HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

Süründüren cari açık

15.01.2012 00:00:00
Cari açık, bir ülkenin ürettiğinden fazla harcaması demektir. Üretim ile tüketim arasındaki fark da dışarıdan borçlanarak karşılanıyorsa cari açığa sebep olur.
Türkiye’nin cari açığı, 2011 yılında 2010 yılına göre yüzde 77 artarak 78 milyar dolara çıktı. Sayın Ali Babacan, cari açığın müsebbibi olarak sabit gelirle çalışan işçi, memur ve emeklileri ilan etti. Yaptığı konuşmada Çin örneğini vererek aylık 100 dolar alan Çinlinin bu miktarın yarısını harcadığını yarısını da tasarruf ettiğini söyledi. Babacan, Türkiye’de tasarruf alışkanlığının çok düşük seviyelerde gerçekleştiğinden hareketle cari açığın kapatılamadığını ve sürekli yükseldiğini de sözlerine ekledi. Tasarrufların cari açık üzerinde elbette bir etkisi vardır. Ama cari açığın asıl sebebi “çok tüketen” işçi, memur ve köylü değil dış ticaret açığıdır. Yerli üretim, yüksek maliyetler karşısında ezildi ve sonuçta uygulanan dış ticaret politikası ithalatı esas alan bir yapıya kavuştu.
Sayın Babacan da dahil olmak üzere ekonomi yönetiminde söz sahibi bakanlarımıza, daha önceki dönemlerde de cari açık tehlikesine yönelik sorular yöneltildiğinde, cari açığın dışarıdan finanse edildiğini ifade ederek “sürdürülebilir borç veya sürdürülebilir cari açık” kavramıyla durumu izah etmeye çalışıyorlardı. Bu mantıkla hareket edenler işte bugün cari açığı 78 milyar dolar gibi milli gelirimizin yüzde 10.25’ine tekabül eden bir noktaya taşımışlardır. Bu rakam sürdürülebilir cari açığın artık sürdürülemeyeceğinin işaretlerini veriyor. AKP iktidara geldiği 2002 yılından beri dışarıdan borç alma yöntemini temel ekonomi politikası olarak benimsedi. Ekonomimiz 80 yılda ( 1923–2002 yıllarında) toplam 43 milyar dolar cari açık verirken 2003–2011 yıllarını kapsayan 9 yıllık iktidarları döneminde 298 milyar dolar cari açık verdi. 9 yıldaki cari açık, 80 yılda verilen cari açık toplamının tam 7 katı.
Bakanlarımız, ABD’nin cari açığını örnek göstererek cari açığın ekonomiler için çok da tehlikeli olmadığını, cari açık çok tehlikeli olsaydı ABD bunu yapar mıydı, tarzında açıklamalar dahi yapmışlardı.
Evet, cari açıkta dünya birinciliği ABD’nin. Yaklaşık 500 milyar dolar açık veriyor. Ancak doların rezerv para olduğunu ve ABD’nin cari açığının milli gelire oranının sadece yüzde 3,1’de kaldığını da unutmamak gerekir. Şu anda cari açık ABD için çok önemli bir sorun olarak görünmüyor. Onların daha büyük sıkıntıları var. Bilakis ABD cari açık vermeden yaşayamaz. Yeşile boyadığı kâğıtlarını dünyanın her tarafına -özellikle bize- göndererek bütün zenginlikleri ülkesine taşıyor.
Türkiye’nin milli geliri yaklaşık 763 milyar dolar, cari açığı 78 milyar dolar yani milli gelirimizin yüzde 10.25’ini cari açık olarak vermişiz. Bu rakama dikkat edin! Türkiye, milli gelire oranı bakımından dünyada cari açığı en yüksek ülkedir. Maalesef bu alanda dünya şampiyonuyuz. Türkiye cari açık veren ülkeler sıralamasında miktar olarak baktığımızda da ABD’den sonra dünyada ikinci sırada yer alıyor.
Cari açığın en önemli sebebi, geçen yıl 104 milyar dolar olarak gerçekleşen dış ticaret açığı oldu. 2011 yılı ihracatımız 134 milyar dolar ithalatımız da 238 milyar dolar gerçekleşince bu olumsuz tablo gerçekleşmiş oldu.
Cari açık nasıl düşer? Hatta cari fazla verebilir miyiz?
Cari açık vermemek için öncelikle ithalatı kısmak gerekir. İğneden ipliğe her şeyi ithal eder olduk. Birkaç sene öncesine kadar net ihracatçı olduğumuz tarım, hayvancılık, tekstil ürünleri gibi onlarca sektörde ithalatçı olduk. Komşularla sıfır sorun politikası bütün komşulara ambargoya dönüştü. Yıllık 2 milyar dolar ihracat yapılan Suriye’ye yok yere ambargo uygulandı. Cezayı Suriye değil, Türkiye adeta kendi kendine kesti. Özelleştirmeler yoluyla bütün karlı kuruluşların yabancılara devredilmesi de karşımıza cari açık olarak fatura edildi. (Yabancı sermaye ihracat yapmıyor mu? Ne farkı var? diyenlere cevabımız: Yabancı sermaye, yaptığı ihracattan elde ettiği geliri yurtiçinde değerlendirmez yine kendi vatanına transfer eder.)
Yıllarca uygulanan düşük kur yüksek faiz oyunu da cari açığın tuzu biberi oldu. Önemli sektörleri sekteye uğrayan Türkiye’nin üretim kabiliyeti minimuma inerken artan nüfusunun ihtiyaçlarını gidermekten çok uzak bir görüntü sergiledi.
Ekonominin bütününe hâkim olan ve emsalsiz çözümler öneren Milli Ekonomi Modeli’nin bu konudaki çözüm yöntemi açıktır. Milli Ekonomi Modeli’nde yerli üretimin korunması öncelikli hedef olarak kabul edildiği için sadece yerli üretime katkıda bulunacak malların veya sahip olunmayan kaynakların ithalatının önü açılacağından ülkemiz ithalat cenneti olmaktan çıkarılacaktır. İhracat teşvikleri ile yerli üretici desteklenirken, dış pazarların bulunmasında devlet yerli sanayicinin yanında yer alacaktır. Yerli üreticinin dış pazarlarda rekabet edebileceği maliyet avantajlarını sağlamak olmazsa olmaz bir kaidedir. Aksi takdirde yerli üreticinin ürününü değerlendirme şansı kalmayacaktır. Doğru bir para ve kur politikasının da rüzgârını arkasına alan yerli üretimin şahlanarak cari fazla vermesi sürpriz olmaz. 
 
Hasan Hüseyin Tekin / diğer yazıları
- Prof. Dr. Haydar Baş'ın siyasi kimliği / 07.01.2021
- Zamanın ruhunu okuyan lider: Hüseyin Baş / 01.01.2021
- Prof. Dr. Haydar Baş, tortuları altın etti / 16.11.2020
- Sünni Arapların yeni lideri İsrail / 17.09.2020
- Çağın Hz. Yusuf’u: Prof. Dr. Haydar Baş / 06.09.2020
- Macron, Feyruz'u neden ziyaret etti? / 04.09.2020
- Hakkına sahip çık / 03.09.2020
- 'Evinize Bayrak Asın' ne anlama geliyor? / 02.09.2020
- Kerbela ağlayarak anlamaktır / 29.08.2020
- 26 Ağustos / 28.08.2020
- Prof. Dr. Haydar Baş’ın Devlet Politikası -2- / 27.03.2020
- Koronadolar virüsü / 20.03.2020
- Prof. Dr. Haydar Baş'ın Devlet Politikası / 11.03.2020
- Beklenen kutlu lider / 05.02.2020
- Aşama aşama İsrail'in kuruluşu / 04.02.2020
- Bütüncül güvenlik politikası / 02.12.2019
- Külhancının amacı hamamcı olmaktır / 01.12.2019
- Borçlanma cinneti / 30.11.2019
- Yalana, dolana, talana, dolara hayır / 28.11.2019
- Parçalanmanın hazin tarihi / 07.10.2019
- Ya Ehl-i Beyt yahut zillet / 05.10.2019
- Ehl-i Kitap ancak Ehl-i Beyt anlayışı ile mağlup edilir -2- / 04.10.2019
- Ehl-i Kitap ancak Ehl-i Beyt anlayışı ile mağlup edilir / 03.10.2019
- Çin, ticaret savaşlarını MEM ile kazandı / 02.10.2019
- Siyasetçi Seçme Sınavı (SSS) / 27.09.2019
- Cehennemin fragmanı / 17.09.2019
- Suriye'de kim ne istiyor? / 30.08.2019
- Zafer Günü / 29.08.2019
- Sıfır sermaye / 16.08.2019
- Milli Para istikrar abidesidir / 11.07.2019
- İran ne yapmalı? / 06.07.2019
- Milli Para, petrodolar döngüsünü kırdı / 05.07.2019
- Kur savaşları Milli Para ile kazanılır / 03.07.2019
- Malthus’tan Krugman’a Batı cephesinde değişen bir şey yok / 22.04.2019
- Çelişkili dış politika / 20.04.2019
- Siper et Milli Paranı / 14.08.2018
- Keynes'i bırak, Prof. Dr. Haydar Baş'a bak / 06.08.2018
- Şimdi dedolarizasyon zamanı / 05.08.2018
- Petrol ABD'ye, fakirlik Siirt'e düştü / 03.07.2018
- Faizsiz sürekli büyüme döngüsü / 09.06.2018
- Ekonomik çözümsüzlük seçimi / 08.06.2018
- Faiz ancak Milli Para ile sıfırlanır / 05.06.2018
- Hakka batıl elbisesi giydirmeyin / 04.06.2018
- Ekonominin finansmanı / 03.06.2018
- Vatandaşlık Maaşı ancak Milli Para ile ödenebilir / 02.06.2018
- Vatandaşlık Maaşı nedir? -2- / 31.05.2018
- Vatandaşlık Maaşı nedir? / 30.05.2018
- Ekonomide dış mihrak etkisi / 27.05.2018
- Hangi milli para kurları frenler? / 29.04.2018
- Enflasyonun ilacı faiz artışı mı? / 28.04.2018
- İran devrimi neden başarısız oldu? -2- / 06.04.2018
- İran devrimi neden başarısız oldu? / 05.04.2018
- La takrabussala / 04.04.2018
- Devrim öyle değil böyle yapılır / 03.04.2018
- Beceriksiz muskacı / 02.04.2018
- 1 Dolar kaç TL olmalı? / 31.03.2018
- Dolar nasıl düşer? / 30.03.2018
- İngilizler halifeyi neden halletmedi? / 12.02.2018
- İmam Hüseyin (a.s.) Fahrettin Paşa ve Atatürk / 10.02.2018
- Samimiyet testine var mısınız? / 17.11.2017
- Kürtler İbrani değil Ural-Altay kökenlidir / 21.09.2017
- İkinci İsrail'i engelleme projesi / 19.09.2017
- Mezhep savaşlarını önlemek mümkün mü? / 18.09.2017
- Fitnenin belgesi / 21.08.2017
- Sağlam rejim sağlam ekonomide bulunur / 20.08.2017
- Rüşvet Apartmanı / 16.08.2017
- Halkta yiyecek bol olsun / 03.08.2017
- Maden kaldı mı? / 02.08.2017
- Antik Türk dönemi ve Altın Elbiseli Adam / 01.08.2017
- ABD, Türkiye'nin stratejik değerini sıfırla çarptı / 31.07.2017
- Filistin şarkıları / 27.07.2017
- Avrupa'nın Lübnan'ı / 26.07.2017
- Hilafetin hiç hayrını görmedik / 25.07.2017
- İsrail Baharı'nda Filistin olma sırası kimde? / 24.07.2017
- 100 yıl önce 100 yıl sonra / 22.07.2017
- Atatürk'ün Ortadoğu Projesi / 21.07.2017
- Şii-Sünni savaşını engelleyen iki lider / 19.07.2017
- Darbeleri önleme rehberi 2 / 18.07.2017
- Darbeleri önleme rehberi / 17.07.2017
- Dikkat! Rüzgâra tükürmeyin / 19.05.2017
- Siirt Bakırcılar Çarşısı / 04.02.2017
- Ya çözüm ya ölüm / 05.01.2017
- Kazasız ve belasız U dönüşü nasıl olacak? / 04.01.2017
- 'İnnemel mu'minune ikhve' / 02.01.2017
- Sabah Fahri'nin şehrinde barış var / 27.12.2016
- Netanyahu neden rahatsız? / 24.12.2016
- Terörü bitirecek yol haritası / 16.12.2016
- Teröre karşı üç zırh lazım / 14.12.2016
- Milli Para için Milli Servet şarttır / 12.12.2016
- Milli Ekonomi Modeli Laboratuarı: Rusya / 09.12.2016
- Milli Para, ekonominin bayrağıdır / 08.12.2016
- Önce 'Milli Para' gerisi palavra / 07.12.2016
- Rusya-Türkiye-İran ittifakı / 07.11.2016
- AKP'nin BOP'u PYD'yi büyüttü / 13.02.2016
- Ya çözüm ya entrika / 21.09.2015
- Tekrar İstiklal Marşı yazmamak için MEM şart / 22.03.2015
- İnşaat ekonomisi çöktü / 06.03.2015
- Günah keçisi bu sefer Merkez Bankası (2) / 12.02.2015
- Günah keçisi bu sefer Merkez Bankası (1) / 11.02.2015
- Alexis Çipras MEMe koşuyor? / 31.01.2015
- Kırklareli'nden Kudüs'e Atatürk / 19.12.2014
- Meleklerin cinsiyeti meselesi ve Osmanlıca / 14.12.2014
- Rusya'nın arayışı Milli Ekonomi Modeli'nde son buldu / 19.06.2014
- Yeni bir "one minute" mi? / 28.03.2014
- Rusya:3 - ABD:0 / 25.03.2014
- Almanya'dan haber var / 19.03.2014
- Merkez ne yapmaya çalışıyor? / 08.02.2014
- İsim tartışması anlamlı mı? / 21.11.2013
- Mursi nasıl kurtulurdu? / 13.07.2013
- Kamçısız IMF dönemi başladı / 18.05.2013
- Türklük, eşsiz bir medeniyetin adıdır / 26.04.2013
- Yine "Milletin Efendisi" olmak mümkündür / 25.04.2013
- Ekonomi Nazırlarımıza bir bakış / 30.03.2013
- Zulümle çözüm olmaz / 26.03.2013
- Kısır süreç / 25.03.2013
- Bu süreç, BOP sürecidir / 23.03.2013
- DUMA'dan bir Türk geçti / 05.03.2013
- Türk kimliği Rusya'da parladı / 02.03.2013
- Milli mücadele neden yapıldı? AKP ne yaptı? / 19.02.2013
- Anayasa Türk kimliğine uygun olmalıdır / 17.02.2013
- Ezan ve koyunlar / 14.02.2013
- Geçmişte ticaret ve insan / 13.02.2013
- Krizlerin kaynağı / 12.02.2013
- İbretlik bir AB fotoğrafı / 10.02.2013
- Fark göremiyorum. Ya sen? / 29.01.2013
- Japonya da Milli Ekonomi Modeline muhtaçtır / 26.01.2013
- Harp, zorunlu ve hayati olmadıkça cinayettir / 07.01.2013
- Efendi olmak veya olmamak / 30.12.2012
- Özelleştirme, vatandaşın kamburunu büyütür / 28.12.2012
- Kaynaklar sınırsızdır / 18.12.2012
- Dün Nuh’un gemisi bugün Ehl-i Beyt çadırı / 12.12.2012
- AKP'nin Ortadoğu politikası: "Arapsaçı" / 09.12.2012
- Beşşar Esad, hedef tahtasına neden oturtuldu? / 30.11.2012
- Bankacılıkta neler oluyor? / 26.11.2012
- Dün İncirlik bugün Kürecik / 21.11.2012
- Türkiye hangi blokta? / 20.11.2012
- Ekonomi eğitimi üzerine / 18.11.2012
- Barışın anahtarı Prof. Dr. Haydar Baş’tadır / 17.11.2012
- AKP, Suriye’de demokratik darbe yapıyor / 14.11.2012
- Moğollar, Timurlenk, 7 Düvel ve AKP / 13.11.2012
- Enflasyon nasıl düşmez? / 11.11.2012
- AKP’nin Fitch’le imtihanı / 09.11.2012
- Mevzu petrolse demokrasi teferruattır / 08.11.2012
- Yabancılara toprak satışı fiili işgaldir / 07.11.2012
- Almanlarla Entegreleştirilemeyenlerden misiniz? / 06.11.2012
- Batan geminin yükünü almak / 05.11.2012
- Soğuk savaşta mağlup olan sıcak savaşı kazanamaz / 01.11.2012
- Kapitalizm sorunu mu? Kürt sorunu mu? / 29.10.2012
- Hiç kimse “Layus’el” değildir / 24.10.2012
- Hasta adam / 16.10.2012
- Savaş ekonomisi / 12.10.2012
- Kentsel Dönüşüm mü? Rantsal Dönüşüm mü? / 04.10.2012
- AKP vergi yükünü fakirin sırtına yıktı / 03.10.2012
- Böyle huzur düşman başına: Vergi ve zam tek kaynak / 28.09.2012
- Ak Parti, Ak Akçeyi nereye harcadı? / 26.09.2012
- Dert+Dert+Dert / 25.09.2012
- Yandaş Ana Muhalefet / 24.09.2012
- Bal gibi seçim ekonomisi / 22.09.2012
- Esad’ın gitmesi Filistin Davası’nın sonudur / 21.09.2012
- Suriye’de kazananlar ve kaybedenler / 18.09.2012
- Suriye’de takke düştü kel göründü / 15.09.2012
- Büyüme cari açığın sebebi mi? / 14.09.2012
- Günaydın / 12.09.2012
- Dinlemezsen Haydar Baş’ı, ithal edersin ot ile samanı / 11.09.2012
- Ekonomiyle siyaset etle-tırnak gibidir / 10.09.2012
- Güneydoğu acı vatan / 08.09.2012
- Yunanistan’ın büyük felaketi / 16.02.2012
- Denktaş’ın son sözü kime? / 20.01.2012
- İşsizlik çığ gibi büyüyor / 19.01.2012
- Süründüren cari açık / 15.01.2012
- 2012 yılında ABD dolarını yenmek / 11.01.2012
- Herkes GSS’li olacak / 08.01.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

15.01.2011, 15.01.2010, 15.01.2009, 15.01.2008, 15.01.2007, 15.01.2006, 15.01.2005, 15.01.2004, 15.01.2003, 15.01.2002, 15.01.2001, 15.01.2000, 15.01.1999, 15.01.1998, 15.01.1997, 15.01.1996, 15.01.1995, 15.01.1994, 15.01.1993
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.