logo
08 AĞUSTOS 2026

Trafik kurallarını ihlal eden yandı

Trafikte yeni döneme girdik. Ehliyetsiz araç kullanan 40 bin, alkollü 25 bin, makas atan 90 bin, trafikte saldırı gerçekleştiren 180 bin TL ceza ödeyecek. Yeni kanunla birlikte trafik ihlallerinde tarihin en ağır yaptırımları uygulanmış olacak

13.02.2026 10:29:00
Haber Merkezi
 
Trafik kurallarını ihlal eden yandı
Trafik kurallarını ihlal eden yandı
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri içeren Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 12 Şubat 2026 tarihinde kabul edilerek yasalaştı. 36 maddeden oluşan teklif, trafik güvenliğini artırmayı hedefleyen kapsamlı değişiklikler getiriyor.

Oylamaya 326 milletvekili katılırken, 242 kabul oyu, 84 ret oyu kullanıldı. Bu düzenleme, Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girecek ve cezaların yanı sıra yaptırımları da ağırlaştıracak.






Kabul süreci

Kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda yoğun tartışmaların ardından elektronik oylama ile kabul edildi. TBMM Başkanvekili Pervin Buldan'ın başkanlığında gerçekleştirilen oturumda, teklifin amacı trafik kazalarını azaltmak ve yol güvenliğini sağlamak olarak vurgulandı. Düzenleme, hız ihlalleri, alkollü araç kullanımı ve araç tescil kurallarına odaklanıyor. Teklifin yasalaşmasıyla birlikte, idari para cezalarının tutarını azaltma veya iki katına kadar artırma yetkisi Cumhurbaşkanı'na verilecek. Bu, gelecekteki enflasyon veya ihtiyaçlara göre esneklik sağlayacak.






Cezalarda yapılan artışlar ve yeni yaptırımlar

Yeni kanun, trafik ihlallerine yönelik cezaları önemli ölçüde yükseltiyor. İşte başlıca değişiklikler:

- Ehliyet ve Araç Kullanım Cezaları: Ehliyetsiz araç kullananlara 40 bin lira, ehliyeti iptal edildiği halde araç kullananlara ise 200 bin lira idari para cezası uygulanacak. Araçları tescil belgesi ve plakası olmadan kara yollarına çıkaran sürücülere verilen ceza 46 bin liraya çıkarıldı.






- Hız ve Işık İhlalleri: Hız sınırını yüzde 10-30 aşanlara ehliyetlerine 30 gün, yüzde 30-50 aşanlara 60 gün, yüzde 50'den fazla aşanlara 90 gün el koyma cezası verilecek. Kırmızı ışık ihlalinde de ehliyete el konulacak ve sürücüler psikoteknik değerlendirmeden geçmek zorunda kalacak. Trafik ışıklarına uymayan sürücülere 5 bin lira ceza kesilecek. Hız tespit cihazı kullananlara ise 370 bin lira ceza uygulanacak.






- Güvenlik ve Davranış Kuralları: Emniyet kemerini usulsüz kullanan sürücü ve yolculara 2 bin 500 lira ceza verilecek. Araçlarda usulsüz ses, müzik veya görüntü cihazı kullananlara 3 bin lira, bu cihazları bulunduranlara 21 bin lira ceza ve 30 gün trafikten men cezası gelecek. Geçiş üstünlüğüne sahip araçlara yol vermeyenlere 15 bin lira ceza kesilecek.






- Alkollü Kullanım ve Saldırı Olayları: Alkollü araç kullananlara ceza 25 bin liraya yükseltildi. Makas atan sürücülere 90 bin lira, trafikte saldırı amacıyla araçtan inenlere ise 180 bin lira idari para cezası uygulanacak.






- Araç Tescil ve Diğer: Araçların tescil amacının dışında kullanılmasına yönelik cezalar artırıldı. Şerit izleme, araç mesafesi ve geçiş kolaylığı gibi kurallarda da değişiklikler yapıldı.






Diğer değişiklikler ve uygulama detayları

Kanunla birlikte, otoyollardan sorumlu birimlerdeki trafik zabıtası, İçişleri Bakanı'nın onayıyla genel zabıta görevleri de üstlenebilecek. Ayrıca, araçlarda kamunun huzurunu bozmayacak şekilde cihaz kullanımı zorunlu hale getiriliyor. Bu düzenlemeler, trafik kazalarını azaltmayı ve disiplini artırmayı amaçlıyor. Uzmanlar, cezaların caydırıcı olacağını ancak eğitim ve altyapı yatırımlarının da eşlik etmesi gerektiğini belirtiyor.

Yeni kanun, sürücüleri daha dikkatli olmaya teşvik ederken, bazı kesimlerden eleştiriler de aldı. Ret oylarının nedeni olarak cezaların aşırı yüksekliği gösteriliyor. Uygulamanın başlamasıyla birlikte trafik denetimlerinin sıklaşması bekleniyor. Bu reform, Türkiye'de trafik güvenliğinin yeni bir dönemi olarak değerlendiriliyor.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.