logo
24 HAZİRAN 2026

'Tarihimizle yüzleşme zamanı geldi'

Trabzon'da yapılan 'Atatürk Vatandır Sempozyumu'nda tebliğ sunan eğitimci yazar Asude Havuzlu, "Türkiye Cumhuriyeti tarihini hiçe sayıp, yeni bir tarih yazma, Osmanlı padişahlarından yeni kahramanlar çıkarma çabası beyhude bir çabadır ve bizi büyük bir çıkmaza sokacak bir yanlıştır. Artık tarihimizle yüzleşme zamanı gelmiştir" dedi.

07.09.2017 00:00:00
Trabzon'da gerçekleştirilen 'Atatürk Vatandır Sempozyumu'nun konuşmacılarından biri de eğitimci yazar Asude Havuzlu'ydu. Havuzlu'nun tarihi gerçekleri gözler önüne seren konuşmasının tam metnini yayınlıyoruz: 
Eğitim bilimciler yaptıkları araştırmalar sonucu net olarak ortaya koydular ki pek çok kişilik özelliklerimiz genlerimizle belirlenir ve bunun üzerine ilk çocukluk yılları dediğimiz 7 yaşa kadar olan dönemde başka bazı özellikler eklenir ve 7 yaşına geldiğinde artık bireyin karakter özellikleri, kişiliğini oluşturan temel özelliklerin neredeyse tamamı şekillenmiş olur. Son yıllarda özellikle eğitim alanında kullanılan '7 çok geç' sloganı da bu yüzdendir. Gerçekten de bireyin hem kişilik hem de bilişsel özelliklerinin % 80'inden fazlası 0-6 yaş döneminde tamamlanmaktadır. Dolayısıyla bir çocuğa ne kazandırmak istiyorsanız 0-6 yaş arasını değerlendirmelisiniz.
Bu dönem çocuğun evde geçirdiği okul öncesi dönem olduğundan ailesi burada birinci derecede etken olmaktadır. Özellikle anne ya da bakımını üstlenmiş olan bakıcı konumundaki kişiler birinci derecede sorumlu olurlar. Çünkü çocuklar bu dönemde taklit etme yoluyla öğrendikleri için yalan söyleyen birinin yanında yetişti ise yalan söylemeyi öğrenir. Dedikodu yapan birinin yanında dedikodunun normal bir şey olduğunu düşünerek büyür. İçki içen bir anne baba ile büyürse içki içmenin yanlış bir şey olmadığını öğrenir ve bu bilinçaltına yerleşir.
Aynı şekilde doğruluğu dürüstlüğü de öğrenir. Ya da namaz kılan, oruç tutan bir ailesi varsa kimse ona namaz kıl, oruç tut demese bile o böyle olması gerektiğini düşünür ve taklit eder. Çocuklarımızın bizlerle beraber namaz kılarken yatıp kalktıklarını hepimiz yaşamışızdır ya da ramazanda yemek yedirmek istediğimizde 'siz yemiyorsunuz ben de yemicem' dediklerini görmüşüzdür. Birçok yerde artık espri haline gelmiş olan 'çocukluk çağlarına inmek lazım' sözü bir yöntem olarak psikologların ve psikiyatristlerin danışanlarının problemlerini çözmek için sıkça başvurdukları bir yoldur.
Bazen çocuklukta yaşanan bir travma ileriki yaşlarda çok ilginç şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Yani bir insanın 7 yaşına kadarki döneminde kazandığı, bilinçaltına yer etmiş temelleri değiştirmek neredeyse imkansızdır. Atalarımızın 'İnsan 7'sinde ne ise 70'inde odur' sözü de bu ilmi gerçeğin yaşanmış tecrübelerle ortaya konmasından başka bir şey değildir.
Padişah annelerinin portresi
Şimdi bu önbilgiden sonra gelelim asıl konumuza... Osmanlı padişahları arasında yabancı kadınla ilk evliliği Orhan Bey yapmıştır. Orhan Bey'in ilk eşi Yarhisar tekfurunun kızı Holofira'dır. Daha sonra Müslüman olarak Nilüfer Hatun adını almıştır. 1. Murat'ın annesidir. O sıralarda Bizans Yuannis Paleolog ve Yuannis Kantakuzen adlı iki imparator adayının rekabetini yaşamaktadır. Kantakuzen Orhan Bey'den yardım ister. O da kızı Theodora ile evlenmek karşılığında Kantakuzen'in imparatorluğuna destek verir.
Kayınpederi Kantakuzen'e Sırplar ve Bulgarlar'a karşı da yardım edecek ve bunun karşılığında Çimpe Kalesini alarak burayı üs olarak kullanıp Trakya'da genişleyecektir. Theodora'nın adının değişmemesinden Müslüman olmadığını anlıyoruz. Daha sonraki dönemlerde Müslüman olmayanların da isimleri değiştirilmiş, genelde Farsça isimler verilmiştir. Bu evlilikten şehzade Halil doğmuştur. Theodora'nın Orhan Bey'i etkisi altına aldığı ve kendi oğlunu veliaht yapmak için baskı yaptığı söylenir.
Tarihçiler Yıldırım Beyazıt'ın hanımlarından Sırp Kralı I. Lazar'ın kızı Olivera Despina'nın Beyazıt'ı içkiye ve zevk ü safaya alıştırdığını yazarlar.
2. Murat dönemine geldiğimizde Enderun mektebinin kurulduğunu görüyoruz. Amacı hem bedenen güçlü kuvvetli hem de zeki gayrimüslim çocukları 8-9 yaşlarında alıp yetiştirerek devlet erkanında görev yapacak disiplinli, akıllı, siyasetten, savaştan anlayan kişiler yetiştirmektir.
Enderun; babasının döneminde kurulmuş olsa da asıl Fatih Sultan Mehmet zamanında kurumsallaşmıştır. Buradan yetişenler devlet kademesinde en üst düzeylere yükselmiş, vezir, veziriazam, kazasker gibi görevlere gelmişlerdir. Ayrıca şehzadelerin yetişmesinden sorumlu olan, onlara eğitim veren lalalar da bunlardan seçilirdi.
Fatih'in annesi Despina Müslüman olmadı
Haremde de benzer bir yapı vardı. Aslında Osmanlı hareminde daha Orhan Bey zamanından beri kölelerin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Fakat cariyelerin haremde çoğalması Fatih zamanında artmıştır.
Nasıl ki devşirilen erkek çocukları orduda ve Enderun mektebinde terbiye edilerek Osmanlı İmparatorluğu'nda en yüksek idari kademelere yükselmişlerse, hareme alınan cariyelere de benzer bir eğitim sistemi getirilerek güzellik ve zekalarına göre usta, kalfa, ikbal, kadın efendi ve valide sultan gibi payeler alarak en yüksek mevkilere gelme imkanı onlara sağlanmıştır.
Hareme gelen 8-10 bazen daha büyük yaşlardaki esir kız çocukları güzellik ve  kabiliyetlerine göre eğitime alınırlardı. Haremde hiyerarşiye çok önem verilirdi. Bunların  bazıları mutfak, çamaşırhane gibi hizmet görevlerine, bazıları valide sultan ve kadın efendilerin hizmetine, bazıları şehzadelerin bakım ve hizmetine verilir, en güzel ve kabiliyetli olanları da padişahların odalığı olarak ayrılırdı.
Bunlara eğitim verilirken önce Türkçeyi öğrenmeleri sağlanır, daha sonra örf, adet ve İslami kurallar öğretilirdi. Düzenli kitap okumaları, en az bir enstrüman çalmaları mecburi idi. Cariyeler hareme yeni geldiklerinde 100 kişiye kadar alan büyük koğuşlarda yatarlardı. Eğitimlere katılır, kendilerine verilen işleri yaparlardı. Ancak bunlardan odalık olanlar arasında Müslüman olan ve Kur'an okuyanların daha fazla değer gördükleri, hele de çocuk doğurdukları zaman kademe kademe yükseldikleri, kendilerine ait odaları ve hizmetçileri olduğu, kumaşlar, mücevherlerle mükafatlandırılmaları söz konusu idi. Bu yüzden çoğu Müslümanlığı hemen kabul etmekteydi. Ancak bu mükafatlara rağmen Fatih Sultan Mehmet'in annesi Maria Despina Müslüman olmadı. Bu durumu aslı bugün Topkapı arşivinde bulunan bu fermanda Fatih şöyle buyurmaktadır:
"Bu devrin Hıristiyan kadınlarının en yücelerinden olan anam Despina Hatun, Selanik'te Küçük Ayasofya adıyla bilinen manastırı şeriat kurallarına göre satın almış. Gerekli belgesi de varmış. Ben de uygun bulup bu fermanı verdim ki manastıra sahip olsun. Dilerse satsın, dilerse bağışlasın, hiç kimse engel olmasın, bozmasın, değiştirmesin, içindekilerden vergi alınmasın. Kimse tedirgin etmesin. Bu fermanı görenler gerçek olduğuna inansın."
Yani Fatih'in annesi Ortodoks bir Hıristiyan olarak Selanik'teki manastırda rahibe hayatı yaşamış ve Hıristiyan olarak ölmüştür. Bunu biz demiyoruz, Fatih'in kendisi söylüyor.
Osmanlı'nın çöküşünü hazırlayan kadınlar
Tarihçiler Osmanlı'nın çöküşünde saraydaki kadınların ve onların birlik olduğu paşalarla birlikte çevirdikleri entrikaların büyük etkisi olduğunu hep söylerler.
Örneğin Osmanlı tarihindeki kadın saltanatının kendisi ile başladığı söylenilen Hürrem Sultan diye bildiğimiz Roxanna. Bir Rus papazının kızıdır. Bir akın esnasında esir alınıp saraya geldiğinde 15-17 yaş civarlarındadır. Kısa sürede Kanuni'yi etkisi altına almıştır. Hatta padişahlar cariyelerine nikah kıymadıkları halde Kanuni bu kuralı bile çiğneyip Hürrem'e nikah kıyıp onunla evlenmiştir.
 Kendi oğullarını veliaht yapmak için Şehzade Mustafa'nın ve onun destekçisi olan Veziriazam Makbul İbrahim Paşa'nın ölüm fermanlarının verilmesinde Kanuni'yi etkilemiş olduğu tarihçiler tarafından kabul edilir. Şehzade Mustafa'nın babasını tahttan indireceğini, Yeniçeri Ocağını kontrolü altına aldığını, İbrahim Paşa'nın da ona destek olduğu fikrini sürekli Kanuni'ye işleyerek kışkırttığı söylenir. Kızı Mihrimah Sultan'ı Rüstem Paşa ile evlendirerek onunla ittifak kurmuş ve onun üzerinden devlet işlerine müdahale etmiştir. Hatta Rüstem Paşa'nın veziriazamlıktan alındığı süreçte Veziriazam Kara Ahmet Paşa'nın boğdurulması ve ardından Rüstem Paşa'nın yeniden Veziriazam olması onun Kanuni'ye etkisiyle olmuştur.
Kanuni'den sonra oğlu 2. Selim nam-ı diğer Sarhoş Selim tahta çıkıyor. Onun döneminde de başkadını olan Nurbanu Sultan'ın yani İtalyan bir Yahudi olan Rasel'in etkisini görüyoruz. Hatta Osmanlı tarihçileri Nurbanu Sultan'ı Yahudileri devlet işlerine karıştırmakla suçlarlar. 2. Selim'in eğlenceye ve içkiye düşkün olması sebebiyle döneminde haremde sürekli içki ve saz alemleri yapıldığı yazar kaynaklarda. Nurbanu'nun da Selim'in bu halinden faydalandığı...
Padişah adeta kadınların elinde oyuncak
Ardından tahta çıkan oğlu 3. Murat döneminde de valide sultan olması ile beraber oğlunu etkisi altına aldığı, onun kadınlara olan zaafını kullandığı söylenir. Annesi Nurbanu'nun ölümünden sonra da başkadını Safiye Sultan yani Venedik Cumhuriyeti'nin Korfu Valisinin kızı Baffo 3. Murat'ı etkisi altına almıştır. Baffo Adriyatik denizinden geçerken Türk korsanlar tarafından yakalanmış ve 15 yaşında Şehzade Murat'ın haremine girmiştir.
3. Murat gelmiş geçmiş padişahlar içinde haremi en geniş olan, hasekilerinin sayısı 40'ı aşan bir padişahtır. Hatta saraydaki kadınlarla yetinmeyip saray dışından kadınlarla da münasebette bulunduğu ve 130'a yakın çocuğu olduğu bilinmektedir. Öldüğünde 19'u erkek, 30'u kız olmak üzere 49 çocuğu vardı. Hamile olan 7 cariyesi ise çuvallara konup Sarayburnu'ndan denize atılmak suretiyle öldürülmüşlerdi.
Safiye Sultan'ın 3. Murat'ı bu halinden dolayı kıskanmadığı, onu zevke ve eğlenceye terk ettiği ve fırsattan istifade haremin ve devletin en çok sözü geçen kişisi olduğu bir gerçektir. Oğlu 3. Mehmet'in tahta çıkması ile nüfuzu daha da artan Safiye Sultan, devletin iç ve dış işlerinde başrolü oynadı. Kim kendisine bol para ve hediye takdim ederse onu yüksek mevkilere tayin ettirdi.
Osmanlı'da iktidar olan kadınlardan bahsederken belki de en önemlisi olan Mahpeyker Kösem Sultan'dan bahsetmeden geçemeyiz. Anastasia Rum bir papazın kızıdır. 1. Ahmet döneminde kardeş katli kuralı uygulamadan kalkmış, 'ekberiyet' yani hanedanın en yaşlısının tahta çıkması kuralı gelmişti.
Ancak 2. Osman'ın katli bu kuralın işlemediğini göstermektedir. Taht sırası beklerken şehzadelerin kafes sistemiyle Harem'de tutulması valide sultanları taht değişikliklerinde kilit duruma getirmişti. İşte oğlu 4. Murat'ın tahta geçmesiyle beraber Kösem Sultan'ın etkisi de başlamıştır. 4. Murat'ın henüz 12 yaşında olması tam 10 yıl Kösem Sultan'ın devlet idaresini elinde tutmasına sebep oldu. 4. Murat idareyi eline aldıktan sonra da etkisi sürdü.
Nasıl ki 4. Murat'ın tahta çıkması onun zekası ve entrikalarıyla Genç Osman'ın öldürülmesi ve ardından Sultan Mustafa'nın tahttan indirilmesi ile olduysa tahtta kalmasını sürdürmek için de elinden geleni yaptı. Daha sonra oğlu İbrahim ve torunu 4. Mehmet dönemlerinde de etkisi sürmüş ama sonu da haremin başka bir kadını olan gelini Turhan Sultan'ın yani Rus Nadya'nın elinden olmuştur. Kösem Sultan tarihe kendi oğlunu boğdurtan sultan olarak geçmiştir. Tarihçiler 4. Murat'ın da despot, dediğim dedik ve çok rahat öldürebilen bir kişiliği olmasını annesi Kösem Sultan'ın ihtiraslı kişiliğine ve onu bu şekilde yetiştirmiş olmasına bağlarlar.
Osmanlı'daki kadın saltanatına dair örnekleri daha da çoğaltabilir ve ayrıntılandırabiliriz ancak zamanımız sınırlı olduğundan şimdilik bu kadarla kalalım.
Çocukken aldıkları kültürden kopamadılar
Bütün bu anlattıklarımızdan çıkan sonuç ne, ona bakalım. Osmanlı haremindeki kadınlar saraya girdikten sonra birçoğu Müslüman olmuş olsalar da temelde aldıkları Hıristiyan veya Yahudi kültüründen kurtulamadıkları, İslam'ın koymuş olduğu ölçüleri ve ahlak kurallarını içselleştiremedikleri aşikârdır. Zira hiçbir Müslüman kadın kendisi idareyi ele geçirmek için eşini içki ve sefahata sürüklemez.
Hiçbir Müslüman anne ihtirasları uğruna evladını boğdurtmaz. Ya da başka insanların boş sebeplerle ölümüne sebep olmaz ya da bu cinayetlere seyirci kalamaz. Müslüman bir annenin evladı hem İslam İmparatorluğu'nun padişahı, hem de İslam aleminin halifesi olup Kur'an'da kesin olarak yasak edilmiş, ayetle sabit olan haramlar işlemez, işlememelidir.
Çünkü Kur'an'da, "Kim bir insanı (suçsuz yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de suçsuz bir insanı ölümden kurtarırsa, sanki bütün insanları ölümden kurtarmış gibidir" (Maide, 5/32), "Kim bir mü'mini kasdi olarak öldürürse, o kimsenin cezası cehennemde (ebedi) kalmaktır" (Nisa, 4/93) buyrulmaktadır.
Bu tarz öldürülmeler Hıristiyan ve Yahudi kültüründe mubah sayılan uygulamalardır. Başta da belirttiğimiz gibi devşirme sisteminin bir sonucu olarak padişahların anneleri, dadıları ve lalaları, vezirleri, veziriazamları hep Hıristiyan ve Yahudi kökenli insanlar olduğundan büyük çoğunluğu her ne kadar sonradan Müslüman olsalar da eğitimcilerin bugün kesin olarak belirttikleri gibi 7 yaşa ve bazıları daha da büyük yaşlara kadar aldıkları, karakter yapılarını ve hayata bakış açılarını oluşturan temel eğitimin etkisinden kurtulamamışlar, padişahları da bu anlamda en olumsuz şekilde etkilemişler ve yanlışa düşmelerine sebep olmuşlardır. Bunu herkesin böyle kabul etmesi gerekir.
Hele ki bunları görmezden gelip, padişahları göklere çıkarıp, Allah'ın yeryüzündeki gölgesi, halifesi, cennetmekan gibi vasıflarla adlandırıp, yaptıklarını İslam diye gösterip, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mübarek anne ve babasına laf etmek, en aşağılık iftiralarda bulunmak en iyi ihtimalle büyük bir gaflet, eğer birliğimizi ve beraberliğimizi bozmak için bilerek söyleniyorsa vatan hainliğidir.
Osmanlı'nın hüküm sürdüğü topraklarda ve onun yıkılışı üzerine kurulmuş bir devlet de olsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti yeni ve ayrı bir devlettir.
Biz Osmanlı'yız demek yanlıştır, çünkü Osmanlı bir soy değil, bir ailedir. Nasıl bir aile olduğunu, nasıl bir hayat yaşadıklarını bir kısmıyla da olsa ortaya koymaya çalıştığımız Osmanlı'nın torunu olmak isteyenler kendileri bilirler tabii ki ama dindarlığı, İslamcılığı kimseye bırakmayıp, bu yanlışlarla övünmeleri neyle açıklanabilir? T
ürkiye Cumhuriyeti tarihini hiçe sayıp, yeni bir tarih yazma, Osmanlı padişahlarından yeni kahramanlar çıkarma çabası beyhude bir çabadır ve bizi büyük bir çıkmaza sokacak bir yanlıştır. Artık tarihimizle yüzleşme zamanı gelmiştir. Bunu herkesin böyle anlaması ve bilmesi birlik ve beraberliğimizin ve cumhuriyetimizin devamı için olmazsa olmazdır.
Osmanlı'yı methedip, 7 yaşında Kur'an'ı hatmetmiş, 8 yaşında hafız olmuş Atatürk'e, Ehl-i Beyt soyundan gelen annesi Molla Zübeyde Hanım'a ve adını 12 İmam'dan alan babası Ali Rıza Bey'e her türlü iftiraları atıp gözden düşürmeye çalışanlar da şunu bilsinler ki; her zaman karşılarında Prof. Dr. Haydar Baş Bey ve kadrosunu bulacaklardır. Bu doğruları bıkmadan usanmadan her yerde anlatmaya devam edeceğiz ve halkımızın bu yanlışa düşmesine engel olacağız. Birliğin ve beraberliğin bu ülkede bozulmaması için elimizden geleni her daim yapacağız.
OKAN EGESEL

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.