logo
17 EYLÜL 2026

TEM Otoyolu'nda seyir halindeki tır alev alev yandı

Esenyurt TEM Otoyolu'nda seyir halindeki tır alev alev yanarak kullanılamaz hale geldi. Tırdan yükselen dumanlar otoyolu kapladı

17.09.2026 17:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
TEM Otoyolu'nda seyir halindeki tır alev alev yandı
TEM Otoyolu'nda seyir halindeki tır alev alev yandı
Olay, saat 16.30 sıralarında Esenyurt TEM Otoyolu'nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, seyir halindeki tırda bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Sürücü dışarı çıkarken, alevler kısa sürede tırı sardı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Tırdan yükselen dumanlar ise otoyolu kapladı. İtfaiye ekipleri yangına müdahale ederken, polis ekipleri de çevrede güvenlik önlemi aldı.

TEM Otoyolu'nun Edirne istikametinin trafiğe kapatılması nedeniyle uzun araç kuyrukları oluştu. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında tır kullanılamaz hale geldi.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek. İki lider en son Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde görüşmüştü

17.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek. İki lider en son Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde görüşmüştü.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın New York'ta görüşeceğini duyurdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki hafta gerçekleşecek Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısı için New York'a gidecek.

Heyetler arası görüşmenin ardından iki lider kameraların karşısına geçmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde bir araya gelmişti.

7 Temmuz'da Beştepe'de bir araya gelen iki arasındaki görüşmeler verimli geçmiş, F-35 satışı, KAAN uçaklarının motorları ve CAATSA yaptırımlarına ilişkin önemli açıklamalar yapmıştı.

Beştepe'deki görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, Türkiye ile ilişkilerin hiç olmadığı kadar iyi olduğunu söylemişti.

"Çok iyi dostuz, harika bir lidersiniz, saygı görüyorsunuz." ifadelerini kullanan Trump, "Türkiye'nin ne kadar güçlü olduğunu bilmiyorlar Cumhurbaşkanı'na büyük saygım var. Erdoğan ile en başından beri çok uyumlu bir kimyamız var. NATO'dan büyük bir hayal kırıklığı içerisindeydim. Tabii bu zirve Türkiye'de olmasaydı katılmama durumumum olabilirdi. Çünkü katılmam gerektiğini düşündüm." demişti.

CAATSA YAPTIRIMLARI

Trump, ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı CAATSA yaptırımlarını da kaldıracaklarını ifade edip "Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz." diye konuşmuştu.

F-35 konusunda da bir karar vereceklerini ifade eden Trump "Çok iyi bir ilişkimiz var ve sanıyorum ki birçok kişi neden bunu yapmıyoruz diye düşünüyorlar. Türkiye sadık bir dostumuz. F-35 harika bir uçak. Ve kesinlikle bu konuda bir şeyler düşüneceğiz." ifadelerini kullanmıştı.

İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi

İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi

17.09.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi
 İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi
İstanbul merkezli 20 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 178 şüpheli adliyeye sevk edildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi, İstanbul, Bakırköy, Gaziosmanpaşa ile Anadolu cumhuriyet başsavcılıkları koordinasyonunda uluslararası alanda faaliyet gösteren, son dönemlerde "yeni nesil" diye adlandırılan suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan zanlıların emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Konuya ilişkin emniyetten paylaşılan görüntülerde görüşlerine yer verilen İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, "Suç örgütlerinin yalnızca tetikçilerini değil elebaşından yöneticisine, finansöründen saha yapılanmasına kadar bütün unsurlarını tek tek çökertiyoruz." ifadelerini kullandı.

Operasyon
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, İstihbarat Şubesi desteği ve İstanbul, Bakırköy, Gaziosmanpaşa ile Anadolu cumhuriyet başsavcılıkları koordinasyonunda uluslararası alanda faaliyet gösteren, son dönemlerde "yeni nesil" diye adlandırılan, motosikletlerle iş yeri kurşunlaması ve yağma gibi suçlara karışan ve elebaşları hakkında kırmızı bülten bulunan organize silahlı suç örgütü üyelerinin yakalanmasına yönelik çalışma yürütmüştü.

Elebaşlığını yurt dışında bulunan ve bir kısmı hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan şüphelilerin yaptığı organize silahlı suç örgütlerinin deşifre edilmesi ve faaliyetlerinin sonlandırılması amacıyla gerçekleşen çalışmada, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme, silah kanununa muhalefet ve tehdit suçlarına karıştıkları tespit edilen 12 ayrı yeni nesil organize suç örgütü üyelerinin kimlik ve adresleri tespit edilmişti.

Çalışmalarını tamamlayan ekipler, şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli 20 ilde düzenledikleri eş zamanlı operasyonda 155 şüpheliyi gözaltına almış, operasyon sonrası 23 şüpheliyi daha yakalamıştı.

Adreslerdeki aramalarda, ruhsatsız otomatik tabanca, 4 tabanca, 207 mermi, 2 av tüfeği, 122 gram uyuşturucu ile suçtan elde edildiği değerlendirilen yüklü miktarda para ele geçirildi.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne soruşturmada koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un da aralarında olduğu 4 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne soruşturmada koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un da aralarında olduğu 4 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

17.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne soruşturmada koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un da aralarında olduğu 4 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi
 Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne soruşturmada koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un da aralarında olduğu 4 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi
Ergenekon soruşturması nedeniyle tutukluyken Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitiren eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu ile ilgili soruşturma sürüyor.

Geçtiğimiz günlerde dosyada feth-i kabir kararı alınmış, kabirden alınan örneklerle Kozinoğlu'na cezaevinde farklı bir ilaç verilip verilmediği araştırılmaya başlanmıştı.

Son olarak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, yeni gözaltı kararları verildiğini duyurdu.

Bu kişiler şöyle sıralandı:

Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman ve eski Jandarma mensubu Emekli Albay Hasan Atilla Uğur,
O dönem dosyayla ilgili takipsizlik kararı veren, sonraki yıllarda FETÖ'den ihraç edilen savcı Ali İşgören
O dönem cezaevi savcısı olarak görev yapan, yine darbe girişiminden sonra FETÖ'den ihraç edilen Necip Doğan

Ataman, İşgören ve Doğan, bugün saat 07.00'de İstanbul ve Ankara'da eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alındı.

Uğur hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı.

Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti

Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti

17.09.2026 12:16:00
AA
 
 Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti
 Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti
Türk siyasi tarihinin simge isimlerinden Ali Adnan Menderes, 1899'da Aydın'da dünyaya geldi. Annesi Tevhide Hanım, babası Ethem Bey ve ablası Melike'yi verem hastalığından kaybeden Ali Adnan, okulunu bitirmesinin ardından dedesi Hacı Ali Paşazade'nin kendisine miras bıraktığı Çakırbeyli Çiftliği'nin başına geçti.

Siyasi kariyerine Serbest Cumhuriyet Fırkasında başlayan Menderes, partinin feshedilmesinin ardından CHP'ye katıldı.

Atatürk'ün keşfiyle milletvekilliğine giden yol
CHP il yönetiminde göreve başlayan Menderes, parti teşkilatını Aydın'da yeniden kurdu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Aydın'ı ziyareti kapsamında Menderes ile bir araya geldi ve soğuk başlayan görüşme 4 saat sürdü. Menderes'in görüşleri Atatürk'ün dikkatini çekti ve bunlardan bir rapor hazırlamasını istedi. Menderes, hazırladığı raporu Atatürk'e iletti.

1931 yılındaki erken seçimde aday olmadığı halde milletvekili seçilen Menderes, kendisini aday listesine Atatürk'ün koyduğunu öğrendi. Menderes, 1935, 1939, 1943 seçimlerinde CHP Aydın Milletvekili olarak aralıksız 14 yıl parlamentoda CHP grubunda görev aldı. Menderes, hükümetin Toprak Reformu Tasarısı'nın 1945'te Meclis'teki görüşmeleri sırasında sergilediği karşı duruş sonrasında siyaset sahnesinde tanınan bir isim haline geldi.

Dörtlü Takrir
İzmir Milletvekili Celal Bayar, Aydın Milletvekili Adnan Menderes, İçel Milletvekili Refik Koraltan ve Kars Milletvekili Fuat Köprülü, 7 Haziran 1945'te CHP Meclis Grubuna kanunlardaki ve parti tüzüğündeki demokratik olmadığını düşündükleri hükümlerin kaldırılmasını içeren bir önerge verdi.

Menderes ve arkadaşları, Türk siyasi hayatına "Dörtlü Takrir" olarak geçen bu önergenin verilmesinin ardından parti içi muhalefetten dolayı partiden ihraç edildi.

Demokrat Partinin kuruluşu
Demokrat Parti (DP) 7 Ocak 1946'da Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan tarafından kuruldu.

Demokrat Partinin kuruluşu üzerinden 4 ay geçmeden erken seçim kararı alınarak önce yerel, ardından genel seçim sürecine girildi. 26 Mayıs 1946'da yapılan yerel seçimlere girmeme kararı alan Demokrat Parti, partilileri sandığa gidip gitmemekte serbest bıraktı.

CHP'nin kazandığı 1946 genel seçimlerinde Menderes, memleketi Aydın'dan değil, Kütahya'dan milletvekili seçildi.

Demokrat Partinin 1950 seçimlerindeki zaferi
CHP Hükümeti, 1 Mart 1950'de genel seçimlerin 14 Mayıs 1950'de yapılmasına karar verdi. Halkın Demokrat Partiye ilgisi, aday listelerinde de kendisini gösterdi. Büyük bir seçim kampanyası başlatan Demokrat Partide milletvekili adaylığına yoğun talep oldu. Adnan Menderes de İstanbul'dan milletvekili seçildi.

Demokrat Parti, seçimleri yüzde 55 oy oranıyla kazandı.

Seçim sonuçlarının ardından Demokrat Parti Grubunda yapılan oylama sonucunda Bayar'ın Cumhurbaşkanı olmasına karar verildi.

Adnan Menderes, Bayar'ı evinde ziyaret ederek Fuat Köprülü'nün başbakan olmasını önerdi. Bunun üzerine Bayar, "Başvekil sizsiniz Adnan Bey" diyerek Menderes'in parti liderliğini de almasını istedi.

Menderes, Demokrat Partinin seçim zaferini, "14 Mayıs, bir devre son veren ve yeni bir devir açan müstesna ehemmiyette tarihi bir gün olarak daima anılacaktır. Bu tarihi günün hatırasını yalnız partimizin değil Türk demokrasisinin bir zafer günü olarak yad ediyoruz." ifadeleriyle yorumlamıştı.

Darbenin ayak sesleri "6-7 Eylül olayları"
Demokrat Partinin 1954'te kazandığı bu zaferin ardından, Kıbrıs'ta yaşanan sorunlar tüm ağırlığıyla hissedilmeye başlandı.

Kıbrıs konusunun müzakere edilmesi için 29 Ağustos 1955'te gerçekleştirilen Londra Konferansı'ndan, Türkiye'de yaşanan "6-7 Eylül olayları" nedeniyle bir sonuç alınamadı.

"Atatürk'ün evinin bombalandığı"na ilişkin bir haberle başlayan "6-7 Eylül olayları", sıkıyönetim ilan edilerek ancak bastırılabildi.

1957 genel seçimleri
Demokrat Parti, 27 Ekim 1957'de yapılan genel seçimlerde yüzde 48 oy aldı.

Menderes, seçimlerin ardından parti içinde bir öz eleştiriye giderek seçim sonuçlarını teşkilatın yeterince çalışmamasına, basında yer alan yalan haberlere bağladı.

İnönü'nün "şartlar tamam olduğunda ihtilal meşru haktır" sözü
18 Nisan 1960'ta TBMM'de "muhalefet ve basının faaliyetlerini incelemek" amacıyla Demokrat Partili 15 milletvekilinden oluşan Tahkikat Komisyonu kuruldu.

Bu komisyon nedeniyle, CHP yöneticileri, Demokrat Partiyi diktatörlüğe gitme amacında olmakla suçladı.

CHP Genel Başkanı merhum İsmet İnönü, "Şartlar tamam olduğu zaman milletler için ihtilal meşru bir haktır" şeklindeki meşhur sözünü, bu komisyonun kurulmasının hemen ardından ifade etmişti.

"Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun bundan ala hürriyet mi var"
Basında yer alan iddialar, büyük öğrenci olaylarının yaşanmasına neden oldu.

İlk büyük öğrenci gösterisi 19 Nisan'da Kızılay'da düzenlendi.

Öğrenciler, bu olayların ardından "555K" koduyla, 5 Mayıs'ta saat 5'te Kızılay Meydanı'nda toplandı. Adnan Menderes, kendisine karşı eylem yapılan yere giderek, eylemcilerin arasına girdi. O sırada bir genç Menderes'in boğazını sıktı. "Ne istiyorsun?" diye sorduğu gençten "Hürriyet istiyorum" cevabını alan Menderes, "Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun bundan ala hürriyet mi var?" ifadelerini kullandı.

27 Mayıs 1960 askeri darbesi
Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik Milli Birlik Komitesi, 27 Mayıs 1960'ta sabaha karşı yönetime el koydu.

Adnan Menderes, aynı gün yurt gezisi kapsamında bulunduğu Kütahya'da Albay Muhsin Batur tarafından gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü ve daha sonra diğer tutuklu Demokrat Parti üyeleriyle Yassıada'da hapsedildi.

Yassıada'daki yargılamalar, 14 Ekim 1960'ta başladı ve 15 Eylül 1961'de karara bağlandı. Yargılamalar sonucunda Adnan Menderes 17 Eylül 1961'de idam edildi.

"Yeter söz milletindir" diyerek çıktığı siyaset yolunda güçlü Türkiye hayalini politikaları ve kalkınma atılımlarıyla gerçekleştirmeye çalışan Menderes, "demokrasi şehidi" olarak tarihine geçti.

TBMM tarafından 11 Nisan 1990'da kabul edilen bir kanunla Adnan Menderes ve onunla birlikte idam edilen arkadaşlarının itibarları iade edildi.

Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun naaşı, 17 Eylül 1990'da İmralı'dan alınarak devlet töreniyle İstanbul Vatan Caddesi'nde yaptırılan anıt mezara taşındı.

Yassıada'nın ismi 2013'te "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" olarak değiştirildi. 2015'te de yeniden düzenleme faaliyetlerine başlanarak kültür ve kongre merkezi haline getirilmesine karar verildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla başlatılan proje kapsamında Yassıada, 60 yıl sonra "Demokrasi ve Özgürlükler Adası"na dönüştü. Demokrasi ve Özgürlükler Adası, 27 Mayıs 1960 darbesinin 60. yılında, demokrasi ve milli iradeyi yansıtacak müze, kütüphane, konferans salonu ve Demokrasi Feneri gibi birçok sembol yapıyla yenilenerek özel bir törenle halka açıldı.

KPSS'de usulsüzlük iddiaları büyüyor!

1 milyon 708 bin 329 adayın geleceğini etkileyen KPSS'nin ardından ortaya atılan usulsüzlük iddiaları büyüyor

16.09.2026 20:46:00
Haber Merkezi
 
KPSS'de usulsüzlük iddiaları büyüyor!
KPSS'de usulsüzlük iddiaları büyüyor!
1 milyon 708 bin 329 adayın geleceğini etkileyen KPSS'nin ardından ortaya atılan usulsüzlük iddiaları büyüyor.

Şanlıurfa'daki bir sınav merkezinde sınavın yaklaşık 30 dakika geç başlatıldığı, kitapçıklar dağıtıldıktan sonra erteleme duyurusu yapıldığı, bazı adayların salondan çıktığı ve cevapların adaylar arasında paylaşıldığı ileri sürüldü. İddiaların araştırılması ve sınavın Türkiye genelinde iptal edilmesi için başvuru yapıldı.

Sınav 10.15'te başlayacaktı, iddiaya göre 10.45'te başladı

KPSS kılavuzunda sınavın 10.15'te başlamasının öngörüldüğü, adayların ise 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmaması gerektiği belirtiliyor. Ancak Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü'ndeki sınava ilişkin başvuruda, sınavın yaklaşık 30 dakika gecikmeyle 10.45 civarında başlatıldığı iddia edildi.

Daha da önemlisi, iddiaya göre soru kitapçıkları dağıtılıp açıldıktan sonra sınavın erteleneceği duyuruldu. Bu iddia doğruysa ortaya doğrudan sınav güvenliği ve fırsat eşitliği tartışması çıkıyor.

Sorular açıldıktan sonra erteleme duyuruldu

Başvuruda, bazı salonlarda kitapçıkların dağıtılmasının ardından adaylara sınavın 30 dakika ertelendiğinin sözlü olarak bildirildiği ileri sürülüyor.

Aynı süreçte bazı adayların tuvalete götürüldüğü, başka salonlarda ise adayların soru kitapçıklarıyla karşılaşmasının ardından erteleme bilgisinin verildiği iddia ediliyor.

Bunların gerçekten yaşanıp yaşanmadığını ortaya çıkaracak şey ise belli: Salon tutanakları, görevli raporları ve kamera kayıtları.

Zaten ÖSYM'ye yapılan başvuruda da bu kayıtların incelenmesi talep edildi.

En ağır iddia: Cevaplar paylaşıldı


Bazı salonlarda adayların soruların cevaplarını birbirleriyle paylaştığı, bazı adayların görevli kontrolü olmadan salondan çıktığı ve sınav başladıktan sonra bir adayın yeniden salona alındığı ileri sürülüyor. Bunlar kanıtlanmış vakalar değil.

Fakat iddiaların ağırlığı nedeniyle tartışmanın sosyal medya paylaşımlarından çıkarılıp resmi kayıtlarla aydınlatılması gerekiyor. Çünkü KPSS'de birkaç kişinin dahi kurallara aykırı avantaj elde etmesi, aynı sorular için ter döken yüz binlerce aday açısından ciddi bir adalet tartışması yaratabilir.

Milyonların emeği bir sınav salonuna mı emanet?

KPSS'ye 1 milyon 708 bin 329 aday başvurdu. Bu insanların önemli bölümü aylarca, hatta yıllarca sınava hazırlanıyor. Kitap alıyor, kursa gidiyor, işinden veya sosyal hayatından fedakârlık ediyor. Sonra bütün bu emek birkaç saatlik sınavda ölçülüyor.

İşte tam da bu nedenle sınav güvenliği konusunda ortaya çıkan en küçük şüphe bile görmezden gelinemeyecek kadar önemli. Çünkü mesele yalnızca bir sınav değil. Mesele insanların geleceği.

Neden her seferinde aynı tartışma?

Bugünkü tartışmanın bir başka boyutu da ÖSYM'nin geçmişte yaşadığı sınav ve değerlendirme sorunlarının hafızalardaki yerini koruması.

ÖSYM'nin geçmiş yıllarda soru sızıntıları, soru iptalleri, puanlama ve yeniden değerlendirme süreçleriyle gündeme geldiği biliniyor. 2010 KPSS'de soru sızdırılması nedeniyle sınavın bir bölümünün iptal edilmesi de kurumun tarihindeki en önemli sınav güvenliği krizlerinden biri olmuştu.

2026'da ise MEB-AGS sonuçlarında katsayı hesaplamasına ilişkin hatanın yeniden hesaplama gerektirmesi, sınav sistemine duyulan güven tartışmasını tekrar gündeme getirdi.

Dolayısıyla bugün sorulması gereken yalnızca "Şanlıurfa'da ne oldu?" sorusu değil.

Asıl soru şu: Milyonlarca insanın kaderini belirleyen sınavlarda aynı güvenlik ve denetim tartışmaları neden tekrar tekrar yaşanıyor?

İptal talebi yargıya taşındı

İddiaların ardından ÖSYM'ye başvuru yapılarak 6 Eylül'deki KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun Türkiye genelinde iptal edilmesi talep edildi.

Başvuruyu yapan avukat Mustafa Tuncel, konuyu yargıya da taşıdığını ve davanın Ankara 24. İdare Mahkemesi'nde görüleceğini açıkladı.

Ancak şu anda ÖSYM'nin sınavı Türkiye genelinde iptal ettiğine ilişkin resmi bir karar bulunmuyor. Dolayısıyla "KPSS iptal edildi" şeklindeki paylaşımlar gerçeği yansıtmıyor.

Şimdi gözler ÖSYM'de!

ÖSYM'den KPSS için flaş karar

ÖSYM, 6 Eylül'de düzenlenen KPSS Lisans oturumunda Şanlıurfa'daki bir kampüste mevzuata aykırı uygulamalar yapıldığını saptadı. İncelenen kamera kayıtlarının ardından, fırsat eşitliğini korumak amacıyla 392 aday için eş değer sınav kararı alındı

16.09.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
ÖSYM'den KPSS için flaş karar
ÖSYM'den KPSS için flaş karar
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), milyonlarca memur adayının katıldığı 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna ilişkin çok kritik bir karara imza attı.

Kurumdan yapılan resmi açıklamaya göre, Şanlıurfa Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü'ndeki bazı salonlarda mevzuata aykırı sınav uygulamaları gerçekleştirildiği tespit edildi. ÖSYM Yönetim Kurulu, adalet ve fırsat eşitliğinin zedelenmemesi adına bu salondaki 392 adaya eş değer sınav uygulanacağını duyurdu.


Sınav sabahı yaşanan trafik kazası rötar getirmişti


Türkiye genelinde 1 milyon 708 bin 329 adayın katılımıyla 6 Eylül 2026 Pazar günü gerçekleştirilen büyük sınavın Şanlıurfa ayağında sıra dışı gelişmeler yaşanmıştı. Sınav sabahı kent merkezi ile Osmanbey Kampüsü arasındaki bağlantı yolunun tek şeride düşmesi ve bölgede meydana gelen trafik kazası, çok sayıda adayın ulaşımını aksattı.

Adayların mağdur olmaması adına durum ÖSYM Sınav Günü Masası'na iletildi ve sınav gizliliği ile güvenliği korunmak şartıyla binalara giriş süresi 30 dakika uzatılarak sınav saat 10.45'te başlatıldı.

Kamera kayıtları tek tek incelendi, mevzuata aykırılık çıktı

Bu ani rötar kararının ardından ortaya atılan çeşitli iddiaları değerlendiren ÖSYM, idari ve teknik düzeyde ivedilikle kapsamlı bir inceleme başlattı. Kampüsteki sınav binalarının giriş kameraları ve tüm sınav salonlarının video kayıtları, ÖSYM uzmanları tarafından her bir aday için detaylı ve tek tek incelendi.

Yapılan derinlemesine tetkikler sonucunda, kampüste bulunan toplam 150 sınav salonunun 22'sinde ÖSYM'nin yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı sınav uygulamaları yapıldığı saptandı.

"Her sınav bir emanettir"

ÖSYM yaptığı açıklamada adalet vurgusu yaparak şu ifadelere yer verdi:

"Her bir adayın sınavı Başkanlığımız için büyük bir sorumluluk ve emanettir. Bu emanetin korunması, adalet ve fırsat eşitliğinin bozulmaması amacıyla bu kapsamda belirlenen adaylara ÖSYM Yönetim Kurulunun 15.09.2026 tarihli kararı ile eş değer sınav yapılmasına karar verilmiştir."

Eş değer sınav ne zaman yapılacak?

ÖSYM, usulsüzlük saptanan 22 salondaki 392 adayın gireceği yeni eş değer sınavın tarihi ve uygulama detaylarına ilişkin henüz bir bilgi paylaşmadı. Merakla beklenen sınav takviminin önümüzdeki günlerde ÖSYM Resmi Web Sitesi üzerinden adaylara duyurulması bekleniyor.

Alınan bu karar sadece Şanlıurfa'daki söz konusu 22 salonda sınava giren kişileri kapsıyor; Türkiye genelindeki diğer adayların sınav süreçlerinde herhangi bir iptal veya değişiklik bulunmuyor.

Nasuh Mahruki hakkında tahliye kararı

Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek yaklaşık iki aydır tutuklu bulunan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki, hakim karşısına çıktığı ilk duruşmada 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, hükmün açıklanmasını geri bırakarak Mahruki'nin tahliyesine karar verdi

16.09.2026 18:20:00
Haber Merkezi
 
Nasuh Mahruki hakkında tahliye kararı
Nasuh Mahruki hakkında tahliye kararı
Sosyal medya hesabı üzerinden 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek 17 Temmuz'da tutuklanan Arama Kurtarma Derneği (AKUT) kurucusu ve eski başkanı Nasuh Mahruki'nin yargılandığı davanın ilk duruşması bugün yapıldı.

Bakırköy 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkan Mahruki hakkında tahliye kararı verildi.

Savcı cezalandırılmasını istedi, Mahruki sert tepki gösterdi

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Mahruki'nin paylaşımlarında "tiyatro" ve "oyun" ibareleri yer almasa da Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddeleri uyarınca "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçunun oluştuğunu savunarak cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaaya karşı söz alan Nasuh Mahruki, suçlamaları reddederek sert tepki gösterdi. Mahruki savunmasında şunları söyledi:

"Tiyatro ve oyun kelimelerini kullanmadığımın kabul edildiği yerde ben neyle suçlanıyorum? Üzerime atılı bu suçlamayı paylaşımdan nasıl çıkardıklarını hâlâ anlamış değilim. Eğer amaç benden intikam almaksa söyleyin, gidip yatayım. Bu ülkede hesap sorulması gereken asıl kişiler, o kanlı darbe girişiminde payı olanlardır."

1 yıl 3 ay hapis cezası ve tahliye

Mahruki'nin avukatlarının beyanlarının ardından karar için duruşmaya kısa bir ara verildi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Nasuh Mahruki'yi "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar vererek Mahruki'nin tahliyesine hükmetti. yaklaşık 2 aydır cezaevinde bulunan Mahruki, işlemlerinin tamamlanmasının ardından serbest bırakılacak.

Ne olmuştu?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Nasuh Mahruki'nin sosyal medya platformu X üzerinden gerçekleştirdiği 15 Temmuz paylaşımları doğrultusunda resen soruşturma başlatmıştı.

16 Temmuz'da gözaltına alınan Mahruki, ertesi gün çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Hazırlanan iddianamede, eylemin basın ve yayın yoluyla zincirleme şekilde işlendiği iddia edilerek Mahruki hakkında 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi

Şanlıurfa'da bir yolcu otobüsünün bagaj kısmında 17 kilo 300 gram uyuşturucu madde ele geçirildi

16.09.2026 16:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi
Yolcu otobüsünde 69 bin kişiyi zehirleyebilecek miktarda uyuşturucu ele geçirildi
Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yol uygulamasında durdurdukları bir yolcu otobüsünde arama yaptı.

Bagaj kısmında narkotik köpeğinin yardımıyla yapılan aramada bir yolcuya ait 4 parça halinde 17 kilo 300 gram skunk maddesi ele geçirildi. Gözaltına alına yolcu, işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ele geçirilen uyuşturucunun 69 bin 200 kişiyi zehirlemeye yetecek miktarda olduğu açıklandı.

Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi

16.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi
Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, “Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var” dedi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Önümüzdeki seçimde adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirten Bahçeli, "Önümüzdeki altı yıl önemli, yapılacak çok şey var" dedi.

Bahçeli, Erdoğan'ın 2018 ve 2023 seçimlerini kazanmasına atıf yaparak açıklamasını "üç hilal" üzerinden sürdürdü:

"Sayın Cumhurbaşkanı üç hilalin ikisini tamamladı. 2018 ve 2023 seçimlerini kazandı, şimdi geriye üç hilalin üçüncü hilali kaldı. İnşallah üçüncüyü de tamamlayacak."

İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'da uyuşturucu tacirlerine yönelik art arda operasyonlar; Son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu madde ele geçirildi: 46 gözaltı

16.09.2026 13:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da son bir ayda 1 buçuk ton uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da uyuşturucu tacirlerine yönelik 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında yapılan operasyonlarda toplam 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde, 922 bin adet uyuşturucu-uyarıcı hap, 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi ele geçirilirken, toplam 46 şüpheli yakalandı.

Son 9 ayda yapılan operasyonlarda ise toplamda 11 ton 891 kilo 39 gram uyuşturucu madde ve 25 milyon 946 bin 472 adet uyuşturucu-uyarıcı hap ele geçirildiği, yakalanan 6 bin 422 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği kaydedildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce uyuşturucu madde ticareti suçuna yönelik yeni bir çalışma yaptı. 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında ulusal ve uluslararası düzeyde uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen şahısların yakalanmasına yönelik Avcılar, Bayrampaşa, Beykoz, Esenyurt, Kağıthane, Küçükçekmece, Silivri, Sultangazi ve Üsküdar ilçelerinde operasyonlar gerçekleştirildi.



Düzenlenen operasyonlarda; 151 kilo 700 gram metamfetamin, 716 kilo 100 gram skunk, 552 kilo 772 gram pregabalin, 16 kilo 552 gram kokain, 850 bin adet sentetik ecza, 72 bin adet extacy hap, 134 kilo 50 gram katkı maddesi ele geçirildi. Toplam 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde, 922 bin adet uyuşturucu-uyarıcı hap, 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi ele geçirildi.

Ayrıca Beyoğlu ve Gaziosmanpaşa ilçelerinde faaliyet gösteren sokak satıcılarına yönelik eş zamanlı gerçekleştirilen operasyon kapsamında 14 şüpheli, tüm operasyonlarda toplam 46 şüpheli yakalandı. 41 şüpheli çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. 5 şüphelinin ise işlemlerine devam edildiğini öğrenildi.

01 Ocak 2026 tarihi itibariyle "Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" ile mücadele kapsamında, İstanbul genelinde toplamda 11 ton 891 kilo 39 gram uyuşturucu madde ve 25 milyon 946 bin 472 adet uyuşturucu - uyarıcı hap ele geçirildiği, yakalanan 6 bin 422 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi. Öte yandan son iki ayda yapılan operasyonlarda ele geçirilen uyuşturucular emniyette sergilendi.

İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, yaptığı açıklamada uyuşturucuya topyekun savaş açtıklarını dün gece Esenyurt'ta yapılan operasyonlara değinerek çalışmaların devam edeceğini söyledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.