logo
15 HAZİRAN 2026

Tehlikeli gidişat! Asıl göç Şubat'ta...

08.01.2006 00:00:00
Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesinde başlayan ve 3 can alan kuş gribi vakası, Türkiye'de hızla yayılmaya başladı. Uzmanlar virüsün İran'dan geldiğini ve asıl büyük göçün Şubat'ta başlayacağını belirterek yetkilileri uyarırlarken, İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, "Çok büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız" dedi. Bu arada öldürücü virüs Bursa'ya da sıçradı.

Ciddi tehlike varDoğu Anadolu Bölgesi'nden başlayarak giderek yaygınlaşan ve 3 kişinin ölümüne neden olan "kuş gribi" hastalığı için önlemler artırılırken, hastalığın bir salgına dönüşüp dönüşmeyeceği tartışılıyor. Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın  yaptığı 'Tüm toplumu tehdit eden salgın beklemiyoruz' açıklamasına uzmanlar daha temkinli yaklaşıyor. İstanbul Tabip Odası, 'Salgın olmasa da ciddi bir enfeksiyon tehlikesi var' uyarısında bulundu

Bakan Akdağ'a kibar dille uyarı...İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, İstanbul Veteriner Hekimler Odası Bilim Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Badur ile birlikte, "kuş gribi" ile ilgili son gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi. Toplantıdaki konuşmasına Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın açıklamalarını TV'den izledikten sonra başlayan Prof. Dr. Gürsoy, Bakan Akdağ'ın "salgın beklemiyoruz" ifadesine atıfta bulunarak, "Bir bakanın 'salgın bekliyoruz' diye bir cümle kullanması, çok kolay bir şey değil. Salgın olmasa da ciddi bir enfeksiyon tehlikesiyle ülkemiz ve dünyamız yüz yüze, bunu görmek lazım" dedi.

İhmallerin olduğu bir gerçekGenel çerçevede bazı gecikme ve ihmallerin söz konusu olduğunu, ancak gerek Sağlık Bakanlığı, gerekse Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkililerinin durumun ciddiyetinin farkında olduklarını, önlem alma konusunda ellerinden gelenleri yapmaya çalıştıklarını vurgulayan Prof. Dr. Gürsoy, konuşmasına şöyle devam etti:"Bazı adımlara daha ihtiyaç var. Geçen salgın döneminde de konuyu bilen, konuya hakim bilim insanlarının; 'Artık Türkiye'de, madem ki bu göçmen kuşların geçiş yolları üzerinde bir ülkedir burası, kanatlı kümes hayvanlarının açıkta yetiştirilmesine son vermek lazım' görüşleri ortaya çıktı. 'Gerekirse bütün serbest yetiştirilen kümes hayvanlarının toplatılması ve yok edilmesi' önlemi önerilmişti ama bu yapılamadı. Bu öneri bugün de tekrarlanıyor. İkinci önemli ihmal ya da eksiklik de, av yasağı konusundaki sınırlı tedbir. Biraz gecikerek de olsa Doğu Anadolu'da av yasağı konmuş durumda. Bütün ülke boyutunda bir yasak yok. Bu iki önlem alınmadığı takdirde toplu bir karantina önlemi almak mümkün değil."      "VİRÜSÜN YAYILMASI SÖZ KONUSU"Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz da, göçmen kuşlarla Türkiye'ye gelen kuş gribi virüsünün bahçe tavuklarına sıçramış olmasının üzücü ve endişe verici olduğunu ifade ederek, virüsün 11 yörede saptandığını, son olarak Ankara'da 2 ördekte görüldüğünü söyledi. Prof. Dr. Yılmaz, şunları kaydetti: "Virüsün yayılması söz konusu. Buna mevsimsel bakmak lazım.Batıdaki olay ile doğudaki farklı. Doğudaki olay niye ciddi boyutlara doğru gidiyor? Çünkü virüs sıfır derecede 1 ay kalıyor. Virüsün birkaç ay kalma olasılığı var, çünkü sıfır derecenin de altında oralar.Ulusal hazırlık programları lazım, hem hayvanlardaki hastalığı, hem de insanlardakini kontrol etmek için. Bunun için erken uyarı sistemleri gerekiyor. Hastalık bir bölgede çıktığında, hemen yetkili mercilere müracaat edip öncelikle o bölgedeki kanatlıların toplu olarak yok edilmesi gerekli. Temasın engellenmesi gerekiyor."

GÖÇ SEZONU BAŞLIYOR, SIKI TEDBİRLER ALINMALIVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özdemir Adızel ise, 'Göç sezonunu Şubat ayında başlıyor, o nedenle şimdiden çok sıkı tedbirler alınmalıdır' dedi. Yrd. Doç. Dr. Özdemir Adızel, bir süre önce Rusya ve İran'da tavuk vebası görüldüğünü buraya göç eden kuşların kaptığı virüsü bölgeye taşıdığını belirterek, asıl büyük tehlikenin Şubat ayı içinde yaşanabileceğini kaydetti. Yrd.Doç.Dr. Adızel, "Bundan sonra önemli olan bahar göçlerinin başladığı Şubat ayıdır. Bu aydan itibaren büyük kuş göçleri oluyor. Önümüzdeki en tehlikeli dönem Şubat ayanın ilk haftası ile Nisan ayına kadar olan zamandır. Bu zaman diliminde çok dikkatli ve tedbirli olmalıyız. Kuş gribi ile ilgili olarak yaz göçmenleri, transit göçmenler ve kış göçmenleri, diye sınıflandırdığımız kuşlar vardır. Bunlar hastalık etkeni olan virüsü bulaştırma ihtimalleri yüksektir ve bu bölgeye ulaştırmaları açısından önemlidir. Genelde göçler Kuzeyden Sibirya'dan, Doğu'dan ise İran'dandır. Ancak bu göçün genel merkezi Güney Afrika'dır" dedi.

KUŞ GRİBİ BURSA'YA DA SIÇRADIBursa'nın Gürsu İlçesi'ne bağlı Karahıdır Köyü'ndeki tavukların ölüm nedeninin ''kuş gribi'' olduğu bildirildi. Köy karantina altına alınırken, kanatlı hayvanların itlafına başlandı. A.A muhabirinin aldığı bilgiye göre, ilçeye bağlı Karahıdır Köyü'nde oturan İsmail Söylemez, tavuklarının aniden ölmesi üzerine durumu Tarım İl Müdürlüğü'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine giden yetkililer, ölen tavuklardan alınan numuneleri İzmir'in Bornova İlçesi'nde bulunan Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Laboratuvarı'na gönderdi.Alınan örneklerde ''Avian İnfluenza'' çıkması üzerine köy, karantina altına alınarak, giriş ve çıkışlar yasaklandı.Tarım İl Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, önlem olarak köyde bulunan tüm kanatlı hayvanların itlaf işlemlerine başladı.Tarım İl Müdürlüğü Havan Sağlığı Şube Müdürü Serdar Kavasoğlu, köydeki tavukların kuş gribinden öldüklerinin kesin olarak belirlendiğini, tüm yetkililerin görev başında olduklarını söyledi.

Tedavi altındaki iki çocuk da virüs taşıyor... Dünya Sağlık Örgütü Sözcüsü Maria Cheng, Türkiye'de hastaneye kaldırılan 2 çocukta daha ölümcül H5N1 virüsünün saptandığını söyledi.Cheng, laboratuvar sonuçlarına göre, bu hafta 3 çocuğun öldüğü bölgede, şu anda hastanede bulunan 5 ve 8 yaşlarındaki iki çocukta daha ölümcül H5N1 virüsünün saptandığını kaydetti.Sözcü, AP'ye yaptığı açıklamada, Türkiye'de ölen 2 çocuktan alınan örneklerde H5N1 virüsünün saptandığını söylemişti. Ölen üçüncü çocuğun kan numuneleri üzerinde testlerin sürdüğü belirtildi.Cheng, virüsün 70'ten fazla kişinin öldüğü Doğu Asya'dan sonra Türkiye'de de ölümlere neden olmasının dikkate alınması gerektiğini, ancak küresel çapta insanları etkisi altına alabilecek salgın riskinin artmadığını söyledi.Sözcü, Türkiye'ye giden DSÖ uzman heyetinin, virüsün nasıl yayıldığını tespit çalışmaları için yarın doğu kentlerine ulaşmasını umduklarını kaydetti.

Kuş Gribi şüphesiyle İstanbul'a gelen hastaların sonuçları negatif çıktı İstanbul İl Sağlık Müdür Vekili Mehmet Bakar, ''kuş gribi'' şüphesiyle Yalova'dan Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirilen 7 kişinin tetkikleri neticesinde negatif sonuç elde edildiğini bildirdi.Bakar, İl Sağlık Müdürlüğü'nde düzenlediği basın toplantısında, Yalova'dan gece getirilerek Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yatırılan 7 kişiden, aynı gece muayeneleri yapıldıktan sonra gerekli örneklerin alındığını ve İstanbul Tıp Fakültesi Viroloji Laboratuvarı'na gönderildiğini belirtti.Laboratuvarın bu konuda Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü ile birlikte referans laboratuvar olduğunu vurgulayan Bakar, ''Hastaların bugün yapılan tetkikleri sonucunda hepsinden negatif sonuç elde edilmiştir'' dedi.Bakar, hastaların şu anda genel sağlık durumlarının iyi olduğunu, üst solunum yolu enfeksiyonu bulgularının gerilemesi ve takip eden uzmanların görüşleri doğrultusunda bilahare taburcu işlemlerinin yapılacağını kaydetti.Mehmet Bakar ayrıca, dün gece Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvuran bir hastadan alınan örneklerin de negatif olduğunu bildirdi.İstanbul'da kuş gribine yönelik olarak gerekli önlemlerin alındığını ifade eden Bakar, ildeki 7 hastanenin bu konuya ilişkin görevlendirildiğini söyledi.

Şüpheli yerlerde itlaf çalışmaları başladı... Yurdun çeşitli yerlerinde kuş gribine karşı önlemler alınıyor. Muş'un merkeze bağlı Harman ve Kır köyleriyle Malazgirt İlçesi'nde, bazı kanatlı hayvanların ölümlerinin şüpheli görülmesi üzerine inceleme başlatıldı. Bölgeye giden ve kümeslerde incelemelerde bulunan Tarım İl Müdürlüğü ekipleri, itlaf edilmek üzere kanatlı hayvanları topladı. Telef olan hayvanlardan alınan numuneler de incelenmek üzere Fırat Üniversitesi'ne gönderildi.      KARSKars'ta, Sultan Mahallesi'nde kanatlı hayvanların yakılarak öldürüldükten sonra çöpe bidonuna atıldığı duyumunu alan Tarım İl Müdürlüğü ekipleri mahallede inceleme yaptı.Çöp bidonundaki yanan hayvanlardan örnekler alan ekipler, ayrıca mahalledeki kümesleri kontrol ederek, itlaf edilmek üzere kanatlı hayvanları topladı. Aynı bölgede telef olan bir köpek ve bir küçükbaş hayvan yavrusu da bulan yetkililer, bölgenin temizlenmesinin ardından çevrede dezenfekte çalışmaları yaptı.I?DIRIğdır'da 9 çocuk, kuş gribi şüphesiyle Iğdır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne getirildi.Yapılan ilk incelemelerde bir bulguya rastlanmadığı bildirilen, çocukların 6'sının taburcu edildiği, 3'ününse gözlem altında tutulduğu belirtildi.Erzurum Tekman İlçesi'nde de bazı kanatlı hayvanların şüpheli ölümü üzerine, ilçede itlaf çalışmaları başlatıldı. -BEYŞEHİR- Konya'nın Beyşehir İlçesi'nde, bir kümeste 17 tavuğun ölmesi üzerine sağ kalan son tavuk İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerince incelenmek üzere alındı.A.A muhabirinin edindiği bilgiye göre, Beyşehir'e bağlı Tolca Köyü'nde yaşayan Asım Karakurt, aynı kümeste bir hafta içinde ölen 17 tavuğu, bir çuvalın içine koyarak bir kanala attı.Karakurt, ülke genelindeki kuş gribi vakaları üzerine tavuklarının ölümünü jandarmaya bildirdi. Jandarmayla birlikte ihbar üzerine köye gelen Tarım İlçe Müdürlüğü ekipleri, kümeste kalan ve ölmek üzere olan son tavuğu incelemek üzere aldı.Tarım İlçe Müdürlüğü ekipleri, içinde tavuk kalmayan kümes, evin çevresi ve ölen tavukların atıldığı söylenen kanalda dezenfeksiyon çalışması yaptı.Hüyük'ten çağrılan sağlık ekipleriyse tavukların sahibi Asım Karakurt ve eşini sağlık kontrolünden geçirdi.Yetkililer, Hüyük İlçesi'ne bağlı İlmen Beldesi'ndeyse Habibe Harmankaya'nın 3 tavuğunun öldüğünün tespit edildiği, her 2 vakadan alınan örneklerin, kuş gribi olup olmadığının anlaşılması için Konya'ya gönderildiğini kaydettiler.      MERSİNMersin Tarım İl Müdürü Mehmet Kara, il genelinde vatandaşlar tarafından yapılan tüm tavuk ölümü ihbarlarını değerlendirdiklerini söyledi.Kara, A.A muhabirine yaptığı açıklamada, son günlerde ortaya çıkan kuş gribi vakalarından sonra vatandaşların ihbarlarını değerlendirdiklerini, alınan numuneleri Adana ve Bornova Araştırma Enstitüsü'ne gönderdiklerini ifade ederek, bugüne kadar ''kuş gribi'' vakasına rastlanmadığını kaydetti.Kara, vatandaşların panik yapmak yerine, yetkililerin açıkladığı önerileri dikkate almalarını da istedi.Mersin Veteriner Hekimler Odası Başkanı Orhan Özbaba da kuş gribinin önüne geçilebilmesi için entegre tesisleri dışında kanatlı hayvan beslenmesine izin verilmemesi gerektiğini belirtti.Hastalığın temas ve solunum yoluyla geçtiğini anımsatan Özbaba, ''Bu nedenle hastalık, entegre tesislerin dışında, her evin önünde üç-beş tavuk olan yerlerde insan sağlığını tehdit etmeyi sürdürecektir. Vatandaşlarımız, bir an evvel bu tür kanatlı hayvan besleme işinden vazgeçmelidir. Devlet de bu hastalığı, tazminatlı hastalıklar arasına alarak, itlaf sistemine geçmelidir. Aksi takdirde ileride daha büyük sıkıntılar yaşanabilir'' dedi.      KEŞANEdirne'nin Keşan İlçesi'nde, bir hindi sürüsünden ölen 14 hindinin dereye atılması üzerine, hasta bir hindi kuş gribi şüphesi üzerine İstanbul'daki Pendik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü'ne gönderildi. Edirne Valisi Nusret Miroğlu, A.A muhabirine yaptığı açıklamada, Keşan'da hindilerin telef olduğunun bildirilmesi üzerine, olay yerine uzmanların gönderildiğini söyledi.Hindi üreticisinin yılbaşında satmak üzere hindileri İstanbul'a götürdüğünü ve satamadıklarını getirirken yolda birkaç hindinin telef olduğunun kendisine iletildiğini anlatan Miroğlu, ''Uzmanlarımız olay yerinde incelemelerini sürdürüyor. Bu olayla ilgili ne yapılması gerekiyorsa yapılacak'' dedi.Keşan Mera Komisyonu Başkanı Adnan Karlıdağ da Ali Çakır'a ait hindi sürüsünden telef olan 14 hindinin Keşan Ovası'nın yanından geçen Cevizli Deresi yatağına atıldığını tespit ettiğini bildirdi.Keşan İlçe Tarım Müdürü Lütfü Açar ise hindi sürüsünden aldıkları hasta bir hindiyi kuş gribi tehlikesine karşı İstanbul'daki Pendik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü'ne gönderdiklerini, diğer sürüdeki hayvanların gözetim altında tutulduğunu bildirdi.

Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

14.06.2026 18:41:00
Haber Merkezi
  Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
  Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul Emniyet emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında tavuk eti sektöründe faaliyet gösteren firmalar hakkında inceleme başlatıldı. Rekabet Kurulu kararları ile Ticaret Bakanlığı'ndan temin edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda yapılan incelemelerde, bazı şüphelilerin piyasadaki rekabeti doğrudan veya dolaylı olarak engelledikleri değerlendirildi. Bunun üzerine ekipler, 12 Haziran günü İstanbul, merkez olmak üzere Balıkesir, Bolu, Ankara, Uşak, Bursa, İzmir, Samsun, Kocaeli, Manisa, Gaziantep, Sakarya ve Muğla'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda 29 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında başlatılan soruşturma ve tahkikat işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Soruşturma kapsamında daha önce 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, aralarında Banvit, Erpiliç, Gedik Tavukçuluk ve Lezita Gıda'nın da bulunduğu 13 şirkete denetim kayyımı atanmıştı. Operasyonda 32 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı

Trabzon'un Akçaabat ilçesinde sahile vuran ve üzerindeki işaretlerden Rus menşeli olduğu değerlendirilen roket motoru parçası, jandarma ekiplerince incelenmek üzere muhafaza altına alındı

14.06.2026 11:43:00
İhlas Haber Ajansı
Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı
Trabzon'da sahile vuran roket parçası incelemeye alındı
Trabzon'un Akçaabat ilçesinde sahile vuran ve üzerindeki işaretlerden Rus menşeli olduğu değerlendirilen roket motoru parçası, jandarma ekiplerince incelenmek üzere muhafaza altına alındı.

Olay, Akçaabat ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi Liman mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, gece saatlerinde bölgede avlanan balıkçılar kıyı şeridinde sürüklenerek geldiği değerlendirilen roket motoruna ait bir parça fark etti. Durumun yetkililere bildirilmesi üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi.



Olay yerine gelen ekipler çevrede güvenlik önlemi alarak, cismin bulunduğu alanda inceleme yaptı. Yapılan ilk tespitlerde parça üzerinde Rus menşeli olduğunu düşündüren damga ve işaretlerin bulunduğu belirlendi. Patlayıcı özelliği bulunmadığı değerlendirilen roket motoru parçası, detaylı inceleme yapılmak üzere jandarma ekipleri tarafından muhafaza altına alınarak, bölgeden kaldırıldı.

Olayla ilgili incelemelerin sürdüğü öğrenildi.

Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu


 
Kıbrıs'ta 1960-1963 yıllarında faaliyet gösteren Kıbrıs Türk Tarih Kurumu (KTTK), 63 yıl aradan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) tekrar kuruldu.
 

13.06.2026 11:30:00
AA
Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu
Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu

Kıbrıs'ta Türkler ve Rumların ortak katılımıyla ilan edilen "Kıbrıs Cumhuriyeti" döneminde Türk Tarih Kurumu ve tarihçi yazar Prof. Dr. Halil İbrahim İnalcık'ın katkılarıyla 1960'da kurulan KTTK, Rumların 1963'teki "Kanlı Noel" saldırıları sonrası faaliyetlerini durdurdu.
Kıbrıs Türk halkının 1974 öncesi mücadelesinin sembol isimlerinden olan eski KKTC Kültür ve Turizm Bakanı İsmail Bozkurt ve Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez'in girişimleri sonucunda KTTK, 63 yıl sonra yeniden kurularak faaliyetlerine başladı.

Yapılan ilk genel kurul sonucunda KTTK'nin başkanı seçilen İsmail Bozkurt, tarih bilincini topluma yerleştirmek, tarih araştırmaları ve akademik çalışmalara Kıbrıs özelinde odaklanmak üzere kurumu yeniden hayata geçirmeye karar verdiklerini söyledi.
Uzun süredir KKTC'de bir tarih kurumu olmamasının boşluğunu hissettiklerini dile getiren Bozkurt, eski kurumu canlandırma gayretleri sonuçsuz kaldığı için şimdilik KTTK'yi kamu yararına dernek statüsünde kurduklarını belirtti.

KTTK Başkanı Bozkurt, ilk hedeflerinin 1. Kıbrıs Türk Tarih Kurultayı'nı toplamak olduğunu vurgulayarak kurum olarak ilerleyen günlerde tarihle ilgili yayımlar, tarih dergisi ve kurum olarak kitap çıkarmayı planladıklarını aktardı.

Bizim tarihimizi bilmemiz lazım

Bozkurt, KTTK'nin çalışmaları konusunda iddialı ve azimli olduklarını ifade ederek "Bizim ana hedefimiz, Kıbrıs Türk halkının tarih belleğini canlandırmaktır. Biz maalesef KKTC olarak, kendi halkımıza, kendi çocuklarımıza tarihimizi anlatamadık. Bu, bir boşluktur. Bu boşluğu er geç kapatmamız gerekmekteydi. Bunu ırkçı ve intikamcı bir yaklaşımla demiyorum. Bizim tarihimizi bilmemiz lazım. Biz bu alanda çalışmalar yapacağız." diye konuştu.

KTTK Yönetim Kurulu Üyesi tarihçi Hatice Özler Şahin de uzun bir aradan sonra kurumun yeniden kurulmasının KKTC için bir gereklilik olduğunun altını çizerek birçok devletin bu kurumları 1800'lü yıllardan itibaren oluşturduklarına işaret etti.
Toplumlar ve devletler için tarih kurumlarının önemli olduğunu söyleyen Şahin, KTTK'nin Türk devletlerindeki benzer kurum ve enstitüler ile ortak bilimsel çalışmalar yürütmek istediğini belirtti.

Şahin, kurumun Kıbrıs Türklerinin tarihi gerçeklerini araştırmak ve genç nesillerde tarih bilinci oluşturmak için çaba göstereceğini de sözlerine ekledi.
Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez de Kıbrıs sorununun en önemli ayrıntısının, tarihi gelişmelerin çok boyutlu olarak ortaya konulamaması ve tarafların kendi bakış açılarıyla gelişmeleri değerlendirmesi olduğunu dile getirdi.
"Rumlar, Kanlı Noel saldırılarının Türkler tarafından yapıldığını ve Ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti'ni Türklerin dağıttığını ileri sürerken Kıbrıs sorununun 1974 yılındaki Barış Harekatı ile başladığını iddia etmişler ve Batılı devletler ile kamuoyunu da bu yönde etkilemeyi başarmışlardır" diyen Balyemez, gerçeklerin ise Batı'nın ve Rum-Yunan ikilisinin iddialarından çok daha farklı olduğunu vurguladı.

Balyemez, Kıbrıs Türk Tarih Kurumunun kuruluş amaçlarından birinin de her düzeyde yapılacak bilimsel etkinliklerde Ada'da yaşanan sorunları akademik tartışmaya açmak ve sorunun çözümüne yardımcı olmak olduğunu belirterek "Bu amaçla Rum ve Yunan bilim insanları başta olmak üzere farklı ülkelerden katılımcıların yer alacağı etkinliklerde Kıbrıs sorununun tarafsız ve objektif olarak tartışılmasını sağlamaktır. İlave olarak Kıbrıs Türklerinin var olma mücadelesinin Türk eğitim sisteminde yer alması için hem Milli Eğitim Bakanlığı hem de Yüksek Öğretim Kurumu ile temaslarda bulunulması da KTTK'nin öncelikli hedefleri arasında bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Balyemez, Kıbrıs Türk halkının var olma mücadelesinin orta dereceli ve yüksek öğretim kurumlarının müfredatında yer almamasının, kamuoyunun Ada'da olan bitenleri gerçekçi olarak değerlendirmesine engel olduğunu kaydetti.

Ankara'da yasadışı bahis operasyonu: 86 gözaltı

Ankara'da yasa dışı bahis ve sanal kumar oynatan şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda; 86 şüpheli gözaltına alındı.

13.06.2026 08:33:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da yasadışı bahis operasyonu: 86 gözaltı
Ankara'da yasadışı bahis operasyonu: 86 gözaltı
Ankara'da yasa dışı bahis ve sanal kumar oynatan şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda; 86 şüpheli gözaltına alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı/ Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde Ankara Emniyet Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro ekiplerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında, yasa dışı bahis ve sanal kumar oynatan şüphelilere yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 86 şüpheli gözaltına alındı.

2024'ten bu yana devam eden soruşturma kapsamında yapılan MASAK analizlerinde, örgütlü yapı içerisinde faaliyet gösterdiği değerlendirilen şahıslara ait banka hesapları ve kripto varlık hesaplarında toplam 5.3 Milyar TL para hareketi tespit edildi. Yapılan incelemelerde, çok sayıda şahsın para transferlerini yasa dışı bahis ve sanal kumar sitelerine gerçekleştirdiği, şüphelilerin bu sitelerde kullanılmak üzere banka hesapları temin ettiği ve hesaplar üzerinden para transferlerini organize ettiği belirlendi.

Şüphelilerin, hesaplarda toplanan paraları farklı banka hesaplarına ve kripto varlık hesaplarına aktararak para hareketlerinin takibini zorlaştırmaya çalıştıkları tespit edildi. Ayrıca erişim engeli getirilen yasa dışı bahis sitelerinin adreslerini sürekli değiştirerek faaliyetlerini sürdürdükleri belirlendi. Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalarda, yasa dışı bahis ve sanal kumar faaliyetleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 414 bin 621 ayrı hesap üzerinden para giriş çıkışlarının bulunduğu tespit edildi.

Ankara'da eş zamanlı operasyon yapıldı. Yapılan operasyonda 86 şahıs yakalandı. 20 milyon TL üzerindeki hesap hareketleri sorulduğunda şüphelilerin yasa dısı bahis organizasyonunu inkar ederek, "Bahis oynatmadım, bahis oynadım. Bu parayı oynayarak kazandım " şeklinde ifade verdikleri öğrenildi.

Gerekli işlemlerinin yapılmasının ardından adli makamlara sevk edilen 44 şüpheli tutuklandı.

Siber tehdide eş zamanlı müdahale

Milli İstihbarat Teşkilatı, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şebekesini çökertti

13.06.2026 08:31:00
İhlas Haber Ajansı
Siber tehdide eş zamanlı müdahale
Siber tehdide eş zamanlı müdahale
Milli İstihbarat Teşkilatı, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şebekesini çökertti. MİT'in koordinesinde Siber Güvenlik Başkanlığı (SGB), Jandarma Genel Komutanlığı (JGK) ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının (MASAK) ortak çalışmaları neticesinde İstanbul ve Kocaeli'de gerçekleştirilen operasyonlarda 3 şüpheli gözaltına alındı.

MİT, gece boyunca süren şüpheli SMS'ler üzerine harekete geçti. MİT, çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartı şüpheli işlem bildirimlerine ilişkin SMS'lerin 7 Haziran gecesi başladığını ve sabahın ilk saatlerine kadar devam ettiğini tespit etti. Vatandaşlara ulaşan mesajlarda, kredi kartları üzerinden yüksek tutarlı işlem girişimlerine yönelik bilgilendirmelerin ve tek kullanımlık şifrelerin yer aldığı belirlendi. Olayın organize bir siber faaliyet niteliği taşıdığının değerlendirilmesi üzerine MİT düğmeye bastı. MİT'in koordinasyonunda ilgili güvenlik birimleri kısa süre içerisinde harekete geçerek olayın teknik, istihbari, mali ve operasyonel boyutlarını kapsayan çok yönlü süreç işletildi.

Siber tehdide eş zamanlı müdahale



Finansal güvenliği hedef alan siber faaliyetin geniş kitleleri etkileyebilecek nitelikte olduğunun değerlendirilmesi üzerine ilgili kurumlar arasında eş zamanlı koordinasyon sağlandı. SGB tarafından yürütülen teknik incelemeler ve MASAK tarafından gerçekleştirilen mali analizler neticesinde, çok sayıda kredi kartı numarasının otomatik yazılımlarla test edildi. Kart numaralarının geçerliliğinin kontrol edilmesi amacıyla gerçekleştirilen denemeler sonucunda kart sahiplerine otomatik SMS gönderildiği tespit edildi. MİT tarafından yürütülen istihbari çalışmalarda, söz konusu faaliyetlerde kullanılan dijital altyapılar ve faaliyet yöntemleri ortaya çıkarıldı. Elde edilen teknik ve istihbari bulgular doğrultusunda şüphelilerin kimlikleri ve kullandıkları altyapılar tespit edilerek operasyon süreci başlatıldı.

İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon



Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Ankara İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. MİT koordinesinde yürütülen çalışmalar neticesinde kimlikleri tespit edilen 3 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan ilk incelemelerde, kredi kartı bilgilerinin toplu şekilde test edilmesinde kullanıldığı değerlendirilen yazılımlar ile faaliyetlerin yürütülmesine ilişkin dijital iz ve kayıtlara ulaşıldı. Ayrıca çok sayıda kredi kartına ilişkin test kayıtlarının sistematik şekilde sınıflandırıldığı veri setleri tespit edildi.

SGB tarafından, olayda kullanıldığı değerlendirilen IP adresleri, sunucu kayıtları ve dijital izler incelenerek faaliyetlerde kullanılan teknik altyapının önemli bölümü ortaya çıkarıldı. İncelemeler sonucunda şüphelilerin kullandığı sistemler ile dijital bağlantılar deşifre edildi.

Olay kapsamında herhangi bir maddi kayıp yaşanmadığı ancak kullanılan yöntemin organize siber suç faaliyetlerinde yaygın olarak tercih edilen yöntemlerden biri olduğu belirtildi.

Gaziantep 4.6 ile sallandı

Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 00:08'de 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

13.06.2026 00:26:00
Haber Merkezi
Gaziantep 4.6 ile sallandı
Gaziantep 4.6 ile sallandı
Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 00:08'de 4.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan verilere göre, yer sarsıntısı yerin 7.01 kilometre derinliğinde gerçekleşti.

Deprem, Gaziantep merkezinin yanı sıra çevre il ve ilçelerde de hissedildi. Sarsıntının ardından bölgedeki ekipler hızla saha tarama çalışmalarına başladı.

İlk belirlemelere göre deprem nedeniyle herhangi bir can kaybı ya da binalarda yıkım bildirilmedi.

Sarsıntı sebebiyle Nurdağı ve çevre bölgelerdeki vatandaşlar kısa süreli panik yaşayarak evlerinden sokaklara çıktı. Resmi makamlar ve bölgedeki ekipler gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyor.

Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi'nde kamuyu 3,1 milyar lira zarara uğrattığı tespit edilen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüpheliden 27'si tutuklandı

13.06.2026 00:11:00
İhlas Haber Ajansı
Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama
Ege Üniversitesi'ndeki yolsuzluk operasyonunda 27 tutuklama
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi'nde kamuyu 3,1 milyar lira zarara uğrattığı tespit edilen şebekeye yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 47 şüpheliden 27'si tutuklandı.

Tutuklananlar arasında üniversitenin eski başhekimi ve eski genel sekreteri ile çok sayıda şirket yöneticisi bulunuyor.

İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Ege Üniversitesi'ndeki ihale ve doğrudan temin alımlarındaki usulsüzlük iddiaları üzerine 9 Haziran günü geniş çaplı bir operasyon için düğmeye bastı. Soruşturma dosyasında yer alan iddialara ve Sayıştay raporlarına göre, 2019 yılı sonrasında kurum yöneticilerinin üniversite içerisinde organize bir yapı oluşturdukları tespit edildi.

Soruşturma detaylarında; Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünde sadece verilen talimatları şartsız yerine getirecek personelin görevlendirildiği, üniversiteyle iş yapan ve idareye yakın olan şirket yöneticilerinin ise adeta kurum yöneticisi gibi hareket ederek yetki kullandığı ortaya çıkarıldı. Kurum yöneticileri tarafından verilen usulsüz talimatları reddeden kamu görevlilerinin sistematik olarak birimden uzaklaştırıldığı belirlenirken, gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin alımlarında gerçek bir piyasa araştırması ve yaklaşık maliyet tespiti yapılmadan işlerin sürekli aynı firmalara verildiği anlaşıldı. Organize şekilde yürütülen bu usulsüz işlemler sonucunda toplamda 3 milyar 100 milyon lira kamu zararı tespit edildi.

Eski başhekim dahil 27 tutuklama



Operasyon kapsamında eş zamanlı baskınlarla gözaltına alınan 47 şüpheliden, emniyet ve savcılık ifadelerinin ardından 7'si serbest bırakılırken, mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 13'ü adli kontrol şartıyla salıverildi. Hakim karşısına çıkan, aralarında üniversitenin eski üst düzey yöneticileri ve firma sahiplerinin bulunduğu 27 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklanan şüpheliler arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Hastane eski Başhekimi D.B., Üniversite Hastanesi eski Başmüdürü Ö.Ö., eski Genel Sekreter M.A., Satın Alma Müdürlüğü eski Mali Hizmetler Müdürü H.Z. ile İzmir Defterdarlığı Personel Müdürlüğünde görevli Defterdarlık Uzmanı S.Ö. yer aldı. Ayrıca hastane bünyesinde görevli memur, tekniker ve işçilerden oluşan T.B., O.Ö., R.D. ve M.E.U. ile milyarlarca liralık ihaleleri alan çeşitli tıbbi cihaz, inşaat, bilişim ve temizlik şirketlerinin sahipleri/yöneticileri konumundaki Ş.Ç., A.G., A.K., B.E., E.K., M.C., M.K., M.C., G.Ş., E.Ç.S., N.G., Ö.F.B., S.Ö., T.K., Y.B.A., Y.Y., Y.Ç.U. ve M.A. tutuklanan diğer isimler oldu.

Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 13 şüphelinin ise üniversite personelleri ve firma yetkililerinden oluşan B.K., R.H., F.A., M.Ç., F.A., M.T., D.Ö., S.S., M.S.A., M.K.G., H.T., R.K.Ç. ve S.D. olduğu öğrenildi. Soruşturma kapsamında emniyet ve savcılık aşamasında ise R.C., R.U., K.T., E.Y., A.C., A.Ö. ve E.Ş. serbest bırakıldı.

Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı

Fethiye merkezli 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, suç örgütleri adına keşif ve eylem yaptığı ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 22 şüpheli gözaltına alındı

12.06.2026 19:01:00
İHA
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Fethiye'de Daltonlar ve Casperlar soruşturmasında yeni operasyon: 22 gözaltı
Muğla'nın Fethiye ilçesinde, suç örgütlerinin adını kullanarak suç işleyen şüphelilere yönelik başlatılan soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Geçtiğimiz 20 Ocak'ta Muğla merkezli gerçekleştirilen ilk operasyonda "Daltonlar" ve "Casperlar" adlı yapılanmalara yönelik çalışmalarda 15 şüpheli yakalanmış, bunlardan 8'i tutuklanmıştı.






Alınan ifadeler ve ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu, suç örgütü adına keşif ve eylem gerçekleştirdiği ve azmettirme faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere yönelik 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 22 şüpheli gözaltına alındı.








Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sağlık kontrollerinden geçirilerek adliyeye sevk edildi.

‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma

İBB davası tutuklularından eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in mahkemedeki "çıplak arama ve kötü muamele" beyanlarının ardından İçişleri Bakanlığı harekete geçti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla iddiaların tüm yönleriyle araştırılması için Mülkiye ve Polis Müfettişleri görevlendirildi

12.06.2026 15:40:00
Haber Merkezi
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
Kamuoyunun yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında 15 aydır tutuklu yargılanan eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, Silivri'de görülen duruşmadaki savunmasında sarsıcı iddialarda bulundu. Türker, gözaltına alındığı süreçte İstanbul Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde "çıplak arama" adı altında insan onuruna aykırı uygulamalara maruz kaldığını ve bir savcı tarafından çocuklarının velayetiyle tehdit edildiğini öne sürdü. Çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından İçişleri Bakanlığı, iddialarla ilgili idari soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Bakan Çiftçi'den şeffaf soruşturma talimatı

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, isim verilmeden bir ceza davası kapsamında tutuklu yargılanan bir şahsın gözaltı sürecindeki usulsüzlük iddialarına değinildi. Açıklamada, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin doğrudan talimatıyla konunun hukuki, teknik ve idari açıdan tam bir şeffaflıkla incelenmesi amacıyla Mülkiye Müfettişi ve Polis Müfettişi görevlendirildiği belirtildi.

Duruşma salonundaki savunma gündem yarattı

İBB davasının 47. gününde hakim karşısına çıkan Fatoş Pınar Türker, Vatan Emniyet Müdürlüğü'ndeki kamerasız bir arşiv odasında bir kadın polis memuru tarafından kıyafetlerini ve iç çamaşırını çıkarmaya zorlandığını detaylarıyla anlattı. Türker, savunmasında, "Bana 'Cinsel organını aç, arkanı dön ve eğil' dendi. Bunu insanların onurunu kırmak için yapıyorlar. Yapan utansın, ben utanmıyorum" ifadelerini kullandı. Ayrıca, soruşturma savcısının kendisini "Bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin, onları Sosyal Hizmetler alır" diyerek itirafçılığa zorladığını da iddia etti.

Emniyet ve Başsavcılık iddiaları yalanlamıştı

Türker'in mahkemedeki yankı uyandıran bu ifadelerinin ardından ilk olarak İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü bir açıklama yayınlayarak iddiaları "asılsız" olarak nitelendirmiş, tüm işlemlerin insan hakları ilkelerine uygun yapıldığını savunmuştu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da Türker'in Marmara Cezaevi'ne girişte çıplak aranmadığını beyan ederek iddiaları reddetmişti. Ancak Türker'in avukatları, kötü muamele şikayetinin cezaevi girişine değil, emniyetteki ilk gözaltı anına ait olduğunu belirterek şeffaf bir soruşturma yürütülmesi çağrısını yinelemişti.

Siyaset ve hukuk dünyasında geniş yankı bulan olayla ilgili görevlendirilen müfettişlerin, emniyetteki kamera kayıtlarını inceleyerek ve ilgili personelin ifadelerine başvurarak hazırlayacağı rapor doğrultusunda adli sürecin seyrinin netleşmesi bekleniyor.

Fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular seferber oldu

Sakarya'da belediye otobüsünde seyir halindeyken fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular adeta seferber oldu. Güzergahını değiştirerek otobüsü hastaneye süren şoför ile yolcuların örnek dayanışması araç kamerasına yansıdı

12.06.2026 15:30:00
İhlas Haber Ajansı
Fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular seferber oldu
Fenalaşan yolcu için şoför ve yolcular seferber oldu
Sakarya Büyükşehir Belediyesi'ne ait 9-B Maltepe Hattı'nda sefer yapan belediye otobüsünde meydana gelen olayda, seyir halindeki otobüste bulunan bir yolcu aniden fenalaştı. Durumu fark eden yolcular, vakit kaybetmeden otobüs şoförüne haber verdi. İhbar üzerine harekete geçen şoför, güzergahını değiştirerek otobüsü Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yönlendirdi.

Hastaneye ulaşıncaya kadar yolcular fenalaşan vatandaşın yere düşmesini engellemek için destek olurken, sakinleştirmeye çalışarak ilk müdahaleyi gerçekleştirdi. Kısa sürede hastanenin acil servis girişine ulaşan otobüste bulunan yolcular, sağlık ekiplerinin getirdiği sedyeye kadar fenalaşan vatandaşa eşlik etti. Yaşanan toplumsal duyarlılık anları saniye saniye araç içi kamerasına yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.