HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 29 MAYIS 2022, PAZAR

Tek hakikat Ehl-i Beyt

22.10.2019 00:00:00

Necran Hıristiyanlarından bir topluluk Medine'de Allah elçisinin huzuruna gelip Hz. İsa ve diğer bazı konularda sorular sordular. Allah'ın elçisi, onları kendi kitaplarından mantıklı yollarla ikna etmeye çalıştı ama onlar gerçeği kabul etmediler. 

Bunun üzerine Yüce Allah; 

"Sana ilim geldikten sonra seninle tartışan olursa de ki; Geliniz çocuklarımız ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, canımızı ve canlarınızı çağıralım! Sonra lanetleşelim de, Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim!" (Ali İmran 61) ayetini indirerek elçisine, onları lanetleşmeye çağırmasını ve böylece kimin gerçek üzere olduğunun belirlenmesini buyurdu! 

Bu buyruğu alan Allah Elçisi, ikna olmayan Necran Hıristiyanlarını lanetleşmeye çağırdı! Onlar da kabul edip belirlenen gün ve yerde lanetleşmeye hazır oldular ama lanetleşme olmadan önce Hıristiyanların büyüğü yanındaki topluluğa dedi ki; 

"Eğer Muhammed en öz yakınlarıyla lanetleşmeye gelirse onunla lanetleşmeye yanaşmayınız! Çünkü bu durumda ondan korkulur. Eğer bütün ashabını toplayarak bir kral havası içerisinde gelirse, onunla lanetleşmekten hiç korkmayınız! Çünkü onun bu davranışı doğru olmadığını ve sadece krallık peşinde olan şöhret sever biri olduğunu kanıtlamaktadır."

Kendi aralarında böyle bir karar alan Necran Hıristiyanları bir de görürler ki, Hz. Muhammed sadece beş kişilik bir toplulukla lanetleşmeye geldi! Bunun üzerine Hıristiyanların büyüğü, Allah Elçisinin yanındakilerin kim olduklarını sordu! 

Ona dediler ki; Allah elçisinin yanı başında olan amcaoğlu ve damadı, arkasından gelen kadın biricik kızı Hz. Fatıma, iki tarafında bulunan çocuklar da torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'dir. 

Bu cevabı alan Hıristiyan büyüğü, o nurlu yüzlere iyice baktıktan sonra dedi ki; "Ant olsun Allah'a öyle yüzler görüyorum ki, eğer Allah'tan isterlerse dağları yerinden oynatırlar. 

Ey Hıristiyan topluluğu! Eğer yok olmanızı istemiyorsanız, en iyisi bu yüzlerle lanetleşmeye yanaşmayınız ve İslam devletine vergi vermeyi kabul ederek Muhammed'le barışınız!" Böylece Hıristiyan büyükleri lanetleşmeden vergi vermeyi kabul ederek oradan ayrıldılar…

İslam tefsircileri, ayette geçen oğullarımızdan amacın Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin, kadınlarımızdan amacın Hz. Fatıma ve canlarımızdan amacın da Allah elçisi ve Hz. Ali olduğu konusunda birleşmişlerdir." (Müslim, Sahih, 2/360, H. 4420; Tirmizi, Sünen, 4/293, 5/301, H. 2925, 2658; Hâkim Haskani, Şevahidüttenzil, s. 120, 129; Hâkim, Müstedrek, 3/150; Ahmet, Müsned, 1/185, H. 1522)

Ehl-i Beyt'in beş kişiden oluştuğu konusunda yüzlerce mütevatir hadis ve rivayet vardır.

Ebu Basir, İmam Cafer-i Sadık'tan (r.a) sahih bir rivayetle şöyle nakletmektedir; "Yüce Allah, ancak ve ancak siz Ehl-i Beyt'ten her türlü çirkinliği defetmek ve sizi tertemiz yapmak ister." (Ahzap s.33) ayeti indiği zaman Ali, eşi ve çocukları Ümmü Seleme'nin evinde idiler. Hz. Peygamber (sav) onları bir parçanın altına alarak arz etti; "Allah'ım! Her peygamberin nübüvvetinin terazisi olan seçkin zümreden özel yakınları vardır. Bu terazi, benim nübüvvetimin içinde bu seçkin Ehl-i Beyt'imin dışında kimse değildir."

Bunun üzerine Ümmü Seleme (r. anha) dedi ki; Ey Allah'ın elçisi! Yalnızca bu birkaç kişi mi? Yoksa ben, senin Ehl-i Beyt'inden değil miyim? 

Resûlullah (sav) cevaben şöyle buyurdu; "Benim Ehl-i Beyt'im ve nübüvvetimin terazisi Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin'dir." 

Hasin b. Semure, Zeyd b. Erkam'a; "Hz. Peygamberin (sav) hanımları da Ehl-i Beyt'ten midir? Diye sorduğunda, Hz. Zeyd (r.a) şöyle dedi; Allah-u Teâlâ'ya ant olsun ki, hayır… Çünkü kadın, bir müddet eşiyle birlikte olur, boşanınca babasının evine döner ve babasının ailesine katılır. Böylece kocasından bütünüyle kopar. Peygamberi Ekrem'in (sav) Ehl-i Beyt'i kendisine sadaka verilmesinin haram olduğu kimselerdir. Onlar hangi eve gitseler, nereye gitseler Hz. Peygamberin Ehl-i Beyt'i olmaktan çıkmazlar." (Geniş bilgi ve detaylı kaynaklar için bkz. Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri)

 
Osman Baş / diğer yazıları
- EMPATİ (Buram buram merhamet) / 15.08.2020
- Rusya ekonomik bağımsızlığını nasıl kazandı? / 16.01.2020
- ABD’li profesörün itirafı / 15.01.2020
- İslam ve Mevlana - 2 / 12.01.2020
- İslam ve Mevlana -1- / 11.01.2020
- Ehl-i Beyt’i sevenlerin özellikleri / 12.12.2019
- Vatan müdafaası / 10.12.2019
- İmam Seccad; Namaz / 05.12.2019
- İmam Zeynelabidin (a.s) / 04.12.2019
- Gadir-i Hum’u inkâr edemezsiniz / 26.11.2019
- Nedir Milli Ekonomi Modeli? / 24.11.2019
- O, misyonerle her daim mücadele etti -2- / 13.11.2019
- O, misyonerle her daim mücadele etti -1- / 12.11.2019
- Tek hakikat Ehl-i Beyt / 22.10.2019
- ‘Hoca sen âlimsin, ben softaları arıyorum’ / 09.10.2019
- Yezit babasına çekmişti / 07.10.2019
- Cebrail (a.s) Onların beşiklerini salladı / 04.10.2019
- Eyüp Camii’nin tadilatını da Atatürk yaptırdı / 14.09.2019
- Atatürk camileri hiç ihmal etmedi / 13.09.2019
- Tasua günü / 08.09.2019
- İmam Hüseyin (a.s.) / 06.09.2019
- Atatürk Kur’an ve Tefsir / 29.08.2019
- İmam Kazım’a sorulan sorular ve cevapları -2- / 16.08.2019
- İmam Kazım’a sorulan sorular ve cevapları -1- / 15.08.2019
- İmam Cafer kimdir? / 10.08.2019
- O, din istismarına taviz vermedi / 22.07.2019
- ‘Ve aleykümselam’ / 20.07.2019
- 20 hadiste İmam Ali (a.s) -2- / 13.07.2019
- 20 hadiste İmam Ali (a.s) -1- / 12.07.2019
- Allah kimlerin sevilmesini farz kıldı? / 25.06.2019
- Nübüvvet pınarlarından / 24.06.2019
- Kimdir Atatürk? / 22.06.2019
- Atatürk’ü anlamak için bilmek lazım / 21.06.2019
- Arayış ve gidiş -2 / 10.05.2019
- Arayış ve gidiş -1 / 09.05.2019
- İlk vahyin tanıkları / 03.05.2019
- Hz. Adem’in duasıydı O / 02.05.2019
- Hadislerle Müslüman’ın ahlakı / 09.04.2019
- Ayetlerle Müslüman’ın ahlakı / 08.04.2019
- Miraç gecesi neler yaşandı? / 02.04.2019
- Hüzün yılında Miraç / 01.04.2019
- Dua mü’minin silahıdır / 12.03.2019
- Rahmet ayları başladı / 08.03.2019
- Kulluk / 06.03.2019
- Tarım nasıl kurtulur? / 01.03.2019
- ‘Namaz kılarken ridası omzundan düştü’ / 16.02.2019
- Dünya deniz suyu gibidir / 05.02.2019
- Hz. Hüseyin Efendimize, babasının nasihatleri / 03.02.2019
- İnkâr etti kafasına taş düştü / 02.02.2019
- İmam Zeynelâbidîn’den nasihatler / 15.01.2019
- İmam Musa Kazım’dan nasihatler / 12.01.2019
- Bir demet hikmet / 06.01.2019
- İmam Ali (a.s.) ‘Kerremallahü veche’ / 05.01.2019
- Komutan Hürr, hürriyete kavuştu-II / 16.12.2018
- Komutan Hürr, hürriyete kavuştu -1- / 15.12.2018
- İmam Musa Kâzım (a.s.) / 09.12.2018
- Ehl-i Beyt’in dilinden Ehl-i Beyt / 19.11.2018
- Profesörler anladı ama Temel emmi anlamadı / 09.11.2018
- 17 maddede Milli Ekonomi Modeli / 08.11.2018
- Türkiye bu ekonomik krizleri yaşamayabilirdi / 07.11.2018
- Biz nerede yanlış yaptık? / 23.10.2018
- Kim kendini ararsa Allah’ı bulur / 16.10.2018
- İmam Ali’yi ne kadar tanıyoruz? -2- / 11.10.2018
- İmam Ali'yi ne kadar tanıyoruz? / 10.10.2018
- İlim erbabı / 21.09.2018
- Maksat ortak bir zeminde buluşmaksa / 19.09.2018
- ‘Medeni olmayan medeniyet kuramaz’ / 18.09.2018
- Türkiye-Rusya ilişkileri / 27.08.2018
- Hayvanlar da üzerimizde hak sahibidir / 16.08.2018
- Dost mu düşman mı? / 14.08.2018
- Tam da birlik olma zamanı / 08.08.2018
- İnsan / 17.07.2018
- Önce Kıyamet sonra Ahiret var / 10.07.2018
- Türkiye'nin potansiyeli var / 07.07.2018
- Şikâyet hakkınız yok / 12.06.2018
- Biz kimin yanındayız? / 09.06.2018
- Son 10 gün / 08.06.2018
- Sözün sahibi / 01.06.2018
- Burun kılı / 25.05.2018
- Seçim mi, rejim mi? / 24.05.2018
- Soma anneleri / 18.05.2018
- Bu mesleği kimler tercih eder? / 17.05.2018
- Gönlümün birincisi / 30.04.2018
- Bu fırsatı kaçırmayın / 26.04.2018
- Dini ve milli hassasiyette ilkler / 19.04.2018
- Ha Ali Veli ha Veli Ali / 14.04.2018
- Bu sonuçlar sürpriz değil / 30.03.2018
- Neredeyse hezimet diyecekler -2- / 21.03.2018
- Neredeyse hezimet diyecekler -1- / 20.03.2018
- İşte bu MEM bil MEM deme / 05.03.2018
- Çölde susuz kalmayalım! / 28.02.2018
- Düşbare / 21.02.2018
- Her 'Gülen'e' inanma / 09.02.2018
- Babaannem ve Dedem / 31.01.2018
- Münbiç düşünülüyorsa... / 29.01.2018
- Hayal değil plan lazım / 27.01.2018
- Türk toplumunun kaybı ne? / 21.01.2018
- Kısaca 2017 / 29.12.2017
- Kurbağa ısınmaya devam ediyor / 27.12.2017
- Atatürk'e niyet Türkiye'ye hizmet / 06.12.2017
- Yumurta mı tavuktan çıkar tavuk mu yumurtadan? / 18.11.2017
- Patates değil tereyağı istiyorsak / 14.11.2017
- Ne! İkinci el araba mı? / 09.11.2017
- Gerçek ayan beyan ortada / 08.11.2017
- Biz hep aynı yerden gol yiyoruz / 24.10.2017
- Üç maymunu oynamanın ağır faturası / 13.10.2016
- Özel Kadro Özel Diyalog / 31.03.2015
- Rusya bir at boyu önde / 01.07.2013
- Taksim taksim uyandık! / 06.06.2013
- Sonra demedi demeyin / 21.05.2013
- Bir varmış bir yokmuş / 12.05.2013
- Emekçinin dağı kar, toz, boran / 03.05.2013
- Ay Türkoğlu bilirmisen / 26.04.2013
- Cevabım Milli Ekonomi Modelinden... / 21.04.2013
- Milletimin güçlü ordusu / 19.04.2013
- Sürüden ayrılanı kurt kapar / 17.04.2013
- Akil Koçyiğit Kadir'e inanır mı? / 12.04.2013
- Sonsuzluk yolcusuna bir mektup / 05.04.2013

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

22.10.2018, 22.10.2017, 22.10.2016, 22.10.2015, 22.10.2014, 22.10.2013, 22.10.2012, 22.10.2011, 22.10.2010, 22.10.2009, 22.10.2008, 22.10.2007, 22.10.2006, 22.10.2005, 22.10.2004, 22.10.2003, 22.10.2002, 22.10.2001, 22.10.2000


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.