logo
05 NİSAN 2026

"Tam kapanma" sona erdi, "kademeli normalleşme" başladı

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele tedbirleri kapsamında Türkiye genelinde 29 Nisan Perşembe günü saat 19.00'da başlayan "tam kapanma" dönemi, saat 05.00 itibarıyla sona ererken 1 Haziran Salı günü saat 05.00'e kadar uygulanacak "kademeli normalleşme" dönemi başladı

17.05.2021 06:20:00
 "Tam kapanma" sona erdi, "kademeli normalleşme" başladı
 "Tam kapanma" sona erdi, "kademeli normalleşme" başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı millete sesleniş konuşmasında, Kovid-19 tedbirleri kapsamında 29 Nisan Perşembe saat 19.00'dan 17 Mayıs Pazartesi saat 05.00'e kadar sürecek şekilde "tam kapanma"ya geçileceğini açıklamıştı.

Bu kapsamda, İçişleri Bakanlığınca 81 il valiliğine gönderilen "Tam Kapanma Tedbirleri" konulu genelge doğrultusunda, hafta içi-hafta sonu ayrımı olmaksızın söz konusu tarihlerde sokağa çıkma kısıtlaması uygulandı. Bu dönemde üretim, imalat, tedarik ve lojistik zincirlerinin aksamaması, sağlık, tarım ve orman faaliyetlerinin sürekliliğinin sağlanması amacıyla belirli yerler ve kişiler kısıtlamadan muaf tutuldu.

Bu dönemde, İçişleri Bakanlığınca e-Devlet üzerinden 10 milyon fazla kişiye "çalışma izni muafiyet belgesi" verilirken kimi çalışanlar da iş yeri yetkililerince imzalanıp onaylanan "çalışma izni görev belgesi formu" ile muafiyet kapsamında yer aldı.

Tam kapanma sürecinde bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi ve tatlıcılar 10.00-17.00 saatleri arasında faaliyet gösterdi. Vatandaşlar zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve engelliler haricinde araç kullanmamak şartıyla ikametlerine en yakın bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi ve tatlıcılara gidip gelebildi.

Aynı saatler arasında bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi, tatlıcılar ve çevrim içi sipariş firmaları evlere ve adrese servis şeklinde de satış yaptı.

Belirtilen uygulama zincir ve süper marketler için haftanın altı günü geçerli olurken, zincir marketler pazar günleri kapalı kaldı.

Sokağa çıkma kısıtlamasının olduğu günlerde restoran, lokanta, kafeterya, pastane gibi yeme-içme yerleri sadece paket servis şeklinde faaliyet gösterdi.

Yeme-içme yerleri ile çevrim içi yemek sipariş firmalar, ramazan ayı sonuna denk gelen 13 Mayıs Perşembe gününe kadar 24 saat esasına göre paket servis hizmeti verirken ramazanın sona ermesiyle saat 01.00'e kadar paket servis yapabildi.

Tam kapanma döneminde ihtiyaçlarını karşılayamayacak ileri yaş gruplarındakiler ile ağır hastalığı olanların temel ihtiyaçları Vefa Sosyal Destek gruplarınca karşılandı.

Vatandaşların şehirler arası seyahatine zorunlu haller dışında izin verilmezken, zorunlu bir kamusal görevin ifası kapsamında ilgili bakanlık ya da kamu kurum veya kuruluşunca görevlendirilmiş kamu görevlileri, kurum kimlik kartı ile görev belgesini ibraz etmek kaydıyla bu hükümden muaf tutuldu.

Ayrıca kendisi veya eşinin vefat eden birinci derece yakınının ya da kardeşinin cenazesi için e-Devlet üzerinden seyahat izin belgesi alanlar da muafiyet kapsamında yer aldı. Zorunlu haller nedeniyle seyahat izin belgesi verilenler de kısıtlamadan muaf oldu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 12 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, 2 milyon 33 bin 736 seyahat belgesi başvurusu olduğunu, 945 bin 834'üne izin verildiğini, 982 bin 369 başvuruya da kriterlere uymadığı için izin verilmediğini belirtmiş, 105 bin 533 başvurunun da incelemelerinin sürdürüldüğünü bildirmişti.

Tam kapanma sürecinde sağlık, güvenlik, acil çağrı gibi kritik görev alanları hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında hizmetlerin sürdürülebilmesi için toplam personel sayısının yüzde 50'sini aşmayacak ölçüde asgari personelle görev yapılırken, uzaktan veya dönüşümlü çalışma sistemine geçildi.

Türkiye genelinde 29 Nisan Perşembe günü saat 19.00 itibarıyla başlayan 17 günlük "tam kapanma" dönemi saat 05.00 itibarıyla bitti.

- 15 günlük "kademeli normalleşme" dönemi başladı

Türkiye genelinde tam kapanma döneminin saat 05.00'te sona ermesinin ardından 1 Haziran Salı günü saat 05.00'e kadar uygulanacak 15 günlük "kademeli normalleşme" süreci başladı.

İçişleri Bakanlığının valiliklere gönderdiği "Kademeli Normalleşme Tedbirleri" konulu genelgede, salgının seyrinde yaşanan artışa bağlı olarak 14 Nisan'dan itibaren kısmi kapanma, 29 Nisan'dan itibaren tam kapanma tedbirlerinin hayata geçirildiği anımsatılarak gerek kısmi kapanma ve tam kapanma döneminde alınan tedbirlerle sosyal izolasyonun artırılması gerekse vatandaşların tedbirlere uyum noktasındaki sağduyulu ve fedakarca yaklaşımı sonucu günlük vaka, hasta ve ağır hasta sayılarında ciddi düşüş yaşandığı belirtildi.

Bu başarının sürdürülmesi, salgının yayılımının kontrol altında tutulması ve yeniden ivmelenen aşılama faaliyetleri ile kalıcı normalleşmenin sağlanması için salgınla mücadele tedbirlerine uyulmasının kademeli normalleşme sürecinde de son derece önem taşıdığını vurgulanan genelgede, kademeli normalleşme döneminde, sokağa çıkma kısıtlamasının hafta içi saat 21.00-05.00 arasında, hafta sonları ise cuma günleri saat 21.00'den başlayıp, cumartesi ve pazar günlerinin tamamını kapsayacak ve pazartesi günleri saat 05.00'te tamamlanacak şekilde uygulanacağı kaydedildi.

Genelgede sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak süre ve günlerde üretim, imalat, tedarik ve lojistik zincirlerinin aksamaması, sağlık, tarım ve orman faaliyetlerinin sürekliliğinin sağlanması amacıyla belirtilen yer ve kişilerin kısıtlamadan muaf tutulacağı aktarıldı.

Sokağa çıkma kısıtlamasına yönelik tanınan muafiyetlerin 14 Aralık 2020 tarihli genelgede belirtildiği şekilde muafiyet nedeni ve buna bağlı zaman ve güzergahla sınırlı olacağı, aksi durumların muafiyetlerin kötüye kullanımı olarak görülerek idari veya adli yaptırımlara konu edileceği bildirilen genelgede, şunlar kaydedildi:

"Sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulan iş yeri, fabrika, imalathane gibi yerlerde çalışan kişiler yapılan denetimlerde 29 Nisan 2021 tarih ve 7705 sayılı genelgemiz çerçevesinde e-Devlet platformunda yer alan İçişleri Bakanlığı e-Başvuru sisteminden alınan 'çalışma izni görev belgesini' ibraz etmek zorundadırlar. Ancak NACE kodu eşleşme hatası, muafiyet kapsamındaki bir iş yerinde görev yapmasına rağmen alt işverenin muafiyet kapsamında olmaması nedeniyle görev belgesi alınamaması veya erişim hatası gibi durumlarda örneği bahse konu genelge ekinde yer alan ve işveren ile çalışanın beyanı/taahhüdüyle manuel doldurularak imza altına alınan 'çalışma izni görev belgesi formu' da denetimlerde ibraz edilebilecektir."

- Bakkal, market ve fırınlar hafta sonu 10.00-17.00 arasında açık olacak

Tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak hafta sonlarında bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi ve tatlıcıların 10.00-17.00 saatleri arasında faaliyet gösterebileceği, vatandaşların zorunlu ihtiyaçlarının karşılanmasıyla sınırlı olmak ve engelli vatandaşlar haricinde araç kullanmamak şartıyla ikametlerine en yakın bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi ve tatlıcılara gidip gelebilecekleri aktarılan genelgede, sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı iş yerleriyle bu iş yerlerinin sadece ekmek satan bayilerinin açık olacağı ifade edildi.

Vatandaşların ekmek ve unlu mamul ihtiyaçlarının karşılanmasıyla sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla ikametlerine yürüme mesafesinde olan fırına gidip gelebileceği belirtilen genelgede, fırın ve unlu mamul ruhsatlı iş yerlerine ait ekmek dağıtım araçlarıyla sadece market ve bakkallara ekmek servisi yapılabileceği, sokak aralarında satışın yapılmayacağı bildirildi.

- 65 yaş ve üzeri ile 18 yaş altındakiler toplu taşıma araçlarını kullanamayacak

Yabancılara yönelik sokağa çıkma kısıtlamasına dair muafiyetin sadece turistik faaliyetler kapsamında geçici veya kısa süre için Türkiye'de bulunan yabancıları kapsadığı aktarılan genelgede, ikamet izinlilerin, geçici koruma statüsündekilerin veya uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri dahil olmak üzere turistik faaliyetler kapsamı dışında Türkiye'de bulunan yabancıların sokağa çıkma kısıtlamalarına tabi oldukları vurgulandı.

Genelgede, şunlar kaydedildi:

"Tam kapanma sürecinde kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumdaki ileri yaş gruplarındaki veya ağır hastalığı olan vatandaşlarımızın 112, 155 ve 156 numaraları üzerinden bildirdikleri temel ihtiyaçları Vefa Sosyal Destek gruplarınca karşılanacak olup, bu konuda gerek personel görevlendirilmesi gerekse ihtiyaçların bir an evvel giderilmesi bakımından gerekli tedbirler valiler ve kaymakamlar tarafından alınacaktır. 18 yaş altı gençler ve çocuklarımız ile aşı hakkını kullanarak iki doz aşı olmuş olan 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız için herkes için uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının dışında ayrıca bir sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmayacaktır. Aşı hakkı bulunmasına rağmen aşı olmayan 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ise hafta içi günlerde sadece 10.00-14.00 saatleri arasında sokağa çıkabilecek olup, hafta sonları tam gün sokağa çıkma kısıtlamasına tabi olacaklardır. Sokağa çıkma kısıtlamasına tabi olup olmadığına bakılmaksızın 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile 18 yaş altı gençler ve çocuklarımız kademeli normalleşme döneminde şehir içi toplu ulaşım araçlarını (metro, metrobüs, otobüs, minibüs, dolmuş) kullanamayacaklardır."

- Sokağa çıkma kısıtlaması süresince şehirler arası seyahat kısıtlaması uygulanacak

Genelgede, kademeli normalleşme döneminde sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde şehirler arası seyahat kısıtlamasının uygulanacağına işaret edilerek, "Şehirler arası seyahat kısıtlamasının istisnaları, sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde vatandaşlarımızın uçak, tren, otobüs gibi toplu taşıma vasıtalarıyla yapacakları şehirler arası seyahatler için ayrıca seyahat izni alınması istenmeyecek, şehirler arası seyahat edileceğinin bilet, rezervasyon kodu ile ibraz edilmesi yeterli olacaktır. Bu durumdaki kişilerin şehirler arası toplu taşıma vasıtalarıyla ikametleri arasındaki hareketlilikleri, kalkış-varış saatleriyle uyumlu olmak kalmak kaydıyla sokağa çıkma kısıtlamasından muaf olacaktır." bilgisine yer verildi.

Zorunlu bir kamusal görevin ifası kapsamında ilgili bakanlık ya da kamu kurum veya kuruluşu tarafından görevlendirilmiş kamu görevlilerinin (müfettiş, denetmen) özel veya resmi araçlarla yapacakları şehirler arası seyahatlerine, kurum kimlik kartı ve görevlendirme belgesinin ibraz edilmesi kaydıyla izin verileceği aktarılan genelgede, şunlar kaydedildi:

"Kendisi veya eşinin, vefat eden birinci derece yakınının ya da kardeşinin cenazesine katılmak veya cenaze nakil işlemine refakat etmek amacıyla herhangi bir cenaze yakınının e-Devlet kapısındaki İçişleri Bakanlığına ait e-Başvuru veya Alo 199 sistemleri üzerinden yapacağı başvuru (yanında akraba konumundaki 9 kişiye kadar bildirimde bulunabilecektir) sistem tarafından vakit kaybetmeksizin otomatik olarak onaylanarak cenaze yakınlarına özel araçlarıyla seyahat edebilmeleri için gerekli seyahat izin belgesi oluşturulacaktır. Cenaze nakil ve defin işlemleri kapsamında başvuru yapacak vatandaşlarımızdan herhangi bir belge ibrazı istenilmeyecek olup Sağlık Bakanlığı ile sağlanan entegrasyon üzerinden gerekli sorgulama seyahat izin belgesi düzenlenmeden önce otomatik olarak yapılacaktır. Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde vatandaşlarımızın özel araçlarıyla şehirler arası seyahate çıkmamaları esastır."

Genelgede belirtilen zorunlu hallerin varlığı durumunda, vatandaşların durumların belgelendirmek kaydıyla e-Devlet üzerinden İçişleri Bakanlığına ait e-Başvuru ve Alo 199 sistemlerinden, valilik veya kaymakamlık bünyesindeki Seyahat İzin Kurullarından izin almak kaydıyla özel araçlarıyla da seyahat edebilecekleri bildirildi.

Seyahat İzin Belgesi verilen kişilerin, seyahat süreleri boyunca sokağa çıkma kısıtlamasından muaf olacakları ifade edilen genelgede, şunlar kaydedildi:

"Zorunlu Hal Sayılacak Durumlar; tedavi olduğu hastaneden taburcu olup asıl ikametine dönmek isteyen, doktor raporu ile sevk olan ve/veya daha önceden alınmış doktor randevusu/kontrolü olan, kendisi veya eşinin, hastanede tedavi gören birinci derece yakınına ya da kardeşine refakat edecek olan (en fazla 2 kişi), bulunduğu şehre son 5 gün içerisinde gelmiş olmakla beraber kalacak yeri olmayıp ikamet ettikleri yerleşim yerlerine dönmek isteyen (5 gün içinde geldiğini yolculuk bileti, geldiği araç plakası, seyahatini gösteren başkaca belge, bilgi ile ibraz edenler), ÖSYM tarafından ilan edilmiş merkezi sınavlara katılacak olan, askerlik hizmetini tamamlayarak yerleşim yerlerine dönmek isteyen, özel veya kamudan günlü sözleşmeye davet yazısı olan, ceza infaz kurumlarından salıverilen kişilerin zorunlu hali bulunduğu kabul edilecektir."

- Alışveriş merkezleri hafta içi 10.00-20.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek

Genelgede, restoran, lokanta, kafeterya, pastane gibi yeme içme yerlerinin hafta içi 07.00-20.00 saatleri arasında gel-al ve paket servis, 20.00-00.00 saatleri arasında sadece paket servis; hafta sonlarında ise 07.00-00.00 saatleri arasında sadece paket servis şeklinde faaliyet gösterebilecekleri belirtildi.

Kademeli normalleşme döneminde gazino, taverna, birahane, nargile salonu/kafeleri, sinema salonları, kahvehane, kıraathane, kafe, dernek lokali, çay bahçesi gibi yerler, internet kafe/salonu, elektronik oyun yerleri, bilardo salonları, halı saha, yüzme havuzu, spor salonları, hamam, sauna ve masaj salonları, lunaparklar ve tematik parkların faaliyetlerine geçici olarak ara verilmesine devam edileceği belirtilen genelgede, şunlar kaydedildi:

"Çay ocakları ise masa, sandalye/taburelerini kaldırmak ve sadece esnafa servis yapmak kaydıyla faaliyetlerine devam edebileceklerdir. Yukarıda sayılan iş yerleri dışında kalan ve tam kapanma döneminde faaliyetlerine ara verilen perakende ve hizmet sektöründeki giyim, tuhafiye, züccaciye, hırdavat, terzi, berber gibi dükkanlar ile büro ve ofisler, Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde içerisinde bulunduğu iş kolu için belirlenen tüm salgınla mücadele tedbirlerine riayet etmek kaydıyla hafta içi günlerde 07.00-20.00 saatleri arasında faaliyet gösterebileceklerdir.

Alışveriş merkezleri ise hafta içi 10.00-20.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek olup, hafta sonları kapalı olacaktır. Zincir marketler başta olmak üzere çeşitli iş yerleri tarafından açılış veya belirli gün ya da saatlere özgü genel indirim uygulamalarının oluşturduğu yoğunluğun önüne geçilebilmesi için indirim uygulamalarının en az bir hafta sürecek şekilde uzun periyodlarla yapılması gerekmektedir. Marketlerde (zincir ve süper marketler dahil) zorunlu temel ihtiyaçlar kapsamındaki ürünler dışında elektronik eşya, oyuncak, kırtasiye, giyim ve aksesuar, alkol, ev tekstili, oto aksesuar, bahçe malzemeleri, hırdavat, züccaciye ürünlerin satışına tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan hafta sonlarında izin verilmeyecektir."

Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde belirlenen kurallara uymak kaydıyla pazar yerlerinin hafta içi 07.00-19.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecekleri, hafta sonları ise pazar yerlerinin kurulmasına izin verilmeyeceği bildirilen genelgede, online market ve yemek sipariş firmalarının hafta içi ve hafta sonu 07.00-00.00 saatleri arasında evlere veya adrese servis şeklinde çalışabilecekleri aktarıldı.

Genelgede, şu bilgilere yer verildi:

"Halihazırda faaliyetlerine devam etmekte olan kreşlerle birlikte Milli Eğitim Bakanlığıyla yapılan değerlendirmeler çerçevesinde kademeli normalleşme döneminde anaokulları da faaliyetlerine devam edecek olup diğer tüm okul ve sınıf seviyeleri için Milli Eğitim Bakanlığınca kamuoyuna duyurulduğu şekilde uygulama sürdürülecektir. Cumhurbaşkanlığının 14 Nisan 2021 tarih ve 2021/8 sayılı Genelgesi ile Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığının 27 Nisan 2021 tarih ve 17665 sayılı yazısı doğrultusunda, kamu kurum ve kuruluşlarında uygulanmakta olan 10.00-16.00 saatleri arası mesai sistemi ile uzaktan/dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma usulünün uygulanmasına kademeli normalleşme döneminde de devam edilecektir. Sivil toplum kuruluşları, sendikalar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları ile birlikler ve kooperatiflerin genel kurul dahil yapacakları geniş katılımlı her türlü etkinlikleri 1 Haziran 2021'e kadar ertelenecektir."

- Şehirler arası toplu taşıma araçları kapasitesinin yüzde 50'si kadar yolcu alacak

Evlendirme işlemlerinin gerçekleştirilmesine devam edilmekle birlikte halen uygulanan nikah ve nikah merasimi şeklindeki düğünler ile nişan ve kına gibi etkinliklerin yapılmaması uygulamasına, 1 Haziran'a kadar devam edileceği vurgulanan genelgede, şu ifadelere yer verildi:

"Huzurevi, yaşlı bakımevi, rehabilitasyon merkezi, çocuk evleri gibi sosyal koruma/bakım merkezlerinde halihazırda uygulanmakta olan ziyaretçi kısıtlaması 1 Haziran'a kadar uzatılacaktır. Şehirler arası faaliyet gösteren toplu taşıma araçları (uçak hariç) araç ruhsatında belirtilen yolcu taşıma kapasitesinin yüzde 50'si oranında yolcu kabul edebilecek olup, araç içindeki yolcuların oturma şekli yolcuların birbirleriyle temasını engelleyecek (1 koltuk dolu 1 koltuk boş) şekilde olacaktır. Şehir içi toplu taşıma araçları ise 14 Nisan tarih ve 6638 sayılı genelgemizle getirilen esaslar çerçevesinde yüzde 50 kapasite sınırlaması ile ayakta yolcu kabul edilmemesi kuralına tabi olarak faaliyet sunabileceklerdir.

Şehirler arası karayolları üzerinde bulunan dinlenme tesisleri (yerleşim sahası içerisinde bulunanlar hariç) ile konaklama tesislerinin (otel, motel, apart otel, pansiyon) içerisinde bulunan yeme-içme yerleri (sadece konaklamalı müşterilerle sınırlı olacak şekilde) aynı masada aynı anda en fazla 2 kişiye servis açılması kaydıyla hizmet verebileceklerdir. Konaklama tesislerinin kapalı alanlarında bulunan eğlence merkezleri kapalı tutulacak ve bu alanlarda müşteri kabul edilmeyecektir. Konaklama tesislerinin açık alanlarında toplu eğlence şeklinde etkinliklere kesinlikle izin verilmeyecek, bu yerlerde yoğunlaşmanın önüne geçilebilmek adına fiziksel mesafe kurallarına azami özen gösterilecektir. Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak süre ve günlerde konaklama tesislerinde rezervasyonunun bulunması (bedelinin tamamı ödenmiş olmak kaydıyla) vatandaşlarımız açısından sokağa çıkma ve/veya şehirler arası seyahat kısıtlamasından muafiyet sağlayacak olup bu amaçla seyahat edecek vatandaşlarımızın denetimlerde rezervasyon ve ödeme belgelerini ibraz etmeleri yeterli olacaktır."

Konaklama tesislerinin denetimlerinin etkin şekilde sürdürüleceği belirtilen genelgede, sahte rezervasyon başta olmak üzere her türlü kötüye kullanımın önüne geçileceği belirtildi.

Genelgede, daha önceki genelgelerde açıklanan yerler ve kişilerin, sokağa çıkma kısıtlamalarının uygulanacağı süre ve günlerde istisna kapsamında olduğunu belgelemek ve muafiyet nedeni ve güzergahıyla sınırlı olmak kaydıyla sokağa çıkma kısıtlamasından muaf olmaya devam edeceği bildirildi. 

ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?

DMM'den ABD'nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma

05.04.2026 01:07:00
İhlas Haber Ajansı
ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?
ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?
Bazı sosyal medya hesaplarında ve dezenformasyon odaklı mecralarda, Türkiye'nin İran'a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği ve düşürüldüğü iddia edilen ABD F-15 uçağının bu Türk sistemleriyle vurulduğu öne sürülmüştü.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD'nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı.



DMM'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, 'Türkiye'nin İran'a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD'ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu' yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır.

Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye'nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi.

Türkiye'nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır.

Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Batının bir Şark Meselesi vardır

Ülkenin bu duruma gelişinden sonra insanımızı, manen boş gören Batı dünyası yoğun bir şekilde onu kazanma gayretleri içerisine girmiştir. Ve adeta onu kazanma mücadelesi vermektedir.

05.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Batının bir Şark Meselesi vardır
Batının bir Şark Meselesi vardır
Ülkenin bu duruma gelişinden sonra insanımızı, manen boş gören Batı dünyası yoğun bir şekilde onu kazanma gayretleri içerisine girmiştir. Ve adeta onu kazanma mücadelesi vermektedir.

Buraya gelmişken şunu söylemekte fayda vardır: Misyonerlik faaliyetleri aslında bir insanı, Hıristiyan ya da Musevi yapma şeklinde görünmüş olsa da, asıl amacı, yaşadığımız şu toprakları elimizden almaktır.

Batının bir Şark Meselesi vardır



Buna göre 'Türkler Orta Asya'nın mahsulü bir millettir. Zorla Anadolu' ya gelmişlerdir. Anadolu medeniyeti, Batı uygarlığına aittir. Er veya geç bu uygarlığı terk edip kendi ülkelerine dönmesi lazımdır.

Türkler Anadolu'da yaşayan insanları özellikle din yoluyla asimile ederek Türkleştirmişlerdir. Aslında orada yaşayan insanlar Türk değildir" gibi çok saçma, çok garip bir iddia ile misyonerlik faaliyetlerini maalesef ülkemizin her bölgesine yoğun bir şekilde teksif ettiler. Bu faaliyetler bugün, dünkünden çok daha fazladır.

Sizlerde biliyorsunuz ki, Karadeniz Bölgesinde de çok ciddi misyonerlik faaliyetleri var. Mesela Trabzon'daki Santa Maria Kilisesi'nin kapısını bundan 20 yıl önceye kadar açan bir tek insan yoktu. Ama şimdi?

Anlatmak istediğimiz şu: Bir insan sahipsiz kalınca, onu sahiplenip emellerine vasıl olmak isteyenlerin olması kaçınılmaz olur. Bir defa bu insanlar dindar olsun diye bu işin içerisinde değiller. Batının böyle bir derdi olmuş olsa kendi, ülkesinde, kendi vatandaşının dini ihtiyacı ile uğraşır. Böyle bir derdi yok.

Hatta batıya gidin, Türk işçilerinin yaptığı camilerin hemen hemen ekserisi kiliselerden yapılmıştır. Kendi ülkesinde böyle bir derdi olmayan Batının buradaki derdi de insanı, Hıristiyan veya Musevi' yapmak değil, Hıristiyan veya Musevi' yapmak suretiyle sen Türk değilsin" sözünü ona söyletmektir.

Ondan sonra ikinci adım da, 'Madem sen, Türk değilsin. O halde nesin? Rum'sun veya Ermenisin veya Süryani'sini' kabul ettirmektir. Üçüncü adımı da, 'dolayısıyla bu topraklar Türklerin değildir" anlayışını yerleştirmektir.

Ülkede böyle çok garip bir olay var. Maalesef bu olaya karşı herkes duyarsız. Ama bir gün gözümüzü açtığımız zaman vakit çok geçmiş olabilir. O zaman "Eyvah! Ne yaptık da bu bela başımıza geldi?" demenin de bir kıymeti olmaz.

Yanlış anlaşılmasın. Biz bir insanın herhangi bir dini tercih etmesi veya o kuralları yaşamasına karşı değiliz. Takdir edersiniz ki bizim inancımızda da bir insanın inancına hürmet etme, saygı duyma, hatta gerekirse imkan tanıma vardır.

Ama buradaki olay bu değildir. Onların, bu kapıdan girerek, yani buradaki müsamahadan istifade ederek yapmak istedikleri ülkeyi bölmektir, vatanı işgal etmektir. Biz, buna karşıyız. Dolayısıyla misyonerlik faaliyetleri vardır ve devam etmektedir.

Müslüman gelenekten gelen bir insanı Musevi, Hıristiyan yapabilmeniz, ardından da, "sen Rum'sun. Ermeni'sin"  diyebilmeniz Müslüman gelenekten gelen bir insanı bu konuda ikna etmeniz o kadar kolay bir hadise değildir.

Onun için diyalog adı altında 'canım zaten bu dinlerin hepsi aynı kaynaktan besleniyor. Hepimizin Allah'ı bir. Orada da olsan budur, burada da olsan budur' demek suretiyle Tevhid Akidesini,  Teslisle karıştırıp (bal ile sirkeyi karıştırmak gibi bir olay) çok ciddi bir oyun oynuyorlar.

Bu yolla yapılmak istenilen o masum insanların akaidini,  inancını bozup,  bilahare de onu ifsad etmektir. Yani milletine, devletine karşı buğz eder bir hale getirmektir. Kabul etsek de, etmesek de bu anlayış ülkemizde var.

Ekserisi de bu olaylardan geçip bu noktaya gelen insanların devletine ve milletine karşı takındığı tavır, ifade etmek istediğimiz tavırdır. Üç-beş sene evvel insanımızda devletine, milletine, askerine, vatanına, bayrağına karşı böyle bir tavır yoktu.

Diyalog süreci içine girildiğinde bir de bakıyorsun en mukaddes değerlerini tartışmaya açmak bir tarafa küfrediyor. O insan, diyalog süreci ile o noktaya geliyor ve olay, milletin milli bünyesini tahrip edecek vahim boyutlara ulaşıyor.  Diyalog hem milli olarak, hem de dini olarak masum bir hareket değildir." (Prof. Dr. Haydar Baş Niçin Türkiye eserinden)

Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde özel halk minibüsünün köprü direğine çarpması sonucu hayatını kaybeden 5 kişiden 4'ünün kimlikleri belli oldu

04.04.2026 18:11:00 / Güncelleme: 04.04.2026 18:13:55
İHA
Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Kaza, Kahramankazan ilçesi Saray mevkiinde meydana geldi. Kızılcahamam istikametine seyreden 06 HO 1460 plakalı özel halk minibüsü, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bariyerlere çarptı. Kazanın etkisiyle takla atan otobüs, köprü ayağına çarparak durabildi. Kazada 5 kişi hayatını kaybederken, 14 kişi de yaralandı. Kazada hayatını kaybeden 5 kişiden 4'ünün minibüs şoförü Efe Erdem (31) ile yolculardan Mehmet Sucu ve kızı Safiye Simge Sucu ile Hamiyet Bilge Uslu olduğu tespit edildi.



Hayatını kaybeden diğer kadın yolcunun kimliğini belirlemek için çalışmalar sürüyor. Otobüsün şoförü Efe Erdem'in evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenildi.



Kazayla ilgili 3 cumhuriyet savcısı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 2 bilirkişi de incelemelerini sürdürüyor. 

Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde 5 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili özel halk otobüsünün sahibi gözaltına alındı

04.04.2026 18:04:00
İHA
Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı
Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı
Kahramankazan ilçesinde özel halk otobüsünün kaza yapması sonucu 5 kişi hayatını kaybetmiş, 14 kişi de yaralanmıştı. Olayla ilgili 3 savcı görevlendirilirken, yürütülen soruşturma kapsamında özel halk otobüsünün sahibi İ.Ç. gözaltına alındı.

Özel halk otobüsü şoförünün işe alınırken gerekli yeterlilik belgelerini Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne göndermediği ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden işe başlaması konusunda uygunluk raporunun alınması gerekirken, araç sahibi İ.Ç'nin bu belgeleri temin ederek belediye ekiplerine sunmadığı, araç sahibi İ.Ç.'nin bu nedenle gözaltına alındığı açıklandı.

Gaziantep adliyesinde 'rüşvet' ve 'uyuşturucu' operasyonu

Gaziantep'te adliyede yapılandığı tespit edilen şahıslara yönelik rüşvet ve uyuşturucu operasyonunda aralarında savcı, avukat, polis, katip ve adliye çalışanlarının olduğu 16 şüpheli gözaltına alındı. Yakalanan şahıslardan 2 katip tutuklanırken diğer şüphelilerin işlemlerinin ise sürdüğü belirtildi

04.04.2026 13:00:00
İHA
Gaziantep adliyesinde 'rüşvet' ve 'uyuşturucu' operasyonu
Gaziantep adliyesinde 'rüşvet' ve 'uyuşturucu' operasyonu
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı, Gaziantep Adliyesi'nde 'rüşvet' ve 'uyuşturucu' suçlarıyla yapılandığı tespit edilen şahıslara yönelik geniş çaplı soruşturma başlattı. Soruşturma çerçevesinde, şüphelilerden zabıt katibi H.İ.U. teknik ve fiziki takibe alındı. Yapılan teknik ve fiziki takip ile şüphelinin telefonundaki dijital incelemeler sonucunda adliye içi ve dışından farklı kişilerin suça dahil olduğu belirlendi.

Aralarında savcı, katip, avukat ve polisin olduğu 16 şahıs yakalandı

Şüphelilere yönelik soruşturmanın ardından İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin desteğiyle operasyon başlatıldı. Savcılık talimatıyla yapılan operasyon sonucunda aralarında 1 Cumhuriyet savcısı, 2 avukat, 2 zabıt katibi, 5 adliye personeli ile 6 sivil vatandaşın bulunduğu toplam 16 kişi gözaltına alındı. Yakalanan şüpheliler hakkında uyuşturucu ticareti, rüşvet, nüfuz ticareti ve soruşturmanın gizliliğini ihlal suçlamalarıyla işlem başlatıldı.

2 katip tutuklandı, soruşturma derinleştirildi, HSK'ya bilgi verildi

Emniyette tamamlanan işlemler ve sağlık kontrollerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden zabıt katipleri H.İ.U. ve M.Ç. nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Diğer şüpheliler hakkındaki yasal işlemler sürerken soruşturma dosyasında adı geçen bazı kişilerle ilgili de Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) gerekli bildirimler yapılarak soruşturmanın derinleştirildiği belirtildi.

Sosyal medyadaki sahte hesaplar kapatılacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya düzenlemesine ilişkin, "Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz. Sosyal medyaya artık gerçek bilgiler ve kişisel kimlikle girilecek. Sahte hesapların kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Bu düzenlemenin kısa sürede yasalaşması hedefleniyor. Bu sayede herkes sosyal medyaya gerçek kimliğini girmiş olacak" dedi

03.04.2026 15:51:00
AA
Sosyal medyadaki sahte hesaplar kapatılacak
Sosyal medyadaki sahte hesaplar kapatılacak
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Diyarbakır'daki temasları kapsamında Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen TÜGVA İhtisas Akademi Lansman Programı'na katıldı.

Programda, Bakan Gürlek ve TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, gazeteci Türker Akıncı'nın sorularını yanıtladı.

Akıncı'nın sosyal medya düzenlemesinin içeriğine ilişkin sorusu üzerine Gürlek, Adalet Bakanlığı tarafından sosyal medya düzenlemesi ön çalışmaları kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Siber Güvenlik Başkanlığı ile görüşmelerin yapıldığını belirterek, ilgili erişim sağlayıcılarıyla BTK tarafından görüşmelerin yürütüleceğini söyledi.

Gürlek, "Sosyal medyada öyle bir dünya anlatılıyor ki; oradaki hayatların hepsi yalan hayatlar. Orada yayınlanan diziler, filmler, YouTuber'lar, orada şaşaalı hayatlar... Öyle bir hayat yok. Bunlara gençlerin özenmemesini istiyorum. Gerçek dünyada böyle bir şey yok. Bizim memleketimiz her anlamda gelişmiş. Eğitim anlamında da çok gelişmiş. Artık Türkiye bir oyun kurucu modeline döndü. Yerli savunmamızı yapıyoruz, yerli silah üretiyoruz. Mühendislerimiz çok gelişti. Bilim adamlarımız gelişti. Sosyal hayattaki yalana kapılmamalarını özellikle gençlerimize tavsiye ederim. Orada bir yalan var, orada bir gerçeklik yok. Orada bir özenti var ama gerçek anlamda böyle bir hayat yok. Ülkemizin gerçeklerinden, geleneklerinden kopmayalım" diye konuştu.

Dünyada yaşanan gelişmelere ve savaşlara değinen Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Batı'yı gördük. Batı her zaman ikiyüzlü. Yanı başında Ukrayna-Rusya savaşı var, müdahale etmiyorlar. Sadece 'bize bir şey olmasın' diye kendi güvenliklerini düşünüyorlar. Memleket, millet, tarih olarak her zaman mazlumun yanında durduk. Bakın Cumhurbaşkanımız her zaman her ortamda Gazze'nin yanında durduğunu dile getiriyor. Yani dünya liderlerinden bunu dile getiren kaç kişi var?"

⁠"Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz"

Sosyal medyada sahte hesapların da açıldığına işaret eden Gürlek, itibar suikastlarının yapıldığını belirtti.

Gürlek, şunları kaydetti:

"Sosyal medyada bir kişi hesap açıyorsa, bir suç işliyorsa bunun mutlaka bir karşılığının olması lazım. Biz bunu istiyoruz. Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz. Yani bir kişi bir hesap açıyorsa bunun sorumluluğuna katlanacak. Şimdi sahte hesap açıyorlar, olayları farklı anlatıyorlar. Sosyal medyada yargılamalar yapılıyor, kararlar veriliyor, hükümler veriliyor. Gerçekte öyle değil. Sosyal medyada bir kişi hakaret ediyorsa ya da bir itibar suikastı yapıyorsa bunun sonuçlarına katlanması lazım. İnşallah 12. Yargı Paketi'nde bunu ete kemiğe büründüreceğiz. Yani bir kişi sosyal medyaya giriyorsa, kimliği belli olacak. Orada yazdıklarından da ettiği hakaretten de itibar suikastından da sorumlu olacak. Kimseye itibar suikastı yapılmayacak, kimse itibarsızlaştırılmayacak. Burada çok kıymetli hakimlerimiz var. Gece gündüz fedakarca çalışıyor, gerekirse ailesinden ödün veriyor, dosya okuyor ama sosyal medyada öyle bir şey yapılıyor ki, dosyadan haberi yok. Adam hüküm vermiş, yargılama yapmış. 'Bu neden tutuklanmadı?' deniyor. Sosyal medya yasasına çok önem veriyorum. Sosyal medyaya artık gerçek bilgiler ve kişisel kimlikle girilecek. Bu sahte hesapların kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Bu kurallara uymadıkları takdirde kapatacaklar. Takip ediyorsunuz, hazırlıyoruz paketi, Meclis'e sunuyoruz. Sayın milletvekillerimiz de bu konuya çok önem veriyor. Bunun kısa sürede yasalaşması hedefleniyor. Yasalaştıktan sonra da bir geçiş süreci olacak. Çünkü bunun altyapısının sağlanması gerekiyor. Bu düzenleme sayesinde herkes sosyal medyaya gerçek kimliğini girmiş olacak."

LGS takvimi milli maç nedeniyle değişti

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 14 Haziran'da yapılacağı duyurulan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın Dünya Kupası'ndaki Türkiye-Avustralya maçı sebebiyle bir gün öne çekilerek 13 Haziran'a alındığını açıkladı

03.04.2026 14:51:00
AA
LGS takvimi milli maç nedeniyle değişti
LGS takvimi milli maç nedeniyle değişti
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Aydın programı kapsamında Valilik Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"14 Haziran'da yapılacağı duyurulan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın Dünya Kupası'ndaki Türkiye-Avustralya maçı sebebiyle öne çekilebileceği" şeklindeki açıklamasıyla ilgili görüşleri sorulan Yusuf Tekin, "Anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Bu açıklamayı yaptık. Ne söyleyeceğini şaşıran bazı her şeye muhalif insanlar bunu da eleştirdiler. Hatta şöyle bir açıklama gördüm. 'Sınavın tarihini değiştireceğinize maçın saatini değiştirirseniz.' Çok komik, üzüntü verici şeyler bunlar." dedi.

Türkiye'nin Dünya Kupası grup aşamasındaki ilk maçının 14 Haziran Pazar günü Türkiye saatiyle 07.00 civarında başlayacağını öğrendiklerini aktaran Tekin, öğrencilerin milli heyecana ortak olabilmeleri için çalışma başlattıklarını ifade etti.

Yapılan teknik ve hukuki incelemeler sonucunda sınavın bir gün öne alınmasında engel görülmediğini dile getiren Tekin, şunları söyledi:

"Çarşamba günü itibarıyla bu konuda arkadaşlarımız çalışmaya başladılar ve 14 Haziran günü yapılacağını ilan ettiğimiz temel eğitimden ortaöğretime geçiş kapsamındaki liselere geçiş sınavının, 13 Haziran Cumartesi günü aynı saatte yapılmasına hukuken ve teknik olarak bir engel olmadığını arkadaşlarımız tespit edince biz de sınav değişikliğini yapmaya karar verdik. 13 Haziran'da sınavı yapacağız."

"12 Haziran Cuma günü idari tatil olacak"

Sınav öncesi hazırlık süreci ve velilerin okul ziyaretleri için de düzenleme yaptıklarını aktaran Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Okullarımızın, sınavın pazar günü olması durumunda cumartesi günü hazırlıkların yapıldığı gün olarak, velilerimizin çocuklarının sınava girecekleri yerlerle ilgili hazırlıklarını yaptıkları bir gün olarak bizim için önemliydi. Dolayısıyla bu hazırlıklar açısından da bir sorun yaşanmaması adına 12 Haziran Cuma günü de Bakanlığımız bünyesindeki örgün eğitim kurumlarında bir gün idari izin olarak geçirilmesini bugün zannediyorum arkadaşlarımız basın açıklamasıyla duyuracaklar. Dolayısıyla 12 Haziran Cuma günü idari tatil örgün eğitim kurumlarında. 13 Haziran Cumartesi günü daha önce ilan ettiğimiz aynı saatte liselere geçiş sınavını gerçekleştirmiş olacağız. Çocuklarımıza, öğretmenlerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum."

İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı

İnternet üzerinden silah sattıkları ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 35 şüphelinin yakalandığı bildirildi

03.04.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı
İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı
İnternet üzerinden silah sattıkları ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 35 şüphelinin yakalandığı bildirildi.

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, internet üzerinden silah sattıkları iddia edilen ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik geniş çaplı çalışma başlattı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya göre, dijital ortamda suç işlemek amacıyla şahıs temini ve silah satışı faaliyetlerinde bulunan kişiler takibe alındı.



Emniyet ekipleri tarafından yürütülen istihbari analiz ve veri inceleme çalışmaları neticesinde; suç içerikli paylaşımlar, kullanıcı etkileşimleri ve dijital izler detaylı şekilde değerlendirildi, bu kapsamda suça karıştığı belirlenen şahısların tüm bağlantılarıyla deşifre edildi.

Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bu sabah operasyonun düğmesine basıldı. İstanbul başta olmak üzere Bursa, İzmir, Adana, Konya, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır, Ankara, Manisa, Mardin, Adana ve Antalya'yı kapsayan toplam 16 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Zincirle baskınlarda 35 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Zanlılar sorgulanmak üzere İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü'ne gönderildi. Gerçekleştirilen operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi

İstanbul'un Esenler ilçesinde bir adrese düzenlenen operasyonda 1 milyon 250 bin sahte dolar, 655 bin sahte euro ve ekipmanlar ele geçirilirken, 3 şüpheli gözaltına alındı

01.04.2026 15:13:00 / Güncelleme: 01.04.2026 15:16:33
İHA
Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi
Esenler'de milyonlarca sahte döviz ele geçirildi
Esenler ilçesinde bir adreste sahte döviz basıldığının belirlenmesi üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Kaçakçılık ve Mali Suçlarla Mücadele Soruşturma Bürosu, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ve İstanbul MİT Bölge Başkanlığı koordinesinde belirlenen adrese operasyon düzenlendi.



3 şüpheli gözaltına alındı, milyonlarca sahte döviz ele geçirildi

Ekipler tarafından 31 Mart günü adrese yapılan baskında, M.C.S., M.D. ve M.N.S. isimli 3 şüpheli gözaltına alındı.

Öte yandan ekipler tarafından adreste yapılan aramalarda ise, 1 milyon 250 bin sahte dolar, 655 bin sahte euro, 1 adet kağıt kesme makinesi, 1 adet para kontrol cihazı, 1 adet para basma kalıp makinesi, 800 adet hologram, 2 adet para basımında kullanılan demir kalıp ile 18 adet para basımında kullanılan plastik kalıp ele geçirildi.



Konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Gebze'de çöken bina için yeni rapor

Gebze'de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi

01.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 01.04.2026 14:16:21
İhlas Haber Ajansı
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı.

Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor.

Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor.

Zemin hareketi sınırlı kaldı

Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor.

Tünellerde hasar bulgusu yok

Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.





logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.