logo
14 EYLÜL 2026

Sosyal fobi hayatınızın kâbusu olmasın

Kişi bu korkunun yaşanmasından kurtulmak için bu tür sosyal ortamlara girmekten kaçınır

06.09.2019 00:00:00
 
 Sosyal fobi hayatınızın kâbusu olmasın
 Sosyal fobi hayatınızın kâbusu olmasın
 
Sosyal fobi hayatı kâbusa çeviriyor   
 
  Psikiyatri Uzmanı Dr. Mustafa Güveli, sosyal fobinin iki farklı şekilde görüldüğünü belirterek, "Sosyal fobi hayatı kâbusa çeviriyor" dedi.   

  Derin Psikiyatri'den Psikiyatri Uzmanı Dr. Mustafa Güveli, sosyal fobinin sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu, performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme ya da küçük düşme korkusunun yaşanması olduğunu ifade ederek, "Kişi bu korkunun yaşanmasından kurtulmak için bu tür sosyal ortamlara girmekten kaçınır. Kaçınma nedeniyle kişinin sosyal mesleki ya da aile yaşamı etkilenir" diye konuştu. 
 
Sosyal fobinin genel ve özel olarak iki şekilde görüldüğünü kaydeden Dr. Güveli, şu bilgileri verdi: 
 
"Genel korkular hemen her durum için geçerlidir. Özel; yalnızca özel bazı durumlar için geçerlidir. (Başkalarının önünde imza atmak, yemek gibi). Sosyal fobide en sık karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir; çarpıntı, titreme, terleme, kaslarda gerginlik, midede rahatsızlık hissi, göğüste sıkıntı hissi, sıcak ya da soğuk basması, başta ağırlık hissi ve baş ağrısı.

Bu durumda kişi zaman içerisinde bu belirtilerle yaşamaya alışabilir. Ancak hayatının değişik alanlarını kısıtlamaya başlayan belirtiler bir gün iş güç yapmayı da engellemeye başlarsa işi için tedavisi şart bir durum haline gelir. Yaşanan bu belirtiler kişide derin bir korku ve heyecan hali ile birlikte görülür.

Korkulan durumlardan kaçınma davranışı genellikle çok belirgindir. Ve bazen tam bir sosyal yalnızlıkla sonuçlanabilir. Korkulan durumlarda kaçınmak için olmadık şeyler yaparlar. Bir seminer vermesi gereken kişinin seminer iptal olsun diye ayağının kırılmasına bile sevineceğini söylemesi, hatta bunun için dua ettiğini söylemesi olayın ne kadar sıkıntı verici olduğunu anlatmak için yeterli olur sanırım." 
 
Psikiyatri Uzmanı Dr. Mustafa Güveli, sosyal fobisi olanların genelde topluluk önünde konuşmak, bir işle uğraşırken seyredilmek, başkalarının önünde yemek yemek-içmek, otorite konumundaki kişilerle temas etmek, misafir kabul etmek, başkaları ile tartışmak, toplulukta telefonla konuşmak, tanımadığı kişilerin gözlerinin içine bakmak, ilgi odağı olmak,  başkalarının önünde yazı yazmak gibi durumlarda sosyal fobi belirtilerini yoğun olarak yaşadıklarını söyledi.

Dr. Güveli, sosyal fobi belirtilerini bazen kişinin kaygı belirtilerinden birisi imiş gibi düşünebildiğini belirterek konuşmasını şöyle tamamladı: 

  "Korkulan durumdan kaçma davranışı genellikle çok belirgindir. Tam bir sosyal yalnızlığa yol açabilir. Başlangıç yaşı sosyal fobide çok erkendir. Hastaların yüzde 40'ında başlangıç yaşı 10'un altındadır. Hastaların yüzde 95'inde ise başlangıç 20'nin altındadır.

Okul fobisi olan çocukların yüzde 40'ında ise sosyal fobi olduğu belirtilmektedir. Sosyal fobinin başlama yaşının erken olması ciddi sorunlar doğurur. Okul başarısı etkilenir. Bazıları okulu bırakmak zorunda kalır. Yine birçok psikiyatrik rahatsızlığın ortaya çıkmasına da yol açabilir.

Bunların içinde en önemlisi depresyon, alkol bağımlılığı ve ilaç bağımlılığıdır. İntihar düşünceleri ve girişimleri sosyal fobide yaşanan sıkıntıya bağlı olarak sık görülmekle birlikte sosyal fobiye başka psikiyatrik rahatsızlıklar ilave olduğunda daha da artmaktadır. Dolayısıyla sosyal fobi bir an önce tanınmalı ve tedavi edilmelidir." 
 

Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri ifade verdi

MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin "bilgi sahibi" sıfatıyla adliyeye gelen Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri ifade verdikten sonra adliyeden ayrıldı

14.09.2026 18:00:00 / Güncelleme: 14.09.2026 18:03:38
İhlas Haber Ajansı
 
Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri ifade verdi
Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri ifade verdi
Silivri Cezaevi'nde 2011'de hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin "bilgi sahibi" sıfatıyla adliyeye gelen Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri adliyeden ayrıldı. Senaristler, adliye çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtsız bıraktı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye gelmişti. Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan biten ifade işlemlerinin ardından adliyeden ayrıldı. Senaristler, adliye çıkışında basın mensuplarının sorularını cevapsız bıraktı.

Erdoğan: 'Pırıl pırıl bir gençlik filiz veriyor'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerimizle, evlatlarımızla her buluşmamızda şuna şahit oluyorum. Birileri sürekli kötümser senaryolar yazsa da gerçekten başarılı, dünyayı takip eden, teknolojiyi iyi kullanan, kendini geliştirmeye çalışan pırıl pırıl, ışıl ışıl bir gençlik filiz veriyor" dedi

14.09.2026 17:20:00
AA
 
Erdoğan: 'Pırıl pırıl bir gençlik filiz veriyor'
Erdoğan: 'Pırıl pırıl bir gençlik filiz veriyor'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Anadolu Lisesi'nde "2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Açılışı ve Ankara'da Yapımı Tamamlanan Eğitim Yatırımlarının Toplu Açılış Töreni"ne katıldı.

Yeni bir eğitim-öğretim yılının heyecanını, umudunu ve sevincini hep birlikte yaşadıklarını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu tatlı heyecanı, 42 yıllık geçmişiyle Başkent Ankara'nın en gözde eğitim kurumlarından biri olan Gazi Anadolu Lisesi'nde sizlerle beraber yaşamaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Geçen hafta ilkokul ve ortaokul ilk sınıfları ile anaokullarımızı neşeyle dolduran yavrularımız uyum haftası kapsamında okullarına başlamıştı. Bugün de 'Mayamız Birlik İlk Dersimiz Kardeşlik' temasıyla tüm öğrencilerimiz okullarıyla buluştular. Öncelikle 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı'nın öğrenci ve öğretmenlerimiz başta olmak üzere eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum."


"Çocuklarımızın başarı grafiği her yıl yükseliyor"


Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan öğretmenlere selamlarını gönderen Erdoğan, hayat yolculuklarında çocukların ellerinden tutan, onların yolunu ve ufkunu aydınlatan tüm hocalara şükranlarını sundu.

Vazifeleri sırasında şehit düşen, afet ve kazalarda hayatını kaybeden, ebediyete uğurladıkları tüm eğitim neferlerini rahmet ve minnetle yad eden Erdoğan, "Rabbim ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin." dedi.

Bugünkü programda olduğu gibi her eğitim-öğretim yılı başlangıcında zihni açık, ufku geniş, bilgili, kültürlü, donanımlı, özgüven sahibi nesillerin yetişmekte olduğunu görmenin bahtiyarlığı içerisinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Gençlerimizle, evlatlarımızla her buluşmamızda şuna şahit oluyorum. Birileri sürekli kötümser senaryolar yazsa da gerçekten başarılı, dünyayı takip eden, teknolojiyi iyi kullanan, kendini geliştirmeye çalışan pırıl pırıl, ışıl ışıl bir gençlik filiz veriyor. Sadece eğitimde değil, sporda, sanatta, bilimde ve diğer alanlarda maşallah çocuklarımızın başarı grafiği her yıl yükseliyor. İşte en son az önce de ekranda ifade edildiği gibi PISA 2025 sonuçları bu tespitimizi bir kere daha teyit etti. 91 ülkenin katıldığı PISA 2025 Raporu'na göre, Türkiye fen bilimleri, matematik ve okuma becerileri alanında OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran ülke oldu. Türkiye'nin her üç alandaki başarı sıralaması yüzde 50 oranında arttı. Her üç alanda da performansını anlamlı düzeyde artıran tek ülke olduk. Fırsat eşitliği açısından ise avantajlı ve dezavantajlı öğrenci grubunda performansını yükselten tek OECD ülkesi Türkiye'ydi. PISA sonuçlarının eğitim camiamıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu başarılı sonucun alınmasında emeği geçen tüm öğretmen, öğrenci ve velilerimizi gönülden tebrik ediyorum."


"Ne yapıyorsak öğrencilerin başarısı için yapıyoruz"


"Burada şunu da üzülerek söylemek durumundayım. Milletçe hepimizi sevindirmesi gereken bu başarıyı maalesef birilerinin karalamaya, küçümsemeye, önemsizleştirmeye çalıştıklarını da görüyoruz. Hayata yalnızca siyasi ve ideolojik çıkarlar üzerinden bakan bu kompleksli zihniyeti kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz onları umursamıyoruz. Siz de moralinizi bozmalarına izin vermeyin. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak kıvanç kaynağımız olan tüm öğrenci ve öğretmenlerimizle iftihar ediyoruz. İstikbalimizin güvencesi olarak gördüğümüz her bir evladımızın bugün bir kez daha alnından öpüyor, hepsini muhabbetle kucaklıyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrenci ve öğretmenlere hitaben, "Şunu bilmenizi isterim ki ne yapıyorsak sizlerin başarısı için yapıyoruz. Çocuklarımızın daha müreffeh, daha güçlü, itibarlı ve kalkınmış bir ülkede yaşaması için yapıyoruz. Gençlerimizin hayallerine giden yolu ardına kadar açmak için yapıyoruz. Öğretmenlerimizin bilgi ve birikimlerini öğrencilerine tam ve eksiksiz bir şekilde aktarabilmeleri için yapıyoruz." diye konuştu.


"Hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime ayırdık"


Göreve geldikleri günden itibaren eğitime özel önem verdiklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her şey eğitimle başlar dedik. Eğitim olmazsa diğer her şey eksik kalır, yarım kalır dedik. Hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime ayırdık. 2002 yılında merkezi bütçeden eğitime ayrılan pay yüzde 7,6 ile dördüncü sıradayken son 24 yıldır hep ilk sırada oldu. Hatta bu payı iki katına çıkararak, 2026 yılında yüzde 15,33'e ulaştırdık. 2002 yılında 343 bin olan derslik sayısı bugün 626 bine çıktı. Bakınız sadece Ankara'mızda son iki yılda yatırım tutarı 1 milyar 989 milyon lirayı bulan tam 30 yeni okul açtık. 544 yeni dersliği hizmete verdik. Bugün aynı zamanda bunların toplu açılışını sizlerle birlikte gerçekleştiriyoruz. Yeni okullarımızın şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum."

Tüm yatırımlarının ve bütün çabalarının yarının Türkiye'sini en iyi, en modern, en dayanıklı şekilde inşa etmek için olduğunu belirten Erdoğan, "Bunlar, hangi gelir seviyesinden olursa olsun, evlatlarımızın tamamının eşit ve adil eğitim imkanlarına sahip olması içindir. Bunlar, eğitime hayat veren sınıfın kalbi ve ruhu olan öğretmenlerimizin görevlerini gönül huzuruyla yerine getirebilmeleri içindir. Bunlar, Çankaya'dan Sincan'a, Mamak'tan Keçiören'e Ankara'mızın her ilçesinde çocuklarımızın daha iyi şartlarda eğitim görmesi içindir." şeklinde konuştu.


"Eğitim kalitesini artırmak için imkanları seferber ettik"


Eğitimde fırsat eşitliğini yaygınlaştırmak, eğitimin kalitesini artırmak için her türlü imkanı seferber etmiş durumda olduklarını belirten Erdoğan, "2003'ten bu yana yürüttüğümüz Ücretsiz Ders Kitabı Projesi'yle okullar açıldığında kitapları evlatlarımızın sıralarında hazır ettik. Bugüne kadar 4 milyar 306 milyondan fazla ders kitabını öğrencilerimizle buluşturduk. İnşallah bundan sonra da Ankara'yla birlikte Türkiye'nin eğitim altyapısını güçlendirmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

Erdoğan, öğretmen ve öğrencilere seslenerek, şu ifadeleri kullandı:

"İnsanı diğer canlılardan ayıran, kendi hakikatinin farkına varabilmesidir. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırma kabiliyeti fıtratımıza yerleştirilmiş bir pusuladır. Maarif, bu pusulayı ince ayarla geliştirip insanın içindeki o cevheri açığa çıkarma mücadelesidir. İnsanın içindeki öz hiçbir çağda değişmez.

Değişen, sadece onu hayata taşıma tarzımızdır. Değişen, çocuklarımıza neyi, hangi usulle öğrettiğimiz, hangi imkanlarla onları donattığımız, hangi becerilerle öğrencilerimizi teçhiz ettiğimizdir."

Küresel rekabetin kızıştığı, bilim ve teknolojinin mesafeleri ortadan kaldırdığı yeni bir dünyada yaşadıklarını vurgulayan Erdoğan, "Biliyoruz ki bugünün ve geleceğin dünyasında ilerlemenin, kalkınmanın, uluslararası rekabette öne geçmenin yolu eğitimde alınan mesafedir. Sadece bu yeni dünyada başarılı olmak için değil, ayakta kalmak için de nitelikli eğitime ihtiyacımız var." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için yapılması gerekenlerin aslında belli olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bir defa öğrencilerimizin vizyonu, ufku, zihni öncelikle olabildiğince geniş olacak, açık olacak. Evlatlarımız önce kendi ülkesini, kendi milletini iyi tanıyacak. Bununla yetinmeyip gönül coğrafyamızı iyi tanıyacak, dünyayı iyi tanıyacak. Çağın nimetleri olan teknolojiyi, interneti, yapay zekayı çok iyi kullanırken bunların taşıdığı risklere karşı uyanık olacak, teknolojinin esiri olmayacak."

Öğretmenlerin, kendilerine emanet edilen öğrencileri en güzel şekilde yetiştirirken onların iyi birer fert olması için gayret göstermesinin önemine işaret eden Erdoğan, "Ailelerimiz, sınav başarısını önemsedikleri kadar çocuklarımızın ahlaklı, saygılı, milli ve manevi değerlerine bağlı olmalarını da önemseyecek." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlar sağlandığında hem içinde bulundukları çağın tehlikelerinden korunmuş olacaklarına hem de küresel rekabette öne çıkmış olacaklarına inandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Diğer türlü ya bu yarışta geriye düşeriz ya da millet olarak bizi biz yapan değerlerimizi kaybederiz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'miz, işte bu hassasiyetlerin neticesinde vücut bulmuş kuşatıcı bir modeldir. Modelimizin özünde, çağın bilgisiyle bu milletin köklü değerlerini birleştiren 'köklerden geleceğe' anlayışı yatıyor. Modelimizle bilgiyi sadece ezberleyen değil, o bilgiyi kullanabilen, eleştirel düşünebilen, problem çözebilen, sorumluluk sahibi, yetkin ve erdemli bir nesil yetiştirmeyi hedefliyoruz.

Bunda da muradımız şudur, yarının mühendisleri, yarının doktorları, yarının öğretmenleri, bilim insanları, sanatçıları, yazarları, şairleri, siyasetçileri, bürokratları işte bu sıralardan çıkacak; Gazi Anadolu Lisesi gibi okullarımızdan çıkacak. İnşallah, Türkiye'yi gençlerimiz yönetecek. Türk milletine, bugün okullarına başlayan yavrularımız hizmet edecek. Şahsen ömrümüzü adadığımız büyük ve güçlü Türkiye davasını onlar omuzlayacak, gençlerimiz omuzlayacak. Bu zorlu mücadelenin bayraktarlığını onlar yapacak, sizler yapacaksınız."


"Sizi gözü gibi koruyan, sizin için tüm gücünü kullanan büyük bir devletiniz var"


Asıl meselenin bu neslin, bu mukaddes sancağı taşırken, bu kutlu mücadeleyi verirken ihtiyaç duyacağı her türlü kabiliyete sahip olması olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aklı ilimle, kalbi değerlerimizle, yüreği vatan sevgisiyle yoğrulmuş böyle bir neslin Türkiye Yüzyılı'nın en sağlam teminatı olacağına inanıyorum." dedi.

Erdoğan, bu hedeflerin gerçeğe dönüşmesinin öğretmenlerin vereceği samimi desteğe bağlı olduğuna işaret ederek, öğretmenlerden öğrencileri okumaya, araştırmaya, düşünmeye daha fazla teşvik etmelerini istedi, emekleri ve fedakarlıkları için teşekkür etti.

Öğrencilere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Çok sevgili evlatlarım, sizlerden de bazı beklentilerim var. Dünya sürekli değişiyor olsa da başarının formülü asırlardır değişmedi. Hep söylediğim gibi, okuyun, düşünün, uygulayın, neticelendirin. Kendinize inanın. Milletinize ve devletinize güvenin. Hayatta başarılı olma umudunuzu hiçbir zaman yitirmeyin. İman ve inanç olduğu sürece imkanın da olacağını aklınızdan çıkarmayın. Hani merhum Necip Fazıl diyor ya, 'Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik...Zaman bendedir ve mekan bana emanettir şuurunda bir gençlik...' İşte üstadın tarif ettiği o nesil sizlersiniz.

Sizlerden büyük düşünmenizi, önünüze büyük hedefler koymanızı, o hedeflere doğru yılmadan, yıkılmadan ilerlemenizi bekliyorum. Şunu da lütfen unutmayın. Sizler kapasite olarak, birikim ve yetenek olarak, imkanlar açısından başka ülkelerdeki akranlarınızdan asla geride değilsiniz. Biraz önce de söyledim. Hemen her alanda birinci sınıf imkanlara, sizleri candan seven öğretmenlere, size değer veren, sizin kendinizi en iyi şekilde yetiştirmeniz için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan ailelere sahipsiniz. Aynı zamanda sizi gözü gibi koruyan, sizin için tüm gücünü kullanan büyük bir devletiniz var."


"Ümitsizliğe asla kapılmamanızı istiyorum"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz hangi görüşe, kökene, gelir grubuna ait olursa olsun hiçbir evladımızı sokakta bulmadık, sokakların insafına da terk etmedik. Sizler bizim göz bebeğimizsiniz. Hasbahçemizin güllerisiniz. Sizlerden kendinize güvenmenizi, ülkenize güvenmenizi, özellikle sosyal medyada köpürtülen sahte ve sanal hikayelere bakıp da ümitsizliğe asla kapılmamanızı istiyorum." dedi.

Öğrencilere, "İnanıyorsanız mutlaka başaracaksınız. Kendinize güveniyorsanız, hayallerinizi inşallah gerçekleştireceksiniz." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Düzenli ve disiplinli bir şekilde çalıştığınız sürece yolunuz da bahtınız da Allah'ın izniyle sonuna kadar açıktır. Bunun için bir gününüzü bile boşa geçirmeden geleceğe hazırlanmanız, bilginize yeni bilgiler, fikirlerinize yeni fikirler eklemeniz çok önemlidir. Siz evlatlarımdan, ufkunuzu geniş, zihninizi açık, merakınızı her zaman canlı tutmanızı bekliyorum. Ben sizlere inanıyor, sizlere sonsuz derecede güveniyorum. Gözlerinizdeki ışıltıda, Türkiye'nin yarınlarını görüyor, heyecanlanıyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken yeni eğitim öğretim yılının bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize eğitim öğretim camiamızın tüm paydaşlarına başarılarla dolu bir yıl diliyorum. Açılışını yaptığımız eğitim kurumlarımız Ankara'mıza hayırlı, uğurlu olsun diyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, evlatlarımızın her birinin gözlerinden öpüyorum."

16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı

Evinde 808 adet uyuşturucu hap ele geçen 16 yaşındaki çocuk, "uyuşturucu ticareti yaptığı" gerekçesiyle tutuklandı

14.09.2026 16:06:00
İhlas Haber Ajansı
 
16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı
16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı
Samsun'un İlkadım İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından uyuşturucu ile mücadele kapsamında yapılan takip ve çalışma sonucu Kıran Mahallesi'nde 16 yaşındaki E.T.Ç. gözaltına alındı.

Çocuğun evinde yapılan aramada 808 adet sentetik ecza ele geçirildi. Gözaltına alınan çocuk, bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Çocuk Savcılığı tarafından tutuklanması talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen E.T.Ç., tutuklanarak Kavak Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.

Türk jeti Libya’da alev aldı

İstanbul'dan havalanan ve iş insanı Hamdi Akın'a ait olduğu açıklanan özel jet, Libya'nın Misrata Havalimanı'na inişi sırasında pistten çıktı. Yangın nedeniyle havalimanı uçuşlara kapatılırken, şirketten mürettebatın durumuna ilişkin ilk açıklama geldi

14.09.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Türk jeti Libya’da alev aldı
Türk jeti Libya’da alev aldı
Libya, sabah saatlerinde Türkiye tescilli bir özel jetin karıştığı korkutucu bir uçak kazasına sahne oldu. İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yolcu almak üzere havalanan ve Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın'a ait olduğu belirtilen özel iş jeti, Misrata Uluslararası Havalimanı'na iniş yaptığı sırada pistten çıktı.


İniş sırasında alev aldı, havalimanı kapatıldı


Edinilen bilgilere göre, TC-AKF tescilli Cessna Citation Latitude tipi iş jeti, havalimanına teker koyduktan hemen sonra henüz belirlenemeyen bir teknik arıza nedeniyle pist dışındaki toprak alana sürüklendi. Sürüklenmenin etkisiyle uçakta hızla yangın çıktı.

Olayın ardından havalimanı itfaiye ve acil kurtarma ekipleri bölgeye sevk edilerek alevlere müdahale etti. Yangın kısa sürede kontrol altına alınırken, tek piste sahip olan Misrata Uluslararası Havalimanı, seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması ve enkaz kaldırma çalışmaları amacıyla geçici olarak uçuş trafiğine kapatıldı.


İşletmeci şirketten resmi açıklama geldi


Kazanın ardından gözlerin çevrildiği uçak işletmecisi firmadan jet hızıyla açıklama yapıldı. Şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"BKNJET Havacılık A.Ş. tarafından işletilen, Şirketimize ait TC-AKF tescilli özel uçak, bugün Libya Misrata Havalimanı'na inişi sırasında pistten çıkarak kaza geçirmiştir... Uçakta yolcu bulunmamakta olup, görevli 3 uçuş personelimiz kendilerini uçaktan emniyetli bir şekilde tahliye etmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmamıştır. Şirketimiz, olayın meydana geldiği ilk andan itibaren ilgili sivil havacılık otoriteleri ve yetkili mercilerle tam iş birliği içerisinde olayın sebeplerinin belirlenmesine yönelik sürece tam destek vermektedir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız."


Mürettebat yara almadan kurtuldu


Libya Ulaştırma Bakanlığı kazada yolcu bulunmadığını ve 3 kişilik mürettebatın güvenle tahliye edilerek sağlık kontrolleri için hastaneye sevk edildiğini duyurdu. Yeni teslim alınan jetin kaza nedenini araştırmak üzere teknik inceleme başlatıldı.

Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi

Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi

14.09.2026 13:14:00
Haber Merkezi
 
 Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi
 Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi
Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi. Kültür Bakanı Ersoy keşifle ilgili "Fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor." dedi.
Ankara'da 66 milyon yıllık fosil bulundu.

Ankara'da dikkat çekici keşif: 'Külhöyük sakinleri taşımış olabilir'
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosilinin keşfine ilişkin, "Fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor" ifadesini kullandı.

Bakan Ersoy açıkladı
Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ankara'daki Külhöyük'te dikkat çekici bir keşif daha yapıldığını belirtti.

Sevgi Çiçeği'nden sonra fosil
Geçen günlerde 4 bin yıllık Hitit kabında Sevgi Çiçeği'nin bilinen en eski tohum kalıntılarına Külhöyük'te ulaşıldığını ve bu kez Külhöyük'te Ankara'nın milyonlarca yıl öncesine uzanan doğal tarihine ışık tutulduğunu aktaran Ersoy, şunları kaydetti:
"Gölbaşı Oyaca'daki kazılarımızda, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi. Fosilin, Orta Anadolu'yu kapsayan Tetis Denizi'nin son evrelerine ait olduğu düşünülüyor. 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük'te bulunan fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor. Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Bakanlığımız ve Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürüttüğümüz çalışmalarla Külhöyük'ün geçmişini yeni bulgularla aydınlatmaya devam edeceğiz."

Orta Anadolu'nun milyonlarca yıl öncesinden bir iz
Külhöyük kazı alanında bulunan Gastropoda fosilinin, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış karından bacaklı bir salyangoza ait olduğu belirtiliyor. Fosilin, yaklaşık 250 milyon yıl önce oluşmaya başlayan ve Orta Anadolu'yu da kapsayan Tetis Denizi'nin son evrelerine ait olduğu düşünülüyor.

Fosil Külhöyük'e binlerce yıl önce taşınmış olabilir
5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük'te ortaya çıkarılan fosilin, binlerce yıl önce yerleşim sakinleri tarafından buraya taşınmış olabileceği değerlendiriliyor. Bu ihtimal, milyonlarca yıllık doğal bir oluşumun çok daha sonraki dönemlerde Külhöyük sakinlerinin yaşam alanına nasıl ulaştığına ilişkin yeni bir araştırma başlığı ortaya koyuyor.
Külhöyük'teki arkeolojik kazılar, 2021'den itibaren Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Ankara Üniversitesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürütülüyor.
Ankara'nın arkeolojik geçmişine ilişkin önemli bulguların ortaya çıkarıldığı Külhöyük, bu kez insanlık tarihinin çok daha öncesine uzanan bir iz taşıyor.

İstanbul'da 409 kilo uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 409 kilo 600 gram skunk ele geçirilirken, olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı

14.09.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da 409 kilo uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da 409 kilo uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 409 kilo 600 gram skunk ele geçirilirken, olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" yapan kişilere yönelik ortak çalışma çerçevesinde 13 Eylül'de Beykoz ilçesinde tespit edilen iki araca eş zamanlı operasyon düzenledi.

Araçlarda yapılan aramalarda 409 kilo 600 gram skunk maddesi ele geçirilirken, 3 şüpheli gözaltına alındı.

Olayla ilgili tahkikat devam ediyor.

Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor

Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor. 1 Ocak 2040 itibarıyla satış ve devrin tamamen yasaklanmasını öngören tarihi plan; elektronik yaş doğrulamasından kapalı dolap mecburiyetine, açık alan yasaklarından tek tip paket standardına kadar günlük hayatın akışını bütünüyle değiştiriyor

13.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor
Tütün ürünleri için hazırlanan kapsamlı düzenlemeyle radikal kısıtlamalar hayata geçiriliyor. 1 Ocak 2040 itibarıyla satış ve devrin tamamen yasaklanmasını öngören tarihi plan; elektronik yaş doğrulamasından kapalı dolap mecburiyetine, açık alan yasaklarından tek tip paket standardına kadar günlük hayatın akışını bütünüyle değiştiriyor.
Kamusal alanda tütün kullanımını kademeli olarak sıfırlamayı hedefleyen yeni yol haritası, tüketim alışkanlıklarını kökten sarsacak adımları içeriyor. Hazırlanan düzenleme, hem ticari dolaşımı hem de sosyal alanlardaki erişimi benzeri görülmemiş katı sınırlandırmalar altına alıyor. Planın en dikkat çekici maddesi ise uzun vadeli takvimde gizli: 1 Ocak 2040 tarihi itibarıyla tütün ürünlerinin perakende satışı ve tüketim maksadıyla üçüncü kişilere sunulması tamamen yasaklanacak.

Satış noktalarında gizlilik ve elektronik doğrulama
Geçiş sürecinde perakende noktalarındaki görünürlük tamamen ortadan kaldırılıyor. Düzenlemeye göre tütün mamulleri, satış noktalarında dışarıdan hiçbir şekilde algılanamayacak kapalı dolaplarda muhafaza edilecek. Satış esnasında ise suiistimalleri engellemek amacıyla doğrudan elektronik yaş doğrulaması zorunlu kılınacak.
Ürünlerin ambalaj tasarımlarında da yeknesak bir yapıya geçiliyor. Paketlerin boyut ve biçimleri katı standartlara bağlanırken, markalara ait tüm logo ve sembol kullanımı tamamen sonlandırılacak; ambalajlar üzerindeki ayırt edici görsel unsurlar tamamen silinecek.

Açık alanlar ve sosyal yaşama katı sınırlar
Düzenlemenin etkisi yalnızca satış noktalarıyla sınırlı kalmıyor; kamusal açık alanlardaki serbestlik alanı da daraltılıyor. Yeni yaptırımlarla birlikte çocuk parkları, spor alanları ve halk plajları gibi açık hava noktalarında tütün tüketimi tamamen yasaklanıyor.
Eğitim, sağlık ve ibadet alanlarının etrafındaki güvenlik çemberi de genişletiliyor. Bu kapsamda okul, hastane, kamu binaları ve ibadethane çevrelerinde uygulanan sigara yasağının etki alanı büyütülerek denetimler artırılacak.

Restoran ve otellerde metrekare kriteri
Yeme-içme ve konaklama sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için de mekanik standartlar devreye giriyor. Restoran ve kafelerde tütün tüketimine, yalnızca toplam işletme alanının yüzde 10'unu aşmayan ve azami 20 metrekare ile sınırlandırılmış tamamen izole bölümlerde izin verilecek. Turizm tesislerinde ise genel alanlar tamamen arındırılacak; otellerde tütün kullanımı yalnızca bu amaca tahsis edilmiş özel odalar dahilinde gerçekleştirilebilecek.

Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı

Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı

13.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı
Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'ye resmi ziyaret gerçekleştirdi. Bakan Fidan, Suriyeli mevkidaşı Esad Hasan Şeybani ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Bakan Fidan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Suriye-Türkiye ilişkileri son 2 yılda büyük bir ivme kazanmış durumda. Suriye, Türkiye ile değil dünya ile ilişkilerinde yeni başlangıç yapmak zorunda kaldı. Eski Suriye'nin gitmesi yeni Suriye'nin gelmesi bölgeye istirar ve barış getiren bir husus olmuştur. Suriye devleti, hükümeti bölge ülkeleriyle her alanda iş birliğini geliştirme konusunda büyük bir gayret göstermektedir. Suriye'nin her geçen gün yaralarını daha da fazla sardığını görüyoruz. Bölgemizdeki bütün savaşlar tıpkı Suriye'de olduğu gibi teker teker biter.

Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta.

YPG/SDG'nin kendini feshetmesi yönündeki deklerasyonu önemli ve kıymetli buluyoruz. Bu adım vakit geçirilmeden pratiğe geçirilmesi gerekiyor, sahada hayata geçirilmelidir.

İsrail'in izlediği politikalar terörle mücadelede olumlu gidişatın önündeki en büyük engel. İsrail'in saldırıları ortak mücadeleye de zarar vermekte. İsrail saldırıları ile Suriye'yi istikrarsızlaştırmak istiyor. DEAŞ gibi terör örgütlerine destek vermektedir. Burada yaşanan istikrarsızlıkta İsrail'in parmağı olduğunu biliyoruz, kendileri de inkar etmiyor. Suriye'nin egemenliğini tam olarak sağlamış, komşuları için istikrar üreten bir ülke olmasını temenni ediyoruz.

İşadamlarımızın karşılıklı ortaklık bizim gündemimizi oldukça meşgul etmekte. İnanılmaz bir talep var. Altyapıyı, zemini hazırlamaya çalışıyoruz. Sanayicilerimizin büyük bir ilgisi var. 10 yıldan fazla kalmış Suriyeli kardeşlerimiz var. Bunların hareket geçirdiği network'ü var. Bu iki ülke açısından önemli.

İKİ GÜNLÜK ZİYARETİN AYRINTILARI

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın iki günlük Suriye ziyareti kapsamında, Bakan Şeybani ile görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından kabul edilecek, İçişleri Bakanı Enes Hattab ile de bir araya gelecek.

Ziyarette, Türkiye ile Suriye arasında 8 Aralık 2024'ten bu yana gelişen ilişkiler, ticaret, enerji, ulaşım ve bölgesel bağlantısallık projeleri ele alınacak. İki ülke arasındaki işbirliğinin hukuki ve kurumsal zemininin güçlendirilmesi de gündemde olacak.

Fidan'ın görüşmelerde, Suriye'deki entegrasyon sürecini ve SDG'nin kendini feshetmesi başta olmak üzere alınan kararların zamanında uygulanmasını gündeme getirmesi bekleniyor. Devlet otoritesinin kapsayıcı biçimde güçlendirilmesi ve Türkmenler dahil tüm toplumsal kesimlerin eşit vatandaşlık temelinde sürece katılması da ele alınacak.

Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğü, egemenliği ve ekonomik toparlanmasına desteğini yinelemesi beklenirken, Suriye'nin güneyindeki gelişmeler ve İsrail'in saldırılarının ülkenin güvenlik ve istikrarına etkisi de görüşmelerin başlıkları arasında yer alacak.

Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması

Eğitim-Bir-Sen; 2026-2027 eğitim öğretim yılından beklentilerini yazılı bir açıklama yaparak yayımladı

13.09.2026 17:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması
Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması
Eğitim-Bir-Sen; 2026-2027 eğitim öğretim yılından beklentilerini paylaştı. Eğitimin ve eğitim çalışanlarının sorunlarının yalnızca okulun ilk günü konuşulup ardından unutulmadığı; kalıcı çözümlerin hayata geçirildiği, Türkiye'yi geleceğe güven ve refah içinde taşıyacak nitelikli ve verimli bir eğitim öğretim yılı olması Eğitim-Bir-Sen tarafından temenni edildi. Bu anlayışla yeni eğitim öğretim yılının eğitim çalışanlarına, öğrencilere, velilere ve Türk milletine hayırlı olmasını dileyen Eğitim-Bir-Sen, yazılı açıklama yayımladı. Eğitim-Bir-Sen'in açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Sorunların kalıcı çözüme kavuşturulmasını, güçlü ve büyük Türkiye idealine ulaşmamızı sağlayacak eğitim politikalarının geliştirilmesini ve uygulanmasını bekliyoruz. Yeni döneme umutla bakmamızı sağlayan gelişmelerin başında PISA 2025 sonuçları gelmektedir. Türkiye'nin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında ortaya koyduğu başarı, son yıllarda eğitime yapılan yatırımlar kadar öğretmenlerin emeğinin, gayretinin ve fedakârlığının da bir sonucudur. PISA 2025'te elde edilen bu başarıda büyük pay sahibi olan öğretmenlerimizi takdir ediyor, ortaya koydukları emek ve özveri için kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu memnuniyet verici tabloya rağmen PISA 2025 sonuçları, bölgeler ve okul türleri arasındaki başarı farklarının arttığını da göstermekte ve eğitimde eşitsizliğin giderilmesi adına daha atılması gereken çok sayıda adımın varlığını ortaya koymaktadır. Milli Eğitim Bakanlığının mülakat mağduru öğretmenler için PIKTES öğretmen alımı süreci üzerinden ürettiği çözüm, eğitim öğretim yılının başında olumlu bir gelişme olmuştur. Yine iller arası mazerete bağlı yer değişikliğinde ikinci bir hak tanınması ve 2023'te atanan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği imkânı verilmesi de eğitim çalışanlarının beklentilerine karşılık veren, yerinde bir adımdır. Ancak öğretmen açığı, öğretmen istihdamının bölgeler arası dengesiz dağılımı, iş güvencesiz ücretli öğretmen istihdamı, çalışma barışını ve iş motivasyonunu bozan sözleşmeli öğretmenlik, yer değişikliği taleplerinin karşılanamaması, kariyer basamaklarına esas hizmet süresi tespitindeki eksiklikler, ek ders ücretlerinin yetersizliği, okul yöneticiliğinin kariyer mesleği yerine ikincil görev olarak yürütülmeye çalışılması, gittikçe büyüyen norm kadro fazlası personel sorunu, norm kadro fazlası personelin sürekli yer değişikliğine tabi tutulması, okulların güvenlik görevlisi, yardımcı personel ve bütçe sorunu ile şiddet gibi konularda beklentileri karşılayan adımlar hâlâ atılmış değildir. Görüldüğü üzere, eğitimde vakit kaybına tahammülü olmayan ve yapılması gereken çok iş, çözüme kavuşturulmayı bekleyen onlarca sorun bulunmaktadır. Bu sorunların ertelenmeden çözülmesi, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının işlerinin başına motivasyonu yüksek ve çalışma şartları iyileştirilmiş şekilde gitmelerini sağlayacak adımların atılması, ülkemizin geleceği için olmazsa olmazdır. Yetkililer, eğitim çalışanlarının beklentilerini karşılamalı ve çalışma şartlarını iyileştirecek politikaları hayata geçirme gayretinde olmalıdır."

Kanserin genetik şifresi çözüldü

Tıbbi onkolojinin hedeflenmesi en zor alanı olarak kabul edilen pankreas kanserinde, uzun yıllardır "ulaşılamaz" denilen KRAS gen mutasyonunu kilitleyen yeni bir akıllı molekül (daraxonrasib), ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylandı. Laboratuvardan klinik aşamaya taşınan bu tarihi gelişme, pankreas kanserini çaresiz bir hastalık olmaktan çıkarıp yönetilebilir bir kronik durum haline getirmeyi hedefliyor

13.09.2026 11:10:00
Eyüp Kabil
 
Kanserin genetik şifresi çözüldü
Kanserin genetik şifresi çözüldü
Dünya genelinde agresif seyri ve çok kısıtlı tedavi seçenekleriyle bilinen pankreas kanseri için tıp tarihi niteliğinde bir adım atıldı. Sağlık Editörleri tarafından derlenen bilgilere göre, vakaların neredeyse %90'ından sorumlu olan ancak yapısal özellikleri nedeniyle otuz yılı aşkın süredir ilaçla hedeflenemeyen KRAS proteini, geliştirilen yeni nesil bir "moleküler yapıştırıcı" teknolojisi sayesinde tamamen kilitlendi.

Geleneksel kemoterapilerin aksine doğrudan tümörün mutasyonlu gen yapısına saldıran bu yeni etken madde, kanserli hücrelerin büyüme sinyallerini kalıcı olarak kesiyor.


Hücreleri birbirine "yapıştırarak" tümörü durduruyor


Onkoloji uzmanları, yeni nesil tedavinin çalışma mekanizmasını bir mühendislik harikası olarak tanımlıyor. İlaç, kanser hücresindeki mutasyonlu proteini bloke etmek yerine, hücre içindeki bir yardımcı proteini yakalayarak adeta bir "moleküler tutkal" gibi KRAS genine yapıştırıyor. Bu sayede kanserli hücre bölünme yeteneğini kaybederek kendi kendini imha etme sürecine giriyor.

Klinik çalışmalarda elde edilen ilk sonuçlar, özellikle ileri evre ve yayılım göstermiş (metastatik) hastalarda tümör boyutlarında belirgin bir küçülme ve hastaların sağ kalım sürelerinde ciddi bir uzama sağlandığını ortaya koydu. Ayrıca ağızdan günlük tablet olarak alınması, hastaların hastaneye bağımlı kalmadan ev konforunda tedavi olmalarına imkan tanıyor.


Kemoterapi yan etkilerine son


Yeni tedavinin hastalar açısından en büyük avantajlarından biri de hafif yan etki profili oldu. Kemoterapinin saç dökülmesi, ağır halsizlik ve bağışıklık çökmesi gibi yıkıcı yan etkilerine yol açmayan akıllı molekül, sadece tümörlü dokuyu hedef alarak sağlıklı hücreleri koruyor. Uzmanlar, hastaların tedavi süresince günlük yaşam kalitelerini neredeyse tamamen koruyabildiklerini belirtiyor.


Türkiye'ye ne zaman gelecek?


Sağlık Bakanlığı onay ve ruhsatlandırma süreçlerinin ardından, ilacın küresel ölçekte yaygınlaşması bekleniyor. Türkiye'deki onkoloji profesörleri, Türk hastaların bu yenilikçi tedaviye erken erişim sağlayabilmesi için "Erken Erişim ve İnsani Amaçlı İlaca Ulaşım Programları" kapsamında gerekli girişimlerin hızla başlatılacağını ifade ediyor. Tıp dünyası, 2026 yılını onkolojide biyolojik sistemlerin tamamen restore edildiği yeni bir çağın başlangıcı olarak kabul ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.