logo
23 HAZİRAN 2026

Son nefeste söylemezse bu diller...

‘Son nefeste söylemezse bu diller, bütün cihan senin olsa ne fayda’ diyoruz ya! İşte bu sözü, bu son nefeste diyecek; Ey Şeytan, ey nefis dur, bakalım. Hayır, siz yalan konuşuyorsunuz. Asıl sevilen Allah'tır. Baki olan O’dur. O’na döneceğiz. O’ndan geldik. Nasıl? “Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enna Muhammeden abduhu ve resulühu”…

21.02.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Son nefeste söylemezse bu diller...
Son nefeste söylemezse bu diller...
'Son nefeste söylemezse bu diller, bütün cihan senin olsa ne fayda' diyoruz ya! İşte bu sözü, bu son nefeste diyecek; Ey Şeytan, ey nefis dur, bakalım. Hayır, siz yalan konuşuyorsunuz. Asıl sevilen Allah'tır. Baki olan O'dur. O'na döneceğiz. O'ndan geldik. Nasıl? "Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enna Muhammeden abduhu ve resulühu"…

Biz, O'nu çok zikredersek kalbimize O yerleşir, azalarımıza yerleşir, elimize, ayağımıza, gözümüze, kulağımız da. 'Allah der' Ne zannediyorsun sen? Esasen "yusebbihu lillahi mafis semavati vema fil ard"( Yerde ve gökte ne varsa hepsi Allah'ı zikreder).







Allah der, her şeyimiz Allah diyor

Cenabı Hakk'ın istediği, murat ettiği irademizle, dilimizle O'nu zikretmemiz değil mi? O'nu zikretmemizi, bunu istiyor bizden. Bunu yaparsak mesele tamamdır.

Ha! Şimdi bunu yapıp da, kalbimize zikri indirdiğimiz zaman, oraya yerleştiği zaman, zikir orada mekân tuttuğu zaman, o son andaki cebelleşmede, mücadelede, kavgada, hiç korkma, şeytanı mağlup edersin.

Niye? Eğer kalbinde o, seni mağlup ederse dimağında şuurunda vardır o hayal. Orada Allah dersin, orada la ilahe illallah, dersin. Hayır, orada yok, dilinde var, dilinde dersin, elinde dersin, onun için her tarafı yerleştirmek lazım, di mi efendim…







O tek hasmımızı mağlup edeceğiz zaten. O tek hasım mağlup olursa cemiyet meydanında da kötülük kalmaz. Herkes onu mağlup etmeye mükelleftir. Şu veya bu suretle ortaya çıkıyor, bazen insan suretinde. Bil ki tasarruf eden hep odur. Bizim nefsimizle eğer onunla mücadeleye karar verirsek ne ortada şu kalır, ne bu kalır.






Acı ve ıstırap kefarettir

Esasen Cenabı Hak, inanan kuluna son nefeste bir acı da verecek, ıstırap da verecek. O'nun kefaretidir.

Rasulullah Efendimiz hadis-i şeriflerinde öyle buyuruyor ve "müminin kefaretidir. Ne, ölüm" sıkıntısı, o cefası değil mi? Onu tertemiz Cenabı Hak istiyor. O anda onu temizliyor, öyle huzuruna alıyor"

Bir de bunun üstü bir hal var ki, Allah onu hepimize nasip etsin, böyle sevinerek koşarak, eğlene eğlene gider.

Hadi Allah'a ısmarladık ta, demez. Lan öyle bir aleme gidiyorum ki buradan ne olur, dercesine…







Bir gemi kalkar bu limandan

Yahya Kemal Beyatlı'nın (Allah rahmet eylesin) hep o şiir hatırıma gelir de, tam okuyamam onu. Bunda çok hoşuma gider sanki o anı anlatıyor:

"Artık demir almak günü gelmişse zamandan, meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol, sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli" diye devam ediyor…

Sure-i Yusuf'u okumasını bir mürşit, müridine tavsiye ediyor. Sebep de; Hazret diyor, Kur'an-ı Kerim'de her şeyin olduğunu söylüyorsunuz ancak ben, müminin ruhu yağdan, kılı çekersin gibi çıkar, hadisinin mealini Kur'an'da bulamadım.

O da buyuruyor, "Oğlum sure-i Yusuf'u oku. Gidiyor, okuyor, bulamadım, diyor. O zaman gene oku, diyor. Gidiyor, gene bulamadım, diyor. En sonunda buldum, neyi, diyor?

Hz. Yusuf'un güzelliğini müşahede edipte varlığından geçen kadınlar, ellerini kestiği zaman farkına varmadılar.

Demek ki insan, ruhunu teslim ederken Allah'ın cemalini müşahede ederse onlardan ruhun, bedenden çıkış ıstırabını duymazlar. Hah, bildin diyor, tam öğrendin, okudun bu sefer.







Aradan perdeyi kaldırmak

Şimdi efendim! İnsan eğer Rabbine dünya hayatında vuslata karar verdi, hep ona yürümek istiyor, gidiyorsa artık bir perde kalmıştır. Ölüm dediğimiz anda o perde de can hulkuma geldiği zaman açılır, gideceği yer seyredilir.

Gideceği alemde onun Rabbinin mekanı, Onun Rab'ının zatının, sıfatının, esma ilahisinin olduğu alem olduğu için şimdi düşün ki insan, en büyük gerçeği, en büyük hakikati bir anda perdenin açılışı ile seyrediyor.

Daha bir şey duyar mı ya? İşte kovanım yağma olsun, der zaman. Evet, doğrudur, çok doğrudur. Allah o hali hepimize nasip eylesin, böyle bir ölüm ihsan etsin.

Cenabı Hak, benim rahmetim sonsuzdur, diyor; "tubu ilellahi tevbeten nasuha". Günahınıza dönmeyecek şekilde tövbe edin Ben, sizi affedeyim;  Cenabı hak "Vallahi gafururrahim" Yeminle Ben affedicinin ta kendisiyim; Cenabı Hak, kullarını affetmek için bahane arıyor.







Mesele O'nun kapısına dönmektir. Döndüğümüz zaman O, bizi affeder. Onu istiyor. Zaten bizim evladımıza olan muhabbetimizin en az yedi misli demiştir.

O'nun en isyan etmiş kuluna düşün ki o, kuluna rahmet etmesin, onu affeder. Bu mümkün mü hatta ayet-i kerimede "la taknetu min rahmetillah"(10) Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.

Şimdi efendim! Bu o rahmeti biz anlatamayız. O mümkün değil. Anlatmak hiç mümkün değil, sonsuz bir kapıdır.

Hiç şu andan tezi yok, oraya girelim, sığınalım. Rahmeti zaten ne diyor? Eğer inkâr eden O'nun rahmetinin sonsuzluğunu bilseydi utanır, inkâr etmezdi. Rahmeti sonsuz ama müminde sabredecek. Öyle ama bir de O'nun azameti, kudreti var, kuvveti var. Onu düşünseydi oda ubudiyetten geri kalmaz." (Prof. Dr. Haydar Baş, 1994 Mesaj Tv'deki sohbetinden)

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.