logo
08 AĞUSTOS 2026

Tarihin ‘Veni, Vidi, Vici’ dediği şehir: Zile

Tokat'ın tarih kokan ilçesi Zile, Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden biri olmanın ötesinde; bir dünya imparatorunun tarihi sözüne ev sahipliği yapmış, mutfağıyla damak çatlatan ve doğasıyla büyüleyen bir kültür mozaiği

06.03.2026 00:10:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Tarihin ‘Veni, Vidi, Vici’ dediği şehir: Zile
Tarihin ‘Veni, Vidi, Vici’ dediği şehir: Zile
Tokat'ın tarih kokan ilçesi Zile, Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden biri olmanın ötesinde; bir dünya imparatorunun tarihi sözüne ev sahipliği yapmış, mutfağıyla damak çatlatan ve doğasıyla büyüleyen bir kültür mozaiği.

İşte Zile'nin kuruluşundan mutfağına uzanan o zengin serüven:







Kuruluş ve Tarihi Serüven: "Veni, Vidi, Vici!"

Zile'nin tarihi yaklaşık 7.000 yıl öncesine, Kalkolitik Çağ'a kadar uzanıyor. Amasyalı ünlü coğrafyacı Strabon'a göre şehir, efsanevi Ninova Melikesi Semiramis tarafından kurulmuştur. Ancak Zile'yi dünya tarihine kazıyan asıl olay M.Ö. 47 yılında yaşandı.







Jül Sezar'ın Zaferi: Roma İmparatoru Jül Sezar, Pontus Kralı II. Pharnakes'i Zile yakınlarında yapılan savaşta mağlup ettikten sonra, Roma Senatosu'na o meşhur mesajını gönderdi:

"Veni, Vidi, Vici" (Geldim, Gördüm, Yendim). Bu tarihi sözün söylendiği yer olarak kabul edilen Zile Kalesi, bugün hala tüm haşmetiyle şehri selamlamaktadır.







Tarihi Eserler: Zamanın Durduğu Duraklar

Zile, her köşesinde farklı bir medeniyetin izini taşıyan bir açık hava müzesi gibidir.

Zile Kalesi: Höyük üzerine kurulu tek kale olma özelliğini taşır. İçinde Roma ve Bizans kalıntılarını, asırlık saat kulesini ve kaya oyma tiyatrosunu barındırır.

Maşat Höyük: Hitit dönemine ait çok önemli çivi yazılı tabletlerin bulunduğu, bölgenin en eski yönetim merkezlerinden biridir.







Tarihi Zile Konakları: Osmanlı mimarisinin zarafetini yansıtan ahşap ve kerpiç evler, Zile sokaklarına nostaljik bir hava katar.

Ulu Camii ve Çifte Hamam: Selçuklu ve Osmanlı döneminin estetiğini günümüze taşıyan önemli yapılar arasındadır.







Doğal Güzellikler ve Kültürel Doku

Zile, bereketli Zile Ovası ve Yeşilırmak havzasının etkisiyle yeşilin her tonunu sunar.

Zile Bağları: İlçenin meşhur üzümlerinin yetiştiği bu bağlar, özellikle sonbaharda bir renk cümbüşüne dönüşür. "Bağ bozumu" geleneği burada hala canlı bir kültürdür.

Asırlık Panayır: Zile'de asırlardır kurulan tarihi panayır, bölgenin en büyük ticari ve sosyal etkinliklerinden biridir.







Mutfak Kültürü: Beyaz Bir Mucize "Zile Pekmezi"

Zile mutfağı denince akla gelen ilk şey, tescilli ve dünyaca ünlü Zile Pekmezi'dir.

Beyaz Altın (Zile Pekmezi): Bölgeye has Narince üzümlerinden elde edilen şıranın, yumurta akı ile saatlerce dövülerek (çırpılarak) katılaştırılmasıyla yapılır. Beyaz rengi ve macun kıvamıyla eşsizdir.







Zile Kömesi ve Pestili: Bağ kültürünün bir parçası olan cevizli sucuklar (köme) kış aylarının vazgeçilmezidir.

Yöresel Lezzetler: İncecik açılan İşkefe (yufka), iç yağı ile yapılan Zile Çöreği, meşhur Zile Leblebisi ve kendine has tadıyla Tokat Çemeni sofraların baş tacıdır.

Biliyor muydunuz? Zile Kalesi'ndeki saat kulesi, 1875 yılında Ziya Paşa tarafından inşa ettirilmiştir ve hala şehrin en önemli simgelerinden biridir.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü

Karadeniz'in eşsiz doğası ve yaylalarına ulaştıran karayollarındaki yön ve işaret tabelaları son yıllarda magandaların atış poligonuna dönüştü

01.08.2026 11:56:00 / Güncelleme: 01.08.2026 12:00:52
İHA
 
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Karadeniz yaylalarında trafik levhaları kevgire döndü
Bölge genelinde yollara güvenliği sağlamak amacıyla yerleştirilen yüzlerce trafik işaret ve yön levhası, kimliği belirsiz şahısların ateşli silahlarla hedef tahtası haline getirilmesi sonucu kevgire döndü. Sürücülerin can güvenliğini tehlikeye atan bu durum, aynı zamanda ülke ekonomisine de milyonlarca liralık dev bir yük bindiriyor.






Özellikle Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin'in virajlı, dik ve sık sık sis çöken yayla yollarında hayati önem taşıyan "Keskin Viraj", "Dur" ve "Heyelan Riski" gibi uyarı levhaları magandaların kurşunlarıyla parçalanmış durumda. Kurşun delikleri sebebiyle üzerindeki reflektörleri (gece parlayan kaplama) özelliğini yitiren tabelalar, gece seyahat eden sürücüleri adeta kör noktada bırakıyor. Bölgede sürekli yolculuk yapan yerel halk ve sürücüler duruma isyan ederek, "Zaten yollarımız engebeli ve sisli. Tabelalara bakarak yolumuzu bulmaya çalışıyoruz ama tabelalar delik deşik. Virajı göremiyoruz, uçurumu fark edemiyoruz. Bir tabela magandalığı yüzünden her an canımızdan olabiliriz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi.








Milli servet çöpe gidiyor, tabela başına maliyet katlanıyor

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ekipleri, kurşunlanan levhaları yenilemek için yoğun mesai harcıyor ancak takılan her yeni tabela kısa süre içinde yeniden hedef tahtası haline geliyor. Yapılan son maliyet hesaplamalarına göre; yalnızca bir tek trafik levhasının sökülmesi, yeniden imal edilmesi ve sahada montajının yapılmasının maliyeti 3-5 bin TL arasında değişiyor. Yılda belki binlerce tabelanın tahrip edildiği ülkede harcanan milyonlarca liralık milli servet magandaların "zevk" uğruna yaptığı atışlar nedeniyle çöpe gidiyor.

Tabelaları kurşunlayan kişilerin tespit edilmesi durumunda ise cezai işlem uygulanıyor. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 152 uyarınca "Kamu malına zarar verme" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılıyor. TCK Madde 170 kapsamında meskun mahalde veya yolda silah ateşlemekten "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar ek hapis cezası uygulanabiliyor. Zarar verilen tüm tabelaların maliyetleri, faizleriyle birlikte faillerden nakit olarak tazmin ediliyor. Jandarma ve emniyet birimleri, vatandaşları da tabelalara ateş açan kişileri gördüklerinde plakalarıyla birlikte derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbar etmeye çağırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.