logo
10 AĞUSTOS 2026

Tarımın, tarihin ve doğanın kesişim noktası: Karacabey

Bursa’nın batıya açılan kapısı Karacabey; köklü tarihi, göz alıcı doğal ekosistemleri ve ülke ekonomisine yön veren devasa tarım-sanayi hacmiyle adından söz ettirmeye devam ediyor

26.05.2026 00:25:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Tarımın, tarihin ve doğanın kesişim noktası: Karacabey
Tarımın, tarihin ve doğanın kesişim noktası: Karacabey
Bursa'nın batıya açılan kapısı Karacabey; köklü tarihi, göz alıcı doğal ekosistemleri ve ülke ekonomisine yön veren devasa tarım-sanayi hacmiyle adından söz ettirmeye devam ediyor.

Antik çağlardan Osmanlı İmparatorluğu'na uzanan geçmişini bugün modern tarımın başkenti unvanıyla taçlandıran ilçe, tam anlamıyla bir cazibe merkezi konumunda.







Antik Miletopolis'ten Karacabey'e: Kuruluş ve Tarih

Karacabey'in geçmişi antik döneme kadar uzanıyor. Bölge, ilk olarak antik kaynaklarda Miletopolis adıyla anılan köklü bir yerleşim yeriydi. Bizans döneminde de önemini koruyan kent, 14. yüzyılın başlarında Osmanlı topraklarına katıldı ve o dönemki adı Mihaliç olarak değiştirildi.







İlçenin bugünkü ismini alması ise Osmanlı döneminin önemli komutanlarından, bölgede büyük vakıflar kuran ve ilçeyi bayındır hale getiren Dayı Karaca Bey sayesinde oldu. Karacabey, asırlardır koruduğu bu stratejik konumuyla Bursa ile İzmir/Balıkesir hatlarını birbirine bağlayan kritik bir kavşak noktası olma özelliğini sürdürüyor.






Miras Kalan Yapılar: Tarihin İzleri

İlçenin zengin tarihi geçmişi, günümüze kadar ulaşan mimari yapılarda kendisini gösteriyor. Karacabey sokaklarında Osmanlı mimarisinin en erken ve en estetik örneklerine rastlamak mümkün:

Karacabey Ulu Camii: Sultan I. Murad döneminde inşa edilen ve daha sonra Dayı Karaca Bey tarafından genişletilen bu cami, erken dönem Osmanlı mimarisinin en önemli sembollerinden biridir.







Kümbetli Camii: Antik bir tapınak kalıntısının üzerine Bizans döneminde kilise olarak inşa edilen, Osmanlı döneminde ise camiye dönüştürülen bu yapı, ilçenin çok kültürlü geçmişinin en net kanıtıdır.

Issız Han: 1394 yılında yaptırılan bu tarihi kervansaray, ipek yolu ticareti üzerindeki yolcuların konaklaması için inşa edilmiş olup, muazzam taş işçiliğiyle günümüzde de ayakta durmaktadır.







Dünyada Nadir Bir Ekosistem: Doğal Güzellikler

Karacabey, sadece tarihiyle değil, dünya çapında literatüre girmiş doğa harikalarıyla da büyüleyici bir coğrafyaya sahip.

Karacabey Longoz (Subasar) Ormanları: Türkiye'deki az sayıda longoz ekosisteminden biri olan bu bölge; dişbudak, kızılağaç ve meşe ağaçlarının yanı sıra ilkbaharda açan su menekşeleri ve nilüferlerle tam bir görsel şölen sunuyor. Aynı zamanda göçmen kuşların da göç rotası üzerinde bulunuyor.







Kocaçay Deltası ve Kuş Cenneti: Yaklaşık 250 farklı kuş türüne ev sahipliği yapan bu devasa delta, doğa fotoğrafçıları ve kuş gözlemcileri için dünya çapında bir merkez haline gelmiş durumda.

Yeniköy Sahili: Marmara Denizi kıyısında yer alan Yeniköy, kilometrelerce uzanan geniş kumsalları ve temiz deniziyle yaz aylarında çevre illerden gelen tatilcilerin en önemli duraklarından biri.







Ekonominin Lokomotifi: Tarım, Sanayi ve Hayvancılık

Karacabey ekonomisi denildiğinde akla ilk gelen kavram "bereketli topraklar" oluyor. Karacabey Ovası, Türkiye'nin en verimli tarım arazilerinden biridir.

Endüstriyel Tarım: Türkiye'nin salçalık domates ihtiyacının ortalama %40'ı tek başına Karacabey'den karşılanır. Bunun yanı sıra soğan, bezelye ve mısır üretiminde de öncüdür.

Tarım Endüstrisi: Ovanın sunduğu hammadde bolluğu sayesinde ülkenin en büyük salça, dondurulmuş gıda, konserve ve süt ürünleri fabrikaları Karacabey'de konuşlanmıştır.

TİGEM ve Hayvancılık: Dünyaca ünlü Karacabey Tarım İşletmesi (TİGEM), hem safkan Arap atı yetiştiriciliğinde hem de modern hayvancılık teknolojilerinde Türkiye'nin zirvesidir.

Karacabey, sanayi ve tarımı dengeli bir şekilde harmanlayabilen nadir ilçelerden biri olarak öne çıkıyor. Ovanın bereketi fabrikaların çarklarını döndürürken, Longoz Ormanları gibi korunan alanlar ilçenin ekolojik akciğerleri olmaya devam ediyor.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı

Büyükçekmece'de meydana gelen göçükte 2 kişinin toprak altında kaldığı ihtimali üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları, göçük altında kimsenin bulunmadığının tespit edilmesinin ardından sona erdi

04.08.2026 00:30:00 / Güncelleme: 04.08.2026 06:17:18
İHA
 
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Büyükçekmece'de toprak kayması: Çalışmalar tamamlandı
Mimar Sinan Sahili'nde meydana gelen toprak kaymasının ardından göçük altında 2 kişinin bulunduğu iddiasına ilişkin yürütülen arama kurtarma çalışmaları sona erdi. AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekiplerinin iş makineleri desteğiyle yürüttüğü çalışmalarda herhangi bir kişiye rastlanmadı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler bölgeden ayrıldı.








Akşam saatlerinde olay yerinde inceleme yaparak bilgi alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Nuri Arslan, "Saat 18.00 civarı, Büyükçekmece Mimar Sinan Mahallesi'nde bir toprak kayması oldu. Olay duyulunca itfaiye, AFAD ekiplerimiz, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekilimiz, Kaymakamımız, Valiliğimizle berabere olay yerine geldik. Şu an itibariyle toprak kayması olduğu yerde, toprak kaldırıldı. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok. Hiçbir can kaybı ile karşı karşıya değiliz, şu an itibariyle de olay yeri temizlenmiş durumda. Burası, kum kaya dediğimiz bir sistem üzerine oturtulmuş ama yukarıda anladığım kadarıyla, tarım yapmış veya yoğun bahçe sulama nedeniyle oluşan bir toprak kayması. İlk ihbar, bir anne ve bir çocuk kaldığı, sonra üç kişi diye bir ihbar geldi ama tüm yetkililerle birlikte bir çalışma yaptık ve olumsuz bir şeye rastlamadık" dedi.








Toprak kayması anında bölgede olduğunu belirten Metin Küçük isimli bir vatandaş, "Buradan geçip sahile giderken bir patırtı koptu. Orada bir aile gördüm. Toprak gelince aile kalktı, oradan çıktılar" diye konuştu.

Olay hakkında konuşan görgü tanığı Çağlayan İşgören ise, "Yıkım anını görmedim ama ambulanslarla itfaiyeyi görünce yangın vardır diye tahmin ettim. Merak edip aşağı indim. Bir anne ile çocuğunun toprak altında kaldığını söylediler ama tam belli değildi. Allah'tan pazar günü olmadı. Yoksa çok insan altında kalırdı. Çünkü pazar günü iğne atsan yere düşmüyor buralarda" şeklinde konuştu.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.