logo
22 MAYIS 2026

Tatar, Guterres ile görüştü

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile telekonferans aracılığıyla görüşme gerçekleştirdi

26.01.2021 17:17:00
Tatar, Guterres ile görüştü
Tatar, Guterres ile görüştü
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile telekonferans aracılığıyla görüşme gerçekleştirdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile telekonferans aracılığıyla görüşme gerçekleştirdi. Yaklaşık olarak yarım saat süren görüşmede, Cumhurbaşkanı Tatar ile Guterres'in gayrı resmi beşli konferansın hazırlıkları ile Kıbrıs sorununda bölgesel konuları ele aldığı öğrenildi.İHA

Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı

Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı

22.05.2026 12:50:00
Haber Merkezi
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Avanos'ta da alarm verildi: Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi, yolları su bastı
Nevşehir Avanos'ta Kızılırmak Nehri'nin debisi yükselince gezi yolları su altında kaldı. Bölgede alınan tedbirler artırıldı.
Yoğun yağışların ardından Yamula ve Bayramhacılı barajlarından kontrollü su tahliyesine başlanınca Kızılırmak Nehri'nin debisi yükseldi. Nevşehir Avanos'ta gezi yolları su altında kalırken alınan tedbirler artırıldı.

Su seviyesi 1 metre yükseldi
Avanos'ta su seviyesinin bir metreden fazla yükselmesiyle nehir kenarındaki gezi yolları su altında kaldı. Nehrin geçtiği Orta Mahalle'deki bir bölümde de küçük şelale oluştu. Belediye ekipleri, vatandaşların yaklaşmasını önlemek amacıyla nehir kenarı ve gezi yollarına bariyer yerleştirdi.

Sallanan Köprü yaya trafiğine kapatıldı
Avanos Belediyesi'nden yapılan duyuruda ise turistlerin ziyaret noktalarından biri olan "Sallanan köprü" olarak da bilinen Asma Köprü'nün 25 Mayıs'a kadar saat 20.00 ila 07.00 arasında yaya trafiğine kapatıldığı duyuruldu.

Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti

CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu, Özel'e yakın üç avukatı azletti

22.05.2026 11:37:00
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti
Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararı sonrası ilk adım: Üç avukatı azletti
CHP'de mahkeme kararıyla genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu, Özel'e yakın üç avukatı azletti.

Cumhuriyet Halk Partisi'nde mahkemenin mutlak bulan kararı sonrası genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ilk icraatını gerçekleştirdi.

Kılıçdaroğlu, üç parti avukatını azletti. Görevden azlettirilen avukatlar, Özgür Özel'e yakın isimler olarak biliniyordu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun azlettiği üç parti avukatı arasında avukat Çağlar Çağlayan da bulunuyor.

Alınan bu karara ilişkin Özel cephesinden henüz bir açıklama gelmiş değil.

GÖZLER YÜKSEK SEÇİM KURULU'NDA

CHP'de gözler bir yandan da Yüksek Seçim Kurulu'ndan çıkacak karara çevrilmiş durumda.

Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı, Özel'in kurmayları tarafından YSK'ya taşındı .

Yüksek Seçim Kurulu'nun itirazı bir karara bağlaması bekleniyor.

Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı

Türkiye'nin enerji ithalatı için ödediği tutar, nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,4 artarak 6 milyar 511 milyon 112 bin dolar oldu

22.05.2026 11:34:00
AA
Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı
Enerji ithalatı faturası nisanda yüzde 28,4 arttı
Türkiye'nin enerji ithalatı için ödediği tutar, nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,4 artarak 6 milyar 511 milyon 112 bin dolar oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Ticaret Bakanlığınca oluşturulan geçici dış ticaret istatistiklerine göre, nisanda Türkiye'nin toplam ithalatı, 2025'in aynı ayına kıyasla yüzde 3,1 artarak 33 milyar 908 milyon 621 bin dolar olarak belirlendi.

Bu tutarın 6 milyar 511 milyon 112 bin dolarlık kısmını, enerji ithalatı olarak özetlenen "mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, bitümenli maddeler, mineral mumlar" oluşturdu.

Geçen yıl nisanda bu rakam, 5 milyar 71 milyon 708 bin dolar olarak kayıtlara geçmişti. Böylece enerji ithalatı tutarı yıllık bazda yüzde 28,4 arttı.

Bu dönemde ham petrol ithalatı ise yüzde 14,6 artarak 2 milyon 620 bin 645 tona yükseldi.

Gurbetçi sezonu erken başladı

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Kurban Bayramı tatili için Türkiye'ye gelişleri başladı. Gurbetçiler, uzun yolculukların ardından Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yurda giriş yapmanın mutluluğunu yaşadı

22.05.2026 11:26:00 / Güncelleme: 22.05.2026 11:31:07
Anadolu Ajansı
Gurbetçi sezonu erken başladı
Gurbetçi sezonu erken başladı

Avrupa'nın farklı ülkelerinden yola çıkan gurbetçiler, sınır kapısındaki işlemlerinin ardından memleketlerine gitmek üzere yola çıktı.

Kurban Bayramı dolayısıyla bu yıl gurbetçi sezonunun erken başladığı gözlendi.

Almanya'dan ailesiyle birlikte gelen Arkın Fil, Kurban Bayramı'nın yanı sıra yeğeninin düğünü için Türkiye'ye geldiklerini söyledi.

Tatili İstanbul'da geçireceklerini belirten Fil, "Bu bayram bizim için çifte bayram. Hem yeğenimin düğünü hem de Kurban Bayramı var. Bayramı sevdiklerimizle birlikte geçireceğiz. Henüz sınır kapısını geçmeden bayrağı görünce büyük bir gurur yaşıyoruz. Her gurbetçinin gözü yaşarıyor diyebiliriz. Özlem içerisindeyiz, vatanımızı seviyoruz." diye konuştu.

Avusturya'dan gelen Kenan Eyvazo da Kurban Bayramı tatili için Türkiye'ye geldiğini dile getirerek, bayramı Kayseri'de geçireceğini anlattı.

Türkiye'yi çok özlediğini belirten Eyvazo, "Vatanımız dünyada bir numara. Kayseri de öyle biliyorsunuz, sucuğumuz, pastırmamız, mantımız ağzınıza layık. Torunlarım var, akrabalarımız var, onları göreceğim." ifadelerini kullandı.

Bayram boyunca akraba ziyaretleri yapacağını söyleyen Eyvazo, tüm İslam aleminin Kurban Bayramı'nı kutladı. 

YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), faaliyet izni kaldırılan İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri ile üniversitede görev yapan idari ve akademik personelin herhangi bir mağduriyet yaşamaması adına gerekli işlemlerin yerine getirileceğini bildirdi

22.05.2026 11:23:00
Anadolu Ajansı
YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama
YÖK'ten İstanbul Bilgi Üniversitesi'ne ilişkin açıklama

YÖK'ten yapılan açıklamada, İstanbul Bilgi Üniversitesinin kurucu vakfına mahkemece kayyım atanması üzerine, üniversitenin faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararı'nın bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Yükseköğretim Kurulu, öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi hususunda gerekli tedbirleri ivedilikle almaktadır. Öğrencilerimizin yanı sıra üniversitemizde görev yapan idari ve akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yerine getirilecektir. Konuyla ilgili detaylı açıklamalar önümüzdeki günlerde yapılacak olup, kıymetli öğrencilerimizin, ailelerinin ve yükseköğretim camiasının süreçle ilgili doğru ve güncel bilgileri yalnızca Yükseköğretim Kurulunun resmi iletişim kanallarından takip etmelerini önemle rica ederiz." 

Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’den “itibarsızlaştırma” tepkisi!

Tutukluluğunun 330. gününde hakkında iddianame düzenlenen tutuklu Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün bir açıklama yaptı

22.05.2026 11:10:00
Haber Merkezi
Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’den “itibarsızlaştırma” tepkisi!
Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’den “itibarsızlaştırma” tepkisi!
Tutukluluğunun 330. gününde hakkında iddianame düzenlenen tutuklu Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün bir açıklama yaptı. Hayatı boyunca veremeyeceği hiçbir hesabının olmadığını vurgulayan Akgün, "Görev yaptığım süre boyunca attığım her adımın, aldığım her kararın arkasındayım. Tüm görev ve sorumluluklarımı; hukuka, kamu yararına ve milletimize karşı taşıdığım sorumluluk bilinciyle yerine getirdim. Bugün yürütülen dezenformasyon kampanyalarının amacı hakikati ortaya çıkarmak değil; kamuoyu nezdinde bir itibarsızlaştırma zemini oluşturmaktır" dedi.

Hasan Akgün'ün Silivri'deki Marmara Cezaevi'nden avukatları aracılığıyla yaptığı açıklama şöyle:

"Son günlerde, tutukluluğumun birinci yılında tarafıma sunulan iddianame üzerinden kamuoyuna servis edilen bazı haber ve değerlendirmelerin; hukuki gerçekleri aktarmaktan çok, şahsım hakkında peşin hüküm oluşturmayı amaçlayan organize bir algı çalışmasına dönüştüğü açıkça görülmektedir.

Henüz yargılama süreci başlamamış, savunma makamının beyanları dahi ortaya konulmamışken; dosya içeriğinin çarpıtılarak kamuoyuna servis edilmesi, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı gibi, Anayasa'nın güvence altına aldığı masumiyet karinesinin de açık ihlalidir. Yargının görev alanına giren bir sürecin medya manşetleri üzerinden şekillendirilmeye çalışılması; adalete değil, doğrudan kamu vicdanına zarar vermektedir.

"Veremeyeceğim hesabım yoktur"
Şunu açıkça ifade etmek isterim: Hayatım boyunca veremeyeceğim hiçbir hesabım olmadı. Görev yaptığım süre boyunca attığım her adımın, aldığım her kararın arkasındayım. Tüm görev ve sorumluluklarımı; hukuka, kamu yararına ve milletimize karşı taşıdığım sorumluluk bilinciyle yerine getirdim.

Bugün yürütülen dezenformasyon kampanyalarının amacı hakikati ortaya çıkarmak değil; kamuoyu nezdinde bir itibarsızlaştırma zemini oluşturmaktır. Ancak gerçekler; manipülatif manşetlerle değil, bağımsız mahkemeler önünde, somut deliller ve hukuk kuralları çerçevesinde ortaya çıkacaktır.

"İrademiz dimdik ayaktadır"
Ben hukuka da milletimizin vicdanına da güveniyorum. Çünkü hakikat, ne kadar üzeri örtülmeye çalışılırsa çalışılsın, er ya da geç ortaya çıkar. Hiç kimsenin şüphesi olmasın; başımız dik, vicdanımız rahat, irademiz ise dimdik ayaktadır.

Basın açıklamaları, yazılı ve görsel basın, sosyal medya paylaşımları ve diğer iletişim mecraları üzerinden şahsıma yönelik yürütülen gerçeğe aykırı, manipülatif ve itibar zedeleyici karalama girişimlerine karşı; tüm hukuki ve cezai haklarımı sonuna kadar kullanacağımı kamuoyuna saygıyla bildiririm.

Dr. Hasan Akgün. Büyükçekmece Belediye Başkanı / Silivri"

Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı

Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 şüpheli daha tutuklandı

22.05.2026 08:00:00
AA
Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı
Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "rüşvet almak" ve "mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından gözaltına alınan 3 şüphelinin daha emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüpheliler Cevdet Çalı, Bülent Karakaş ve İlker Uluer tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi.

Sulh ceza hakimliği şüphelilerin tutuklanmasına karar verdi.

Başsavcılığın açıklaması

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce Beşiktaş Belediyesine yönelik soruşturma yürütüldüğü belirtilmişti.

Açıklamada, soruşturma kapsamında, "rüşvet almak" ve "mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından aralarında eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı ile Beşiktaş Belediyesi Meclis Üyesinin de bulunduğu 5 şüphelinin gözaltına alındığı ifade edilmişti.

Şüphelilerin ikametlerinde ve makam odalarında gerçekleştirilen aramalarda, kullanımlarında bulunan çok sayıda dijital materyale ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 90 bin dolar ve 5 bin avroya el konulduğu belirtilmişti.

Açıklamada şüphelilerin isimleri şöyle sıralanmıştı:

"Eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Cevdet Çalı, Beşiktaş Belediyesi Personel Hizmetleri Yöneticisi Bülent Karakaş, Sarbel Organizasyon Büro İşçisi Özlem Demir Karakaş, Eski Beşiktaş Belediyesi CHP Meclis Üyesi Oylum Işık, Beşiktaş Belediyesi CHP Meclis Üyesi İlker Uluer."

Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen şüpheliler Nazire Oylum Işık ve Özlem Demir Karakaş tutuklanmıştı. 

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangınına ilişkin 16 sanığın yargılanması sürdü

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8'i tutuklu, 1'i firari 16 sanığın yargılanmasına devam edildi

22.05.2026 07:00:00
AA
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangınına ilişkin 16 sanığın yargılanması sürdü
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangınına ilişkin 16 sanığın yargılanması sürdü

Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları yer aldı.

Firariyken önceki gün duruşmaya gelerek ifade verdikten sonra tutuklanan sanık Abdurrahman Bayat, savunmasında tutuklu sanıklardan Ali Osman Akat'ı, ağabeyi Ç. Akat'ın yanında bir dönem çalışması nedeniyle tanıdığını söyledi.

Bayat, olay günü kendisini avukat olduğunu bildiği "Yağız" isimli kişinin arayarak Ç. Akat'ın bir yakınının fabrikasında kaza olduğunu söyleyip Çengelköy'deki fabrikaya gitmesini istediğini kaydetti.

Fabrikaya gittiğinde tutuklu kozmetik firması yetkilileri Altay Ali ve kardeşi İsmail Oransal'ı gördüğünü belirten Bayat, "Bir araç gelip bu 2 kişiyi alıp gitti. Yaklaşık 15 dakika sonra Ali Osman Akat beni arayarak arızalı bir aracı İstanbul'a götürmemi istedi. Ben de güvenlik görevlisinden çekici bulması için yardım istedim. Aracı çekiciye yükledikten sonra kendi aracımla evime döndüm." dedi.

Bayat, olaydan 2 gün sonra yanına gittiği tamircinin polis tarafından ifadeye çağrıldığını, daha sonra kendisini arayarak olayda adının geçtiğini söylemesi üzerine korktuğunu ifade etti.

Mahkeme başkanının, "Olayın üzerinden yaklaşık 6 ay geçti, teslim olmak yeni mi aklına geldi'" sorusuna Bayat, korktuğu için teslim olamadığı yanıtını verdi.

Bayat, GSM hattından İsmail ve Altay Ali Oransal'ın gözaltına alındığı Tekirdağ'ın Marmara Ereğlisi ilçesinden baz sinyali alındığı yönündeki tespiti kabul etmeyerek, sanıklarla söz konusu yere gitmediğini iddia etti.

Mali müşavir tanık olarak dinlenildi

Duruşmada, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'nde (SEGBİS) yaşanan teknik sorun nedeniyle önceki celse ifadesi yarım kalan Ravive Kozmetik şirketine hizmet sağlayan mali müşavir M.Ç'nin beyanı alındı.

M.Ç, şirketler arasındaki işbirliği ve sözleşmelerin normal şartlarda kendisine gönderilmesinin gerekmediğini belirterek, son 2 yılda iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin herhangi bir fatura görmediğini, bu hizmetin alındığını ise sonradan öğrendiğini söyledi.

Müşteki avukatları, M.Ç'ye tutuklu sanıklardan İsmail Oransal'a banka hesabından birden fazla kez borç para göndermesi hususunu sordu. Bir kısım sanık avukatları da bu sorunun, CMK'nin ilgili maddelerine aykırı olduğunu aktardı.

Bunun üzerine duruşma salonunda taraf avukatları arasında sözlü tartışma yaşandı. Mahkeme başkanı, müdahale ederek tartışmayı sonlandırdı.

Yangına ilişkin hazırlatılan rapor mahkemeye sunuldu

Bir kısım sanık vekillerince hazırlatılan ve yangın uzmanı A.S'nin de aralarında bulunduğu 3 kişilik heyetin yangına ilişkin oluşturduğu rapor da mahkemeye sunuldu.

A.S, olaydan sonra arkadaşlarıyla bölgeye gittiklerinde ortada bir yapı kalmadığını gördüklerini belirterek, bu nedenle dosyadaki ifade, bilgi ve belgeler doğrultusunda değerlendirme yaptıklarını anlattı.

Maktullerden Tuncay Yıldız'ın, B sınıfı kimyasalı karıştırmak için kullandığı mikseri yere koyduğu sırada oluşan kıvılcımın parlamayı tetiklemiş olabileceğini ifade eden A.S, gerekli önlemler alınsa dahi parlama riskinin tamamen ortadan kaldırılamayacağını ancak minimum seviyeye indirilebileceğini dile getirdi.

Müşteki avukatları ise raporda, Yıldız'ın "olası kastla hareket ettiği" yönünde değerlendirme yapılmasına tepki göstererek, bilirkişiler hakkında disiplin soruşturması başlatılması için ilgili kuruma başvuracaklarını kaydetti.

"En ağır cezayı almalarını talep ediyorum"

İfade, bilgi ve gelen belgelere ilişkin görüşleri sorulan maktul Şengül Yılmaz'ın kardeşi Emine Bulut, ablasının fabrikanın elektrik hattında sorun olduğunu kendisine söylediğini belirtti.

Yangından yaralı kurtulan işçilerden Ayten Aras ise olay günü mikserin çalışmadığını ifade ederek, o gün fabrikaya kolonya getirildiğini kaydetti.

Yangının elektrikten kaynaklı çıktığı görüşünü dile getiren Aras, "Çay yapmak için fişi prize taktığımızda sigorta atıyordu. Kablolar yerdeydi. Bu şekilde çalışıyorduk. Yangın merdiveni, tüpü yoktu. Bir kapı vardı, hapishane gibi sabah bizi kilitliyorlardı, akşam kapıyı açıyorlardı. Arkadaşlarım aç ve susuz öldüler. En ağır cezayı almalarını talep ediyorum." diye konuştu.

Diğer maktul yakınları da sanıklardan şikayetçi olduklarını söyledi.

Taraf avukatlarının beyanlarının ardından mütalaasını sunan cumhuriyet savcısı, ortak üretim yaptığı değerlendirilen kozmetik firmasının tutuklu yetkililerinden Aleyna Oransal'ın tahliyesini, diğer sanıkların mevcut hallerinin devamını talep etti.

Söz verilen sanıklar, haklarında aleyhe olan hususları reddederek, tahliyelerini istedi.

Mahkeme heyeti, Aleyna Oransal'ın yakın zamanda doğum yapacak olması dolayısıyla hakkında konutu terk etmeme tedbiri uygulanmasına, Küresel Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) sorumlu müdürü Ünal Aslan ve fabrika binasının eski sahibi Güven Demirbaş'ın mevcut delil durumu, tutuklu kaldıkları süre, üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyetini göz önüne alarak yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyelerine, diğer tutuklu 5 sanığın bu hallerinin devamına karar verdi.

Heyet, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılmasına hükmederek, verilen aralarla yaklaşık 11 saat süren duruşmayı 21 Temmuz'a erteledi.

Olay ve ceza istemleri

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki bir kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025'te çıkan yangında Tuğba Taşdemir (17) ile kuzeni Nisanur Taşdemir (15), Cansu Esetoğlu (15), Hanım Gülek (52), Esma Gikan (31) ve Şengül Yılmaz (59) hayatını kaybetmiş, 7 kişi yaralanmıştı. Kocaeli Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Tuncay Yıldız da 15 Kasım'da yaşamını yitirmişti.

Soruşturma kapsamında, aralarında iş yeri sahiplerinin de bulunduğu 7 kişi tutuklanmış, Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı N.T, Zabıta Müdürü N.B, zabıta personeli C.T, Ö.K. ve T.İ. görevden uzaklaştırılmış, fabrika sahiplerinden olan ve tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçiren Kurtuluş Oransal, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

Bilirkişi raporunda, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sahada etkin şekilde yerine getirmediği belirlenen Küresel Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) sorumlu müdürü Ünal Aslan, 3 Aralık'ta, yapıyı yangın güvenliği açısından eksik ve tehlikeli durumda kiraya verdiği ve bu nedenle "tali ağır kusurlu" olduğu değerlendirilen fabrika binasının eski sahibi Güven Demirbaş da 4 Aralık'ta tutuklanmıştı.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 97 sayfalık iddianamede, tutuklu kozmetik firması yetkilileri Altay Ali ve kardeşi İsmail Oransal ile ortak üretim yaptığı değerlendirilen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "olası kastla mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 5 ay 10 günden 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Olayın yaşandığı fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren Küresel OSGB firmasının işletmecisi firari Ü.Ç, sorumlu müdürü tutuklu Ünal Aslan ile iş güvenliği uzmanları M.D. ve S.Ç, fabrika binasının eski sahibi tutuklu Güven Demirbaş, binayı satın alan şirketin yetkilileri C.Ö.Y, Ö.Y. ve Ö.Y'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılması istenilen iddianamede, kozmetik firması yetkililerinin kaçmasına yardım ettikleri gerekçesiyle tutuklu şüpheliler Ali Osman Akat ve Onay Yürüklü ile tutuksuz Ö.A. ve Abdurrahman Bayat için "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. 

Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?

Son dönemlerde Türkiye, iklimsel salınımların ve fiziksel çevre müdahalelerinin kesişim kümesinde oldukça ağır sel ve taşkın felaketleriyle karşı karşıya kalmaktadır

21.05.2026 18:30:00
Hasan Gündoğdu
Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?
Türkiye’de artan sel ve taşkınların sebepleri nelerdir?
Yakın geçmişte tecrübe edilen aşırı kuraklık evrelerinin hemen ardından gelen ve geniş coğrafi alanları etkisi altına alan şiddetli taşkınlar, bu olayların yalnızca sıradan birer meteorolojik şanssızlık olmadığını göstermektedir.

Ülkemizde yaşanan ani sel baskınlarının ve nehir taşkınlarının arkasında, küresel dinamiklerden yerel mühendislik hatalarına kadar uzanan çok katmanlı sebepler yer almaktadır.






1. Atmosferik dengesizlik ve iklim krizinin yağış rejimine etkisi

Sel felaketlerinin birincil tetikleyicisi, küresel iklim değişikliğinin Akdeniz Havzası'ndaki yağış desenlerini radikal bir biçimde bozmuş olmasıdır.

Atmosferdeki sera gazı birikimi küresel sıcaklıkları artırırken, bu durum buharlaşma oranlarını yükseltmekte ve havada çok daha fazla nem birikmesine yol açmaktadır.

• Blok yağışlar (bulut patlamaları): Eskiden birkaç aya yayılan yağış miktarı, günümüzde "konvektif (yükselim) yağışlar" şeklinde birkaç saat içinde ve çok dar bir alana düşmektedir. Toprak, bu kadar kısa sürede bu denli yüksek hacimli suyu ememediği için yağış doğrudan yüzey akışına geçmektedir.

• Ani sıcaklık dalgalanmaları ve kar erimesi: Özellikle kış ve ilkbahar geçişlerinde, yüksek kesimlerdeki yoğun kar örtüsü ani sıcaklık artışları ya da ılık yağmurların etkisiyle hızla erimektedir. Bu durum, nehir debilerini bir anda normalin katlarca üzerine çıkararak havzalarda taşmalara yol açmaktadır.






2. Antropojenik müdahaleler ve arazi kullanım hataları

Doğal drenaj sistemlerinin insan eliyle (antropojenik) bozulması, teknik olarak yönetilebilir durumdaki büyük yağışların bile yıkıcı birer afete dönüşmesinin temel nedenidir.

• Dere yataklarının işgali ve yapılaşma: Türkiye'deki en büyük kronik sorunlardan biri, akarsu ve dere yataklarının imara açılması, bu alanlara konut, sanayi tesisi veya yol inşa edilmesidir. Suyun doğal yayılım ve tahliye yolları daraltıldığında, nehirler kendi yataklarından taşarak en yakın yerleşim birimlerini hızla su altında bırakmaktadır.

• Ormansızlaşma ve bitki örtüsünün kaybı: Yamaçlardaki ağaçların kesilmesi ve orman alanlarının tahribi, toprağın üst tabakasının sünger görevi görmesini engeller. Ağaç kökleri suyu tutamadığında ve gövdeler suyun hızını kesemediğinde, yamaçlardan aşağı akan su sadece sel değil, beraberinde çamur ve kaya kütlelerini de taşıyan heyelanlı taşkınlar üretir.

• Havza üzerindeki fiziki yapılar (HES ve köprüler): Özellikle Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde, vadiler boyunca inşa edilen köprülerin, menfezlerin veya Hidroelektrik Santrali (HES) yapılarının hidrolik kapasite hesapları bazen yetersiz kalmaktadır. Yukarı havzalardan sürüklenen ağaç, kütük ve rüsubat (tortu) bu dar geçişleri tıkamakta, yapay barajlar oluşturarak ani ve patlamalı taşkın dalgalarına zemin hazırlamaktadır.






3. Şehirleşme modeli, betonlaşma ve altyapı yetersizliği

Kent merkezlerinde yaşanan ve "şehir seli" (urban flash flood) olarak adlandırılan fenomen, tamamen modern şehircilik politikalarının bir yan ürünüdür.

• Geçirimsiz yüzeylerin artışı: Şehirlerin beton, asfalt ve parke taşlarıyla kaplanması, toprağın gökyüzüyle olan bağını koparmaktadır. Yağan yağmurun toprakla buluşup yeraltına sızabileceği "yeşil altyapı" alanları azaldıkça, düşen her damla su yüzeyde birikerek caddeleri yapay nehirlere dönüştürmektedir.

• Drenaj ve şebeke entegrasyonu sorunları: Pek çok metropol ve ilçede yağmur suyu toplama hatları ile kanalizasyon sistemleri ya birleşiktir ya da mevcut şehir nüfusu ile yağış şiddetine oranla çok geride kalmıştır. Mazgalların ve tahliye kanallarının yetersizliği, suyun tahliyesini imkansız kılmaktadır.






Türkiye'deki sel ve taşkın olaylarının kronikleşmesi, meteorolojik anomalilerin, su yönetimindeki çok parçalı koordinasyon eksikliğinin ve doğanın taşıma kapasitesini göz ardı eden yerleşim tercihlerinin bir sonucudur.

Selleri engellemek, iklim kriziyle makro düzeyde mücadele etmenin yanı sıra, mikrodan başlayarak dere yataklarını özgür bırakmayı, şehirlerde yeşil geçirgen yüzeyleri artırmayı ve havza bazlı entegre bir su yönetim planını tavizsiz uygulamayı zorunlu kılmaktadır.






İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi

İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi

21.05.2026 16:59:00
Haber Merkezi
İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi
İBB davasında Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB davasının 41. günü, dün savunması sona eren Serhat Kapki'nin sorgusu ile başladı. Kapki'nin sorgusunun ardından avukatları savunma yaptı. Duruşmada, daha önce "etkin pişmanlık" ifadesi veren iş insanı Şeyhmus Sarıboğa, "Avukat Selcen Akar cezaevinde ziyaretime geldi. Başka birini etkin pişmanlıkla tahliye ettirdiğini, o yüzden cezaevine geldiğini söyledi. 'Bana Murat Kapki ile ilgili beyanlarda bulun, seni de tahliye ettireyim' dedi. 'İşlediğim bir suç yok' diyerek reddettim, kovdum onu. Benden sonra da gece eşimi ve kardeşimi arayarak 'Şeyhmus Bey'le anlaştım' demiş. İrademle oynandığı için önceki ifadelerim geçersizdir. İtiraf edeceğim bir şey yoktu ki edeyim" dedi. Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi. Böylelikle davada bugüne kadar tahliye edilenlerin sayısı 42 oldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.