Hayati çıkarlar, çok önemli çıkarlar, önemli çıkarlar ve ikinci derecede önemli çıkarlar.







Hayati çıkarlar 5 maddede düzenlenmişti:

1– ABD'ye veya yurtdışındaki ABD kuvvetlerine karşı nükleer, biyolojik ve kimyasal tehditleri önlemek,

2– Müttefik ülkelerin varlığını korumak ve ABD ile işbirliğini sağlamak,

3– ABD'nin sınırlarında güçlü hasım ülkelerin veya çökmekte olan devletlerin ortaya çıkmasını engellemek,

4– Uluslararası ticaret, mali piyasalar ve çevresel konularda dünya çapındaki sistemlerin varlığını ve istikrarını korumak,

5– ABD'nin stratejik hasmı olması muhtemel olan Çin ve Rusya gibi ülkelerle ABD'nin ulusal çıkarlarına uygun biçimde verimli işbirliğini sağlamak. 







11 Eylül 2001 tarihinden itibaren güçlenen Amerikan milliyetçiliği, her ne pahasına olursa olsun ABD'nin "süper güç" vasfını korumayı amaçlamaktadır.

Yukarıdaki hayati konulara dahil olmasa da, bugün kendi güvenliğini gerekçe göstererek Afganistan'da, Irak'ta, Afrika'da, Libya'da ve Suriye'de milyonlarca masumu katleden Birleşik Devletlerin, bölgedeki enerji kaynaklarının kontrolünü eline geçirmesi de küreselleşmenin bir neticesidir.

Terör saldırılarının ardından artık dış politika, iç politikanın bir uzantısı gibi görünmekte ve kongreden çıkan kararlara diğer ülkelerin de riayet etmesi istenmektedir.

Fransa'nın Dışişleri eski bakanlarından Hubert Vedrine, 1999 yılında yaptığı bir konuşmada ABD için şunları söylemişti: "ABD 20. yüzyıldaki süper güç statüsünün de üzerine çıktı.

ABD'nin bugünkü üstünlüğü askeri alanın yanı sıra, ekonomiyi, mali konuları, insanların yaşam biçimine yön vermeyi, İngilizce diline etkinlik kazandırmayı ve dünyayı istila eden ve kitlelere hitap eden kültür ürünlerinin üretimini de kapsıyor"







Sosyal Devlet/Milli Devlet Modelinde ulus devlet anlayışı korunmaktadır. Bundaki amaç ise, Yeni Dünya düzeninde sömürünün adı olan globalizmin, milletleri ve devletleri ezmesini engellemektir.

Milletin kaynaklarını ve kimliğini koruyarak, devletlerin uluslararası alanda varlığını devam ettirmesine katkıda bulunmaktır. Milli Devlet anlayışı hiçbir zaman dünya ile kurulacak ilişkilere karşı değildir.

Devletlerin aralarında, uluslararası hukuk kuralları ve mütekabiliyet esası çerçevesinde, kendi değerlerini muhafaza ederek teknolojik konularda işbirliği yapması, iktisadi ve siyasi ilişkiler kurup dayanışma içerisinde olması elbette desteklenmektedir.

Karşılıklı menfaat dengesine göre belirlenen devletlerarası hukukta da Milli Devletin korunması esastır. Ancak bu sayede, milletlerin varlığından ve imkanlarından milletin kendisinin istifadesinden bahsedilebilir.







Milli bir siyasetin izlenmesinin gerekliliği, Mustafa Kemal Atatürk'ün üzerinde son derece önemle durduğu bir konudur. Nitekim "Bizim kendisinde açıklık ve uygulama imkanı bulduğumuz ilke milli siyasettir... Milletimizin güçlü, mutlu ve istikrarlı yaşayabilmesi için devletin bütünüyle milli bir siyaset izlemesi, bu siyasetin iç teşkilatımıza tam olarak uyması ve ona dayanması gerekir. Milli siyaset dediğim zaman kastettiğim anlam ve öz şudur: Milli sınırlarımız içinde her şeyden önce kendi kuvvetimize dayanmakla varlığımızı koruyarak, millet ve memleketin gerçek saadet ve refahına çalışmak…" demektedir.  






Bütün dünyanın kaynaklarını ve gelirlerini azdan da az mutlu bir azınlığa aktarmayı amaçlayan globalleşme, liberal –kapitalist ekonomi modellerinin, yeryüzündeki kaynakları sınırlı görmesinden dolayı "bu sınırlı kaynakların herkese yetmeyeceği" kaygısının politik ürünüdür.

Bu açıdan bakıldığında hem kapitalist modeller, hem de onun politik projesi olan globalleşme insanoğlunun ihtiyaçlarının ürünü değildir. Aksine mutlu bir azınlığın ihtiraslarının ürünüdür." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.