logo
20 MAYIS 2026

Sorunlara adil çözüm istiyoruz

Video konferans yönetimiyle sınır hattındaki ve sınır ötesindeki birliklerin komutanları görüşen Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Türkiye olarak, Silahlı Kuvvetler olarak Ege’deki, Doğu Akdeniz’deki, Kıbrıs’taki bütün sorunlarımızı uluslararası hukuka uygun şekilde çözmek istiyoruz” ifadelerini kullandı
 

06.06.2020 17:20:00
 Sorunlara adil çözüm istiyoruz
 Sorunlara adil çözüm istiyoruz

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ile hudut bölgesindeki inceleme ve denetlemeleri kapsamında sınır hattındaki ve sınır ötesindeki birliklerin komutanları ile video konferans ve yüz yüze toplantı da gerçekleştirdi. Birlik komutanlarını tek tek dinleyen, hudut güvenliğinden, teröristle mücadele operasyonlarına kadar birçok konuda talimatlar veren Akar, FETÖ dahil tüm terör örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini belirtti. Bu mücadele herhangi bir tavizin, mücadele kararlılığında azalmanın söz konusu olmadığını, olmayacağını dile getiren Akar, şunları söyledi: "Milletimizin 'Peygamber ocağı' dediği Türk Silahlı Kuvvetlerinin pak, temiz olması lazım. Bu konuda herkese görev düşüyor. FETÖ ile ilk günden itibaren yapılan mücadele var. Artan şiddet ve tempoda bu vazife devam ediyor. Bu kriterler gelişiyor, geliştiriliyor. Ona göre tedbirler alınıyor. Bu konuda komutanların personeli hakkındaki kanaatleri de çok önemli Adli makamlarla, istihbarat makamları ile yakın ilişki için bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz."

Türkiye'nin istediği adil bir çözüm

TSK'nın tüm faaliyetlerinin yanı sıra Türkiye'nin Mavi Vatan'daki ve semalarındaki hak, alaka ve menfaatlerini de korumakla görevli olduğunu dile getiren Akar, şöyle konuştu: "Türkiye olarak, Silahlı Kuvvetler olarak Ege'deki, Doğu Akdeniz'deki, Kıbrıs'taki bütün sorunlarımızı uluslararası hukuka uygun şekilde çözmek istiyoruz. Uluslararası hukuk ne diyorsa, iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde, karşılıklı iyi niyete dayalı, saygıyla, sevgiyle karşılıklı nezaket çerçevesinde, hiçbir şekilde kimseyi tahrik etmeden, kimse kimsenin hakkına tecavüz etmeden barışçıl yöntemleri kullanmak suretiyle bütün sorunları çözelim. Bizim gayemiz, samimi gayretimiz, niyetimiz, maksadımız bu. Bu çerçevede Sayın mevkidaşımla yaptığımız görüşmelerde vardığımız mutabakata bağlı olarak arkadaşlarımız heyet halinde iki defa Atina'ya gittiler, orada toplantı yapıldı. Bir kez Türkiye'ye geldiler, burada görüştük. Aynı şekilde yine muhataplarımızı Ankara'ya bekliyoruz."

Kıbrıs milli bir mesele

Türkiye'nin Kıbrıs'taki tutumunun da belli olduğunu dile getiren Akar, "Yıllardan beri sürdürdüğümüz politikalarımız var. Kıbrıs'ın bizim milli meselemiz olduğunu herkesin bilmesi lazım. Orada da herhangi bir şekilde oldubittinin söz konusu olmadığını herkesin aklının bir tarafında tutması lazım. Orada da barışçıl yöntemler neyse, uluslararası hukuk neyi gerektiriyorsa konuşmalar, görüşmeler yoluyla bunları çözelim. Amacımız, gayretimiz bu. Gerektiğinde bu konuda Silahlı Kuvvetlerimiz kendisine verilecek her türlü görevi yapabilecek durumdadır" ifadelerini kullandı.

Yeni celpler başladı

Koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında önemli başarılar elde edildiğini, bu kapsamda terhis ve celplerin ertelendiğini anımsatan Akar, şu açıklamalarda bulundu: "Bu da gerçekten çok isabetli oldu ve çok başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. İnşallah bunu uygulayarak kazasız, belasız yeni normale geçmiş olacağız. Terhisler sıkıntısız tamamlandı, celplerin de kazasız, belasız tamamlanmasını temenni ediyorum. Bu konuda yapılması gereken ne varsa her türlü dikkat ve hassasiyeti ilk günden itibaren gösterdik göstermeye devam ediyoruz. Bu konuda sivil asker sağlık personeli ile sıralı komutanlarımızın rolü büyük olmuştur. Şimdi yeni celplerle gelecek yaklaşık 100 bin gencimize PCR testi yaptık. Bunun koordinasyonunu Sağlık Bakanlığı ile yaptık. Bu konudaki desteklerinden dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz. Tüm il ve ilçelerde 3-4 gün öncesinden PCR testi yapıldı, 'sağlam' denildikten sonra onların sevki başladı."

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP yönetimini topa tuttu

Kemal Kılıçdaroğlu, yayımladığı videolu mesajda CHP'nin "emanet" olduğunu vurgulayıp "arınma" ve "iç muhasebe" ifadelerini kullandı. Açıklamalarda parti içi süreçlere ve yargı tartışmalarına doğrudan değinilmemesi dikkat çekti

20.05.2026 13:30:00 / Güncelleme: 20.05.2026 14:16:37
Haber Merkezi
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP yönetimini topa tuttu
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP yönetimini topa tuttu
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yayımladığı videolu mesajında Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir miras değil "emanet" olduğunu belirtti. Partinin tarihine ve mücadelesine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, CHP'nin zor dönemlerden geçtiğini hatırlattı.

Kılıçdaroğlu konuşmasında CHP'yi "ulu çınar" olarak nitelendirerek, partinin "kirlenmişliğe sığınak olamayacağını" ifade etti. Gerektiğinde "arınma" ve "iç muhasebe" yapılabileceğini ancak partinin yolundan dönmeyeceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının tamamı ise şöyle:

"Değerli dostlarım, cesur yol ve dava arkadaşlarım. Ve bu güzel ülkenin vicdan sahibi asil yurttaşları. Bir milletin geleceği siyasetin aklıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla şekillenir. Milletin helal sofraları temiz siyasetle bereketlenir. Çünkü kirlenen siyaset önce vicdanı çürütür, sonra ahlakı yok eder ve en sonunda da gözünü milletin ekmeğine diker. İşte bu yüzden siyaseti temiz tutmak ve milletin sofrasına bereketi taşımak bu ülkede siyaset yapan herkesin namus borcudur.

Ve dostlarım, bu ağır sorumluluk herkesten önce ve herkesten daha fazla Cumhuriyet Halk Partililerin görevidir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi koca bir çınardır. Cumhuriyet Halk Partisi bu milletin yokluk içinden ayağa kalkma iradesidir. Darbeler görmüştür, boyun eğmemiştir. Kapatılmıştır, teslim olmamıştır. Baskılar yaşamıştır ama asla diz çökmemiştir. Teslim alınamamıştır.

Dostlarım, Cumhuriyet Halk Partisi kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olan ve milletimizin istiklal iradesinin üzerinde tecelli ettiği bir ruhtur. Ruhaniyete ihanet olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değildir. Partimiz bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez. Emanete kara çalınamaz.

Kardeşlerim, hele ki bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da. Ama yolundan asla dönmez. Çünkü bu yürüyüş bir iktidar yürüyüşüdür. Çünkü bu yürüyüş halkın umudunu yeniden ayağa kaldırma yürüyüşüdür.

Benden susmamı veya başka şeyler söylememi bekleyenler var. Beni iyi dinleyin. Kemal Kılıçdaroğlu milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez. Bin kere toprak olur da, bin kere çiçek açar, namuslu, dürüst evlatlarının elinde ama eğilip bükülmez. İftiralarınız da, tehditleriniz de vız gelir. Ben doğruyu söylerim. Ben hakikatin yanında dururum.

Bakınız, yetmiş yılı aşkın ömrünü bu halkın adalet kavgasına adamış, boğazından tek bir haram lokma geçmemiş ve evlatlarına bırakacağı tek mirası verdiği ahlak kavgası olan Bay Kemal'den hiç kimse başka bir şey söylemesini asla beklemesin. Aklımız nefsimize uymasın. Yolumuz dürüstlükten ayrılmasın. Rehberimiz vicdanımız olsun. Sağlıcakla kalın, benim sevgili yurttaşlarım."

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından en son 22 Kasım 2025 tarihinde video yayımlamıştı.

CHP'DEN KILIÇDAROĞLU'NA JET YANIT
 
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Kılıçdaroğlu'nun paylaştığı videoya ilişkin açıklamalarda bulundu:
 
"Videoyu tam izleyemedim, Erdoğan konuşurken paylaştı sayın Kılıçdaroğlu videoyu... CHP tertemiz bir partidir, böyle olduğu için biz kendisiyle kilometrelerce Ankara'dan İstanbul'a adalet yürüyüşü yaptık.
 
Cumhuriyet Halk Partisi tertemiz bir partidir. Tertemiz bir parti olduğu için biz kendisiyle kilometrelerce, Ankara'dan İstanbul'a Adalet Yürüyüşü yaptık. Niye? Seçilmiş bir milletvekili tutuklandığı için.
 
Bugün Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu da bu koltukta otursaydı; mesela iki dönem, üç dönem üst üste belediye başkanlığımızı yapan, kendi döneminde atanan çok kıymetli Zeydan Karalar tutuklandığında o da bizimle yürürdü. Ya da evinden gidip, Beylikdüzü'nden getirip "İstanbul'u kazanacaksın" dediği Sayın Ekrem İmamoğlu tutuklandığında yine Ankara'dan İstanbul'a beraberce yürürdük.
 
Biz bu yürüyüşü bir anlamda Türkiye'nin her yerinde yapıyoruz. Büyükçekmece, Kartal, Beşiktaş, Beylikdüzü… Bunların hepsi 2019'da atanmış belediye başkanlarımız. Beraberce atadık, el kaldırdık. Çok kıymetli Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'yla kaldırdık.
 
Kılıçdaroğlu elbette arınmadan bahsederken adaletin arınmasından bahsediyor. Yargının arınmasından bahsediyor. Kendisiyle, bizimle yürüyen yol arkadaşlarımızın haksız, hukuksuz iddianameler ve soruşturmalarla şu anda cezaevinde olduğu bir düzenin arınmasından bahsediyor Sayın Başkanım. Ben öyle algıladım.
 
Partimize yapılan tehditlerin bu ülkeyi kirlettiğini düşündüğünü görüyorum ben. Mesela butlan konusunda da benzer şeyleri algıladım. AK Parti'nin sipariş usulü partiye darbe diye bir kararı ahlaksızlıkla tanımladığını görüyorum.
 
Açıklamasında bunları görüyorum. Mutlak butlan kararıyla, AK Parti'nin siparişiyle hiçbir arkadaşımızın şerefini, haysiyetini ayaklar altına alarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin koltuğuna, Atamızın koltuğuna oturmayacağını söylediğini görüyorum Sayın Genel Başkanımızın.
 
O yüzden Adalet Yürüyüşü yaptığı Ankara'dan İstanbul'a; arkadaşları için, yol arkadaşları için…
 
Zeydan Bey bizim 2010 yılından beri yol arkadaşımız. Ekrem Bey 2010 yılından beri ilçe başkanımız. Ekrem Bey ilk ilçe başkanlığını çok kıymetli Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu döneminde kazandı, göreve başladı. Onun döneminde ilk ilçesini kazandı. Onun döneminde İstanbul'u iki kez kazandı.
 
Herhalde arınma derken ona yapılan komploları ve komplocuların yargıdan arınmasını demek istediğini görüyorum.

Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu

20.05.2026 11:44:00
Haber Merkezi
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar ise şöyle:

"Dün malum 19 Mayıs'tı. Bir milletin küllerinden yeniden doğmaya başladığı gün. Cesaret ile inancın vatan toprağında buluştuğu gün. Makamlara sarılmışların ardından milletin 'devlet başa' deme iradesidir. 19 Mayıs bir milletin içinde kopan fırtınadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de kuruluşunun ilk adımıdır. Kutlu ve mutlu olsun.

Bu milletin geleceğini ne mandacılar ne de yabancı ülkelerde yazılanlar kurtaracaktı. Bu vatanın çocukları kendi geleceklerini ne Saray hesaplarına ne de terör örgütünden medet umanların cazgırlığına teslim etmeyecektir.

"ÖCALAN'IN SON SUÇU SON ŞEHİDİMİZİN KATLİDİR"
Öcalan'ın son suçu son şehidimizin katlidir. Terörsüz Türkiye'nin yolu Türk milletinin iradesinden geçer. Hukukun üstünlüğünden geçer. Yasaklardan arınmış Türkiye'den geçer.

Ne şehit ne de gaziler feda ettikleri, her birimizin hayat vadettikleri için mübarektirler ve öyle yaşayacaklardır. Türk devletin geleceği bir terör hükümlüsünün dediklerine fena edilemez. Türk milliyetçiliği teröristi yeni sıfatlarda meşrulaştırmaya göz yummayacak. Herkes haddini bilecek.

"CUMHURİYET'İN SAVCILARINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM"
Öcalan'ın statüsü bellidir. Bir terör hükümlüsüdür. Ona rol biçilemez. Sarayın savcıları oturadursunlar, Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum. Malum şahısların ellerine tutuşturulan raporların dolaşıma sokullması da teröre yardımdır. Cumhuriyet'e sahip çıkmak için ey savcılar, ey bu milletin gençleri neyi bekliyorsunuz. Bu kardeşlik, barış değildir. Bu ihanettir.

Kardeşlik iddiası PKK'ya meşrulaştırmak değildir. Kürtleri PKK'nın temsil iddiasından kurtarmaktır. Örgüt baskısından kurtarmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle ilgili tek kurumu vardır o da milli güvenlik kurumudur. MGK'yı mı feshetmeye çağırıyorsunuz? Karnınızdan konuşmayı bırakın. Bu artık kesindir, sen içimizdeki İrlandalısın."

Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi

20.05.2026 09:32:00 / Güncelleme: 20.05.2026 09:39:03
AA
Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 5.6 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Battalgazi ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 7,03 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Malatya'da ihbar yok

Malatya Valisi Seddar Yavuz, AA muhabirine, tüm Malatya ve civarındaki illere geçmiş olsun dileklerini iletti.

Saha tarama çalışmalarının devam ettiğini anlatan Yavuz, "Şu ana kadar bir olumsuzluk ihbarı almadık. Arkadaşlarımız sahada tarama çalışması yapıyor. Herkese geçmiş olsun, Allah böyle afetleri kimseye yaşatmasın." diye konuştu.

Civar illerden hissedildi

Deprem, Malatya'nın yanı sıra Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Elazığ, Kayseri ve Sivas'tan da hissedildi.

Sarsıntının hissedilmesiyle vatandaşların binalardan ayrılmaya çalıştıkları ve boş alanlarda bekledikleri görüldü. 

AFAD'dan depreme ilişkin açıklama

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Malatya'nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin, Adıyaman, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa'da da hissedildiğini, halihazırda deprem sonrası olumsuz bir durum bulunmadığını bildirdi.

AFAD'ın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da meydana gelen ve Adıyaman, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa illerimizde de hissedilen 5,6 büyüklüğündeki deprem sonrası an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız."

Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri

Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

19.05.2026 19:43:00
İhlas Haber Ajansı
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

Kastamonu'da 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Program, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı. Kuşcu, "Milletimizin bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, umutların yeniden filizlendiği, tarihimizin en anlamlı dönüm noktalarından biri olan 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın 107. yılını büyük bir gurur ve coşkuyla kutlamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi.

Atatürk'ün bu anlamlı günü gençlere emanet etmesinin tesadüf olmadığını belirten Kuşcu, gençlerin ülkenin geleceğinde sanat, spor, kültür, bilim ve teknoloji alanlarında önemli görevler üstleneceğini ifade etti.

Öğrenciler tarafından şiirler okundu, spor ve halk oyunları gösterileri sergilendi. Yaklaşık 350 öğrencinin katıldığı gösteriler, tribündeki vatandaşlardan alkış aldı.

Kutlamalarda en büyük ilgiyi ise Jandarma Komando Eğitim Merkez Komutanlığı Gösteri Birliği'nin gösterisi gördü. Komandoların silahlı hareketleri, kule inişi, yakın dövüş ve senaryo destekli operasyon gösterileri izleyenlerden beğeni aldı. Nefes kesen gösteriler sırasında heyecan dolu anlar yaşandı. Vatandaşlar, komandoların performansını cep telefonu kameralarıyla kaydetti.

Programa Vali Meftun Dallı ve il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Gıda raflarına bakanlık ayarı

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda israfını önlemek için Son Tüketim Tarihi ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi uygulamalarını ayırdı. Son tüketim tarihi geçen riskli ürünler raftan tamamen menedilirken, tavsiye edilen tüketim tarihi geçen gıdalar indirimli özel reyonlarda satılabilecek

19.05.2026 17:43:00
Haber Merkezi
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketlerindeki tarih kargaşasını önlemek ve gıda israfının önüne geçmek amacıyla market raflarında tarihi geçmiş ürünlerin satışına yönelik radikal bir düzenlemeyi hayata geçirdi.

81 ildeki gıda esnafına, sanayicilere ve belediyelere gönderilen yeni talimat doğrultusunda, marketlerde Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) yönetimi tamamen birbirinden ayrılıyor ve TETT'si geçen bazı ürünlerin israf edilmemesi için "özel reyon" şartı getiriliyor.

Yeni prosedür

Bakanlığın attığı bu adım, tüketicilerin en çok yanıldığı iki kavram arasındaki çizgiyi kesin olarak netleştiriyor.

Süt, peynir, yoğurt, tereyağı, et ve et ürünleri gibi mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve halk sağlığı riski taşıyan gıdalarda STT kriteri tavizsiz uygulanacak. Son Tüketim Tarihi bir gün bile geçmiş ürünlerin rafta bulundurulması kesinlikle yasak olup, tespit edilen işletmelere ağır idari para cezaları kesilecek.

Bakliyat, makarna, un, şeker, bitkisel sıvı yağlar ve çay gibi kolay bozulmayan, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi geçtiğinde sadece aroma veya tazelik gibi kalite kaybı yaşayan gıdalar için ise yeni bir formül geliştirildi. Bu ürünler, tadı ve kokusu bozulmamış olmak kaydıyla marketlerde kurulacak "özel reyonlarda" uygun fiyatlarla halka arz edilebilecek.

Amaç, tonlarca gıda israfını önlemek

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilendirici kılavuzlarda, tüketicilerin sadece Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ibaresi geçtiği için aslında tamamen güvenilir ve yenilebilir olan tonlarca gıdayı çöpe attığı vurgulanıyor. Bu düzenleme ile hem milyarlarca liralık ekonomik kaybın önüne geçilmesi hem de dar gelirli vatandaşların güvenilir gıdaya daha uygun fiyatlarla ulaşması hedefleniyor.

Ambalajlarda bilgi şeffaflığı artıyor

Düzenleme sadece reyon ayrımıyla sınırlı kalmıyor. Bakanlık, tüketicilerin etiketleri okurken yanılgıya düşmemesi için gıdanın adı ve net miktarının ambalajın en görünür yerinde (temel görüş alanında) yer almasını zorunlu kıldı. Tüketicinin doğrudan görebileceği bu yeni tasarım formatına uymayan eski etiketli ürünler, raf ömrüne bakılmaksızın 31 Aralık 2026 tarihinden sonra piyasada barındırılmayacak.

Gıda denetim ekipleri, 81 ilde marketlerin bu kurallara uyup uymadığını, özel reyonların standartlarını ve Son Tüketim Tarihi takibini sıkı abluka altına almış durumda.

Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı

Elazığ'da dün 23 şüphelinin gözaltına alındığı özel sağlık kuruluşlarına yönelik operasyon çerçevesinde Medikal Hospital'da yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların cihazlara bağlı olmadığı ve tüm cihazların hasta varmış gibi açık gösterildiği ortaya çıktı

19.05.2026 13:25:00
İHA
Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı
Yoğun bakım hastalarının cihaza bağlı olmadığı ortaya çıktı
Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Elazığ İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Elazığ Medikal Hospital, Eyşan Özgü Bakım Merkezi ve Dünya Diyaliz Merkezi mercek altına alındı. Yapılan çalışmada, kuruluşların mevzuata aykırı işlemler yaptığı, kamu zararına sebebiyet verdiği ve haksız kazanç sağladığı belirlendi. Ardından jandarma ekipleri tarafından düğmeye basıldı ve dün düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda aralarında doktor, hemşire, hastane çalışanı ve kamu personelinin de olduğu 23 şüpheli gözaltına alındı. 18 ev ve 3 iş yerinde detaylı aramalar yapılarak tüm evraklara el konuldu. Ayrıca devam eden soruşturma kapsamında Elazığ Medikal Hospital ve Özel Doğu Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Ali Ş.'de dün akşam saatlerinde Kırıkkale'de ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı.






Elazığ Medikal Hospital'ın yoğun bakımda bir personel tarafından cep telefonu ile çekilen görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde yoğun bakımda yatan hastaların cihaza bağlı olmadığı ve diğer tüm cihazların da hasta varmış gibi gösterilerek çalıştırıldığı görüldü.








"Hepsini mi göstermişler. Burada hasta bile yok"

Personelin ise çekim yaparken, "Bunlar bir yolunu bulur. Kaç kişi geldi çıktı kaç kişi parasını aldı. Benim içerde 3 aylık param var. Ağlamayana mama yok. Kapıda gördüm, ben pazartesi Dünya Diyalize gitmem. Saat 09.00'da buradan çıkacağım. Sabah 5'te uyandım. Diyor ki 'Hayır gideceksin' Ne yapacağım o zaman ekmeğimden olacağım. Bu istifa ettirmek için mobing. Makineye bağlı falan değil. Buda makineye bağlı değil. Hepsini mi göstermişler. Burada hasta bile yok" ifadelerini kullandığı duyuldu.

Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi

CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, 23 Aralık 2025'te Ankara'da düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı dâhil 8 kişinin hayatını kaybettiği uçak kazasına ilişkin sabotaj iddialarını güçlendiren çok kritik uçuş kayıtlarını paylaştı

19.05.2026 11:20:00
Haber Merkezi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
23 Aralık 2025 tarihinde Ankara sınırları içinde düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Ahmed el-Haddad ile beraberindeki heyetin ölümüne yol açan uçak kazasıyla ilgili gizem perdesi aralanıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, kazanın arkasında bir sabotaj ihtimalini doğrudan güçlendiren resmi uçuş belgelerini ve çarpıcı radar kayıtlarını kamuoyu ile paylaştı.

Yavuzyılmaz'ın FlightRadar verilerine dayandırdığı belgelere göre, olay günü havalimanında uluslararası havacılık kuralları çiğnenerek yan yana getirilen yabancı jetlerden şüphelisinin, kazanın hemen ardından İsrail'e gittiği kesinleşti.

'Kör noktada' şüpheli buluşma

Haber kaynağı olan açıklamalara göre, olayın kronolojik gelişimi ve güvenlik ihlalleri zinciri şu şekilde gerçekleşti:

1 No'lu Apron Yerine 5 No'lu Apron: Libya Genelkurmay Başkanını taşıyan uçak, 22 Aralık'ta Esenboğa Havalimanı'na iniş yaptığında, teamüllere göre yabancı devlet yetkililerinin ağırlandığı güvenli "1 No'lu apron" yerine; havalimanının en uzak ve adeta kör noktası olarak bilinen "5 No'lu aprona" park ettirildi.

İsrail Jeti Aynı Apronda: 23 Aralık günü Libya askeri heyeti ve mürettebatı otelde istirahat ederken, diplomatik ilişkisi bulunmayan düşman bir ülkeye ait 4X-CNA tescil numaralı şüpheli bir jet de aynı 5 No'lu aprona giriş yaptı.

1 Saat 41 Dakikalık Gizemli Süre: Uluslararası güvenlik ve havacılık protokollerine tamamen aykırı olan bu durum neticesinde, iki uçak apronda tam 1 saat 41 dakika boyunca yan yana kaldı.

Ard Arda Kalkış ve Kaza: Sürenin dolmasıyla birlikte önce şüpheli jet Esenboğa'dan havalandı. Ondan kısa bir süre sonra kalkış yapan Libya heyetini taşıyan uçak ise havalandıktan yalnızca 15 dakika sonra Ankara'nın Haymana ilçesi yakınlarında düşerek çakıldı. Kazada uçaktaki 8 kişiden kurtulan olmadı.

Uçuş kayıtları İsrail'i işaret ediyor

Deniz Yavuzyılmaz, daha önce gündeme getirdiği bu güvenlik ihlallerinin ardından, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) kameralarının da olay günü çalışmadığını iddia etmişti. Yavuzyılmaz, sabotaj iddialarını bir üst boyuta taşıyan son uçuş kayıtlarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Sabotaj ihtimalinin gündeme geldiği bu güvenlik ihlallerinin ardından; İşte bu şüpheli jetin, Libya uçağının düştüğü olay günü, Esenboğa'dan çıkış yapıp hangi ülkeye gittiğini tespit ettik. İsrail'e! Kaynak: 23.12.2025 tarihli Flight Radar 4X-CNA tescil no'lu jetin uçuş kayıtları."

Güvenlik zafiyeti Meclis gündeminde

Daha önceki araştırmalarında bu şüpheli jetin Ankara'ya gelmeden önce Kudüs'teki üçlü ittifak toplantısıyla ilişkili olarak Tel Aviv, Atina ve Larnaka hatlarında uçuş yaptığını da belgeleyen CHP'li Yavuzyılmaz, hükümete güvenlik protokollerinin neden işletilmediği konusunda sert sorular yöneltti.

Uluslararası diplomatik ve askeri dengeleri sarsacak nitelikteki bu iddiaların ardından, havacılık uzmanları ve adli makamların Esenboğa'daki kaza kırım ve radar kayıtlarına ilişkin incelemelerini derinleştirmesi bekleniyor.


6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti

Mersin'in Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde eski eşinin de aralarında olduğu 6 kişiyi silahla vurarak öldüren zanlı sıkıştırıldığı bir evde yakalanacağını anlayınca intihar etti

19.05.2026 10:37:00
Anadolu Ajansı
6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti
6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti

Mersin'de lokanta ve farklı mahallelerde düzenlediği silahlı saldırılarda aralarında eski eşinin de olduğu 6 kişiyi öldürüp, 8 kişiyi yaralayan saldırgan, saklandığı yerin jandarma ekiplerince sarılmasının ardından tabancasıyla intihar etti.

Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde dün işlediği cinayetlerin ardından kaçan Metin Öztürk'ün (37) otomobili gece saatlerinde Karakütük Mahallesi kırsalında bulundu.

Çokak mevkisindeki ormanlık alana yakın bir ikamette saklandığı belirlenen saldırganın etrafı İl Jandarma Komutanlığı ve jandarma özel harekat ekiplerince sarıldı.

Bölgeyi helikopter ve insansız hava araçlarıyla da kontrol altında tutan ekipler, Metin Öztürk'ün tabancasıyla intihar ettiğini belirledi.

Ekiplerin olay yerindeki incelemesi sürüyor.

Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi'nde sokakta yürüyen eski eşi Arzu Özden'i (32) tabancayla öldüren Metin Öztürk, Tarsus ilçesindeki farklı mahallelerde lokanta sahibi Sabri Pan'ı (30) ve iş yerinde çalışan Ahmet Ercan (18), hayvan otlatan Yusuf Oktay (16), motosikletli Abdullah Koca (50) ile bir akaryakıt istasyonunda bekleyen tır şoförü Gökay Selfioğlu'nu öldürmüş, kaçış güzergahında 8 kişiyi yaralamıştı.

Mersin Valiliği saldırganın, madde bağımlılığı kaynaklı birçok hastane girişinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğunun tespit edildiğini açıklamıştı. 

Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı

Hatay'da polis ekipleri tarafından takibe alınan 2 araçta yapılan aramada 16 kaçak göçmen yakalanırken, olayla ilgili yakalanan 3 organizatör tutuklandı

19.05.2026 10:02:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı
Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı
Araç sürücüsüne trafik kurallarını ihlalden 15 bin TL ceza uygulandı.







Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yapılan çalışmalar aralıksız sürüyor. Polis ekiplerinin çalışmalarında 16 Nisan tarihinde Belen-İskenderun yolu üzerinde takip neticesinde durdurulan minibüs içerisinde yapılan aramada, Türkiye'de geçerli oturma izni olmadığı anlaşılan 16 yabancı uyruklu göçmen yakalandı.








Olayla ilgili olarak 3 organizatör yakalanarak gözaltına alındı ve çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi. 






Ayrıca, araç sürücüsüne trafik kural ihlallerinden 15 bin TL idari para cezası yazılarak araç trafikten men edildi. Yakalanan yabancı uyruklu göçmenler gerekli incelemeler sonrası İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı


 
Cumhurbaşkanı Kararı ile 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı. Karar detaylı olarak Resmi Gazete'de yer aldı. Özellikle Muğla'nın Fethiye ve Marmaris ilçeleri dikkat çekiyor. Diğer illerde ise maden yatakları öne çıkıyor. 

19.05.2026 09:52:00 / Güncelleme: 19.05.2026 10:14:17
HASAN GÜNDOĞDU
 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı
 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı

FOTO ALTI: Marmaris'te Çamlı Mahallesi

Artvin, Aydın, Balıkesir, Bingöl, Bursa, Denizli, Elazığ, Gümüşhane, Karabük, Kocaeli, Kütahya, Malatya, Mersin, Muğla, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak ve Zonguldak illerinde bazı alanların orman sınırları dışına çıkarılması kararlaştırıldı.
Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yeni ormanlar yapılacak

Orman sınırları dışına çıkarılan alanların iki katından az olmamak üzere devletin hüküm ve tasarrufu altında veya hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlardan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek üzere tahsis yapılacak.

Kararda neler var?

Resmi Gazete'nin 19 Mayıs nüshasında kararın krokileri de yer alyor. Buna göre Muğla'nın Fethiye ilçesinde Patlangıç Mahallesi'ndeki ormanlık alan ortadan kaldırılacak. Yine Marmaris'ın doğa harikası Çamlı ve Çetibeli mahallelerinde de benzer bir durum yaşanacak. Bu alanlara turizm tesisinin kurulup kurulmayacağı şimdilik bilinmiyor. Muğla'da Seydikemer İlçesi'nde Uğurlu Mahallesi, Yatağan İlçesi Yukarıyayla Mahallesi de karar kapsamında yer alıyor.
Trabzon'da ise Akçaabat İlçesi Kirazlık Mahallesi, Araklı İlçesi Kayacık Mahallesi, Tonya İlçesi İskenderli Mahallesi de karar kapsmında bulunuyor.

Kizirnos neden listede?

Araklı'da Kayacık Mahallesi (eski adı 
Kizirnos) Araklı ilçe merkezine ise 30 kilometre mesafede bulunuyor. Mahallenin ekonomisi ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılığa dayanıyor. Maden yatağı var mı? Var... Araklı'da altın, bakır yatakları mevcut... 
 
Altın İşletmeleri üç yıl önce Araklı ilçesindeki Karadere Vadisi'nde birbirine üçer kilometre mesafede üç ayrı maden projesi için başvuru yapmıştı. Altın İşletmeleri'nin ÇED süreci için hazırladığı proje dosyasına göre, Çiftepınar ve Sularbaşı mahalleleri sınırları içinde 18 bin 930 dönümlük işletme ruhsatı alanı içerisindeki 182 dönümlük alanda açılacak maden işletmesinde bakır ve demir cevheri çıkarılacak
 
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.