logo
14 EYLÜL 2026

Tokat Deveciler Hanı: İpek Yolu’nun sessiz tanığı

Deveciler Hanı, Tokat şehir merkezinde, Takyeciler Camii'nin güneyinde ve Yağıbasan Medresesi'nin batısında yer alır

07.07.2025 21:17:00 / Güncelleme: 07.07.2025 21:23:20
Hasan Gündoğdu
 
Tokat Deveciler Hanı: İpek Yolu’nun sessiz tanığı
Tokat Deveciler Hanı: İpek Yolu’nun sessiz tanığı
Şehrin tarihî çekirdeği olan bu bölgede, hanın taş duvarları geçmişin izlerini bugüne taşır. Aynı zamanda "Fatih Mehmet Paşa Hanı" olarak da bilinir.


 

Tarihçesi

 
Deveciler Hanı'nın kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte, mimari özellikleri ve süsleme teknikleri incelendiğinde 15. yüzyılın ilk yarısına, yani Çelebi Mehmet (1413–1421) veya II. Murat (1421–1451) dönemine ait olduğu düşünülmektedir. Bu dönem, Tokat'ta yoğun bir imar faaliyetinin yaşandığı, Osmanlı'nın şehircilik anlayışının şekillendiği yıllardır.
 
Han, Fatih Sultan Mehmet Vakfı'na kayıtlıdır ve Osmanlı döneminde İpek Yolu üzerindeki önemli konaklama merkezlerinden biri olarak hizmet vermiştir.

 

Mimari özellikleri

 
Deveciler Hanı, klasik Osmanlı han mimarisinin şehir içi örneklerinden biridir. Yapının öne çıkan özellikleri:
 
- İki katlıdır ve toplamda 55 odası vardır: alt katta 27, üst katta 28 oda.
- Her odada ocak ve eşya koymak için nişler bulunur.
- Giriş kapısı kuzey cephesindedir ve önünde kubbe ile örtülü bir revak yer alır.
- Girişin iki yanında, doğuda 10, batıda 5 olmak üzere toplam 15 dükkân bulunur.
- Avluya, tonozla örtülü bir geçitten ulaşılır.
- Doğu yönünde, avlunun sonunda yer alan develik kısmı, iki büyük tonozla örtülüdür. Bu alan günümüzde konser ve konferans salonu olarak kullanılmaktadır.

 

Nasıl gidilir?

 
Tokat şehir merkezine ulaştıktan sonra Deveciler Hanı'na ulaşmak oldukça kolaydır:
 
Yürüyerek: Şehir merkezindeki Sulu Sokak ve çevresinden birkaç dakikalık yürüyüşle ulaşılabilir.
 
Toplu taşıma: Tokat Belediyesi'ne ait otobüs ve minibüslerle "Takyeciler Camii" veya "Yağıbasan Medresesi" duraklarında inerek ulaşabilirsiniz.
 
Özel araçla: Han çevresinde otopark alanları sınırlı olsa da, yakın çevrede ücretli otoparklar mevcuttur.


 

Nasıl gezilir?

 
Deveciler Hanı, tarihî atmosferiyle ziyaretçilerine hem mimari hem de kültürel bir deneyim sunar:
 
Ziyaret saatleri: 08.00–17.00 arası ziyarete açıktır.
 
Rehberli turlar: Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün düzenlediği yürüyüş rotalarına dahil edilebilir.
 
Etkinlikler: Hanın develik kısmı, günümüzde konser, sergi ve konferanslara ev sahipliği yapmaktadır. Ziyaretiniz sırasında bir etkinliğe denk gelirseniz kaçırmayın!
 
Fotoğrafçılık: Özellikle mukarnas süslemeleri, taş işçiliği ve avlu detayları fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sunar.

 

Günümüzdeki kullanımı

 
Deveciler Hanı, 2005 yılında başlayan restorasyon süreciyle yeniden hayat buldu. 2012'de tamamlanan çalışmalarla yapı, hem tarihî dokusunu korudu hem de modern işlevler kazandı.
 
Günümüzde:
 
- Konservatuvar eğitimi için kullanılıyor.
- Kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor.
- Butik otel olarak hizmet vermesi için hazırlıklar tamamlanmak üzere.
 

Neden görülmeli?

 
Deveciler Hanı, sadece bir han değil; Tokat'ın tarihî belleğini taşıyan bir yapı. Osmanlı'nın şehir içi han mimarisinin nadir örneklerinden biri olan bu yapı, geçmişin ticaret yollarını, yolcularını ve kültürünü bugüne taşıyor. Eğer Tokat'a yolunuz düşerse, bu hanı görmeden dönmeyiniz.

Türk jeti Libya’da alev aldı

İstanbul'dan havalanan ve iş insanı Hamdi Akın'a ait olduğu açıklanan özel jet, Libya'nın Misrata Havalimanı'na inişi sırasında pistten çıktı. Yangın nedeniyle havalimanı uçuşlara kapatılırken, şirketten mürettebatın durumuna ilişkin ilk açıklama geldi

14.09.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Türk jeti Libya’da alev aldı
Türk jeti Libya’da alev aldı
Libya, sabah saatlerinde Türkiye tescilli bir özel jetin karıştığı korkutucu bir uçak kazasına sahne oldu. İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yolcu almak üzere havalanan ve Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın'a ait olduğu belirtilen özel iş jeti, Misrata Uluslararası Havalimanı'na iniş yaptığı sırada pistten çıktı.


İniş sırasında alev aldı, havalimanı kapatıldı


Edinilen bilgilere göre, TC-AKF tescilli Cessna Citation Latitude tipi iş jeti, havalimanına teker koyduktan hemen sonra henüz belirlenemeyen bir teknik arıza nedeniyle pist dışındaki toprak alana sürüklendi. Sürüklenmenin etkisiyle uçakta hızla yangın çıktı.

Olayın ardından havalimanı itfaiye ve acil kurtarma ekipleri bölgeye sevk edilerek alevlere müdahale etti. Yangın kısa sürede kontrol altına alınırken, tek piste sahip olan Misrata Uluslararası Havalimanı, seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması ve enkaz kaldırma çalışmaları amacıyla geçici olarak uçuş trafiğine kapatıldı.


İşletmeci şirketten resmi açıklama geldi


Kazanın ardından gözlerin çevrildiği uçak işletmecisi firmadan jet hızıyla açıklama yapıldı. Şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"BKNJET Havacılık A.Ş. tarafından işletilen, Şirketimize ait TC-AKF tescilli özel uçak, bugün Libya Misrata Havalimanı'na inişi sırasında pistten çıkarak kaza geçirmiştir... Uçakta yolcu bulunmamakta olup, görevli 3 uçuş personelimiz kendilerini uçaktan emniyetli bir şekilde tahliye etmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmamıştır. Şirketimiz, olayın meydana geldiği ilk andan itibaren ilgili sivil havacılık otoriteleri ve yetkili mercilerle tam iş birliği içerisinde olayın sebeplerinin belirlenmesine yönelik sürece tam destek vermektedir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız."


Mürettebat yara almadan kurtuldu


Libya Ulaştırma Bakanlığı kazada yolcu bulunmadığını ve 3 kişilik mürettebatın güvenle tahliye edilerek sağlık kontrolleri için hastaneye sevk edildiğini duyurdu. Yeni teslim alınan jetin kaza nedenini araştırmak üzere teknik inceleme başlatıldı.

Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri adliyeye geldi

MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye geldi

14.09.2026 14:52:00 / Güncelleme: 14.09.2026 14:56:48
İhlas Haber Ajansı
 
Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri adliyeye geldi
Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri adliyeye geldi
Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye geldi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye geldi. Senaristler, adliyeye girişte basın mensuplarının sorularını yanıtsız bıraktı.

Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi

Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi

14.09.2026 13:14:00
Haber Merkezi
 
 Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi
 Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi
Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi. Kültür Bakanı Ersoy keşifle ilgili "Fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor." dedi.
Ankara'da 66 milyon yıllık fosil bulundu.

Ankara'da dikkat çekici keşif: 'Külhöyük sakinleri taşımış olabilir'
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosilinin keşfine ilişkin, "Fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor" ifadesini kullandı.

Bakan Ersoy açıkladı
Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ankara'daki Külhöyük'te dikkat çekici bir keşif daha yapıldığını belirtti.

Sevgi Çiçeği'nden sonra fosil
Geçen günlerde 4 bin yıllık Hitit kabında Sevgi Çiçeği'nin bilinen en eski tohum kalıntılarına Külhöyük'te ulaşıldığını ve bu kez Külhöyük'te Ankara'nın milyonlarca yıl öncesine uzanan doğal tarihine ışık tutulduğunu aktaran Ersoy, şunları kaydetti:
"Gölbaşı Oyaca'daki kazılarımızda, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi. Fosilin, Orta Anadolu'yu kapsayan Tetis Denizi'nin son evrelerine ait olduğu düşünülüyor. 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük'te bulunan fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor. Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Bakanlığımız ve Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürüttüğümüz çalışmalarla Külhöyük'ün geçmişini yeni bulgularla aydınlatmaya devam edeceğiz."

Orta Anadolu'nun milyonlarca yıl öncesinden bir iz
Külhöyük kazı alanında bulunan Gastropoda fosilinin, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış karından bacaklı bir salyangoza ait olduğu belirtiliyor. Fosilin, yaklaşık 250 milyon yıl önce oluşmaya başlayan ve Orta Anadolu'yu da kapsayan Tetis Denizi'nin son evrelerine ait olduğu düşünülüyor.

Fosil Külhöyük'e binlerce yıl önce taşınmış olabilir
5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük'te ortaya çıkarılan fosilin, binlerce yıl önce yerleşim sakinleri tarafından buraya taşınmış olabileceği değerlendiriliyor. Bu ihtimal, milyonlarca yıllık doğal bir oluşumun çok daha sonraki dönemlerde Külhöyük sakinlerinin yaşam alanına nasıl ulaştığına ilişkin yeni bir araştırma başlığı ortaya koyuyor.
Külhöyük'teki arkeolojik kazılar, 2021'den itibaren Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Ankara Üniversitesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürütülüyor.
Ankara'nın arkeolojik geçmişine ilişkin önemli bulguların ortaya çıkarıldığı Külhöyük, bu kez insanlık tarihinin çok daha öncesine uzanan bir iz taşıyor.

Suça sürüklenen gençler!

48 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda bin 8 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

14.09.2026 11:58:00
İhlas Haber Ajansı
 
Suça sürüklenen gençler!
Suça sürüklenen gençler!
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatlarıyla 48 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda bin 8 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği duyuruldu.

İçişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımında, sosyal medya üzerinden suça özendirenlere, suç örgütlerinin propagandasını yapanlara ve gençleri hedef alan suç yapılanmalarına karşı mücadelenin süreceği belirtilerek, "48 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik bu sabah düzenlenen operasyonlarda bin 8 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatlarıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, EGM İstihbarat Başkanlığı ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yürütülen ortak çalışmalar sonucu, düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin iletişim platformlarında oluşturulan gruplar vasıtasıyla tetikçi temin etme ya da tetikçilik işi yapmaya yönelik paylaşımlar yaptıkları,

sosyal medya hesapları üzerinden suç ve suçluyu övücü, tehdit, hakaret, örgüt propagandası içerikli paylaşımlar yaptıkları, sosyal medya paylaşımları ile örgütsel faaliyetlerini duyurmayı amaçladıkları,

suç örgütleri arası husumet ve rekabeti sosyal medya mecralarına taşımaya çalıştıkları, suç faaliyetlerinin normal olduğu algısını oluşturmak istedikleri ve sosyal medyayı araç olarak kullanarak örgüte yeni eleman kazandırmaya çalıştıkları tespit edildi.

Sosyal medya üzerinden suça özendirenlere, suç örgütlerinin propagandasını yapanlara ve gençlerimizi hedef alan suç yapılanmalarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, başkanlıklarımızı, daire başkanlığımızı, MİT Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi

Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi

14.09.2026 11:41:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi
Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasında verilen hapis cezasına tepki göstererek, "Beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" dedi. İmamoğlu, süreci "tam bir skandal" olarak nitelendirdi
Ekrem İmamoğlu, Tuzla davasına ilişkin değerlendirmesinde yargı sürecine tepki gösterdi. İmamoğlu, beraat ettiği davada yeniden hakim karşısına çıkarıldığını belirterek, yeni verilen kararı "tam bir skandal" olarak nitelendirdi.

İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Şimdi lütfen kendinizi benim yerime koyun. Beraat ettiğiniz bir dava var. Yargı ve siyaset oyunlarıyla, bu davada tekrar hakim karşısına çıkarılıyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Davanın ifade alınmadığı gerekçesiyle bozulduğunu savunan İmamoğlu, "Üstelik hakim sadece ifade alacak. Çünkü dava, ifade alınmadığı için bozulmuş. Yani esas değil usül meselesi" dedi.

İmamoğlu, bu süreçte beraat kararı veren hakimin değiştirildiğini öne sürerek, "Yeni atanan hakim beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin" ifadelerini kullandı.

Tuzla davasının özetinin bu olduğunu belirten İmamoğlu, "Tuzla davasının özeti budur ve tam bir skandaldır" dedi.

İmamoğlu, paylaşımında yargı mensuplarına da çağrıda bulunarak, "Böyle bir düzenden kimse adil bir yargılama beklemesin" ifadelerini kullandı. İmamoğlu ayrıca, "Yüksek yargı camiasını, hakim ve savcıları tarihi bir sorumlulukla düşünmeye davet ediyorum" dedi.

İmamoğlu açıklamasını "Millet şahidimdir!" sözleriyle tamamladı.

Kilis'te kamu ihalesine fesat karıştırma, rüşvet ve zimmet iddialarına yönelik soruşturmada 3 kişi tutuklandı

Kilis'te, İl Özel İdaresinde gerçekleştirilen bir yapım işi ihalesine ilişkin "kamu ihalesine fesat karıştırma", "rüşvet", "zimmet" ile "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı

14.09.2026 06:00:00
AA
 
Kilis'te kamu ihalesine fesat karıştırma, rüşvet ve zimmet iddialarına yönelik soruşturmada 3 kişi tutuklandı
Kilis'te kamu ihalesine fesat karıştırma, rüşvet ve zimmet iddialarına yönelik soruşturmada 3 kişi tutuklandı

Kilis Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, 4 şüpheliye ait 6 ayrı adreste eş zamanlı arama gerçekleştirildi.

Bu kapsamda menfaat sağlandığı, olayla ilgili tutanak düzenleyen bir tanığın beyanını değiştirmesi amacıyla farklı tarihlerde baskı ve tehditte bulunulduğu ve İl Özel İdaresine ait olduğu belirtilen bazı malzemelerin kişisel kullanım amacıyla kurum dışına çıkarıldığı yönündeki iddialar soruşturuldu.

Soruşturma kapsamında tanık beyanları, kurum ve ihale evrakı, kamera kayıtları, araç ve GPS takip verileri, fotoğraflar ile dijital yazışmalar dahil maddi ve dijital deliller incelendi.

Adreslerde yapılan aramalarda 19 dijital materyal, 11 klasör, 97 sikke ve 13 muhtelif evrak ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında eski Kilis İl Özel İdaresi Genel Sekreteri M.K, E.A. ve M.S.D. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Diğer şüpheli H.M'nin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor. 

Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı

Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı

13.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı
Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'ye resmi ziyaret gerçekleştirdi. Bakan Fidan, Suriyeli mevkidaşı Esad Hasan Şeybani ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Bakan Fidan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Suriye-Türkiye ilişkileri son 2 yılda büyük bir ivme kazanmış durumda. Suriye, Türkiye ile değil dünya ile ilişkilerinde yeni başlangıç yapmak zorunda kaldı. Eski Suriye'nin gitmesi yeni Suriye'nin gelmesi bölgeye istirar ve barış getiren bir husus olmuştur. Suriye devleti, hükümeti bölge ülkeleriyle her alanda iş birliğini geliştirme konusunda büyük bir gayret göstermektedir. Suriye'nin her geçen gün yaralarını daha da fazla sardığını görüyoruz. Bölgemizdeki bütün savaşlar tıpkı Suriye'de olduğu gibi teker teker biter.

Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta.

YPG/SDG'nin kendini feshetmesi yönündeki deklerasyonu önemli ve kıymetli buluyoruz. Bu adım vakit geçirilmeden pratiğe geçirilmesi gerekiyor, sahada hayata geçirilmelidir.

İsrail'in izlediği politikalar terörle mücadelede olumlu gidişatın önündeki en büyük engel. İsrail'in saldırıları ortak mücadeleye de zarar vermekte. İsrail saldırıları ile Suriye'yi istikrarsızlaştırmak istiyor. DEAŞ gibi terör örgütlerine destek vermektedir. Burada yaşanan istikrarsızlıkta İsrail'in parmağı olduğunu biliyoruz, kendileri de inkar etmiyor. Suriye'nin egemenliğini tam olarak sağlamış, komşuları için istikrar üreten bir ülke olmasını temenni ediyoruz.

İşadamlarımızın karşılıklı ortaklık bizim gündemimizi oldukça meşgul etmekte. İnanılmaz bir talep var. Altyapıyı, zemini hazırlamaya çalışıyoruz. Sanayicilerimizin büyük bir ilgisi var. 10 yıldan fazla kalmış Suriyeli kardeşlerimiz var. Bunların hareket geçirdiği network'ü var. Bu iki ülke açısından önemli.

İKİ GÜNLÜK ZİYARETİN AYRINTILARI

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın iki günlük Suriye ziyareti kapsamında, Bakan Şeybani ile görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından kabul edilecek, İçişleri Bakanı Enes Hattab ile de bir araya gelecek.

Ziyarette, Türkiye ile Suriye arasında 8 Aralık 2024'ten bu yana gelişen ilişkiler, ticaret, enerji, ulaşım ve bölgesel bağlantısallık projeleri ele alınacak. İki ülke arasındaki işbirliğinin hukuki ve kurumsal zemininin güçlendirilmesi de gündemde olacak.

Fidan'ın görüşmelerde, Suriye'deki entegrasyon sürecini ve SDG'nin kendini feshetmesi başta olmak üzere alınan kararların zamanında uygulanmasını gündeme getirmesi bekleniyor. Devlet otoritesinin kapsayıcı biçimde güçlendirilmesi ve Türkmenler dahil tüm toplumsal kesimlerin eşit vatandaşlık temelinde sürece katılması da ele alınacak.

Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğü, egemenliği ve ekonomik toparlanmasına desteğini yinelemesi beklenirken, Suriye'nin güneyindeki gelişmeler ve İsrail'in saldırılarının ülkenin güvenlik ve istikrarına etkisi de görüşmelerin başlıkları arasında yer alacak.

Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması

Eğitim-Bir-Sen; 2026-2027 eğitim öğretim yılından beklentilerini yazılı bir açıklama yaparak yayımladı

13.09.2026 17:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması
Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması
Eğitim-Bir-Sen; 2026-2027 eğitim öğretim yılından beklentilerini paylaştı. Eğitimin ve eğitim çalışanlarının sorunlarının yalnızca okulun ilk günü konuşulup ardından unutulmadığı; kalıcı çözümlerin hayata geçirildiği, Türkiye'yi geleceğe güven ve refah içinde taşıyacak nitelikli ve verimli bir eğitim öğretim yılı olması Eğitim-Bir-Sen tarafından temenni edildi. Bu anlayışla yeni eğitim öğretim yılının eğitim çalışanlarına, öğrencilere, velilere ve Türk milletine hayırlı olmasını dileyen Eğitim-Bir-Sen, yazılı açıklama yayımladı. Eğitim-Bir-Sen'in açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Sorunların kalıcı çözüme kavuşturulmasını, güçlü ve büyük Türkiye idealine ulaşmamızı sağlayacak eğitim politikalarının geliştirilmesini ve uygulanmasını bekliyoruz. Yeni döneme umutla bakmamızı sağlayan gelişmelerin başında PISA 2025 sonuçları gelmektedir. Türkiye'nin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında ortaya koyduğu başarı, son yıllarda eğitime yapılan yatırımlar kadar öğretmenlerin emeğinin, gayretinin ve fedakârlığının da bir sonucudur. PISA 2025'te elde edilen bu başarıda büyük pay sahibi olan öğretmenlerimizi takdir ediyor, ortaya koydukları emek ve özveri için kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu memnuniyet verici tabloya rağmen PISA 2025 sonuçları, bölgeler ve okul türleri arasındaki başarı farklarının arttığını da göstermekte ve eğitimde eşitsizliğin giderilmesi adına daha atılması gereken çok sayıda adımın varlığını ortaya koymaktadır. Milli Eğitim Bakanlığının mülakat mağduru öğretmenler için PIKTES öğretmen alımı süreci üzerinden ürettiği çözüm, eğitim öğretim yılının başında olumlu bir gelişme olmuştur. Yine iller arası mazerete bağlı yer değişikliğinde ikinci bir hak tanınması ve 2023'te atanan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği imkânı verilmesi de eğitim çalışanlarının beklentilerine karşılık veren, yerinde bir adımdır. Ancak öğretmen açığı, öğretmen istihdamının bölgeler arası dengesiz dağılımı, iş güvencesiz ücretli öğretmen istihdamı, çalışma barışını ve iş motivasyonunu bozan sözleşmeli öğretmenlik, yer değişikliği taleplerinin karşılanamaması, kariyer basamaklarına esas hizmet süresi tespitindeki eksiklikler, ek ders ücretlerinin yetersizliği, okul yöneticiliğinin kariyer mesleği yerine ikincil görev olarak yürütülmeye çalışılması, gittikçe büyüyen norm kadro fazlası personel sorunu, norm kadro fazlası personelin sürekli yer değişikliğine tabi tutulması, okulların güvenlik görevlisi, yardımcı personel ve bütçe sorunu ile şiddet gibi konularda beklentileri karşılayan adımlar hâlâ atılmış değildir. Görüldüğü üzere, eğitimde vakit kaybına tahammülü olmayan ve yapılması gereken çok iş, çözüme kavuşturulmayı bekleyen onlarca sorun bulunmaktadır. Bu sorunların ertelenmeden çözülmesi, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının işlerinin başına motivasyonu yüksek ve çalışma şartları iyileştirilmiş şekilde gitmelerini sağlayacak adımların atılması, ülkemizin geleceği için olmazsa olmazdır. Yetkililer, eğitim çalışanlarının beklentilerini karşılamalı ve çalışma şartlarını iyileştirecek politikaları hayata geçirme gayretinde olmalıdır."

Kanserin genetik şifresi çözüldü

Tıbbi onkolojinin hedeflenmesi en zor alanı olarak kabul edilen pankreas kanserinde, uzun yıllardır "ulaşılamaz" denilen KRAS gen mutasyonunu kilitleyen yeni bir akıllı molekül (daraxonrasib), ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylandı. Laboratuvardan klinik aşamaya taşınan bu tarihi gelişme, pankreas kanserini çaresiz bir hastalık olmaktan çıkarıp yönetilebilir bir kronik durum haline getirmeyi hedefliyor

13.09.2026 11:10:00
Eyüp Kabil
 
Kanserin genetik şifresi çözüldü
Kanserin genetik şifresi çözüldü
Dünya genelinde agresif seyri ve çok kısıtlı tedavi seçenekleriyle bilinen pankreas kanseri için tıp tarihi niteliğinde bir adım atıldı. Sağlık Editörleri tarafından derlenen bilgilere göre, vakaların neredeyse %90'ından sorumlu olan ancak yapısal özellikleri nedeniyle otuz yılı aşkın süredir ilaçla hedeflenemeyen KRAS proteini, geliştirilen yeni nesil bir "moleküler yapıştırıcı" teknolojisi sayesinde tamamen kilitlendi.

Geleneksel kemoterapilerin aksine doğrudan tümörün mutasyonlu gen yapısına saldıran bu yeni etken madde, kanserli hücrelerin büyüme sinyallerini kalıcı olarak kesiyor.


Hücreleri birbirine "yapıştırarak" tümörü durduruyor


Onkoloji uzmanları, yeni nesil tedavinin çalışma mekanizmasını bir mühendislik harikası olarak tanımlıyor. İlaç, kanser hücresindeki mutasyonlu proteini bloke etmek yerine, hücre içindeki bir yardımcı proteini yakalayarak adeta bir "moleküler tutkal" gibi KRAS genine yapıştırıyor. Bu sayede kanserli hücre bölünme yeteneğini kaybederek kendi kendini imha etme sürecine giriyor.

Klinik çalışmalarda elde edilen ilk sonuçlar, özellikle ileri evre ve yayılım göstermiş (metastatik) hastalarda tümör boyutlarında belirgin bir küçülme ve hastaların sağ kalım sürelerinde ciddi bir uzama sağlandığını ortaya koydu. Ayrıca ağızdan günlük tablet olarak alınması, hastaların hastaneye bağımlı kalmadan ev konforunda tedavi olmalarına imkan tanıyor.


Kemoterapi yan etkilerine son


Yeni tedavinin hastalar açısından en büyük avantajlarından biri de hafif yan etki profili oldu. Kemoterapinin saç dökülmesi, ağır halsizlik ve bağışıklık çökmesi gibi yıkıcı yan etkilerine yol açmayan akıllı molekül, sadece tümörlü dokuyu hedef alarak sağlıklı hücreleri koruyor. Uzmanlar, hastaların tedavi süresince günlük yaşam kalitelerini neredeyse tamamen koruyabildiklerini belirtiyor.


Türkiye'ye ne zaman gelecek?


Sağlık Bakanlığı onay ve ruhsatlandırma süreçlerinin ardından, ilacın küresel ölçekte yaygınlaşması bekleniyor. Türkiye'deki onkoloji profesörleri, Türk hastaların bu yenilikçi tedaviye erken erişim sağlayabilmesi için "Erken Erişim ve İnsani Amaçlı İlaca Ulaşım Programları" kapsamında gerekli girişimlerin hızla başlatılacağını ifade ediyor. Tıp dünyası, 2026 yılını onkolojide biyolojik sistemlerin tamamen restore edildiği yeni bir çağın başlangıcı olarak kabul ediyor.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açıldı

 
Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında açılan mezarından örnekler alındı. Örnekler, incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

12.09.2026 13:48:00 / Güncelleme: 12.09.2026 14:51:00
AA
 
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açıldı
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açıldı
 
İstanbul Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebinin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan feth-i kabir kararı kapsamında 3 adli tıp uzmanı, 1 kimyager ve 1 otopsi teknikerinden oluşan heyet, Ümraniye'deki mezarlığa gelerek mezarın açılması için çalışma başlattı. Heyetin çalışmasıyla açılan mezardan kemik, toprak ve diğer örnekler alındı. Örnekler, incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Alınan örnekler, ceza infaz kurumuna ait kamera görüntüleri, 112 kayıtları ve hastane belgeleriyle birlikte değerlendirilecek.
İncelemelerin ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulunca Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeni ile ölümünde üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığına ilişkin mütalaa hazırlanacak.
 
Kabri neden açıldı?
 
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.
 
Eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesine sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir" ifadelerini kullanmıştı.
 
Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğinin altını çizerek, şunları kaydetmişti:
"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."
 
Gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen 10 şüpheliden 1'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 şüpheli serbest bırakılmıştı.
Devam eden çalışmalarda, biri muhabir, biri kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla feth-i kabir kararı alınmıştı.
 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.