logo
01 HAZİRAN 2026

Tigana: 3 oyuncu almalıyız

24.06.2006 00:00:00
Beşiktaş Teknik Direktörü Jean Tigana, orta alana en az 3 oyuncu daha almaları gerektiğini söyledi. Jean Tigana, Tümer ve Sergen ile ilgili olarak da ilginç açıklamalarda bulundu. Tigana, iyi bir genç oyuncuyu, yaşlı bir oyuncuya tercih edeceğini söyledi. Fransız teknik adam, Brezilyalı oyuncu Ailton'u pahalıya aldıklarını, ancak şimdi satamadıklarını bildirdi. Tümer'in gidişiyle ilgili söylenecek fazla birşeyin olmadığını kaydeden Fransız çalıştırıcı, şunları söyledi: ''Tatile gitmeden önce Tümer bana ya burada kalacağını, ya da yurtdışına gideceğini söylemişti. Ancak yurtdışının 20 kilometre uzakta olduğunu bilmiyordum. Yöneticiler de Tümer'in bizde kalmak istediğini söylediler. Tümer iyi bir oyuncu. Tümer ile Delgado'yu oynatmak istiyordum.''Genç oyuncuyu yetiştiririzTigana, gittiği her kulüpte belli bir yapılanmanın olmasını sağlamaya çalıştığını ifade ederek, ''Gençleri yetiştirmek üzerine birşeyler yapmak istiyoruz. Hangi kulübe gittiysem yapılanma oldu. Bıraktığım şeyler sürdü'' dedi. Fransız teknik adam, ''Genç yabancı oyuncuları mı tercih edersiniz. Onları alıp yetiştirmeyi mi düşünürsünüz'' sorusunu, ''Yabancı oyuncuyu alıp yetiştirip sonra elimizden kaçırırsak neden alayım. Türkler'i yetiştiririm daha iyi'' diye yanıtladı.Sergen benim elime 4 yıl önce geçmeliydiJean Tigana, Etimesgut Şekerspor ile anlaşan Sergen'in ise kendisine geç geldiğini söyledi. Tigana, Sergen'in 45 yıl önce elimde olması durumunda çok farklı olacağını savunarak, ''Sergen'i geç buldum. Yazık olan birşey var. İyi bir insan ve çok büyük bir oyuncu, dahi. Bu tür olaylar eğitimin yanlışlığından kaynaklanıyor. Gençleri altyapıda iyi eğitsek sorun olmaz. Altyapı eksikliği buradan doğuyor'' diye konuştu.Gençlerin performansı...Fransız çalıştırıcı, genç oyuncuların şampiyonluk mücadelesini kaldırıp kaldırmayacağı yönündeki soruyu ise ''O düzeye geldiğimizde göreceğiz. Arsenal ve Barcelona, Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde final oynadı. Arsenal'de genç oyuncular vardı. Fransa, Dünya Kupası'nı alırken, Henry 18 yaşındaydı'' diye yanıtladı. Beşiktaş altyapısından çıkan Serdar Özkan ile ilgili bir soru üzerine Tigana, ''Serdar'ı izledim. Milli takımda da izledim. Kendisini biliyorum. Geçen yıl Akçaabat Sebatspor'da oynarken antrenörüyle de konuşmuştum'' dedi. Tigana, ''Geçen sezon oyuncuların göbeğe çok fazla geldiğini söylemiştiniz. Bu sezon kanatlara yakın mı oynayacaklar?'' sorusunu ''Deniyoruz. Daha maç yapmadık. Birşeyler olacak'' diye yanıtladı.Ali Tandoğan: 'Bu yıl daha farklı olacak'Beşiktaşlı futbolcu Ali Tandoğan, geçen sezon takımda topu kullanması gereken futbolcuların sayısının fazla olduğunu ve bu nedenle kendisine fazla top kullanma şansı düşmediğini söyledi.Duran topları iyi kullanırımAli Tandoğan, BJK TV'de yer alan röportajında, kendisi açısından gençlerin gelmesinin daha iyi olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Benim en büyük özelliğim duran topları iyi kullanmam. Fakat Sergen ve Tümer varken bu görevi onlar yerine getiriyordu. Gençlerin gelmesiyle takımda koşan oyuncu sayısı artacak. Oynarsam topu daha fazla kullanma şansım olacak. Bu da gerçek yeteneklerimi yansıtmamı sağlayacak."Her sezon yeni bir umutturDeneyimli oyuncu, "Geçen seneyle ilgili hiçbir şey düşünmedim. Düşünecek çok fazla bir şey de yok. Açıkcası takım halinde geçen yıl iyi bir sezon geçirmedik. Artık bizi daha farklı hedefler bekliyor. Her sene yeni bir umuttur. İyi bir futbolcu kendini her sene yenileyebilir. Buraya sıfır kilometre ile geldik. Kendimizi daha iyi hissediyoruz. İyi olacağını düşünüyorum" diye konuştu.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.

Serdar Adalı'nın transferlerini onlar mı belirleyecek?

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'nın bayramın ikinci gününde evinde ağırladığı sosyal medya fenomenleri ile yeni sezonun transfer stratejisini çizdiği iddia edildi

01.06.2026 10:19:00 / Güncelleme: 01.06.2026 10:34:09
Haber Merkezi
Serdar Adalı'nın transferlerini onlar mı belirleyecek?
Serdar Adalı'nın transferlerini onlar mı belirleyecek?
Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'nın bayramın ikinci gününde evinde ağırladığı sosyal medya fenomenleri ile yeni sezonun transfer stratejisini çizdiği iddia edildi.

Kulübün yeni futbol aklını ve yönetim modelini tamamen dijital dünyaya kaydırdığını eleştirileri böylece ayyuka çıktı.







Daha önce ekranlardan kulübe katılan Önder Özen, Sergen Yalçın ve Serkan Reçber örneklerinin ardından yaşanan bu son gelişme, camiada "Beşiktaş'ı artık sosyal medya yönetiyor, yeni transferleri de fenomenler yapacak" tartışmalarının fitilini ateşleri.

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, kritik yaz transfer dönemi öncesinde camiada ve dijital dünyada birlik sağlamak adına ezber bozan bir hamleye imza attı. Bayramın ikinci gününde evinin kapılarını açan Adalı, siyah-beyazlıların yeni yol haritasını sosyal medyanın gücüyle şekillendirmeye çalıştı.







TRANSFER STRATEJİLERİ KONUŞULDU

Bu kritik buluşmada Adalı; siyah-beyazlı camiaya yön veren yüksek takipçili sosyal medya fenomenlerini ağırladı. Kulislerden sızan bilgilere göre kahvaltının ana gündem maddesi, Beşiktaş'ın yaklaşan yaz dönemi transfer stratejisi ve yeni futbol planlaması oldu.

SOSYAL MEDYADA BİRLİK OLMA

Bu organizasyon, kritik transfer dönemi öncesinde Beşiktaş camiasının sosyal medyada tek ses olması ve algı yönetiminin doğru yönlendirilmesi açısından stratejik bir adım olarak yorumlandı.

Siyah-beyazlı yönetimin, dijital dünyadaki dağınık yapıyı toparlayarak "sosyal medyada birlik olma" misyonuyla bu hamleyi gerçekleştirdiği ve kulübün yeni dönemdeki iletişim dilini bu sacayağı üzerine kurmak istediği belirtiliyor.







BAŞA GEÇENLER HEP SOSYAL MEDYADAN

Serdal Adalı'nın bu hamlesi, Beşiktaş'ın son dönemde ekran ve sosyal medya yüzlerine gösterdiği kurumsal ilginin de bir devamı niteliğinde. Kulübün hafızası incelendiğinde, sosyal medyanın Beşiktaş yönetim ve teknik kadro kararlarındaki ağırlığı dikkat çekiyor.

Yakın zamanda Beşiktaş'ta yeniden yapılanma çalışmaları doğrultusunda Futbol Direktörlüğü görevine getirilen Önder Özen, bu göreve gelmeden önce uzun bir süredir sosyal medya mecralarında ve dijital kanallarda yorumculuk yapıyordu.







SERGEN VE REÇBER DE ORADAN ÇIKTI

Siyah-beyazlılarda daha önce görev yapan teknik direktör Sergen Yalçın ve idari kadroda yer alan Serkan Reçber de Beşiktaş'ın başına geçmeden önce yine sosyal medyada ve dijital ekranlarda yorumcu olarak görev alıyor, kitleleri peşinden sürüklüyordu.







ÖNDER ÖZEN DE SOSYAL MEDYADAN

Başkan Serdal Adalı'nın hem futbol aklını dijital mecralarda rüştünü ispatlamış Önder Özen gibi isimlere emanet etmesi hem de transfer öncesi fenomenlerle evinde strateji toplantısı yapması, spor kulislerinde "Serdal Adalı Beşiktaş'ı sosyal medya vizyonuyla yönetiyor" yorumlarının yüksek sesle yapılmasına neden oldu.

Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler

Real Madrid'de forma giyen milli oyuncu Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde "Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu" ödülünü kazandı

01.06.2026 00:54:00
İhlas Haber Ajansı
Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler
Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu' Arda Güler
Real Madrid'de forma giyen milli oyuncu Arda Güler, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde "Yılın Çıkış Yapan Futbolcusu" ödülünü kazandı.

UEFA, sezon ödüllerini açıklarken, milli oyuncu Arda Güler'e bir ödülün sahibi oldu. UEFA yaptığı açıklamada, "Real Madrid'in orta saha oyuncusu Arda Güler, UEFA Teknik Gözlem Grubu tarafından UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 'Yılın Çıkış Yapan Oyuncusu' seçildi" ifadelerini kullandı.



Real Madrid formasıyla bu sezon başarılı bir performans sergileyen 21 yaşındaki yıldız, sezonu La Liga'da 4 gol ve 9 asist, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ise 2 gol ve 4 asistle noktaladı. Güler, özellikle Bayern Münih maçında attığı iki golle dikkatleri üzerine çekmişti.

Beşiktaş öyle bir golcü buldu ki

Beşiktaş'ta futbolun yeni aklı Önder Özen, gelecek sezonun hücum hattını uçuracak ismi Fransa'da buldu. Özen, Belçikalı genç yıldız Lucas Stassin'in durumunu, oyuncuyu KVC Westerlo döneminde parlatan eski dostu Hasan Çetinkaya’ya sordu. Onayı gelince ve Saint-Étienne’in de Fransa 1. Ligi’ne çıkamaması üzerine düğmeye bastı. Özen, Fransız ekibindeki bu kaosu fırsata çevirmek için operasyonu başlattı

31.05.2026 18:03:00
Haber Merkezi
Beşiktaş öyle bir golcü buldu ki
Beşiktaş öyle bir golcü buldu ki
Beşiktaş'ta futbol direktörlüğü koltuğuna oturur oturmaz transfer çalışmalarına hız veren Önder Özen, hücum hattını uzun yıllar sırtlayacak ismi Lucas Stassin olarak belirledi. Geleceğin elit santraforlarından biri olarak gösterilen Belçikalı golcü için ilk hamle, futbol idari yapısının iki güçlü ismi arasındaki o özel telefon görüşmesiyle geldi.






ÇETİNKAYA'DAN ONAY ÇIKTI
 
Transfer listesini şekillendirirken ince eleyip sık dokuyan Önder Özen, Lucas Stassin'in KVC Westerlo dönemindeki gelişimini en yakından bilen isme; yani Westerlo İkinci Başkanı ve eski dostu Hasan Çetinkaya'ya telefon açtı. Oyuncunun karakteri, potansiyeli ve saha içi disiplini hakkında detaylı rapor isteyen Özen'e, Çetinkaya'dan yeşil ışık geldi.







FRANSA'DAN HABERELER İYİ
 
Hasan Çetinkaya'nın onayının ardından Önder Özen, scout ekibinden gelen olumlu raporları da birleştirerek yönetimden bütçe talep etti ve transfer için düğmeye bastı. Beşiktaş'ın bu transferde elini en çok güçlendiren detay ise Fransa'dan gelen son dakika haberi oldu.







1. LİGE ÇIKMAYI BAŞARAMADI
 
Stassin'in takımı AS Saint-Étienne, Nice'e yenilerek Ligue 1'e çıkma şansını kaybetti. Ligue 1 hayalleri suya düşen ve ciddi bir ekonomik dar boğaza girmesi beklenen Fransız kulübü, 2024 yazında 10 milyon Euro bonservisle kadrosuna kattığı genç yıldızı elinde tutmakta zorlanacak. Alt ligde daha fazla oynamak istemeyen Stassin'in Beşiktaş projesine ve Avrupa kupaları hedefine sıcak baktığı belirtiliyor.







KİRALAMA VE SATIN ALMA
 
Önder Özen'in liderliğinde yürütülen operasyonda, Beşiktaş yönetiminin Saint-Étienne kulübünün kapısını satın alma opsiyonlu kiralama ya da sonraki satıştan pay içeren cazip bir bonservis paketiyle çalmaya hazırlandığı gelen haberler arasında. Beşiktaş, Fransa'daki bu kaotik ortamı fırsata çevirerek 21 yaşındaki santraforu yeni sezon kamp kadrosuna yetiştirmeyi amaçlıyor.

Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?

Fenerbahçe'de UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) ve harcama limitleri üzerine yürütülen tartışmalar, tüzük ve talimatlardan uzak, büyük bir bilgi kirliliğini beraberinde getiriyor

31.05.2026 17:44:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?
Fenerbahçe bol keseden transfer yaparsa ne olur?
Fenerbahçe'de UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) ve harcama limitleri üzerine yürütülen tartışmalar, tüzük ve talimatlardan uzak, büyük bir bilgi kirliliğini beraberinde getiriyor.

Hakan Safi'nin yardımcısı Metin Sipahioğlu'nun kamuoyunu düzeltmeye çalışırken sunduğu "limit aşımında sadece basit ve sabit bir para cezası ödenir" algısı, UEFA'nın katı ve doğrusal olmayan "Mali Yaptırım Matrisi" ve transfer yasağından kupalardan men edilmeye kadar uzanan "Sportif Ceza Eşikleri" gerçeğiyle tamamen çelişiyor.

Türk futbolunun mali yapısı ve kulüplerin UEFA'nın yeni Finansal Sürdürülebilirlik Kuralları (FSR) karşısındaki durumu, spor kamuoyunda en çok dezenformasyona uğrayan konuların başında geliyor. Son dönemde Hakan Safi ve çalışma arkadaşı Metin Sipahioğlu'nun "limit aşımı ve cezalar" ile ilgili sözleri Fenerbahçe için "eyvah eyvah" denecek cinsten.







MESSI VE RONALDO ÖRNEKLERİ TEHLİKESİ

Sipahioğlu'nun, kamuoyundaki bazı iddiaları "baştan yanlış" diyerek düzeltmeye çalışırken sunduğu matematiksel formüller ve ceza oranları, UEFA'nın güncel mevzuatıyla karşılaştırıldığında ciddi yapısal yanlışlar barındırıyor.

Üstelik Hakan Safi'nin argümanlarını Avrupa dışı liglerde (MLS ve Suudi Arabistan) oynayan Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi üzerinden kurması, Fenerbahçe gibi doğrudan UEFA radarına giren kulüpler için tehlike çanlarının çalmasına neden olabilecek türden kafa karışıklığına işaret ediyor.







SİPAHİOĞLU'NUN İDDİALARININ ALTI BOŞ

Metin Sipahioğlu açıklamasında, limit aşımı durumunda ilk cezada "%10 ile %25", ikinci cezada ise "%25 ile %50" arasında sabit yüzdeli oranlar uygulanacağını ve bunun aşım tutarı üzerinden hesaplanacağını iddia ediyor. Ancak UEFA talimatlarında böyle düz ve sabit yüzdesel aralıklar bulunmuyor.







MALİ YAPTIRIM MATRİSİNİ ATLADI

UEFA, Kadro Maliyet Oranı ihlallerinde "Mali Yaptırım Matrisi" adı verilen, çarpan sistemine dayalı karmaşık bir mekanizma kullanıyor. Ceza miktarı; aşımın büyüklüğüne  ve kulübün son 3 yıldaki ihlal geçmişine göre belirlenen bir katsayı ile çarpılarak hesaplanıyor.

Kulüp ilk kez ihlal yapıyor olsa bile, eğer aşım miktarı UEFA'nın tolerans sınırlarını radikal biçimde aşıyorsa, ceza doğrusal bir yüzdeden çok daha ağır bir çarpanla katlanır. Dolayısıyla "Aşımın %20'sini öder, geçeriz" mantığı mevzuatla bağdaşmamaktadır.







"PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR" YOK

Sipahioğlu'nun modellemesinde olay sadece nakdi bir para cezası olarak yansıtılıyor... kulüplerin sıcak para ödeyerek bu süreçten sıyrılabileceği izlenimi doğuyor. Oysa madalyonun diğer yüzünde UEFA'nın "Önemli İhlal" kriteri var.

Eğer bir kulüp, limiti sadece ufak bir farkla değil, radikal bir şekilde delmişse, bu durum ilk ihlalde bile doğrudan sportif ceza mekanizmasını tetikler.

Bu sportif yaptırımlar arasında; Avrupa kupalarında yeni transferleri kadroya yazamama, transfer yasağı, puan silme ve en ağır aşamada kupalardan men edilme yer alır. UEFA, parayı veren kulübün kuralları sınırsızca çiğnemesine asla göz yummaz.







TRANSFER KARLARI ÇOK KRİTİK

Sipahioğlu, "Fenerbahçe'nin geliri 300 milyon euro, bunun %70'i harcanabilir" diyerek düz bir hesap yapıyor. Bu anlatım, Türk kulüplerinin en büyük can simidini denklemin dışında bırakıyor: Transfer Kârları.

UEFA'nın Kadro Maliyet Oranı formülünde payda kısmını (yani limitin hesaplandığı gelir tarafını) sadece bilet, yayın ve sponsorluk gibi standart işletme gelirleri oluşturmaz. Bu formüle "Oyuncu Satışından Elde Edilen Net Kâr" doğrudan eklenir.

Özellikle son yıllarda ciddi oyuncu satışları yaparak "transfer şampiyonu" olan Türk kulüplerinin gerçek limit potansiyeli, bu detay verilmediğinde eksik hesaplanmış olur. Kulübün harcama limitini yukarı çeken en dinamik unsur, oyuncu ihracatından gelen kârlardır.

İşte Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'de kuracağı sistem

Fenerbahçe’de teknik direktörlük koltuğu için geri sayım sürerken, Aykut Kocaman’ın Samandıra’da kurmayı planladığı devrim niteliğindeki 14 kişilik teknik kadronun şifreleri çözüldü! Sarı-lacivertli camianın efsane isimleri Volkan Demirel, Dirk Kuyt, Gökhan Gönül, Mehmet Topal, Pierre Webó ve Selçuk Şahin’i tek bir çatıda toplamaya hazırlanan deneyimli teknik adamın, Türk futbolunda ezberleri bozacak yeni yönetim modeli çok konuşulacak

31.05.2026 16:07:00
Haber Merkezi
İşte Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'de kuracağı sistem
İşte Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'de kuracağı sistem
Aziz Yıldırım seçilirse Fenerbahçe'de teknik direktörlük koltuğu için Aykut Kocaman ismi her geçen gün biraz daha öne çıkıyor. Kocaman geri dönerse Samandıra'da eşi benzeri görülmemiş bir teknik heyet modeliyle geri dönmeye hazırlanıyor.
 
Sarı-lacivertli kulübün efsane hocası, kulübe aidiyeti en üst düzeyde olan eski yıldızlardan kurulu 14 kişilik dev bir teknik departman kurguluyor.







ÇOK GÜÇLÜ BİR TEKNİK EKİP OLACAK
 
Gelen son bilgilere göre; Volkan Demirel'den Dirk Kuyt'a, Mehmet Topal'dan Gökhan Gönül'e kadar gündeme bomba gibi düşen bu isimlerin teknik ekipte üstleneceği roller netleşmeye başladı. Kocaman'ın sahada en güvendiği isimlerin başında, Samandıra'nın havasını ve kulüp dinamiklerini ezbere bilen Volkan Demirel ile Selçuk Şahin geliyor.







DEMİREL VE ŞAHİN KIDEMLİ YARDIMCILAR
 
Volkan Demirel: Kulübede Kocaman'ın "birinci yardımcısı" ve takımın motivasyon lideri olacak. Oyuncu grubuyla köprü kuracak olan Demirel, idari ve teknik yönetimde en yetkili isim olarak konumlanacak.
 
Selçuk Şahin: Şahin; taktik analiz, rakip analizi ve saha içi organizasyonlarda hocanın sağ kolu olarak "taktik deha" rolünü üstlenecek.







KUYT VE TOPAL'A ÖZEL GÖREVLER
 
Dirk Kuyt ve Mehmet Topal Fenerbahçe'nin küresel futbol ağına entegre edilecek.
 
Dirk Kuyt: Avrupa futbolundaki geniş network'üyle kulübün "Avrupa Operasyonları ve Global Yetenek Avcılığı (Scouting)" departmanının lideri olacak.
 
Mehmet Topal: Teknik heyete taktiksel destek vermenin yanı sıra, Doğu Avrupa ve Balkanlar bölgesindeki oyuncu izleme komitesine liderlik etmesi bekleniyor.







WEBO VE GÖNÜL'ÜN ROLLERİ DE NET
 
Her departmanın başına o bölgenin en iyisini getirme felsefesiyle savunma ve hücumu iki özel isme emanet edecek.
 
Pierre Webó: Sistemini çok iyi bildiği Kocaman'ın ekibinde "Hücum Varyasyonları ve Bireysel Gelişim Antrenörü" olarak golcüleri özel olarak çalıştıracak.
 
Gökhan Gönül: Yeni yapılanmada "Savunma ve Geçiş Blokları Antrenörü" rolüne kaydırılacak. Özellikle bek oyuncularının performans yönetimi ve modern futboldaki bek-kanat koordinasyonu ondan sorulacak.
 
TÜRK FUTBOLUNDA BİR İLK OLACAK
 
Aykut Kocaman'ın kafasındaki bu plan, alışılagelmiş "bir teknik direktör ve iki yardımcı antrenör" modelinin çok ötesinde... deneyimli teknik adam; Atletik Performans, Taktik Analiz, Bireysel Gelişim ve Global Scouting olmak üzere 4 ana departman kuracak. 
 
Eski efsane futbolcular kulübede sadece birer figür olarak değil; bu departmanların başındaki kurumsal "departman liderleri" olarak görev yapacak. Samandıra'da kurulacak bu profesyonel yapı, Türk futbolunda bir ilk olmaya aday.

Galatasaray'ın eski golcüsüne göre İstanbul

Bir dönem Galatasaray forması da giyen Carlos Vinícius, ülkesi Brezilya'da Globo Esporte’ye futbol dünyasının bilinmeyen bir yanı hakkında samimi açıklamalarda bulundu. Sarı-kırmızılı günlerine ve Türkiye’deki dini inanç özgürlüğüne parantez açan 31 yaşındaki santrfor, "Müslüman topraklarda, Galatasaray'da oynadım ve hiçbir sorun yaşamadım" diyerek ezber bozdu

31.05.2026 15:58:00
Haber Merkezi
Galatasaray'ın eski golcüsüne göre İstanbul
Galatasaray'ın eski golcüsüne göre İstanbul
Bir dönem Galatasaray forması da giyen Carlos Vinícius, ülkesi Brezilya'da Globo Esporte'ye çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. Futbol dünyasında dini inanç ve karakter duruşuna dair samimi itiraflarda bulunan golcü oyuncu, sarı-kırmızılı günlerine ve Türkiye'deki deneyimlerine de ayrı bir parantez açtı.






İYİ ÖRNEK OLMAKTAN BAHSETTİ
 
Futbol dünyasında dini inançlarını yaşayış biçimi nedeniyle hiç dışlanıp dışlanmadığı sorusuna net bir yanıt veren Vinícius, saygı görmenin anahtarının "iyi örnek olmaktan" geçtiğini vurguladı. Brezilyalı santrfor şu ifadeleri kullandı:
 
- Eğer sürekli konuşup, kendi dininizi insanların boğazından aşağı zorla itmeye çalışırsanız, işte o zaman bir şeyler yanlış gidiyor demektir.
 
- Beni bugüne kadar hiç kimse dışlamadı. Ben bir Hristiyanım ve Müslüman topraklarda da bulundum; mesela Türkiye'de, Galatasaray'da oynadım.
 
- Orada da hiçbir sorun yaşamadım. Çünkü o ortamı güzelleştiren ve inşa eden şey, sizin sergilediğiniz duruş ve yaşayışınızdır.







GALATASARAY'IN KAPILARI AÇIK
 
Gittiği her kulüpte karakteriyle iz bıraktığını belirten 31 yaşındaki futbolcu, Galatasaray dahil eski takımlarında kapıların kendisine her zaman açık olduğunu söyledi:
 
- Bugüne kadar gittiğim, formasını giydiğim her kulübe yarın elini kolunu sallayarak geri dönebilirim. Kapılar bana hep açıktır; çünkü biz her zaman ilkelerimizle, karakterimizle hareket ettik.
 
- Eskiden futbol dünyasında dine karşı belli bir mesafe veya dışlama olduğu söylenirdi ama bugün artık bu konuları çok daha rahat ve huzurlu yaşıyoruz.







Trabzonspor, Semih Kılıçsoy için bastırıyor

Trabzonspor'da, teknik direktör Fatih Tekke'nin raporu doğrultusunda yönetim Semih Kılıçsoy için tüm şartları zorluyor

31.05.2026 15:36:00
Haber Merkezi
Trabzonspor, Semih Kılıçsoy için bastırıyor
Trabzonspor, Semih Kılıçsoy için bastırıyor
Trabzonspor'da, teknik direktör Fatih Tekke'nin raporu doğrultusunda yönetim Semih Kılıçsoy için tüm şartları zorluyor. İtalya macerası mali kriz nedeniyle sona eren ve Beşiktaş'a geri dönen genç golcüyü "Yeni Muci" yapmaya kararlı olan Tekke, siyah-beyazlıların inadını kırmak ve bu dev transferi bitirmek için Batista Mendy takasını gündeme getirdi.






Beşiktaş'ın sezon başında Cagliari'ye satın alma opsiyonuyla kiraladığı Semih Kılıçsoy cephesinde sıcak gelişmeler yaşanıyor. İtalyan kulübünün finansal gerçekleri, genç oyuncunun İtalya macerasının sonuna gelindiğini resmen ortaya koydu. Kulübün sürdürülebilir bir mali yapıda kalması gerektiğini vurgulayan Cagliari yetkilileri, transfer politikasındaki katı tutumu şu sözlerle özetledi:

- Çok yüksek maaş alan ve bunu hak eden oyuncular var. Cagliari bugün sürdürülebilir bir kulüpse, bunun nedeni maaşlarını düşük tutmayı başarmış olmalarıdır. Bahsettiğiniz oyuncuların maaşları Cagliari'nin parametrelerine uymuyor.






CAGLIARI BONSERVİSİNİ ALMAYACAK

Bu açıklamanın ardından Cagliari'nin 12 milyon Euro'luk satın alma opsiyonunu kullanmayacağı ve Semih Kılıçsoy'un Beşiktaş'a geri döneceği kesinleşti. Ancak genç forvetin İstanbul'daki kalış süresi çok uzun olmayabilir; zira Süper Lig'de dev bir takas formülü masada.






MUCI GİBİ PATLAMA YAPABİLİR

Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Semih Kılıçsoy transferi için yönetim kuruluna oldukça olumlu bir rapor sundu. Bordo-mavili ekibin başında şampiyonluk kadrosu kurmak isteyen deneyimli çalıştırıcı, Semih'in takıma katılması durumunda tıpkı Ernest Muci'de olduğu gibi büyük bir patlama yapacağına ve kariyer zirvesine ulaşacağına gönülden inanıyor.






BEŞİKTAŞ FOLCARELLI'Yİ İSTİYOR

Beşiktaş'ın da bu transferde boş dönmeye niyeti yok. Siyah-beyazlıların radarındaki isim Tim Jabol-Folcarelli. Önder Özen'in de oyun tarzını çok beğendiği ve övgüyle bahsettiği isimlerin başında gelen Folcarelli, Beşiktaş yönetiminin iştahını kabartıyor.






FOLCARELLI DEĞİL DE MENDY

Ancak Trabzonspor, Ernest Muci de olduğu gibi Semih için de Batista Mendy'yi takasta kullanmak istiyor. Beşiktaş daha önce Mendy-Muci takasına sıcak bakmadı. Bu yüzden bordo-mavililer her ne kadar 8 taksitle de olsa Arnavut oyuncu için 8.5 milyon euro ödemek zorunda kaldı.

Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar

Aziz Yıldırım "deneyim, güç ve net şampiyonluk" vaadiyle eski günlerin görkemini geri getirmek isterken; Hakan Safi "milyar Euro'luk vizyon, dünya yıldızları ve modern futbol projeleriyle" geleceği inşa etmeye talip

31.05.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar
Aziz Yıldırım'la Hakan Safi arasındaki farklar
Aziz Yıldırım "deneyim, güç ve net şampiyonluk" vaadiyle eski günlerin görkemini geri getirmek isterken; Hakan Safi "milyar Euro'luk vizyon, dünya yıldızları ve modern futbol projeleriyle" geleceği inşa etmeye talip. Gazetemiz son 1 haftaya girilirken Fenerbahçe'deki seçim öncesi son durumu ve hangi adaya neden oy verilmesi gerektiğini masaya yatırıyor.

Fenerbahçe camiası tam 1 hafta sonra yeni başkanını seçecek... başkan adayları efsane başkan Aziz Yıldırım ve son dönemin dikkat çeken ismi Hakan Safi arasındaki yarış iyice kızıştı. Seçim turlarında vitesi artıran iki adayın meydanlarda, TV ekranlarında ve taraftar buluşmalarında öne çıkan söylemlerini sizler için derledik.






NEDEN AZİZ YILDIRIM'A OY VERMELİ?

Kulübü 1998-2018 yılları arasında tam 20 yıl kesintisiz yöneten Aziz Yıldırım, bu seçim sürecinde de en çok "deneyim" ve "düzeni değiştirme" vurgusuyla ön plana çıkıyor.

- Aziz Yıldırım, kulübün en zorlu dönemlerinde, özellikle de 3 Temmuz sürecinde gösterdiği dik duruşla camianın hafızasında sarsılmaz bir yere sahip. Kongre üyeleri, onun kriz yönetimindeki ustalığına ve futbol dünyasındaki ağırlığına güveniyor.








- Yıldırım seçim konuşmalarında mevcut futbol düzenine ve TFF yapısına meydan okuyarak, "Ben bu düzeni bozamazsam kimse bozamaz!" çıkışıyla taraftara kaybettiği saha dışı gücü geri getirmeyi vadediyor.

- Rakibi Hakan Safi'nin yönetimsel tecrübesini eleştiren Yıldırım, kulübün deneme-yanılma yöntemleriyle zaman kaybedecek lüksü olmadığını savunuyor. Kısa vadede şampiyonluk getirecek, ayakları yere basan bir futbol aklı vadediyor.

- Stadın modernizasyonundan tesislere kadar kulübe çağ atlatan gayrimenkul ve altyapı projelerinin geçmişteki mimarı olması, kongre üyelerinde "yine yapar" algısını güçlü tutuyor.






NEDEN HAKAN SAFİ'YE OY VERMELİ?

Ali Koç yönetiminde 15 ay görev alarak kulübün mevcut sorunlarını içeriden gözlemleyen ve iş dünyasındaki dinamik kimliğiyle tanınan Hakan Safi, camiaya yeni bir enerji getirmek istiyor.

- Safi, transfer politikasını net bir dille özetliyor: "İyi futbolcu iyi parayla alınıyor. Atanla tutanın iyi olacağı bir kadro kuracağız." Forvete dünya çapında bir yıldız, kaleye ise Ederson kalitesinde bir isim getirmek için Carlo Ancelotti de dahil olmak üzere dev isimlerle şimdiden görüştüğünü belirtiyor.






- Son 5-6 yıldır Türkiye'yi tanımayan yabancı hocalar yüzünden sezona geride başlandığını söyleyen Safi, lig dinamiklerini çok iyi bilen yerli ve yabancı teknik adam alternatifleriyle temas halinde olduğunu vurguluyor.

- Kulübün kendi büyüklüğünü kullanamadığını savunan Safi, "Fenerbahçe GYO" projesini hayata geçirerek 1 milyon metrekare alan alacaklarını ve gelirleri 1 milyar Euro seviyesine çıkararak Fenerium'u halka açacaklarını vadediyor.

- Mevcut stadın yıkılmadan, sadece çatısı çelik yapılarla yükseltilerek kapasitenin 64 bin 500'e çıkarılacağını belirten Safi, 3D simülasyonların hazır olduğunu ve stat büyüdüğünde Fenerbahçe'nin kaderinin değişeceğini söylüyor.

- Anadolu'dan 5 pilot takım almayı ve Avrupa'dan bir kulüp satın alarak burada genç yetenekleri parlatıp büyük bir futbol ekosistemi kurmayı hedefliyor.

Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi

Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları çıkmaza girerken, Futbol Direktörü Önder Özen, Başkan Serdal Adalı’ya Marcelo Bielsa ismini önerdi

31.05.2026 15:21:00
Haber Merkezi
Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi
Beşiktaş'ta Marcelo Bielsa sürprizi
Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları çıkmaza girerken, Futbol Direktörü Önder Özen, Başkan Serdal Adalı'ya Marcelo Bielsa ismini önerdi. Hatırlanacağı üzere zamanında Önder Özen'in Slaven Bilic'ten önce görüşüp anlaştığı Arjantinli teknik adamın göreve gelmesi 2013 yılında Ahmet Nur Çebi engeline takılmıştı.






Beşiktaş'ta teknik direktör arayışları sürerken camiada büyük yankı uyandıracak çok çarpıcı bir hamle ortaya çıktı. Bugüne kadar temasa geçilen birçok yabancı teknik adamla yürütülen müzakerelerden somut bir sonuç alamayan Önder Özen, rotayı radikal bir isme kırma planını Başkan Serdal Adalı ile paylaştı.






DÜNYA KUPASI SONRASI AYRILACAK

Şu ana kadar görüşülen adayların beklentileri karşılamaması üzerine Futbol Direktörü Özen, Başkan Adalı'ya panik yapılmaması gerektiği yönünde bir rapor sundu. Sırf hoca getirmiş olmak için alelacele bir isme yönelmek yerine sabırlı olunmasını isteyen Özen, Dünya Kupası'nın ardından Uruguay Milli Takımı'ndan ayrılacak olan Marcelo Bielsa'yı beklemeyi önerdi.






YABANCI HOCALAR İSTİKRAR İSTİYOR

Siyah-beyazlılarda şu an için Kasper Hjulmand ismi öne çıktı. Ancak 54 yaşındaki Danimarkalı teknik adamın Leverkusen ile sözleşmesinin henüz feshedilmemiş olması bu süreci zora sokuyor.

Tek sorunu Hjulmand'ın sözleşmesi değil. Listede yer alan birçok elit teknik direktör, Türkiye'deki istikrarsızlık ikliminden çekiniyor. Yabancı hocaların büyük bir kısmı Beşiktaş yerine; daha stabil, daha az teknik adam öğüten ve yönetimlerin sürekli değişmediği kulüpleri tercih ediyor.






BIELSA BİÇİLMİŞ KAFTAN

Gelen bilgilere göre işte tam bu noktada Önder Özen, "Bielsa" formülünü devreye sokmayı teklif etti. Futbol dünyasında parayı ve konforu değil, her zaman yeni meydan okumaları seçen Arjantinli dahi için Adalı'yı ikna etmek için kolları sıvadı.






13 YIL ÖNCE DE GÜNDEME GELDİ

Bielsa hem Beşiktaş hem de Özen için yabancı değil. Özen'in Futbol Direktörü olarak görev yaptığı 2013 yılında, "El Loco" (Deli) lakaplı Bielsa Beşiktaş'ın kapısından dönmüştü.






ÇEBİ TRANSFERİ ENGELLEMİŞTİ

O dönem Bilbao'dan ayrılan Arjantinli teknik adamla her konuda anlaşma noktasına gelindi, ancak dönemin yöneticisi Ahmet Nur Çebi ile yaşanan fikir ayrılıkları nedeniyle rota Slaven Bilic'e çevrildi.

Şimdi gözler Serdal Adalı'da... Özen'in 13 yıllık yarım kalan hikayeyi tamamlamak ve Beşiktaş'a dünya çapında bir futbol felsefesi getirmek için sunduğu "Bielsa planı" kabul görecek mi, yoksa yönetim Hjulmand veya alternatif isimler için baskıyı mı artıracak...önümüzdeki günlerde belli olacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.