logo
01 HAZİRAN 2026

Son 16 sezonun en kötüsü

Beşiktaş düşüşe çözüm bulamıyor

21.11.2021 12:00:00
Son 16 sezonun en kötüsü
Son 16 sezonun en kötüsü
Spor Toto Süper Lig'in 13. haftasında deplasmanda Aytemiz Alanyaspor'a 2-0 yenilen Beşiktaş, düşüşe çözüm bulamıyor.

Ligdeki son 3 maçından mağlup ayrılan siyah-beyazlı takım, 13 maçlık periyot dikkate alındığında son 16 sezonun en kötü performansını sergiledi. Bu sezon oynadığı 13 maçta 6 galibiyet, 2 beraberlik ve 5 yenilgiyle 20 puan toplayan Beşiktaş, zirveden daha da uzaklaşmaya başladı.

2005-2006'da 19 puan toplayabilmişti

Siyah-beyazlı ekip, bu sezon öncesinde 13 maçlık bölümdeki en kötü performansını 2005-2006 sezonunda göstermişti. Beşiktaş, 2005-2006 sezonundaki 13 maçta 5 galibiyet, dörder beraberlik ve yenilgiyle 19 puan elde edebilmişti. Bu sezon ardından 2006-2007'de 21 puan elde eden siyah-beyazlı ekip, 2010-2011 ile 2018-2019 sezonlarında da aynı performansı gösterdi. Söz konusu 16 sezonda 13 maçta üçer kez 24, 25, 29 puan toplayan Beşiktaş, birer defa da 22, 23 ve 27 puan elde etti.

Sergen Yalçın döneminin de en kötüsü

Beşiktaş, teknik direktör Sergen Yalçın döneminin de en kötü günlerini yaşıyor. Yalçın 2019-2020 sezonunda takımın başına geçerken, Beşiktaş söz konusu Sergen Yalçın yönetimindeki 13 maçta 8 galibiyet, 2 beraberlik ve 3 yeniliyle 26 puan toplamıştı. Geçen sezonu şampiyon olarak tamamlayan siyah-beyazlı takım, Yalçın yönetimindeki ilk 13 maçta 7 galibiyet, bir beraberlik ve 4 yenilgiyle 22 puan elde etmişti.

Son bölümlerde kötü savunma

Beşiktaş, bu sezon oynadığı maçların son bölümlerinde kötü savunmasıyla da dikkati çekti. Ligde 17 gol yiyen siyah-beyazlı ekip, bunların 8'ini son anlarda yemekten kurtulamadı. Fraport TAV Antalyaspor'u 3-2 yendiği maçta gollerin birini 45+1. dakikada kalesinde gördü. 3-0 önde olduğu Adana Demirspor maçını 3-3 berabere tamamlayan Beşiktaş, 90-6. dakikada rakibinin golüne engel olamadı. Altay'a 2-1 mağlup olduğu karşılaşmada 88. dakikada kalesinde gol gören Beşiktaş, kritik Trabzonspor maçını ise 45+3 ve 90+5. dakikada yediği gollerle 2-1 yitirdi. Son olarak Aytemiz Alanyaspor'a 2-0 mağlup olan Beşiktaş, gollerin birini 90+4. dakikada kalesinde gördü.

Deplasmanda çok kötü

Ligde kötü gidişe çare bulamayan Beşiktaş, dış sahada oynadığı maçlardan da puan çıkarmakta zorlanıyor. Geride kalan 13 haftanın 6'sında misafir takım olarak sahaya çıkan siyah-beyazlı ekip, iki maçta puan çıkarmayı başardı. Sezonun ilk deplasman maçını Gaziantep FK ile oynayan Beşiktaş, rakibiyle golsüz berabere kalırken ikinci dış saha müsabakasında ise Fraport TAV Antalyaspor'u 2-0 geriden gelerek 3-2 yendi.

Siyah-beyazlı ekip daha sonra oynadığı deplasman maçlarında ise puan alamadı. Son 4 deplasman maçından da yenilgiyle ayrılan Beşiktaş, Altay'a 2-1, Medipol Başakşehir'e 3-2, Atakaş Hatayspor'a 1-0 ve Aytemiz Alanyaspor'a ise 2-0 mağlup oldu. Beşiktaş dış saha maçlarında rakip kalelere 6 gol atarken, kalesinde 10 gol gördü. AA

Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan

Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam 'genç yetenek avcısı' unvanına sahip

01.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'a gelmek için hazır bekleyen İtalyan
Beşiktaş'ın teknik direktör arayışlarında Raffaele Palladino ismi gündeme geldi. Hem kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hem de Türkiye'ye gelmeye hazır olduğu iddia edilen İtalyan teknik adam elindeki kadrolardan maksimum verim alarak 'genç yetenek avcısı' unvanını kazandı. Modern 3-4-2-1 sistemiyle taktiksel bir devrim vaat eden İtalyan çalıştırıcı için soru işaretleri de var.






Yeni sezon öncesi teknik direktör arayışlarını yürüten Beşiktaş yönetiminin rotasını bu kez de Raffaele Palladino'ya çevirdiği iddia edildi. Dedikodulara bakılacak olursa Atalanta'dan ayrılması beklenen 41 yaşındaki çalıştırıcıyla siyah-beyazlı yönetim ciddi şekilde ilgileniyor.






MAKSİMUM VERİM ALAN TEKNİK ADAM

Monza'daki başarılı çıkışının ardından Fiorentina ve Atalanta'da görev yapan Palladino, Coverciano patentli modern İtalyan ekolünün en dikkat çeken temsilcilerinden biri.






Modern 3-4-2-1 dizilişiyle takımını sahaya süren genç teknik adam; agresif şok pres, yüksek atletizm ve kanat beklerinin çift yönlü dominasyonuna dayalı bir oyun tercih ediyor.

Kulüp projelerine sadakati ve elindeki malzemeden maksimum verim almasıyla tanınan Palladino, bütçe disiplini içinde genç oyuncuları parlatma konusunda Serie A'nın en başarılı isimleri arasında.






HAYATINDA HİÇ YURT DIŞINA ÇIKMADI

Palladino ismi taktiksel modernizmiyle heyecan yaratsa da, Beşiktaş cephesinde bu tercihe dair bazı soru işaretleri de tartışılıyor.

Kariyerinde İtalya dışına hiç çıkmamış olan 41 yaşındaki hocanın, İstanbul'daki şampiyonluk baskısına ve kaotik medya atmosferine nasıl reaksiyon vereceği en büyük merak konusu.






TÜRKİYE'DEKİ BASKIYI KALDIRABİLİR Mİ?

İtalyan basınında, Palladino'nun takımlarının hedefe giden kritik virajlarda zaman zaman stres yönetimi sorunları yaşadığına dair eleştiriler yer alıyor.

Türkiye Ligi'nin sert yapısı ve Beşiktaş'ın mevcut kadrosunun üçlü savunma esnekliğine ne kadar sürede uyum sağlayabileceği, bu olası transferin önündeki en büyük risk analizi olarak değerlendiriliyor.

Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak

Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi’nin devrim yaratacak küresel transfer operasyonunun arkasındaki büyük sır çözüldü 

01.06.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak
Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak
Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi'nin seçilirse futbol şubesinde devrim yaratacak küresel transfer operasyonunun arkasındaki büyük sır çözüldü. Paolo Maldini, yeni dönemdeki transfer "prensini" İtalya'da belirledi! Milan efsanesinin bir oğulunun menajerliğini yürüten diğer oğlunun ise beraber çalıştığı menajer Beppe Riso, Hakan Safi'yle Fenerbahçe'yi ileriye götürmek için çalışacak.

Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesinde başkan adaylarından Hakan Safi futbol şubesinde devrim yaratacak küresel iş birlikleri için gaza bastı. Kulübün vizyonunu uluslararası arenaya taşımayı hedefleyen Safi, yeni dönem futbol yapılanması, teknik direktör ve transferler için en iyisini yokluyor. Hafta içi çok daha hareketli geçmesi beklenen süreçte Safi'nin en büyük kozu ise dünya futbolunun efsane ismi Paolo Maldini olacak.






MALDINI'NİN BİR OĞLUNUN MENAJERİ

Hakan Safi'nin yurt dışı transfer operasyonlarını emanet ettiği Maldini, güçlü bağlantılarını Fenerbahçe için devreye soktu. Sürecin en büyük sürprizi ise Şampiyonlar Ligi için gidilen Budapeşte'de gerçekleşen dev zirve oldu.

Maldini, Hakan Safi ile birlikte, AC Milan döneminde şampiyonluk kadrosunu kurarken çok yakından çalıştığı dünyaca ünlü menajerler Fali Ramadani ve Beppe Riso'yu bir araya getirdi. Safi başkan olması durumunda yurt dışı transfer operasyonlarında bu iki menajerden tam destek alacak.






DİĞER OĞLU DA ONUNLA ÇALIŞIYOR

Maldini, Ramadani ve Riso arasındaki bu güçlü iş birliği, geçmişe dayanan köklü ilişkilere ve güvene dayanıyor. İtalyan menajer Riso, Maldini'nin oğlu Daniele'nin de menajerliğini yürütüyor. Ayrıca Maldini'nin futbolu erken bırakan büyük oğlu Christian Maldini de yeşil sahalara veda ettikten sonra menajerlik kariyerine adım atarak Riso'nun sahibi olduğu GR Sports ajansına katıldı.






AC MILAN'DA BALKAN KOLONİSİ

Maldini, Milan'da sportif direktörlük yaptığı dönemde kazanılan Serie A şampiyonluğunun en kritik parçalarından biri olan Ante Rebic transferini Ramadani üzerinden yürütmüştü. Keza Real Madrid'den Luka Jovic transferi ve Nikola Milenkovic gibi isimlerin süreçlerinde de Maldini, Ramadani ile olan direkt ve güçlü ilişkisini her zaman ana kozu olarak kullanmıştı.






BALKAN ASILLI OYUNCULARLA DEVAM

Stratejinin en dikkat çekici detaylarından biri ise transfer edilecek oyuncuların profiliyle ilgili. Fenerbahçe tarihine bakıldığında Balkan asıllı oyuncuların takıma hızla adapte olması ve şampiyonluklarda büyük rol oynaması, Paolo Maldini'nin de radarına girdi.

Balkan kökenli oyuncuların karakterine ve aidiyet duygusuna inanan Maldini, bu coğrafyanın oyuncu pazarını elinde tutan en güçlü isim olan Fali Ramadani ile tam da bu noktada stratejik bir ortaklık öngörüyor. Fenerbahçe'nin yeni dönemde rotayı yeniden Balkan pazarına çevirmesi bekleniyor.






4 ÖNEMLİ TRANSFER GELECEK

Hakan Safi ve kurmayları, bu hafta içi Maldini'nin de içinde bulunacağı yoğun bir seyahat ve görüşme trafiğine giriyor. Listenin ilk sırasında camianın sabırsızlıkla beklediği teknik direktör koltuğu yer alıyor. Teknik direktörün hemen ardından takviye yapılacak ana bölgeler de belirlendi:

-Stoper (Savunmanın lideri)
-Santrfor (Gol yollarını sırtlayacak isim)
-Kanat (Hücuma dinamizm katacak profiller)






SAFİ İDDİALI MESAJLAR VERİYOR

Hakan Safi cephesinden gelen bilgiler, hafta başından itibaren basına sızacak isimlerin taraftarı heyecanlandıracağı yönünde. Sarı-lacivertli camiaya "beklemede kalın" mesajı verilirken, bu hafta atılacak adımların seçimin kaderini de doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.

Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor

Oynattığı kontrollü ve sabırlı oyun tarzı nedeniyle yıllarca acımasızca eleştirilen Aziz Yıldırım'ın teknik direktör adayı Aykut Kocaman, Hakan Safi'nin takımın başına getirmek istediği Antonio Conte'nin yanında hücum dehası gibi kalıyor. Juventus, Chelsea ve Inter gibi devlerde kupalar kazanmasına rağmen sergilediği defansif oyun yüzünden futbol dünyasını adeta isyana teşvik eden Antonio Conte, modern futbolun gördüğü en 'sıkıcı' oyunun ordinaryüsü kabul ediliyor

01.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor
Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor
Futbol dünyası uzun yıllar "sıkıcı futbol", "yana pas", "hücum coşkusunun katledilmesi" gibi kavramları Türkiye'de Aykut Kocaman, dünyada da Jose Mourinho ile özdeşleştirdi. Ancak Fenerbahçe'nin gündemine gelen hatta Hakan Safi'nin anlaştığı iddia edilen Antonio Conte, Juventus, Chelsea, Inter ve Tottenham maceralarında "sıkıcı futbolun imparatoru" unvanını kazandı.






5'Lİ SAVUNMA İLE İZLEYENLERE İŞKENCE

İtalyan hocanın sahaya sürdüğü 5'li savunma blokları, topu bilerek rakibe bırakması ve tamamen "rakibin hata yapması" üzerine kurulu kelepçeli futbolu, futbol kamuoyunun sabrını taşırdı. Öyle ki, Avrupa medyası ve eski futbolcular Conte'nin bu tarzını "Futbol Katilliği"  olarak nitelendirdi.






HER DAİM YERDEN YERE VURULDU

- Jamie Carragher (Sky Sports / Eski Liverpool Kaptanı):

Conte gibi milyonlarca sterlin kazanan elit bir menajerin takımını sahaya bu kadar korkak, bu kadar geride ve tamamen rakibin hata yapmasını bekleyen bir acizlikle çıkarmasını kabul edemiyorum. Bu futbol sıkıcı, paranızı çöpe atmaktır.

- Maurizio Sarri (Teknik Direktör):

Eğer takımımın 30 dakika boyunca kendi ceza sahası önünde sadece defans yapıp kontratak beklediğini görseydim, kulübeden kalkar eski mesleğim olan bankacılığa geri dönerdim. Ben bu oyundan keyif almak istiyorum.

- Peter Crouch (Eski İngiliz Santrfor):

Onun takımlarını iç sahada izlemek taraftar için işkence. Kendi evinizde oynuyorsunuz ve takım topu tamamen rakibe bırakıp kalesinin önüne hat kuruyor. Bu izlemesi son derece sıkıcı, coşkusuz bir oyun.






KENDİSİNİ "SERİ KAZANANIM" OLARAK GÖRÜYOR

Dünya onun futbolunu "sıkıcı ve defansif" diye yerden yere vururken, Antonio Conte bu eleştirilere karşı kendini nasıl savunuyor? İşte açıklaması:

- İstediğinizi söyleyebilirsiniz, futbolumu sıkıcı bulabilirsiniz ama benim geçmişim çok net konuşuyor. Ben bir 'seri kazananım'. Benim işim insanları eğlendirmek değil, kupayı kulübe getirmektir.






CONTE, KOCAMAN'A RAHMET OKUTUR

Aziz Yıldırım'ın teknik direktör adayı Aykut Kocaman, Türkiye'de topa sahip olarak tempoyu kontrol etmeyi ve oyunu bir satranç gibi yavaşlatmayı seçiyordu. Safi'nin adayı Conte ise topu tamamen rakibe teslim edip, kendi ceza sahası yayında adeta etten bir duvar örüyor.

Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak

Aziz Yıldırım’ın üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi 
 

01.06.2026 11:50:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Fenerbahçe yeni sezonda böyle olacak
Aziz Yıldırım'ın başkanlık koltuğuna yürürken üstü kapalı verdiği Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile Aykut Kocaman isimleri Fenerbahçe camiasında "bizi 2026-27 sezonunda neler bekliyor" sorularını da beraberinde getirdi. Eğer beklendiği gibi bu "kare as" kurulursa camia, sahada fanteziyi ve bol gollü maceraları bir kenara bırakıp, rakipleri fiziksel olarak ezen, 90 dakika disiplinden kopmayan pragmatik bir başarı makinesini izlemeye hazır olmalı.






Fenerbahçe camiasında seçim rüzgarları eserken, başkan adayı Aziz Yıldırım'ın açıklamaları ve transfer kulislerinden sızan isimler radikal bir felsefe değişimine işaet ediyor. Kulislerde forvet için yükselen Serhou Guirassy ve Vedat Muriqi ile teknik direktörlük için Aykut Kocaman'ın isimlerinin yükselmesi 2026-27 sezonunun taktiksel şifrelerini vermeye başladı.






GÖZE HOŞ GELMEYECEK FUTBOL

Eğer Aziz Yıldırım seçimi kazanır, Aykut Kocaman kulübeye geçer ve bu dev forvet ikilisi transfer edilirse; yeni sezonda Fenerbahçe'nin "göze hoş gelen, çılgın, bol gollü ve macera dolu" bir futbol oynamayacağı iddiasına zemin hazırladı.

Aykut Kocaman'ın katı oyun disiplini ile Muriqi ve Guirassy'nin karakteristik özellikleri bir araya geldiğinde ortaya çıkacak muhtemel saha içi karakteri şu şekilde özetlenebilir:






SAVUNMA EN UÇTA BAŞLAYACAK

- Yeni sezonda Fenerbahçe, Türkiye liginin fiziksel olarak en yırtıcı takımı olmaya aday. Guirassy ve Muriqi'in ön alandaki pres gücü, savunmanın en uçtan başlamasını sağlayacak.

- Muriqi'in sırtı dönük oyunu ve hava hakimiyeti, Guirassy'nin ise bitiriciliği ve bağlantı kalitesi rakip stoperler için kabusa dönüşecek. İkili mücadelelerde yıkılmayan bir Fenerbahçe izleyeceğiz.






- Kocaman'ın vazgeçilmez kuralı bu sezonda da değişmeyecek. 90 dakika boyunca taktiksel disiplinden kopmayan, kompakt mesafesini kaybetmeyen ve önceliği "gol yememek" olan bir takım sahada olacak.

- Set oyununun tıkandığı anlarda, iki dev kuleyle duran top organizasyonları ve kazanılan toplarla yapılacak kusursuz geçiş hücumları en büyük skor silahı haline gelecek.






ROMANTİK BİR FUTBOL OLMAYACAK

Kadıköy'de tribünler daima hücum eden, coşkulu ve tabelayı her an değiştirebilen "romantik" bir futbolu arzuluyor. Ancak Kocaman ve Yıldırım ortaklığının vadettiği şey romantizm değil, soğukkanlı bir matematik futbol.






Günün sonunda, 2026-27 model bu takım belki her maç 4-5 gol atmayacak, belki izleyenlere her saniye büyük bir futbol ziyafeti sunmayacak; ancak sahaya çıktığında yıkılması neredeyse imkansız, ligin en zor gol yiyen ve tabelayı almasını bilen takımı olacak. Fenerbahçe camiası için estetiğin yerini tamamen "mutlak başarıya" bırakacağı yeni bir dönem, hemen eşikte bekliyor.

UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü

Fenerbahçe’de kapıya dayanan UEFA cezası ile ilgili başkan adayı Hakan Safi, faturayı Eylül ayındaki gayrimenkul yetkilerini reddettiren Aziz Yıldırım ve muhalefete kesti

01.06.2026 10:39:00
Haber Merkezi
UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü
UEFA stresi Fenerbahçelileri birbirine düşürdü
Fenerbahçe'de kapıya dayanan UEFA cezası ile ilgili başkan adayı Hakan Safi, faturayı Eylül ayındaki gayrimenkul yetkilerini reddettiren Aziz Yıldırım ve muhalefete kesti.

Yıldırım cephesinden ise "Mourinho ve transferlerin ağır maliyetini B planı yapmadan ucu açık yetkilere bağlayan yönetim suçludur" yanıtı gecikmedi. Asıl büyük kavga ise UEFA yaptırımları masaya yatırıldığında çıkacak gibi duruyor!

Fenerbahçe gelecek hafta sonu yeni başkanını seçecek. Aynı zamanda bu hafta içinde çok konuşulan UEFA cezasının resmiyet kazanması da bekleniyor. 10-15 milyon Euro'luk finansal limit aşımı cezası gündemde. Camiada kulübü bu cezayla karşı karşıya bırakan süreçle ilgili karşılıklı suçlamalar peş peşe gelmeye devam ediyor. Başkan adaylarından Hakan Safi faturayı rakibi Aziz Yıldırım'a kesti.







HAKAN SAFİ'NİN SERT SÖZLERİ

- Fenerbahçe geçtiğimiz sezon içerisinde kaynak girişini doğru zamana yetiştiremediği için UEFA harcama limitini aştı ve bir cezayla karşı karşıya kaldı. Peki Fenerbahçe kulübü kaynak girişini neden zamanında yetiştirmedi? Bunu da sanırım hatırlatmak gerekiyor.







- Geçtiğimiz Eylül ayında kongrede 11,12 ve 13. maddeler oy çokluğuyla reddedildi. Fenerbahçe Spor Kulübü halihazırdaki projelerini hayata geçirmek için bir mali kongre daha düzenlemek zorunda kaldı ve kulübe yapılacak kaynak girişi gecikti.

- O gün, seçim stratejisi nedeniyle, bu maddeleri onaylatmam diyenler bugün bu cezanın sorumluluğunu da taşımalı diye düşünüyorum. Kongre üyelerinin de bu konuda doğru bilgilendirilmesi çok önemli.







20 EYLÜL'DEKİ GENEL KURUL

Safi'nin gündeme getirdiği ve mali kayıtların doğruladığı süreç 20 Eylül 2025 tarihindeki Olağanüstü Genel Kurul'a dayanıyor. O dönem mevcut yönetim; Ataşehir Kayışdağı ve Küçükbakkalköy'deki mülkler başta olmak üzere kulüp taşınmazları üzerinde kiralama, satış ve proje ortaklığı geliştirebilmek adına genel kuruldan geniş yetkiler talep etti (11, 12 ve 13. maddeler).







AZİZ YILDIRIM REDDİ SAĞLADI

Ancak Aziz Yıldırım'ın başını çektiği muhalif kanat "ucu açık ve denetimsiz yetki verilmemesi" yüzünden bu maddeleri oy çokluğuyla reddetti. Yönetim, tıkanıklığı aşmak için Ekim 2025'te yeniden bir mali kongre düzenledi. Bu iki kongre arasında yaşanan 1 aylık idari rötar, kulübün kasasına girmesi planlanan sıcak paranın UEFA'nın bütçe denetleme takvimine yetişmemesine yol açtı.







DİREKT ETKİSİ DE YOK

UEFA bütçe dengesinin bozulmasındaki tek etken "gelirlerin gecikmesi" değil. Jose Mourinho ile imzalanan yüksek bütçeli sözleşme ve ardından kadroya dahil edilen Kerem Aktürkoğlu'nun bonservis ve maaş yükleri... futbol takımı harcamalarını tavan yapması. UEFA, gelir-gider dengesindeki bu radikal sapmayı ve limit aşımını affetmeyerek para cezası kesmesi bekleniyor.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.

Guirassy'yi Fenerbahçe'ye Trabzonsporlu getiriyor

Fenerbahçe'de yeniden başkanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Aziz Yıldırım’ın Dortmund'un dünyaca ünlü golcüsü Serhou Guirassy ve kulübüyle sözlü anlaşmaya varması transfer gündemine bomba gibi düştü

31.05.2026 22:47:00
Haber Merkezi
Guirassy'yi Fenerbahçe'ye Trabzonsporlu getiriyor
Guirassy'yi Fenerbahçe'ye Trabzonsporlu getiriyor
Fenerbahçe'de yeniden başkanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Aziz Yıldırım'ın Dortmund'un dünyaca ünlü golcüsü Serhou Guirassy ve kulübüyle sözlü anlaşmaya varması transfer gündemine bomba gibi düştü.

Tarihi operasyonun arkasından sürpriz bir isim çıktı! Gineli santrforun Türkiye ve İstanbul hakkında bilgi toplamaya başladığı öğrenilirken, transferi bizzat bitiren ve Guirassy'ye sarı-lacivertli kulübü öve öve bitiremeyen ismin Trabzonsporlu İbrahima Yattara olduğu iddia edildi.







Fenerbahçe'de haziran ayında yapılacak olağanüstü seçimli genel kurul öncesi başkan adayı Aziz Yıldırım, camiayı ayağa kaldıracak dev bir hamleye imza attı.

Sarı-lacivertlilerin eski başkanı, Avrupa futbolunu kasıp kavuran dünyaca ünlü golcü Serhou Guirassy ve kulübü Dortmund ile sözlü anlaşmaya vardı. Aziz Yıldırım'ın seçimi kazanması halinde, bu dev transfer anında resmiyete dökülecek ve Gineli santrfor sarı-lacivertli formayı sırtına geçirecek.







FENERBAHÇE HAKKINDA BİLGİ TOPLUYOR

Transfer kulislerine bomba gibi düşen bu gelişmenin ardından 28 yaşındaki golcünün, Türkiye ve İstanbul hakkında şimdiden detaylı bilgi toplamaya başladığı öğrenildi. Yıldırım cephesinin kurduğu sıcak temasın ardından Guirassy'nin Türkiye fikrine son derece sıcak baktığı ve seçim sonuçlarını beklemeye koyulduğu gelen bilgiler arasında.







FENERBAHÇE'Yİ ÖVE ÖVE BİTİREMEDİ

Bu dev transfer operasyonunun arkasındaki en çarpıcı detay ise bir dönem Süper Lig'e damga vuran Trabzonspor efsanesi İbrahim Yattara oldu!

Şu an dünya futbolunun en elit golcülerinden biri olarak gösterilen Serhou Guirassy, Yattara'nın uzaktan akrabası. Yıldırım'ın hamlesi sonrası Yattara'nın, Guirassy'ye Fenerbahçe'yi ve Türkiye'yi öve öve bitiremediği, İstanbul devine transferi için bizzat referans olduğu iddia edildi.







YATTARA YEĞENİNDEN BAHSETMİŞTİ

Yattara, daha önce Türkiye'de verdiği bir röportajda yeğeninden gururla bahsetmişti:

- Guirassy daha küçükken onun çok büyük bir futbolcu olacağını biliyordum. Bendeki kumaşın aynısı onda da var.

Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro

Fenerbahçe’de seçim öncesi adayların kongre üyelerini ikna etmek için sarıldığı "yıldız transferi" vaatleri, ortaya astronomik bir fatura çıkardı

31.05.2026 18:14:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro
Fenerbahçe'nin kuracağı takımın sadece maaşı 128 milyon euro
Fenerbahçe'de seçim öncesi adayların kongre üyelerini ikna etmek için sarıldığı "yıldız transferi" vaatleri, ortaya astronomik bir fatura çıkardı.

Taraftara hayal ettirilen "Uzay Takımı"nın sadece yıllık net maaş yükü 128.2 milyon Euro'yu buluyor. Bonservis bedelleri ve imza paraları da eklendiğinde sürdürülemez bir mali uçuruma dönüşen bu dev operasyon, "Kongreyi kazanmak için her yol mübah mı?" sorusunu akıllara getiriyor.







Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesi adayların kongre seçmenini ve taraftarları ikna etmek için kullandığı anahtar kelime "transfer".

Vizyon projeleri, mali disiplin ya da altyapı yatırımları unutulurken adaylara yalnızca hangi yıldızları getirecekleri soruluyor. Onlar da her gün dünya futbolunun elit isimlerini bol keseden telaffuz ediyor.







İLK 11'İN MAAŞLARI 128 MİLYON EURO

Ancak ortada dolaşan isimleri alt alta yazdığımızda yüz milyonlarca Euro'luk operasyonların gerektiği, "Uzay Takımı" ortaya çıkıyor

İşte taraftara hayal ettirilen 11'in yıllık maaşları:

-Ederson (11 milyon Euro)
-Semedo (4.2 milyon Euro)
-Kim (12 milyon Euro)
-Skriniar (8 milyon Euro)
-Robertson (5 milyon Euro)
-Leao (15 milyon Euro)
-Kante (17 milyon Euro)
-Guendouzi (6 milyon Euro)
-Salah (20 milyon Euro)
-Guirassy (15 milyon Euro)
-Sörloth (15 milyon Euro) 

Yukarıdaki 11'in yıllık net maaş toplamı tam 128.2 milyon Euro!







BİR DE BONSERVİS BEDELLERİ VAR

Vergiler ve bonuslar hariç olan bu tutar, Fenerbahçe'nin mevcut bütçelerini katbekat aşıyor. İmza paraları ve kulüplerine ödenmesi gereken bonservis bedelleri ise işin bir diğer ürkütücü boyutu. Sözleşmesi bitecek oyuncularda dahi astronomik imza paraları konuşulurken, bonservisi elinde olmayan isimlerin maliyetleri şu şekilde öngörülüyor:

-Rafael Leão: 50 - 60 Milyon €
-Serhou Guirassy: 40 Milyon €
-Alexander Sörloth: 40 Milyon €
-Kim Min-jae: 30 - 35 Milyon €
-Mohamed Salah: Bedelsiz (Yüksek İmza Parası)
-Andrew Robertson: Bedelsiz (Yüksek İmza Parası)







BEKLENTİLERİN ALTINDA EZİLEBİLİRLER

Fenerbahçe kongre üyelerinin oyunu toplamak adına yaratılan bu transfer rüzgarı, camiada büyük bir heyecan yaratsa da işin ekonomi tarafı bu tablo için "sürdürülemez" diyor.







Adayların sadece isimler üzerinden yürüttüğü bu seçim kampanyası, "Kongreyi kazanmak için her yol mübah mı?" sorusunu akıllara getirirken, seçilecek yeni yönetimin bu beklentilerin altında ezilip ezilmeyeceği ise büyük bir merak konusu.

Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?

Fenerbahçe'de UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) ve harcama limitleri üzerine yürütülen tartışmalar, tüzük ve talimatlardan uzak, büyük bir bilgi kirliliğini beraberinde getiriyor

31.05.2026 17:44:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?
Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?
Fenerbahçe'de UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) ve harcama limitleri üzerine yürütülen tartışmalar, tüzük ve talimatlardan uzak, büyük bir bilgi kirliliğini beraberinde getiriyor.

Hakan Safi'nin yardımcısı Metin Sipahioğlu'nun kamuoyunu düzeltmeye çalışırken sunduğu "limit aşımında sadece basit ve sabit bir para cezası ödenir" algısı, UEFA'nın katı ve doğrusal olmayan "Mali Yaptırım Matrisi" ve transfer yasağından kupalardan men edilmeye kadar uzanan "Sportif Ceza Eşikleri" gerçeğiyle tamamen çelişiyor.

Türk futbolunun mali yapısı ve kulüplerin UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) karşısındaki durumu, spor kamuoyunda en çok dezenformasyona uğrayan konuların başında geliyor. Son dönemde Hakan Safi ve çalışma arkadaşı Metin Sipahioğlu'nun "limit aşımı ve cezalar" ile ilgili sözleri Fenerbahçe için "eyvah eyvah" denecek cinsten.







MESSI VE RONALDO ÖRNEKLERİ TEHLİKESİ

Sipahioğlu'nun, kamuoyundaki bazı iddiaları "baştan yanlış" diyerek düzeltmeye çalışırken sunduğu matematiksel formüller ve ceza oranları, UEFA'nın güncel mevzuatıyla karşılaştırıldığında ciddi yapısal yanlışlar barındırıyor.

Üstelik Hakan Safi'nin argümanlarını Avrupa dışı liglerde (MLS ve Suudi Arabistan) oynayan Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi üzerinden kurması, Fenerbahçe gibi doğrudan UEFA radarına giren kulüpler için tehlike çanlarının çalmasına neden olabilecek türden kafa karışıklığına işaret ediyor.







SİPAHİOĞLU'NUN İDDİALARININ ALTI BOŞ

Metin Sipahioğlu açıklamasında, limit aşımı durumunda ilk cezada "%10 ile %25", ikinci cezada ise "%25 ile %50" arasında sabit yüzdeli oranlar uygulanacağını ve bunun aşım tutarı üzerinden hesaplanacağını iddia ediyor. Ancak UEFA talimatlarında böyle düz ve sabit yüzdesel aralıklar bulunmuyor.







MALİ YAPTIRIM MATRİSİNİ ATLADI

UEFA, Kadro Maliyet Oranı ihlallerinde "Mali Yaptırım Matrisi" adı verilen, çarpan sistemine dayalı karmaşık bir mekanizma kullanıyor. Ceza miktarı; aşımın büyüklüğüne  ve kulübün son 3 yıldaki ihlal geçmişine göre belirlenen bir katsayı ile çarpılarak hesaplanıyor.

Kulüp ilk kez ihlal yapıyor olsa bile, eğer aşım miktarı UEFA'nın tolerans sınırlarını radikal biçimde aşıyorsa, ceza doğrusal bir yüzdeden çok daha ağır bir çarpanla katlanır. Dolayısıyla "Aşımın %20'sini öder, geçeriz" mantığı mevzuatla bağdaşmamaktadır.







"PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR" YOK

Sipahioğlu'nun modellemesinde olay sadece nakdi bir para cezası olarak yansıtılıyor... kulüplerin sıcak para ödeyerek bu süreçten sıyrılabileceği izlenimi doğuyor. Oysa madalyonun diğer yüzünde UEFA'nın "Önemli İhlal" kriteri var.

Eğer bir kulüp, limiti sadece ufak bir farkla değil, radikal bir şekilde delmişse, bu durum ilk ihlalde bile doğrudan sportif ceza mekanizmasını tetikler.

Bu sportif yaptırımlar arasında; Avrupa kupalarında yeni transferleri kadroya yazamama, transfer yasağı, puan silme ve en ağır aşamada kupalardan men edilme yer alır. UEFA, parayı veren kulübün kuralları sınırsızca çiğnemesine asla göz yummaz.







TRANSFER KARLARI ÇOK KRİTİK

Sipahioğlu, "Fenerbahçe'nin geliri 300 milyon euro, bunun %70'i harcanabilir" diyerek düz bir hesap yapıyor. Bu anlatım, Türk kulüplerinin en büyük can simidini denklemin dışında bırakıyor: Transfer Kârları.

UEFA'nın Kadro Maliyet Oranı formülünde payda kısmını (yani limitin hesaplandığı gelir tarafını) sadece bilet, yayın ve sponsorluk gibi standart işletme gelirleri oluşturmaz. Bu formüle "Oyuncu Satışından Elde Edilen Net Kâr" doğrudan eklenir.

Özellikle son yıllarda ciddi oyuncu satışları yaparak "transfer şampiyonu" olan Türk kulüplerinin gerçek limit potansiyeli, bu detay verilmediğinde eksik hesaplanmış olur. Kulübün harcama limitini yukarı çeken en dinamik unsur, oyuncu ihracatından gelen kârlardır.

İşte Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'de kuracağı sistem

Fenerbahçe’de teknik direktörlük koltuğu için geri sayım sürerken, Aykut Kocaman’ın Samandıra’da kurmayı planladığı devrim niteliğindeki 14 kişilik teknik kadronun şifreleri çözüldü! Sarı-lacivertli camianın efsane isimleri Volkan Demirel, Dirk Kuyt, Gökhan Gönül, Mehmet Topal, Pierre Webó ve Selçuk Şahin’i tek bir çatıda toplamaya hazırlanan deneyimli teknik adamın, Türk futbolunda ezberleri bozacak yeni yönetim modeli çok konuşulacak

31.05.2026 16:07:00
Haber Merkezi
İşte Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'de kuracağı sistem
İşte Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'de kuracağı sistem
Aziz Yıldırım seçilirse Fenerbahçe'de teknik direktörlük koltuğu için Aykut Kocaman ismi her geçen gün biraz daha öne çıkıyor. Kocaman geri dönerse Samandıra'da eşi benzeri görülmemiş bir teknik heyet modeliyle geri dönmeye hazırlanıyor.
 
Sarı-lacivertli kulübün efsane hocası, kulübe aidiyeti en üst düzeyde olan eski yıldızlardan kurulu 14 kişilik dev bir teknik departman kurguluyor.







ÇOK GÜÇLÜ BİR TEKNİK EKİP OLACAK
 
Gelen son bilgilere göre; Volkan Demirel'den Dirk Kuyt'a, Mehmet Topal'dan Gökhan Gönül'e kadar gündeme bomba gibi düşen bu isimlerin teknik ekipte üstleneceği roller netleşmeye başladı. Kocaman'ın sahada en güvendiği isimlerin başında, Samandıra'nın havasını ve kulüp dinamiklerini ezbere bilen Volkan Demirel ile Selçuk Şahin geliyor.







DEMİREL VE ŞAHİN KIDEMLİ YARDIMCILAR
 
Volkan Demirel: Kulübede Kocaman'ın "birinci yardımcısı" ve takımın motivasyon lideri olacak. Oyuncu grubuyla köprü kuracak olan Demirel, idari ve teknik yönetimde en yetkili isim olarak konumlanacak.
 
Selçuk Şahin: Şahin; taktik analiz, rakip analizi ve saha içi organizasyonlarda hocanın sağ kolu olarak "taktik deha" rolünü üstlenecek.







KUYT VE TOPAL'A ÖZEL GÖREVLER
 
Dirk Kuyt ve Mehmet Topal Fenerbahçe'nin küresel futbol ağına entegre edilecek.
 
Dirk Kuyt: Avrupa futbolundaki geniş network'üyle kulübün "Avrupa Operasyonları ve Global Yetenek Avcılığı (Scouting)" departmanının lideri olacak.
 
Mehmet Topal: Teknik heyete taktiksel destek vermenin yanı sıra, Doğu Avrupa ve Balkanlar bölgesindeki oyuncu izleme komitesine liderlik etmesi bekleniyor.







WEBO VE GÖNÜL'ÜN ROLLERİ DE NET
 
Her departmanın başına o bölgenin en iyisini getirme felsefesiyle savunma ve hücumu iki özel isme emanet edecek.
 
Pierre Webó: Sistemini çok iyi bildiği Kocaman'ın ekibinde "Hücum Varyasyonları ve Bireysel Gelişim Antrenörü" olarak golcüleri özel olarak çalıştıracak.
 
Gökhan Gönül: Yeni yapılanmada "Savunma ve Geçiş Blokları Antrenörü" rolüne kaydırılacak. Özellikle bek oyuncularının performans yönetimi ve modern futboldaki bek-kanat koordinasyonu ondan sorulacak.
 
TÜRK FUTBOLUNDA BİR İLK OLACAK
 
Aykut Kocaman'ın kafasındaki bu plan, alışılagelmiş "bir teknik direktör ve iki yardımcı antrenör" modelinin çok ötesinde... deneyimli teknik adam; Atletik Performans, Taktik Analiz, Bireysel Gelişim ve Global Scouting olmak üzere 4 ana departman kuracak. 
 
Eski efsane futbolcular kulübede sadece birer figür olarak değil; bu departmanların başındaki kurumsal "departman liderleri" olarak görev yapacak. Samandıra'da kurulacak bu profesyonel yapı, Türk futbolunda bir ilk olmaya aday.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.